Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Yargıtay 14. Ceza Dairesi bozma kararı ile dava dosyası Dairemize gelmekle yapılan değerlendirme ve açılıp sonuçlandırılan duruşma sonunda:
İDDİA VE İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2017 tarih ve 2017/1872 esas sayılı iddianamesi ile sanık A. G. hakkında 2016 yılı Mayıs-Haziran tarihinde çocuk olan mağdure H. Ç.'ye karşı cinsel istismarda bulunduğu ve hürriyetinden alıkoyduğu iddiasıyla TCK'nun 103/1-a, 103/2, 43/1, 109/1, 109/3-f, 43/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sonunda 12/06/2017 tarih ve 2017/75 esas 2017/236 karar sayılı ilamı ile sanığın cezalandırılmasına karar vermiştir.
Karara karşı katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafii istinaf başvurusunda bulunmuş ve dosya Dairemize gelmiştir.
Dairemiz'in 01/02/2018 tarihli 2017/2487-2018/172 EK sayılı kararıyla ilk derece mahkemesince sanığa cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden esastan red, hürriyeti tahdit suçu yönünden ise yapılan yeniden yargılama sonunda TCK'nın 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/1, 62.maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine karar verilmiştir. Kararın sanık müdafi ile katılan AÇSHB vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 06/05/2019 tarih 2018/9308-2019/9464 EK sayılı ilamı ile cinsel istismar suçundan verilen hükmün onanmasına, hürriyeti tahdit suçu yönünden verilen hükmün ise sanığın eyleminin TCK'nın 109/1.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce bozma kararına uyularak yeniden yargılama yapılmıştır.
Yapılan incelemede, istinaf talebinde bulunanların istinaf kanun yoluna başvurma haklarının olduğu ve başvuruların süresinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya Dairemize geldikten sonra, inceleme raporu hazırlamak üzere Dairemiz üyesi ....'a tevzi edilmiş ve inceleme raporu düzenlenmesi üzerine duruşma açılmasına karar verilmiştir.
ŞİKAYET:
Katılan mağdure aşamalarda özetle;
Sanığı mahalleden komşu olmaları nedeniyle tanıdığını, evine zaman zaman babaannesiyle veya tek başına gittiğini, sanığın çocuklarıyla oyun oynamak için gittiğini, ilk seferde evde kimse yokken sanığın kapıyı kilitlediğini, korktuğu için ses çıkarmadığını, üzerindeki kıyafetlerin hepsini çıkarıp kendisi soyunmadan cinsel organına göğüslerine ve dudaklarına dokunup öptüğünü, sonrasında poposuna ve cinsel organına parmak soktuğunu, kendisine seni seviyorum diye söylediğini, cinsel organının acıdığını ve bir gün sonra kan geldiğini, bu olayların ifadesinden iki üç yıl kadar önce olduğunu, bu olaydan ablalarına bahsettiğini, olaydan sonra da sanığın evine gittiğini, ilk olaydan birkaç gün sonra sanığın evine çocuklarını çağırmak için gittiğinde kendisini yine içeri aldığını ancak kapıyı kilitlemediğini, yine tüm kıyafetlerini çıkardığını, yine vücuduna dokunup dudağından öptüğünü ve yine önceki gibi parmak soktuğunu, bu olayların 4-5 kez farklı günlerde tekrarlandığını, sanığın bazen kendisini markete götürüp abur cubur aldığını, sanığın kendisine "sana bir şey göstereceğim ama kimseye bahsetmeyeceksin, söz ver" dediğini, kendisinin de söz verdiğini, bundan sonra kendisine farklı davranmaya başladığını, kendisine tehdit sözü söylemediğini ve şiddet uygulamadığını, küçük olduğu için sesini çıkarmadığını, okulda öğretmenine bu olayı anlatınca olayın ortaya çıktığını beyan etmiştir.
Katılan ....;
Sanık ile çocukluk arkadaşı olup, komşu olduklarını, aralarında bir sokak bulunduğunu, gerek kızı ....'nın gerek sanığın çocuklarının karşılıklı birbirlerine gelip gittiklerini, olayı karakol aşamasında öğrendiğini, sanıkla aralarında bir husumet bulunmadığını beyan etmiştir.
Katılan ....;
Kayınvalidesi .....'nun sanığın eşinin biraz saf olması nedeniyle onun evine gidip geldiğini, onun çocuklarına banyo yaptırdığını, yardımcı olduğunu, yemek götürdüğünü, gidip gelirken yanında kızı ....'yı da götürüp getirdiğini, olaydan ....'nın anlatması üzerine haberi olduğunu, sanığın taşınacağını duyunca olaydan eşine bahsetmediğini, ancak okulda kızının arkadaşına ve öğretmenine olayı anlatması üzerine soruşturma başlatıldığını beyan etmiştir.
Katılan mağdure vekili;
Sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir.
Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili;
Sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir.
MÜTALAA:
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında;
Sanık A. G. hakkında mağdure H. Ç.'ye yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada suçun oluştuğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 109/2,3-f,5, 43/1, 62 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay bozma ilamına uyularak sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak eylemine uyan TCK'nın 109/1, 3-f, 5, 43/1, 62, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık aşamalarda özetle;
Katılan mağdurenin babasıyla mahalleden çocukluk arkadaşı olduklarını, ailece karşılıklı görüştüklerini, çocuklarının da birbirlerine gelip gittiğini, aralarında bir husumet bulunmadığını, iddiaların hepsinin iftira olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini, savunmuştur.
Sanık müdafii;
Suçlamaları kabul etmediklerini, mağdurenin raporlarında herhangi bir suç bulgusuna rastlanmadığını, sadece beyanına dayanarak mahkumiyet verilemeyeceğini belirterek beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mağdurenin gerek ÇİM'de ve gerekse yargılama sırasındaki ifadeleri,
Katılanların aşamalardaki beyanları,
Sanığın aşamalardaki savunmaları,
Tanık Kübra Ç., F. Oya Çetinkaya, S. Tuk, Büşra Burakçın, ..... Ç. beyanları,
Adli Tıp raporu,
Mağdurenin el yazısı ile yazdığı beyan,
Öğrenci görüşme formu,
Nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi.
GEREKÇE:
Katılan mağdurenin annesinin vefat ettiği, babasının H. Ç. ile evlenerek ayrı bir ikamette yaşamaya başladığı, mağdurenin ise babaannesi ..... Ç. ile birlikte yaşadığı, sanığın yaşadığı evle mağdurenin yaşadığı evin birbirlerine yakın olduğu, mağdurenin zaman zaman tek başına veya babaannesi ile birlikte sanığın evine gidip geldiği, 2016 yılı Haziran ayında mağdurenin ilkokul 4.sınıf ikinci dönemde okuduğu sırada sanığın ikiz çocuklarını sevmek için evine gittiği, evde tek başına olan sanığın mağdure eve girdikten sonra kapıyı kilitlediği, mağdurenin korkup ses çıkaramadığı, sanığın bir şey göstereceğini söyleyerek mağdurenin tüm kıyafetlerini çıkarıp yere yatırdığı, dudaklarından öptüğü, cinsel bölgesine dokunduğu, göğüslerine ve dudaklarına dokunduğu, bu olaydan bir iki gün sonra sanığın evine tekrar gittiğinde sanığın yine kimse yokken bu sefer kapıyı kilitlemeden mağdurenin tüm elbiselerini çıkarıp parmağıyla cinsel organına, göğüslerine ve dudaklarına dokunduğu, göğüs ve dudaklarında öptüğü, sanığın değişik tarihlerde 4 kez benzer şekilde eylemlerde bulunduğu, bir kez de evde eşi ve çocukları uyurken mağdurenin kıyafetlerinin içine elini sokarak vücuduna dokunduğu, zaman zaman mağdureyi bu olayların yaşandığı dönemde markete götürüp ona abur cubur aldığı, mağdurenin olaylardan ablalarına bahsettiği fakat onların inanmadığı, en son okulda arkadaşına durumu anlattığı, onun da okul idaresine anlatması üzerine soruşturma başlatıldığı sabit olmuştur.
Her ne kadar sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de; olayın doğal biçimde ortaya çıkması, mağdurenin sanığa iftira atması için herhangi bir neden veya husumet bulunmaması, mağdurenin yaşı itibariyle anlatımındaki somut cinsellikle ilgili bilgileri bilemeyeceği ve kurgulayamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın inkara yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, mağdure anlatımlarına üstünlük tanınmıştır.
İlk derece mahkemesi ile Dairemiz arasında olayın sübutu ve hukuki nitelendirilmesi konularında herhangi bir itilaf bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince takdir edilen ceza miktarları Dairemizce de dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun bulunmuştur.
Cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet hükmü Yargıtay 14. Ceza Dairesi onama kararı ile kesinleşmiştir.
Sanığın kendi çocukları ile oynamak için evinin kapısına gelen mağdureyi içeri aldığı, mağdureye karşı eylemi gerçekleştirirken cebir, tehdit ya da hile uygulamadığı, bu şekilde hürriyetinden alıkoyduğu, mağdurenin yaşı itibariyle rızasının geçerli olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin TCK'nın 109/1.maddesine uyduğu, sanığın eylemini çocuk olan mağdureye karşı işlemesi nedeniyle TCK'nın 109/3-f maddesinin, sanığın eylemlerini cinsel amaçla işlemesi nediyle TCK'nın 109/5.maddesinin uygulanması gerektiği, sanığın eylemlerini aynı mağdureye karşı aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/1.maddesinin uygulanması gerektiği, sanığın eylemlerini gerçekleştirme sayısı ve biçimi dikkate alınarak TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca cezasında asgari hadden uzaklaşılarak 1/2 oranında artırım yapılması gerektiği hususları, ilk derece mahkemesi kabulünde olduğu gibi Dairemizce de kabul edilmiştir. Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları nedeniyle TCK'nın 62.maddesi uygulanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere sanığın savunma hakkı kısıtlandığından bu suç yönünden yeniden yargılama yapılarak hüküm verilmesi gerektiği, bu nedenle istinaf başvurularının kabulü gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir.
Sanığa hürriyeti tahdit suçundan verilen hapis cezasının yasal sonucu olarak TCK'nın 53.maddesi uygulanmıştır.
Sanığa verilen hapis cezasının süresine göre TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231/5.maddeleri uygulanmamıştır.
SONUÇ: Gereği yukarıda açıklandığı üzere;
1.a)Sanık A. G. hakkında mağdur H. Ç.'ye karşı cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyetine dair Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/06/2017 tarih ve 2017/75 esas 2017/236 karar sayılı kararının CMK 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
b-)Sanık A. G.'nin mağdur H. Ç.'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan TCK'nın 109/1.mddesi uyarınca takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bu suçu çocuğa karşı işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılarak sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bu suçu suçu cinsel amaçla işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 109/5.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak sanığın 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1/2 oranında artırılarak sanığın 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
2-)Yargılama nedeniyle sarfedilen (476,10) TL'nin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair; sanık ve sanık müdafiinin yüzlerine karşı, katılanlar H. Ç. ve C. Ç., mağdur vekili ile AÇSHB vekilinin yokluğunda;
Sanık yönünden kararın tefhiminden, katılanlar, mağdur ile AÇSHB yönünden ise kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere mütalaaya uygun, C.Savcısının önünde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2019 (¤¤)