-
D.23/80 Y.İ.M. 270/80
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, N. Ergin Salâhi,
Niyazi F. Korkut.
K.T.F.D. Anayasasının 118. Maddesi hakkında.-
Müstedi:1. Mustafa M. Hasip, Ortaköy.
2. Mehmet D. Subashı, Ortaköy.
- ile -
Müstedaaleyh: Kıbrıs Türk Federe Devleti Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
vasıtasıyle Kıbrıs Türk Federe Devleti, Lefkoşa.
- A R A S I N D A.
Müstediler namına: Kıvanç M. Riza.
Müstedaaleyh namına: Akın Sait.
Yasa Maddesi: İhracat ve İhracat İşleri hakkında Yönetmelik, Anaya-
sanın 62. maddesi.
İstemin Özeti: 1) Müstedaaleyhin ihraç iz-nini vermesi ve/veya yapması
gerektiği hususunda karar.
2) Müstedaaleyhin ihraç müsaadesinin ihraç süresinin başlangıç
tarihinin akreditifin ibraz edildiği tarih olan 20.5.1980 tari-
hinin olduğunu reddeden ve/veya kabul etmeyen ka-rarının hükümsüz
ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına dair
karar.
3) İhracat izninin 16.6.1980'e kadar geçerli olduğuna dair
karar.
4) Müstedaaleyhin ihracat izninin 30 gün uzatılması ile
- ilgili, şifahi olarak red kararının hükümsüz olduğuna dair karar.
OLAY: Müstediler hayvancılık alım satımı ile iştigal ederler. Hayvan
ihraç etmek için Müstediler Müstedaaleyhe müracaat ederek ihracat
beyannamesi talep ettiler. Müstedaaleyh ak-reditif ibraz edilmesini
talep etti. Müstediler bankalarından talep ettilerse de bankacılar
ihracat müsaadesini görmek istedi. Tekrar Müstedaaleyhe müracaat
eden Müstediler ihracat müsaadesini temin edip bankalarına ver-
diler. Müstedi-ler gereken ifa mektubunu temin ettikten sonra söz
söz konusu belgeyi Müstedaaleyhe geri iade ettiler ve hiçbir zaman
onaylanmış lisans belgesinin aslını almadılar. Bankalarının,
gerekli akreditifin açıldığını kendilerine bildirmesi ü-zerine 2.
Müstedi Müstedaaleyhe gitti ve ihracat için izin istedi.
SONUÇ: İhracat ve İhracat İşleri hakkında Yönetmelik uyarınca lisansa
bağlı ihracat yapılabilmesi için ihracat lisans beyannamesinin
Müstedaaleyh tarafından onaylanmasını -müteakip bir suretinin güm-
rüğe gönderilmesi gerekirdi. Öyle anlaşılıyor ki Müstedaaleyh bunu
yapmayı ihmal etti. Yönetmeliğin 4. maddesinde belirtilen sürenin
nazarı dikkate alınabilmesi için ihracat müsaadesinin Müstedinin
elinde ol-ması gerekir. Müstedinin elinde olmayan ihracat müsaade-
sinin Yönetmelikte öngörülen süreyi etkilediği söylenemez. Bu
nedenle Müstedaaleyhin akreditifi ibraz ettikleri tarihteki müra-
caatlarını kabul edip, süreyi bu tarihten itibaren- başlatmaları
gerekir. Müstedilerin lisans beyannamesi uyarınca verilen ihracat
lisansının hazırlıklarının yapılmış olduğunu lisansa dayanarak
hayvanların satın alındığını, alıcı ile kesin sözleşme yapıldı-
ğını, gerekli banka temi-natının alıcılara verildiğini akreditifin
açıldığını, hayvanları alacak geminin gününün belli olduğu nazarı
dikkate alınarak Müstedaaleyhin süratle cevap vermesi gerekir.
İhraç süresi sona erse bile haklı nedenlerden dolayı süreyi 30 gün
- uzatması gerekirdi.
Sonuç olarak başvuru kabul edilir ve onaylanmış ihraç belgesi-
nin bir suretinin çıkış gümrüğüne bir suretinin de çıkış işlemle-
rinde kullanılmak üzere sahibine derhal vermesi gerekir. Ayrıca
belirtmekte ya-rar vardır. Anayasanın 62. maddesindeki 30 günlük
süre, verilecek yanıtın 30 günün sonunda verilmesi gerekir anla-
mında alınmamalı, meselenin özellikleri de dikkate alınarak en
kısa sürede cevap verilmelidir.
H Ü K Ü- M
Ülfet Emin, Başkan: Müstediler başvuruları ile aşağıdaki çarelerin Mahkeme tarafından verilmesi isteminde bulundular. Çareler şunlardır:
"1. 3000 adet kuzu, 500 adet oğlak ve 100 adet dananın akreditif
usulü ile Beyrut'a ihracı için Müst-ediler gerekli akreditifi
temin edebilmek maksadıyle Müstedaaleyh tarafından Müstedi-
lere verilen takriben 22.4.1980 tarihli ihracat müsaadesi
(ihracat ön izni), Müstediler tarafından gerekli akreditifin
temin edil-ip takriben 20.5.1980 tarihinde Müstedaaleyhe
ibrazı üzerine Müstedaaleyhin yukarıda sözü geçen hayvan-
ların söz konusu 22.4.1980 tarihli ihracat izninde belirtil-
diği şekilde akreditif usulü ile Müstediler tarafı-ndan
Beyrut'a ihraç edebilmeleri için gerekli ihracat izninin ve/
veya işlemin yapılması için Müstediler tarafından Müstedaa-
leyhe yapılan takriben 22.5.1980 tarihli müracaat hususunda
Müstedaaleyhin bir karar vermemek-le yaptığı ihmalin yapılma-
ması gerektiği ve/veya Müstedaaleyhin mezkûr ihracat iznini
vermesi ve/veya işlemi yapması gerektiği hususunda bir
karar;
2. 3000 adet kuzu, 500 adet oğlak ve 100 adet dananın akreditif
- usulü ile Beyrut'a ihracına izin verilmesi için Müstedilerin
Müstedaaleyhe yaptığı müracaat üzerine müstedaaleyhin müste-
dilere akreditif temin etmek maksadı ile, akreditifi ibraz
etmek ve ihracat izninin geçerliliği ak-reditifin ibraz
edileceği tarihten başlamak koşulu ile verdiği 22.4.1980
tarihli ihracat izninin, akreditif takriben 20.5.1980 tari-
hinde Müstedaaleyhe ibraz edildiği halde Müstedaaleyhin ihraç
müsaadesinin ihraç -süresinin başlangıç tarihinin akreditifin
ibraz edildiği tarih olan 20.5.1980 tarihinin olduğunu redde-
den ve/veya kabul etmeyen kararının hükümsüz ve etkisiz oldu-
ğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına dair bir karar;
- 3. 3000 adet kuzu, 500 adet oğlak ve 100 adet dananın akreditif
usulü ile Beyrut'a ihracına izin verilmesi için Müstedilerin
Müstedaaleyhe yaptığı müracaat üzerine Müstedaaleyhin Müste-
dilere akreditif temin etmek maksadı- ile, akreditifi ibraz
etmek ve ihracat izninin geçerliliği akreditifin ibraz edile-
ceği tarihten başlamak üzere verdiği 22.4.1980 tarihli
ihracat izninin, akreditif takriben 20.5.1980 tarihinde
Müstedaa-leyhe ibraz edildiği halde Müstedaaleyhin ihraç
müsaadesinin ihraç süresinin başlangıç tarihinin akreditifin
ibraz edildiği tarih olan 20.5.1980 tarihinden başladığına
dair karar vermemekle yapılan ihmalin yapılmaması g-erektiğine
ve/veya ihracat izninin ihraç süresinin akreditifin ibraz
edildiği tarih olan 20.5.1980 tarihinden veya en erken
akreditifin geldiğinin Banka tarafından Müstedilere bildiri-
len 16.5.1980 tarihinde-n başladığına ve, dolayısıyle, mezkûr
22.4.1980 tarihli ihracat izninin en azından 16.6.1980
tarihine kadar geçerli olduğuna dair bir karar;
4. Takriben 20.5.1980 tarihinde Müstediler tarafından Müstedaa-
leyhe yapılan v-e 22.4.1980 tarihli ihracat izninin 30 gün
uzatılması hususundaki müracaatına Müstedaaleyhin takriben
aynı gün şifahi olarak verdiği ret kararının hükümsüz ve
etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına da-ir
karar verilmesi."
Olgular bu başvuruda özetle şöyledir:
Müstediler genel olarak ticaretle ve bilhassa hayvancılıkla ve/ veya hayvan alım satımı ile iştigal ederler. Takriben Mart veya Nisan 1980 aylarında müstediler 5000 adet kuzu, 1-000 adet oğlak ve 100 adet danayı Lübnan'a ihraç etmek üzere ihracat müsaadesi alınması koşuluna tabi olarak, bir ön anlaşma yaptılar. Gerekli ihracat müsaadesini almak için müstediler, müstedaaleyhe 8.4.1980 tarihli bir ihracat lisans beyannamesi doldurar-ak, müracaat ettiler. Söz konusu lisans beyannamesinde malın ödeme şeklinin akreditif usulü ile olduğu belirtildi. Müracaattan sonra müstedaaleyh müstediye akreditifin ibraz edilmesi gerektiğini söyledi ve bunun üzerine müstediler akreditifin temini için -alıcılar ile temasa geçtiler. Alıcılar istenilen akreditifin verilmesi için müstedilerden bir ifa teminatı (performance guarantee) talep ettiler. Müstediler talep olunan ifa teminatını vermek için bankalarına müracaat ettiler. Bankaları da böyle bir temina-tın verilmesi için ihracat müsaadesinin verildiğini veya verileceğine dair bir belge istediler. Bunun üzerine müstediler müstedaaleyhe yeniden başvurdular ve müstedaaleyh müstedilerin yapmış olduğu 8.4.1980 tarihli ihracat lisans beyannamesinin son kısmını- doldurarak beyannamede görüldüğü gibi 22.4.1980 tarihinde ihracat müsaadesi vermeyi kabul etti. Ancak müstedilere göre ve 2. müstedinin bugün mahkemede verdiği şahadete göre söz konusu imzalı ihracat lisans beyannamesinin sarı renkteki bir tek sureti ile -ilgili bankanın ifa teminatının verilmesini sağlamak amacı ile ilgili bankaya ibraz edilmek üzere müstedaaleyh tarafından müstedilere verildi ve yine verilen şahadete göre bu belge verilirken ihracatın ancak akreditifin müstedaaleyhe ibraz edileceği tariht-en geçerlilik kazanacağı belirtildi. Mahkemeye verilen şahadete göre müstediler söz konusu belgeyi bankaya ibraz ettikten sonra ve gereken ifa teminatı verildikten sonra müstedaaleyhlere iade etti. Müstedaaleyh müstedilere onaylanmış lisans beyannamesinin -aslını hiçbir zaman vermedi ve ifa teminatı maksatları için verilen lisans beyannamesinin sarı sureti müstedaaleyhe iade edildikten sonra müstedilerin yanında herhangi bir lisans beyannamesi veya sureti kalmadı. İfa teminatı verilmesi üzerine alıcılar gere-ken akreditifi açtılar ve 2. müstedinin şahadetine göre akreditifin açıldığına dair ilgili banka müstedilere 16 Mayıs 1980'de bilgi verdi. Yine 2. müstedinin şahadetine göre bu bilgi 16 Mayıs 1980'de geç alındı ve 17, 18 ve 19 Mayıs günleri de tatil olduğu- cihetle 2. müstedi müstedaaleyhe ancak 20 Mayıs 1980'de gitti. 2. müstedi 20 Mayıs 1980 de müstedaaleyhe akreditifi ibraz etti ve ihracatın yapılması için gereken işlemlerin yapılmasını talep etti. Bir kişinin "İhracat ve İhracat işleri hakkında Yönetmeli-k" uyarınca lisansa bağlı ihracat yapabilmesi için müstedaaleyh bakanlıktan ihracat müsadesi alması gerekir. Yönetmeliğin 3. maddesi ihracat müsaadesini almak için nelerin yapılması gerektiğini belirtmektedir. Yönetmeliğin 3(A) maddesine göre ihracat müsaa-desi almak isteyen kişi bir ihracat lisans beyannamesi doldurur ve Bakanlık lisans beyannamesini onaylarsa, onayladığı lisans beyannamesinin iki nüshasını alıkoyar ve geri kalan nüshalardan bir nüshasını çıkış gümrüğüne ve aslı ile bir suretini çıkış işlem-lerinde kullanılmak üzere müracaat sahibine verir. Öyle anlaşılıyor ki müstediler müstedaaleyhin bu madde uyarınca işlem yapmasını ve akreditifi ibraz ettikleri günden itibaren ihraç süresinin başlaması koşulu ile gereken asıl ve suretlerinin kendilerine v-erilmesi ve bir nüshasının da çıkış gümrüğüne gönderilmesini talep ettiler. Müstedilerin iddiasına göre müstedaaleyh böyle bir işlem yapmayı ihmal etti. Müstedilerden 2. müstedi mahkeme huzurunda şahadet verdi müstedaaleyh ise mahkemeye herhangi bir şahade-t ibraz etmedi. 2. müstedinin mahkemeye verdiği şahadetin doğruluğunu kabul ederiz. Esasen 2. müstedinin şahadetinin büyük bir kısmı ibraz olunan belgelerle desteklenmektedir. Müstedaaleyh mahkemeye yaptığı beyan ile müstedaaleyhin müstedilere 3000 kuzu, 5-00 oğlak ve 100 adet dananın ihracı için 22.4.1980 tarihinde lisans beyannamesi onaylayarak ihracat müsaadesini verdiğini kabul etmektedir. Aynı beyanda müstedaaleyh onaylanmış lisans beyannamesinin aslını müstedilere vermediğini ve bir nüshasını da çıkış -gümrüğüne göndermediğini kabul etmektedir. Müstedaaleyh bu ihracat müsaadesinin 22.4.1980 tarihinden itibaren 30 gün geçerli olduğunun ihraç müsaadesine yazıldığını ileri sürdü. Mahkemeye sunulan ve ihracat lisans beyannamesinin bir fotokopisi olan Emare I-'de müstedaaleyhin iddia ettiği gibi ihracat süresinin 22.4.1980'den itibaren 30 gün için verildiği hususunda herhangi bir söz ibaresi görülmemektedir. İlgili Yönetmeliğin 4. maddesine göre ihraç süresi lisansa bağlı mallarla konsinyasyon yolu ile yapılaca-k mallarda lisans tarihinde başlar. İhraç süresi vadesiz satışlarda 30 gün, vadeli satışlarda, satış belgelerinde belirlenen süre olup en çok 90 gündür. İlgili Yönetmelikten açıkça görülüyor ki ihraç süresi lisans tarihinden vadesiz satışlarda 30 gündür. M-üstedaaleyh müstediye verilen ihracat müsaadesinin Yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca lisans tarihi olan 22.4.1980'den itibaren 30 gün için geçerli olduğunu iddia etti. Acaba Yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan lisans tarihinden ne kastedilmektedir? Bir an i-çin herhangi bir kişinin herhangi bir malı ihraç etmek üzere müracaat ettiğini ve bu müracaatın onaylandığını, onayladığı tarihin yani lisans tarihinin müracaat beyannamesine yazıldığını ancak bu beyannamenin onaylandığı veya ihracat müsaadesinin verildiği-nin müracaatçıya derhal bildirilmediğini ve/veya ihracat müsaadesinin verildiği hususu lisans tarihinden 30 gün geçtikten sonra müracaatçının bilgisine geldiği varsayılırsa acaba durum ne olur? Müstedaaleyhin iddiası kabul edilirse ihracat müsaadesinin mür-acaatçının en ufak bir kusuru olmadan hiç bir değeri ve geçerliliği olmayacaktır. Kanımızca Yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan lisans tarihi ancak verilen ihracat musaadesinin müracaatçının bilgisine geldiği ve etkinlik ve geçerlilik kazanması için öngörü-len koşulların, şayet varsa, yerine getirildiği tarihtir. Başka bir anlatımla verilen ihracat müsaadesine dayanılarak ihracat yapabilme olanağının sağlandığı tarihtir. 22.4.1980 tarihinde onaylanan ve mahkemeye Emare I olarak ibraz edilen ihracat müsaadesi- (lisans müsaadesi) acaba hangi tarihte etkinlik ve geçerlilik kazanmıştır? Yönetmeliğin 3A maddesi uyarınca müstedaaleyh ihracat lisans beyannamesini onayladıktan sonra onaylanmış belgenin aslını ve bir nüshasını çıkış işlemlerini yapması için müstediye v-ermesi gerekirdi. Buna ilâveten çıkış işlemlerinin yapılabilmesi için onaylanmış beyannamenin bir nüshası da çıkış gümrüğüne gönderilmesi gerekir. Mahkemeye 2. müstedi tarafından verilen şahadete göre müstedaaleyh müstedilere akreditif belgesi ibraz edilme-dikçe ihracat müsaadesinin geçerliliği olmayacağını bildirdi. Bundan açıkça görülüyor ki müstedaaleyh ihracat müsaadesinin etkinlik ve geçerlilik kazanması için bir ön koşul koymuştu. Bu ön koşul da akreditifin müstediler
tarafından müstedaaleyhe ibra-zı idi. Buna ilâveten Yönetmeliğin 3A maddesine göre herhangi bir ihracat müsaadesinin etkinlik ve geçerlilik kazanabilmesi için başka bir anlatımla o ihracat müsaadesi uyarınca ihracat işlemi yapılabilmesi için ihraç müsaadesinin aslı ve bir suretinin çık-ış işleminde kullanılmak üzere müracaat sahibine ve bir nüshasının da çıkış gümrüğüne gönderilmesi gerekir. Huzurumuzda olan şahadet ve müstedaaleyhin kabulüne göre ihracat müsaadesinin ne aslı ile bir nüshası müracaatçıya ve ne de bir nüshası çıkış gümrüğ-üne gönderildi. Bu durumda müstedilerin verilen ihracat müsaadesi uyarınca herhangi bir ihracat işlemi yapması imkânsızdı. Ön koşul olarak müstedaaleyhin talep ettiği akreditif 20 Mayıs 1980'de ibraz edildiğine göre söz konusu ihracat müsaadesi, aslı ve bi-r sureti müracaatçıya verildiği ve bir nüshası da çıkış gümrüğüne gönderildiği takdirde, 20 Mayıs 1980'de etkinlik ve geçerlilik kazanabilirdi. Etkinlik ve geçerliliği olmayan, çıkış işlemlerinin yapılabilmesi için ihracatı yapmak isteyen kişinin elinde bu-lunmayan bir ihracat müsaadesinin Yönetmeliğin 4. maddesinde öngörülen süreyi etkilediği söylenemez. Kanımızca ihraç süresi ilgili ihracat müsaadesinin etkinlik ve geçerlilik kazandığı tarihten başlar. Müstedilere verilen ihracat müsaadesi etkinlik ve geçe-rlilik kazanmadığı cihetle ihracat süresi başlamış değildir. Bu durumda müstedaaleyhin müstedilerin 20 Mayıs 1980'de, akreditifi ibraz etmeleri üzerine, yaptıkları müracaatı kabul etmeleri ve ihracat müsaadesinin 20.5.1980 tarihinden geçerli olduğu hususun-da belge vermeleri veya ilgili ihracat müsaadesini 20.5.1980'de tadil etmeleri gerekirdi. Müstedaaleyhler bu işlemi 20.5.1980'de yapmamakla bir ihmalde bulundular ve bu ihmalin yapılmaması gerekirdi. Yapılması ihmal olunan işlemin yapılması gerektiğine kar-ar verilmesi gerekir. Bu durumda müstedinin talep ettiği diğer şeyler hususunda karar vermek veya görüş belirtmek gerekmemekle beraber, 23 Mayıs 1980'de müstedaaleyhe verilen 22.5.1980 tarihli müstedinin müracaatını müstedaaleyh süratle inceleyip karara ba-ğlamamakla veya gereken işlemi yapmamakla ihmalde bulunduğu iddiasını incelemek yasal açıdan önemli olduğu cihetle bu başvuruda görüşlerimizi belirtmekte yarar görüyoruz.
K.T.F.D. Anayasanın 62. maddesine göre herkes kendisi ile ilgili dilek ve şikâyetler-i hakkında yetkili makamlara yazı ile başvurmak ve bunların süratle incelenmesi ve karara bağlanması hakkına sahiptir. Aynı maddenin (2). fıkrasına göre dilek ve şikâyet üzerine ilgili makamın en geç 30 gün içerisinde şikâyet sahibine gerekçeli ve yazılı k-ararını bildirmesi gerekir. Öyle anlaşılıyor ki yürütsel veya yönetsel yetki kullanan bazı organlar kendilerine yapılan herhangi bir dilekçeyi 30 gün sonunda karara bağlamak yetkisine sahip olduklarını zannetmekte ve bu nedenle birçok hallerde dilekçeyi sü-ratle inceleyip karara bağlamamaktadırlar. Bu zannın kesinlikle yanlış olduğunu bu aşamada belirtmekte yarar görüyoruz. Müstedaaleyh nam ve hesabına bulunan Savcı da aynı görüşte olduğunu belirtti. Savcının bu husustaki görüşünü cidden olumlu karşıladık. 6-2(1) maddesinin buyurucu hükmüne göre kişinin yaptığı herhangi bir dilekçe veya şikâyet üzerine ilgili makamın veya dairenin süratle konuyu incelemesi ve karara bağlaması gerekir. Bu nedenle bu gibi hallerde konunun kendine has özellikleri göz önünde tutul-arak ilgili organ, makam veya dairenin mümkün olan süratle konuyu incelemesi ve mümkün olan süratle karara bağlaması gerekir. Örneğin çok hasta olan bir kişinin Adada tedavisi mümkün olmadığını bir an için kabul edersek ve böyle bir kişinin ailesinin ilgil-i hastayı dış memleketlerde tedavi ettirmek maksadı ile döviz talebinde bulunması halinde ilgili makam veya dairenin bu gibi dilekçeyi derhal incelemesi ve derhal karara bağlaması gerekir. Konunun müstaceliyetine göre bu gibi hallerde belki de yarım saatta- karar verilmesi gerekebilir. Tekrar ediyoruz her mesele kendine has özelliklere tabidir. Başvuru konusu meselede ilgili müstediler müstedaaleyhe 23 Mayıs 1980'de verdikleri 22 Mayıs 1980 tarihli dilekçeleri ile 22.4.1980 tarihli ihracat lisans beyannamesi- uyarınca verilen ihracat lisansının hazırlıklarının yapılmış olduğunu, lisansa dayanarak hayvanların satın alındığını, alıcı ile kesin sözleşme yapıldığını, satıcı olarak gerekli banka teminatının alıcılara verildiğini, gerekli akreditifin Türk Bankası Lt-d. nezdinde açıldığını, hayvanları alacak olan geminin en geç 24 Mayıs 1980 tarihinde Mağusa limanına varacağını açıklıkla belirterek konu ihracat lisansı ile konu ihracat lisansında belirtilen hayvanların ihracını sağlamaları için gereken işlemin acilen y-apılmasını rica ettiler. 22 Mayıs 1980 tarihli yazıda belirlenen tüm hususlar ve ihraç edilecek olan malların canlı hayvan olduğu göz önünde tutulduğunda müstedaaleyhin müstedilerin 22.5.1980 tarihli yazılarında belirtilenleri süratle incelemesi ve süratle- karara bağlaması gerekirdi. Müstedaaleyhler başvuru dosyalandığı 26.5.1980'e kadar, hatta bu ana kadar 22 Mayıs 1980 tarihli dilekçede belirtilenleri süratle inceleyip karara bağlamamakla Anayasanın 62. maddesinde öngörüldüğü gibi işlem yapmadılar ve dola-yısıyle ihmalde bulundular. Müstedilerin 22.5.1980 tarihli dilekçelerinde belirtilenler ve meselenin diğer tüm olguları göz önünde tutulduğunda, bir an için ihraç süresinin sona erdiği addolunabilse dahi, müstedaaleyhin Yönetmeliğin, 5. maddesi uyarınca ön-görüldüğü gibi ihraç süresini zorunlu ve haklı nedenlerden dolayı 30 gün uzatması gerekirdi.
Sonuç olarak 3000 adet kuzu, 500 adet oğlak ve 100 adet dananın akreditif usulü ile Beyrut'a ihracına izin verilmesi için müstedilerin müstedaaleyhe yaptığı -8.4.1980 tarihli müracaat üzerine müstedaaleyhin müstedilere akreditif temin etmek maksadı ile akreditifi ibraz etmek ve ihracat izninin geçerliliği akreditifin ibraz edileceği tarihten başlamak koşulu ile, verdiği 22.4.1980 tarihli ihracat izninin, akredi-tif 20.5.1980 tarihinde müstedaaleyhe ibraz edildiği cihetle, müstedaaleyhin ihracat müsaadesinin ihraç süresinin başlangıç tarihinin akreditifin ibraz edildiği tarih olan 20.5.1980 tarihinden başladığına dair 20.5.1980 de karar vermemekle ve/veya herhangi- bir işlem yapmamakla bir ihmal yaptığına ve söz konusu ihmalin yapılmaması gerektiğine, yapılması ihmal olunan 22.4.1980 tarihli ihracat izninin
ihraç süresi bakımından başlangıç tarihinin 20.5.1980 tarihi olduğuna dair işlemin yapılması gerektiğine kara-r verilir.
Bu durumda müstedilerin 20.5.1980 tarihinden itibaren etkinlik ve geçerlilik kazanması gereken ihracat müsaadesi gereğince ihracatın Yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca 30 gün zarfında tamamlanabilmesi için müstedaaleyhin Yönetmeliğin 3A madd-esinin son fıkrasına uyarak onaylanmış lisans beyannamesinin bir nüshasını çıkış gümrüğüne ve aslı ile bir suretini de çıkış işleminde kullanılmak üzere müracaat sahibine derhal vermesi gerektiği belirtilir.
(Ülfet Emin)(N. Ergin Salâhi)(Niyazi F. Kor-kut)
Başkan Yargıç Yargıç
28 Mayıs 1980.
- 112 -
Full & Egal Universal Law Academy