-D.12/80 Y.İ.M. 73/79
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, N.Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut. Anayasa'nın 118. Maddesi hakkında.
Müstedi: Cahit Namık,- Yedidalga.
- ile -
Müstedaaleyh: l. KTFD Başsavcılığı vasıtasıyle İçişleri ve İskân
Bakanlığı, Lefkoşa.
2. KTFD Başsavcılığı vasıtasıyle İnceleme ve Dağıtım
Komisyonu, Lefkoşa.
- A R A S I N D A.
Müstedi namına: V.F. Nekibzade.
Müstedaaleyhler namına: Y. Boran.
Yasa Maddesi: 24.9.1974 tarih ve 5621 sayılı Bakanlar Kurulu kararı
ile 8.4.1975 tarihli yönetmelik.
İstemin Özeti: Müst-edi kendisine tahsisli 1 dönüm 3 evleklik sulu
tarla ve asmalığın kendisinden alınıp rezerve bırakılması husu-
sunda Müstedaaleyhin aldığı kararın hükümsüz ve etkisiz oldu-
ğuna ve hiçbir sonuç doğurmayacağına karar verilmesi.
O-LAY: Müstediye, Lefke Kooperatifi kanalı ile 8.4.1975 tarihli yönet-
melik uyarınca ve 24.9.1974 tarih ve 5621 sayılı Bakanlar Kurulu
kararına istinaden 18 dönümlük muz ve dava konusu asmalık ve tarla
tahsis edildi. Bilâhare 6 kişi arasında- parsellenen konu araziden,
Müstediye 3 dönüm muzluk ve 1 dönüm 3 evlek dava konusu yer kaldı.
Bakanlar Kurulunun ilgi kararında, tarlaların çiftçilere 1
yıl süre ile ücretsiz olarak icar veya tahsis edilebileceği, yap-
raklarını d-öken meyve ağaçlarının ise 2 yıl süre ile tamamen
geçici olarak tahsis edilebileceği belirtilir.
SONUÇ: Bir tahsisin belli bir süre için yapıldığı sürenin dolduğu hal-
lerde geçerliliğinin sona ermiş olacağı YİM 50/79'da karara
- bağlanmıştır.
Konu tarlanın tahsisinin 1 yıl, asmalığın da 2 yıl için ya-
pılmış olduğunun kabul edilmesi gerekir. Sonuç olarak başvuru
reddolunur.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- 50/79 sayılı YİM kararı.
- ----------------
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay: Müstedi kendisine tahsisli 1 dönüm 3 evlek sulu tarla ve asmalığın kendisinden alınıp rezerve bırakılması hususunda müstedaaleyhlerin aldığı kararın tamamen hükümsüz ve etkisiz ol-duğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına dair Mahkemenin karar vermesini istemektedir.
Müstedi evlidir ve 1964 Selemani göçmeni olup halen Yedidalgada ikamet etmektedir. Müstedi ve karısının Kuzeyde bıraktıkları bir miktar taşınmaz malları vardı-r.
Müstedi ve diğer 5 kişiye 1975'de Lefke Kooperatifi kanalı ile 18 dönüm muzluk ve bir kısmı asma ekili olan takriben 1 dönüm 3 evleklik bir sulu tarla tahsis edildi. Bu mal, kısa bir müddet sonra, ilgili memurlar vasıtası ile, sözü edilen 6 kişi a-rasında parsellendi ve bu parsellenme neticesi müstediye 3 dönüm muzluk ve başvuruda 1 dönüm 3 evlek, müstedinin Mahkeme huzurundaki şahadetinde ise 1 dönüm 1 evlek, olarak belirtilen ve bir kısmı asma ekili olan sulu tarla kaldı.
Müstedi Haziran 197-9'da kendi namında tahsisli olduğunu iddia ettiği asmalık ve sulu tarlanın kendisinden alınarak rezerve bırakıldığını işitti ve bu başvuruyu yaptı.
Müstedi, namındaki tahsisin iptal edilmeden konu malın rezerve alınma kararının yasal olmayan mükerrer- bir işlem ve bu nedenle geçersiz olduğunu iddia etti. Müstedi, ilâveten Güneydeki malına karşılık konu malı da eşdeğer olarak talep etmek niyetinde olduğunu ve bu malın kendisinden alınması ile haksızlığa uğrayacağını iddia etmiştir.
Müstedaaleyhler- ise konu malın müstediye Mahkemeye Emare 1 ve II olarak ibraz edilen 24.9.1974 tarihli ve 5621 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 8.4.1975 tarihli Yönetmelik altında tahsis edildiğini tahsisin süreli olduğunu, sürenin sona erdiğini ve bu nedenle malın rezer-ve alınmasının hatalı ve geçersiz olmadığını savundu.
Konu malın tahsisinin müstediye Emare I Bakanlar Kurulu Kararı ve Emare II Yönetmelik altında yapıldığı aşikârdır. Müstedi de bunun aksini ileri sürmemiş sadece tahsisin süreli olmadığını ve iptal- edil-
meden rezerve alınamayacağını iddia etmiştir. Esasen 18 dönüm muzluk ve konu asmalık ile tarlayı müstedi ve diğer 5 şahsa tahsis eden Lefke Kooperatifinin bu husustaki yetkisi sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararı ve Yönetmelikten kaynaklanmakta idi. B-u Karar ve Yönetmeliğin geçerliliği huzurumuzda ihtilâf konusu yapılmış değildir.
Emare I Bakanlar Kurulu Kararı Barış Harekâtı neticesi ele geçen tarlaların icarına mütedair olup 2(b) maddesi aynen şöyledir:
"Tarlaların bir yıl için ve Gün-ey'den Kuzey'e göç ederek yer-
leştirilmiş olan çiftçilere ücretsiz olarak, diğerlerine ise kuru
ziraata elverişli tarlaların dönümü KLl.-'dan sulu ziraata elve-
rişli tarlaların ise dönümü KL3.-'dan icarı."
- Görüleceği gibi bu madde müstedi gibi Güney'den Kuzey'e göç ederek yerleştirilmiş çiftçilere tarlaların 1 yıl süre ile ücretsiz olarak icarını veya tahsis edilip verilmesini öngörmektedir.
-
Emare II Yönetmelik yapraklarını döken meyve ağaçlarının tahsisine mütedairdir. Konu asmalığın meyve vermekte olduğu ve bu Yönetmeliğin kapsamına girdiği taraflarca kabul edilmiş bir husus olup ihtilâf konusu yapılmış değildir. Bu yönetmeliğin l, 3 v-e 23. maddeleri aynen şöyledir:
"1. Her köyün kanuni hudutları içinde bulunan meyve bahçeleri
o köyün Kooperatif Şirketi kanalı ile tahsis edilir. Kooperatif
Şirketi bulunmayan köylerdeki bahçeler en yakın köydeki Koopera-
tif Ş-irketi kanalıyla tahsis edilir.
3. Verime yatmış bahçeler tamamen geçici olarak 2 yıl süre
ile, verime yatmamış bahçeler ise (Tarım Dairesinin onayı ile)
daha uzun vadeli olarak tahsis edilir.
-
23. İki yıllık süre esasıyle kendilerine tahsis edilen bahçe-
lerin bakımını iyi bir şekilde yapan kimselerin mukaveleleri
ikinci yıl sonunda uzatılabilir."
Yukarıda iktibası yapılan maddelerden görülebileceği gibi başvuru ko-nusu asmalık gibi verime yatmış bahçelerin tahsisleri, sonradan uzatılabilmek üzere, tamamen geçici olarak 2 yıl süre ile yapılırdı. Bir bahçenin daha uzun vade ile tahsis edilebilmesi için ise, 3. maddeye göre, verime yatmamış olması ve bu hususta Tarım D-airesinin onayının bulunması gerekirdi ki bu meselede bu gibi şeraitin mevcut olduğu herhangi bir şekilde iddia edilmiş değildir. Söz konusu bahçenin tahsisinin sonradan uzatıldığı da ne başvurudan ne de Mahkeme huzurundaki şahadetten gözükmektedir.
-
Bir tahsisin, belli bir süre için yapıldığı ve sürenin de dolduğu hallerde, geçerliliğinin sona ermiş olacağı YİM 50/79'da karara bağlanmış bir husustur.
Yukarıda söylenenler ışığında konu tarlanın müstediye tahsisinin 1 yıl, asmalığın da 2 yıl- süre ile yapılmış olduğunun, bu sürelerin sona erdiğinin kabul edilmesi ve başvurunun reddedilmesi gerekir.
Sonuç olarak başvurunun reddedilmesi gerektiği görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Müstedi aslen Selemani yeni ismi ile Süleymaniyeli olup evlidi-r ve 1964 göçmenidir. 1974 Barış Harekâtından sonra Kuzey'de Yedidalga bölgesinde iskân ettirilerek l975 yılında 5 kişi ile birlikte Yedidalga'da 18 dönüm muzluk ve bir kısmı asma ekili olan 1 dönüm 3 evleklik sulu arazi tahsis edilmiştir. Müstedi ve diğer- kendisi gibi göçmen durumunda olan şahıslara bu arazi tahsis edilirken herhangi bir belirli süre için verildiği söylenmemiştir. Bilâhare 1976 yılı ortalarında bu muzluk taraflar arasında payedilerek 3 dönüm muzluk ve 1 dönüm 3 evleklik asmalık ise müstedi-ye bırakılmıştır.
Müstedi başvurusunda Haziran 1979'da kendi namında tahsisli bulunan bir kısmı asmalık olan 1 dönüm 3 evleklik arazinin kendisinden alınarak rezerve bırakıldığını işittiğini, kendisindeki tahsisin iptal edilmeden mükerrer işlemle rez-erve alındığını ileri sürerek işbu başvuruyu dosyalamış ve bu rezerve alınma kararının geçersiz ve hükümsüz olduğu hususunda işbu başvuruda bulunmuştur.
Müstedaaleyhler ise konu malın müstediye Emare I Bakanlar Kurulu kararı ile Emare II Yönetmelik a-ltında iki yıl süre ile verildiğini ve iki yıl süre hitam bulduğu cihetle müstedinin bu mal üzerinde yasal bir hakkı bulunmadığını ve bu nedenle iptal yönüne gidilmeden rezerve alındığını iddia etmişlerdir.
Taraflarca kabul edilen ortak hakikatlere g-öre Yedidalga'da 3 dönüm muzluk ve 1 dönüm 3 evlek asmalık veya sulu arazi müstediye tahsis edilmiştir. Ancak müstediye yapılan tahsisin Emare I Bakanlar Kurulu kararı altında iki sene süre ile mi yapıldığı, süresiz olarak mı yapıldığı taraflar arasında es-as münazaa konusunu teşkil etmektedir.
İlgili Yönetmeliğe göz attığımızda Yönetmeliğin 3. maddesi aynen söyledir:
"3. Verime yatmış bahçeler tamamen geçici olarak iki yıl süre
ile, verime yatmamış bahçeler ise (Tarım Dairesinin onay-ı ile)
daha uzun vadeli olarak tahsis edilebilir."
İlgili Yönetmeliğin 19 ve 23. maddeleri aynen şöyledir:
"19. Yapılan sözleşmenin iki yıl sonraki uygulaması zamanın
koşullarına göre yeniden düzenlenir veya tamamen feshedilebil-ir.
23. İki yıl süre esası ile kendilerine tahsis edilen bahçele-
rin bakımını iyi bir şekilde yapan kimselerin mukaveleleri iki
yıl sonunda uzatılabilir"
Bu meselede karara bağlanması gereken esas konu müstediye yapılan tahsi-sin süreli olup olmadığı veya süreli ise bazı şartlar altında uzatılıp uzatılamayacağı veya hakikaten yeniden bir düzenlenme yapılıp yapılmadığıdır. Bu hususta doğru bir yargıya varabilmek için Emare I olarak ibraz edilen 5621 numaralı Bakanlar Kurulu kara-rının içeriği, kararın alındığı tarihi ve ortamı ve Emare II Yönetmeliğin tüm maddelerini göz önünde bulundurmamız gerekir. Emare I 5621 numaralı kararın, Barış Harekâtından sonra atıl kalan bahçelerin bakımını, idamesini sağlamak yönünde ve iskân edilen g-öçmenleri istihdam etmek ve işsiz durumdan kurtarmak amacını güttüğü açıkça görülmektedir. Nitekim Emare I karar ve Emare II Yönetmelik altında bahçelerin öncelikle göçmenlere verilmesi, Güney'de çiftçilikle iştigal eden göçmenlere tercih hakkı verilmesi v-e benzeri amaçlar içerdiği görülür. Bu amacı göz önünde tutarak madde 3'ü okuduğumuzda her ne kadar da verime yatmış bahçelerin geçici olarak iki yıl süre ile ve verime yatmamış bahçelerin ise Tarım Dairesinin onayı ile daha uzun vadeli olarak tahsis edile-bileceği öngörülmekte ise de bu maddeyi Yönetmeliğin 19 ve 23. maddeleri ile birlikte okuduğumuzda iki yıl hitamında bu şekilde tahsis edilen bahçelerin iki yıl sonunda yeniden veya icabı halinde daha erken düzenlenmesi gerektiği ve 23. madde altında ise s-üre hitamında iyi bakım yapan kimselerin mukavelelerinin uzatılmak hakkının doğduğu görülmektedir. Herhalûkarda Yönetmeliğin başlığından da görülebileceği gibi bu gibi icarlar tahsistir ve alelâde bir icar senedi gibi mütalâa edilmemesi gerektiği açıktır.
-
Müstedi şahadetinde 1975 yılı başlarında Yedidalga'da 18 dönüm muzluk ve bir kısmı fidan olan 1 dönüm 3 evleklik araziyi 5 kişi ile birlikte kendilerine tahsis yolu ile verdiklerini, daha sonra 1976 yılı ortalarında Güzelyurt bölgesinde görevli zirai- uzman durumunda olan İskân Dairesi mensuplarından İlkan ve Kemal beylerin Yedidalga'ya gelerek, müşterek verilen bu muzluğu paylaştırdıklarını, 3 dönüm muzluğun kendisine verildiğini, 1 dönüm 3 evleklik kısmen asmalığın da yeniden kendisine bırakıldığını -şahadetinde söylemektedir.
1976 yılı ortalarında bölge iskân memurları tarafından yapılan taksimin Emare II Yönetmeliğin l9. maddesi altında bir düzenleme olduğu kanaatindeyim ve bu düzenleme yapılırken müstediye süre belirtilmemiş ve süresiz olarak -verilmiştir. Bu iskân memurlarının bu düzenlemeyi yapmağa yetkili olmadığına dair müstediye herhangi bir soru sorulmamış ve bu yönde bir iddia da müstedaaleyhler tarafından ileri sürülmemiştir.
1978 yılına kadar bakıma muhtaç konu malın müstedide bır-akıldığı hususunu göz önünde tuttuğumda müstedinin kendisine verilen tahsisin sürekli olarak yapıldığı hususundaki şahadetini teyid ettiği kanaatindeyim. Bu nedenle başvuru konusunu teşkil eden 1 dönüm 3 evleklik asmalığın müstedinin süresiz olarak tahsisi-nde bulunduğu durumu ortaya çıkmaktadır. Bunun aksine herhangi bir şahadet mevcut değildir ve Müstedinin tüm şahadetine de inanmaktayım. Müstedaaleyhler durumu vuzuha kavuşturmak için herhangi bir şahadet ibraz etmemişler sadece Yönetmeliği ibraz etmekle y-etinmişlerdir. Yönetmelikle müstedinin tahsisi arasında bir rabıta da kurmamışlardır.
Bu meseleye benzer YİM 50/79 sayılı kararda belirli bir süre için verilen tahsislerin geçerliliğinin süre sonunda hitama ereceği kararına varılmış olmakla beraber, s-üre hitamında sürenin uzatılması hususunda şartların mevcut olması halinde uzatılabileceği ima edilmekte ve iktibas edilen bu YİM kararında bu gibi şartların isbat edilmediği nedeni ile müstedi aleyhine karar verildiği görülmektedir.
Kanaatımca bu me-selede yukarıda değindiğim gibi yapılan düzenleme neticesinde süre belirlenmeden başvuru konusu asmalık müstediye tahsisli olarak bırakılmıştır.
İptali istenen başvuru kararın ne olduğuna, nasıl alındığına, nereye isnat ettirildiğine ve içeriğine d-eğinmekte fayda vardır kanaatındayım. Müstediye 1975 senesinde verilen ve 1976'da tekrar iskân memurları vasıtası ile gözden geçirilen ve paylaştırma yolu ile bir düzenleme yapılarak tahsisinde bırakılan 3 dönüm muzluk ve 1 dönüm 3 evleklik arazi vardı. Mü-stedaaleyhler 41/77 sayılı İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasasından sonra Mart 1978'de aldıkları bir kararla 3 dönüm muzluğu müstediye bırakmışlar ve 1 dönüm 3 evleklik asmalığı ise rezerve almışlardır. Bu kararın hangi yasaya veya yetkiye istinaden- alındığına dair bir izahat verilmemekte ve karar alınmazdan önce ilgili bakanlığın ne gibi bir araştırma yaptığı, göçmen ve gerek kendisinin gerekse hanımının Güney'de mal varlığı olup eşdeğerde hak sahibi bulunan müstediden konu malın ne sebeple iptal ed-ilmeden geri alındığına dair hiçbir gerekçe görülmemektedir. Aynı şekilde tasarrufunda bulundurduğu 3 dönüm muzluk kendisine bırakılırken 41/77 sayılı Yasa altında hak sahibi olduğu için mi, ihsan olarak mı bırakıldığı da belirlenmemiştir.
Müstediye -yapılan süresiz tahsisin 41/77 sayılı Yasanın ilgili maddeleri ve bilhassa 38. maddesi altında ilgili Bakanlıkça yeniden gözden geçirilmesi ve icabı halinde iptal edilmesi yetkisi vardır. Bu meselede bir iptal yapılmamıştır. Bu gibi konularda tahsis süreli- olsun veya olmasın Bakanlık 41/77 sayılı Yasa altındaki yetkisini kullanırken gerekli araştırmanın yapılması ve müstedinin hak sahipliliği durumlarının da nazarı itibara alınması gerekir. Başvuru konusu karar alınırken gerekli araştırma yapılma yönüne gid-ilmemiş, gerekli araştırma yapılmış olsa idi 1976'da yapılan düzenleme ile konu malın tahsisinin müstediye bırakılmış olduğu görülecekti. Başvuru konusu karar bu yönleri ile sakattır. İlâveten nereye istinat ettirildiği de belli olmadığı gibi üzerinde idar-i bir yargıya varılmasına olanak tanınmayacak derecede gerekçeden yoksun bir karardır.
Bu nedenlerle Mart 1978 tarihinde müstedinin tahsisinde bulunan 1 dönüm 3 evleklik kısmen asmalık emlâkin rezerve alınma kararının sakat olduğunu ve herhangi bir s-onuç doğuramayacağı hususunda karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Niyazi F. Korkut: Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay'ın görüşlerine katılırım ve verdiği hükümle hemfikirim.
Şakir Sıdkı İlkay: Sonuç olarak başvuru, oy çokluğu ile, reddolunur.
(Şakir- Sıdkı İlkay)(N. Ergin Salâhi)(Niyazi F. Korkut)
Yargıç Yargıç Yargıç
16 Nisan 1980
- 54 -
Full & Egal Universal Law Academy