-
D.7/87 YİM 100/85
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkemede
Yargıç Taner Erginel huzurunda.
Anayasanın 152. maddesi hakkında
Müstedi: Gülen Pilli, Şirinevle-r
- ile -
Müstedaaleyh: Amme Hizmetleri Komisyonu vas. KKTC Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
Müstedi namına: Tevfik Pilli
Müstedaaleyh namına: Doğan Erozan.
Yasa Maddesi: 7/79- sayılı Kamu Görevlileri Yasası.
İstemin Özeti: Geçici personel olarak görev ifa eden Müstedi, Müstedaaleyhin kendisini kadrolamamakla ihmalde bulunduğunu iddia etmiş ve ihmale son verilerek kadrolanmasını emreden bir mahkeme emri talep etmiştir.
OLAY: -1974 yılından sonra polis örgütünde polis olan Müstedi, izinsiz adayı terk ettiği gerekçesi ile bu görevden azledildi. Kıbrıs'a geri geldikten sonra Meteoroloji Dairesinde geçici istihdam edildi ve başarılı olduğu için ekip şefliğine kadar yükseldi. Fakat -daha önce konu görevinden azledilmiş olması onun kadrolanmasına engel oldu.
SONUÇ: Müstedaaleyh tarafından ileri sürülen birtakım ön itirazlardan yalnız bir tanesinin başvurunun bu aşamasında ele alınması uygun görülmektedir. Müstedaaleyh ön itirazında Mü-stedinin verilmiş kararın iptalini istemediğini Müstedaaleyhin ihmal içerisinde olduğunu iddia etmiştir. Müstedaaleyh önce bir karar olup olmadığını bilmediğini söyleyerek ihtimallere dayanan iddialarda bulundu daha sonra da sözlü bir karar olduğunu bildir-di.
Bir idari karar, idarenin bilgisi dahilinde olan ve ilgili şahsın bilgisine getirilmesi gereken bir gerçektir. İdarenin mevcut bir kararı açıkça bildirmemesi ve şüpheli durumu sürdürerek bundan yararlanmaya çalışması doğru değildir. Bu böyle olu-nca da Müstedinin iptal davası açması beklenemezdi.
Sonuç olarak Müstedaaleyhin, Müstedinin atanmasına ilişkin bir karar varsa bunu 7 gün içerisinde Müstedinin bilgisine getirmesine, Müstedinin 75 gün içinde başvuruyu tadil ederek veya değiştirerek k-ararın iptalini talep etmesine, 7 güne kadar sözkonusu kararın bildirilmemesi halinde Müstedaaleyhin Müstedinin atanması ile ilgili herhangi bir karar verilme- diği varsayımı içerisinde başvuruya devam edilmesine karar verilir.
____________________
K A R -A R
Meteoroloji Dairesinde görev yapan müstedi bu başvuru ile müsteda- aleyhin kendisini kadrolamamakla ihmalde bulunduğunu iddia etmiş ve ihmalin tespiti ile atanmasını emreden bir Mahkeme emri talep etmiştir. Başvuruda yer alan gerçeklere göre müstedi -1974 yılından sonra polis örgütüne katılarak kamu görevlisi oldu. Ancak bir süre sonra önemli bir ailevi sorun nedeniyle Kıbrıs'tan ayrıldı. İzinsiz ayrıldığı görevden azledilen müstedi bir süre sonra Kıbrıs'a döndü ve bu sefer Meteoroloji Dairesinde geçic-i personel olarak görev yapmaya başladı. Bu kez mesleğinde başarılı olan müstedi Türkiye'de kurslara katıldı ve ekip şefliğine kadar yükseldi. Müstedinin 22/84 sayılı geçici personelin kadrolan-masını öngören Yasa uyarınca kadrolanması gerekiyordu. Fakat d-aha önce kamu görevinden azledilmiş olması onun kadrolanmasına engel oldu. Müstedi azledildiği zaman Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına bağlı olduğundan görevden çıkarma cezasının Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından verilmediği ve bu nedenle 7/79 sayılı Kamu -Görevlileri Yasasının öngördüğü anlamda bir ceza olmadığı, ayrıca 1/85 sayılı Af Yasasının suçunu tüm hukuki neticeleri ile ortadan kaldırdığı görüşündedir ve dolayısıyle müstedaaleyhin ihmaline son vererek kendisini kadrolamasını talep etmektedir.
Başvu-runun gerekçeler bölümüne fazla itirazı olmayan müstedaaleyh başvuruyu ön itirazlarla karşıladı. Müstedaaleyhin ön itirazları, biri hariç, başvurunun sonunda ele alınması uygun olan hukuki iddialardır. Bu nedenle karara bağlanmalarını başvurunun sonuna bır-akmayı tercih ediyorum.
Müstedaleyhin bu aşamada karar verilmesi gereken ön itirazı şöyledir: Müstedi Kamu Hizmeti Komisyonunun ihmal içerisinde olduğunu iddia etmiştir. Halbuki Kamu Hzimeti Komisyonu ihmal içerisinde olmayıp müstediyi kadrola- mama kara-rı vermiş bulunmaktadır. Müstedi aleyhinde verilmiş bu kararın iptalini talep etmemiştir. Dolayısıyle müstedinin aleyhine kesinleşen bir idari karar vardır ve bu karar dururken ihmal davasının dinlenmesinin bir anlamı yoktur. Müstedi avukatı bu itiraza yan-ıt vererek müstediye ilişkin herhangi bir kararın kendilerine bildirilmediğini ve bu nedenle iptal davası açmayıp devam eden bir ihmali ortadan kaldırmak için bu başvuruyu dosyaladıklarını söyledi.
Şüphe yok ki müstedaaleyh bu ön itirazında haklıdır ve g-erçekten müstedi aleyhine verilmiş bir karar varsa bu kararın iptalini tartışmayıp ihmal davasını dinlemenin bir anlamı yoktur. Diğer taraftan müstedinin de iddiasında samimi olması gerkir. Çünkü aleyhine verilmiş bir karar müstedinin bilgisinde olsaydı ba-şvuruyu dosyaladığı zaman bu kararın iptalini talep etmemesi için her-hangi bir neden yoktu. Öyle anlaşılıyor ki bu meselede müstedi Kamu Hizmeti Komisyonuna her başvurduğunda kadrolanmadığını öğrendi ve bunun bir karar değil ihmal sonucu olduğu kanısına v-ararak bu başvuruyu dosyaladı. Ortada olumsuz bir karar mı ihmal mi olduğu başvuru dosyalandıktan sonra da aydın-lığa kavuşamadı. Müstedaaleyh ön itirazın 6. maddesinde ".....ortada alınmış bir karar söz konusu ise müstedinin bu kararın iptalini istemesi g-erekirdi." dedi. Talimat günü müstedi avukatı "atanmamızla ilgili bir kararın suretinin (şayet varsa) ibraz edilmesini talep ederim" deyince müstedaaleyhi temsil eden savcı "yazılı bir red kararının olup olmadığını karşı taraftan istemeyi düşünüyordum. Anc-ak şayet varsa bu kararı sunacağız" dedi. Savcı daha sonra emarelerle bir- likte dosyaladığı yazıda "müstediye atanması ile ilgili karar sözlü bildirildiğinden dosyada yazılı bir red kararı mevcut değildir" dedi. Yukarıdaki ifadelerden anlaşıldığına göre m-üstedaaleyh önce bir karar olup olmadığını bilmediğini söyli- yerek ihtimallere dayanan iddialarda bulundu. Daha sonra ise sözlü bir karar olduğunu ifade etti fakat konuya açıklık getirmedi.
Bir idari karar, idarenin bilgisi dahilinde olan ve ilgili şah-sın bilgisine getirilmesi gereken bir gerçektir. İdarenin mevcut bir kararı açıkça bildirmemesi ve şüpheli durumu sürdürerek bundan yararlanmaya çalışması doğru değildir. Bu meselede talimat gününde bile müstedaaleyh müstediye ilişkin bir kararın verilip v-erilmediğinden veya bu kararın mahiyetinden emin değildi. Kararı veren müstedaaleyh karardan şüphe ederken müstedinin bu konuda açık bir bilgi sahibi olmasını ve iptal davası açmasını beklemek doğru olamaz. Bu nedenle bu ön iti- razın reddedilmesi gerektiğ-i kanısındayım. Buna rağmen ihtilaf konusunu daha açık ortaya çıkarmak ve daha adil bir sonuca ulaşılmasını sağlamak için aşağı- daki şekilde emir vermeyi uygun görüyorum. Müstedaaleyh müstedinin atanmasına ilişkin bir karar varsa bunu 7 gün içinde müstedi-nin bilgisine getire- cektir. Müstedi öğrendiği tarihten itibaren 75 gün içinde bu başvuruyu tadil ederek veya yeni bir başvuru dosyalayarak sözkonusu kararın iptalini talep edecektir. Müstedaaleyh 7 güne kadar sözkonusu kararı bildirmediği takdirde başvu-ruya müstedinin atanmasına ilişkin herhangi bir karar verilmediği varsayımı içerisinde devam edilecektir.
(Taner Erginel)
- Yargıç
13 Şubat 1
Full & Egal Universal Law Academy