AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 13510/19
Rıdvan YILDIZ/Türkiye
ve diğer 18 başvuru
(ekteki listeye bakınız)
Başkan
Egidijus Kuris,
Yargıçlar
Pauliine Koskelo,
Gilberto Felici ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 22 Şubat 2022 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
ekteki listede belirtilen çeşitli tarihlerde yapılan yukarıdaki başvuruları göz önüne alarak,
gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir.
DAVA KONUSU
Başvurular, olağanüstü hal (OHAL) döneminde askeri liseler ve yükseköğrenim okullarının kapatılması ve öğrencilerin sivil eğitim kurumlarına nakledilmesine ilişkindir. Başvuranların listesi ekte yer almaktadır. Somut başvurulara konu olayların meydana geldiği dönemde, birinci başvuran jandarma meslek okuluna diğer başvuranlar ise harp akademilerine kayıtlıdırlar. Askeri meslek okulları ve harp akademileri, öğrencileri askeri bir kariyere hazırlamak amacıyla yükseköğrenim düzeyinde eğitim vermiştir. Başvuranların bu okullara kayıtlı oldukları dönemde yürürlükte bulunan mevzuata göre, başvuranlar, eğitimlerini başarıyla tamamlamaları koşuluyla, askeri kariyer yapma hakkına sahipti. Eğitimleri ücretsizdi; kendilerine aylık burs verilmekteydi ve masrafları Devlet tarafından karşılanmaktaydı. 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişiminin ardından, 20 Temmuz 2016 tarihinde OHAL ilan edilmiştir. OHAL döneminde, Bakanlar Kurulu Anayasa’nın 121. maddesi uyarınca çeşitli Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) çıkarmıştır. Bu kararnamelerden bir tanesi olan ve daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından da yasalaşan 669 sayılı KHK ile tüm harp akademileri, askeri meslek okulları ve askeri liseler kaldırılmış ve askeri eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması amacıyla Milli Savunma Üniversitesi kurulması öngörülmüştür. Kararnamede ayrıca kararnamenin yayımlandığı tarih itibariyle askeri eğitim kurumlarında eğitim görmekte olan mevcut öğrencilerin -geçmişte liseye ve üniversiteye giriş sınavlarında aldıkları sınav puanlarına dayalı olarak ve askeri eğitim kurumlarında aldıkları eğitimin konusu ve düzeyiyle orantılı olarak- sivil liselere nakledilmeleri öngörülmüştür. Başvuranlar, çeşitli tarihlerde, idare mahkemelerine başvurarak, 669 sayılı KHK’nın eğitim hakları bakımından Anayasa’ya uygunluğuna itiraz etmişlerdir. Bazı başvuranlar tarafından açılan davalarda, idare mahkemeleri, idari bir tedbir olmadığı dikkate alındığında, kanun hükmünde kararnameyi iptal etme veya kaldırma yetkilerinin olmadığını belirterek davaların kabul edilemez olduğuna karar vermişlerdir. Diğer davalarda ise idare mahkemeleri, OHAL Komisyonunun bu tür şikâyetleri inceleme yetkisi olduğunu belirterek, yetkisizlik kararı vermişlerdir. Buna karşın, Komisyonun yetkisi başvuranların davalarını kapsamamıştır (Komisyon hakkında gerekli bilgiler için bk. Köksal/Türkiye (k.k.), no. 70478/16, § 16, 6 Haziran 2017). Başvuranlar, son çare olarak Anayasa Mahkemesine başvurmuşlar, o da, çeşitli tarihlerde, başvuranların Sözleşme'nin 6. maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No'lu Protokol'ün 2. maddesi kapsamındaki şikâyetlerinin herhangi bir ihlal görüntüsü vermediğine kanaat getirerek özet kabul edilemezlik kararıyla davaları kabul edilemez bulmuştur. Anayasa Mahkemesi, 25 Temmuz 2019 tarihli kararında Meclis üyelerinin bazıları tarafından açılan soyut norm denetimi davası bağlamında 6756 sayılı Kanun kapsamında 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili bölümlerini incelemiştir. Anayasa Mahkemesi, askeri okulların kapatılması ve öğrencilerin sivil eğitim kurumlarına nakledilmesi de dâhil olmak üzere askeri eğitimin yeniden yapılandırılmasına ilişkin tedbirleri anayasaya aykırı bulmamış ve hukuka uygunluk, meşru amaç ve ölçülülük ilkelerine uygun bulmuştur. Bu sonuca varırken, Anayasa Mahkemesi, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen askeri eğitimde yapılan temel değişiklikleri haklı çıkaran olağanüstü hal rejimi ışığında darbe girişiminin gerçek arka planını ve özellikle askeri eğitim kurumlarının komplodaki rolünü göz önünde bulundurmuş ve olağanüstü hal rejimi ışığında ulusal güvenlik çıkarlarının korunmasının ülkedeki temel değişiklikleri haklı çıkardığını değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi, kanun değişikliği sırasında askeri okullara kayıtlı olan öğrencilerin meşru beklentilerine müdahale edilmesi ve askerlikten muaf tutulmalarına ilişkin olarak, askerlik eğitiminin yeniden yapılandırılması ve reformun arkasındaki sebep olan eski eğitim sisteminde eğitim görmemiş yeni subayların askere alınmalarının gerekliliğine işaret etmiştir. Son olarak, Anayasa Mahkemesi bu öğrencilerin nesnel ve öngörülebilir kriterler temelinde -yani ilgili geçmiş sınav puanlarına göre- uygun sivil okullara nakillerini sağlayan geçici hükümlerin orantılı bir önlem olduğu kanaatine varmıştır. Başvuranlar, Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca askeri öğrencilik statülerinin sona erdirilmesine itiraz etmek için mahkemeye erişimlerinin olmadığı konusunda şikâyette bulunmuşlardır. Bazı başvuranlar ayrıca, askeri okul öğrencilerinin herhangi bir kişiselleştirilmiş muamele olmaksızın toplu olarak askeri öğrencilik statülerinin sona erdirilmesinin, masumiyet karinesi hakları da dâhil olmak üzere, 6. maddenin cezai boyutu kapsamındaki teminatlara aykırı olduğundan şikâyet etmişlerdir. Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün 2. maddesine dayanarak, ayrıca askeri eğitime devam etme haklarının ve askeri kariyere yönelik meşru beklentilerinin ihlal edildiğinden şikâyet etmişlerdir.MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
A. Başvuruların birleştirilmesi
Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, bunları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.B. Sözleşmenin 6. maddesi kapsamındaki şikâyetler
Mahkeme, doğrudan mevzuattaki bir kanundan kaynaklanan ve askeri eğitimin yeniden yapılanmasını gerektiren söz konusu tedbirin “cezai suçlamanın” belirlenmesine ilişkin olmadığından 6. maddenin cezai yönüyle uygulanamayacağına karar vermiştir (bk., örneğin, Pişkin / Türkiye, no. 33399/18, § 108, 15 Aralık 2020). Dolayısıyla, Sözleşme’nin 6. maddesinin cezai yönünün somut davaya uygulanamayacağını belirtir.Mahkeme, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin “medeni hukuk” yönünden uygulanabilirliğine yönelik olarak, Sözleşme kapsamında korunup korunmadığına bakılmaksızın, en azından savunulabilir gerekçelerle, iç hukuk uyarınca tanınabilen bir “hak” ile ilgili bir “ihtilaf (uyuşmazlık)” söz konusu olması gerektiğini yinelemektedir. Öte yandan, Mahkeme, hem Sözleşme’nin hem de Protokolleri’nin kamu hizmetinde işe alım hakkını teminat altına almadığını not eder (Vogt/Almanya, 26 Eylül 1995, § 43, A Serisi no. 323 ve Vilho Eskelinen ve Diğerleri/Finlandiya [BD], no. 63235/00, § 57, AİHM 2007-II).Somut davada, Mahkeme, “askeri çalışmalara” devam etme ve “askeri öğrenci” statüsünü koruma “hakkının” “medeni” olarak adlandırılabileceğine ikna olmamıştır. Söz konusu tedbirin başvuranların eğitimini veya silahlı kuvvetlerde istihdam edilme ihtimallerini etkilediği hususu, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesiyle koruma altına alınan medeni haklar kapsamındaki söz konusu davayı açmak için yeterli olamaz (bk. aynı şekilde Slavic University in Bulgaria ve Diğerleri / Bulgaristan (k.k.), no. 60781/00, 18 Kasım 2004). Mahkeme, bu doğrultuda, askeri eğitimi düzenleme ve profesyonel askeri hizmete giriş koşullarını belirlemede mevcut uyuşmazlık bakımından ağırlıklı olarak kamu hukukunun ağır bastığını ve bu itibarla söz konusu hususların Sözleşme’nin 6. maddesinin medeni yönünün kapsamı dışında kaldığını değerlendirmektedir.Dolayısıyla, söz konusu şikâyet, 35 § 3 (a) maddesi anlamında Sözleşme hükümleriyle konu bakımından bağdaşmamakta olup, 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.Mahkeme diğer yandan başvuranlar açısından askeri eğitim kurumlarının kapatılmasına yönelik mevzuata itiraz yolu açık olmamasına rağmen başvuranlara sunulan özel yerleştirme veya eğitim kurumlarını tercih etme seçeneğini kabul etmeselerdi onları sivil eğitim kurumlarına yerleştiren sonraki idari tedbire karşı bir idari dava açma imkânına sahip olmuş olacaklarını da vurgular.C. Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi kapsamındaki şikâyetler
Mahkeme, eğitim hakkının, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin ilk cümlesinde belirtildiği şekliyle, Sözleşmeci Tarafların yetki alanı kapsamında herkese herhangi bir zamanda mevcut eğitim kurumlarına erişim hakkını ve kişinin tamamladığı eğitiminin resmi olarak kabulüyle almış olduğu eğitimden faydalanma imkânını teminat altına aldığını yinelemektedir (Orsus ve Diğerleri / Hırvatistan [BD], no. 15766/03, § 146, AİHM 2010). Bu tür haklar tabiatı gereği Devlet tarafından düzenlemeye –toplum ve bireylerin ihtiyaçlarına ve kaynaklarına göre zaman ve yere göre değişiklik gösterebilen düzenlemelere– gereksinim duyar (Leyla Şahin/Türkiye [BD], no. 44774/98, § 154, AİHM 2005-XI).Mahkeme, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de öngörülen tedbirlerin başvuranların eğitim hakkına müdahale teşkil ettiği görüşündedir. Mahkeme ayrıca, Anayasa Mahkemesinin -soyut norm denetiminde- mevzuatı hukuka uygun bulduğunu ve darbe girişimi sonrasında askerî eğitimin yeniden yapılandırılması için gerekli olduğuna karar verdiğini kaydetmektedir. Mahkemenin bu tespitlere katılmamak için hiçbir nedeni bulunmamaktadır. Ayrıca, elindeki belgeler ışığında Mahkeme, başvuranların üst düzey üniversitelere transfer edildiğini ve onlara özel sektörde eğitim düzeylerine göre kariyer fırsatları sunan akademik dereceler sağlandığını kaydetmektedir. Dolayısıyla başvuranların eğitimlerine devam etme haklarından engellendikleri söylenemez. (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, yukarıda anılan Slavic University in Bulgaria ve Diğerleri). Yukarıdakiler ışığında Mahkeme, söz konusu tedbirin başvuranlar üzerine bireysel olarak aşırı bir yük yüklememiş olduğu sonucuna varmaktadır.Dolayısıyla, başvuranların yukarıda anılan şikâyeti, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.D. Sözleşmenin iddia olunan diğer ihlalleri
Başvuranlar ayrıca çeşitli Sözleşme hükümleri kapsamında başka şikâyetler de ileri sürmüşlerdir. Mahkeme, elindeki tüm materyaller ışığında ve şikâyet edilen hususların yetki alanına girdiği ölçüde, bu şikâyetlerin Sözleşme’nin 34 ve 35. maddesinde belirtilen kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamadığı ve Sözleşme veya Protokollerinde yer alan hakların ve özgürlüklerin ihlal edildiğini göstermediği kanaatindedir.
Dolayısıyla, başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; 17 Mart 2022 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı
EK
Sıra No.
Başvuru no.
Dava adı
Başvuru tarihi
Başvuran Doğum Tarihi İkamet yeri
Temsilci
1.
13510/19
Yıldız/Türkiye
01.03.2019
Rıdvan YILDIZ 30.09.1996 Gaziantep
İrem ÇİÇEK
“2.
18612/19
Ulğaç/Türkiye
28.03.2019
Emre ULĞAÇ 13.06.1995 İstanbul
Rahime AYVALI
3.
18643/19
Ünlü/Türkiye
28.03.2019
Mehmet ÜNLÜ 16.09.1995 İstanbul
Rahime AYVALI
4.
18650/19
Uzun/Türkiye
28.03.2019
Furkan UZUN 09.09.1995
İstanbul
Rahime AYVALI
5.
21222/19
Dirik/Türkiye
13.04.2019
Selamettin DİRİK
29.09.1995
İstanbul
Rahime AYVALI
6.
21227/19
Taşkın/Türkiye
13.04.2019
Seyfi TAŞKIN 01.06.1995
İstanbul
Rahime AYVALI
7.
21351/19
Yıldırım/Türkiye
12.04.2019
Yavuz YILDIRIM 15.11.1995
İstanbul
Rahime AYVALI
8.
23515/19
Dağ/Türkiye
27.04.2019
Muhammed DAĞ
20.05.1995
İstanbul
Rahime AYVALI
9.
24679/19
Erol/Türkiye
27.04.2019
Ersegün Ömer EROL
21.06.1996
Ankara
Rahime AYVALI
10.
24995/19
Aksoy/Türkiye
27.04.2019
Yusuf AKSOY İstanbul
Rahime AYVALI
11.
25011/19
Solak/Türkiye
26.04.2019
Yunus SOLAK 20.02.1995 Aksaray
Rahime AYVALI
12.
25016/19
Ertürk/Türkiye
27.04.2019
Yusuf ERTÜRK 14.01.1995 İstanbul
Rahime AYVALI
13.
27060/19
Pınar/Türkiye
03.05.2019
Mustafa PINAR 17.05.1995 İstanbul
Rahime AYVALI
No.
Başvuru No.
Dava adı
Başvuru tarihi
Başvuran Doğum Tarihi İkamet yeri
Temsilci
14.
27074/19
Gültekin/Türkiye
03.05.2019
Ertuğrul Gazi GÜLTEKİN 06.06.1996 İstanbul
Rahime AYVALI
15.
27078/19
Yıldız/Türkiye
03.05.2019
Osman YILDIZ 01.01.1995
Manisa
Rahime AYVALI
16.
34015/19
Öztürk/Türkiye
22.06.2019
Ömer Rahim ÖZTÜRK 25.05.1995
Ankara
Rahime AYVALI
17.
28212/20
Sel/Türkiye
26.06.2020
Hasan SEL 27.06.1995
Ankara
Emine Pınar TEKİNŞEN
18.
49557/20
Sönmez/Türkiye
30.10.2020
Recep Enes SÖNMEZ
22.11.1997
İstanbul
Orhan SELÇUK
19.
13222/21
Çelik/Türkiye
5.03.2021
Erol Kamil ÇELİK 15.02.1996
Ankara