-D.26/82 YİM 105/82
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan.
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
Anayasanın 118. maddesi hakkında.
Müstedi: 1. KTFD Personel Yardımlaşma Koop. Ltd. -(Peyak) Lefkoşa.
2. Lefkoşa Kooperatif İktisat Bankası Ltd. Lefkoşa.
3. Kıbrıs Türk Öğretmenler Koop. Tasarruf BankasıLtd.
Lefkoşa.
4.Kıbrıs Türk Amme Memurları Koop. Tasarruf Bankasıtd.
Lefkoşa.
5.Sera Ürünleri Üretim, Pazarlama ve Tük-etim Kooperatifi Ltd. Lefkoşa.
ile -
Müstedaaleyh:Kooperatif Şirketler Mukayyidi ve/veya Kooperatif
İşleri Dairesi Müdürü vasıtasıyle KTFD, Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
Müstediler namına: Hüseyin Celâl, Şafak Öneri ve Tahir Ser-oydaş. Müstedaaleyh namına: Mustafa Arıkan.
Yasa Maddesi:
İstemin Özeti: Kıbrıs Türk Merkez Bankası Ltd.'in yapılması gereken genel ve özel kurul toplantılarının yapılmaması gerektiğine ve dağıtılan genelgenin tamamen hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve he-rhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilmesi istemi.
OLAY: Müstediler, Kooperatif Merkez Bankası üyesi olduklarını ve genel ve özel kurullara temsilci göndermeye ve oy kullanmaya yetkili olduklarını ileri sürdüler. Merkez Bankasında 1982 yılında usul-süzlükler olduğunu ileri süren müstedi 1 yemin yapmaya yetkili olduğunu belirterek bu usulsüzlükleri yapanların bugün de aday olacaklarını, halbuki usulsüzlük ve yolsuzluklarda onların da ihmalleri olduğunu iddia etti. Ayrıca Müstedaaleyhin genel ve özel k-urullara çağırdığı 56 kooperatifin Güneyde kurulan kooperatifler olduğunu ve çoğunun faaliyetlerini 1963 veya 1974 yıllarında durdurduğunu belirterek bunların tasfiyesine gidilmesi gerektiğini ileri sürdü.
Müstedaaleyh ise itirazında konu kooperatifleri-n faaliyet- lerini tamamen durdurmadıklarını bu nedenle de genel kurula katılma hakları olduğunu ileri sürdü.
Müstediler genel kurulun durdurulması için ara emri talep ettiler.
SONUÇ: Yapılması öngörülen genel kurullarda 1982 yılı hesaplarının sunulmayaca-ğı açıktır. İlâveten faal durumda olmadığı iddia edilen 56 kooperatif de feshedilmemişti, kısıtlı da olsa faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bu safhada kooperatiflerle ilgili iddiaları derinliğine incelemek esas başvuruya girmek olur ki bunun ara emri safha-sında yapılması tercih edilmemektedir.
Ara emri istidası reddolunur.
HÜKÜM
N. Ergin Salâhi: Müstediler, müstedaaleyh nezdinde kayıtlı kooperatif şirketleri ve Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankasının üyesi ve/veya ortakları olduklarını ve Kıbrıs Türk -Kooperatif Merkez Bankasının genel ve özel kuruluna temsilci göndermeye ve her konuda oy kullanma yetkisine sahip olduklarını ileri sürmüşler ve dosyaladıkları işbu başvuru ile müstedaaleyhin MK1/8D sayılı Genelgesi ile Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankas-ı Ltd.'in 26 Kasım 1982 tarihinde yapılması öngörülen yıllık genel kurulu ve 27 Kasım 1982 tarihinde yapılması öngörülen özel genel kurulunun yapılmaması gerektiğiı ve 10 Kasım 1982 tarihli ve MK1/8D sayılı genelgenin tamamen hükümsüz ve etkisiz olduğuna -ve hiç bir sonuç doğurmayacağına dair karar verilmesi isteminde bulunmuşlardır. Yine müstediler konu genelge içerisinde belirlenen ve bu genelgeye ilişik vekâletname örneği ile belirlediği gibi bir ortağın vekâletnamesini değiştiremiyeceğine ilişkin kararı-n veya işlemin tamamen etkisiz ve hükümsüz olduğuna, ayrıca müstediler başvuruya ekli listede belirlenen ve tümü güneydeki köy isimlerini ihtiva eden 56 köy kooperatifinin şirketler sicilinden terkin edilmemesi ve/veya komitelerini görevden almaması veya m-ezkûr şirketleri tasfiye etmemek sureti ile müstedaaleyhin görevini ihmal ettiğini ileri sürerek bu ihmalin yapılmaması ve keza bu listede belirlenen kooperatiflerin Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd.'in Genel kurullarına katılmalarına ilişkin kara-rın veya işlemin hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve hiç bir hukuki sonuç doğuramayacağına karar verilmesi isteminde bulunmuşlardır. Müstediler bilahare 18.11.1982 tarihinde bu başvuru altında dosyaladıkları bir İstida ile başvurudaki istemlerini belirterek Kı-brıs Türk Kooperatif Merkez Bankası yıllık genel kurulunun 26.11.1982 tarihinde ve özel genel kurulunun 27.11.82 tarihinde yapılmasını öngören 10.11.1982 tarihli yazı ve genelge ile müstedilerin bilgisine getiren karar hakkında geçici olarak yürütmenin dur-durulması ve/veya kararın icrasının müstedilerin esas başvurularının neticelenmesine değin durdurulması hususunda geçici bir ara emri talep etmektedirler. Alternatif olarak müstediler müstedaaleyh tarafından alınan ve Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası -özel genel kurulunun 27.11.1982 tarihinde yapılmasını öngören kararı hakkında da yürütmenin durdurulmasını ve/veya kararın icrasının esas başvurunun neticelenmesine değin durdurulması hususunda yine geçici ara emri talep etmiştir.
Bu istidaya ekli ve Ali -Arsun tarafından imzalanan yemin varakasında, Ali Arsun'un peyak Yönetim Kurulu Başkanı ve yemin varakasını yapmaya yetkili bulunduğu belirtilerek başvuruda serdedilen olgular yemin varakasında tekrarlanmıştır. Bu yemin varakasına göz atıldığında, sair şey-ler yanında, Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd.'in 1982 yılı hesaplarında yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının mevcut olduğunu ve bu usulsüzlük ve yolsuzlukların banka deneticileri tarafından da sabit görüldüğünü, konu bankanın 1978-1980-1981 hesap-larının aklanmamış olduğunu, 26-27 Kasım 1982 tarihlerinde yapılacak genel ve özel kurullarda seçim yapılması halinde dört yıldan beri Yönetim kurulunda görevli 7 kişinin aday olmalarının söz konusu olduğunu, halbuki bu yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yapılma-sında onların da ihmallerinin veya kötü idarelerinin payı bulunduğunu, bu itibarla 26-27 Kasım 1982 tarihlerinde yapılması plânlanan genel ve özel kurullarının yapılmaması gerektiğini ileri sürmüştür. Ayrıca müstedaaleyhin çağrı gönderdiği kooperatifler ar-asında olan ve ek listede sıralanan 56 kooperatif şirketinin komitelerinin mevcut olmadığı bu kooperatiflerden bazılarının 1963'ten beri, bazılarının 1974'ten beri hiç bir faliyet göstermedikleri, bu kooperatiflerin üyeleri ve komite üyelerinin çeşitli yer-leşim yerlerine dağıldıkları, köy kooperatiflerinin köylerde o köyde ikamet eden kişilerin müşterek faaliyetlerini ileri götürmek amacı ile kurulan kuruluşlar olduğu, halbuki bu listedeki kooperatiflerin tümünün de üyelerinin dağıldığı veya değişik yerleşi-m bölgelerinde yaşadıkları vurgulanarak bu kooperatifler amaçsız kalmış kuruluşlar olup fiili ehliyetsizlik hali mevcut olduğu, adı geçen kooperatiflerin Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd.'in yapılması öngrülen genel ve özel kurullarına katılıp oy -kullanma haklarının mevcut olmadığı ileri sürülmüştür. Ayrıca bu kooperatifler hakkında idare memuru tayin edilerek tasfiye edilmeleri gerektiği, müstedaaleyhin faaliyetlerini durdurmuş olan bu kooperatiflerin komiteleri yerine idare memuru tayin edip koop-eratifleri tasfiye yetkisinin mevcut olduğu halde müstedaaleyhin amacı ortadan kalkmış ve üyeleri dağılmış olan bu kooperatifleri tasfiye etmemekle ihmalde bulunduğunu ileri sürülmektedir.
Müstedaaleyh dosyaladığı itirazda ve itiraza ekli yemin varakasınd-a özetle Kıbrıs Türk Kooperatif İşleri Dairesi Müdürü ve Kooperatif Şirketler Mukayyidi olduğunu, başvuru konusu toplantıları çağırmaya yetkili bulunduğunu, konu edilen 56 kooperatifin güneyden göç eden köy kooperatifleri olmasına rağmen bunların faaliyetl-erini tamamen durdurmadıklarını ve genel kurula katılma haklarının bulun-
duğunu ileri sürerek müstedi No.l'in bir temsilcisinin yapmış olduğu yemin varakasını teker teker cevaplandırmıştır.
Ara emri maksatları bakımından yapılan duruşma müstedi No. 1'in -temsilcisi bulunan Ali Arsun şahit No.l olarak çağrılmış, ikinci şahit olarak çağırılan Kooperatif İşleri Bakanlığında kooperatif işleri değerlendirme emir yardımcısı olan Esat Sait Tezeren, kooperatif işleri ile ilgili yazışmaları yaptığını belirterek baş-vuru konusu edilen toplantı kararlarının alınmasından önce Bakanlık ile Kooperatif Şirketler Mukayyitliği arasında yapılan yazışmaları ve bazı evrakları ibraz etmiştir. Şahit No.l olarak çağırılan Ali Arsun ise özetle, gönderilen Emare I genelge ile gündem- gönderilmediğini, günlük gazetelerde yayınlandığı iddia edilen gündemi de görmediğini ve gündemsiz bir toplantı yapılmaması gerektiğine değinmiştir. Ayrıca ek listede belirlenen 56 kooperatifin faaliyetlerini durdurduğunu, bunların Kıbrıs Türk Kooperatif -Merkez bankası ile bir ilişkileri veya menfaatları bulunmadığını ve bu toplantılara katılmamaları gerektiğini, 26 ve 27 Kasım 1982'de yapılacak olan toplantıların yapılmaması ve ertelenmesi gerektiğini, toplantıların ertelenmeden yapılması halinde halen Kı-brıs Türk Kooperatif Merkez Bankası yönetim kurulunda bulunan 7 kişinin aday olabileceklerini ve 1982 yılı içerisinde yapıldığı bilgilerine gelen yolsuzluk hakkındaki araştırmanın sıhhatli yürütülmesi için bu kişilerin genel kurulda aday olup seçilmelerini-n soruşturmanın selâmeti bakımından sakıncalı olduğunu iddia etmiştir. Ayrıca faaliyetlerini durduran 56 kooperatif temsilcisinin de hakları olmadan bu toplantılara katılıp oy kullanacaklarını ve neticeyi etkileyebileceklerini ileri sürmüştür. Bu şahide so-rulan suallere verdiği cevapta sözü edilen 56 kooperatifin ne şekilde faaliyetlerini durdurduğu hususunda kesin bir bilgisi bulunmadığını ancak kooperatif işleri dairesi ilgilileri ile yaptığı konuşmalardan öğrendiği kadarı ile bu kooperatiflerin faliyetle-rini durdurduklarını iddia etmiştir. Ancak bu şahit bir soruya verdiği cevapta bu durumu en iyi bilebilecek kişi veya kişilerin kooperatif işleri mes'ulleri ve bu arada kooperatif işleri dairesi müdürü ve mukayyidi olduğunu da teslim etmiştir. keza Emare N-o.l genelgeye ilişik vekâletname örneğinde üye kooperatiflerin seçeceği temsilcilerin, seçilip vekâletname verildikten sonra değiştirilemeyeceği hususundaki kararın da sakıncalı olduğunu iddia etmiştir.
Müstedaaleyh tarafından çağırılan Firuz Sami Dayıoğl-u hükümsüz ve etkisiz kılınması istenen MKl/8D sayılı ve 10.11.1982 tarihli genelgenin çıkrılmasının kendi yetkisi dahilinde olduğunu, bu yetkinin Fasıl 114, madde 54 tahtında çıkarılan Nizmatın 39(1) madesinde açıklıkla görülebileceğine değinmiştir. Günde-m gönderilmediği hususunda verdiği yanıtta genelge ile bir gündem gönderilmediğini, ancak genelgede öngörülen yıllık genel ve özel kurulların Kooperatifler Nizamatının 30 ve 31. maddelerinde görüldüğünü ve genelgenin bu nizamat maddesi altında çıkarıldığı -cihetle gündemi içerdiğini ifade etmiştir. Ayrıca bu şahide göre gündemin Kooperatif İşleri Dairesi ile Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd.'in faaliyet gösterdiği merkez ve şube kuruluşlarındaki ilân tahtalarına asıldığını, 17.11.1982 tarihli Söz ga-zetesinde, büâhare 18.11.1982 tarihli dört yerel gazetede ve yine tekrardan 22.11.1982 tarihli dört gündelik yerel gazetede çağrı ve gündemin tekrarlandığını ifade ederek bu gündem ile gazeteleri emare olarak ibraz etmiştir. Şahit verdiği uzun boylu izahat-ında bütün üye kooperatiflere, müfettişler aracılığı ile gerılgenin dağıtıldığını, yolluk, ilânat ve sair harcırahlarla bu toplantıların yapılabilmesi için milyonlarca para harcandığını, bütün hazırlıkların yapıldığını, şimdi bu toplantıların yapılmadan e-rtelenmesi halinde büyük zararlara düçar olunacağını ifade etmiştir. Bu şahit faaliyeti durdurulduğu iddia edilen ve müstedilerin sunduğu ek listede tam kooperatif isimleri belirtilmemesine rağmen bu 56 köy kooperatifinin güneyden göç eden köy kredi kooper-atifleri olduğunu, bunların faaliyetlerinin tamamen durmadığını, üyelerinin dağılmadığını, bu köyler güneyden kuzeye göç ederken esas itibarı ile belirli köylere yerleştirildiklerini ve bu kooperatiflerin idare kurullarının da çoğunluğunun aynı köylerde bu-lunduğunu, bu durumda olan hiç bir köy kooperatiflerinin kurul üye sayısının nisabın altına düşmediğini belirterek bunların ne gibi faaliyet gösterdiği hususunda uzun boylu şâhadet vermiştir. Bu şahide göre bu kooperatiflerin halen Kıbrıs Türk Kooperatif M-erkez Bankasında külliyetli miktarda mevduatları mevcuttur. Zaman be zaman kooperatife borçlu olanlardan para tahsil ettiklerini, icabı halinde ipotekli malların ipoteğini kaldırma yönüne gittiklerini, keza bu kooperatiflere devlet eli ile kooperatif üyele-rine dağılmak üzere borç para verildiğini, bunları dağıtıp eskiden olan borçlarının tahsil edilmesi gibi faaliyetlerde bulunduklarını iddia etmiş ancak eskiden olduğu gibi üyelerini borçlandırma hususundaki faaliyetleri dışındaki diğer faaliyetleri sürdürm-ekte olduklarını ifade etmiştir. Bu şahit kayıtlı bir kooperatifin sicilinden terkin edilebilmesi için üyeler tarafından müracaat yapılması gerektiğini veya bazı hallerde faaliyetleri tamamen durmuş ise ilgili nizamat altında kendisinin bunu yapmaya yetkil-i olduğunu, ancak şimdiye kadar konu edilen bu kooperatifleriden tasfiye edilmelerine ilişkin herhangi bir talep gelmediğini ifade etmektedir. Bu durumda halen kayıtlı ve tam olmasa bile kısıtlı olarak faaliyet gösteren bu kooperatiflerin kooperatif kayıtl-arından terkin edilmeleri gerekmediğini, tasfiye işlemlerine gidilmesinin büyük sakıncalar doğurabileceğini ifade ederek bu sakıncalara uzun boylu değinmiştir.
Yine bu şahit şahadetinde 26.11.1982 tarihinde yapılacak genel kurulda görüşülecek konular aras-ında Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankasının 1978-1979-1980 ve 1981 yılı hesaplarının tartışılıp ibra edilmesi konusunun mevcut olduğunu ancak 1982 yılı hesaplarının ibra için kurula sunulmayacağını, esasen 1982 yılı hesapları tamamlanmadığı gibi, bazı su-istimaller ve yolsuzluklar konu edildiği cihetle bu suistimal ve yolsuzlukların tetkiki için murakıpların görevlendirildiğini, alınan raporların Savcılığa verildiğini iddia etti. Halen yönetim kurulunda bulunan 7 kişinin 1982 yılı hesapları açısından yapıl-acak toplantıda ibra edilmelerinin söz konusu olmadığını, bunlar yanında şu ana kadar aynı yönetim kurulundan herhangi bir üyenin aday olup olmayacağının da belirlenmediğini, bu nedenlere binaen müstedilerin bu hususta endişelerinin yersiz olduğu gibi buna- istinaden toplantının ertelenmesinin de haksızlık olacağını ve bir çok zararlara yol açacağını vurgulamıştır. Bu şahit, saniyen konu kişilerin seçilmeleri ve ileride 1982 yılı içerisinde herhangi bir yolsuzlukları sabit olması halinde Kooperatifler Yasası- ile Nizamatının ilgili hükümleri altında kendisinin bu şahıslar görevden alma yetkisi bulunduğunu belirterek Kooperatifler Yasasının 40 ve Nizamatın 89. maddesine atıfta bulunarak telâfisi imkânsız zararın olmayacağını ileri sürmüştür. Bu şahit ayrıca seç-im yöntemini tesbit etmek yetkisinin ilgili nizamat altında kendisine ait olduğunu, vekâletnameyi de üye kooperatiflere kolaylık olması için genelgeye eklediğini, bu vekâletname ile 24.11.1982 tarihine kadar üye kooperatiflerin bir vekil tayin edebilecekle-rini, vekâletnamede tayin edilen vekilin değiştirilmemesi nedeninin 24.11.1982 ile toplantının yapılacağı 26.11.1982 tarihleri arasında geçecek iki gün zarfında bu vekâletnamelerdeki imzaların hakikaten ilgili kooperatif kurul üyelerine ait olup olmadığını-n tesbiti için elzem olduğunu, bu yapılmaması halinde, seçimlerde suistimaller yapılmasının mümkün olduğunu ve bu yolun bir tedbir olarak seçildiğini, herhangi bir surette üyelerin seçim hakkını kısıtlamadığını ileri sürmüştür. Bu şahidin şahadetine inandı-ğımız gibi vekâletname ve ilânat hususunda verdiği izahatı da makul ve yerinde buluyoruz.
Müstedi avukatlarının ara emri maksatları bakımından üzerinde durdukları başlıca üç nokta mevcuttu. Birinci hususa yukarıda değinilmiştir. İkinci husus 10 Kasım 1982- tarih ve MK1/8D sayılı genelgenin gündemi mevcut olmadığı; üçüncü husus, faaliyetleri iddia ettikleri gibi durmuş olan 56 koopeatifin oy kullanma hakları kalmadığı ve toplantı gündeminde hesaplar yanında Tüzük değişikliği de öngördüğü cihetle faaliyeti du-rmuş olan bu 56 kooperatifin oy kullanmaları halinde seçim neticelerini etkileyebileceklerdir. Müstediler, 1982 yılında yapılan yolsuzluk iddialarının varit olduğunu, halen yönetim kurulunda bulunan 7 kişinin tekrar seçilmesinin olası olduğunu ve seçimin e-rtelenmemesi ve bunların tekrar seçilmesi halinde yolsuzluk iddialarının tahkikinin sıhhatli yürütülemeyeceğini iddia etmişlerdir. 56 kooperatifin ne sebeple oy kullanma hakları bulunmadığına değinirken bu kooperatiflerin tümünün de güneyde bulunan köy koo-peratifleri olduklarını, o köy sahası içerisinde faaliyet göstermeleri gerektiğini, halbuki bunların göç ettiği ve üyeleri ile kurullarının dağılmış olduğu cihetle ayrıca her üç senede bir genel kurulları yapılması öngörülerı bu kooperatiflerin 1974'ten be-ri genel kurullarının yapılmadığını ve bu nedenlere binaen bu kooperatiflerin kooperatifler sicilinden çıkarılarak bunlar için idare memuru tayin edilmesi yönüne gidilmesi gerektiğini, bunu yapmamakla müstedaaleyhin bir ihmali bulunduğunu, seçim gününün er-telenmemesi ve seçime gidilmesi halinde bu kooperatiflerin neticeyi etkileyebileceğini ileri sürmüşler ve esas itibarı ile iddialarını bu noktalar üzerine teksif etmişlerdir.
Ara emirlerinin ne gibi hallerde verilebileceğine bir çok içtihat kararında deği-nilmiştir. örneğin YİM 265/80 ve YİM 122/81 sayılı başvurularda verilen kararlarda ara emirleri verilirken özetle üç kriter mevcut olması gerektiği karara bağlanmıştır. Bu üç kriter şöyle sıralanmaktadır.
l. Ciddi bir dava sebebinin mevcut olması;
2. Müs-tedilerin davasının haklı bir nedene dayanması; ve
3. İstenilen ara emrinin verilmemesi halinde telâfisi imkânsız zararın doğacağı.
Müstedilerin bu başvurularında başarılı olabilmeleri için yukarıdaki kriterlerin üçünün de var olduğunu isbat etmeleri ger-ekmektedir. Bu isbat külfeti de müstedilere düşmektedir. Müstediler bu kriterlerden herhangi birisinin var olduğunu isbat etmemeleri halinde istedikleri ara emrinin verilmesine olanak yoktur.
Bu üç kriterden ilkin üçüncü kriterin bu İstidada var olup olma-dığını incelemeyi uygun gördük. Müstedilerin talep etmekte oldukları ara emri ile ilgili olarak yapmış oldukları istidalarda güttükleri esas amacın 1982 yılı içerisinde yapıldığı iddia olunan bazı suistimallerde halen Yönetim Kurulu üyesi bulunan 7 kişinin- sorumluluğu olabilecek ve bunların tekrar seçilmemesi gerektiği doğrultusundadır. İlâveten kendi iddialarına göre faal durumda olmadıkları nedeni ile oylamaya katılmamaları gereken 56 kooperatifin oylamaya katılması halinde seçimin neticesini etkileyeceği- üzerinde durmuşlardır.
26-27 Kasım 1982 tarihlerinde yapılması öngörülen genel ve özel kurullarda 1982 yılı hesaplarının ibraz edilmek üzere genel kurula sunulmayacağı şahadetten açıklıkla görülmektedir. Genel kurulun ibrasında sunulacak olan hesaplar 197-8-1979-1980 ve 1981 yıllarına aittir ve bu yıllar için herhangi bir suistimal iddiası ortaya atılmış değildir. Ayrıca ileri sürülen suistimal veya yolsuzluğun kesinlik kazanmadığı ve Yönetim Kurulundaki bu 7 kişinin sorumlu olacağı bir varsayımdan öteye ge-çmediği müstediler tarafından da kabul edilmektedir. Sadece bu nedene dayanarak genel ve özel kurulların yapılması sonucu müstedilere telâfisi imkânsız bir zarar olacağı söylenemez. İlâveten mukayyidin şahadetinde belirttiği gibi, Kooperatif Yasasının 40 v-e Nizamatın 89. maddesi uyarınca kendisinin bu şahısları sorumlulukları sabit olması halinde, seçilseler dahi, görevden almaya yetkisi vardır ve bu neenle de telâfisi imkânsız bir zarar bu ara emri maksatları bakımından söz konusu olamaz.
Sözü edilen 56 k-ooperatife gelince bu 56 kooperatifin halen feshedilmediği ve şahadetten görüldüğü kadarı ile kısıtlı da olsa faaliyet halinde oldukları görülmektedir. Bu durumda bunların kurullara davet edilme ve oylarını kullanma hakları bir yasa gereğidir. Müstedi avuk-atlarının talep ettiği gibi bu ara emri safhasında konunun derinliğine inerek bu kooperatifler hususunda yapılan iddiaları inceleyerek bu safhada bir karar vermek esas başvurunun bu kooperatiflerle ilgili kısmını şimdiden karara bağlamak anlamına gelir ki -geçmişte bir çok kararlarımızda belirtildiği gibi bunun ara emri istidalarında yapılma yoluna gidilmesi tercih edilmemektedir. Kaldı ki buna rağmen müstedilerin istekleri doğrultusunda bu yönde bir karar verilmesi ve sözü edilen 56 kooperatifin durumunun t-ebellür etmesine dek kurulların ertelenmesini karara bağlamak sakıncalıdır.
Üçüncü kriterle ilgili olarak vardığımız kanaat ışığında öteki kriterlerle ilgili hususu incelemeye gerek görmüyoruz.
Sırası gelmişken şunu da söylemek yerinde olur ki yukarıda değ-indiğimiz gibi bu ara emrinden güdülen esas amacın 1982 yılı içerisinde mevcut olduğu iddia edilen suistimal ve usulsüzlüklerde, şu anda Yönetim Kurulunda bulunan 7 kişinin de sorumluluğu olabileceği düşüncesi hakimdi. Kurulların ertelenmemesi ve bu kişile-rin tekrar Yönetim Kuruluna seçilmesi halinde konu suistimale ilişkin soruşturmanın sıhhatlı yürütülemeyeceği, delillerin ortadan kaldırılabileceği görüşü ileri sürülmüştü. Saniyen bu görüşten hareketle kurulların ertelenmesi yönüne gidilmesi halinde, bilh-assa bu arada 56 kooperatifin de tasfiye işlemleri başlatılacak olursa, aradan uzun bir süre geçeceği ve bu uzun süre zarfında aynı kişilerin kurulların ertelenmesine bağlı olarak görev başında bulunacakları göz önünde tutulduğunda, müstedilerin ileri sürd-üğü amaç ve endişelerine de ters düşeceği açıktır.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi müstediler istidalarında muvaffak olamamışlardır.
Ara emri istidası reddolunur.
İstida masrafları için herhangi bir emir verilmez.
(N. Ergin Salâhi)- (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
25 Kasım 1982
Full & Egal Universal Law Academy