-
D.8/81 Y.İ.M. 292/80
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
Müstedi: Ahmet H. Nalbant, Dikmen.
- ile --
Müstedaaleyh: Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı vasıtasıyle KTFD,
Lefkoşa.
A R A S I N D A.
Müstedi namına: Güner Çakın.
Müstedaaleyh namına: Argun Korkut.
Yasa Maddesi: 9/79 sayılı -Yasanın 14. maddesi ile 26/77 sayılı Yasanın
39(4) maddesi.
İstemin Özeti: Müstedinin, İngiliz Üslerindeki görevinden mücahitliğe
sevk nedeniyle görevini bırakmak mecburiyetinde kaldığını gösteren
bir belge verilmesi talebine, Müstedaaleyhin -zımnen red yanıtının
hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına
karar verilmesi istemi.
OLAY: İngiliz Üslerinde köpek eğitimcisi olarak çalışan Müstedi 1963
olaylarından sonra mücahitliğe alınması ve hizmetlerine ge-rek du-
duyulması nedeniyle bu görevinden istifa etmiş ve mücahitliğe
devam etmiştir.
9/79 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ile bu yasanın 39(4)
maddesinden faydalanmak istemiş ve durumunu tevsik edici belgenin
temini içi-n Ekonomi ve Maliye Bakanlığına yazı yazmıştır. Bakan-
lığın Müstedinin mücahitliğe celb edildiğine dair kayıtlarda her-
hangi bir bilgiye rastlanmadığı ile ilgili yanıt üzerine Müstedi
bu başvuruyu dosyaladı.
SONUÇ: Müstedinin duruşma s-ırasında çağırmış olduğu ve istintaka tabi
tutulmayan şahitlerin doğru söylediği kabul edilir. İnanılan şaha-
dete göre 1963 olayları nedeniyle zamanın Türk Yönetimince
mücahitliğe celb edilen Müstedi üslerdeki görevini bırakmak mecb-u-
riyetinde kalmıştır. Müstedaaleyhin tek dayanağı celb nedeniyle
İngiliz üslerindeki görevini bırakmak mecburiyetinde bırakıldığını
tevsik edici belge bulunmamasıdır. Müstedaaleyh bu durumu Müstedi-
den Dikelyadaki görevi hakkında tatm-inkâr vesikalı bilgi, zamanın
bölük komutanından yazılı beyan alarak gerekli araştırmayı yapmış
olsaydı bu başvuruda varılan sonuca varabilirdi.
Neticede başvuru kabul edilir ve Müstedaaleyhin kayıtlarda
herhangi bir bilgiye rast-lanmadığı nedeniyle İngiliz Üslerindeki
görevinden mücahitliğe sevk nedeniyle ayrıldığını tevsik edici bir
belgenin verilemeyeceği doğrultusundaki kararın tamamen hükümsüz
ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar
-verilir.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Müstedi 15.8.1977 tarihinde merkezi cezaevinde gardiyan eri olarak atandı ve halen bu görevde bulunmaktadır. Başvuruya ilişkin gerçekler özetle aşağıda olduğu gibidir:
Müstedi 17.6.19-57 - 15.4.1964 tarihleri arasında İngiliz Silâhlı Kuvvetlerinde ilkin Lefkoşa'da ve daha sonra da Dikelya'da polis eri (polis köpekçisi) olarak çalıştı. 1963 hadiselerinin patlak vermesiyle müstedi Lefkoşa'da mücahitler saflarına katıldı ve sırasıyle 21.12-.1963'ten 1970'e kadar 33. Bl.'te ve 1970'ten 28.1.1974'e kadar da 55. Bl.'te mücahitlik yaptı. 28.1.1974'te mücahitlikten ayrılan müstedi 1974 Barış Harekâtında tekrar silâh altına alındı ve 77. B1.'te görev yaptı. Burada da 3 ay görev yapan müstedi 1.6.1-976'ya kadar Ahmet Raşit şirketinde çalıştı. 1.6.1976'dan 1.7.1977'ye kadar mukaveleli mücahit olan müstedi 15.8.1977'de şimdiki görevine atandı.
5 Temmuz 1979 tarihinde yayınlanıp yürürlüğe giren 9/79 sayılı Emeklilik (Değişiklik) Yasası 14. maddes-i Esas yasa olan 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 39(4). maddesini değiştirmiştir. Yeni şekliyle Esas Yasanın 39(4) maddesi aynen şöyledir:
"(4) Türk Cemaat Meclisine bağlı kuruluşlardaki kadrolarda
(Meclis Dairesi, Kooperatif İşleri Dair-esi, Sosyal İşler Dairesi,
Maarif Dairesi, Murakkıplık Dairesi ve Maliye Dairesi) ve Koope-
ratif Şirketler Yasası altında tescil edilmiş şirketler ihtiyat
sandığına bağlı olarak görev ifa eden ve 21 Aralık 1963 olayları
nedeniyle T-ürk Yönetimine intikal eden personel ile 21 Aralık
1963 olayları esnasında İngiliz Üslerinde görevli olup Türk Yöne-
timince mücahitliğe celbedilmeleri nedeniyle İngiliz Üslerindeki
görevlerini bırakmak mecburiyetinde kalanlar yazılı t-esvik kay-
dıyle ve o tarihte İngiliz üslerinden aldıkları tazminatı 2 yıl
içinde taksitle iade etmek suretiyle bu Yasa altında hak sahibi
olurlar.
Bu fıkra altında işlem görmeyi kabul eden emeklilik hakkına
sahip perso-nel, bu durumu, sonradan değiştirilmemek üzere yazılı
olarak bu Yasanın Resmi Gazete'de yayınlanmasından başlayarak en
erken 2 ay içinde Bakanlığa bildirir."
Müstedi, Ekonomi ve Maliye Bakanlığına yazdığı 2.8.1979 tarihli bir yazı ile üsle-rdeki görevini mücahitliğe celbedilmesi nedeniyle bırakmak mecburiyetinde bırakıldığını ileri sürerek alıntısı yapılan fıkradan yararlanmak istediğini bildirdi. Maliye Bakanlığı da müstediden bu hususta tevsik edici belge ibraz etmesini istedi. Bunun üzeri-ne müstedi avukatı vasıtasıyle Güvenlik Kuvvetleri komutanlığına yazdığı 12 Haziran 1980 tarihli bir yazı ile sözü edilen tesvik edici belgenin kendisine verilmesini talep etti. Bu yazısına müstedi zamanın 33. bölük komutan ve muavinlerinin müstedinin üsle-rdeki işini mücahitliğe celbedilmesi ile bırakmak mecburiyetinde bırakıldığını tesvik eden bir belge ekledi. Müstedaaleyh de müstedinin avukatına yazdığı 19.6.1980 tarihli bir yazı ile müstedinin üslerdeki işinden 21.12.63 tarihinde mücahitliğe celbedildiğ-ine dair kayıtlarda herhangi bir bilgiye rastlanmadığını bildirdi. Bu yanıtla müstedaaleyh müstedinin talebini zımnen reddetti. Bunun üzerine müstedi işbu başvuruyu dosyaladı ve müstedaaleyhin vermiş olduğu yanıtın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi -bir sonuç doğurmayacağına karar verilmesi isteminde bulundu.
Başvurunun duruşmasında müstedi şahadet verdi. Müstedi, şahadetinde özetle 17.6.1957'de İngiltere Müdafaa Bakanlığı (Ordu departmanlığında) göreve başladığını, ilkin Lefkoşa'da daha sonra D-ikelya üslerinde polis eri (köpek eğiticisi) olarak vazife gördüğünü, 1958'de TMT saflarına katıldığını, 21.12.1963 tarihinde patlak veren hadiselerde Lefkoşa'da 33. Bl.'e iltihak ettiğini, Dikelya üssündeki amirinin Ocak 1964'de kendisi ve diğer beş arkad-aşını Lefkoşa'da ziyaret ettiğini, kendilerine işlerine dönmesi için 6 ay süre tanıdığını, daha sonra aynı kişinin 3 ay sonra gelip müstedi ve arkadaşlarının vazife başı yapmamalarına daha fazla göz yumulamayacağını, kısa bir sürede işbaşı yapmaları veya i-stifa etmeleri gerektiğini bunu yapmadıkları takdirde görevlerinden azledileceklerini, bunun tahakkuku halinde ise almaya hak kazandıkları birikmiş paralarını da alamayacaklarını söylediğini, bunun üzerine müstedinin Bölük komutanına durumu bildirdiğini, B-ölük Komutanı kendisine işe gitmemesini ve mücahit olarak ona gereksinme duyulduğunu söylediğini; bunun üzerine içerde bulunan parasını da kaybetmemek için istifa etmek mecburiyetinde kaldığını söyledi. Müstedinin bu şahadeti herhangi bir istintaka tabi tu-tulmadı.
Müstedinin ikinci şahidi ise Asal şubesi müdür muavini olan Tevfik Boztuna'dır. Bu şahıs müstedi avukatı tarafından müstedi namına yapılan müracaata olumsuz yanıt verilmesinin müstedinin isminin Personel Dairesinden alınan ve üslerdeki işler-ini mücahitliğe celbleri dolayısıyle kaybedenleri gösteren listede bulunmamasına bağladığını söyledi. Bu şahit keza, müstedinin dilekçesi ile ilgili olarak başka herhangi bir araştırma yapılmadığını, sözü edilen listede müstedinin ismi görülmüş olsaydı, ta-lep edildiği gibi tevsik edici bir belgenin müstediye verilebileceğini söyledi.
Mahkemeye sunulan Emare VI'da üslerde görevli iken mücahitlik hizmetine celbedilen kişiler görülmektedir. Bu emare tarihsiz ve imzasız olup ne vakit veya kimin tarafından- hazırlandığına dair önümüzde herhangi bir şahadet yoktur. Asal Şube Müdür Muavininin şahadetine göre müstedinin ismi de bu emarede olmuş olsaydı, onun (müstedinin) istemine olumlu bir yanıt verilecekti.
Müstedinin son şahidi ise Fikret Kürşat'tır. B-u şahit, 1963-70 tarihleri arasında Lefkoşa'da 33. bölükte komutan olduğunu, müstedinin bu bölükte çavuş olarak görev yaptığını, müstedinin üsler bölgesinden mücahitliğe intikal ettiğini ve zamanın ilgililerinin emri ile müstedinin hizmetlerine gereksinme -duyulması üzerine üslerdeki görevine dönmesine izin verilmediğini söyledi. Bu şahit de istintaka tabi tutulmadı.
Müstedinin çağırmış olduğu şahitlere tamamen inandığımızı ve şahadetlerini olduğu gibi kabul ettiğimizi derhal söyleyebiliriz. Esasen bu -şahitler büyük ölçüde istintaka tabi tutulmamışlardır. İnandığımız şahadete göre 1963 hadiseleri patlak verdiğinde müstedi Dikelya İngiliz Üssünde bir polis görevlisi idi ve 21 Aralık 1963 olayları nedeniyle zamanın Türk Yönetimince mücahitliğe celbedildi -ve bu celb dolayısıyle de üslerdeki görevini bırakmak mecburiyetinde kaldı.
Müstedaaleyhin tek dayandığı nokta müstedinin mücahitliğe celbi nedeniyle İngiliz Üslerindeki görevini bırakmak mecburiyetinde bırakıldığını tevsik edici bir kayıt bulunmadığ-ıdır.
Yukarıda iktibası yapılan 9/79 sayılı Yasanın 14. maddesinden görülebileceği gibi müstedi durumunda olanlardan tevsik edici bir belge istenmektedir. Böyle bir belgenin verilebilmesi için Emare VI gibi bir kayıdın var olması şart değildir. İlgil-iler Emare VI gibi bir kayıttan veya başka herhangi bir kaynaktan yararlanıp tatmin oldukları takdirde, tevsik edici bir belge verebilirler.
Önümüzdeki başvuruda müstedi 21.12.1963 öncesi Dikelya İngiliz üssünde polis görevlisi olduğunu ve 21.12.1963-'de mücahitliğe celbedilmesi nedeniyle bu görevini bırakmak mecburiyetinde kaldığını kanıtlamıştır. Bu durumda müstedinin isminin Emare VI'da yer almamasını cidden anlayamadık.
Kanımızca müstedi müstedaaleyhin tevsik edici bir belge isteminde bulundu-ğu zaman ve müracaatına Dikelyadaki görevi hakkında tatminkâr vesikalı bilgi, zamanın 33. Bl. komutan ve muavinliğinin yazılı beyanlarını da ilettiği zaman müstedaaleyh Emare VI'nın içeriği ile yetinmemeli daha fazla araştırma yapmalı idi. Müstedaaleyh ger-ekli araştırmayı yapmış olsaydı eminiz ki bizim vardığımız sonuca varacaktı.
Sonuç olarak başvuru kabul edilir. Müstedaaleyhin müstediye gönderdiği 19 Haziran 1980 tarih ve ASAL:4000-693-80/1192 sayılı yazıda müstedinin mücahitliğe celbi nedeniyle İn-giliz Üslerindeki görevini bırakmak mecburiyetinde kaldığını tevsik edici bir belgenin, kayıtlarda herhangi bir bilgiye rastlanmadığı nedeniyle, verilemeyeceği doğrultusundaki kararın tamamen hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağı-na karar verilir.
(Salih S. Dayıoğlu)(N. Ergin Salâhi)(Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
26 Şubat 1981
- 281 -
Full & Egal Universal Law Academy