Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce verilen 26/10/2017 tarih 2017/2597 esas 2017/2575 karar sayılı kararın temyizi sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 05/11/2018 tarih 2018/317 Esas ve 2018/3823 Karar sayılı ilamı ile anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce dosya tekrar kayda alınmış, belirlenen duruşma gün ve saatinde sanığın bulunduğu mahkeme ile SEGBİS aracılığıyla sesli ve görüntülü olarak bağlantı kurulmuş, sanıkla iletişim sağlanmış ve bu şekilde duruşmada hazır edilmiştir.
Sanık müdafine duruşma gün ve saatini bildirir Yargıtay bozma ilamı da eklenmek suretiyle çağrı kağıdı çıkarılmış, sanık müdafi de duruşmada hazır bulunmuştur.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Sanık savunmasında: Ben suçlamaları kabul etmiyorum, devletimize karşı yapılan gerek dahili gerekse harici hiçbir saldırının içinde olmadım, bunları tasvip etmiyorum, ben terör örgütü üyesi değilim, sadece geçmişte bir dönem bu yapıya ait kurumda çalışmam söz konusudur, beraatimi talep ediyorum şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ........ müdafii Av. ........ beyanında: Aşamalardaki savunmalarımızı istinaf ve temyiz dilekçelerimizi aynen tekrar ediyoruz, sanığın örgüt okulunda uzun süredir çalışması dışında aleyhine başka bir delil bulunmamaktadır, ancak bu çalışma yargıtay içtihatları doğrultusunda sanık aleyhine değerlendirilemeyeceği kanaatindeyiz, yine sanığın örgütsel talimat ile bankasya’ya para yatırması söz konusu değildir, müvekkilin maaş hesabının bankasya’da bulunması nedeniyle bu bankayı kullanması söz konusudur, bankasya’daki hesabındaki rutin dışı hareketlerin sebebi dilekçelerimizde de izah ettiğimi üzere sanığın kardeşinin icra borçları nedeniyle müvekkil aracını satarak bu borçların ödenmesi amacıyla parasını rutin bankacılık yaptığı bankasyaya yatırması ve burada kardeşinin borçlarını ödenmesi şeklinde işlem mevcuttur, zaten para havalelerine dikkat edilirse bu durum ortaya çıkmaktadır, yatırılan para bizzat talimat döneminde yatırılmamıştır, biz bankasya hesabıyla ilgili ayrıntılı araştırma yapılmasını, sanığın araç satışı ile bankasyaya para yatırması eylemlerinin araştırılarak tespit edilmesini talep ediyoruz, eğer bu araştırma yapılırsa savunmamızın doğru olacağı anlaşılacaktır, müvekkil hakkında eagle ve kakoa talk gibi uygulama tespitleri yapılmamıştır, telefonundaki fethullah gülen görselleri haber sitelerine girdiğinde kendiliğinden gelen çerezlerden arta kalanlardır, sanığın suç işleme kastı yoktur, savunmalarımız doğrultusunda gerekli araştırmaların yapılarak sanığın beraatine karar verilmesini talep ediyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: FETÖ/PDY’nin yargı kararlarıyla silahlı terör örgütü olduğunun kesin bir şekilde tespit edildiği. Örgütün; örgütle iltisaklı dernek, okul, dershane, yurt ve evler vasıtasıyla kendisine finansman ve insan kaynağı temin ettiği, düzenlediği toplantılarla örgüt üyelerinin örgütle olan bağlarını güçlendirdiği ve sempatisi olan kişileri örgüte kazandırmaya çalıştığı, ........’nın anılan terör örgütüne finansman sağladığı, 2013 yılının sonlarında örgüt liderinin …..’ya para yatırmaları konusunda örgüt mensuplarına ve sempatizanlarına çağrıda bulunduğu,
Sanık ........’in Türkçe öğretmeni olduğu, 2006-2009 yılları arasında Antalya’daki ….. Dershanesinde, 2010-2014 yılları arasında Turgutlu …. Dershanesinde, 2014-2016 yıllarında Manisa Sarıgöl’de bulunan ….. Dershanesinde öğretmen olarak görev yaptığı,
……. Dershanesinin FETÖ Terör Örgütü ile iltisaklı olması sebebiyle KHK ile kapatılan …….Özel Eğitim Şirketine bağlı dershane olduğu,
Örgüt liderinin talimatı üzerine ve ……ya destek olmak için …..daki hesabına 28/12/2013 tarihinde 800 TL para yatırdığı ve 11/03/2014 tarihinde 9.000 TL para yatırdığı,
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dava açılmış ise de; sanığın müsnet suçu işlediğine dair, mahkumiyete yetecek şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın yukarıda tespit edilen eylemlerinin örgüte yardım suçu kapsamında kaldığı,
Sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanığın uzun süre örgütle iltisaklı kurumda çalışmış olması sebebiyle örgütün amaç ve yapısı hakkında bilgi sahibi olduğu, yardım olarak değerlendirilen paranın yatırılma tarihine göre savunmasının inandırıcı bulunmadığı,
Karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf ve temyiz yoluna başvurulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, …. hesap hareketlerine ilişkin belgeler, hesap hareketlerini gösterir 01/12/2016 tarihli inceleme tutanağı ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
Sanık ........’in örgüte yardım suçundan eylemine uyan TCK’nın 314/3 ve 220/7. Maddeleri delaletiyle TCK’nun 314/2, 220/7, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK’nun 53 ve 63. Maddeleri gereğince cezalandırılması, kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanığın ……. hesap hareketleri incelendiğinde; 28.12.2006 tarihinde hesap açtırdığı ve 600,00-YTL para yatırdığı, 28.12.2013 tarihinde 800,00-TL para yatırdığı, 11.03.2014 tarihinde 9.000,00-TL para yatırdığı görülmüştür.
Sanık iltisaklı kurumlarda öğretmen olarak görev yapmıştır. Aşamalardaki beyan ve savunmalarından anlaşılacağı üzere sanığın Türkçe öğretmeni olduğu, 2006-2009 yılları arasında Antalya’daki ........ Dershanesinde, 2010-2014 yılları arasında Turgutlu ……. Dershanesinde, 2014-2016 yıllarında Manisa Sarıgöl’de bulunan ….. Dershanesinde öğretmen olarak çalıştığı, ….. Dershanesinin FETÖ Terör Örgütü ile iltisaklı olması sebebiyle KHK ile kapatılan …. Özel Eğitim Şirketine bağlı dershane olduğu, sanığın FETÖ ile iltisakı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Pak Eğitim İş sendikasına üyeliğinin bulunduğu, ayrıca sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine ve ........ya destek olmak için ........daki hesabına 28/12/2013 tarihinde 800 TL ve 11/03/2014 tarihinde 9.000 TL para yatırdığı anlaşılmaktadır. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dava açılmış ise de; sanığın bu faaliyetlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerin yardım suçunu oluşturacağı, suç tarihinin yardım etme olarak kabul edilen en son fiilin gerçekleştirildiği ........ya örgüt talimatıyla paranın yatırıldığı 11/03/2014 tarihi olduğu anlaşılmakla, Yargıtay 16.Ceza Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle sanığın terör örgütüne yardım suçundan aşağıdaki hüküm fıkralarında belirtilen gerekçelerle cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ........ hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 27.09.2017 tarih, 2017/2597 esas ve 2017/191 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükümlerin KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ........’in üzerine atılı ve sabit bulunan örgüt üyesi olmamakla birlikte FETÖ/PDY terör örgütüne yardım etmek suçundan eylemine uyan, 5237 sayılı TCK.nun 314/3 ve 220/7. maddeleri delaleti ile TCK.nın 314/2. maddesi gereğince sanığın suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğunun fazla olması ve ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek sureti ile örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmış olduğundan,5237 sayılı TCK.nın 220/7. maddesi gereğince yapılan yardımın niteliğine göre cezası taktiren 2/3 oranında indirilerek 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eyleminin 3713 sayılı kanunun 3.maddesinde belirtilen terör suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla, 3713 sayılı kanunun 5/1.maddesi gereğince cezası taktiren 1/2 oranında artırılarak, 1 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, geçmişi ve sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları ile cezanın sanık üzerinde göstereceği olası etkileri lehine hafifletici sebep kabul edilerek, 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 1 yıl 15 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1-2. maddesi gereğince hak mahrumiyetlerinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58/9. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak, sanık hakkında yasal şartları bulunmadığından 5560 ve 5728 sayılı yasalar ile değişik CMK.nın 231/5-6.maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak, sanık hakkında yasal şartları bulunmadığından 5237 sayılı TCK.nın 50 ve 51.maddeleri gereğince hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına,
2-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,
3-a) Sanık hakkında istinaf ve Yargıtay kanun yolu incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b) Sanığın hakkında ilk derece mahkemesi yargılaması aşamasında yapılan toplam 53,50 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ........ ve sanık müdafi av. ........'in huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın Ceza İnfaz Kurumunda bulunması halinde ise nedeniyle bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.04.2019 (¤¤)