-
D.9/87 YİM 168/86
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkemede
Yargıç Taner Erginel huzurunda
Anayasanın 152. Maddesi hakkında.
Müstedi: 1. Mustafa G-üryel, Girne.
2. Resmiye Orhan şahsen ve/veya Mustafa Orhan Terekesinin
Tereke İdare memuru sıfatıyle, Girne.
- ile -
Müstedaaleyh: 1. KKTC İskan Bakanlığı, Lefkoşa
2. Saptama, Değerlendirme ve -Tazmin Komisyonları vas.
KKTC, Bakanlar Kurulu, Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
Müstedi 1 şahsen hazır
Müstedi 2 adına Mustafa Güryel
Müstedaaleyh nam-ına Ali Fevzi Yeşilada
Yasa Maddesi:
İstemin Özeti: Başvuru sonucuna değin başvuru konusu tarlaya girmekten ve inşaat yapmaktan men olunması istemi.
OLAY: 1974 göçmeni olan Müstedi 2 ve eşine Alsancak'ta ev tahsis edildi. Evin yanında bulunan 2 dönüm-lük araziyi ekip biçmeye başlayan Müstedi 2 ve eşine, bir süre sonra konu arazi Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi tarafından kiralandı. Bir yılın sonunda kira yenilenmesi için müracaat eden Müstedi 2'ye kirası yenilenmedi. Bunun üzerine Müstedi 2 damadı Müst-edi 1 lehine arazi üzerindeki hakkından feragat etti. Bir süre sonra arazinin ilgili kişiye kiralandığını öğrenen Müstediler işbu başvuru ile arazinin ilgili kişiye verilme kararının iptali ile arazinin kendilerine verilmesini talep ettiler ve ayrıca ilgi-li şahsın araziye girmekten ve inşaat yapmaktan men edilmesini istediler ve ara emri talebinde bulundular.
SONUÇ: Müstediler arazinin kendilerine ait olduğunu kanıtlayabilmiş değiller- dir Yasal olmayan tasarruflar eşdeğerde bir hak kazandırmaz. Kira mukav-elesi eşdeğer hak uygulamasında kiracıya herhangi bir hak ve önce- lik tanımaz. Buna rağmen Müstediler 1974'den beri tarlayı tasarruf etmek- tedirler. Ara emri verilmediği takdirde geriye dönüşün çok güç veya imkansız olacağı kesindir. Müstedinin az da ols-a kazanma şansına karşılık, ilgili şahsın ara emri verilmemesi durumunda yapacağı inşaat ile geriye dönüş imkansız olacaktır. Bu safhada ara emrini vermemek, Müstedinin hiç hakkı olmadığını karara bağlamakla eş anlamlıdır.
Bu nedenlerle verilen ara e-mri başvuru sonuna değin kesinleşir.
____________________
K A R A R
Müstedi (2) şimdi hayatta olmıyan eşi ile 1974 1974 yılında Güneyden gelerek Alsancak'a yerleştiler. Müstedi 2 ve eşine Alsancakta tahsis edilen evle bahçenin doğusunda 2 dönüm alanın-da bir tarla bulunuyordu. Müstedi 2 ve eşi bu tarlayı da kendilerine tahsis edilmiş kabul ederek kullanmaya başladılar. Bir süre sonra müstedi 2'nin eşi İskan Bakanlığına başvurarak bu tarlayı kiralamayı talep etti ve müstedi 2'nin eşi ile Devlet Emlak ve -Malzeme Dairesi arasında 1 yıllık bir kira sözleşmesi yapıldı. Bu sözleşme her yıl sonunda yenileniyordu. Fakat 30.6.1984 tarihihinde kira sözleşmesi son bulunca İskan Bakanlığı yeni bir kira sözleşmesi yapılmasını reddetti. Müstedi 2'nin eşi 4.8.1984 tari-hinde tarla üzerindeki haklarından damadı müstedi 1 lehine feragat etti. 17.10.1984 tari- hinde müstedi 1 İskan Bakalığına başvurarak eşdeğerine karşılık tarlanın kendisine verilmesini talep etti. Müstedi 1, Ekim 1986'ya kadar tarlayı almaya muvaffak olmad-ı. Ekim 1986 da müstediler yabancı kişilerin tarla üzerinde ölçüler aldıklarını ve inşaat hazırlığı yaptıklarını gördüler. Araştırma sonunda tarlanın Saptama Değerlendirme ve Tazmin Komisyonu tarafından ilgili şahsa verildiğini öğrendiler. Müstediler bir -başvuru dosyalayarak sözkonusu tarlanın ilgili şahsa verilme kararının iptali ile tarlanın kendilerine verilmesini talep ettiler. Müstediler ayrıca bu ara emir istıdasını dosyalayarak başvuru sonuna değin ilgili şahsın sözkonusu tarlaya girmekten ve inşaat- yapmaktan men olunmasını talep ettiler. Mahkeme tek taraflı olarak bir ara emri verdi ve daha sonra müstedaaley- lerin itirazı üzerine ara emir istidasının duruşması yapıldı.
Duruşmada müstediler 5 müstedaaleyhler ise 1 tanık dinlettiler .Çok tar- tışma-lı geçen duruşma sonunda müstediler sözkonusu tarlayı 1974 den beri tasarruf ettiklerini ve bu tarlayı eşdeğerlerine karşılık almaya hakları olduğunu iddia ettiler. Müstedaaleyhler ise müstedilerin tarlaya 30.6.1984'den sonra tasarruf ettiğini reddettikten- sonra tasarruf etseler bile bunun yasal bir tasarruf olmadığını ve müstedilere herhangi bir hak kazandırmadığını, ilgili şahsın bu yeri almaya müstedilerden daha çok hakkı olduğunu iddia ettiler.
Bu duruşmanın en önemli özelliği günlerce devam etmesi v-e tarafların sözkonusu tarlayı eşdeğerlerine karşılık almaya hakları olduğunu kanıtlayacak geniş bir mücadele vermeleri oldu. Duruşmada tartışılan konuların çoğunluğu başvuru sonunda başvuruyu kazanmak için kanıtlanması gereken hususlardan oluşuyordu. Tart-ışılan konuları Mahkeme bu aşamada derinliğine inceleyip bir sonuca vardırırsa başvuru sonunda Mahkemenin dinleyip karara bağlaycağı her- hangi bir konunun kalmıyacak olması bir sorun olarak ortaya çıktı.
Savcılığın görüşüne göre bu meselede müstediler-in haklı olduklarını gösterecek herhangi bir belirti yoktur. Yasal olmayan tasarrufların eşdeğerde bir hak kazandırmadığını belirten Y.İ.M. kararlarını dikkate alınca Savcılığın görüşüne önem vermemek mümkün değildir. Gerçekten bu meselede müstediler tarla-nın kendilerine tahsis olunduğunu kanıtlayabilmiş değillerdir. Tarlanın müstedi 2'nin eşine kiralandığını gösteren mukavele ise bir yıllık olup 30.6.1984'de son bulmuştur. Bu mukavelenin 7. maddesine göre "Kira müddeti hitamından sonra kiracı icar olunan m-al üzerinde herhangi bir hak iddia ede- mez," 8. maddesine göre ise kira mukavelesi eşdeğer mal uygulamasında kira- cıya herhangi bir hak veya öncelik tanımaz". Müstediler aleyhine olan bu olgulara karşılık müstedilerin 1974'den beri tarlayı tasarruf etti-klerini görüyoruz. Bu meselede bir ara emri verilmediği takdirde geriye dönüşün çok güç veya imkansız olacağı kesindir. Çünkü ilgili şahıs tarla üzerinde yapacağı inşaatın hazırlığı içerisindedir ve inşaata başlamak için ara emrin kalkmasını beklemekte- di-r. Başvuru sonunda müstedilerin az da olsa kazanma şansları olduğunu kabul edersek üzerinde inşaat yapılmış bir yeri yeri geri almanın her iki taraf için de büyük sorunlar yaratacağı ortadadır. Geriye dönüş o kadar güç olacaktır kir ara emri vermeyi redde-tmenin müstedilerin hiç hakkı olmadığını karara bağla- makla ve başvuruyu reddetmekle eş anlamlı olduğunu söylememiz mümkündür. Bu aşamada yani başvuruyu henüz dinlemeden bu kadar kesin bir sonuca var- mayı doğru görmüyorum. Doğru olan ve her iki tarafın d-a menfaatine uygun olan, verilmiş emri kesinleştirmek ve başvurunun duruşmasını erken tamamlayıp konuyu nihai bir sonuca ulaştırmaktır.
Bu nedenlerde verilmiş olan ara emri başvuru sonuna değin kesinleşir.
-
(Taner Erginel)
- Yargıç
2 Mart 1987
Full & Egal Universal Law Academy