Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce verilen 25/10/2017 tarih 2017/2577 esas 2017/2556 karar sayılı kararın temyizi sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 02/07/2018 tarih 2018/1146 Esas ve 2018/2211 Karar sayılı ilamı ile anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce dosya tekrar kayda alınmış, belirlenen duruşma gün ve saatinde sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ile SEGBİS aracılığıyla sesli ve görüntülü olarak bağlantı kurulmuş, sanıkla iletişim sağlanmış ve bu şekilde duruşmada hazır edilmiştir.
Sanık müdafine duruşma gün ve saatini bildirir Yargıtay bozma ilamı da eklenmek suretiyle çağrı kağıdı çıkarılmış, sanık müdafi de duruşmada hazır bulunmuştur.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Sanık savunmasında: Ben savunmamı daha önce yapmıştım, önceki savunmalarımı tekrar ederim, bunlara ilaveten suça konu terör örgütü tarafından dini duygularımız kullanılarak kandırıldım, ben o dönemde bu yapının terör örgütü olduğunu bilmiyordum, fakir olduğum için eğitim masraflarımı karşılamak için bu yapıya ait dershanede danışma bölümünde çalıştım, ancak beyan ettiğim gibi terör örgütü olduğunu bilmiyordum, ben bu dönemde devlet memurluğu sınavlarına çalışarak hazırlandım ve yüksek puan aldım, iddia edildiği şekilde sınavlarda suça konu terör örgütü vasıtasıyla soruları elde etmiş değilim, zaten Ankarada yargılandığım davadaki diğer şüphelileri tanımam şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... müdafii Av. ... beyanında : Sanığın savunmasına iştirak ediyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: FETÖ/PDY’nin yargı kararlarıyla ve kararlarda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere silahlı terör örgütü olduğunun kesin olarak tespit edildiği, ... programının sadece anılan terör örgütü mensupları tarafından kullanılan gizli haberleşme programı olduğu, FETÖ ile iltisaklı okulların, yurtların, Bankasya’nın ve derneklerin anılan terör örgütüne finansman ve insan kaynağı temin ettiği, 2013 yılının sonralarında örgüt liderinin Bank ...’ya para yatırmaları konusunda örgüt mensuplarına ve sempatizanlarına çağrıda bulunduğu,
Sanık ...’nın;
Fethiye Gümrük Muhafaza Müdürlüğünde memur olarak görev yaparken Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edildiği,
Kendisine ait ... numaralı telefon hattıyla ilk tespit tarihi 21/10/2014 olan ... programını kullandığı, ... tespit ve değerlendirme tutanağına göre ID numarasının ... olarak tespit edildiği,
Soruşturma aşamasında şüpheli olarak ifadesi alınan ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in ifadelerine göre; sanık ...’nın bir kısım adliye çalışanlarına sohbet hocalığı yaptığı, toplantıların 2014 yılı sonuna kadar sürdüğü, 15 Temmuz darbe girişiminden 15-20 gün kadar sonra sanık ve ... isimli kişilerin ...’in evine giderek cemaat ile ilgili olarak hiçbir şekilde konuşmamasını söyledikleri, ...’nın kendisini ... olarak tanıttığı,
Bu şekilde sanığın örgütle organik bağ kurduğu ve üzerine atılı FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği,
Karara karşı sanık müdafii tarafından temyiz yoluna başvurulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, 19/03/2017 tarihli Muğla Emniyet Müdürlüğünün araştırma tutanağı, ... tespit ve değerlendirme tutanağı, etkin pişmanlık kapsamında şüpheli olarak ifade veren; ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in ifadeleri ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
1-Sanık ...’nın müsnet suçtan eylemine uyan TCK’nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58/9 ve 63.maddeleri gereğince cezalandırılması,
2-Sanığın üzerine atılı suçu işlediği, işlenen suçun CMK'nun 100/3. Maddesinde sayılan suçlardan olduğu, müsnet suç için kanunda öngörülen ceza ve bu suçtan haklarında soruşturma yürütülen bir kısım şüphelilerin yurt dışına kaçmış olması nazara alındığında salıverildiği durumda kaçacağına dair yoğun şüphe bulunduğu, adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu, tutuklama şart ve sebeplerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, yukarıda yazılı delillerin değerlendirilmesi sonucu anlaşıldığından tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanığın dairemizde yapmış olduğu savunması, ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu savunması, ... tespit ve değerlendirme tutanağı ile dosya kapsamındaki tanık beyanları Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yazılan müzekkerelere verilen cevap yazıları dosya içerisine gönderilen Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5536 soruşturma nolu iddianamesi, Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesine düzenlenen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/83737 soruşturma nolu 2018/6225 iddianame nolu iddianamesi, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5536 soruşturma nolu ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/338 esas sayılı dosyasının duruşma tutanağının bir suretinin dosyamız içerisine alındığı ( dosyanın derdest olduğu duruşmasının 07/05/2019 tarihine bırakıldığı, sanığın savunmasının alınmış olduğu görülmekle) Yargıtay bozma ilamında her ne kadar dosyaların birleştirilmesi hususu bozma gerekçesi yapılmış ise de ilk derece mahkemesindeki yargılama dosyasının istinaf dairesindeki derdest dosyayla birleştirilmesi usul hükümleri doğrultusunda mümkün olmayacağı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin dosyasının onaylı bir örnekleri dosyamız içerisine alınarak sanığın üzerine atılı suç yönüyle deliller bir bütün halinde dairemizce değerlendirilmiştir.
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanığın teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ... isimli proğramı dosyada bir örneği bulunan tespit ve değerlendirme raporu içeriğine göre, ID'sinin ..., kullanıcı adının "...", şifresinin "…." olduğun sanığın ... Nolu telefon numarasıyla programda kayıtlı olup 51 defa sisteme giriş yaptığı tespit edilen ilk log tarihinin 09/01/2014 son onlıne tarihinin 07/09/2015 tarihi olduğu alınan esas sayısının 30 gönderilen esas sayısının 42 gönderilen mail sayısının 5 alınan mail sayısının 14 gelen arama sayısının veri 14 giden arama sayısının veri 10 olduğu kurduğu ve katıldığı herhangi bir grubun olmadığı ID sıne bağlı kişi ve mail listesinde ... ... ve ... ile ... ve ... ID nolu kullanıcıların olduğu tespit edilen herhangi bir yazışma ve mail içeriği tespit edilememiş olup kişi listesindeki bazı kişiler ile arama kayıtlarının mevcut olduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesinin kararından sonra Yargıtay bozma ilamı sonrasında dosyaya gelen ve etkin pişmanlık kapsamında şüpheli olarak ifade veren ...'ün Aksaray Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne vermiş olduğu 26/06/2018 tarihli ifadesinde ve fotoğraflı teşhis tutanağında sanık ...'yı teşhis etmiş olup beyanında özetle; Kara Astsubaylık sınavını kazandıktan sonra 2010 yılında Balıkesir'e gideceğini buraya gitmeden önce ... kod isimli ...'nın, Aksaray da ... kod isimli sanık ... kendisini tanıştırdığını sanıkla Balıkesir de görüşeceklerini bundan sonraki görüşmeleri aksatmamamı söyledikleri şeklindeki beyanı ile sanığın askeri öğrencilerle ilgilendiği anlaşılmıştır.
Yine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli olarak beyanı alınan ve etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ...'nın vermiş olduğu beyanıyla fotoğraftan yapmış olduğu teşhis doğrultusunda ''sanığı evlere ziyarete gittiğinde gördüğünü yapı içerisinde bir sorumluluğu vardı ancak ben bilmiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Yine Aksaray Cumhuriyet başsavcılığının 2018/1223 soruşturma nolu dosyasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren şüpheli ... beyanında özetle; askeri okula girmeden önce Aksaray'daki askeri okul sınavlarına hazırlanmak için kullanılan örgüte ait çalışma evlerinden sorumlu olan şahıslardan birisininde ...olduğunu sorumlu şahısların tamamını 2010 yılına kadar çalışma evlerinde sorumlu şekilde hareket eden şahıslar olduğunu beyan etmiş olduğu görülmüştür.
Sanığın Fethiye Gümrük Muhafaza Müdürlüğünde memur olarak görev yaparken KHK ile ihraç edildiği anlaşılmakla soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısına vermiş olduğu ifadede özetle; ...8isimli kişinin kendisini arayarak Aksaray'daki dershane Müdürünü ... Bey'in selamını ileterek görüştüklerini bu kişinin adliye çalışanlarına sohbet hocalığı görevini yapan ...'in görevden ayrılacağını söyleyerek bu görevi kendisinin yapmasını söylediğini bunun üzerine adliye çalışanları ile 2-3 haftada bir toplantı yaptığını, ayrıca ..., ... ve ...'un evinde de toplandıklarını, bu toplantılarda Kur'an ve Cevşen okuduklarını örgüte para topladıklarını, topladığı paranın bir seferde en fazla 150 tl olduğunu, kendisini ilk olarak 2012 yılının başlarında ...'ın aramasından yaklaşık 1.5 yıl sonra Mayıs ayında sohbetlere başladığını ...'un kendisini ankesörlü telefondan aradığını, adliye çalışanlarının ikinci bir grup olduğundan haberinin olmadığını, 2013 Mayıs ayı ile Eylül ayı arasında sohbet hocalığı yaptığını Kasım gibi askere gittiğini, sonra örgütten uzaklaştığını beyan ederek 2013 sonuna kadar örgüt içerisinde bulunduğu ve sohbet hocalığı yaptığı hususunda ikrarı bulunduğu soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına bu şekilde beyanda bulunduğu daha sonra ise suçlamadan kurtulmak amacıyla inkara yönelik mahkeme safaatında beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı içerisinde etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bir kısım adliye çalışanı olan tanıklar ...,...,..., ..., ..., ...'in beyanlarıyla sanığın 2013 yılı sonrasında da yapının içerisinde bulunduğu ve adliye çalışanlarının olduğu sohbet grubunda sohbet abiliği yaptığı beyanlarla sabit olmuştur.
Dosya içerisinde beyanı bulunan tanık ...'in sanığın ''...'' kod ismini kullandığını belirmiş olup tanığın bu beyanı destekler nitelikte sanığın Block kullanıcı ismini ''…..'' olarak belirlemiş olduğu,15 Temmuz darbe girişiminden 15-20 gün sonra sanık ... isimli kişilerin ...'in evine giderek cemaat ile ilgili olarak hiçbir şekilde konuşmamasını söyledikleri ...'nın kendisini ... olarak tanıtmış olduğu böylelikle sanığın birçok örgüt üyesinde olduğu gibi örgütün mahrem yapısına uygun olarak gizlilik içerisinde hareket ederek kod isim kullanmış olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın yukarıda belirtilen deliller doğrultusunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile arasında sıkı bir organik bağ olduğu, bu çerçevede örgüt yöneticilerinin emir ve talimatlarını yerine getirdiği, verilecek emir ve talimatları yerine getirmeye açık bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgütün ideolojik hedef ve amaçları doğrultusunda hizmet adı altında kendisine tanımlanan görev ve sorumlulukları kabul ederek yerine getirmiş olduğu, örgütün varlığını korumaya ve güçlendirilmesine nedensel bağ sağlayacak şekilde cep telefonuna örgütün gizli haberleşme sistemi olan ... uygulamasını yükleyerek, örgüt üyeleri ile iletişim sağladığı, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve tanık olarak dinlenen, ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in ifadelerine göre; sanığın bir kısım adliye çalışanlarına sohbet hocalığı yaptığı, toplantıların 2014 yılı sonuna kadar sürdüğü, ilk derece mahkemesince karar verildikten sonra etkin pişmanlık kapsamında ifade veren şüphelilerin beyanlarına göre sanığın askeriye sınavlarına girecek öğrencilerin hazırlanmaları için örgütün kullandığı çalışma evlerinde abilik yaptığı ve askeri okulları kazanan öğrencilere mahrem imamlık yapmak suretiyle örgütsel etkinlik ve toplantılara katıldığı, süreklilik ve yoğunluk arz eden eylemlerde bulunmak sureti ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sübut bulmuş olup, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeniyle suç kastının yoğunluğu, eylemlerinin niteliği, ortaya çıkan tehlikenin ağırlığı gibi hususlar dikkate alındığında, suç için yasada öngörülen cezaya ilişkin alt ve üst sınır arasında oluşa ve hakkaniyete uygun düşecek şekilde asgari ceza miktarı üzerinden makul oranda artırım yapılmak suretiyle temel cezanın belirlenmesi yoluna gidilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince asgari hadden ceza tayini yoluna gidildiği görülmekle, ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılarak, sanığın sübut bulan fiili nedeni ile TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç tarihinde devlet memuru olup, memur sıfatı ile Anayasal düzene sadakat borcu bulunmasına rağmen, atılı suçu işlemesi nedeni ile yoğunlaşmış suç işleme kastı ile hareket etmesi, ayrıca örgüt mensubu asker kişilerden sorumlu olup, örgütün mahrem yapı olarak nitelendirdiği kısımda örgütsel faaliyet yürütmesi nedeni ile örgüt içerisindeki etkin konumu ve faaliyetleri ile ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması hususları dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasından 3713 sayılı yasanın 5. Maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmış olup, duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri dikkate alınarak TCK nun 62. Maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 8 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm aleyhine, sanık tarafından ve sanık lehine istinaf yasa yoluna başvurulmuş olması nedeni ile, CMK.nın 283/1. maddesi gereğince yeniden verilen hüküm, önceki hüküm ile verilen cezadan daha ağır olamayacağından, sanığa verilen hapis cezasının ilk derece mahkemesi tarafından verilen sonuç ceza miktarına indirilerek, sanığın neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafiinin tahliye taleplerinin reddi ile, tutukluluk halinin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası sonucunda Muğla 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.08.2017 tarih, 2017/344 esas ve 2017/180 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ...’nın üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç tarihinde devlet memuru olup, memur sıfatı ile Anayasal düzene sadakat borcu bulunmasına rağmen, atılı suçu işlemesi nedeni ile yoğunlaşmış suç işleme kastı ile hareket etmesi, ayrıca örgüt mensubu asker kişilerden sorumlu olup, örgütün mahrem yapı olarak nitelendirdiği kısımda örgütsel faaliyet yürütmesi nedeni ile örgüt içerisindeki etkin konumu ve faaliyetleri ile ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması hususları dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm aleyhine, sanık tarafından ve sanık lehine istinaf yasa yoluna başvurulmuş olması nedeni ile,CMK.nın 283/1. maddesi gereğince yeniden verilen hüküm, önceki hüküm ile verilen cezadan daha ağır olamayacağından, sanığa verilen hapis cezasının ilk derece mahkemesi tarafından verilen sonuç ceza miktarına indirilerek, sanığın neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
2-Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
3-Sanıktan el konulan dijital materyallerinin imajının alınmasından sonra sanığa İADESİNE, alınacak imaj kopyalarının ise incelemeleri sonrasında dosya içerisinde delil olarak saklanılmasına,
4-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,
5-Dairemiz kararından bir suretin Ankara 29.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/338 Esas sayılı dosyasına mükerrir ceza verilmemesi için bilgi amaçlı olarak gönderilmesine,
6-a)Sanık hakkında Yargıtay temyiz incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b)Sanığın hakkında ilk derece aşamasında ve istinaf incelemesi için yapılan toplam 235,30 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ... ile sanık müdafi avukat ...'nın huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 19.03.2019 (¤¤)