-D.2/87 YİM 108/84
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkemede
Yargıç Taner Erginel huzurunda.
Müstedi: Ferhan Orhan Kahya, Girne
- ile -
Müstedaaleyh:- KKTC İskan Bakanlığı, Değerlendirme ve Tazmin
Komisyonu vasıtasıyle KKTC.
A r a s ı n d a.
Müstedi namına: Cahit Yılmazoğlu.
Müstedaaleyh namına: Mustafa Arıkan.
İlgili şa-hıs namına: Kıvanç M. Riza.
Yasa Maddesi:
İstemin Özeti: 4 nolu kaynak paketinde yer alan malların Müstediye verilme- sine olanak bulunmadığı hususundaki Müstedaaleyh kararının hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar ver-il- mesi istemi.
OLAY: Müstedi, başvurusunda başvuruya konu malları Müstedaaleyhin kendi- sine vermediğini iddia etmiştir. Halbuki Müstedaaleyh bir adım daha ileri giderek başvuru konusu malları 3. şahsa vermiştir. Müstedi, Müstedaaley- hin başvuru konus-u malları 3. şahsa verme kararının iptalini talep etme- miştir. Başsavcı ön itirazda bulunarak, Müstedinin başvuruda başarılı olması halinde bile, söz konusu malların 3. şahıslara verilme durumunun ortadan kalkamayacağını yani nasıl karar verilirse verilsi-n sonucun değişmeyeceğini dolayısıyle başvurunun pratik bir anlamı olmadığını ve iptal edilmesi grektiğini iddia etti.
SONUÇ: Müstedi, muhtemelen bir hata sonucu sözkonusu taşınmaz malların üçüncü şahıslara verilme kararının geçersiz olduğunu iddia etmemi-ştir. Birşey elde etme olanağı kalmayan bir davacının sırf haklı olduğunu göstermek için davada ısrar etmesi Mahkemeler tarafından kabul edilm mektedir.
Yüksek İdare Mahkemesinin, Mahkemlerin genel tutumundan ayrıldığını gösteren bir belirti yoktur v-e Müstedi avukatı da herhangi bir örnek göstermemiştir.
Ön itiraz kabul edilerek başvuru red ve iptal edilir.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- 18/85 sayılı Anayasa Mahkemesi kararı.
___________________
H Ü K Ü M
Müstedi bu başvuru -ile 5.4.1984 tarihinde ilan edilen 4 numaralı kaynak paketinde yer alan Girne Hürriyet Caddesindeki 99 ve 100 parsel numaralı taşın- maz malların Müstediye verilmesine olanak bulunmadığı hususunda Müsteda- aleyhin verdiği 26.9.1984 tarihli kararın hükümsüz- ve etkisiz olduğunu ve her- hangi bir sonuç doğuramayacağını iddia etti.
Başvurunun duruşmasında Müstedaaleyhi temsil eden Savcı bir ön iti- razda bulunarak başvurudaki yasal bir hata nedeniyle başvurunun iptal edilmesini talep etti.
Müstedi başvuruda- K.K.T.C. İskan Bakanlığı Saptama, değerlendirme ve Tazmin Komisyonunun söz konusu taşınmaz malları kendisine vermeme kararının geçersiz olduğunu iddia etmişti. Halbuki Tazmin Komisyonu bu mal- ları Müstediye vermekle kalmamış bir adım daha ileri giderek -başka kişilere vermişti. Müstedi Müstedaaleyhin bu malları 3. şahıslara verme kararının iptalini talep etmedi. Savcı, önümüzdeki başvuruda Müstedi başarılı olsa bile söz konusu mallarının 3. şahıslara verilme durumunun ortadan kalkmayacağını, yani nasıl ka-rar verilirse verilsin sonucun değişmeyeceğini dolayısıyle başvurunun pratik bir anlamı olmadığını ve iptal edilmesi gerektiğini iddia etti.
Başvuruyu incelediğimiz zaman Savcının ön itirazında bir gerçek payı olduğunu görürüz. Müstedi muhtemelen bir hat-a sonucu söz konusu taşınmaz malların üçüncü şahıslara verilme kararının geçersiz olduğunu iddia etmemiştir. Bu aşamada Müstedinin bir başvuryu dosyalayarak hatayı düzeltmesi de mümkün değildir. Çünkü malların kimlere verildiği başvuruya itirazda belirtile-- rek Müstedinin bilgisine getirilmiş ve aradan 75 günlük süre geçmesine rağmen 3. şahıslara verilme kararına karşı başvuru dosyalanmamıştır.
Bu tür yönetsel kararların biri Müstedinin müracaatını reddetmek yani olumsuz diğeri da başkasının müracaatını k-abul etmek yani olumlu olan iki yönü vardır. Müstediler için anlamı olan kararın olumsuz yönünün değil olumlu yönü- nün değişmesidir. Müstedinin avukatının kararının olumlu yönü değiştirmeyi talep etmemekte bir hata yaptığı anlaşılmaktadır ve bu hatanın ba-şvuruyu ne ölçüde etkileyeceğini tartışmamız gerekir.
Müstedi avukatı ön itiraza vereceği yanıtı hazırlamak için duruşmanın ertelenmesini talep etti. Duruşmanın ertelendiği gün de maalesef karşılaştığı soruna yanıt bulmaktan uzaktı. Müstedi avukatı sorun-a çözüm bulacağına iki değişik öneride bulundu. Önce bu başvuruyu benzer diğer bir başvuru ile birleştirmek için erteleme talep etti. Fakat bu, önümüzdeki başvurunun sorununu başka bir başvuruya sirayet ettirmekten başka bir anlama gelmiyordu. İkinci duruş-ma günü olmasına rağmen başvuruları birleştirmek için henüz bir istida dosyalanmamış ve birleştirme için makul bir neden gösterilememişti. Erteleme müracaatı 1984'den beri bekleyen başvuruyu daha da uzatmaktan başka bir işe yaramayacağından Mahkeme tarafın-dan reddedildi.
Müstedi avukatı diğer önerisinde başvurunun başladığı şekli ile devam etmesinin kendisini tatmin edeceğini öne sürdü. Yani tartışma konusu mallar üçüncü şahısların olmaya devam etse bile haklı olduğunun açıklanmasının ken- disi için yeter-li olacağını iddia etti. Ne var ki bu da benzeri görülmemiş bir talepti. Bir davada davacının amacı somut bir menfaat elde etmek ve pratik bir sonuca ulaşmaktır. Birşey elde etme olanağı kalmayan bir davacının sırf haklı olduğunu göstermek için davada ısra-r etmesi Mahkemeler tarafından kabul edilmemektedır. Anayasa Mahkemesinin 18/85 sayılı kararı buna bir örnek olarak gösterilebilir. Yüksek İdare Mahkemesinin Mahkemlerin genel tutu- mundan ayrıldığını gösteren bir belirti yoktur ve Müstedi avukatı da bize- bu hususta herhangi bir örnek gösterememiştir.
Bu nedenlerle ön itiraz kabul edilerek başvuru red ve iptal edilir.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Taner -Erginel)
Yargıç
23 Ocak 1987
Full & Egal Universal Law Academy