-
D.8/87 YİM 184/86
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkemede
Yargıç Taner Erginel huzurunda
Anayasanın 152. maddesi hakkında
Müstedi: Ahmet Soyutürk, Lefko-şa
- ile -
Müstedaaleyh: 1. Ekonomi ve Maliye Bakanlığı (Hazine ve Muhasebe
Dairesi Müdürlüğü) vasıtası ile KKTC.
2. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı (Mesleki Teknik
Öğretim- Müdürlüğü) vasıtası ile KKTC.
A r a s ı n d a.
Müstedi namına: Hasan Sözmener
Müstedaaleyh namına: Ali Fevzi Yeşilada
Yasa Maddesi: 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası ile 25/85 sayı-lı Öğretmenler Yasası.
İstemin Özeti: Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığının Müstedinin maaşını durdur- ma kararının başvurunun sonucuna değin ortadan kaldırılması istemi.
OLAY: Fizik öğretmeni olarak görev yapan Müstedi, bir gurup öğrenci ile ara- sında me-ydana gelen olaylar nedeni ile aleyhine disiplin soruşturması başlatıldı ve görevinden alındı. Bilahare yasal engeller nedeni ile soruştur- madan vazgeçildi ve Müstedi görevine döndü. Ancak görevden uzaklaştırıldığı süre içerisinde yerine geçici öğretmen t-ayin edilmesi nedeni ile Müstedi bir yıl kadar bir süre derslere girmeden maaş aldı. Bakanlık daha sonra Müstediye ders verdi. Müstedi derse girmeği reddedince Müs- tedaaleyh Müstedinin maaşını durdurma kararı aldı. Başvuru bu karardan yapılmıştır.
-Müstedi ayrıca bir ara emri talep ederek başvuru sonuçlanıncaya kadar kendisine maaş ödenmesini talep etti.
SONUÇ: Müstedinin ara emri istidasında başarılı olabilmesi için 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 41. maddesindeki şartları yerine getirmesi gerekir.- Konunun ciddi olması ve Müstedinin haklı olduğuna dair belirtilerin olması gerekir.
Bu meselede Müstedinin haklı olduğunu gösteren belirtiler olduğu kadar belki de daha fazla haksız olduğunu gösteren belirtiler olduğu kana- atindeyiz. Benzeri görü-lmemiş böyle bir başvuruda, Müstedi başvuruyu kazandığı takdirde çalışmadığı günleri de ödenecektir. Fakat başvurunun sonuçlanmasını dahi beklemeden maaşını almaya devam edebileceğini ve başvuruyu kaybetse bile kazançlı olacağını söylememiz doğru değildir.- Bu kendine özgü olağan dışı bir meselede ara emri şartları Müstedinin maaşını almasından çok almaması için gerçekleşmiştir.
Ara emri istidası red ve iptal edilir.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- YİM 42/77 sayılı Yüksek İdare Mahkemesi k-ararı.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1- Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, sayfa 122.
____________________
A R A K A R A R
Müstedi Ahmet Soyutürk 23.11.1971 yılından beri muhtelif okullarda fizik öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Son olarak- Lefkoşa'da Sedat Simavi Yapı ve Endüstri Meslek Lisesinde görev yapan müstedi ile bir grup öğrenci arasında 7.1.1985 tarihinde bir olay meydana geldi. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı bu olayda müstedinin kusurlu olduğu görüşünde idi ve müstedi aleyhine b-ir disiplin kovuşturması başlatarak onu geçici olarak görevden durdurdu. Müstedinin aleyhine başlatılan disiplin kovuşturması yasal engellerle karşılaştı ve bir sonuca ulaşamadı. 17.4.1985 tarihinde görevine iade edilen müstedi okula döndüğü zaman geçici b-ir öğretmenin fizik derslerini verdiğini ve ayrılmasıyla meydana gelen boşluğun doldurulmuş olduğunu gördü. Ders yılının sona ermesine kısa bir zaman kalmıştı ve Okul Müdürlüğü Bakanlığın da onayını alarak geçici öğret- menin göreve devam etmesine karar ve-rdi. Müstedi buna fazla tepki göstermedi ve hergün okula uğrayarak fakat derslere girmeden ayrılarak yeni bir yaşama başladı. Müstedinin aylığı kendisine muntazam ödeniyordu. Bu durum, her iki tarafın da fazla şikayeti olmamalı ki 1985-1986 ders yılında ay-nen devam etti. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı 7.1.1985 tarihinde meydana gelen olaya taraf olan öğrencilerin müstediyi döveceklerine dair bilgi alındığını ve müstediyi korumak için 1985-1986 ders yılında kendisine ders verdirilmediğini iddia etti. Bu id-dia müstedi tarafından şiddetle reddedilerek Mahkemede tartışıldı.
1986-1987 ders yılı başında Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tutumunu de- ğiştirerek müstedinin ders vermesini kararlaştırdı. Bakanlığın bu karar değişik- liğinin nedeni de taraflar arası-nda tartışma konusu oldu. Bakanlık karar değişik- liğinin nedenini müstediyi dövmesi söz konusu olan öğrencilerin mezun olmaları şeklinde açıkladı. Bakanlığın açıklaması müstediyi tatmin etmekten uzak kaldı ve Mahkemede şiddetle tartışıldı. Nedeni ne olurs-a olsun 1986-1987 ders yılında Bakanlık müstediye ders verdirmede kararlıydı. Müstedi ise bu tutuma beklenmedik sert bir tepki göstererek ders vermeyi kesinlikle reddetti. Bakanlık verilen emirlere riayet etmemesi nedeniyle müstedi aleyhine disiplin kovuşt-urması başlattı. Disiplin kovuşturmasına rağmen müstedi ders vermeyi reddedince Bakanlık 26 Kasım,1986 tarihli bir kararla müstediye maaş ödenmesini durdurdu. Kararda 25/85 sayılı Öğretmenler Yasasında "aylık" sözcüğünün öğretmenlere hizmetleri karşılığınd-a verilen parayı anlattığı, müstedi hizmet vermeyi reddettiği için kendisine maaş verilmemesine karar verildiği belirtildi.
Müstedi 26 Kasım,1986 tarihli bu kararı ortadan kaldırmak için bir başvuru dosyalamış bulunmaktadır. Müstedi ayrıca bu ara emri is-tidasını dosyalayarak başvurunun sonuna değin kendisine maaşının ödenmesini talep etti. Ara emri istidasının duruşmasında Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından Mesleki Teknik Öğretim Müdürü Osman Özalp şahadet verdi. Osman Özalp kendi açısından olayl-arı anlattıktan sonra müstediyi hala öğretmen olarak görmek istediklerini ve ders vermeye başladığı takdirde maaşını alabileceğini söyledi. Müstedi ise şahadetinde okul Müdüründen ve Eğitim Bakanlığından şikayet ettikten sonra 1985 yılında aleyhine disipli-n kovuşturması başlatarak onu küçük düşürdüklerini, daha sonra kendisine görev vermeyerek öğrenciler ve halk nezdinde itibarını zedelediklerini, yapılan haksizlıklar karşısında moralinin bozulduğunu ve ders veremeyecek bir haleti ruhiye içine girdiğini söy-ledi. Müstedi öğretmenlik yeteneğinin tamamen öldüğünü ve ileride de bu yeteneği kazanmasının mümkün olamıyacağını sözlerine ekledi. Müstedinin iddialarına karşı müstedaaleyh müstedinin 1985 yılında ders vermemeye karşı bir tepki gös- termediğini, maaşını -aldığı sürece herhangi bir şikayette bulunmadığını fakat maaşı kesilince büyük bir tepki gösterdiğini öne sürdü.
Özetini verdiğimiz bu olay ve tartışmalar ışığında bu istidayı karara bağla- mamız gerekmektedir. Müstediyi haklı bulduğumuz takdirde müstedi- başvurunun sonuna değin maaşını alabilecektir. Bu durumda başvuruyu daha sonra kaybettiği takdirde aldığı maaşları iade etmek zorunda kalacaktır. Müstediyi haksız bulduğumuz takdirde mücadelesini maaş almadan sürdürmek zorunda kalacak fakat ileride başvur-uyu kazanması halinde aylıklarını birikmiş olarak alabilecektir.
Müstedinin bu ara emri istidasında başarılı olabilmesi için 9/76 sayılı Mah- kemeler Yasasının 41. maddesindeki şartları yerine getirmesi gerekir. Bu şartları şöyle sıralayabiliriz.
A) Kon-u ciddi olmalı: Bu şartın anlamı Mahkeme içtihatlarında fazla tartışılmış değildir. Buna rağmen genellikle önemli bir dava açan davacıların bu şartı yerine getirdikleri kabul edilir ve müstedinin de bu şartı yerine getirdiğini kabul etme- miz yerinde olac-aktır.
B) Müstedinin haklı olduğuna dair belirtiler olmalı: Müstedi ısrarla ders vermeyi reddetmekte ve ileride de öğretmenlik yapamayacağını ifade etmektedir. İlk bakışta bunun bir disiplin konusu olduğu ve müstediyi öğretmenlikten uzaklaştır- makla sonu-çlanacak bir disiplin kovuşturmasına muhatap olması gerektiği akla gelmektedir. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığının Müstedinin görevine son verme yolunu seçeceğine doğrudan maaşını kesmesi haklılığı tartışılabilecek bir davranıştır. Bu bakımdan başvuruda m-üstedinin haklı olduğunu gösteren belirti- lerin mevcut olduğunu söyleyebiliriz. Diğer taraftan olayda müstedinin haksız olduğunu gösteren belirtiler de vardır. Müstedi eskiden kendisine yapılan bir hak- sızlık nedeniyle çalışamaz duruma geldiği ve dolayıs-ıyle çalışmadan maaş almaya hak kazandığı görüşündedir. Halbuki müstediye eskiden haksızlık yapılmışsa, bu nedenle çalışamıyacak duruma gelmiş olsa bile talep edebileceği yasaların uygun göreceği bir tazminattır. Müstedinin talep edebileceği tazminat türle-ri arasında çalışmadan öğretmen olarak kalmak ve öğretmen maaşı almak yoktur. Buna ek olarak Bakanlığın maaşı durdurma gerekçesinin yasal dayanaktan tamamen yoksun olduğu da söylenemez. Çünkü çalışmayana maaş verilmemesinin yasal olduğu grev yapan memurlar-a ilişkin 42/77 sayılı YİM davasında karara bağlan- mıştır. Benzer mevzuata sahip Türkiye'de de buna benzer uygulamalar oldu- ğunu Şeref Gözübüyük'ün Yönetim Hukuku kitabında görmekteyiz. Sayfa 122'de şöyle deniyor:
"Danıştay birçok kararlarında "maa-ş hizmet mukabili verilen haktır" ilkesini sert bir biçimde uygulamış memurun kusuru bulunmadığı, yanlış bir işlem ile ve isteği dışında görevden uzaklaştırıldığı durumlarda aylığını alamamasına zarara uğramasına neden olmuştur."
Bu nedenlerle müstedini-n haklı olduğunu gösteren belirtiler olduğu kadar ve belki de daha fazla haksız olduğunu gösteren belirtiler olduğu sonucuna varmamız gerekir.
C) Müstedi ara emri verilmezse telafisi imkansız veya telafisi çok güç bir zarara uğrayacak olmalı: Müstedi aldı-ğı maaşla geçimini sağladığını ve başvuru sonuna değin maaş almadığı takdirde geçiminin güçleşeceğini iddia etmektedir. Bu iddiada bir gerçek payı vardır. Fakat diğer bir açıdan baktığımızda bu şartın müstedaaleyh için de geçerli olduğunu görürüz. Şöyle ki- müstedaaleyh çalışma- dığı süre içinde müstedinin maaş almaya hak kazanmadığı görüşündedir ve bu iddiasını başvuru sonuna kadar kanıtlamaya çalışacaktır. Eğer çalışmadığı süre için maaşı müstediye ödenirse ve bu para müstedinin belirttiği gibi harcanırsa -müstedaaleyh başvuruyu kazandığı takdirde ödediği parayı nasıl geri alabilecek- tir? Şüphe yok kı paranın devlet kasasında birikmesi ve başvuruyu kazandığı takdirde toplu halde müstediye verilmesi, harcandıktan sonra geri alınmasından daha kolaydır.
Bu b-aşvuru benzeri görülmemiş ilginç bir başvurudur ve genış bir değer- lendirmeyi gerektirir. Genelde kamu görevlilerini çalışmaya ve daha iyi çalışmaya teşvik etmemiz gerekirken müstedi tam ters yönde bir eyleme girmiş bulunmaktadır. Bu durumda müstediye hak-lı olma ihtimalinin olduğunu ve başvuruyu kazandığı takdirde çalışmadığı günlerin de karşılığını alabileceğini söyleyebiliriz. Fakat başvurunun sonuçlanmasını dahi beklemeden maaşını almaya devam edebileceğini ve başvuruyu kaybetse bile kazançlı olacağını -söyle- memiz doğru değildir. Bu kendine özgü olağan dışı meselede ara emri şartları müstedinin maaşını almasından çok almaması için gerçekleşmiştir.
Bu nedenle ara emri istidası red ve iptal edilir.
Masraflar için emir verilmez.
- (Taner Erginel)
Yargıç
16 Şubat 1987
Full & Egal Universal Law Academy