-D.9/93 YİM 129/90
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkemede
Yargıç Nevvar Nolan Huzurunda
Müstediİ İzzet Rıza Yalın, Lefkoşa.
ile
Müstedaaleyh: 1. Bayrak Radyo -Televizyon Kurumu, Lefkoşa.
2. BRT Kurumu vasıtasıyle KKTC.
A r a s ı n d a.
Müstedi tarafından Avukat Hüseyin Celâl.
Müstedaaleyh No.1 tarafından Avukat Ümit Özdil.
H Ü K Ü M
-
Duruşmadan önce müstedaaleyh No.2 aleyhine başvuru geri çekildi-ğinden müstedaaleyh No.1 işbu başvuruda tek müstedaaleyh olarak kaldı ve başvurunun duruşması bu şekli ile yapıldı.
Müstedi Bayrak Radyo -Televizyon Kurumunda Haberler Amiri oalrak görevli- idi. 50/83 sayılı Bayrak Radyo -Televizyon Kurumu Yasası altında yetkili olan Bayrak Radyo - Televizyon Kurumu Yönetim Kurulu 23.2.1989 tarihli kararı ile Bayrak Radyo - Televizyon Kurumunda teknisyen olarak görev yapan Hüseyin Çobanoğlu'nu terfi ettirere-k Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atadı. Müstedi, Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna Hüseyin Çobanoğlu'ndan daha fazla lâyık olduğu iddiası ile Hüsyein Çobanoğlu'nu Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atayan 23.2.1989 tarihi kararın iptali için 5.5.1989 tarinde d-osyaladığı 23..2.1989 tarihli kararın iptali için 5.5.1989 tarihinde dosyaladığı 76/89 sayılı başvuru ile Yüksek İdare Mahkemesine başvurdu. 76/89 sayılı başvurunun duruşması Yüksek İdare Mahkemesinde henüz yapılmamış olup başvuru halen askıdadır.
50/83 -sayılı BRTK Yasasının 10(4), 67 ve 69. maddelerinin verdiği yetki ile BRTK Yönetim Kurulu 27.6.1990 tarih ve 3 DYKK 79/70 sayılı kararı ile Kurum personelinden emekklilik hakkını kazanan ve 16.1.1938 doğumlu olup 50 yaşını tamamlamış olan müstediyi 1.7.19-90 tarihinden itibaren mecburi emekliye sevketti. Müstedi de BRTK Yönetim Kurulunun 27.6.1990 tarihli kararı üzerine işbu başvuruyu dosyalayarak Yüksek İdare Mahkemesinden kendisini mecburi emekliye sevkeden BRTK Yönetim Kurulunun 27.6.1990 tarih ve 3 DYKK- 79/90 sayılı kararının tamamen hükümsüz ve etkisiz olduğunu ve herhangi bir sonuç doğuramayacağını öngören bir hüküm talep etti.
Başvurunun duruşmasında müstedi avukatı BRTK Yönetim Kurulunun 27.6.1990 ve 3 DYK 79/90 sayılı kararının iptali istemini aşa-ğıdaki gerekçeye dayandırmıştır. Müstedi kendisinin Hüseyin Çobanoğlu'ndan daha fazla lâyık olduğu iddiası ile BRTK Yönetim Kurulunun Hüseyin Çobanoğlu'nu Müdür Muavini (Yayın) mevkiine atayan 23.2.1989 tarihli kararının iptal edilmesi için 76/89 sayılı ba-şvuru ile Yüksek İdare Mahkemesine başvurmuştuır. Hüsyein Çobanoğlu 76/89 sayılı başvuruda ilgili şahıstır. 76/89 sayılı başvuru Yüksek İdare Mahkemesinde dinlenmeden BRTK Yönetim Kurulu 27.6.1990 tarih ve 3 DYKK 79/90 sayılı kararı ile müstediyi mecburi e-mekliye sevketmiştir. Hüseyin Çobanoğlu BRTK Yönetim Kurulu üyesi olarak hazır bulunmuş ve 3 DYKK 79/90 sayılı kararın alınmasında oy kullanmıştır. Müstedinin mecburi emekliye sevki konusu Hüseyin Çobanoğlu'nun menfaati vardır; şöyle ki, müstedinin, Hüsey-in Çobanoğlu'nu Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atayan BRTK Yönetim Kurulunun 23.2.1989 tarihli kararının iptali için dosyalamış olduğu 76/89 sayılı başvurudaki meşru menfaati müstediyi mecburi emekliye seveden 27.6.1990 tarih ve 3 DYKK 79/90 sayılı karar -ile ortadan kaldırılmış oldu veya ortadan kaldırılmak istendi. Müstedinin 76/89 sayılı başvuruda başarılı olamamasında Hüseyin Çobanoğlu'nun menfaatı vardır. Bu durumda Hüseyin Çobanoğlu'nun VRTK Yönetim Kurulunun 27.6.1990 tarihli toplantısına katılması v-e müstediyi mecburi emekliye sevkeden kararda oy kullanması doğal adalet ilkelerinden ynasız olma ilkesine aykırdır.
Müstedaaleyh Bayrak Radyo - Televizyon Kurumunu temsil eden avukat ise duruşmada aşağıdaki hususları ileri sürmüştür.
A- Hüseyin Çobanoğ-lu 23.2.1989 tarihli kararla Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atandı. Bir idari karar idare tarafından geri alınamdıkça veya Yüksek İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmedikçe geçerlidir. Müstediyi mecburi emekliye sevdeden kararın alındığı tarihte Hüseyim- Çobanoğlu geçerli bir kararla Müdür Muavini (Yayın) mevkiinde bulunuyordu. Müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi Hüseyin Çobanoğlu'nu ilgilendiren bir konu değildir, konu müstediyi ilgilendirir.
B- BRTK Yönetim Kurulunun oluşumu 50/83 sayılı Yasanın -8. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. 50/83 sayılı Yasanın 8. maddesinin 1. fırkasının (d) paragrafına göre çalışanları temsil eden en çok üyeye sahip kuruluşunbir temsilcisi üye olarak Yönetim Kurulunda yer alır. Hüseyin Çobanoğlu da çalışanları tem-sil eden en çok üyeye sahip kuruluşun (sendikanın) temsilcisi sıfatı ile BRTK Yönetim Kurulunda yer almaktadır. BRT Kurumunun ne yüksek karar ve yönetim organı Yöetim Kuruludur. Yönetim Kurulunda hizmet koşulları dahil çalışanalrı ilgilendiren birçok konul-ar görüşülür ve karar alınır, böyle olamsına rağmen 50/83 sayılı Yasanın 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) paragrafı çalışanları temsil eden en çok üyeye sahip kuruluşun bir temsilcisine Yönetim Kurulunda üye olarak yer vermiştir. Aynı Yasanın 9. maddesinin -4. fıkrası "Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri, kendilerini ilgilendiren konuların görüşüldüğü toplantılara katılamazlar ve oy kullanamazlar" demektedir. Bu düzenlemeden Yasa koyucunun üyenin doğrudan doğruya şahsını ilgilendiren konular dışında üyeyi dolay-lı olarak ilgilendiren konularda üyenin toplantılara katılmasına müsaade ettiği görülmektedir.
Yönetsel yargı yeri olan Yüksek İdare Mahkemesi yönetsel bir kararı, diğer gerekçeler yanında, yasaya aykırılık gerekçesi ile iptal edebilmektedir. Hukuk devle-ti ilkeleri yönetsel kararların yasaya uygun olmalarını gerektirmektedir. Yasaya aykırılık konusu yargı organınca geniş bir biçimde yorumlanmıştır. Yasaya aykırılık sadece yazılı yasa metinlerine özgü değildir. Yasaya aykırılık deyimi yalnız yasalara aykır-ılık değil, tüzüklere, yönetmeliklere, hukukun genel ilkelerine, yazılı olmayan hukuk kuralalrına aykırılık anlamına da gelir. Yasaya aykırılık esasında geniş anlamda hukuka aykırılık olarak değerlendirilmektedir. Yönetim hukukunun yerleşmiş baız genel ilk-eleri vardır. Doğal adalet ilkeleri de yönetim hukukunun yerleşmiş ilkeleri arasında bulunmaktadır.
Doğal adalet ilkeleri, kişi hakkını etkileyen konularda yönetsel kararın alınmasında usul yönünden adalet sağlamayı amaçlamaktadır. Doğal adalet ilkelerin-e göre kararı alacak olan yönetsel organın, özetle, (1) yansız olması ve (2) hakkında karar alınacak kişiye karar alınmadan önce işitilme hakkı tanıması gerekmektedir.
Müstedi avukatı müstediyi mecburi emekliye sevkeden BRTK Yönetim Kurulu kararının doğ-al adalet ilkelerinden kararı alacak olan yönetsel organın yansız olamsı gerektiği ilkesine aykırı alındığı iddiasında olduğu bu başvuruda doğala dalet ilkelerinden sadece "yansızlık" ilkesi konu edilmiştir.
Doğal adelet ilkelerinden kısaca yansızlık ilk-esi diye tanımlayabileceğim ilkeye göre bir kişinin,
a- Parasal çıkarı, parasal ilgisi, veya
b- Ön yargılı, yanlı olabileceği görünümü
olan konularda karar vrene konumda olması gerekir. Bir kişinin (a) parasal çıkarı, parasal ilgisi (pecuniary interest)- veya (b) önyargılı, yanlı olabileceği görünümü (appearance of bias) olan bir konuda karar alması yansızlık ilkesi ile bağdaşmaz ve böyle bir durumda alınan kararın iptali gündeme getirilebilir. Yargılama yanında, yönetsel kararların üretildiği konularda d-a yukarıdaki ilke geçerlidir.
Parasal çıkar, parasal ilgi (pecuniary interset) küçük, önemsiz dahi olsa kişiyi parasal çıkarı, parasal ilgisi olan bir konuda karar alan konumunda olmaktan meneder.
Doğal adaletilkelerinden yansızlık ilkesi dış görünüm i-le ilgili olup dış görünümü düzenleyicidir; bu nedenle karar alanın karar alırken gerçekten önyargılı, yanlı (biased) olduğunun kanıtlanması gerekmemektedir. Çok uzun yıllar önce hukukta yerini almış ve bugünee dek sarsılmayan bir ifade vardır, "adaletin y-erine getirilmesi yeterli değildir, adaletin yerine getirildiğinin görülmesi de gereklidir." Zaim Necatigil'in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Anayasa ve Yönetim Hukuku isimli yapıtının 2. baskısında sayfa 121'de şu ifadeler yer almaktadır:
-"Hiç kimse yönetsel kararlara katılıp kendisine veya yakınlarına bir çıkar sağlayamaz, ne de böyle bir görünüm içerisinde olabilir. Yan tuttuğu şüphe edilen kişinin yönetsel karara katılmakla gerçekten bir çıkar sağlayıp sağlamadığından daha çok önemli ol-an, söz konusu katıl- manın adalete düşürmüş olduğu gölgedir. Bu nedenle, böyle bir kişinin ilgili toplantı ve karara katılması kendiliğinden yansızlık ilkesini zedelemektedir."
-
Garner's Administrative Law, 7. baskı sayfa 170, 171'de ayni görüş yer almaktadır:
-"Turning our attention to the substance of the rule relating to bieas, the first point emphasise is that it is noy necessary to prove actual bias. If, in fact, actual bias can be shown the decision in question may be challenged on grounds suc as 'irreleva-nt consideration' or 'improper purpose'. The natural justice 'bias' rule looks to external appearances rather than to proof of actual improper exercise of power. If the rasonable observer would hav the requisite degree of suspicion of bias in the decision -- maker then that decision can be challenged. It is a matter of courts ensuring that 'justice is seen to be done'."
-
Konu hakkında yeterli bilgi sahibi olan sağduyu sahibi makul bir kişi bildikleri ışığından kararı alan kişinin karar aldığı konuda önyargılı, yanlı olabileceğinden makûl olarak şüphe edebiliyorsa böyle bir şüphe, karar alanın gerçekten önyargılı, yanlı o-dluğunun kanıtı aranmaksızın, alınan kararın iptal edilmesi için yeterlidir.
Yönetim hukukumuzda yerini almış doğal adalet ilkelerinden yansızlık ilkesini yukarıda belirttikten sonra şimdi de huzurumdaki başvurunun olgularını bu ilke ışığında değerlendir-meye çalışayım.
Daha önce de belirttiğim gibi BRTK Yönetim Kurulu 23.2.1989 tarihli kararı ile çalışanlarından Hüseyin Çobanoğlu'nu terfi ettirerek Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atadı. Müstedi de kendisinin Hüseyin Çobanoğlu'ndan daha fazla lâyık od-luğu iddiası ile BRTK Yönetim Kurulunun Hüsyein Çobanoğlu'nu Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atayan 23.2.1989 tarihli kararının iptal edilmesi için 5.5.1989 tarihinde dosyaladığı 76/89 sayılı başvuru ile Yükek İdare Mahkemesine başvurdu. 76/89 sayılı başvu-ru Yüksek İdare Mahkemesinde dinlenmeden BRTK Yönetim Kurulu 27.6.1990 tarihinde oybirliği ile aldığı 3 DYKK 79/90 sayılı kararla müstediyi mecburi emekliye sevketti. BRTK Yönetim Kurulunun 27.6.1990 tarihli toplantısında Hüseyin Çobanoğlu da Yönetim Kurul-u üyesi olarak yer aldı ve müstediyi mecburi emekliye sevkeden kararın alınmasında oy kullandı. Hüseyin Çobanoğlu'nu Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atayan BRTK Yönetim Kurulu kararının iptali için dosyalanan 76/89 sayılı başvuruda Hüseyin Çobanoğlu'nun il-gili şahıs olduğu tartışılamayacak bir gerçektir. 76/89 sayılı başvuruda müstedinin başarılı olması halinde BRTK Yöentim Kurulunun Hüseyin Çobanoğlu'nu Müdür Muavini (Yasyın) kadrosuna atayan 23.2.1989 tarihli kararı iptal edilecek ve Hüseyin Çobanoğlu Müd-ür Muavinliğini yitirecektir; müstedinin başarılı olmaması halinde ise Hüseyin Çobanoğlu Müdür Muavinliğini koruyacaktır. Bu durumda müstedinin 76/89 sayılı başvruuda başarılı olamamasında Hüseyin Çobanoğlu'nun menfaati vardır. 76/89 sayılı başvuru Yüksek- İdare Mahkemesi tarafından dinlenmeden, BRTK Yönetim Kurulunun aldığı müstediyi mecburi emekliye sevk kararı, müstedinin 76/89 sayılı başvruudaki meşru menfaatini ortadan kaldırmaya ve başvurudaki istemine ulaşmasını önlemeye yöneli bir karar olarak algıl-anmaya açıktır. Müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi ile 76/89 sayılı başvurudaki meşru menfaatinin ortadan kalktığını bu başvburuda kesin olark söylemek istemiyorum, bu konu 76/89 sayılı başvuruyu dinleyecek olan Yüksek İdare Mahkeemsinin inceleyip ka-rara bağlayacağı bir konudur; ancak burada ena zından Hüseyin Çobanoğlu'nun müstediyi mecburi emekliye sevkeden kararın alınamsında oy kullanmakla müstedinin 76/89 sayılı başvurusundaki meşru menfaatini ortadan kaldırmaya çalıştığının görülebileceğini ifad-e etmek isterim. Hüseyin Çobanoğlu'nu terfi ettirecek Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atayan 23.2.1989 tarihli BRTK Yönetim Kurulu kararının iptal edilmesi için müstedi tarafından dosyalanan 76/89 sayılı başvurudaki ilgili şahıs Hüseyin Çobanoğlu'n'n 76/89- sayılı başvurudaki ilgisi, menfaati Hüseyin Çobanoğlu'n'n müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi konusunda önyargılı, yanlı olabileceği görünümünü doğurmuştur. Kendisini ilgilendiren müstedinin mecburi emekliye sevki konusunda sağduyu sahibi makûl kişi-lerce önyargılı, yanlı olabileceğinden makûl oalrak şüphe edilen, kuşku duyulan Hüseyin Çobanoğlu müstedinin mecburi emekliye sevki konusunun görüşüldüğünü Yönetim Kurulu toplantısına katılmış ve kararın alınamsında oy kullanmıştır.
Müstedaaleyh avukatın-ın müstedinin mecburi emekliye sevki konusunun sadece müstediyi ilgilendire ve Hüseyin Çobanoğlu'nu ilgilendirmeyen bir konu odluğu iddiasına katılmıyorum. Müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi 76/89 sayılı başvuruda ilgili şahıs olan Hüseyin Çobanoğlu'-na da, yukarıda belirttiğim şekilde, ilgilenddiren bir konudur.
Müstedaaleyh avukatının ifade ettiği gibi, Hüseyin Çobanoğlu'nun BRT Kurumunda çalışanları tesil eden en çok üyeye sahip kuruluşun (sendikanın) temsilcisi sıfatı ile BRTK Yöentim Kurulunda y-er aldığı doğrudur. Hüseyin Çobanoğlu Müdür Muavini sıfatı ile değil sendika temsilcisi sıfatı ile BRTK Yönetim Kurulunda yer almıştır; ancak önemli olan Hüseyin Çobanoğlu'nun müstedinin mecburi emekliye sevki konusundaki Yönetim Kurulu toplantısına katılm-ış ve oy kulanmış olmasıdır, toplantıya hangi sıfatla katılmış olduğunun önemi yoktur. Toplantıya katılan ve oy kullanan sıfatı ne olursa olsun Hüseyin Çobanoğlu'dur.
Yasa koyucu yansızlık ilkesini ortadan kaldırıcı nitelikte yasal düzenlemeler getirebi-lir. Yasa koyucu sonuçta ilgisi olan kişi veya makamı bir konuda yetkili kılabilir, o konuda karar alma yetkisini sonucunda ilgisi olan kişi veya makam verebilir. Bu gibi durumlarda dahi mahkemeler yasnızlık ilkesini ortadan kaldırıcı yasal düzenlemeleri k-ısıtlı yorumlarlar; üstelik Anayasasında hukukun üstünlüğü ilkesi yer alan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yansızlık ilkesini ortadan kaldırıcı yasal bir düzenlemenin Anayasaya aykırılığı dahi gündeme getirilebilir. Yansızlık ilkesine aykırı bir görünüm a-ncak yine hukukta yer etmiş zorunluluk ilkesi gereği geçerliliğini koruyabilir.
50/83 sayılı Yasanın 9.maddesinin 4. fıkrası, daha önce yukarıda da belirtildiği gibi Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri, kendilerini ilgilendiren konuların görüşüldüğü toplan-tılara katılamzlar ve oy kullanamazlar" demektedir. Müstedaaleyh kurum avukatı bu maddeyi Yasanın 8. madddesinin 1. fıkrasının (d) paragrafı ile birlikte tezekkür ederek doğrudan doğruya şahsını ilgilendiren konular dışında üyeyi dolaylı olarak ilgilendire-n konularda yasa koyucunun üyenin toplantılara katılmasına ve oy kullanmasına müsaade ettiği şeklinde yorumlamaktadır. Müstedaaleyh kurum avukatına göre üye sadece doğrudan doğruya şahsını ilgilendiren konuların görüşüldüğü toplantılara katılmaktan menedil-miştir. Müstedaaleyh kurum avukatının bu yorumunu paylaşmıyorumm. 50/83 sayılı Yasanın 8 ve 9. maddelerinde yasa koyucunun doğal adalet ilkelerinden yasnızlık ilkesini dışlyıcı bir düzenleme getirme niyetinde olduğu veya böyle bir düzenleme getirildiği gör-ülmemektedir. İlgili Yasanın 9. madddesinin 4. fıkrası bir üyemin kendisini ilgilendiren bir konunun görüşüleceği toplantıya katılamayacağını buyurmaktadır. Bundan da görülebileceği gibi sağduyu sahibi, makûl bir kişinin bir konuda önyargılı, yanlı olabile-ceğinden makûl oalrak şüphe ettiği, yansızlığından makûl olarak kuşku duyduğu bir üyenin toplantıya katılmaması gerekmektedir. Zaim Necatigil'in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Anayasa ve Yönetim Hukuku isimli yapıtının 2. baskısında sayfa 121'de yer alan- "Bu ilkeye (yansız olma ilkesi) göre, karar alacak yönetsel bir kurulda, kurul üyelerinin herhangi birini doğrudan doğruya veya dolayısıyle ilgilendiren bir konu görüşülecekse, söz konusu üye toplantıda bulunmamalıdır" ifadesi de yukarıda yaptığım değerle-ndirmeyi desteklemektedir. 50/83 sayılı Yasanın 9. maddesinin 4. fıkrası doğal adalet ilkelerinden yansızlık ilkesini dışlayan değil aksine bu ilkeyi vurgulayan bir düzenlemedir.
Müstedi, Hüseyin Çobanoğlu'nu Müdür Muavini (Yayın) kadrosuna atayan BRTK -Yönetim Kurulunun 32.11.1989 tarihli kararının iptali için 76/89 sayılı başvuruyu dosyalamıştır. Hüseyin Çobanoğlu 76/89 sayılı başvuruda ilgili şahıstır. 76/89 sayılı başvuru dinlenmeden BRTK Yönetim Kurulu 27.6.1990 tarih ve 3 DYKK 79/90 sayılı kararı il-e müstediyi mecburi emekliye sevketmiştir. Müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi ile ilgili BRTK Yönetim Kurulu toplantısına Yönetim Kurulu üyesi oalrak Hüseyin Çobanoğlu da katılmış ve kararda oy kullanmıştır. Yuakrıda daha önce açıkaldığım gibi Hüseyi-n Çobanoğlu'nun müstedinin mecburi emekliye sevki konusunda önyargılı, yanlı (biased) olabileceği görünümü doğmuştur. Hüseyin Çobanoğlu'nun müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi konusunun görüşüldüğü BRTK Yönetim Kurulu toplantısına katılması ve kararda- oy kulalnması doğal adalet ilkelerinden yansızlık ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Burad Hüseyin Çobanoğlu'nun müstedinin mecburi emekliye sevki konusunda gerçekten önyargılı, yanlı odluğunu söylemiyorum, ancak müstedinin mecburi emekliye sevki konusunda makû-l kişilerce önyargılı, yanlı olabileceğinden makûl olarak şüphe edilen, kuşku duyulan Hüseyin Çobanoğlu müstedinin mecburi emekliye sevki konusunun görüşüldüğü Yönetim Kurulu toplantısına katılmış ve oy kullanmıştır.
Müstedinin mecburi emekliye sevki kon-usunda BRTK Yönetim Kurulunun toplanabilmesi ve karar alabilmesi için Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Çobanoğlu'nun toplantıya katılması zorunluluğu yoktu, BRTK Yönetim Kurulu Hüseyin Çobanoğlu'nun katılımı olmaksızın da toplanabilir ve karar üretebilirdi. Bu- durumda zorunluluk ilkesinin bu konuda uygulama yeri yoktur.
Hüseyin Çobanoğlu'nun müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi konusunun görüşüldüğü BRTK Yönetim Kurulu toplantısına katılmış ve kararda oy kullanmış olamsı doğal aadalet ilekerinden yansızlı-k ilkesine ve bu ilkeyi vurgulayan 50/83 sayılı Yasnın 9. maddesinin 4. fıkrasına aykırıdır. BRTK Yönetim Kurulunun müstediyi mecburi emekliye sevkeden kararı, Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Çobanoğlu'nun müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi konusunun gö-rüşüldüğü toplantıya katılmış ve kararda oy kullanmış ve bu ilkeyi vurgulayan 50/83 sayılı Yasanın 9. maddesinin 4. fırkasına aykırı alınmış bir karardır.
Müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi konusunun görüşüldüğü BRTK Yönetim Kurulu toplantısına doğ-al adalet ilkelerinden yansızlık ilkesi gereği katılmaması gereken BRTK Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Çobanoğlu'nun katılmış ve oy kulanmış olması BRTK Yönetim Kurulunun oy birliği ile almış odluğ müstedinin mecburi emekliye sevkedilmesi kararını ne ölçüde -etkiler? Yönetim hukukunun yerleşmiş ilkeleri arasında bulunan doğal adalet ilkelerinden yansızlık, yannsız olma ilkesi gereği bir konunun görüşüleceği kurul toplantısına katılmaması gerken bir kurul üyesinin kurulun o toplantısına katılmaması gereken bir -kurul üyesinin kurulun o toplantısına katılmış ve oy kullanmış olması halinde hukuka aykırılık gerekçesi ile kurulun o konuda almış odluğu kararın iptali istenebilir. Reg. v. Hertfordshire Justices (1845) 6 QB 753 davasında toplantıya katılmaması gerken ku-rul üyesinin toplantıya katıalrak kaç üyeyi ne ölçüde etkilediğinin saptanması olası olmadığından kendilerini ilgilendiren bir konuda toplantıya katılmaamsı gereken kurul üyelerinden bir veya birkaçının kurulun karar aldığı toplantıya katılmaları hele oy k-ullanmaları halinde kurlun almış olduğu kararın iptal edilmesi gerektiği ilkesi ifade edilmiştir. Reg. v. Hertfordhire Justices davasında ifade edilen ilkeler Reg. v. Barnsley Licencing Justices (1950) 2 QB. 167 davasında benimsenmiş ve toplantıya katılmma-ması gerken kurul üyesinin oyu hesaba katılmadan da kalan oyların alınan karar için yeterli sayıda olmasının kurul kararını sağlıklı kılamayacağı da tekrar belirtilmiştir. Bizi bağlayıcı olmamakla beraber Kallouris v. The Republic (1964) C.L.R. 313 ve Sygh-ariotis v. The Republic (1965) 3 C.L.R. 317 davalarında da yansızlık ilkesi gereği toplantıya katılmaması gereken üyelerin katıldıkları kurul toplantısında alınan kurul kararının geçersiz olduğu karara bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilenler ışığında BRTK Y-önetim Kurulunun müstediyi mecburi emekliye sevkeden 27.6.1990 tarih ve 3 DYKK 79/90 sayılı kararının hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilir.
Başvuru masrafları Bayrak Radyo - Televizyon Kurumu tarafından ödenec-ektir.
(Nevvar Nolan)
Yargıç
29 Nisan 1993
-
-9-
-
Full & Egal Universal Law Academy