-D.6/80 Y.İ.M.36/79
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Salih S. Dayıoğlu,
N. Ergin Salâhi.
Müstedi: Salih Çelebioğlu, Lefkoşa.
- - ile -
Müstedaaleyh: Ekonomi ve Maliye Bakanlığı vasıtasıyle
Kıbrıs Türk Federe Devleti, Lefkoşa.
A R A S I N D A.
Müstedi namına: Fuat Veziroğlu.
Müstedaaleyh namına: Yaşar Boran.
Yasa Maddesi:- 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 3(10) ve 4(2) maddesi.
İstemin Özeti: 1) Müstediye emeklilik ikramiyesi ödenirken, Polis
Kuvvetlerindeki hizmetinin dikkate alınmaması hususundaki Müste-
daaleyhin kararının hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhang-i
bir sonuç doğurmayacağına;
2) Emeklilik ikramiyesi ve/veya maaşı ödenirken öğretmen
baremi yerine yayın memuru bareminin dikkate alınması hususundaki
Müstedaaleyh tarafından alınan kararın hükümsüz ve etkisiz
olduğuna ve herhangi -bir sonuç doğurmayacağına; karar verilmesi.
OLAY: Müstedi Enformasyon Dairesinde yayın memuru olarak görev ifa
ettiği bir sırada emekliye ayrılmak için müracaatta bulundu.
Müracaatında, ne zaman nerelerde görev yaptığını da bildirdi.
16.12.197-8 de emekliye ayrılan ilgiliye son yaptığı görev
üzerinden emekli maaşı ve 19 yıl 4 ay 15 gün üzerinden de emekli
ikramiyesi ödendi. Müstedi, yardımcı polis kuvvetlerinde geçen
sürenin de emeklilik hakkı kazandıran hizmet süresi olarak sayıl-
- masını ve öğretmenlik de yaptığından, öğretmenlere verilen 2002
KL. barem üzerinden emekliye ayrılması gerektiğini iddia etti.
Müstedaaleyh dosyaladığı itirazname i1e Müstedinin yardımcı polis
kuvvetlerindeki hizmet süresinin 26/77 sayılı Ya-sanın 3(10) mad-
desi uyarınca emeklilik hakkı kazandıran hizmet sayılamayacağını
ve Emeklilik Yasasının 4(2) maddesi uyarınca müstedinin emekli
maaşı ile ikramiyesi hesaplanırken hizmet süresi içinde aldığı en
yüksek yıllık ödenek esas al-ınarak hesaplanması gerektiğini ileri
sürdü. Yardımcı Polis hizmetlerinin o zamanın yasaları uyarınca
emeklilik hakkı kazandırmayan bir hizmet olduğuna taraflar ara-
sında ihtilâf yoktur. Ancak Müstedi 26/77 sayılı Yasanın 3(10)
maddesi uya-rınca emeklilik hakkı kazandıran hizmet olarak kabul
edildiğini iddia etti.
SONUÇ: Emeklilik Yasası K.T.F.D. kurulmazdan önce başlayan birçok
hizmetleri, emeklilik hakkı kazandıran hizmet olarak kabul
etmiştir. 3(10) maddesi kamu görevi tarifi-ni vermektedir.
Müstedinin 19.12.57'den 11.8.58'e kadar Polis Kuvvetlerinde
yardımcı polis olarak yaptığı görevin emeklilik hizmeti kazandıran
hizmet olarak sayılması gerekir. Bu nedenle Müstedaaleyhin bu
husustaki işlemlerinin hükümsüz ve -etkisiz olduğuna ve herhangi
bir sonuç doğurmayacağına karar verilir. Emeklilik maaşı veya
ikramiyesi hesaplanırken o hak sahibinin hizmet süresi içinde
aldığı en yüksek yıllık ödenek esas alınır. Müstedi öğretmen
olduğu devrede öğretmenler-in aldığı en yüksek ödenek 948 KL, yayın
memuru olarak aldığı en yüksek ödenek 1389 KL. idi. Kendisi emekli
olduktan sonra öğretmenlerin ödenekleri 2002 KL.'ye yükseltildi,
ama Müstedi bu ödenekten hiç ödenmedi, çünkü kendisi yayın memuru
i-di. Emeklilik Yasasının 30. maddesi emekliye ayrılan herhangi
birisinin emekli olduğu görevin herhangi bir şekilde bareminin
yükselmesi halinde emekli maaşının yeniden düzenleneceğinden
bahsetmektedir. Ancak bu da Müstediye herhangi bir hak ver-memek-
tedir, çünkü Müstedi emekli olurken yayın memuru olarak görev
yapmakta idi. Bu nedenle Müstedaaleyh, Müstedinin emekli maaş ve
ikramiyesini hesaplarken öğretmen maaşını nazarı dikkate almamakla
hata etmemiştir.
Sonuç olarak -Müstedinin yardımcı polis kuvvetlerindeki hizmeti
ile ilgili başvurusu kabul edilir ve Müstedaaleyhin bu konudaki
kararının hükümsüz ve etkisiz olacağına ve herhangi bir sonuç
doğurmayacağına karar verilir.
Emeklilik ikramiyesi ve maaş-ının yayın memuru bareminin
dikkate alınarak hesaplanması hususundaki Müstedaaleyh
tarafından alınan kararın hatalı olmadığına ve bu kararın
onaylanmasına karar verilir.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin, Başkan: Müstedi başvurusu- ile Yüksek İdare Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemeden birkaç değişik ve alternatif çare isteminde bulunmuştur. İstemde bulunduğu bütün çareler esas itibarıyle ikidir.
1. Müstediye emeklilik ikramiyesi ve/veya maaşı ödenirken, Kıbrıs Yardım-cı Polis Kuvvetlerindeki hizmetinin (19.12.1957-11.8.1958) dikkate alınmaması hususunda müstedaaleyhin aldığı kararın hükümsüz ve/veya etkisiz olduğuna ve/veya herhangi bir sonuç doğuramayacağına dair bir karar;
2. Müstediye emeklilik ikramiyesi ve/v-eya maaşı ödenirken öğretmen baremi (senevi 2002 KL) yerine yayın memuru bareminin (barem 16) dikkate alınması hususunda müstedaaleyh tarafından alınan kararın hükümsüz ve/veya etkisiz olduğuna ve/veya herhangi bir sonuç doğuramayacağına dair bir karar.
- Başvurunun olguları özetle şöyledir:
- Müstedi Enformasyon Dairesi Yayın Memuru olarak görev ifa ettiği bir sırada emekliye ayrılmak için müracaatta bulundu. Müstedinin bu husustaki müracaatının sureti Emare I olarak mahkemeye ibraz edilmiştir. Emare I'e göre müstedi 26/77 sayılı Emeklilik- Yasası gereğince 5 Aralık 1978 tarihinden itibaren 20 yıl 3 gün üzerinden ve aynı yasanın 7. maddesinin (8). fıkrası gereğince öğretmen maaşının en üst basamağından emekliye ayrılması hususunda gereken işlemin yapılmasını istedi. Müstedi bu müracaatında g-örev sürelerini sıralamış ve 19.12.1957'den 11.8.1958'e kadar Kıbrıs Yardımcı Polis Kuwetinde yardımcı polis olarak görev yaptığını belirtmiştir. Personel Dairesi Müdürü Başbakanlık Dışışleri müsteşarına gönderdiği 10 Ekim 1978 tarihli bir yazı ile 26/77 s-ayılı emeklilik Yasasının 8(2)(a) maddesi tahtında emekliye ayrılmak için müracaat eden müstedinin 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 47. maddesi uyarınca Ekonomi ve Maliye Bakanlığınca onaylandığını bildirmişti. Enformasyon Dairesi Müdürünün Hazine ve Muhas-ebe Dairesi Müdürlüğüne gönderdiği 19 Ekim 1978 tarihli bir yazı uyarınca müstedinin emeklilik öncesi izninin 16.12.78 tarihinde sona ereceği bildirildi. Müstedi 16.12.1978 tarihinde emekliye ayrıldı. Müstediye 6.2.1979 tarihinde 66674TL, emeklilik ikramiy-esi ödenmiştir. Müstedi bu ikramiyeyi almazdan önce bu ikramiyenin kaç yıllık hizmet ve hangi maaş üzerinden hesaplandığını sormuş ve kendisine ikramiyesi 19 yıl 4 ay 15 günlük hizmet üzerinden ve en son yayın memuru olarak yaptığı görevin yıllık maaşı üze-rinden hesaplandığı bildirilmiştir. Bunun üzerine müstedi Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürlüğüne 6.2.1979 tarihli bir yazı göndererek 66774TL. 55kr. ikramiye tutarındaki miktarı, haklarına halel gelmeksizin ve tüm yasal itiraz haklarını saklı tutmak koşulu- ile aldığını bildirdi.
-
Müstedi başvurusunda Emeklilik Yasası uyarınca Kıbrıs Yardımcı Polis Kuvvetinde yardımcı polis olarak geçen hizmet süresinin de emeklilik kazandıran hizmet süresi olarak sayılması gerektiğini ve hizmet süresi içerisinde bir müddet için öğretmenlik ya-ptığından emekliye ayrıldığı zaman öğretmenlere verilen 2002KL. barem üzerinden emekliye ayrılması gerektiğini iddia etti. Buna ilâveten müstedi, 6
Temmuz 1978 tarihli emekliye ayrılma istemi müstedaaleyh tarafından kabul edildikten sonra o istemde belirtt-iği hususlar dışında müs- tedaaleyhin işlem yapmasının yasal olmayacağını ileri sürüldü.
Diğer taraftan müstedaaleyh dosyaladığı itirazname ile müstedinin 19.12.1957'den 11.8.1958'e kadar Kıbrıs Yardımcı Polis Kuvvetinde yardımcı polis olarak yaptığı- görevin Emeklilik Yasasının 3(10) maddesi uyarınca emeklilik hakkı kazandıran hizmet sayılamayacağını ve Emeklilik Yasasının 4(2) maddesi uyarınca müstedinin emeklilik maaşı ile ikramiyesi hesaplanırken hizmet süresi içinde aldığı en yüksek yıllık ödenek -esas alınarak hesaplanması gerektiğini ileri sürdü. Müstedaaleyh müstedinin 6 Temmuz 1978 tarihli yazısında belirtilen tüm koşul ve istemlerin müstedaaleyh tarafından kabul edilmediğini ve o hususta herhangi bir karar verilmediğini, müstedaaleyhin müstedin-in sadece emekliye ayrılmak istemini kabul ettiğini ve bu hususta karar verdiğini ileri sürdü.
İlk önce müstedinin 19.12.1957'den 11.8.1958'e kadar Kıbrıs Yardımcı Polis Kuvvetinde yardımcı polis olarak yaptığı hizmetin Emeklilik Yasası uyarınca emek-lilik hakkı kazandıran hizmet olup olmadığını incelemek gerekir. Kıbrıs Yardımcı Polis Kuvvetinde yardımcı polis görevinin ifa edildiği zaman, o zamanın yasaları uyarınca emeklilik hakkı kazandırmayan bir hizmet olduğuna taraflar arasında herhangi bir ihti-lâf yoktur. Ancak müstedi böyle bir hizmetin 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 3(10) maddesi uyarınca emeklilik hakkı kazandıran hizmet olarak kabul edildiğini iddia etti. Emeklilik Yasasının 3(10) maddesi aynen şöyledir:
"3. Bu yasa amaçları bakı-mından aşağıdaki hızmetler
emeklilik hakkı kazandıran hızmet sayılır:
...................................
(10) bu maddenin kapsamına girenlerin yukarıdaki fıkralarda
sayılan hızmetlerden önce kesintili olup olmadığına bakıl-mak-
sızın emeklilik hakkı kazandırmayan geçici statüde veya arizi
- olarak yapılan kamu görevleri."
-
- Müstedaaleyh başvurunun duruşması esnasında Yasanın 3(10) maddesinde kamu görevinden bahsedildiğini ve kamu görevinin anlamının ne olduğu ise Yasanın 2. maddesinde belirtildiğini ileri sürdü. Bu maddeye göre "kamu görevi" Devlet kadrolarında Devlet bü-tçesinden maaş çekilerek yapılan görevi anlatır. Aynı maddeye göre Devlet ise K.T.F. Devletini anlatır. Müstedaaleyhe göre Kıbrıs Yardımcı Polis Kuvvetindeki yardımcı polis görevi, K.T.F.D.nin kuruluşundan çok önce ifa edildiğinden, Yasanın 3(10) maddesine- giremez. İlk bakışta müstedaaleyhin yapmış olduğu bu iddianın makul olduğu görülmektedir. Çünkü Yasanın 3(10) maddesindeki "kamu görevine" yine Yasanın 2. maddesinde verilen anlam verildiğinde yardımcı polis olarak yapılan görevin K.T.F.D. kurulduktan son-ra yapılmadığı nedeni ile, emeklilik
-
hakkı kazandıran bir hızmet sayılma.ması gerekir. Ancak "kamu görevi" ve "Devlet" deyimlerinin tarif edildiği Yasanın 2. maddesine bakıldığında bu deyimlere verilen anlamın "Yasada metin başka tüxlü gerektirmedi,kçe" hallerine şamil olduğundan Yasanın 3(1-0) maddesindeki metni esaslıca tezekkür etmek gerekir. Yasanın 3(10) maddesinde "bu maddenin kapsamına girenlerin yukarıdaki fıkralarda sayılan hizmetlerden önce" deyimi yex almaktadır. Yasanın 3. maddesinin kapsamına girenler ise maddenin 10. fıkrasına ka-dar birer birer sayılmaktadır. Özellikle maddenin (1). fıkrasına göre çok eskiden beri yürürlükte olan emeklilik yasasına göre emeklilik hakkı kazandıran mevkilerdeki hızmet 26/77 sayılı yasaya göre de emeklilik hakkı kazandıran hızmet sayılmıştır. Aynı ma-ddenin 7. fıkrasında 21.12.1963'te başlayan mücahitlik görevi emeklilik hakkı kazandıran hızmet olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 9. maddesine göre de Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk Cemaat Meclisindeki bazı hızmetler de emeklilik hakkı kazandıran hızmet- olarak sayılmaktadır.
Görülüyor ki Emeklilik Yasası K.T.F.D. kurulmazdan önce başlayan bir çok hızmetleri emeklilik hakkı kazandıran hızmet olarak kabul etmiştir. 3. maddenin (10). fıkrasında "bu maddenin kapsamına girenlerin" deyimi hiç şüphe yoktu-r ki aynı maddede 1'den 9'a kadar sayılan ve emeklilik hakkı kazandıran hızmet olarak kabul edilen hızmetleri ifade etmektedir. Bu hızmetlerin çoğu özellikle l., 7., 8. ve 9. fıkralarda belirlenen hızmetler K.T.F.D. kurulmazdan çok önce başladığı aşikârdır-. Dolayısyle bu gibilerin yaptıkları hızmetlerden önce herhangi bir hızmetin K.T.F.D. kurulmazdan önce olması gerektiğine şüphe yoktur. Bu durumda Yasanın 3. maddesinin (10). fıkrasında yer alan "kamu görevi" deyiminin 10. fıkranın metni dikkate alınarak Y-asanın 2. maddesinde belirlenen anlam dışında bir anlam vermek gerekir. 3(10) maddesinde yer alan "Kamu görevi" deyimi görevin ifa edildiği zamanın Devletinin kamu hızmetini kastettiği aşikârdır. Kıbrıs Yardımcı Polis Kuwetinde yardımcı polis görevinin zam-anın devletine bağlı kamu görevi olduğuna şüphe yoktur. Bu nedenle müstedinin 19.12.1957'den 11.8.1958'e kadar Kıbrıs Yardımcı Polis Kuwetinde yardımcı polis olarak yaptığı görev süresinin Yasanın 3(10) maddesi uyarınca emeklilik hızmeti kazandıran hızmet -sayılması gerekir. Müstedaaleyh müstedinin bu hızmet süresini, emeklilik maaş ve ikramiyesini hesaplarken nazarı dikkata almamakla hata etmiş ve yetkilerini yasaya aykırı olarak kullanmıştır. Bu nedenle müstedaaleyhin bu husustaki işleminin hükümsüz ve etk-isiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilmesi gerekir.
Emeklilik maaş ve ikramiyesinin hesaplanması Yasanın 4(2) maddesi uyarınca yapılmaktadır. Bu madde ise 9/79 sayılı değişiklik yasasından önce aynen şöyle idi:
"4.(2) -Bir hak sahibinin emeklilik maaşı veya ikramiyesinin
hesaplanmasında, o hak sahibinin, emeklilik hakkı kazan-
dıran veya kazandırdığı bu Yasaca kabul edilen hızmet
süresi içinde aldığı, emeklilik amaçları b-akımından kabul
edilen, en yüksek yıllık ödenekler esas alınır.
Ancak, hızmet süresi içinde işgal ettiği mevkilerden
biri, bu Yasasının 30. maddesinin uygulanması dolayısıyle
bir hak sahibine daha y-üksek emeklilik maaşı verilmesine
olanak tanırsa o hak sahibi için daha yüksek emeklilik
- maaşı kazandıran kurallar uygulanır."
-
- Görülüyor ki bu madde iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım esas hükmü içermektedir, ikinci kısmı ise esas hükmün bir istisnasıdır. Bu maddenin esas hükmüne göre bir hak sahibinin emeklilik maaşı veya ikramiyesi hesaplanırken o hak sahibinin hızmet- süresi içinde aldığı en yüksek yıllık ödenek esas alınır. Başka bir deyişle hak sahibinin hızmet süresi esnasında herhangi bir zamanda emeklilik hakkı kazandıran herhangi bir hızmet için bilfiil aldığı en yüksek yıllık ödenek esas alınır. Başvurunun olgul-arına göre müstedi 1.11.1962'den 28.2.73'e kadar öğretmen olarak ifa ettiği ve 1.3.73'den 15.12.78'e kadar da yayın memuru olarak görev ifa etti. Her iki görevdeki hızmet de Emeklilik Yasasına göre emeklilik hakkı kazandıran hizmettir. Müstedi öğretmenlik -görevini ifa ederken aldığı en yüksek yıllık ödenek 984KL. idi. Halbuki yayın memuru olarak görev ifa ederken aldığı en yüksek ödenek 1398KL. idi. Yine olgulara göre müstedi emekliye ayrılmazdan önce, ancak kendisi öğretmenlikten ayrıldıktan sonra, öğretme-nlerin maaşları revize edildi ve öğretmenlerin yıllık ödenekleri 2002KL.'ye yükseldi. Fakat müstedi hiçbir zaman öğretmenlerin revize edilmiş maaşını almadı. Yasanın 4(2) maddesinin asıl hükmüne bakıldığında müstedinin emeklilik maaş veya ikramiyesinin hes-aplanması yapılırken hızmet süresince yayın memuru olarak aldığı en yüksek yıllık ödeneğin esas alınmasında herhangi bir hata yoktur. Acaba 4(2) maddesinin istisnai fıkrası herhangi bir istisna getirdi mi? Yasanın istisnai fıkrası hak sahibinin hızmet süre-si içinde işgal ettiği mevkilerden birisi Yasanın 30. maddesinin uygulanması dolayısıyle kendisine daha yüksek emeklilik maaşı verilmesine olanak tanırsa hak sahibi için daha yüksek emeklilik maaşı kazandıran kuralların uygulanmasını öngörmektedir. Başka b-ir deyişle Yasanın 4(2) maddesinin istisnai hükmü Yasanın 30. maddesi uyarınca hak sahibine daha yüksek emeklilik maaşı verilmesine olanak tanıyıp tanımadığına tabi olmaktadır. Yasanın 30. maddesi herhangi bir hak sahibine daha yüksek emeklilik maaşı veril-mesini öngörüyorsa bu gibi yüksek maaşın hak sahibine uygulanmasını öngörmektedir. Acaba Yasanın 30. maddesi müstedinin daha yüksek emeklilik maşı almasına olanak vermekte midir: Yasanın 30. maddesinin hükümleri emekliye ayrılırken uygulanmamaktadır. Yasan-ın 30. maddesinin hükümleri herhangi bir hak sahibinin emekliye ayrıldıktan sonra emekliye ayrılmış olduğu görevin emekrilik amaçları için kabul edilen ödeneklerinde sonradan yükselme olması halinde emeklilik maaşının yeniden ayarlanmasını öngörmektedir. B-u durumda Emeklilik Yasasının 4(2) maddesinin istisnai hükmü ancak hak sahibi emekliye ayrıldıktan sonra uygulanır. Bu istisnai hüküm hak sahibine emekliye ayrılırken herhangi bir hak vermemektedir. Bu nedenle müstedaaleyh müstedinin emeklilik ikramiyesi -ve maaşını öderken yayın memuru baremini dikkate almakla Yasaya aykırı hareket etmemiş ve/veya yetkisini kötüye kullanmamıştır. Bu nedenle müstedinin bu husustaki isteminin reddolunması gerekir.
-
Müstedi duruşma esnasında, müstedaaleyh müstedinin emekliye ayrılma istemini kabul etmemekle müstedinin emekliye ayrılma isteminde belirttiği şart ve koşulları kabul ettiğinden daha sonra bunları değiştirmemesi gerektiğini iddia etti. Müstedaaleyh 10- Ekim 1978 tarihli yazısı ile müstedinin müracaatının onaylandığını bildirmektedir. Müstedaaleyh söz konusu yazısında müstedinin müracaatından bahsederken müstedinin Yasanın 8(2)(c) maddesi uyarınca yaptığı müracaattan bahsetmektedir. Halbuki aslında müste-di emekliye ayrılmak için yaptığı müracaatta Yasanın 7. maddesinin (8). fıkrasından bahsetmiştir. Yasanın 7. maddesinin (8). fıkrası aynı zamanda emeklilik hakkı kazandıran birden çok mevkide görev yapan bir hak sahibinin emeklilik hakkı kazandıran hizmeti-nin hesaplanmasında bu mevkilerden sadece kendisine en çok hak sağlayanın dikkate alınmasını öngörmektedir. Görülüyor ki Yasanın 7. maddesinin (8). fıkrası sadece emeklilik hakkı kazandıran hizmetin hesaplanması ile ilgilidir. Bu maddenin yıllık ödeneklerl-e herhangi bir ilgisi yoktur. Müstedaaleyhin söz konusu yazısında bildirdiği Yasanın 8(2)(a) maddesi ise hak sahibine 10 yıl hızmetini doldurduktan sonra emekliye ayrılma hakkı vermektedir. 8(2)(a) maddesi uyarınca emekliye ayrılmak isteyen bir kişinin Mal-iye Bakanlığına yazılı olarak başvurması öngörülmektedir ve Maliye Bakanına bu gibi hallerde emekliye ayrılma işlemlerini 90 gün erteleme yetkisi verilmektedir. Bu durumda müstedaaleyhin müstedinin emekliye ayrılmak için yaptığı 6 Temmuz 1978 tarihli yazıs-ında belirttiği gibi öğretmen maaşının en üst basamağından emekliye ayrılması için müstedaaleyhin kabul ettiği ve bu hususta karar verdiği kesinlikle söylenemez. Ancak bir an için bunun böyle olduğu kabul edilse dahi müstediye verilecek ikramiye ve emeklil-ik maaşı hesaplanırken öğretmen maaşının nazarı itibara alınmadığı açıkça görülmektedir. Dolayısıyle daha önce aksine bir karar verilmiş olduğu addolunsa dahi, bu karar geri alınmış sayılır ve bu geri alınma hususu en azından müstedinin bilgisine ikramiyey-i aldığı gün, 6.2.1979'da gelmiştir. Müstedaaleyh, müstedinin emeklilik maaş ve ikramiyesinin öğretmen maaşı üzerinden hesaplayacağı hususunda daha önce karar almış olduğu addolunsa dahi, böyle bir kararı daha sonra yasaya aykırı olması nedeniyle geri alma-kla müstedaaleyh hata etmiş değildir.
Müstedaaleyh 6 Şubat 1979 tarihinde öğretmen maaşı üzerinden emekliye ayrıldığını öğrenmiş bulunuyordu. Müstedi hakikaten öğretmen maaşı nazarı itibara alınmadığı takdirde emekliye ayrılmama niyetinde idi ise ikra-miyenin kendisine verildiği gün ikramiyeyi almayı reddedebilirdi ve tekrar göreve başlamasını talep edebilirdi. Müstedi
bunu yapmadı. Bu durumda müstedinin emekliye ayrılma istemi 6 Temmuz 1978 tarihli yazısında belirttiği hususlara bağlı olduğu ileri sür-ü-lemez.
Ancak herhangi bir yürütsel veya yönetsel bir yetki kullanan herhangi bir makam veya bir kişiye bir müracaat yapıldığında, böyle bir organ, makam veya kişi, bu gibi müracaata yanıt verirken dikkatli olmaları gerektiğinden şüphe yoktur. Aksi -takdirde gerek vatandaş gerekse organ veya makam veya kişi bakımından yanlış anlama sonucu vahim sonuçlar doğabilir. İlgili organ, makam veya kişi, vatandaşın dilekçesini yanıtlarken titiz davranarak dilekçede belirlenen tüm hususları inceleyerek yanıt ver-meleri gerektiğini önemle belirtmekte yarar görüyoruz.
Sonuç olarak müstedinin Kıbrıs Yardımcı Polis Kuvvetindeki yardımcı polis olarak yaptığı hızmet ile ilgili başvurusu kabul edilir ve müstediye emeklilik ikkramiyesi ve maaşı ödenirken müstedinin -Kıbrıs Yardımcı Polis Kuvvetindeki yardımcı polis olarak hizmetinin (19.12.57-11.8.1958) dikkate alınmaması hususundaki müstedaaleyh tarafından alınan kararın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilir. Müstedinin eme-klilik ikramiyesi ve maaşının yayın memuru bareminin dikkate alınarak hesaplanması hususundaki müstedaaleyh tarafından alınan kararın hatalı olmadığına ve bu kararın onaylanmasına karar verilir.
(Ülfet Emin) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Erg-in Salâhi)
Başkan Yargıç Yargıç
7 Şubat 1980.
- 31 -
Full & Egal Universal Law Academy