-
D.19/80 Y.İ. M. 3/79
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu,
N. Ergin Salâhi.
Müstedi: İsmet H. Abidin, Lefkoşa.
- - ile -
Müstedaaleyh: İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığı vasıtasıyle KTFD.
A R A S I N D A.
Müstedi namına: A.M. Berberoğlu.
Müstedaaleyh namına: Erden Algun.
Yasa Maddesi: 41/77 sayılı Yasanın 3(-b), 29(1), 38(2), 38(3) madde-
leri.
İstemin Özeti: 23.12.1974 tarihli bir belge altında tahsis edilmiş
olan evin tahsisinin iptal edilmesine ilişkin Bakanlık kararının,
hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına
k-arar verilmesi istemi.
OLAY: 1963 Küçük Kaymaklı göçmeni olan Müstediye 23.12.1974 tarihinde
Lefkoşa'da ev tahsis edildi. Bilâhare Müstedi kendisine ait
Lefkoşa'daki bir arsa üzerine 4 daireli apartman inşaa etti. 3
dairesini Sosyal -Sigortalara bir dairesini de 3. bir şahsa kira-
ladı. İnceleme Dağıtım Komisyonu, Bakanlığa, Müstedinin adındaki
tahsisin iptalini önerdi ve Bakanlık da ev tahsisini Müstedinin
adından iptal etti. Müstedi yapılan iptale karşı dosyaladığı baş--
vuruda iptalin geçersiz olduğunu iddia etti ve konut tahsisi
açısından kendisi ve ailesinin hak sahibi olduğunu iddia etti.
SONUÇ: 41/77 sayılı Yasa; İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası
olarak adlandırılmakta ve ayrı ayrı bölüm-lerde topladığı halde
tefsirler, birleşik bir tefsir olarak ele alınmaktadır. Tefsir
bölümündeki deyimlerin esas anlamı ve amaçlarını Yasanın ilgili
bölümleri ile birlikte mütalâa ederek doğru bir yargıya varmak
mümkündür. Yasanın- 3(b) maddesine konut açısından hak sahibi
tanımı ve (c) maddesinde de tazminat açısından hak sahipliliği
tanımları yapılmaktadır. Eşdeğer bölümündeki kurallarla birlikte
okunduğunda, hak sahibi kişi bıraktığı mala göre taşınmaz -mal
tanımına giren her türlü mal almak ve istemek hakkına sahiptir.
Yasanın 3(b) maddesi Güneyde ev bırakan bir şahsın Kuzeyde evi
bulunduğu sürece hiçbir eşdeğerde ev alamayacağı anlamına gelir ki
bu Yasanın amacına ters düşer.
- İnceleme Dağıtım Komisyonunun (4)66/77-1 sayılı ve 1.2.1979 tarihli öneri ve İmar, İskân Bakanlığının aynı tarihli onayı ile iptal edildiğini bildiren iptal işlemlerinin hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar verilir.
At-ıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
25/78 sayılı Kemal Rifat Bağbal ile İskân ve Rehabilitasyon
Müdürlüğü arasındaki YİM kararı.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay: Müstedi, kendisine 23.12.1974 tarihli bir belge altında tahsis edilmiş ol-an evin tahsisinin iptal edilmesine ilişkin İmar, İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığının yaptığı işlemin hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilmesini istemiştir.
Müstedi 1963 Küçük Kaymaklı göçmenidir. Müstedinin- kendi malı olan ve 1963'den önce içinde ailesi ile birlikte oturduğu ev halen askeri bölge içindedir. Müstedi bu evle ilgili olarak eşdeğer mal müracaatında bulunmuştur.
Müstediye 23.12.1974 tarihinde Lefkoşa'da XII. Bölgede 50 numaralı ev tahsis edi-ldi. Bu evin şimdiki adresi 'Şehit Bayram Sokak No.20'dir. Müstediye bu ev, Mahkemeye ibraz edilen tahsis belgesinden görülebileceği gibi, kendi ailesinin ikameti için tahsis edilmiştir.
Müstedi, kendisine ait Lefkoşa'da İbrahim Paşa Mahallesinde Büyü-kova mevkiindeki arsa içine 1977'de iki daire ve 1978'de de iki daire inşa etti. Böylelikle halihazırda dört daireli bir apartman sahibidir. Bu apartmanın üç dairesini Sosyal Sigortalar Dairesine, diğer dördöncü daireyi de, başvurunun duruşmasından 2 ay ö-nce, üçüncü bir şahsa kiraladı. Sosyal Sigortalar Dairesine yapılan icar üç sene süreli olup bu yıl sona erecektir. Müstedi, dairelerden herhangi birini kiralamamış olsa idi içinde ailesi ile birlikte oturabileceğini Mahkeme huzurunda verdiği şahadette kab-ul etmiştir.
1.2.1979 tarihinde Lefkoşa İnceleme ve Dağıtım Komisyonu müstediye 23.12.1974'de yapılan ev tahsisinin iptal edilmesini İmar, İskân ve Rehabilitasyon Bakanına önerdi ve Bakan da öneriyi kabul ederek ilgili tahsisi iptal etti. Başvuru işbu- iptal kararından yapılmıştır.
İptal kararının üzerine dayandırıldığı gerekçeler aynen şöyledir:
"1) Tahsisi alan şahsın İbrahim Paşa Mahallesi Varaka/Harita
XXI.38.2.III, Blok A ve 562 nolu parselde 4 katlı yeni inşa
edilmiş Apar-tmanın tapulu sahibi olması.
2) 41/77 sayılı yasa gereğince konut tahsisi açısından hak sahibi
- sayılamayacağı."
-
- Müstedinin iddia edildiği şekilde bir apartmanın sahibi olduğu bir gerçektir ve ihtilâf konusu değildir. Bu durumda tezekkür edilmesi gereken husus iptal kararının üzerine dayandırıldığı 2. gerekçenin ne dereceye kadar geçerli olduğudur.
- 41/77 sayılı İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasasının 29. maddesi şöyledir:
"29. Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra;
Herhangi bir konut veya işyerini bu Yasanın kural-
larına aykırı olarak işgal ederler,
.-............................
İmar, İskân ve Rehabilitasyon İşlerinden sorumlu Bakanlığın ya-
zılı tebligatını müteakip, en geç 1 ay içinde, sözü edilen konut
veya işyerlerini herhangi bir hasara meydan vermeden tahliye
etmek zo-rundadırlar. Tahliye etmedikleri takdirde ilgili bakan-
lık 30 gün içinde tahliye davası açmakla yükümlüdür.
- Ancak, göçmen tanımına girip, bu Yasa kurallarına göre tah-
sis hakkını kaybetmemiş olanlardan, oturdukları konutu terketmek
durumuna bırakılanlara, Devlet öncelikle başka bir sosyal konut
tahsis etmek zorundadır."
- Yukarıdaki iktibastan görüleceği gibi Yasanın kurallarına aykırı olarak herhangi bir konutu işgal eden bir şahıs aleyhine bakanlık tahliye davası açmakla yükümlüdür. Yine aynı iktibastan anlaşılacağı gibi bir şahıs daha önce hak sahibi olmuş olmakla b-eraber bu Yasa kurallarına göre hak sahibi değilse tahsis hakkını kaybetmiş sayılır.
- Yasanın 38(2) maddesi de şöyledir:
-
- "38 (2) Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan konut,
küçük işyeri, tesis ve arazi tahsisleri bu Yasa Kuralla-
larına göre yeniden gözden geçirilir. Bu Yasa kurallarına
uygun olarak yapılan tahsisler,- geçerli sayılır ve hak
sahiplerine tahsis belgeleri verilir. Bu Yasaya aykırı
olarak yapıldığı saptanan tahsisler ise İmar, İskân ve
Rehabilitasyon işlerinden sorumlu Bakanlıkça iptal
ed-ilir."
- İktibas edilen maddenin içerdiği kurallara göre geçmişte yapılan konut v.s. tahsislerini bakanlık gözden geçirmek ve Yasaya aykırı yapılmış olanları iptal etmekle görevlidir.
Bakanlık, herhangi bir konutu Yasaya aykırı olarak işgal eden veya hak- sahipliliğini yitiren bir şahsın tahsisini iptal etmekle görevli olduğuna göre tezekkür edilmesi gereken husus müstedinin 41/77 sayılı Yasa altında konut tahsisi açısından hak sahibi olup olmadığıdır. Yasanın 3(b) maddesi aynen şöyledir:
" 3(b) Konut tah-sisi açısından;
Şehit ve hadise kurbanı kişilerin en yakınına; malûl gaziler ile aile reisi durumunda olup da göçmenlik ve iktisaden güçlendirilecekler tanımına girenlerden Kıbrıs Türk Federe Devleti bölgesinde kendisinin, eşinin veya velâyeti altındaki ço-cuklarının ayrı ayrı veya birlikte toplam yarı hisseden fazla koçanlı konutu bulunmayanlar veya yukarıda sıralanan aile fertlerinden herhangi birinin sağlık koşullarına ve oturulmaya uygun konutu olmayan."
Görüleceği gibi müstedi dört dairelik bir ap-artmanın tapulu sahibi olduğuna göre 41/77 sayılı Yasa altında konut tahsisi açısından hak sahibi değildir ve daha önce mevcut olan hakkını kaybetmiştir.
Müstedi başvurusunda eşdeğer mal için müracaatta bulunduğunu zikretmemiş ve başvurusunu böyle bi-r olguya istinad ettirmemiştir. Müstedi başvurusunda sadece kendisinin konut tahsisinden yarazlanmağa hakkı olan bir göçmen olduğunu ve apartman sahibi bulunmasının hak sahibi olmasına engel teşkil etmeyeceğini ve binaenaleyh yapılan iptalin geçersiz olduğ-unu iddia etti. Buna rağmen müstedi şahadetinde eşdeğer mal için kendi ve karısı tarafından yapılan müracaatların başvuru karara bağlanırken göz önünde bulundurulmasını istemiştir. Başvuruda konu edilmediği bir tarafa müstedinin veya karısının eşdeğer mal -için yaptığı müracaatın ve başvuruyu karara bağlamakta, kanımca, etkisi olamaz. Başvuru konusu ev müstediye eşdeğer olarak değil de, daha önce de belirtildiği gibi, kendi ve ailesinin ikameti için tahsis edilmişti. Binaenaleyh başvurunun karara bağlanması -için etkisi olan husus müstedinin konut tahsisi açısından halen hak sahibi bulunup bulunmadığıdır. Eşdeğer mal için müracaat etmiş bir kişiye önceden yapılan bir konut tahsisinin, hak sahipliliğini kaybetmiş olması halinde, iptal edilemeyeceğine dair Yasad-a herhangi bir kural mevcut değildir. Kaldı ki Yasada öngörülen eşdeğer mal dağıtımı henüz uygulamaya konmadığı gibi müstedinin konu ev gibi bir ev almağa hakkı olduğu da belli değildir.
Söylenenlerden anlaşılacağı gibi müstedi yaptığı başvuruda, kan-ımca, muvaffak olmuş değildir.
Sonuç olarak başvurunun reddedilmesi gerektiği görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Müstedi evli ve iki çocuk babasıdır ve 1963 hadiselerinden önce Küçük Kaymaklı'da ailesi ile birlikte kendi malı olan evde ikamet ediyordu-. 1963 hadiselerinin patlak vermesi ve Küçük Kaymaklı'nın Rumlar tarafından zaptedilmesi üzerine müstedi göçmen durumuna düşmüş ve Ortaköy'e yerleştirilmiştir.
1974 Barış Harekâtı ile Küçük Kaymaklı kurtarılmış ise de müstedinin evi sınırda ve askeri- bölgede olduğu için evine yerleşme imkânı bulamamış ve göçmen statüsü ile 23.12.1974 tarihinde Lefkoşa'da XII. bölgede, 50 numaralı bir ev kendisine tahsis edilmiştir.
Müstedi bilâhare kendi malı olan İbrahim Paşa mahallesi, koçan A559, Blok A, pars-el 562'de bulunan bir arsası üzerine 1977'de ilkin iki bitişik hane ve bilâhare de üst katları olmak üzere 1978'de dört daireli bir apartman inşa etmiş ve bunun bir kısmını Sosyal Sigortalar Dairesine icar etmiştir.
Müstedinin askeri bölge içerisinde- kalan evi dışında karısının güneyde malı vardır ve gerek kendisi ve gerekse hanımı için eşdeğer müracaatını yaparak gerekli formları doldurup ilgili mercilere vermiştir.
1 Şubat 1979 tarihinde Lefkoşa İnceleme ve Dağıtım Komisyonu müstedinin anılan -arsası üzerinde dört katlı bir inşaat sahibi olması ve 41/77 sayılı İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası'nın 3. maddesi uyarınca hak sahibi olamayacağı gerekçesine dayanarak müstediye tahsis edilen evin tahsisinin iptal edilmesini İçişleri ve İskân -Bakanına önermiş ve Bakan da bu öneriyi olumlu bularak ilgili tahsisi iptal etmiştir.
İçişleri ve İskân Bakanının sözü edilen iptal kararı müstediye 23.2.1979 tarihli bir yazı ile bildirilmiş ve keza ona gönderilen 28 Mart 1979 tarihli bir yazı ile i-ptal konusu konutu bir aya kadar tahliye etmesi talep edilmiştir. İşbu başvuru İçişleri ve İskân Bakanının iptal kararına karşı yapılmıştır.
İçişleri ve İskân Bakanının iptal kararına mesnet teşkil eden İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun önerisinde yer- alan gerekçeler aynen şöyledir:
"1. Tahsisi alan şahsın İbrahim Paşa mahallesi Varaka/ Harita
XXI.38.2.III Blok A ve 362 numaralı parselde 4 katlı yeni inşa
edilmiş apartmanın tapulu mal sahibi olması.
2. 41/77 sayılı ya-sa gereğince konut tahsisi açısından hak
sahibi olamayacağı."
Müstedinin yukarıda anılan arsanın sahibi olduğu ve üzerine böyle bir inşaat yaptırdığı taraflarca kabul edilen ortak bir hakikattır. Yine ortak hakikatlara göre müstedi 1963 göçmeni-dir ve kendisine yukarıda tarifi yapılan Lefkoşa'da XII. bölgede 50 numaralı ev tahsis edilmiştir. Müstedi duruşmada eşdeğerde hak sahibi olduğu hususunda şahadet vermiş, gerek kendisi ve gerek hanımı adına doldurduğu eşdeğer formlarını Mahkemeye ibraz etm-iş ve bu hususlar da tekzip edilmemiştir.
Bu meselede esas itibarı ile karara bağlanması gereken konu müstedaaleyhin iptal kararının ikinci gerekçesidir. İkinci gerekçeye göre müstedi 41/77 sayılı yasa gereğince konut tahsisi açısından hak sahibi ola-mayacağı iddia edilmiş ve bu gerekçeye istinaden başvuru konusunu teşkil eden iptal kararı alınmıştır.
41/77 sayılı Yasanın ilgili maddeleri incelenmeden evvel bu yasanın iç içe ve birleştirilmiş olmasına rağmen, üç ayrı yasa niteliğinde olduğunun da- göz önünde tutulması gerekir. 41/77 sayılı yasa İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer hususlarını ayrı ayrı bölümlerde topladığı halde, bu yasadaki tefsirler birleşik bir tefsir bölümü altında ele alınmıştır. Bu nedenle bu tefsir bölümündeki deyimlerin esas an-lamı ve amaçlarını ancak Yasanın ilgili bölümleri ile birlikte mütalâa ederek doğru bir yargıya varmak mümkündür.
41/77 sayılı yasanın tefsir bölümünün, madde 3 "hak sahibi" başlığı altındaki (b) fıkrası, konut tahsisi açısından şöyledir:
- "Şehit ve hadise kurbanı kişilerin en yakınlarına; malul
gaziler ile aile reisi durumunda olup da göçmenlik ve iktisaden
güçlendirilecekler tanımına girenlerden K.T.F.D. bölgesinde ken-
disinin, eşinin veya velâyeti altındak-i çocuklarının ayrı ayrı
veya birlikte toplam yarı hisseden fazla koçanlı konutu bulunma-
yanlar ve yukarıda sıralanan aile fertlerinden herhangi birinin
sağlık koşullarına ve oturulmaya uygun konutu olmayanlar."
-
Yine aynı maddenin eşdeğer ve tazminat açısından hak sahipliği ile ilgili (ç) maddesi aynerı şöyledir:
- "Kıbrıs'ta, K.T.F.D. sınırları dışında kalan veya sınırları
içinde olup, her türlü tasarrufu askeri bakımdan sakıncalı görü-
len taşınmaz malı bulunanlara, K.T.F.D. bölgesindeki taşınmaz
malı, Rumlar tarafından hasara uğratı-lmış, tahrip edilmiş veya
Rumların zor kullanması sonucu terkedilmekten ötürü hasara uğra-
mış ve tazmin edilmeyenlerle mülhak vakıfların mütevellileri ve
galleharları olan özel ve tüzel kişileri anlatır."
-
Önümüzdeki meselede müstedi sadece göçmen veya iktisaden güçlendirilecekler durumunda olduğu hususunu ileri sürmüş olsaydı, yukarıda 3(b) maddesi altında evi bulunduğu gerekçesi ile konut tahsisi açısından hak sahipliğini yitirmiş olabilirdi. Ancak m-üstedi eşdeğer mal açısından da hak sahibi olduğunu ileri sürmüş ve duruşmada bu yönde şahadet vermiştir.
Üzerinde durulması gereken esas konu eşdeğerde hak sahibi olan bir kişiye yukarıda iktibas edilen 3(b) maddesinin uygulanıp uygulanamayacağıdır.- Yukarıda iktibas edilen 3(ç) maddesi yasanın eşdeğer bölümündeki kurallarla birlikte mütalâa edildiğinde eşdeğerde hak sahibi olan bir kişi, bıraktığı mala göre taşınmaz mal tanımına giren her türlü mal istemek ve almak hakkına haizdir. Yasanın taşınmaz m-al tarifi ile ilgili kısmına bakıldığında taşınmaz mal deyimi konut dahil her türlü taşınmaz malı kapsadığı açıklıkla görülmektedir. Bu nedenle eşdeğerde hak sahibi olan bir kişinin konut talep etmek ve almak hakkı mevcuttur. Kanaatımca yukarıda iktibas ed-ilen 3(b) paragrafı eşdeğerde hak sahibi olan kişilere uygulanacak bir paragraf değildir. Aksi halde güneyde ev bırakan bir şahıs kuzeyde evi bulunduğu sürece hiç bir surette eşdeğerde ev alamıyacağı anlamına gelir ki bu durum yasanın amacına ters düşmekte-dir.
41/77 sayılı yasanın iptallerle ilgili 29(1), 38(2) ve (3). maddelerine değinmekte fayda vardır. 29(1) maddesi aynen şöyledir:
"29. Bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra;
Herhangi bir konut veya iş yerini bu yasanın k-uralla-
rına aykırı olarak işgal edenler;
........................"
38 (2) ve (3) maddesi aynen şöyledir:
"(2) Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan
konut, küçük işyeri, tahsis ve arazi tahsisle-ri bu yasa
kurallarına göre yeniden gözden geçirilir. Bu yasa ku-
rallarına uygun olarak yapılan tahsisler geçerli sayılır
ve haksahiplerine tahsis belgeleri verilir. Bu yasaya
aykırı olarak -yapıldığı saptanan tahsisler ise İmar
İskân ve Rehabilitasyon işlerinden sorumlu Bakanlıkça
iptal edilir.
Yasaya göre hak sahibi olmadıkları halde tahsis işle-
işlerinden yararlananlardan veya hak sahibi olup da-
hakkından fazlasını alanlardan ellerinde bulundur-
dukları taşınmaz malların, hale göre, tümü veya hak-
kından fazla olan kısmı geri alınır. Bu şekilde ortaya
çıkan kaynaklar ile rezerv bırakılan tarımsal kaynak-
- lar öncelikle eşdeğer mal verilmesinde kullanılır."
Yukarıda iktibası yapılan 29 ve 38. maddeler altında ilgili Bakanlığın gözden geçirme ve iptal etme yetkisi mevcuttur. Ancak böyle bir yetkiyi kullanırken eşdeğer altındaki hak sahipleri d-e dahil ayırım gözetilmeksizin, tüm hak sahiplerinin durumu da göz önünde tutularak bir karara varması gerekir. Bilhassa Yasanın 38(3) maddesi bu gibi iptal yolu ile geri alınan malların öncelikle eşdeğere kaynak olması gerektiğine dair hükümler içerdiğine- göre, eşdeğer hak sahipliği daha da fazla ağırlık kazanmaktadır. Bu durumda yasa dar anlamda bir tefsire tabi tutularak konu konut müstedinin isminden iptal edilebilse bile bu kaynağın 38(3) maddesi altında öncelikle eşdeğer mal verilmesinde kullanılmalıd-ır. Diğer bir deyimle esasen eşdeğer mal açısından hak sahibi olan müstedinin isminden konu konutun tahsisi iptal edilerek bu konutu yine öncelikle eşdeğer mal verme amaçları için kullanılması gerektiğine göre Yasanın 76. maddesinin de öncelikle ilgili hük-ümleri dikkate alındığında müstedinin öncelik hakkının yitirileceğine kuşku yoktur.
Önümüzdeki meseleye benzer bir durum YİM 25/78 sayılı davada bir karara bağlanmıştı. Sözü edilen kararda hak sahipliği sadece 3(b) maddesine inhisar edilmemesi ve mü-stedinin 3(ç) maddesi altındaki eşdeğer mal açısından hak sahipliliğinin de göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.
Önümüzdeki meselede İçişleri ve İskân Bakanı yukarıda değinilen konu kararı alırken 41/77 sayılı yasanın 3(b) paragrafına -istinaden müstedinin inşa edilmiş konutu bulunduğu ve bu nedenle konut tahsisi açısından hak sahibi sayılamayacağı gerekçesini ileri sürerek müstediye evvelce yapılmış olan tahsisi iptal etmiştir. Kanaatımca ilgili Bakan konu kararı alırken 41/77 sayılı ya-sanın 3(ç) fıkrası ile diğer ilgili maddelerini de göz önünde bulundurmamıştır. Müstedinin bizzat kendisinin eşdeğer mal açısından hak sahibi olduğu belirlendikten sonra ilgili Bakan müstediyi 41/77 sayılı yasanın 38(3) maddesinde yer alan "yasaya göre hak- sahibi" olarak nitelendirmeli ve tahsisi iptal etmemeliydi.
Netice olarak Lefkoşa İskân Şube Müdürlüğü tarafından müstediye gönderilen 10/78 şayılı ve 23 Şubat 1979 tarihli yazı ile; İ.D.K. 7309 sayılı ve 23.2.1974 tarihli tahsis belgesinin İ.D.K.'n-ın (4)66/77-1 sayılı ve 1.2.1979 tarihli önerisi ve İmar İskân Bakanlığının aynı tarihli onayı ile iptal edildiğini bildiren iptal işleminin hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramıyacağına karar verilmesi gerekir görüşündeyim.
N. Ergin- Salâhi: Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu'nun serdettiği görüşler ve vardığı netice ile tamamen hemfikirim.
Şakir Sıdkı İlkay: Sonuç olarak Lefkoşa'da XII. bölgede 50 numaralı evin müstedinin ismindeki tahsisinin iptal edilmesi hususunda müstedaaleyhin ald-ığı 1.2.1979 tarihli kararın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına, oyçokluğu ile, karar verilir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
16 Mayıs 198-0
- 89 -
Full & Egal Universal Law Academy