D.20/80 Y.İ.M. 101/79Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum YapanYüksek Mahkeme Huzurunda.Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.Müstedi: Mehmet Sami Çelebi, Yedidalga, Lefkoşa. - ile -Müstedaaleyh: Ekonomi ve Maliye Bakanlığı vasıtasıyle KTFD, Lefkoşa. A R A S I N D A. Müstedi namına: Fuat Veziroğlu ve Hasan Mehmet.Müstedaaleyh namına: Akın Sait.Yasa Maddesi: 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 3(8)(b) ve 43(1) maddeleri.İstemin Özeti: A) 21.12.1963 ile 7.2.1977 tarihleri arasında mücahit- lik görevi ifa eden Müstedi hakkında emeklilik işlemleri yapılması konusunda Müstedaaleyhin ika ettiği ihmalkârlık fiilini ika etmemesi gerektiğine ve Müstedi hakkında emeklilik işlemlerinin yapılması gerektiğine dair bir karar verilmesi ve/veya beyanda bulunulması. B) Müstedinin bizzat gönderdiği 15.11.1977 tarihli ve avukatı vasıtası ile gönderdiği 26.7.1979 tarihli yazı ve/veya talebe cevap vermemekle ika ettiği ihmalkârlık fiilini ika etmemesi gerektiğine ve Müstediye cevap vermesi gerektiğine karar verilmesi.OLAY: 21.12.1963 tarihinde mücahitliğe başlayan Müstedi, mukaveleli mücahitlik yaptığı bir esnada, 25.10.1976’da ev açma ve ırza teca- vüz suçlarından tutuklanarak aleyhine getirilen davalardan dokuz ay hapse mahkum oldu. Müstedinin hapse mahkum olması ile mücahit- lik mukavelesi 7.2.1977 tarihinden itibaren feshedildi ve bağlı bulunduğu 4. tabura gönderildi. Müstedi hapisten çıktıktan sonra, 21.12.1963-7.12.1977 tarih- leri arasında mücahitlik yaptığını ve Emeklilik Yasası tahtında işlem yapılmasını Müstedaaleyhten talep etti. Müstedaaleyh Müste- diye cevap vermedi. Müstedi bunun üzerine işbu başvuruyu dosya- ladı.SONUÇ: 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 43(1) maddesi yasadan yarar- lanacak kişilerin, yasa yürürlüğe girdiğinde görev başında olmalarını öngörmektedir. Bu meselede Müstedi yasa yürürlüğe girdiğinde hizmette bulunmadığından emeklilik menfaatlerinden yararlanabilmesine olanak yoktur. Başvuru reddolunur.Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:1- 21/78 sayılı Ahmet Mithat Berberoğlu ile Maliye Bakanlığı, Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürlüğü arasındaki YİM kararı. H Ü K Ü MSalih S. Dayıoğlu: Müstedi aslen Günebakanlı olup halen Yedidalga’da ikamet etmektedir. 21.12.1963 tarihinde mücahitliğe başlayan müstedi mukaveleli olarak mücahitliğini yaptığı esnada 25.10.1976 tarihinde ev açma ve ırza tecavüz suçlarından tutuklandı ve işlediği iddia edilen suçlar için aleyhine davalar getirildi. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan müstedi 10.2.1977 tarihinde aleyhine getirilen davaları kabul etti ve 11.2.1977’de hükmünü veren Ağır Ceza Mahkemesi müstediyi dokuz ay hapis cezasına çarptırdı. Müstedi hapse girmezden önce terhis edilmesi için müracaatta bulunduğunu iddia etmesine rağmen müstedaaleyhler tarafından çağrılan Asal Kısım Amiri müstedinin şahsi dosyasından böyle bir müracaatın yapılmadığını söyledi. Asal Kısım Amirinin şahadetine inanmamak için herhangi bir neden göremediğimizden müstedinin hapse girmezden önce terhisi ile ilgili olarak herhangi bir müracaatta bulunmadığını bir bulgu olarak buluruz. Buna mukabil işlemiş ve hapis cezası yemiş olduğu suçlardan ötürü mücahitlik mukavelesinin 7.2.1977 tarihinden itibaren feshedilmesi 11.3.1977’de onaylanmış ve işbu karar müstedinin bağlı olduğu 4. tabura gönderilmişti. Müstedi terhis tarihini içeren belgeyi aldığını kabul etmekle beraber bunun eline 7.2.1977 tarihinde geçtiğini iddia etmiştir. Bu iddiaya itibar etmenin olanaksız olduğunu hemen belirtmekte fayda vardır çünkü mukavelenin feshi ile ilgili onay 11.3.1977’de olduğuna göre onaydan sonra düzenlenen sözü edilen belgenin 7.2.1977 tarihinde eline geçmesine imkan yoktu. Müstedinin terhisine ilişkin Komutanlık yazısının aslı önümüzde olmamakla beraber bu yazıya ilişkin daha sonraki yazışmalar sözü edilen yazının içeriği hakkında Mahkemeye kâfi derecede bilgi vermektedir. Nitekim konu ile ilgili olarak Güvenlik Kuvvetleri adına Hazine ve Muhasebe Dairesine gönderilen 13 Ağustos 1979 tarihli bir yazıda: "Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığında görevli iken hırsızlık ve ırza tecavüz suçu işleyen mukaveleli er Mehmet Sami ÇELEBİ’nin 7 Şubat 1977 tarihinde Komutanlık ile ilişiğinin kesildiği şahsi dosyasının tetkikinden anlaşılmıştır"denmektedir. Müstedi hapisten çıktıktan sonra 15 Kasım 1977 tarihinde müstedaaleyhe gönderdiği bir yazıda 21.12.1963-7.2.1977 tarihleri arasında mücahitlik yaptığını ve bu nedenle Emeklilik Yasası altında işlem yapılarak emeklilik haklarının kendisine verilmesini istedi. Bilinmeyen nedenlerle bu yazıya herhangi bir yanıt verilmedi. Daha sonra müstedinin avukatları 26.7.1979 tarihinde müstedaaleyhe durumu betekrar iletti ve gerekli emeklilik işlemlerinin başlatılması isteminde bulundu. Müstedaaleyh müstedinin avukatlarına gönderdiği 23.8.1979 tarihli bir yazı ile müstedi adına yapılan müracaatın incelenmekte olduğunu ve neticenin en kısa zamanda iletileceği bildirildi. Buna rağmen bugüne dek müstedaaleyh müstediye herhangi bir yanıt vermedi. İşbu başvuru ile müstedi: "A) 21.12.1963 ile 7.2.1977 tarihleri arasında mücahitlik görevi ifa eden müstedi hakkında emeklilik işlemleri yapılması ko- konusunda müstedaaleyhin ika ettiği ihmalkârlık fiilini ika etmemesi gerektiğine ve müstedi hakkında emeklilik işlemle- rinin yapılması gerektiğine dair bir karar verilmesi ve/veya beyanda bulunulması. B) Müstedinin bizzat gönderdiği 15.11.77 tarihli ve avukatı vasıtası ile gönderdiği 26.7.1979 tarihli yazı ve/veya talebe cevap vermemekle ika ettiği ihmalkârlık fiilini ika etmemesi gerektiğine ve müstediye cevap vermesi gerektiğine dair bir karar verilmesi ve/veya beyanda bulunulması."isteminde bulundu. Dosyalanan itirazda müstedinin Yasanın yürürlüğe girdiği 13.5.77 tarihinde emeklilik hızmeti kazandıran bir görevde bulunmadığı ve 25.10.1976 tarihinde işlediği suçlardan mahkûm edildiği ve dokuz ay hapse gönderildiği nedenleriyle mücahitlik mukavelesinin feshedilip 7.2.1977 tarihinde tardedildiği için tardedildiği tarihteki mevzuat kendisine emeklilik hakkı bahşetmediğinden müstedi lehine emeklilik işlemlerinin yapılamayacağını ileri sürdü. Müstedinin 21.12.1963-7.2.1977 tarihleri arasında mücahitlik yaptığı ve bu hizmetin 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 3(8)(b) maddesi uyarınca emeklilik hakkı kazandıran hızmet olduğuna kuşku yoktur. Ancak Yasanın 43(1) maddesi Yasadan yararlanacak kişilerin Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte görev başında bulunmalarını bir ön koşul olarak saymıştır. Emeklilik menfaatlarından yararlanabilmesi için bir kişinin sadece emeklilik menfaatı kazandıran hızmette bulunması kâfi değildir. O kişinin sözü edilen hızmette bulunmasına ek olarak Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte görev başında bulunması gerekmektedir. Bu husus YİM 21/78 Ahmet Mithat Berberoğlu ile Maliye Bakanlığı Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürlüğü vasıtasıyle K.T.F.D. kararında da bir karara bağlanmış bulunmaktadır. Sözü edilen Kararda Mahkeme şunları soylemişti: "Yukarıda iktibas edilen 43. maddenin (1). fıkrası sarahatle Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte görev başında bulunanları kap- samaktadır. 43. maddenin (2). fıkrası ise Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce emekliye ayrılmış kişilere şamildir. (2). fıkrada "Yasanın yürürlüğe girmesinden önce emekliye ayrılmış olup olmadığına bakılmaksızın" deyimi ilk nazarda muğlak görül- mekle beraber (2). fıkra (1). fıkra ile beraber dikkatlice okunduğunda bu deyimin esas amacının deyimden hemen önce tarifi yapılan emekli kişiyi anlattığı görülür ve böyle kişinin emekli olup ikramiye ve haklarının evvelce hesaplanıp hesaplanmadığına bakılmaksızın bu fıkra hükümleri altında mücahitlik hizmetlerinin de kaale alınarak yeniden bir hesaplama yapılmasını öngördüğü açıktır." “43. madde, "Emeklilik Yasası" yürürlüğe girmezden önce görevden ayrılanlara emeklilik hakkı bahşetmemektedir." Bu durumda 26/77 sayılı Yasa 13.5.1977’de yürürlüğe girdiğinde ve o tarihte müstedi hizmette bulunmadığından emeklilik menfaatlarından yararlanabilmesine yasal olanak yoktur. Müstedinin 15.11.1977 tarihinde ve avukatı vasıtasıyle 26.7.1979 tarihinde müstedaaleyhe gönderdiği yazılara işbu başvuru dosyalanana dek olumlu veya olumsuz bir yanıt almadığı bir gerçektir. 26/77 sayılı Emeklilik Yasası altında müstedi lehine bir işlemin yapılmasına yasal olanak olmadığı için ona bir yanıt verilmemesi bir ihmal teşkil etmiyeceği doğrultusundaki müstedaaleyhin iddiası kabul edilmez. Bu hususta Anayasanın 62. maddesi sarihtir. Ancak bu meselede dosyalanan itiraz ile müstediye geç de olsa, bir yanıt verildiği görülmektedir. Bu nedenle başvuruda yer alan birinci husus karara bağlandığından bu hususta daha fazla birşey söylemek gereksizdir. Sonuç olarak başvuru reddolunur.(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) Yargıç Yargıç Yargıç23 Mayıs 1980
Full & Egal Universal Law Academy