Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce verilen 27/09/2018 tarih 2017/2253 esas 2017/2204 karar sayılı kararın temyizi sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26/06/2018 tarih 2018/1210 Esas ve 2018/2076 Karar sayılı ilamı ile anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce dosya tekrar kayda alınmış, belirlenen duruşma gün ve saatinde sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ile SEGBİS aracılığıyla sesli ve görüntülü olarak bağlantı kurulmuş, sanıkla iletişim sağlanmış ve bu şekilde duruşmada hazır edilmiştir.
Sanık müdafine duruşma gün ve saatini bildirir Yargıtay bozma ilamı da eklenmek suretiyle çağrı kağıdı çıkarılmış, sanık müdafi de duruşmada hazır bulunmuştur.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Sanık savunmasında: Ben etkin pişmanlık kapsamında savunma vermiştim, ben daha önceki beyanlarımı tekrar ederim, bildiğim her şeyi anlattım, yeni olarak eklemek istediğim herhangi bir husus bulunmamaktadır şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... müdafii Av. ... beyanında: Müvekkilimin savunmasına ve açıklamasına aynen katılıyoruz, yazılı olarak dosya içerisine müvekkilimin kendi beyanlarına göre bir isim listesi çıkararak verdik, özellikle ..., ..., ... ve ... hakkında açılmış herhangi bir soruşturma bulunmamaktadır, yine kendi savunmasında adı geçen ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açılmış soruşturmalar bulunmaktadır, müvekkilim etkin pişmanlıktan yararlanmak istemektedir, özellikle etkin pişmanlık araştırması yapılacak ise kendi savunmamızın ve belirttiğimiz sanıkların araştırılmasını talep ediyorum, müvekkilim etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyor şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/07/2017 tarih, 2017/210 esas no ve 2017/141 karar nolu kararında; “…Sanık ...'nun Maliye'de hizmetli olarak görev yaptığı, … adına kayıtlı olan ve kullanımında bulunan ... numaralı GSM hattıyla bylock programı kullandığı, cep telefonuna takılı Micro Sd kart içerisinde benzer FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı hakkında dava açılan ... isimli şahısla diğer bir kısım şahsın bir araya gelip maklube yedikleri sırada çekilmiş resimlerin kayıtlı bulunduğu, 667 sayılı KHK ile FETÖ/PDY adına faaliyet gösterdiği tespit edildiğinden kapatılan ...-Sendikasına üye olup temsilciliğini yaptığı, sanık tarafından da dolaylı şekilde kabul edildiği üzere tanık beyanları itibariyle "sanığın fetö ile bağlantılı ufuk büro sen'in... temsilcisi olduğu, fetullah gülen cemaatinin sohbetlerine katıldığı" belirlenmiştir… Sanık ...'nun üzerine atılı "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçu sübuta ermekle, eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi, … 3713 sayılı kanunun 5/1 maddesi, TCK ‘nın 62 maddesi gereğince … 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, …” dair hüküm verildiği, buna karşı sanık ...’nun ve sanık ... müdafi Av. ...’ün istinaf başvurusunda bulunması gereğince; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27/09/2017 tarih, 2017/2253 esas no ve 2017/2204 karar nolu kararında; “…Sanığın mahkumiyetine karar verilen terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile temel ceza belirlenir iken, … sanığa isnat olunan suç nedeni ile temel ceza asgari hadden belirlenmek sureti ile eksik ceza tayin edildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususun eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir. Belirtilen husus dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine, …” dair hüküm verildiği, buna karşı sanık ... müdafi Av. ...’ün temyiz başvurusunda bulunması gereğince; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26/06/2018 tarih, 2018/1210 esas no ve 2018/2076 karar nolu kararında: “…Somut olayda sanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde; FETÖ yapılanması içerisinde yer aldığını, kendisine ... yüklendiğini, örgüt içerisinde yer alan kişileri teşhis ettiğinin anlaşılması karşısında; Sanığın vermiş olduğu bilgilerin örgütsel konum ile faaliyetlerine uygun olup olmadığı, eldeki mevcut bilgilerle örtüşüp örtüşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,…” gerekçesi ile hükmün bozulması neticesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2018/4075 esas sayılı dosyasında sanık ...'nun üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan kovuşturma neticesinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde elde edilen deliller ile dinlenen sanık beyanı kapsamında, sanık ...’nun üzerine atılı suçları işlediğini ispatlar mahiyette, cezalandırılmasına yetecek, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmiş olduğu, Ancak: sanık ...’nun Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/210 esas numaralı kovuşturma dosyasında 25/07/2017 tarihli 1. Nolu duruşmada vermiş olduğu ifadesinin içeriği itibari ile 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma kapsamında kalma değerlendirmesi için yapılan adli işlem neticesinde; sanık ...’nun hakkında TCK’nın 221/4. Maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma sürecinde; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18/12/2017 tarih, 2017/2748 esas no ve 2017/5625 karar nolu içtihadında yer alan; sanık ...’nun verdiği bilgilerin sanığın örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte olup olmadığı, sanığın verdiği bilgilerin faydalı olup olmadığı hususlarının ilgili birimlerden sorulması ve bu konuda kovuşturma dosyasına ulaşan bilgiler kapsamında; Uşak Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 19/11/2018 tarih ve 2018/2884 sayılı müzekkeresi ekinde yer alan 17/11/2018 tarihli rapor da: “…... isimli şahsın ifade beyanında adı geçen şahıslar hakkında yapılan araştırmada; 1- ... (...) isimli şahıs hakkında yapılan uyap sorgulamasında, adı geçen şahıs hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/121 Esas numarası ile yargılamasının devam ettiği, 2- ... (...) isimli şahıs hakkında yapılan uyap sorgulamasında, adı geçen şahıs hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/40 Esas numarası ile yargılamasının devam ettiği, 3- ... (...) isimli şahıs hakkında yapılan uyap sorgulamasında, adı geçen şahıs hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/40 Esas numarası ile yargılamasının devam ettiği, 4- ... (...) isimli şahıs hakkında yapılan uyap sorgulamasında, adı geçen şahıs hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/222 Esas numarası ile yargılamasının devam ettiği, 5- ... (...) isimli şahıs hakkında yapılan uyap sorgulamasında, adı geçen şahıs hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/38 Esas numarası ile yargılamasının devam ettiği, Adı geçen şahıslar hakkında şahsın ifade beyanına istinaden soruşturma yürütülmediği, şahıslar hakkında şahsın ifade beyanından önce soruşturma yürütüldüğü, ...'nun ifade beyanında adı geçen şahıslardan, 1- İfadede ... olarak geçen şahsın ... ... (...) isimli şahıs olabileceği, şahıs hakkında bugüne kadar herhangi bir soruşturma yürütülmediği, adı geçenin 672 sayılı KHK ile Gelir İdari Başkanlığından ihraç edilen personellerden olduğu, 2- ... (...) isimli şahıs hakkında bugüne kadar herhangi bir soruşturma yürütülmediği, 3- ... (...) isimli şahıs hakkında bugüne kadar herhangi bir soruşturma yürütülmediği, 4- ... (...) isimli şahıs hakkında bugüne kadar herhangi bir soruşturma yürütülmediği, ...'nun ifadesinde adı geçen ... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilememiştir. ...'nun ifade beyanının genel hatları ile Uşak Cumhuriyet Başsavcılığında yer alan örgüt mensupları ile sohbet toplantılarına katılan kişilerin isimlerinden ibaret olduğu, anlaşılmıştır.” Şeklinde tespitlerin bildirildiği; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20/11/2018 tarih, 2018/1901 esas no ve 2018/4374 karar nolu içtihadında yer alan;”… Yasanın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; fail, yakalandıktan sonra kendi bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisi ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermelidir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrada istenen örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.” sanık ...’nun etkin pişmanlık/ itiraf amacı ile bağdaşan, sanık ...’nun verdiği bilgilerin sanığın örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte olduğu, sanık ...’nun verdiği bilgilerin mevcut ve diğer soruşturma ve kovuşturma sürecinde faydalı olan ifade ve eylem süreci oluştuğu kanaati ile; sanık ...’nun etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isterken vermiş olduğu beyan ve anlatımının; TCK'nın 221/4-2. cümlesinin uygulanması bakımından verilen bilgilerin kapsam ve nitelik itibariyle faydalı ve yeterli olduğunun kabul edilerek, maddede öngörülen biçimde 1/3 ile 3/4 oranı arasında makul bir indirim yapılması ile ceza tayin edilmesinin verilen bilgilerin niteliği ile, elde edilen faydanın oluşturduğu sonuç itibari ile usul ve yasanın amacı ve düzenleme gereklerine uyacağı kanaati ile; sanık ... müdafi Av. ...’ün istinaf başvurusunun kabulü ile; Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/07/2017 tarih, 2017/210 esas no ve 2017/141 karar nolu kararında yer alan Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak; sanık ...’nun Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 Sayılı Kanunun 5/1 maddesi, TCK'nın 221/4-2. Cümlesi, ve 62., 53., 58/9., 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması karar verilmesi talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için By-Lock gibi haberleşme araçlarının kullanıldığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amaçla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanmaya çalışıldığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanmasının en önemli özelliklerinden biri dini istismar etmek suretiyle kullanmasıdır. Örgütte gizlilik temel prensip olarak alınmış, örgüt bütünlüğü ve sıkı bir disiplin içerisinde hiyerarşik bir yapılanma söz konusudur. Örgütün bir hücre sistemi içerisinde yapılandığı ve grupların başında imam olarak adlandırılan sorumlularının bulunduğu, bu sorumlu kişilerin hiyerarşik düzen içerisinde kendi üstlerinden aldıkları emir ve talimatları grup üyelerine ilettikleri ve grup üyelerinden de aldıkları bilgileri bir rapor halinde kendi üstlerine aktarmak suretiyle örgütsel faaliyet içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. Örgütün en önemli ve temel özelliklerinden birisi olan ve yukarıda değinilen gizliliğin sağlanması bakımından bylock gibi haberleşme araçlarını da kullandığı, halk nezdinde gerçek yüzüyle görünür yüzünü gizlediği gibi devletin tüm kurumlarına sızmak ve demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanarak parlamento hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirme amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanmasının silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütü, özellikle dernekleşme yoluyla örgüt kontrolünde yürütülen değişik sivil toplum kuruluşları şeklinde ve isimleri de özenle yine örgüt yöneticileri tarafından seçilmiş (samanyolu, atmosfer, ufuk, feza, zaman, yıldız, gökkuşağı, şifa, nurlu, fatih, burç, sızıntı, çağlayan, ırmak, yağmur vb. gibi uzayıp giden) ve belli bir bakışı çağrıştıran yapılaşmalar içine girmiştir. Sivil toplum kuruluşlarının demokratik bir toplumun olmazsa olmaz unsurlarından olması karşısında, bağımsız olarak çalışması, toplum içinde gönüllülük esasına göre faaliyet göstermesi gerekmektedir. Bu kuruluşlar dernek, vakıf ve sendikalar şeklinde örgütlenmeler olarak kazanç amacı taşımadan toplum yararına çalışmalar gerçekleştirmesi gereken kuruluşlar olması gerekirken, FETÖ/PDY yönünden bakıldığında bu örgütün talimatı ile kurulan, örgüt kontrolünde olup belli bir merkezden yönlendirilen dernek, vakıf ve sendikaların bağımsız olmadıkları, örgüte maddi ve ayni kaynak sağladıkları, bu kaynaklarla örgütün ayakta kalmasının ve varlığının sürdürülmesinin temin edildiği, toplum yararına çalışmak yerine terör örgütünün yararlarının öncelik olarak görüldüğü, para ve insan kaynağının artırılmasının amaçlandığı dikkate alındığında yasal anlamda bir sivil toplum kuruluşu olmadıkları, legal görünüm altında illegal bir faaliyet içinde oldukları anlaşılmaktadır.
Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için ... Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri Fethullah Gülen'in kısaca "varınızı yoğunuzu satın Bank...'ya yatırın" şeklinde özetlenebilecek talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde;
Dairemizin 27/09/2017 tarih ve 2017/2253 Esas ve 2017/2204 sayılı kararının süresinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 26/06/2018 tarih 2018/1210 Esas 2018/2076 sayılı kararı ile somut olayda sanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde; FETÖ yapılanması içerisinde yer aldığını, kendisine ... yüklendiğini, örgüt içerisinde yer alan kişileri teşhis ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın vermiş olduğu bilgilerin örgütsel konum ile faaliyetlerine uygun olup olmadığı, eldeki mevcut bilgilerle örtüşüp örtüşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle bozulmuş olduğu,
Dairemizce Yargıtay16. Ceza Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle duruşma açılarak yargılamaya devam edildiği, sanığın müdafii ile birlikte alınan savunmasında etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğini ve örgüt hakkında bildiği herşeyi anlattığını beyan ederek pişman olduğunu belirttiği,
Dairemizce sanığın tüm ifadeleri eklenmek suretiyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak sanığın ifadesinde adı geçen kişiler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ayrıca hakkında soruşturma bulunmayan şüpheli olup olmadığı hususunda etkin pişmanlık araştırması yapıldığı, verilen cevapta ifadesinde adı geçen 5 sanık hakkında soruşturma bulunduğunun diğer 5 şüpheli hakkında ise herhangi bir soruşturma bulunmadığının belirtildiği,
Sonuç olarak sanık ...' nun Maliye'de hizmetli olarak görev yaptığı ve aşamalardaki beyanı ile doğrulandığı şekliyle adına kayıtlı olan ve kullanımında bulunan ... numaralı GSM hattıyla bylock programı kullandığı, cep telefonuna takılı Micro Sd kart içerisinde benzer FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı hakkında dava açılan ... isimli şahısla diğer bir kısım şahsın bir araya gelip maklube yedikleri sırada çekilmiş resimlerin kayıtlı bulunduğu, 667 sayılı KHK ile FETÖ/PDY adına faaliyet gösterdiği tespit edildiğinden kapatılan ...-Sendikasına üye olup temsilciliğini yaptığı, sanık tarafından da dolaylı şekilde kabul edildiği üzere tanık beyanları itibariyle sanığın fetö ile bağlantılı ufuk büro sen'in temsilcisi olduğu, fetullah gülen cemaatinin sohbetlerine katıldığı, tüm yargılama aşamaları nazara alınarak toplanan delillere göre üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği, sanık hakkında yapılan araştırma ile Yargıtay bozma ilamına uyularak şartları oluştuğundan TCK 221/4-2 cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki ile aşağıdaki hüküm fıkralarında gösterilen gerekçelerle cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25.07.2017 tarih, 2017/210 esas ve 2017/141 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
a) Sanık ...’nun üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, kamu personeli olan sanığın Anayasal düzene sadakat borcu bulunmasına rağmen atılı suçu işlemesi nedeni ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması, eylem yoğunluğunun fazla olması hususları dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın suça konu örgütün işleyişi hakkında etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşılmakla TCK 221/4-2.cümlesi uyarınca verdiği bilgilerin niteliği dikkate alınarak cezasından taktiren 1/2 oranında indirim yapılarak 4 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini ikrar etmesi, duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 3 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmış olması göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK.nın 221/5.maddesi gereğince taktiren 1 yıl süre ile sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
b) Sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbirleri hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
2- Sanıktan el koyulan ve halen Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlar Şube Müdürlüğü'nde incelenmesi devam eden materyallerin incelemesi bittikten sonra ilgili kolluk birimi tarafından sanığa İADESİNE, alınan kopyaların dosyada delil olarak SAKLANILMASINA,
3- 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine GÖNDERİLMESİNE,
4- a) Sanık hakkında istinaf aşaması ve temyiz için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b) Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan toplam 34,50 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ... ve sanık müdafi avukat ...'ün huzurunda, hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren... günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.01.2019 (¤¤)