Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce verilen 16/10/2017 tarih 2017/2506 Esas 2017/2468 Karar sayılı kararın temyizi sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 15/10/2018 tarih 2017/4170 Esas ve 2018/3341 Karar sayılı ilamı ile anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce dosya tekrar kayda alınmış, belirlenen duruşma gün ve saatinde sanık ile müdafine usulüne uygun olarak çıkartılan çağrı kağıdına istinaden duruşmada hazır bulunmuşlardır.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Sanık savunmasında: "Ben konuyla ilgili olarak daha önce ilk derece aşamasında savunmamı yapmıştım, önceki savunmalarım doğrudur, önceki savunmalarımı yaparken avukatım yoktu ancak bu savunmalarım doğrudur, istinaf aşamasında da önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, örgüt üyesi değilim" savunmasında bulunmuştur.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "FETÖ/PDY’nin yargı kararlarıyla silahlı terör örgütü olduğunun kesin bir şekilde tespit edildiği. Örgütün düzenlediği toplantılarla örgüt üyelerinin örgütle olan bağlarını güçlendirdiği ve sempatisi olan kişileri örgüte kazandırmaya çalıştığı. Fethullahçı Terör Örgütü’nde mütevelli olarak adlandırılan kişilerin dini sohbet toplantıları dışında örgütün hayatiyetini devam ettirebilmesi için örgüte maddi ve ayni destek sağlamakla kalmayıp, bu tür destek sağlayabilecek kimseleri tespit ederek örgüte kazandırmaya çalışan örgüt içerisinde özellikli ve ayrıcalıklı olarak konumlandırılmış, örgütün gerçek amacına vakıf, bu amaç doğrultusunda kendilerine sorumluluklar yüklenmiş kişiler olduğu, bu kişilerin küçük bölgeciler tarafından tespit edilen himmet miktarlarını kendilerinin ya da kendilerine bağlı gruptan toplayarak küçük bölgecilere verdiği, küçük bölgecilerinde bu paraları büyük bölgecilere aktardığı, bu şekilde örgüte finansman temin ettikleri, Bank ........’nın örgüte finansman sağladığı, 2013 yılının sonlarında örgüt liderinin Bank ........’ya para yatırmaları konusunda örgüt mensuplarına ve sempatizanlarına çağrıda bulunduğu, sanık ........’in önceden lokantacılık yapan Bağkur emeklisi olduğu, soruşturma ve kovuşturma aşamasında beyanları alınan tanık ........, ........ ve gizli tanık ........’in beyanlarına göre; Bergama İlçesi Kozayurt Bölgesi mütevelli üyesi olduğu, haftalık olarak …….. Öğrenci Yurdunda yapılan toplantılara düzenli olarak katıldığı, ........ kod adlı gizli tanık tarafından teslim edilen flash bellekteki bilgilere göre; sanığın örgüte kira, kreş ve kurban bağışı adı altında yardımlarda bulunduğu, Bank ........ hesabına ilişkin bilirkişi raporuna göre; 01/09/2014 tarihinde Bank ........’ya 16.000 Dolar tutarında katılım hesabı açtığı ve katılım hesabını vadesinden önce kapattığı, katılım hesabının açık olduğu dönemde ........ Bankasına kredi borcunun bulunduğu, sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de; gizli tanık ve tanık beyanları ile Bank ........ bilirkişi raporuna göre savunmasının inandırıcı bulunmadığı,
Bu şekilde sanığın örgütle organik bağ kurduğu ve üzerine atılı FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği,
Karara karşı sanık tarafından istinaf ve temyiz yoluna başvurulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları; gizli tanık ve tanık beyanları, gizli tanık tarafından teslim edilen flash bellekteki sanığın örgüte yardımına ilişkin bilgilerin çıktıları, Bank ........ hesabına ilişkin bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
Sanık ........’in müsnet suçtan eylemine uyan TCK’nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58/9 ve 63. Maddeleri gereğince cezalandırılması, kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanığın dairemizde ve ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu savunmaları, Yargıtay bozma ilamı, gizli tanık ve tanık beyanları, gizli tanık tarafından teslim edilen flash bellekteki sanığın örgüte yardımına ilişkin bilgilerin çıktıları, Bank ........ hesabına ilişkin bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamında bulunan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Sanığın lokantacılık yapmış olduğu ve sonrasında Bağ-Kur'dan emekli olmuş olduğu anlaşılmakla, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın kamuoyunda Bank ........'yı kurtarmak amacıyla yapılan Fethullah Gülen çağrısı olarak bilinen çağrıdan sonra Bank ........ hesabına 01/09/2014 tarihinde 16.000 Dolar tutarında katılım hesabı açtığı ve katılım hesabını vadesinden önce kapattığı, katılım hesabının açık olduğu dönemde ........ Bankasına kredi borcunun bulunmasına rağmen Bank ........'da katılım hesabının bulunmasının kendi ekonomik çıkarlarına uygun olmayıp örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütün finans kurumu olan Bank ........'yı desteklemek amacıyla yapılan bir eylem olduğu dairemizce sabit kabul edilmiştir.
Dosya kapsamı içerisinde beyanları bulunan gizli tanık ve tanıklardan;
........ beyanında; sanık ........ ile aynı sohbet gurubunda olduğunu, bu yapının öğrencilerinde kalan fakir öğrenci çocukların masrafları için kendilerinden yardım istendiğinde aralarında paylaşım yaparak bu borçları ödediklerini, yardım yapan kişiler arasında sanık ........'in de bulunduğunu,
........ beyanında; sanık ........ ile aynı sohbet gurubunda olduklarını, sohbete katıldığı zamanlarda sanık ........'i de gördüğünü beyan etmişlerdir.
Gizli tanık ........ beyanlarında, sanık ........'in FETÖ Terör Örgütü Karşıyaka Eyaleti Bergama İlçesi Kozayurt Bölgesi Mütevelli Üyesi olduğunu, Bergama ilçesinde yapılan toplantılarda kendisini gördüğünü, bölgesinin muhasebecisine ve bölge imamına para verdiğini gördüğünü beyan etmiş olduğu ve gizli tanık tarafından teslim edilen flash bellekteki bilgilere göre; sanığın örgüte kira, kreş ve kurban bağışı adı altında yardımlarda bulunduğu, görülmüştür.
Sanığın667 sayılı KHK ile kapatılan kurumların bağlı olduğu şirketlerden olan ........ Özel Dershanecilik ve Özel Okulları Ticaret Limited Şirketi isimli şirketin 11/11/2003-16/11/2007 tarihleri arasında %7 hisse ile şirket ortağı olduğu hususu yukarıdaki delillerle birlikte değerlendirildiğinde; dairemizce sanığın bu yapı ile uzunca bir süredir birlikte hareket ettiği, bu yapıya bağlı olduğu kanaatini güçlendirmiştir.
Sanığın yukarıda belirtilen deliller doğrultusunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile arasında sıkı bir organik bağ olduğu, bu çerçevede örgüt yöneticilerinin emir ve talimatlarını yerine getirdiği, verilecek emir ve talimatları yerine getirmeye açık bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgütün ideolojik hedef ve amaçları doğrultusunda hizmet adı altında kendisine tanımlanan görev ve sorumlulukları kabul ederek yerine getirmiş olduğu anlaşılmakla gizli tanık ........'in beyanları, tanıklar ........ ve ........'ın beyanları, sanığın Bank ........'daki hesap hareketlerine ilişkin aldırılan bilirkişi raporu, sanığın FETÖ/PDY'ye ait şirkette daha evvel hissesinin bulunması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın Bergama ilçesinde FETÖ/PDY'nin mütevelli heyeti üyesi olarak yer aldığı, mütevelli heyeti üyesi olmanın gereği olarak bu yapıya maddi destekte bulunduğu, düzenli olarak mütevelli heyeti toplantılarına katıldığı, aynı dönemde başka bankada devam eden ödemesi bulunmasına rağmen örgüt liderinin çağrısından sonra Bank ........'yı kurtarmak amacıyla para yatırdığı, bu yapıya ait şirkette daha evvel hissedar olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği dairemizce sabit kabul edilmiş Yargıtay 16.Ceza Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle sanığın aşağıdaki hüküm fıkralarında belirtilen gerekçelerle cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ........ hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 17.08.2017 tarih, 2017/503 esas ve 2017/173 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ........’in üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince işleniş biçimi, suçun işleniş şekli, ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğü, sanığın suç sebep ve saikleri dikkate alınarak taktiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
2-Sanık hakkında CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirlerinin hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
3-Sanıktan el konulan dijital materyallerinin imajının alınmasından sonra sanığa İADESİNE, alınacak imaj kopyalarının ise incelemeleri sonrasında dosya içerisinde delil olarak saklanılmasına,
4-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,
5-a) Sanık hakkında kanun yolu incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b) Sanığın hakkında ilk derece aşamasında yapılan toplam 250,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ........ ve sanık müdafi av. ........'ın huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.04.2019 (¤¤)