Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce verilen 05/01/2018 tarih 2017/3419 Esas 2018/110 Karar sayılı kararın temyizi sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 30/10/2018 tarih 2018/2029 Esas ve 2018/3705 Karar sayılı ilamı ile anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce dosya tekrar kayda alınmış, belirlenen duruşma gün ve saatinde sanığın Uşak Ağır Ceza Mahkemesinde SEGBİS aracılığıyla sesli ve görüntülü olarak hazır bulundurulması sağlanarak bağlantı kurulmuş, sanıkla iletişim sağlanmış ve bu şekilde duruşmada hazır edilmiştir.
Sanık müdafine duruşma gün ve saatini bildirir Yargıtay bozma ilamı da eklenmek suretiyle çağrı kağıdı çıkarılmış, sanık müdafi de duruşmada hazır bulunmuştur.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Sanık savunmasında: Önceki savunmalarını tekrar etmiş, 26 yıllık öğretmen olduğunu, Ulubey Cumhuriyet İlkokulunda görevli iken açığa alınması sonrasında KHK ile ihraç edildiğini, faizsiz bankacılığı tercih etmesi nedeniyle Bank ....'da hesabının bulunduğunu, ....-Sen temsilcilerinin okula gelerek sendikayı tanıtmaları sırasında üye olduğu diğer sendikadan istifa ederek tanıtımı beğenmesi nedeniyle buraya üye olduğunu, sendikanın herhangi bir faaliyetinde bulunmadığını, hakkındaki cemaatle bağlantısının olup, sohbetlere katıldığına dair beyanları kabul etmeyerek 2013 yılından sonra 2 yıl boyunca oğlunun iltisaklı .... Okulunda ücretsiz olarak burslu okuduğunu, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Sanık müdafi Av. .... savunmasında: Aşamalardaki savunmalarını tekrar ederek sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince dinlenen tanık .... beyanında: Kendisinin de FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yargılandığını, örgütle iltisaklı okullarda öğretmen olarak çalıştığını, daha sonra Milli Eğitim'de öğretmenliğe başladığını, 2 yıl gittiği Ulubey'de evlerde herkese açık sohbetlere katıldığını, sanığı da ilk başlarda gittiği ev sohbetlerinde görüp görmediğini hatırlamadığını, kollukta ise; sanıkla ilgili ne söylediğini hatırlamadığını beyan etmiş ise de, kollukta alınan beyanında, sanığın Fethullah Gülen Cemaatine mensup olarak bildiği şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Yine ilk derece mahkemesince dinlenen tanık .... beyanında: Sanığı öğretmen olması nedeniyle tanıdığını, ....-Sen'e üye olduğunu bildiğini, Gülen Cemaatine mensup ve yakın olduğunun konuşulduğunu duyduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Sanığın eylem kastının bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanık kamuda öğretmen olarak görev yapmakta iken KHK ile görevinden ihraç edilmiştir.
.... Eğitimciler Sendikası isimli sendikaya sanığın üyeliği söz konusudur. 2013 yılı sonrasında çocuğunu da örgüte müzahir olan ve kapatılan okula gönderdiği anlaşılmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanan kararlarında da değinildiği üzere, örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan okula sanığın çocuğunu göndermesi örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilmemiştir. Yine yukarıda belirtilen iltisaklı sendikaya üyelik de sempati düzeyini aşmayan bir eylem olarak görülmüştür. 2014 yılının sonrasına sarkan sanığın yoğunluk ve çeşitlilik gösteren ve örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettiğini gösteren başkaca dosyaya yansımış somut bir bulgu bulunmamakla birlikte örgütle iltisaklı .... Katılım Bankası isimli bankadaki sanığın hesap hareketlerinin örgütsel talimatla gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. Bu kapsamda dairemizce bilirkişi raporu aldırılmış olup, aldırılan rapora göre sanığın Aralık 2013 tarihinden önceye uzanan katılım hesabının bulunduğu, bu tarihten sonra açılan katılım hesaplarının öncekinin devamı niteliğinde olduğu gibi sanığın 04/02/2015 tarihinden sonra hesabından 15000 TL para çektiği de belirlenmiştir. Hesabındaki bakiye artışının vade sonlarında tahakkuk eden kar payının ana para bakiyesine iklavesi nedeniyle kaynaklandığı rapor edilmiştir. Bu rapor dikkate alındığında dosyaya sanığın örgüt liderinin talimatı ile anılan bankaya para yatırdığına dair somut bir bulgu da yansımamıştır. Bu nedenle sanığın örgüt liderinin talimatını algılamak suretiyle bilerek ve isteyerek hesabına para yatırdığına dair her türlü kuşkudan uzak bir delil elde edilememiştir. Bu nedenle sanığın bilerek ve isteyerek örgüte yardım ettiği de her türlü kuşkudan uzak somut delillerle ispatlanamamıştır.
Açıklanan gerekçelerle, sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan cezalandırılmasına dair yeterli delil elde edilemediği gibi Bank .... kayıtlarındaki hesap hareketlerinin de örgüt liderinin talimatı ile gerçekleştiğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle aşağıda açıklandığı üzere delil yetersizliği nedeniyle sanığın beraatine dair tekrar hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 02.11.2017 tarih, 2017/197 esas ve 2017/224 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık .... hakkında her ne kadar terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle,3713 sayılı yasanın 7.maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK.nın 314/2,53/1,54,58/9,63 ve 3713 sayılı kanunun 5/1.maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, CMK.nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
2-Sanığın beraat ettiği suçlar nedeni ile tutuklu kaldığı anlaşıldığından, CMK.nın 141 ve 142.maddeleri gereğince hükmün kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde hükmün kesinleşmesinden 1 yıllık süre içerisinde oturduğu yer (oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi aynı zamanda tazminat istemine konu işlem ile ilgili ise ve aynı yerde başka bir Ağır Ceza Mahkemesinin bulunmaması halinde bu mahkemeye en yakın) Ağır Ceza Mahkemesinde dava açarak tazminat isteminde bulunabileceği hususundaki yasal hakkının bulunduğunun sanığa hatırlatılmasına,
3-Adli emanetin 2017/240 esas defter numarasında kayıtlı "Sanık ....'e ait dijital verilerinin adli kopyasının kayıtlı olduğu DVD" ile Adli Emanetin 2016/1324 esas defter numarasında kayıtlı "1 Adet ağzı mühürlü delil poşeti içerisinde olduğu bildirilen 1 adet .... adına …. numaralı Bank ....'ya ait kart, 1 adet .... adına … numaralı Bank ....'ya ait kart'ın" suç delili ve delil değerlendirme aracı niteliği taşıması sebebiyle dosya içerisinde delil olarak SAKLANMASINA,
4-Beraat eden sanık .... kendisini atadığı müdafii ile temsil ettirdiğinden müdafiinin emek ve mesaisi karşılığında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hüküm tarihi itibarı ile ilk derece mahkemesi aşaması için 3.960 TL. istinaf aşaması için 1362 TL.olmak üzere toplam 5322 TL ücreti vekaletin Maliye Hazinesinden tahsili ile beraat eden sanık ....’e verilmesine,
5-Sanık beraat ettiğinden yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamının duruşmada huzurunda, sanık .... ve sanık müdafi Av. ....'ün Segbis sistemi vasıtasıyla huzurlarında, hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın Ceza İnfaz Kurumunda bulunması halinde ise nedeniyle bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı.12.03.2019 (¤¤)