-D. 3/80 Y.İ.M. 164/78
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu,
N. Ergin Salâhi.
Anayasanın 118. Maddesi hakkında.
M-üstedi: Kemal Ali, Lefkoşa.
- ile -
Müstedaaleyh:İmar, İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığı
vasıtasıyle Kıbrıs Türk Federe Devleti
Başsavcılığı, Lefkoşa.
A R A S I N D A.
Mü-stedi namına: A. M. Berberoğlu ve A. Alpay.
Müstedaaleyh namına: M. Arıkan.
İlgili şahıs namına: G. Çakın ve H. Malyalı.
Yasa Maddesi: 8/69 ve 32/75 sayılı Yasalar.
İstemin Özeti: İnceleme ve Dağıtım Komisyonu kararı ile yapılan tah-
sisin hükümsü-z ve etkisiz olduğunun beyan edilmesi.
OLAY: Başvuru konusu yapılan dükkânlar, Rum malı olup sahipleri tara-
fından 1.5.1970'den 30.4.1971 tarihine kadar Müstediye kiralanmış-
tır. Müstedi icar müddeti sonunda dükkânları işgale devam etti-.
Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi Müstediden icar bedeli ve mukavele
yapmasını istedi. Müstedi, kirayı fazla bularak mukavele yapmayı
reddetti. 32/75 sayılı Yasa tahtında tahliye davası açan Müstedaa-
leyhin davası devam ederken, dükkâ-nlar ilgili şahsa tahsis edildi
ve bu durum Müstedinin bilgisine getirilmedi. İlgili şahsın
damadının dükkânlara müdahale etmesi sonucu durumu öğrenen Müstedi
bu şahsın aleyhine de dava ikame etti. Davada Müstedi, kendisinin
kanu-ni müstecir olarak işgal ve tasarruf etmekte olduğu dükkan-
ların başkasına tahsis edilemeyeceğini ileri sürdü.
SONUÇ: Başvuru konusu dükkânlar Rum mal sahiplerinden 1 yıl süre ile
kiralanmışlardı. İcar mukavelesinin sona ermesi üzerine Mü-stedi
Rum mal sahipleri arasında yeni bir kira mukavelesi yapıldığını
gösteren olgu, delil veya şahadet mevcut değildir. Ancak Müstedi
konu dükkânları işgale devam etti ve mal sahipleri de kirayı
aldılar, dolayısıyle konu dü-kkânları kanuni müstecir olarak işgal
etmeğe devam ettiğine karar verilir. Yabancıya ait malı kanuni
müstecir olarak işgal eden kişi 32/75 sayılı Yasada mütecaviz
tabirinin kapsamı dışında bırakılmıştır. Müstedinin kanuni müste-
cirl-iği de 32/75 sayılı Yasa uyarınca geçersiz sayılmamış ve ne de
sair şekilde sona erdirilmiştir. Bu nedenle ilgili şahsa yapılan
tahsis sakat ve geçersizdir.
Netice itibarı ile başvuru kabul edilir.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
-1- Morrison v. Jacobs, (1954) 2 All E.R. 430.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1- Woodfall and Landlord and Tenant, 27. Edn. Vol.I,
P.988, Para. 2103.
2- Megarry on The Rent Acts, 10th Edn. Vol.I, p.229.
-------------
- H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay: İşbu meselede başvuru sahibi Lefkoşa'da Doğan
Doğan Sokak No.21 ve 23'te kâin iki dükkânın İnceleme ve Dağıtım
Komisyonu'nun 329/77 sayılı ve 14.6.1977 tarihli kararı uyarınca
yapılan tahsisin -hükümsüz ve etkisiz olduğunun beyan edilmesini istemektedir.
Lefkoşa'da ikamet etmekte olan müstedi kereste ticareti ve maran-
gozlukla iştigal etmekte olup kendi iddiasına göre Büyük Kaymaklı göçmenidir ve kendi ve eşinin Büyük Kaymaklı ve Peristero-na'da terkedilmiş taşınmaz malı mevcuttur.
Başvuru konusu tahsisin ismine yapıldığı Hüseyin D. Kandulu ise Kandu göçmeni olup Güzelyurt'ta ikamet etmektedir.
Tahsis konusu dükkânlar Rum malı olup 1.5.1970 tarihli Emare IX icar mukavelenamesi ta-htında sahipleri tarafından 1.5.1970'ten 30.4.1971 tarihine kadar bir yıl süre ile ayda KL.20.- icar bedeli ile müstediye icar edilmişti. Müstedi icar mukavelenamesinin sona ermesinden sonra da dükkânları işgal etmeye devam etti ve Barış Harekâtına kadar R-um sahiplerine ayda KL.20.- kirayı ödedi. Müstedi Barış Harekâtından sonra dükkânları işgal etmeye ve ambar olarak kullanmaya devam etti. Barış Harekâtından sonra Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi Müdürlüğü mezkûr dükkânların her biri için müstediden TL.1584-.- kira talep etti ve mukavele imzalamasını istedi. Müstedi ise talep olunan kirayı fazla bulduğu için ödemedi ve talep olunan mukaveleyi imzalamadı. Daha sonra 12.10.1977 tarihinde Başsavcılık tarafından müstedi aleyhine bir tahliye davası ikame edildi v-e 32/75 sayılı Yasa gereğince mütecaviz olduğu ileri sürüldü; müstedi de bunun aksini savundu ve mütecaviz olmadığını iddia etti. Bu dava Bidayet Mahkemesi tarafından 20.5.1978'de süresiz ertelendi. Bu dava henüz müstedi aleyhine dosyalanmadan önce, 14.6.-1977 tarihinde söz konusu dükkânlar ilgili şahıs Hüseyin D. Kandulu'ya tahsis edildi. Dükkânlar müstedinin tasarrufunda ve işgalinde bulunmasına rağmen ilgili makam yapılan tahsisten müstediyi haberdar etmedi. Tahsisten sonra ilgili şahsın damadı Hüseyin- M. Şevketoğlu isimli şahıs söz konusu dükkânlara müdahalede bulundu ve müstedi de bu şahıs aleyhine 881/78 sayılı davayı ikame etti. Bu davadaki bir ara emrinin duruşma günü olan 12.7.1978 tarihinde söz konusu dükkânların davalının kayınpederine tahsis e-dilmiş olduğu Şevketoğlu'nun avukatı tarafından müstedi avukatına bildirildi. Müstedi bunun üzerine, kendi dediğine göre, gerçek durumun ne olduğunu öğrenmek amacı ile İmar, İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığına 12.7.1978 tarihli bir yazı gönderdi ve buna a-ldığı 17.8.1978 tarihli cevaptan dükkânların hakikaten ilgili şahsa tahsis edilmiş olduğunu resmen öğrendi daha sonra müstedi 6.10.1978 tarihinde işbu başvuruyu dosyaladı.
Sırası gelmişken bir hususa değinmeği uygun gördüm. Söz konusu dükkânlar ilgi-li şahsa 14.6.1977 tarihinde tahsis edildi. 41/77 sayılı İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası ise Resmi Gazete'de 16.8.1977'de yayınlandı ve 1.10.1977'de de yürürlüğe girdi. Bu böyle olmasına rağmen Mahkemeye müstedaaleyh tarafından dosyalanan matbu- tahsis belgesi suretinde tahsis kararının tarihi 14.6.1977 olarak gösterilmekle beraber tahsisin 41/77 sayılı Yasanın 25(1) maddesi altında yapılan İnceleme ve Dağıtım Komisyonu Tüzüğü uyarınca yapıldığı zikredilmektedir. Tahsis 14.6.1977 tarihinde yapıld-ığına göre 41/77 sayılı Yasa veya bu Yasa altındaki herhangi bir tüzük uyarınca yapılmış olması olanaksızdır. Kanımca tahsisten çok sonra ve Mahkemeye ibraz edilmek üzere tahsis belgesinin bir sureti tanzim edilirken yanlışlıkla sözü edilen Tüzük altında h-azırlanan matbu formalardan istifade edilmiştir. Bakanlık tarafından müstediye gönderilen 17.8.1978 tarihli yazı ve Mahkeme huzurundaki diğer şahadet ilgili şahsa yapılan tahsisin 41/77 sayılı Yasa altında değil de 1974 İskân ve Rehabilitasyon yönetmeliği -altında yapıldığını göstermeğe yeterlidir.
Müstedi, kendisinin söz konusu dükkânları bir kanuni müstecir olarak işgal ve tasarruf etmekte olduğunu ve kanuni müstecirlik vasıf ve statüsü devam etmekte iken bir başkasına yapılan tahsisin geçerli olamay-acağını ileri sürdü.
Müstedaaleyh ve ilgili şahıs ise (a) başvurunun söz konusu tahsisin müstedinin bilgisine geldiği tarihten itibaren 75 gün zarfında yapılmadığını ve bu nedenle ileri gidemeyeceğini ve (b) müstedi ile yabancı mal sahibi arasındaki -kira münasebetinin 32/75 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca geçersiz sayıldığını ve binaenaleyh müstedinin söz konusu dükkânları bir mütecaviz olarak işgal etmekte olduğunu savundular. İlgili Şahıs, aynı zamanda, 32/75 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tari-hte müstedinin söz konusu dükkânların kanuni müsteciri değil de aydan aya kiracısı bulunduğunu ileri sürdü.
Bu arada işaret etmek yerinde olur ki müstedi ile Rum mal sahipleri arasındaki mukavelenin aktedildiği tarihte yürürlükte bulunan 8/69 sayılı -Yasa kurallarına şekil veya sair bakımdan uymadığı ve bu nedenle geçerli olmadığı müstedaaleyh veya ilgili şahıs tarafından iddia edilmemiştir. Esasen böyle bir iddianın üzerine dayandırılabileceği herhangi bir olgu müstedaaleyh veya ilgili şahıs itiraznam-esinde de zikredilmiş değildir. Kısacası müstedaaleyh ve ilgili şahıs böyle bir hususu ihtilâf konusu yapmamış ve istidanın duruşmasında buna herhangi bir surette değinmemiştir.
Başvuru ile ilgili olgular ve iddialar yukarıda özetlendiği şekilde oldu-ğuna göre ilkin tezekkür edilmesi gereken husus başvurunun Anayasa'nın öngördüğü 75 günlük süre zarfında yapılıp yapılmadığıdır. Anayasa'nın 118. maddesinin (3). fıkrası aynen şöyledir:
"Söz konusu başvurma, karar veya işlemin yayınlanması tari--
hinden veya yayınlanmadığı takdirde ve bir ihmal halinde,
başvuran kişinin bunu öğrendiği tarihten başlayarak yetmiş
beş gün içinde yapılır."
Bu meselede söz konusu olan tahsis kararı yayınlanmış değildir. Binaenaleyh -başvurunun, ileri gidebilmesi için, müstedinin tahsis kararını öğrendiği tarihten itibaren 75 gün zarfında yapılmış olması gereklidir.
Anayasa'nın öngördüğü 75 günlük süre ilgili kararın etkilenecek kişiye uygun surette ihbarından itibaren başlar. Bu- ihbarın ise, aksine yasa bulunmadığı takdirde, etkilenecek kişiye kararı almağa yetkili makam tarafından yapılması gerekir.
Yukarıdaki şekilde bir ihbar müstediye ancak 17.8.1978 tarihli yazı ile yapıldığı ve başvuru da 6.10.1978 tarihinde dosyaland-ığı cihetle başvurunun Anayasanın öngördüğü 75 günlük süre dışında yapıldığı iddiası geçerli değildir.
Şimdi de ilgili şahsa yapılan tahsisin ne dereceye kadar geçerli veya sakat olduğunun tezekkür edilmesi gerekir. Bunun için de müstedinin konu dükk-ânlarla ilgili vasıf veya statüsünün ne olduğunun ve bunun 32/75 sayılı Yasa ile ne derece etkilendiğinin tespit edilmesi gerekir.
Bir icar mukavelesinin sona ermesi üzerine sadece müstecirin Kira Kontrol Yasası'na tabi mecuru işgal etmeğe ve mal sah-ibinin de kirayı almağa devam etmesi taraflar arasında yeni bir icar anlaşmasının yapılmış olduğunu değil de müstecirin mecuru bir kanuni müstecir olarak işgal etmeğe devam ettiğini gösterir.- Gör: Morrison v.
Jacobs, (1945) 2 All E.R. 430; Woodfall on Lan-dlord and Tenant, 27.Ed., Vol.I, P.988 para 2103; ve Megarry on The Rent Acts, lOth Ed., Vol.I, p.229.
Bu meselede müstedi söz konusu olan dükkânları, daha önce de belirtildiği gibi, Rum sahiplerinden, Emare IX icar mukavelesi tahtında, 1.5.1970'den -30.4.1971'e kadar bir yıl için icar etmişti. Müstedi sözü edilen yıl sona erdikten sonra da dükkânları işgal etmeğe devam etti ve Barış Harekâtına kadar Rum mal sahiplerine icar bedelini ödedi. Emare IX icar mukavelesinin sona ermesi üzerine müstedi ile Ru-m mal sahipleri arasında yeni bir anlaşmanın yapıldığını gösteren olgu, delil veya şahadet mevcut değildir. Önümüzdeki şahadet sadece müstedinin konu dükkânları işgal etmeğe ve Rum mal sahiplerinin de kirayı almağa devam ettiğini gösterir. Bu durumda müste-dinin mezkûr dükkânları kanuni müstecir olarak işgal etmeğe devam ettiğine karar vermek gerekir.
Müstedinin konu dükkânlarla ilgili statüsü tespit edildiğine göre bunun geriye dönük olarak 20.7.1974'den itibaren yürürlüğe girmiş sayılan 32/75 sayılı -Yasa ile ne derece etkilendiğinin incelenmesi gerekir. Daha önce de belirtildiği gibi müstedaaleyh ve ilgili şahıs müstedi ile Rum mal sahipleri arasındaki münasebetin 32/75 sayılı Yasanın 2. maddesi altında geçersiz sayıldığını iddia etmişlerdir.
32-/75 sayılı 1975 Yabancı Taşınmaz Malları (Kontrol ve Yönetim) Yasasının ilgili kısımları aynen şöyledir:
" 'Kira münasebeti', ...... Ancak, bu yasanın yürürlüğe girdiği
tarihten önce yabancı mal sahibi ile işgal eden kişi veya kişiler
ara-sında mevcut sözleşme veya bu sözleşmeden doğan kira münase-
beti geçersiz sayılır ve ilgili mal, yöneticilerin zilyetliğine
geçmiş sayılır ve onun kontrol ve yönetimine verilir.
"Mütecaviz", bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte geçerli- sözleş-
mesi, yöneticinin yazılı izni veya Tahsis Belgesi veya Kira
Sözleşmesi olmaksızın, kanuni müstecir hali hariç, herhangi bir
taşınmaz malı işgal eden veya etmekte devam eden kişiyi anlatır."
Görüleceği gibi geçersiz sa-yılan sadece yabancı mal sahibi ile ilgili malı işgal eden kişi arasındaki mevcut sözleşme veya bu sözleşme veya bu sözleşmeden doğan kira münasebetidir. 2. madde uyarınca geçersiz sayılan sadece yabancı mal sahibi ile ilgili malı işgal eden kişi arasındak-i mevcut sözleşme veya bu sözleşmeden doğan kira münasebeti olduğu ve kanuni müstecirlik halinin geçersiz sayılmadığı aynı maddede "mütecaviz"in yapılan tarifinden de anlaşılmaktadır. Yapılan iktibastan görüleceği gibi yabancıya ait malı kanuni müstecir ol-arak işgal eden kişi mütecaviz tabirinin kapsamı dışında bırakılmıştır.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi ilgili şahsa tahsis yapıldığı tarihte müstedinin tahsis konusu dükkânları bir kanuni müstecir olarak işgal etmeğe hakkı vardı ve bunlar-ı işgal etmekte idi. Müstedinin bu kanuni müstecirlik hali iddia edildiği şekilde 32/75 sayılı Yasa uyarınca geçersiz sayılmamış ve ne de sair şekilde sona erdirilmişti. Bu nedenle ilgili şahsa yapılan tahsis sakat ve geçersizdir.
Son olarak şunu söy-lemek yerinde olur ki, 32/75 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca, K.T.F. Devletinin ilgili Bakanlığı bu gibi yabancı mallarla ilgili olarak mal sahibinin yerine kaim olur ve onun yapabileceği işleri yapmak yetki ve görevine sahiptir. Devletin ilgili Bakanlı-ğının, bu madde uyarınca, bu gibi mallar üzerindeki hak ve yetkisi bu malların kanuni müsteciri olup da bu vasıf veya statüleri sona ermemiş veya erdirilmemiş kişilerin haklarına tabidir.
Netice itibarı ile başvurunun kabul edilmesi gerektiği görüşün-deyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay'ın vermiş olduğu hükmü önceden okumak fırsatını buldum. 75 gün konusu ile ilgili olarak söylenenlerle hemfikirim. Yalnız müstedinin üzerinde başvuru konusu kararın alındığı dükkânı ilgili tarihlerde- ve halen kanuni kiracı olarak işgal ettiği hususunda vardığı sonuçla hemfikir değilim.
32/75 sayılı Yasada kanuni "müstecir"in tarifi şöyledir:
" 'kanuni müstecir', bir kira münasebetinin sona ermesi ve erdi-
rilmesi halinde ilgili taşı-nmaz malı tasarrufunda bulundurmaya
devam eden müsteciri anlatır."
Yukarıda iktibası yapılan tariften görüleceği gibi kanuni müstecirlik ancak bir kira münasebetinin var olması ile meydana gelebilir. Kira münasebeti ise aynı yasada böyle tanım-lanmaktadır:
" 'Kira münasebeti', yönetici ile böyle bir taşınmaz malı, yasaya
uygun olarak işgal eden veya etmeye hakkı olan kişi veya kişiler
arasındaki hukuki münasebeti anlatır ve bu yasanın yürürlüğe gir-
diği tarihten önce yü-rürlükte olan mevzuata uygun şekilde
yönetici ile işgal eden arasında mevcut bir sözleşmeden doğan
kira münasebetini de kapsar. Ancak, bu yasanın yürürlüğe girdiği
tarihten önce yabancı mal sahibi ile işgal eden kişi veya kişiler
- arasında mevcut sözleşme veya bu sözleşmeden doğan kira münase-
beti geçersiz sayılır ve ilgili mal, yöneticilerin zilyetliğine
geçmiş sayılır ve onun kontrol ve yönetimine verilir."
Önümüzdeki şahadete göre müstedi ilgili dükkân -için dükkânın kayıtlı mal sahibi ile ayda KL.20.- ile 1.5.1970'ten 30.4.1971 tarihleri için bir icar mukavelesi imzalamıştı. Bu mukavelenin yapıldığı tarihte yabancılara ait taşınmaz mal ile ilgili mevzuat 8/69 sayılı Yasa idi. Bir an için müstedi ile konu- dükkânın mal sahibi arasındaki mukavelenin 8/69 sayılı Yasaya göre muteber olduğu kabul edilecek olunursa müstedinin 20.7.1974 tarihinde kanuni bir müstecir durumunda olduğunu söylemek mümkün olabilirdi. Müstedinin kanuni kiracılık statüsü kendisi ile Rum- mal sahibi arasındaki mukavelenin sona ermesinden sonra Kira Kontrol Yasasından doğan bir statüdür. Halbuki 32/75 sayılı Yasanın tefsir bölümünde yer alan ve yukarıda iktibası yapılan "kira münasebeti" ise 20.7.1974'ten önce yapılan mal sahibi ile müstedi- gibi durumda olanlar arasındaki her türlü kira münasebeti geçersiz kılmıştır. Geçersiz kılınan bir kira münasebeti ile kanuni kiracılık kazanılamayacağına göre müstedinin kanuni kiracı olması mümkün değildir görüşündeyim.
8/69 sayılı Yasa 1974 önces-i Türk bölgelerinde kalan yabancı kişilere ait taşınmaz malların kontrolunu idareciye vermişti. Bu Yasaya göre İdarecinin izni olmaksızın bu gibi taşınmaz malları işgal edenler mütecaviz sayılırdı. 8/69 sayılı Yasa bu kurallara iki istisna getirmişti: l. b-ir kişi ilgili taşınmaz malı esas mal sahibi ile 8/69 sayılı Yasadan önce aktedilmiş bir mukavelenin altında işgal edenler ve 2. bu gibi bir taşınmaz malı esas mal sahibi ile 8/69 sayılı Yasadan sonra aktedilmiş bir mukavele ile işgal edenler sözü edilen Y-asa kapsamı dışında kalırdı. Ancak mukavelenin 8/69 sayılı Yasadan sonra aktedilmesi halinde bu gibi mukavelenin bir tasdik memurunca tasdik edilmesi ve tasdik edilmiş şekliyle mukavelenin İdareciye ibrazı bir ön koşul olarak konmuştur.
İlk nazarda 3-2/75 sayılı Yasanın kira münasebetinin tefsiri herhangi bir ayırım yapmaksızın Yasadan önce aktedilmiş her türlü sözleşmeyi ve bundan doğan kira münasebetini geçersiz kılmakla 1974 öncesi yabancı mal sahibi ile taşınmaz malı işgal edenler arasındaki her tü-rlü münasebeti ortadan kaldırdığı görünümünü verdiği söylenebilir. Bu hususta, bu safhada herhangi birşey söylemeden 8/69 sayılı Yasaya uygun bir şekilde esas mal sahibi ile yaptığı mukaveleye binaen taşınmaz malın tasarrufunu elde eden kişilere 32/75 sayı-lı Yasanın dokunmadığını kabul edecek olursak bu tefsir müstedinin ilgili taşınmaz malı 8/69 sayılı Yasaya uygun bir şekilde işgal edip etmediğinin araştırılması gerekir. Müstedinin konu dükkânı İdarecinin izni ile işgal etmediği açıktır. Yine ibraz olunan- şahadete göre dükkânın mal sahibi ile yaptığı mukaveleyi bir tasdik memurunca tasdik edilmiş şekliyle İdareciye ibraz etmemiştir. Durum bu merkezde olduğuna göre 8/69 sayılı Yasa açısından 20.7.1974'e kadar müstedi konu dükkanı esasen bir mütecaviz olarak- işgal ediyordu. Hâl böyle olunca müstedinin kanuni kiracı statüsü söz konusu olamaz.
Müstedaaleyh başvuru konusu kararı alırken müstedi, dükkânda yöneticiye karşı bir mütecavizdi. Dükkân üzerinde herhangi bir tasarruf hakkı yoktu. Dükkân üzerinde mü-stedinin herhangi bir yasal tasarruf hakkı olmadığına göre müstedaaleyh bu dükkânı alâkadar şahsa tahsis edebilirdi.
Sonuç olarak, yukarıda söylenenler ışığında, başvurunun reddolunması görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Her iki kardeş yargıcın da karar-ını okumak fırsatını buldum. Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu'nun temas ettiği hususlar ilginç olmakla beraber bunlar istidanın duruşmasında ileri sürülmemiş ve üzerinde durulmamıştır. İlâveten 8/69 sayılı Yasanın 2. maddesinin
"Kira münasebeti" başlığı altı-ndaki tefsir bölümünün (b) paragrafı, terkedilmiş bir malın esas mal sahibi ile kira anlaşması yapılmasını yasaklamamaktadır, ancak o zamanki ortama göre suistimali önlemek amacı ile böyle bir anlaşmanın tasdik edilmesi ile İdareciye ibrazını öngörmektedir-. Kanaatımca bu hususlara uymamak yapılan kira anlaşmasını ve bu anlaşmadan doğan kira münasebetini tümü ile ortadan kaldıracak koşullar değildir.
Yukarıdaki nedenlerle Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay'ın görüşlerine ve vardığı neticeye katılmaktayım. -
Şakir Sıdkı İlkay: Sonuç olarak başvuru, oyçokluğu ile, kabul edilir ve Lefkoşa'da Doğan Sokak No.21 ve 23'de kâin 2 dükkânın İnceleme ve Dağıtım Komisyonu'nun 329/77 sayılı ve 14.6.1977 tarihli kararı uyarınca yapılan tahsisinin hükümsüz ve etkisiz oldu-ğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
22 Ocak 1980.
Full & Egal Universal Law Academy