-
D.9/81 Y.İ.M. 195/80
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay. Müstedi: Kemal Tunç, A.84 Çatalköy.
- ile --
Müstedaaleyh:l. İçişleri ve İskân Bakanlığı vasıtasıyle KTFD.
2. İnceleme ve Dağıtım Komisyonu vasıtasıyle KTFD.
A R A S I N D A.
Müstedi namına: Ergin Ulunay.
Müstedaaleyh namına: Mehmet A-li Şefik.
Yasa Maddesi: 41/77 sayılı Yasa ile İnceleme ve Dağıtım Komisyonu
Tüzüğünün 14. maddesi.
İstemin Özeti: Müstedi Çatalköydeki evin tahsisini İnceleme ve Dağıtım
Komisyonunun önerisi ve İçişleri İskân Bakanlığının onayı- ile
iptal eden kararın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir
sonuç doğurmayacağına karar verilmesi isteminde bulundu.
OLAY: Müstediye tam olarak vuzuha kavuşmayan bir nedenle Çatalköyde
1974'te ev tahsis edildi. 1979 da İncele-me ve Dağıtım Komisyonunun
Müstedinin evi amacına uygun olarak kullanmadığı ve 41/77 sayılı
Yasa tahtında hak sahibi olmadığı ile ilgili iptal önerisi, baka-
nın onayı ile uygun görüldü ve Müstedinin adına tahsisli ev iptal
edildi.
SON-UÇ: Müstedi, şahadetinde iş nedeniyle Lefkoşa'da kaldığını ve hafta
sonları ve yaz aylarında eve gittiklerini belirtmiştir.
Müstedaaleyh tarafından çağrılan beş şahit de Müstedinin evde
ikamet etmediğini ifade etmişlerdir.
Müsted-inin konu evi tahsis amaçlarına aykırı olarak kullandı-
ğını yani 32/75 ve 41/77 sayılı Yasaların öngördüğü anlamda evde
daimi olarak ikamet etmediğini tebellür ettikten sonra Müstedinin
eşdeğer mal açısından hak sahibi olup olmadığı veya- göçmen olup
olmadığı hususlarına değinmekte fayda mülâhaza edilemez.
Başvuru reddolunur.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Müstedi işbu başvuru ile Girne İskân Şubesi Hukuk
İşleri Sorumlusu müstediye gönderdiği GİD -56/80 sayı ve 10.1.1980 tarihli yazısında belirtilen ve müstediye tahsis edilen Çatalköy'de A84 no'lu evin tahsisinin 17.12.1979 tarihli ve (4)82/77-2 sayılı İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun önerisi üzerine İçişleri ve İskân Bakanının aynı tarihli onayı il-e iptal eden kararının tamamen hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilmesi isteminde bulundu.
Taraflar arasında ihtilâf konusu olmayan olgular özetle şöyledir:
Müstedi 1963 hadiselerinden evvel şimdiki ka-rısı ile nişanlı idi ve daha sonra Rumların işgal ettiği Sülüyon Sokak No.B'de ikamet ediyordu. 1963 hadiselerinin patlak vermesiyle müstedi sözü edilen ikametgâhını terketti. Müstedi şimdiki karısıyla takriben 1964 yazında evlendi ve karısının bekâr kızka-rdeşleri olan Vedia ve Mukaddes Hacı Ahmet ile beraber bir evde ikamet etmeğe başladı. Bu durum 1974 Barış Harekâtına kadar sürdü. Vedia Hacı Ahmet de 1963'den önce Küçük Kaymaklıda ikamet ediyordu. Yeni Şehirdeki evi Rumlar tarafından yıkılmıştı.
19-74 Barış Harekâtından sonra Vedia Hacı Ahmet bir Göçmen Dönüş İstek Beyan Forması doldurarak evine dönme isteminde bulundu ve döndüğü takdirde kendisi ile beraber yaşayacak ailesi olarak annesi, müstedi ve karısının ve müstedinin 3 çocuğunu gösterdi. Tam v-uzuha kavuşmayan bir nedenle ilgililer müstediye Çatalköy'de A84 no'lu evi 3.11.1974 tarihinde tahsis ettiler.
17.12.1979 tarihinde İnceleme ve Dağıtım Komisyonu müstedinin sözü edilen konutu 41/77 sayılı Yasa uyarınca hak sahipliliği bulunmaması ve/-veya konutu tahsis amacına uygun olarak kullanmadığı gerekçesiyle müstedinin tahsisinin iptal edilmesini İçişleri ve İskân Bakanına önerdi ve Bakan da bu öneriyi uygun buldu. Bu durum müstediye ve karısına 25.2.1980 tarihinde bildirildi.
Müstedinin b-aldızı olan Mukaddes Hacı Ahmet Rumlarca yıkılan evini 20.3.980 tarihinde müstedinin karısına hibe edip koçan etti.
Başvurunun duruşması esnasında müstedaaleyhin iptal kararına amil olan esas sebebin müstedinin bu evi tahsis amaçlarına uygun olarak k-ullanmadığı yani bu evde normal anlamda ikamet etmediği noktasında toplandığı görülmektedir.
Müstedi bizzat kendisi şahadet verdi ve başka şahit çağırmadı. Müstedaaleyh ise müstedinin konu evde ikamet etmediğini göstermek için beş şahit celbetti. Bu- şahitlerin şahadetlerine kısaca değinmeği faydalı bulduk.
Müstedi şahadetinde öğrenci olan üç çocuğu bulunduğunu ve her üçünün de Lefkoşa'da Maarif Koleji'ne devam ettiklerini, çocuklarının hiçbirisinin Girne veya Çatalköy'de okullara gitmediklerini- işinde yardım etmekte olan karısının ve kendisinin iş yerlerinin Lefkoşa'da olduğunu Lefkoşa'da Vedia Hacı Ahmet'in evinde kalmakla birlikte konu evde de ikamet ettiklerini, yazları orada kaldıklarını, sair zamanlarda ise haftada en az bir gece en çok dör-t gece kaldıklarını Küçük Kaymaklıda bir ev tuttuğunu fakat bunu ikamet maksadıyle değil de işini aktarmak için yaptığını söyledi.
Müstedaaleyhin birinci tanığı 1979'da Girne İskân Dairesinde görevli olan İsmet Hilmidir. Bu şahit şahadetinde konu evd-e müstedinin ikamet etmediği hususunda bilgi aldığını ve konu evi 3-4 defa hafta arası ve daire saatları esnasında ziyaret ettiğini fakat orada kimseyi bulamadığını evin bakımsız ve orada birisinin ikamet etmediği görünümü verdiğini söyledi. Bu şahitin şah-adeti bizce son kısmı hariç hiçbir şekilde mahkemeye yardımcı olmadı çünkü bu şahitin evi ziyareti hafta arası ve Nisan ve Mayıs 1979'da idi ve ziyaret ettiği saatlarda müstedi ve karısının çalıştıkları ve çocuklarının da okula devam ettikleri gözönünde tu-tulduğunda evde birisini bulmasına olanak yoktu.
Müstedaaleyhin ikinci şahidi Çatalköy'de A81 nolu evde ve konu evin 300 metre yanında ikamet eden Raif Mustafadır. Bu şahıs A84 no'lu evde 1978'den beri kimsenin oturmadığını hatta müstediyi 1978' de k-onu evden ev eşyalarını van tipi arabasıyle taşırken gördüğünü söyledi.
Müstedaaleyhin üçüncü şahidi ise Çatalköy Belediye Başkanı Ekrem Zayıfoğlu'dur. Bu şahit de, müstediyi, A84 nolu evin kısa bir süre işgal edildiği Haziran 1980 tarihinde konu evd-e gördüğünü, sair zamanlar hiçbir zaman görmediğini söyledi. Müstedaaleyhin dördüncü şahidi Çatalköy Muhtarı Aziz Çelikeri'dir. Bu şahit de müstediyi konu evde görmediğini, A84 no'lu evin yakınlarında bulunan iki bacanağının evine sık sık misafireten gitti-ğinde de konu evde kimsenin görünmediğini, ancak 1979 yılında arada sırada hafta sonlarında müstedinin konu eve geldiğini söyledi.
Müstedaaleyhin son şahidi Alibey Ahmet ise müstedinin konu evde ikamet edip etmediği hususunda Mahkemeye birşey söyleme-di.
Müstedi avukatı gerek başvurusunda ve gerekse son hitabesinde başvuru konusu kararın yasal geçerliliği üzerinde durdu. Müstediye göre:
a) Müstedinin tahsisinin iptal edilmesine ilişkin İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun önerisi ilgili Bakan t-arafından sadece onaylanmıştır. Diğer bir deyimle ilgili Bakan tarafından yapılan işlem bir karar niteliğinde değil de sadece bir onaydan ibarettir. Halbuki 1978 İnceleme ve Dağıtım Komisyonu Tüzüğünün 14. maddesi Bakanın bir karar almasını öngörmektedir.
-
Bu iddiada herhangi bir mesnet görmüyoruz. 14.4.1978'de Resmi Gazete'nin Ek III'ünde yayınlanıp yürürlüğe giren anılan Tüzüğün 14. maddesinin ilgili kısmı aynen şöyledir:
"14. (1) Bu tüzüğün 12. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucu
- yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yasaya
aykırı olarak yapıldığı saptanan tahsisler,
(2) Kendilerine tahsis edilen konut ve işyerini ve tesisi uy-
gun gerekçe göstermeksizin İmar, İskân ve Rehabil-itasyon
Bakanlığından izin almaksızın 1 aydan fazla bizzat kul-
lanmayan, çalıştırmayan, başkasına devir veya satışını
yapanların,
(3) ............
(4) ............
(5) ............
- Tahsisler Komisyonun önerisi ve ilgili Bakan'ın kararı ile
iptal edilir. Bu durum ilgiliye İskân ve Rehabilitasyon Dairesi
Müdürlüğü Hukuk İşleri Şube Amirliğince yazılı olarak tebliğ edi-
lerek, söz konusu kaynağın en geç 1 ay -içinde tahliyesi istenir."
Mahkemeye Emare III olarak sunulan İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun tahsis iptal önerisinde ilgili Bakana önce belirtilen nedenlere dayanılarak tahsisin iptal ve geri alınması önerisi sunulmuştur. İlgili Bakan da matbu form-ada "uygun görülmüştür" sözcükleri altına imzasını koymuştur. İlgili Bakanın bu şekilde imza atması önerinin uygun bulunduğunu ve öneri uyarınca tahsisin iptal edilerek geri alınması doğrultusunda bir karara vardığını açıkça ortaya koymaktadır. Kararında "-karar" sözcüğü geçmemişse kararının bir "karar" olmaktan çıktığını söylemeğe olanak yoktur.
b) Müstedinin ikinci yasal noktası ise İnceleme ve Dağıtım Komisyonuna İlgili Bakan tahsisleri iptal ve geri alma önerisi veren ilgili Tüzüğün 14. maddesinin -41/77 sayılı Yasaya aykırı olduğudur (ultra vires). Yukarıda sözü edilen Tüzük ve 14. maddesi 41/77 sayılı Yasanın 235(1) maddesine istinaden yapılmıştır. Bu madde aynen şöyledir:-
"25 (1) Eşdeğer mal verme kapsamı dışında konut ve küçük işyeri-
- nin tesbit ve tahsisi, gerektiğindeilgili kuruluşların
da görüş ve teknik yardımları alınarak, İmar, İskân ve
Rehabilitasyon işleriyle ilgili Bakanlık bünyesinde kuru-
lan "İnceleme ve Dağıtım Komisyonu" taraf-ından, İmar,
İskân ve Rehabilitasyon işlerinden sorumlu Bakanın ona-
yından sonra yapılır. Komisyonun çalışma yöntemi, görev,
yetki ve sorumlulukları tüzükle saptanır."
-
Yukarıda alıntısı yapılan 25(1) maddesi bir kaynağın tahsisi hususunda İnceleme ve Dağıtım Komisyonuna öneri yapma yetkisi vermektedir. Bu yönde bir öneri yapan bir kuruluş, yasada aksine bir kural yoksa, yine bir kaynak hakkındaki tahsisin iptal ve -geri alma işlemi hususunda ilgili Bakana öneride bulunabilmesi doğaldır.
-
Tabiidir ki ilgili Bakan bu gibi öneriyi benimseyip benimsememekte serbesttir. Esasen bundan başka 41/77 sayılı yasanın 29. maddesi kendilerine tahsis edilen konutu kullanmayanların İmar, İskân ve Rehabilitasyon İşlerinden sorumlu Bakanlığın yazılı t-ebligatını müteakip konutu tahliye etmek zorunda olduklarını öngörür. İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun İçişleri ve İskân Bakanlığının bir iş kuruluşu olduğuna kuşku yoktur. Tahsisin iptali ve geri alınması işlemi hususunda nihai karar mercii ilgili Bakan o-lduğu sürece bu karara varabilmek için maiyetindekilerden veya Bakanlığının bir kuruluşundan tahkikat yapılmasını istemek ve bunun neticesi görüş, tavsiye veya öneri almak nihai karar veren makamın hakkı olduğu gibi aynı zamanda iyi bir yönetim yöntemi old-uğu dahi söylenebilir. Bunlardan ötürü müstediyi bu noktasında da haklı bulmuyoruz.
Huzurumuzda verilen şahadetten müstedinin konu evde herkesin anladığı anlamda ikamet etmediğini salimen söyleyebiliriz. Esasen işyerinin Lefkoşa'da oluşu, çocuklarını-n Lefkoşa'da okula gidişleri, onun 1978'den sonra Lefkoşa'da baldızının evinde devamlı olarak ikamet ettiği iddiasına kuvvet kazandırmaktadır.
Müstedaaleyh tarafından çağrılan Çatalköy Belediye Başkanı ile muhtarının vermiş oldukları tatminkâr şahade-t de müstedinin konu evde ikamet etmediğini göstermektedir. Öte yandan yine müstedaaleyh tarafından çağrılan Raif Mustafanın şahadetini tatminkâr bulmadığımızı ve ona istinad etmeği tehlikeli bulduğumuzu söylemeliyiz. Konu evde ikamet edip etmediği hususu -etkin bir rol oynayacağı açıkça belli olduktan sonra müstedinin kendi şahadetinin hiç olmazsa karısı ve baldızı Vedia Hacı Ahmet ve tercihan Çatalköy'deki komşu veya komşuları tarafından teyid ettirilmemesini cidden anlayamadık. Müstedinin konu evde ikamet- etmediğini ve orada ancak arada sırada ve muhtemelen okulların da tatil olduğu yaz aylarında kaldığını bir bulgu olarak buluruz. Özellikle 32/75 ve 41/77 sayılı yasalar tahtında bir ev tahsisinden yararlanan hak sahiplerinin böyle bir evi yazlık veya haft-ada 1-2 defa ziyaret edilecek sayfiye evi olarak kullanmalarına cevaz vermemektedir. Sözü edilen yasaların özü ve sözü ikamet için tahsis edilen evlerde herkesin anladığı normal anlamda devamlı olarak ikamet etmelerini öngörmektedir. Bu yapılmadığı takdird-e bu gibi evleri hâlâ daha doğru dürüst bir konut tahsisinden yararlanamayan diğer hak sahiplerine terk etmelidirler.
Müstedinin konu evi tahsis amaçlarına aykırı olarak kullandığı yani sözü edilen evde 32/75 ve 41/77 sayılı yasaların öngördüğü anlam-da daimi olarak ikamet etmediği tebellür ettikten sonra müstedinin eşdeğer mal açısından hak sahibi olup olmadığı veya bidayette tahsisi alırken hakikaten göçmen olup olmadığı hususlarına değinmekte herhangi bir fayda mülâhaza etmiyoruz.
Sonuç olarak- başvuru reddolunur.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
27 Şubat 1981
- 286 -
Full & Egal Universal Law Academy