-D.20/85YİM 78/83
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
Anayasanın 118. Maddesi hakkında.
Müstedi: Osman İsmail Uğurhan, Lefkoşa.
- ile -
Müs-tedaaleyh: l.Ekonomi ve Maliye Bakanlığı vasıtasıyle KTFD, Lefkoşa.
2.Hazine ve Muhasebe Dairesi vasıtsıyle KTFD, Lefkoşa.
Arasında.
Müstedi namına: Ergin Ulunay.
Müsteda.aleyh namına: Ya-şar C. Boran.
Yasa Maddesi: 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 5(4), 29 ve 38(3) maddeleri.
İstemin özeti: Kıbrıs Cumhuriyeti dönemindeki hizmetlerinin de, emeklilik menfaatleri açısından dikkate alınması talebinin, Müstedaaleyh tarafından reddine ilişki-n kararın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve hiçbir sonuç doğurmayacağına dair karar istemi.
OLAY: Kıbrıs Cumhuriyeti devrinde memur ola.n Müstedi, Cumhuriyetin kurulması ile 1961'de bu görevinden ayrıldı. Zamanın Türk Cemaa.t Meclisi tarafından aynı yıl ist-ihdam edilen Müstediye, merkezi hükümet tarafından ikramiye ve maaş bağlandı. Bilahare yaş haddi nedeni ile 1983'de emekli olan Müstedi, merkezi hükümet zamanında da ya.ptığı tüm hizmetlerinin dikkate alınarak emeklilik ikramiyesi ve maaş verilmesini talep- etti. Talebi Müstedaaleyh tarafından reddedildi. Başvuru bu kararda.n yapılmıştır.
SONUÇ: Müstedinin, elan Rum Yönetiminde aynı dönem için aldığı emeklilik maaşına ilâveten ikinci bir emeklilik maaşı alabilmesi için 26/77 sayılı Yasada açık seçik bir düz-enlemenin olması gerekir. Bunun yasada var olduğunu söylemeye imkân yoktur.
Başvuru reddolunur.
HÜKÜM
Salih S.Dayıoğlu: İşbu başvuruda olgular hususunda taraflar arasında görüş ayrılığı hemen hemen yoktur. Olgular şu şekilde özetlenebilir:
Müstedi 2.2.-1944 tarihinde kamu görevine girdi ve fasılasız olarak 1.7.1961 tarihine kadar emeklilik hakkı kazandıran görevlerde görev yaptı. 1960 yılında yapılan anlaşmalar neticesi Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulması ile müstedi 1.7.1961 tarihiııde görevinden ayrıldı ve- zamanın Türk Cemaat Meclisi tarafından istihdam edildi. Müstedi merkezi hükümetten ayrıldığı zaman 2.2.1944 - 1.7.1961 tarihleri arasındaki süre için gerek ikramiye gerekse emeklilik maaşı aldı. Müstedi elan Rum yönetiminden bu süre için emeklilik maaşı a-lmaktadır.
Müstedi 31.8.1983 tarihinde yaş haddi nedeni ile Sayıştay Başkanlığından emekliye a.yrıldı. Emeklilik menfaatları ise 1.7.1961- 31.8.1983 tarihleri arasındaki süre dikkate alınmak sureti ile 22 yıl bir ay olarak hesaplandı ve buna göre ikramiye- ve emeklilik maaşı ödendi. Müstedi gerek ikramiyenin ve gerekse emeklilik maaşının hesaplanmasında 2.2.1944-1.7.1961 döneminin de dikkate alınmasını talep ettiyse de müstedaaleyh buna yasal imkân görülmediği gerekçesiyle müstedinin talebini reddetti.
Baş-vuru dosyalandıktan sonra takriben 11.1.1984 tarihinde müstedaaleyh 2.2.1944-1.7.1961 dönemini dikkate almak sureti ile müstediye değiştirilmiş şekli ile 26/77 sayılı Yasanın 5(4) maddesinin öngördüğü ödeneği ödedi. Ancak bu hususta ihtilâf konusu olmayan -şahadete göre yapılan bu ödeme doğrudan doğruya Maliye Bakanının sözlü talimatı ve Sayıştayın onayı alınmadan gerçekleştirilmiştir. Daha sonra idare yapıla.n bu ödemeyi müstedinin emeklilik maaşından kesmek sureti ile geri almak istemişse de böyle bir geri- alma işlemi için emeklilik maaşına el konamayacağı yasal gerçeği karşısında bu hususta. müstedi tarafından yapılan başvuru ilgililerin onayı ile lehine sonuçlandı. Anladığımız kadarı ile bu konu kat'i bir neticeye bağlanmış değildir.
Müstedinin iddiasına- göre 2.2.1944-1.7.1961 dönemi için zamanın merkezi hükümetinden ikramiye almasına ve yine bu dönem için halâ. daha emeklilik maaşı almaya devam etmesine bakılmaksızın 1.7.61- 31.8.1983 dönemi için emeklilik menfaatlarının hesaplanmasında. sözü edilen 2.2.-1944-1.7.1961 dönem dikkate alınıp hesaplanması gerekir ve böyle hesaplama değiştirilmiş şekli ile 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 29 ve 36. maddeleri ışığında bir zorunluluktur. Müstedaaleyhi temsilen Başsavcının görüşü ise müstedinin 2.2.1944-1.7.1961 d-önemi için emeklilik menfaatlarını almakla ve elan da almaya devam etmekle tazmin edildiği, aynı dönem için eskiden beri verilmekte olan emeklilik maaşına ilâ.veten bir defa daha emeklilik maaşının veya ikramiyesinin verilmesine yasanın cevaz vermediği doğ-rultusundadır.
İlkin değiştirilmiş şekli ile 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının baş- vurunun bir sonuca bağlanmasında etkili olabilecek ve tarafların üzerinde durdukları 29, 36 ve 38. maddelerin aşağıya çıkarılmasında yarar vardır. Bu maddeler sırası ile -şöyledir:
"29. Değişik zamanlarda emeklilik hakkı kazandıranhizmetlerde
bulunan hak sahibi kamu görevlisi, Devletteki en son hizme-
tinden, muhtelif mevkilerde en az 15 yıl sürekliolarak
çalışmış olması halinde emekliye ayrılırkengeçmişt-eki
emeklilik hakkı kazandıran hizmeti ile yenidenhak kazan-
dığı emeklilik hakkı kazandıra.n hizmeti birleştirilirve
emeklilik maaşı, ikramiyesi ve diğer emeklilikmenfaatleri
bu b1rleştirilmiş hizmet üzerinden ödenir.
Ancak, ge-çmişte aldığı ikra.miye tutarı son aldığından indi-
rilir."
36.Bu Yasa uygulanırken, birbiri ile çelişkili kurallar ortaya çıktığı takdirde, kişi için daha elverişli ve daha çok emeklilik menfaati kazandıran kurallar uygulanır.
38. Daha önce, yürürl-ükten kaldırılan Emeklilik Yasası ve Emeklilik (Değişiklik) Yasalarına bağlı olan:
İlk Eğitim Yasası, Orta Eğitim Yasası ve Türk Cemaat MeclisiAmme Hizmeti Yasası kapsamına giren kamu görevlisi ve öğretmenler, bu yasa kapsamına girerler.
(2) Kıbrıs Sömürg-e Hükümeti döneminde emeklilik hakkı kazandıran bir mevkide bulunup da, 16 Ağustos 1960 tarihinde Türk Cemaat Meclisine intikal eden bir kamu görevlisi veya öğretmenin emeklilik hakkının hesaplanmasında, gerek 16 Ağustos 1960 tarihinden önce-, gerek sonraki emeklilik hakkı kazandıran hizmet süreleri bir bütün olarak ele alınır ve emeklilik işlemi bu esasa göre yapılır.
Ancak 16 Ağustos 1960'dan önceki hizmetleri için emeklilik hakkı veya tazminat alanlar bu fıkranın kapsamı dışında kalırlar.
-
(3) Kıbrıs Cumhuriyeti veya Türk Cema.at Meclisi kamu hizmetlerindeki bir kamu görevlisinin, emeklilik hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında, hizmet süresine bu görevinden hemen önce gelen Kıbrıs Cumhuriyetindeki Türk Cemaat Meclisindeki veya Kıbrıs Cumhu-riyeti Anayasasının 122. maddesinde tanımı yapılan kamu hizmetindeki hizmet süresi de dahil edilir.
Ancak, hizmet süresine eklenecek hizmetler için emeklilik menfaatı veya tazminat alanlar, bu fıkra.nın kapsamı dışında kalırlar."
Yukarıda alıntısı yapıla-n 36. maddenin içeriğinden açıklıkla görülebileceği gibi yasada çelişkili kurallar bulunması halinde bu madde işlerlik kazanır. O halde Yasanın 29 ve 38(3) maddelerinin çelişkili olup olmadığının incelenmesi gerekir.
Yasanın 38(3) maddesinin hiç kuşkusuz -müstedinin aleyhine işlediği açıktır. Yasada müstedinin durumu ile ilgili olarak sadece bu madde olmuş olsaydı onun herhangi bir hak iddia edebileceğini sanmıyoruz. Zaten müstedinin avukatı da bu hususu teslim etmiş ve 38(3) maddesi hükümlerinin müstedinin- aleyhine olduğunu kabul etmiştir. Müstediye göre taleplerine cevaz veren Yasanın 29. maddesidir ve gerek bu madde gerekse 38(3) maddesi çelişkili kurallar içerdiği için 36. maddeye göre lehine daha elverişli kuralları içeren 29. madde hükümleri işlerlik k-azanır.
İlk bakışta Yasanın 38(3) ve 29. maddeler belli bir durum düzenlenirken çelişkili kurallar içerdiği izlenimi yaratabilir. Ancak durumun gerçekten böyle olup olmadığının saptanması için konuyu derinlemesine incelemek gerekir.
Genel olarak emeklili-k yasalarının ruhu ve amacı, çalışanları çalıştığı yıllar oranında ödüllendirmek ve artık normal olarak çalışma hayatının hitam bulduğu varsayılan belli bir yaştan veya belirli bir süreden sonra geriye kalan yılları için ona ve ona bağlı kişilere mali güve-nce vermektir. Bu gibi mali güvencenin miktarı çalışanın çalıştığı sürenin uzun veya kısa oluşu ile orantılı olur. 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının da esas ruhu budur. Ancak ülkemizin, özellikle 1963 yılından sonra geçirdiği siyasal ve sosyal yaşamın getir-diği bir takım özelliklerden ötürü olacaktır ki, birçok defalar değişikliğe uğrayan Emeklilik Yasası da kendine özgü birçok kurallar içermektedir. Örneğin Devlet hizmetlerinde değilken yapılan mücahitlik hizmetleri veya devlet hizmeti dışında belirli görev-lerde geçen yıllar emeklilik menfaatlarının hesaplanmasında dikkate alınmaktadır. Ancak, dikkatle izlenecek olunursa., bu gibi hizmetlerin emeklilik amaçları için dikkate alınacağı hususu açık ve seçik bir şekilde yasada yer almıştır.
Kanaatımızca 26/77 s-ayılı Yasanın 29. maddesi genel bir maddedir ve belirli durumları düzenleyen belirli madde veya maddelere tabi olarak okunması gerekir. Yasanın 38(3) maddesi içeriği itibarıyle müstedinin durumuna tıpa tıp uymaktadır ve ona ve onun durumunda olanlara uygul-anacak bir maddedir. Esasen müstedi de bunu kabul etmektedir. Bu vaziyette kendi durumuna tam manasıyle cevap veren Yasanın 38(3) maddesi dururken 29. maddenin genel mahiyetteki hükümlerine müracaat etme olasılığı yoktur. Durum bu merkezde olduğuna göre de- 29 ve 38(3) maddeleri arasında bir çelişkinin varolduğundan söz edilemez. Müstedi 1.7.1961 tarihinde zamanın Türk Cemaat Meclisi kadrosuna geçtiği zaman 2.2.1944 tarihinden 1.7.1961 tarihine kadar olan hizmeti için gerek ikramiye ve gerekse emeklilik maaş-ı almak suretiyle tazmin edilmiştir.
Nitekim bu süre için 1.7.1961'den beridir Rum yönetiminden emeklilik maaşı almaktadır. Aynı dönem için bir ikinci emeklilik maaşı alması gibi acaip ve çelişkili bir durumun varolduğunu söyleyebilmek için yasada açık seç-ik hiçbir kuşkuya mahal bırakmayacak bir düzeltme olması gerekir. Böyle bir açık seçik bir düzenlemenin değiştirilmiş şekliyle 26/77 sayılı Yasada varolduğunu söylemeğe imkân yoktur. Bu nedenlerle başvurunun reddolunması gerekir.
Sonuç olarak başvuru reddo-lunur.
(Salih S. Dayıoğlu)(Niyazi F. Korkut)(Aziz Altay) YargıçYargıçYargıç
20 Aralık 1985
- 109 -
Full & Egal Universal Law Academy