-D.4/80 Y.İ.M. 35/79
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Salih S. Dayıoğlu, N.Ergin Salâhi.
Anayasanın 118. Maddesi hakkında.
Müstedi: Mustafa Hak-kı, Girne.
- ile -
Müstedaaleyh:K.T.F.D. Maliye Bakanlığı, Hazine ve Muhasebe Dairesi
Müdürlüğü vasıtasıyle K.T.F.D. Lefkoşa.
A R A S I N D A.
Müstedi namına: A.M.Berberoğlu.
Müs-tedaaleyh namına: Yaşar Boran.
Yasa Maddesi: 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 43. maddesi.
İstemin Özeti: 8/60 sayılı Türk Cemaat Meclisi Adliye Teşkilatı Yasası
uyarınca odacılık görevine atanan ve 1.1.1967'den itibaren ödenek-
siz izne çıkan- Müstedinin, 24.1.1978 tarihinde emekliye ayrılma
istemine, Hazine ve Muhasebe Dairesinin verdiği ret cevabının
tamamen hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurma-
yacağına karar verilmesi talebi.
OLAY: Müstedi 8/60 s-ayılı yasa tahtında 1.4.1960 tarihinde odacılık
görevine atandı. 21.12.1963'den itibaren mücahitliğe de başlayan
Müstedi 31.12.1966'ya kadar her ikisini de birlikte yürüttü. Ekim
veya Kasım 1966'da süresiz ödeneksiz izne ayrılmak iç-in dilekçe
veren Müstedi, talebinin olumlu karşılanması üzerine 1.1.1967'de
ödeneksiz izne ayrıldı. 8.6.1968'de mücahitlikten terhis olduktan
sonra kamu görevine dönmedi. 24.1.1978'de emekliye ayrılma iste-
minde bulundu. Hazine v-e Muhasebe Dairesi Müstedinin bu istemini
reddetti.
SONUÇ: Verilen şahadetten, Müstedinin mesul makama dilekçe vererek
olumlu cevap alması nedeni ile ödeneksiz izne çıktığı ortadadır.
Bilâhare bu husus müteaddit defalar Devletin sor-umlu Bakanlığınca
kabul edilip Bakanlar Kurulunun bilgisine getiriliyor. Dışa karşı
Müstedinin ödeneksiz izinli olduğu görünümü apaçık ortada iken
Devlet onun hakkında herhangi bir işlem yapmıyor. Bu onun bir kamu
görevlisi addedilm-esini kaçınılmaz kılar. Bu da Müstedinin 26/77
sayılı Yasa hükümlerine göre emekliye ayrılma hakkından yararlan-
masını mümkün kılmaktadır. Bu nedenle Hazine ve Muhasebe Dairesinin
Müstediye gönderdiği 16.2.1978 tarihli yazının hükümsüz ve- etkisiz
olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar verilir.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
198/78 sayılı Ayten Celaleddin ile Ekonomi ve Maliye Bakanlığı
arasındaki YİM kararı.
-------------
- H Ü K Ü M
Ülfet Emin, Başkan: Bu başvuruda mahkemenin hükmünü Sayın Salih S. Dayıoğlu verecektir.
Salih S. Dayıoğlu: Müstedi, 16 Mayıs 1955 tarihinde, Limasol Kaza Mahkemesinde odacı olarak kamu görevine başladı ve 1 Kasım 19-56 tarihinde Limasol Türk Aile Mahkemesine nakledildi. 1 Nisan 1960 tarihinden itibaren müstedi 8/60 sayılı Türk Cemaat Meclisi Adliye Teşkilâtı Yasası uyarınca Limasol Türk Aile Mahkemesinde odacılık görevine tayin edildi.
Müstedi 21.12.1963'ten iti-baren mücahitliğe başladı ve gerek odacılık görevini gerekse mücahitliğini 31.12.1966 tarihine kadar beraber yürüttü. Bu tarihten sonraki bazı olgular ihtilâf konusudur.
Müstediye göre takriben Ekim veya Kasım 1966'da süresiz olarak ödeneksiz izinli sayı-lması için dilekçe verdi ve dilekçesi de olumlu karşılandığı kendisine bildirildi. Bunun üzerine 1.1.1967'den itibaren müstedi ödeneksiz izinli oldu ve bu tarihten sonra sadece mücahitlik görevine devam etti. 8.6.1968 tarihinde mücahitlikten terhis edilen -müstedi, geri kamu görevine dönmedi ve başka işle iştigal etti.
Müstedinin avukatı Maliye Bakanlığına bağlı Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürlüğüne yazdığı 24 Ocak 1978 tarihli bir yazı ile emekliye ayrılma isteminde bulundu ve gerekli işlemlerin yapı-lmasını talep etti. Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürünün müstedi avukatına gönderdiği 16 Şubat 1978 tarihli bir yazı ile müstedinin istemi reddedildi. Sözü edilen yazının ilgili kısmı aynen şöyledir:
"26/77 sayılı Emeklilik Yasasının yürürlüğe - girdiği tarih
olan 13.5.1977 öncesi emekliye ayrıldığı ve emekliye ayrılırken
mevcut mevzuat altında haklarını yitirmiş olduğu anlaşılan müvek-
kiliniz bahse konu emeklilik yasasının 43. maddesi tahtında
herhangi bir menfa-at sağlamamaktadır..........."
Yukarıda alınan yazı üzerine işbu başvuru dosyalanmıştır. Müstedinin iddiasına göre kendisi 1.1.1967'den beri ödeneksiz izinlidir ve 26/77 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra ve YİM 198/78 sayılı başvuruda verilen hük-üm ışığında emekliye ayrılma ve dolayısıyle emeklilik menfaatlarından yararlanma hakkına sahiptir.
Müstedaaleyh ise müstedinin yasal olarak ödeneksiz izinli olmadığı ve 26/77 sayılı yasa yürürlüğe girdiği tarihte görevi başında bulunmadığı ve görev b-aşında bulunmamasına da meşru bir mazareti olmadığı için Emeklilik Yasası hükümlerinden yararlanamıyacağını ileri sürdü.
Müstedi bizzat kendisi şahadet verdi ve zamanın Limasol Türk Cemaat Mahkemesi Mukayyidi Ali Süleyman Sertuğlu'yu ve yine zamanın -Kaza Müfettiş Muavini ve İcra Kurulu Üyesi olan ve halen Personel Dairesi Müdürü Mehmet Ali Özyalçın'ı şahit olarak celbetti.
Müstedi şahadetinde özetle zamanın Limasol Sancaktarının emri ile Ekim veya Kasım 1966 aylarında ödeneksiz izin için Limasol- Kaza Mahkemesine dilekçe verdiğini ve 1.1.1967'den itibaren ödeneksiz izne başladığını, Ali Süleyman ise müstedinin izin dilekçesini kendisi vasıtasıyle Lefkoşa'ya ilgililere gönderdiğini, Lefkoşa'dan olumlu bir cevap geldiğini, bundan sonra müstedinin da-ireye gelmediğini, Mehmet Ali Özyalçın ise ödeneksiz izinlerin ilk olarak resmen 27.12.1967'den itibaren verilmeye başlandığını, Mayıs 1974'de ödeneksiz izinli olanların saptanması için İçişleri ve Adalet Üyeliğince ada çapında bir araştırma yapılıp bir li-ste halinde bunların kendisine verildiğini, verilen listede müstedinin isminin bulunduğunu ve bu listelerin her altı ayda ilkin Yürütme Kurulu sonra Bakanlar Kurulunun bilgisine getirildiğini ve her defasında müstedinin ödeneksiz izinli olarak listede yer -aldığını söyledi.
Müstedaaleyh ise Bakanlar Kurulu sekreteryasında kıdemli memur olarak çalışan Caner Selçuk'u tanık olarak celbetti. Caner Selçuk ise ödeneksiz izinli olanların listelerinin her altı ayda Personel Dairesi tarafından Bakanlar Kurulunu-n bilgisine getirildiğini, bu listelerin içinde müstedinin isminin de bulunduğunu doğruladı fakat elindeki tüm kayıtlardan gerek Yürütme Kurulunca ve gerekse onun yerini alan Bakanlar Kurulunca müstediye hiçbir zaman ödeneksiz izin verilmediğini ve başka b-ir makam tarafından ona ödeneksiz izin verilmişse bile bu hususun yine anılan Kurullarca tasvip edilmediğini söyledi.
Ödeneksiz izin hususunda müstedinin ve tanıklarının vermiş olduğu şahadet bazı noktalarda çelişkili olmakla beraber isminin, yukarıd-a söz edilen ödeneksiz izinliler listesinde yer alması, müstedinin "hadiseler süresince" ödeneksiz izin için devletin hiç olmazsa, sorumlu bir makamına dilekçe yaptığını ve buna olumlu yanıt verildiğini göstermeğe kâfidir. Olumlu bir yanıt verilmesi ise, 1-.1.1967'den sonra ona maaşının verilmemesi ile isminin Devletin mesul bir Bakanlığınca hazırlanan ödeneksiz izinliler listesine alınmasıyle anlaşılmaktadır. Esasen müstedi ilgililerce ödeneksiz izinli addolunmamış olsaydı herhalde aleyhine daha başka disip-lin işlemleri yapılması yoluna gidilecekti. Durum bu merkezde olduğu halde müstediye, yine de ödeneksiz izin veren makam olan Yürütme Kurulu veya Bakanlar Kurulu tarafından ilgili tarihte ödeneksiz izin verilmediği veya bu makamlarca daha sonra müstedinin -ödeneksiz izninin tasvip edilmediği de bir gerçektir.
Mahkemenin huzurunda verilen tüm şahadet ve bundan çıkan durum özetlenecek olunursa karşılaşılacak tablo şöyledir. Müstedi istihdam edildiği Devletin mesul bir makamına ödeneksiz izin için bir dil-ekçe veriyor ve buna olumlu bir cevap alıyor. Buna istinaden müstedi kendini, haklı olarak, ödeneksiz izinli addediyor ve işine gitmiyor. Ödeneksiz izinli olduğu hususu ise -böyle bir iznin yetkili bir makam veya organ tarafından verilip verilmediğine bakı-lmaksızın- daha sonra müteaddit defalar Devletin sorumlu bir Bakanlığınca kabul edilip bu husus yetkili makam olan Bakanlar Kurulunun bilgisine getiriliyor. Hiç olmazsa dışa karşı müstedinin ödeneksiz izinli olduğu görünümü apaçık ortadadır. Müstedinin iht-ilâflı statükosu işbu başvuru ile 14.4.1978'den beri meydana çıktığı halde bu güne dek Devlet onun hakkında herhangi bir işlem de yapmıyor.
Kanaatımızca işbu başvuruya has özel durum ve sair tüm ahval ve şerait göz önünde bulundurulduğunda müstediye -ödeneksiz izinli olduğu intibaı verildikten sonra ve müstedi görevine devam etmediği halde aleyhine herhangi yasal bir tedbir alınmaması onun el'an bir kamu görevlisi addedilmesini kaçınılmaz kılar. Diğer bir deyimle müstedi ilgili mercilerce azledilmediği- veya müstafi addedilmediği sürece yukarıda belirtilen olgular ışığında aleyhine herhangi bir tedbir alınmayan bir kamu görevlisidir. Müstedi aleyhine statüsü ile ilgili olarak herhangi bir tedbir alınmadığına göre müstedinin el'an bir kamu görevlisi olara-k kabul edilmesi kaçınılmazdır ve 26/77 sayılı Emeklilik Yasası hükümlerine göre emekliye ayrılma ve emeklilik haklarından yararlanma hakkına sahiptir.
Sonuç olarak başvuru kabul edilir ve Ekonomi ve Maliye Bakanlığına bağlı Hazine ve Muhasebe Daires-i Müdürü tarafından müstedi namına müstedinin avukatına gönderilen 16 Şubat 1978 tarihli yazıda müstedinin '26/1977 sayılı Emeklilik Yasasının yürürlüğe girdiği tarih olan 13.5.1977 öncesi emekliye ayrıldığı ve emekliye ayrılırken mevcut mevzuat altında ha-klarını yitirmiş olduğu anlaşılan müstedi bahse konu emeklilik yasasının 43. maddesi tahtında herhangi bir menfaat sağlamamaktadır' biçiminde ifadesini bulan kararın tamamen hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar verilir.
-
(Ülfet Emin) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Başkan Yargıç Yargıç
23 Ocak 1980
Full & Egal Universal Law Academy