-D.5/88 YİM 2/87
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkemede
Yargıç Aziz Altay huzurunda
Anayasanın 152. maddesi hakkında.
Müstedi: 1. Salih Tamer,- L/şa.
2. Kerime Mehmet, L/şa.
-ile -
Müstedaaleyh: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İsk(n Bakanlığı vasıtasıyle KKTC Başsavcılığı L/şa.
A r a s ı n d a.
Müstedi namına: Ata Dayanç
Müstedaal-eyh namına: Ali Fevzi Yeşilada.
Yasa Maddesi: 41/77 sayılı İsk(n, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasasının 29. maddesi ve 1978 İnceleme Dağıtım Komisyonu Tüzüğünün 14(1) ve (2). maddesi.
İstemin Özeti: Müstedilerin adına tahsisli bulunan konutun, Müsted-aaleyh tarafından ipt(l kararının hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar verilmesi istemi.
OLAY: 1974 yılından önce İngiltere'de ikamet eden Müstedi, 1974 Barış Harek(tından sonra Kıbrıs'a geldi ve kendisine Akçay'da konu-t tahsis edildi.
Bir süre konutta ik(met eden Müstediler, daha sonra Müstedi 1'in tedavi maksadı ile İngiltere'ye gitmesi, Müstedi 2'nin de yalnız kaldığı için Lefkoşa'ya akrabalarının yanına gelmesi ile ev, ilgili şahıslar tarafından işg(l edildi. Kıbr-ıs'a döndükten sonra evinin tahliyesini talep eden Müstediler, işg(lcileri evden çıkarma yollarını ararken, konuta ait tahsislerinin konutu amacına uygun olarak kullanmamaları ve başkasının kullanımına sunmuş olmaları nedeni ile ipt(l edildiğini öğrendiler-. Bunun üzerine işbu başvuruyu dosyaladılar.
SONUÇ: Şahadetten, İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan, Müstedinin ada haricine niçin gittiğini hiç soruş- turmadan konu ipt(l kararını aldığı ve Müstedaaleyhin onayına sun-duğu anlaşılmıştır. Ve yine ipt(l gerekçelerinden olan Müstedinin konutu başkalarının kullanımına sunduğu gerekçesi de, Müstedinin konutu başkalarının işg(l etmesini önlemek için akrabası Şerife Ülken'in bakmasını istemelerinden sonra Şerife Ülken'in eşi i-le birlikte eve yerleşmelerinden ve ardından İsk(n Dairesinden konutu adına almak istemesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda Müstedilerin konutu başkalarına devrettiği iddiası varit olamaz.
Ve yine Müstedilere gönderilen ve konutun tahsisinin ipt(lini i-htiva eden yazıda, sadece Müstedi 1 adındaki tahsis ipt(l edilmiş, 2. Müstedi adındaki tahsis ipt(l edilmemiştir.
Sonuç olarak başvuru kabul edilir ve Müstedaaleyhin Müstedilere bidirdiği konut tahsisinin ipt(li ile ilgili kararın hükümsüz ve etkisiz ol-duğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar verilir.
____________________
H Ü K Ü M
1. Müstedi aslen Limasollu olup, 1974 yılından önce Londra'da ik(met etmekteydi. 1974 Barış Harek(tından sonra devlet yetkililerinin çağrısı üzerine eşi, çocuğu -ve baldızı olan 2. Müstedi ile Kıbrıs'a geldi ve 29.5.1978 tarihinde Akçay'da kendisine ve 2. Müstediye müştereken D 9 numaralı konut tahsis edildi.
1981 yılında Londra'ya gidip açık kalb ameliyatı geçiren 1. Müstedi orda 7 ay kaldıktan sonra geri geldi.- 12.8.1983 yılında oğlu Mehmet'i tedavi için Londra'ya götüren 1. Müstedi bir süre, ciddi bir ameliyat geçiren oğlunun yanında kalmak zorunda kaldı. Bu arada kalb şik(yetleri nedeniyle kendisi de hastahaneye yattı, ancak 2. bir kalb ameliyatını tehlikeli b-ulan doktorlar onu bir süre hastanede kontrol altında bulundurduktan sonra kendisini taburcu ettiler ve sık sık kontrol için hastaneye gelmesini söylediler. Müstedi kontrol için hastaneye gidiş gelişleri sırasında dizi şiştiğinden tekrar ameliyat için hast-aneye yattı, ancak yine kalbindeki rahatsızlık nedeni ile ameliyattan vazgeçildi. 1. Müstedi sağlık nedenleri ile uzun süre Londra'da kalmak zorunda olduğu için eşi de Londra'ya onun yanına gitti. Bek(r olan 2. Müstedi ise tek başına konutta oturamadığı iç-in geçici olarak Lefkoşa'ya akrabalarının yanına geldi. Konutta kimsenin bulunmamasından yararlanan bazı şahıslar kilidi kırıp konuta girdiler, ancak yapılan şik(yet üzerine bu şahıslar konutu boşalttılar.
Kıbrıs'a dönüşünün uzayacağını anlayan 1. Müsted-i, Osman Güvenir'e bir mektup göndererek kendisine sağlık durumu hakkında bilgi verdi ve konutu ile ilgilenmesini istedi. Osman Güvenir yazdığı cevabi mektubunda durumu, İsk(n Dairesi'nden araştırdığını ve endişeye gerek bulunmadığını bildirdi. 1. Müstedi -herhangi birisinin konutu işgal etmesini veya eşyaları çalmasını önlemek içn yakın akrabası olan ve İsk(n Dairesinde memur olarak çalışan Şerife Ülken'e konutu yakından kontrol etmesini ve gece de ışıkları yakmasını rica etti. Şerife Ülken ise bir süre son-ra eşi Kudret Ülken ile birlikte konuta girip yerleşti. 2.4.1986 tarihinde adaya dönen 1. Müstedi, konutu kilitli buldu. Daha sonra görüştüğü Şerife Ülken, kendisine konuttan çıkmayacağını söyledi ve problemini İsk(n Dairesi ile halletmesini salık verdi.
-Müstediler Şerife Ülken'i konuttan çıkarma yollarını ararken Müsteda- aleyh 8.10.1986 tarihinde konutu amaca uygun olarak kullanmaması veya uzun zamandan beri ada dışında ikamet etmesi veya konutu başkalarının kullanımına devretmiş olması nedeniyle 1. Müs-tedinin adındaki tahsisi iptal etti. Ne var ki, Müstedaaleyh 3.11.1986 tarihinde Müstedilere birer yazı göndererek her ikisinin adındaki tahsisin iptal edildiğini bildirdi. Bunun üzerine Müstediler işbu başvuruyu dosyaladılar ve konu iptal kararının hüküms-üz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilmesini istediler.
41/77 sayılı İsk(n, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasasının 29. maddesine göre tahsis edilen konutu kullanmayanların veya başkasına devir ve satışını yapanların ta-hsisleri İsk(n ve Rehabilitasyon işlerinden sorumlu Bakanlık tarafından iptal edilebilir. Yine 1978 İnceleme ve Dağıtım Komisyonu Tüzüğünün 14(1)(2) maddesi altında tahsis edilen konutu kullanmayanların tahsisleri iptal edilebilir.
Mahkeme huzurundaki şa-hadete göre, bu meselede iptal kararı 1. Müstedinin söz konusu konutu amaca uygun olarak kullanmadığına veya uzun zamandan beri ada dışında ikamet etmiş olmasına veya konutu başkalarının kullanımına devretmiş bulunmasına dayandırılmıştır. Müstedaaleyh mahk-emede konutun amaca uygun olarak kullanılmadığını iddia etmediği gibi bu konuda şahadet de ibraz etmediğine göre bu hususun iptal nedeni olamayacağı açıktır. Müstedaaleyh başvurunun duruşması sırasında, daha ziyade 1. Müstedinin İngiltere'ye giderek konutu- kullanmadığını iddia etti. 1. Müstedi ise İngiltere'ye gidip uzun sayılabilecek bir süre orada kaldığını kabul etmekle birlikte bunun gerek kendisinin gerekse oğlunun geçirdiği çok ciddi ameliyatlar ve ameliyat sonrası kompliksyonlar ile sair ciddi sağlık- sorunları sonucu olduğunu öne sürdü. 1. Müstedinin sağlık durumu ile ilgili iddiaları Müstedaaleyh tarafından reddedilmediği gibi ciddi bir şekilde ihtil(f konusu da yapılmadı. Bu durumda 1. Müstedinin bu konudaki şahadetini doğru kabul etmek gerekir.
İ-nceleme ve Dağıtım Komisyonu üyelerinden Alibey Ahmet 1. Müstedi- nin sağlık durumundan haberi olmadığını, bu husus Komisyonun bilgisi dahilinde olsaydı tahsisin iptal edilmiyebileceğini söyledi. Konu iptal kararı alınırken diğer Komisyon üyelerinin de 1. -Müstedinin sağlık durumundan haberleri olduğu hususunda şahadet yoktur. Alibey Ahmet toplantıda 1. Müstedinin sağlık durumunun konuşulduğunu da hatırlamamaktadır. Bundan da anlaşılacağı gibi Komisyon gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadan, 1. Müstedinin -ada haricine niçin gittiğini hiç soruşturmadan konu iptal kararını aldı ve Müstedaaleyhin onayına sundu. Müstedaaleyh de başka hiçbir araştırma yapmadan Komisyonun bu tavsiye kararını onayladı. Gerek Komisyon, gerekse Müstedaaleyh konu iptal kararını yukar-ıda belirtilen şartlar altında almakla hatalı hareket etmişler ve yetkilerini kötüye kullanmışlardır.
İptal kararında yer alan diğer gerekçe ise Müstedilerin başvuru konusu konutu başkalarının kullanımına devretmiş olmalarıdır. Alibey Ahmet ilkin bazı şa-hıslar tarafından işgal edilen konutun boşaltılmasından sonra Müstedinin anahtarları akrabalarına bıraktığını, onların da bir süre sonra konuta yerleştiklerini, iptalden sonra Müstedinin eşyalarının hal( konutta bulunduğunu söylemiştir. 1. Müstedi ise konu-tun yabancı kimseler tarafından işgal edilmesinden sonra yakın akrabası olduğunu söylediği Şerife Ülken ile eşi Kudret Ülken'e ilgilenmelerini ve konutu yakından kontrol etmelerini söylediğini ancak hiçbir suretle konutu onların kullanımına devretmediğini-, eşyalarının da hal( konutta bulunduğunu savundu. Müstedaaleyh 1. Müstedinin bu iddialarının aksini ciddi bir şekilde iddia etmiş değildir. Kanaatim odur ki, konutun yabancılar tarafından işgal edilmesinden sonra Müstediler konutun tekrar işgal edilmesini- önlemek için akrabası Şerife Ülken'e konuta bakmasını söylemiş, o da durumu fırsat bilerek eşi ile birlikte eve yerleşmiştir. Bil(hare İsk(n Dairesinde görevli oluşundan yararlanan Şerife Ülken Müstediler adındaki tahsisin iptali için yaptığı girişimler s-onucu başvuru konusu karar alınmıştır. Şerife Ülken ve eşinin konuttan çıkmak istememesi, konutu kilitleyip Müstedileri içeriye sokmaması, onları sorunlarını İsk(n Dairesi ile halletmeye göndermesi ve bunun ardından da iptal kararı çıkması başka türlü izah- edilemez. Durum bu olduğuna göre Müstedilerin konutu başkalarına dervettiği iddiası varit olamaz.
Bu safhada bir hususa daha değinmek gerekir. Müstedaaleyh başvuru konusu kararı ile sadece 1. Müstedinin tahsisini iptal ettiği halde, Müstedilere gönderil-en ve Mahkemeye Emare VII olarak ibraz edilen 3.11.1986 tarihli yazıda her iki Müstedinin adındaki tahsisin iptal edildiği bildirildi. Müstedaaleyhin 2. Müstedinin adındaki tahsisin iptal edildiğine dair bir kararı bulunmadığına göre Emare VII yazının 2. M-üstedi tarafından geçerliliği yoktur ve bu yazı ile 2. Müstedi adındaki tahsis iptal edilmiş sayılamaz.
Sonuç olarak Müstedaaleyhin, Müstedilerin adında tahsisli bulunan Akçay'da D 9 numaralı konutun tahsisini iptal eden ve 3.11.1986 tarihli yazı ile Müs-tedilere bildirilen 8.10.1986 tarihli kararın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilir.
(Aziz Altay)
Ya-rgıç
29 Ocak 1988
27
Full & Egal Universal Law Academy