-
D. 26/80 Y.İ.M. 34/79
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi,
Niyazi F. Korkut.
Anayasanın 118. Maddesi hakkında.
-Müstedi:C.J.Gordon - Finlasyon, 30 Osted Green, Milford Surrey U.K.
- ile -
Müstedaaleyh: Bakanlar Kurulu, Lefkoşa vasıtasıyle Kıbrıs Türk Federe
Devleti, Lefkoşa.
- A R A S I N D A.
Müstedi namına: A. Mithat Berberoğlu.
Müstedaaleyh namına: Mustafa Arıkan.
İlgili şahıs namına: İlkay Hikmet.
Yasa Maddesi: 41/77 sayılı yasa.
İstemin Özeti: Bakanlar Kurulu Kararı ile alınan mala el koyma emrinin
hükümsüz ve etk-isiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına
karar verilmesi.
OLAY: Başvuru konusu edilen ev, Müstedinin koçanlı malıdır. Müstedi
1974 Barış Harekâtından sonra Savunma Bakanlığına bağlı Yabancılar
ve Azınlıklar Dairesine müracaat e-derek konu evin kendisine ait
olduğunu bildirdi. Daire de 12.6.1975 tarihli yazısında bu hususu
teslim etti.
İmar, İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığı 15.7.1975 tarihinde
evi 1963 göçmeni ilgili şahsa tahsis etti. Müstedi, tahs-isin
iptali için Kıbrıs'taki avukatına talimat verdi. Yüksek İdare Mah-
kemesine başvuran Müstedi, ilgili şahsa yapılan tahsisin iptalini
istedi. Yüksek İdare Mahkemesinde başvuru karara bağlanmadan
Bakanlar Kurulu mala el koyma emri aldı-.
SONUÇ: Bakanlar Kurulu konu kararı alırken gerekçe olarak "amme nizam-
ları" ve "sosyal huzursuzluğa son vermek" amacında olduğunu ileri
sürdü. Müstedinin, evin kendisine teslimini talep etmesinden sonra
başkalarına ev tahsisi yapılırken, a-lâkadar şahsa ev tahsis edil-
memesi, tahsisin iptaline rağmen evde oturmasına izin verilmesi,
mala el koyma emrinin "amme nizamını" değil sadece bir kişinin
düşünüldüğünü gösterir. Kaldı ki alâkadar şahıs Lefkoşa'da ikamet
etmekte -olup hafta sonları bahse konu eve gitmektedir ki bu da
evin tahliyesinin sosyal huzursuzluk yaratmayacağını göstermek-
mektedir.
Başvuru kabul edilir ve mala el koyma emrinin hükümsüz ve
etkisiz olduğuna ve herhangi bir so-nuç doğurmayacağına karar
verilir.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- 64/78 sayılı YİM kararı.
2- Salih Shoukri Saruhan v. The Republic 2 R.S.C.C. s.133-236.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1- Z. Nedjatigil, Cyprus Administrative Law, s.1-58.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Müstedi işbu başvuru ile 22 Mart 1979 tarihli ve 23 sayılı Resmi Gazete'nin Ek III'ünde yayınlanan ve Doğanköy (Thermia) TE.1 Pafta XII.29 Parsel 218'de kâin evine el konulması ile sonuçlanan Mala -El Koyma Emrinin hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilmesi isteminde bulundu.
Başvuruya konu teşkil eden olgular aşağıda özetlendiği gibidir.
Müstedi yukarıda tafsilâtı verilen 3 yatak odalı evin kayıtl-ı mal sahibidir ve İngiliz uyruklu olup halen İngiltere'de ikamet etmektedir.
1974 Barış Harekâtından sonra müstedi İngiltere'deki avukatları vasıtasıyle zamanın Savunma Bakanlığına bağlı Yabancılar ve Azınlıklar Dairesine müracaat ederek konu evin k-endisine ait olduğunu bildirdi. Sözü edilen Daire de müstediye 12.6.1975 tarihli bir yazı göndererek bu hususu teslim etti. Buna rağmen zamanın İmar, İskân ve Rehabilitasyon Bakanlığı (bundan sonra sadece Bakanlık olarak anılacaktır) konu evi 1963 Poli göç-menlerinden olan alâkadar şahsa 15.7.1975'de tahsis etti.
Müstedi, Kıbrıs'taki avukatı vasıtasıyle, 12 Mayıs 1977 tarihinde Bakanlığa gönderdiği bir yazıda konu evin müstediye ait olduğunu ileri sürdükten sonra alâkadar şahsa yapılan tahsisin iptal e-dilmesini talep etti. Bakanlık da buna cevap olarak 17.6.1977 tarihinde müstedinin avukatına yazdığı bir yazıda alâkadar şahsa başka bir ev tahsis edilmesi için çalışmaların sürdürüldüğü ve "kaynak temin edilir edilmez müvekkilinize ait bahse konu evin boş-altılarak teslim" edileceği bildirildi.
Müstedinin avukatı 14.3.1978 tarihinde alâkadar şahsa gönderdiği bir yazıda müstedinin konu evi satmak istediğini ve bu nedenle evi bir aya kadar boşaltmasını talep etti. Bu mektubun bir suretinin Bakanlığa gön-derdi. Bakanlık da müstedinin avukatına 3.5.1978 tarihli cevabı yazı göndererek alâkadar şahsa kaynak temin etme uğraşlarının devam ettiğini, böyle bir kaynağın bulunması halinde "konu konutun tahliye ettirilerek" müstediye teslim edileceğini bildirdi. Alâ-kadar şahıs müstedi avukatına gönderdiği 15.3.1978 tarihli yazıda kendisine
"Bakanlıkça Girne'de uygun bir ev verildiği takdirde evi boşaltabile-
ceğini" bildirdi.
Müstedi 26.5.1978 tarihinde YİM 64/78 sayılı başvuruyu dosyaladı ve alâkadar -şahsa yapılan tahsisin iptal edilmesi isteminde bulundu. 19.12.1979 tarihinde Yüksek Mahkeme, Yüksek İdare Mahkemesi olarak, müstediyi haklı buldu ve Bakanlığın alâkadar şahış konu ev ile ilgili olarak verdiği 15.7.1975 tarihli tahsis belgesinin hükümsüz v-e etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verdi.
YİM 64/78 sayılı başvuru henüz bir karara bağlanmadan müstedaaleyh (Bakanlar Kurulu) 22.3.1979 tarihli ve 23 sayılı Resmi Gazete'nin Ek III'ünde yayınladığı Mala El Koyma Emri ile- bir başka konuta ve müstedinin konutuna el koydu. El Koyma Emrinin yayınlanan gerekçesi aynen şöyledir:
- "Bu emre ek cetvelde tarif edilen malların aşağıda gösterilen
amme nizamını sağlamak maksatları için, yani 41/77 sayılı İskân,
Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası'na göre konut tahsisi açı-
sından hak sahibi tanımına giren vatan-daşlarımıza yeni bir sosyal
konut tahsisi edilinceye kadar iskân edilmelerini sağlamak sure-
tiyle söz konusu Yasa gereğince hak sahibi olmakla beraber üçüncü
uyruklulara veya üçüncü uyruklulardan satın alan Kıbrıs Türk
Federe Dev-leti Vatandaşlarına ait olan konutlardan tahliye edil-
melerini önleyerek toplumda doğması muhtemel sosyal huzursuzluğa
son vermek bakımından gerekli olduğu için yani Kıbrıs Türk Federe
Devleti İçişleri ve İskân Bakanlığı'nın, söz konusu a-mme nizamını
sağlamak amaçları bakımından kullanılması gayesiyle ona el
konması gerektiğine binaen. . . . . . . . . . . . "
- Müstedi, yukarıda sözü edilen Mala El Koyma Emrinin çıkarılmasında, gerekçede öngörülen "amme nizamı"nın sağlanması için gerekli koşulların varolmadığı ve keza el konulan evin tek bir şahsa (alâkadar şahsa) tahsis edildiği ve aslında bu kişinin de dai-mi olarak orada ikamet etmediğini ve binaenaleyh onun konu evde ikamet etmemesinin sosyal huzursuzluğa sebebiyet veremiyeceğini, İdare gerekli soruşturmayı yapmış olsaydı alâkadar şahsın konu evde daimi olarak ikamet etmediğinin meydana çıkacağını ileri sü-rerek Mala El Koyma Emrinin sözüne ve özüne de uyulmadığını iddia etti.
Müstedi, müstedaaleyhin kötü niyetle hareket ettiğini veya kamu yararı olmayan bir eylemde bulunduğunu ve alâkadar şahsın konu evde daimi olarak ikamet etmediğini kanıtlamak amac-ıyle üç tanık çağırdı. Bu tanıkların şahadetlerine kısaca değinmekte fayda vardır. Birinci
şahit olan Nihat Özbora alâkadar şahsa şahit celbnamesini tebliğ eden kişidir. Bu şahsın alâkadar şahsa tanık celbnamesini Lefkoşa'da Hasane Ilgaz Sokaktaki Temel- Apartmanındaki bir dairede tebliğ ettiğini söyledi. Bu şahide inanmamakta bir neden görmüyoruz. İkinci tanık ise Mehmet Nazif Akıncı'dır. Bu şahit emekli bir kamu görevlisi olup 1.1.1978 tarihine kadar Girne'de Tapu Müdürü idi. Emekliye ayrıldıktan sonra -Girne'de bir emlâk bürosu çalıştırmaktadır. Bu tanığa göre konu evi satması için müstedinin avukatından talimat aldı. Bu nedenle konu evle ve bunu satın alacaklarla ilgilendi. Müşterilere evi göstermek için konu eve 5-6 defa, gece hariç; günün muhtelif saa-tlarında gittiğini ve her defasında evin her tarafının kapalı olduğunu ve içeride kimsenin bulunmadığını tespit ettiğini söyledi. Bu tanığın söylediklerini de doğru olarak kabul ederiz.
Emare olarak ibraz edilen YİM 64/78 sayılı dosyada da alâkadar ş-ahsa çıkarılan tanık celbnamesi 17.11.1978 tarihinde yine Lefkoşa'da tebliğ edilmişti. Müstedi istidasının "gerçekler" kısmının (e) paragrafında alâkadar şahsın "Lefkoşa'da Köşklü Çiftlikte ikamet etmektedir ve arada sırada hava güzel olduğu zaman hafta so-nlarında müstedinin evine gidip birkaç gün orada kalmaktadır" iddiası yapılmıştır. Böyle bir iddia, istidanın bir sureti avukatına verildiği cihetle alâkadar şahsın bilgisi dahilinde idi. Müstedi, şahadetine inandığımız Mehmet Nazif Akıncı'yı iddiasını des-teklemek amacıyle tanık olarak celbetti. Bunlara ek olarak alâkadar şahsa iki defa tanık celbnamesi çıkarttı ve her iki defasında da celbname alâkadar şahsa Lefkoşa'da tebliğ edildi. Bütün bunlara rağmen, yine de meşru ve makul bir izahat yokluğunda, alâka-dar şahıs Mahkemeye gelip yapılan bu iddialara cevap vermezse ihtimaller dengesi prensibinden hareket ederek müstedi tarafından yapılan iddianın doğruluğuna hükmetmek kaçınılmaz olur. Bu durumda alâkadar şahsın Lefkoşa'da ikamet ettiğini ve arada sırada ko-nu evde kaldığını bir bulgu olarak buluruz.
Üçüncü tanık ise Yüksek Mahkeme Mukayyitliğinde çalışan Ajlan Haydar'dır. Bu tanık YİM 64/78 sayılı dosyayı ibraz etmek maksadıyle çağrılmış formal bir tanıktır.
İdari hukukta alınan bir kararın veya- yapılan bir işlemin aksi ispat edilinceye dek doğru olarak alındığı veya yapıldığı varsayılır. Varsayımın aksini kanıtlamak yükümlülüğü başvuru sahibine düşer. (Gör: Salih Shoukri Saruhan v. The Republic 2 R.S.C.C. s.133 sayfa 136), Önümüzdeki başvuruda d-a müstedaaleyhce alınan kararın "amme nizamı"nı sağlamak ve alâkadar şahsın konu evi tahliye etmesiyle "sosyal huzursuzluk" doğacağının varsayılması gerekir. Yanıtlandırılması gereken sorun başvurunun olguları ışığında müstedinin bu ispat külfetini Mahkeme-yi tatmin eder şekilde kanıtlayıp kanıtlamadığıdır. Doğru olarak kabul ettiğimiz olgulardan konu evin müstediye ait olduğu 12.6.1975 tarihinde Devlete ait bir organ yani Savunma Bakanlığına bağlı Yabancılar ve Azınlıklar Dairesince biliniyordu. Gerçek böyl-e olduğu halde Devletin başka bir organı olan zamanın çalışma,
-Rehabilitasyon ve Sosyal İşler Bakanlığına bağlı İskân ve Rehabilitasyon Müdürlüğü 15.7.1975'de tamamen kanunsuz ve yetkisiz olarak konu evi alâkadar şahsa tahsis etti. 1975 yılında Güneyden yoğun bir biçimde gelen göçmenler dolayısıyle iskân işlerinin düz-enli bir şekilde yürütülmemesinden bu hatanın yapıldığına inanmak isteriz.
- İskân işlerini yürüten Bakanlık en azından 17.6.1977 tarihinde konu evin katiyetle müstediye ait olduğunu biliyordu. Bu tarihten itibaren ilgili Bakanlık alâkadar şahsa bir ev temin etme uğraşı içine girmişse de ona bir ev temin etme olanağı bulunmadı-. Halbuki bizzat alâkadar şahsın avukatının Mahkemeye yaptığı hitabesinde müstedi ile alâkadar şahıs arasında çıkan ihtilâftan sonra skân Bakanlığının en az yirmi evi başkalarına tahsis ettiğini fakat müvekkiline hiçbir ev verilmediğini söylemekle Bakanlığ-ın kaynak yetersizliği iddiasını tamamen çürütmüştür. Öte yandan hiç olmazsa 17.6.1977 tarihinden itibaren konu evin müstediye ait olduğu Bakanlıkça katiyetle bilindiği halde YİM 64/78 sayılı başvuruda Bakanlık adına dosyalanan itirazda sair iddialar meyan-ında müstedinin konu ev üzerinde mülkiyet hakkı dahi reddedilmekte idi. Bitaraf hareket etmekle yükümlü Bakanlığın bu hareketi bir talihsizliktir.
Müstedi bir yıla yakın bir süre bekledikten sonra YİM 64/78 sayılı başvuruyu dosyalamıştı. Başvuru sonu-çlanmadan da bu başvuru konusu karar alınıp 22.3.1979'da yayınlandı.
Bu başvurunun olguları değerlendirildikten sonra konu evin tahsisinden başlıyarak Bakanlığın iyi niyet bir yana tamamen kasıtlı bir şekilde hareket ettiği hususunda en küçük bir kuş-kumuz yoktur. Müstedaaleyhin de Mala El Koyma kararını alıp ilgili Mala El Koyma Emrini yayınlamakla "amme nizamı" maksatları ve doğması muhtemel
"sosyal huzursuzluk"a son vermek için alınmadığına kanaat getirdik. Başkalarına ev tahsisi yapılırken al-âkadar şahsa yasaların cevaz verdiği evlerden birinin tahsis edilmemesi, alâkadar şahsa yapılan tahsisin iptalinden sonra da konu evde hâlâ daha oturmasına izin verilmesi yapılan Mala El Koyma Emrinin "amme nizamını" değil de sadece bir kişinin düşünüldüğü-nü gösterir. Esasen ikamet yerinin Lefkoşa'da olduğu gerçeği karşısında alâkadar şahsın konu evi tahliye etmesi "sosyal huzursuzluk" yaratmaz. İdari hukukta yetki aşımı, yetkinin uygunsuz maksat için kullanılım şeklini de kapsar, diğer bir deyimle kararı a-lan merci iyi niyetle hareket etmemişse yetkisini aşmış olur. Gör: Cyprus Administrative Law by Z. Nedjatigil sayfa 158). Öte yandan yayınlanan Mala El Koyma Emrinin gerekçesinde "üçüncü uyruklulara veya üçüncü uyruklulardan satın alınan K.T.F.D. vatandaşl-arına ait konutlardan vatandaşlarin tahliye edilmelerini" önlemek gayesi öngörülmektedir. Bununla tahliye edilmelerinin önlenmesi istenilen vatandaşların bu gibi konutlarda devamlı ikamet ettikleri ve tahliye edildikleri takdirde barınaksız kalacakları dur-umlarının kastedildiği aşikardır. Önümüzdeki meselede alakadar şahsın konu konutta daimi olarak ikamet etmediği ve tahliye ettiği takdirde barınaksız kalmıyacağı tebellür ettikten sonra sözü edilen Mala El Koyma Emri ile konu konuta el konulamazdı. Keza mü-stedaaleyh gerekli soruşturmayı ve incelemeyi yapmış olsaydı alakadar şahsın konu konutta daimi olarak ikamet etmediğini saptayacak ve ilgili Emrin özü ve sözünü dikkata alıp konu konutu Emrin kapsamı içine almayacaktı.
Yukarıda söylenenlerden de anl-aşılacağı gibi müstedaaleyh bu meselede iyi niyetle hareket etmemiş, gerekli araştırmayı yapmamış ve ilgili Emrin özüne ve sözüne uygun olarak hareket etmemiştir.
Sonuç olarak başvuru kabul edilir. Müstedinin konutunu ilgilendirdiği nisbette 22 Mart -1979 tarih ve 23 sayılı Resmi Gazete'nin Ek III'ünde yayınlanan Mala E1 Koyma Emrinin hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilir.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut)
Yargıç - Yargıç Yargıç
3 Haziran 1980
Full & Egal Universal Law Academy