-D.42/81 Y.İ.M. 84/81
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.
Anayasanın 118. Maddesi hakkında.
Müstedi: Fatma Gü-nhanlı.
- ile -
Müstedaaleyh:İçişleri ve İskân Bakanlığı vasıtasıyle KTFD c/o
Başsavcılık, Lefkoşa.
A R A S I N D A.
Müstedi namına: Selçuk Gürkan.
Müstedaaleyh namın-a: Mehmet A. Şefik.
İlgili şahıs namına: Ahmet M. Berberoğlu.
Yasa Maddesi: 41/77 sayılı Yasanın 29 ve 38. maddeleri, 1978 İnceleme
ve Dağıtım Komisyonu Tüzüğü madde 14.
İstemin Özeti: Müstedinin adına tahsisli Girnedeki konutun Müstedaa-
ley-h tarafından iptali ile ilgili kararın hükümsüz ve etkisiz
etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar
verilmesi istemi.
OLAY: 1974 Güney göçmeni olan Müstediye 1975 yılında Girnede yarım
inşaat ev tahsis e-dildi. Müstedi 1981 yılına kadar, ki bu tarihte
başvuru konusu konut, Müstedi tarafından tamir edilip kullanılma-
dığı gerekçesi ile iptal edilmiştir, tamir edip ikâmet etmedi.
etmedi.
SONUÇ: Tahsislerin nasıl iptal edilebileceği ile ilg-ili 1978 İnceleme
ve Dağıtım Komisyonu Tüzüğü madde 14'de belirtilmektedir.
Burada Müstedinin konu konutu kullanmama mazareti meşrudur
çünkü konut zaten yarım inşaattır. Şahadetten de Müstediye iptal-
den önce verilmesi gereke-n ihbarın verilmediği görülmektedir. Müs-
tedinin konutu kullanmama gerekçesi haklıdır ancak Müstedaaleyh
belli sürede tamir ettirip kullanmasını istiyor idi ise bunu da
açıklıkla tahsis kararında bildirmesi gerekirdi, kaldı ki Yasanın-
28. maddesinde konutun göçmene teslim edileceği anda devletce ona-
rılmış ve içinde oturulabilir durumda olması gerekir.
Sonuç olarak başvuru oy çokluğu ile kabul edilir ve İçişleri
ve İskân Bakanlığının aldığı ve Müstedinin adına- tahsisli konutu
iptal eden başvuru konusu konut ile ilgili kararın hükümsüz ve
etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar
verilir.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Müstedi işbu başvuru i-le Girne'de Adıyaman Sokak BW 15 numaralı evin adından tahsisini iptal eden müstedaaleyhin 2.2.1981 tarihli kararının hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilmesi isteminde bulundu.
Başvuru ile ilgili olgular ö-zetle şöyledir: Müstedi 1974 Güney göçmeni olup ona Girne'de Adıyaman Sokak No. BW15'de kâin yarım inşaat halinde olan bir konut tahsis edildi. Müstedinin sözü edilen yarıda kalmış inşaatı tamir edip konut olarak işgal etmediği gerekçesiyle İnceleme ve Dağ-ıtım Komisyonunun önerisi ile ilgili Bakan 2.2.1981 tarihinde müstedinin bu konutla ilgili tahsisini iptal etti. Yapila.n işbu başvuru ise sözü edilen iptal kararı aleyhine yapılmıştır.
Müstedi başvurusunun gerekçeler kısmında başvuru konusu konutun -18.9.1975'de kendisine tahsis edildiğini kabul etti ve yarım inşaatı tamamlamak için dülger ve yapıcılarla anlaştığını ve bu konut üzerinde masraf yaptığını iddia etti. Başvurunun duruşması esnasında ise bu iddiayı kanıtlama bir yana, bundan bahis dahi etm-edi ve bu sefer tahsis tarihinde veya daha sonra müteaddit defalar yarım kalmış inşaatı devletin tamir etmeği yüklendiğini iddia etti. Müstedaaleyh ise dosyaladığı itirazda müstedinin konu yarım inşaat üzerinde herhangi bir tamirat yapmadığını ve duruşmada- ise Devletin iddia edildiği gibi tamirat hususunda herhangi bir yükümlülük altına girmediğini iddia etti.
Yüksek İdare Mahkemesi görev ifa ederken Hukuk Usulü Muhakemeleri Tüzüğüne bağlı olmakla beraber normal hukuk davalarında olduğu gibi bu tüzüğe- sıkı sıkıya bağlı değildir. Mahkeme bu tüzükten ayrılmamakta fakat daha esnek bir şekilde hareket etmektedir.
Geçmiş birçok kararımızda değindiğimiz gibi belirli, bir takım idari kararların dışında genelde, bir idari karar alınırken bunun doğru olar-ak alındığı varsayılır. Kararın şu veya bu nedenle hatalı olarak alındığını iddia eden bir kişi idarenin hatalı hareketini kanıtlamak ve bu hususta Mahkemeyi tatmin etmekle yükümlüdür.
Önümüzdeki meselede müstedaaleyh, müstedinin konu evi yasaya aykı-rı bir şekilde, yani kullanmamakla tahsis amaçlarına uygun olmayan bir şekilde kullandığından tahsisi müstedinin adından iptal etmiştir. Gerçekten de "tahsis" sözcüğü ikametgâh için söz konusu olduğu zaman bu ikametgâh içinde bilfiil ikamet edilmesini doğa-l olarak içermektedir. Müstedinin ise tahsis tarihi olan 18.9.1975'den beri bu konutta hiçbir zaman ikamet etmediği bir gerçektir.
Müstedi daha evvel değinildiği gibi, itirazında, bu evi kısmen tamir ettiğini, geriye kalan tamirat için de dülger ve y-apıcılarla anlaştığını iddia etti. Bu husus dosyalanan itirazda reddolundu. Müstedi şahadetinde konu yarım inşaatı kısmen dahi olsa tamir ettiğine veya dülger ve yapıcılarla anlaştığına dair şahadet verdi. Müstedi, başvurusunda hiç ileri sürmediği ve ilk d-efa mahkemede sorgusunda temas ettiği bir noktaya dayandı. Bu nokta ise yarım inşaatın tamiratının ta bidayetten devletçe deruhte edildiği doğrultusundadır. Bu husus çok önemlidir ve kanımca esas başvurunun gerekçeler kısmında yer almalı ve karşı tarafa bu- hususta, dilediği takdirde, nakzedici şahadet verme olanağı tanımalıydı. Bu yapılmadığına göre bu babta şahadet veremez, verse de bu şahadet lehinde dikkate alınamaz.
Kanımca altı yıla yakın bir süreden beri müstedinin konu yarım inşaatı kullanmamas-ı sonucu ve bunda ilgililerin herhangi bir kusuru bulunmaması, müstedaaleyhin müstedinin tahsisini iptal etme doğrultusunda aldığı kararı haklı kılmaktadır. Müstedi alınan iptal kararının hatalı olarak alındığına dair beni tatmin etmemiştir.
Sonuç ol-arak başvurunun reddolunması gerektiği görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Yargıç Niyazi F. Korkut'un hükmünü önceden okuma fırsatı buldum. Serdettiği görüşler ve vardığı sonuç ile hemfikirim ancak 41/77 sayılı Yasanın 28. maddesi bu başvuruda konunun karara b-ağlanmasında etken olmadığı nedeniyle bu madde hususunda görüş belirtmemeği uygun buldum.
Niyazi F. Korkut: 1974 Güney Göçmeni olan müstedi güneyde konut ve sair taşınmaz mal bırakmıştır.
İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun 177/75 sayı ve 18.9.197-5 tarihli kararı ile Girne'de Adıyaman Sokağındaki BW 15 numaralı yarım inşaat bir konutun müstediye tahsisi uygun görülmüştür.
Müstedinin konu konutu tamir edip ikâmet etmediği ve/veya Devletin tamir etmesinin olanaksız olduğu gerekçesi ile de İncel-eme ve Dağıtım Komisyonunun önerisi üzerine ilgili Bakan 2.2.1981 tarihli bir karar alarak müstedinin konu konutla ilgili tahsisini iptal etti. Böyle bir karar alınmazdan önce de müstediye herhangi bir yazılı duyuru yapılmadı.
Müstedi konu iptal kar-arına karşı bir başvuru dosyalayarak, müstedaaleyh ve/veya İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun 177/75 sayı ve 18.9.1975 tarihli kararı ile müstediye tahsis edilen Girne'de Adıyaman Sokak BW 15 numaralı konutun tahsisinin İnceleme Dağıtım Komisyonunun (4) 82/7-7-1-1777 sayı ve 2.2.1981 tarihli önerisi, İçişleri ve İskân Bakanlığının aynı tarihli onayı ile müstedinin adından iptal edildiği hususundaki kararın ve/veya işlemin yetkiyi kötüye kullanma ve/veya yetkiyi aşma nedenleri ile tamamen hükümsüz ve etkisiz ol-duğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına ilişkin karar verilmesi isteminde bulundu.
Müstedi başvurusunda müstedaaleyhin konu kararının haksız ve/ veya sosyal adalet ilkelerine aykırı olup yetki aşımı ve/veya yetkiyi kötüye kullanma sonucu alındı-ğını ileri sürerken müstedaaleyh de itirazında başvuru konusu iptal kararının yasa ve tüzük hükümlerine uygun olduğunu savlamıştır.
Başvuru konusu iptal kararı aynen şöyledir:
- "Tahsisi alan şahsın tahsis tarihinden beri konutun tamirini
gerçekleştirip tahsis amacına uygun olarak ikamet etmemesi ve/
veya Devletin konu yarım inşaatı tamir etmesinin maddi yönden
olanaksız olduğu."
-
Müstedaaleyhe iptal yetkisi veren 41/77 sayılı Yasanın ilgili maddeleri madde 29 ve 38'dir. Müstedi yasa altında hak sahibi olduğuna göre madde 38 bu başvuruda etkin değildir.
Madde 29'un ilgili kısmı şöyledir:
"29. Bu Yasanın yürürlüğe gi-rdiği tarihten önce veya sonra;
Herhangi bir konut veya işyerini bu Yasanın kurallarına aykırı olarak işgal edenler,
Kendisine tahsis edilen konut veya işyerini kullan-mayan, başkasına devir veya satışını yapanlar,
Ayni veya değişik yerlerde birden f-azla konutu veya
üniteyi kullanma durumunda olanlar,
Yasaya göre tesbit edilecek kira veya vergiyi vermekten
imtina edenler,
Hak sahibi olduğu halde bu Yasa kurallarına göre hak-
kından fazla bir tasarrufta bulunanlar,
İmar, İskân ve Rehabilit-asyon işlerinden sorumlu Bakanlığın yazı-
lı tebligatını müteakip, en geç 1 ay içinde, sözü edilen konut
veya işyerlerini herhangi bir hasara meydan vermeden tahliye
etmek zorundadırlar. Tahliye etmedikleri takdirde ilgili bakanlık-
30 gün içinde tahliye davası açmakla yükümlüdür."
- Madde 29 uyarınca tahsislerin nasıl iptal edilebileceği hususu ise 1978 İnceleme ve Dağıtım Komisyonu Tüzüğünün 14. maddesinde belirtilmektedir.
-
Tüzüğün 14. maddesi aynen şöyledir:
"14.(1) Bu tüzüğün 12. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucu
yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yasaya
aykırı olarak yapıldığı saptanan tahsisler,
(2) Ken-dilerine tahsis edilen konut ve işyerini ve tesisi uygun
uygun gerekçe göstermeksizin İmar, İskân ve Rehabilitasyon
Bakanlığından izin almaksızın 1 aydan fazla bizzat kullanma-
yan, çalıştırmayan, başkasına devir veya satı-şını yapanların.
(3) Ayni veya değişik yerlerden birden fazla konutu veya üniteyi
kullanma durumunda olanların.
- (4) Yasaya göre tesbit edilecek kira veya vergiyi vermekten kaçı-
nanların.
-Hak sahibi olduğu halde bu Yasa kurallarına göre hakkından
fazla bir kaynağı tasarrufunda bulunduranların,
Tahsisleri Komisyonun önerisi ve ilgili Bakan'ın kararı ile
iptal edilir. Bu durum ilgiliye İskân ve Rehabilitasyon Dairesi
- Müdürlüğü Hukuk İşleri Şube Amirliğince yazılı olarak tebliğ edi-
lerek, söz konusu kaynağın en geç 1 ay içinde tahliyesi istenir."
Tüzüğün 14. maddesinin 2. bendine göre ancak kendisine tahsis edilen konutu uygun gerekçe göstermeksizin İmar İ-skân ve Rehabilitasyon Bakanlığından izin almaksızın 1 aydan fazla bizzat kullanmayan, çalıştırmayan, başkasına devir veya satışını yapanın tahsisi İnceleme ve Dağıtım Komisyonunun önerisi ile ilgili Bakanın kararı ile iptal edilebilir.
Bu meselede m-ustediye tahsis edilen konutun yarım inşaat oluşu nedeniyle bir kullanım durumu olamayacağı bir yana müstedaaleyh tarafından şahadet veren Alibey Ahmet bu tür meselelerde ilgili kişiye genelde iptalden önce yazılı bir ihbar gönderildiğini belirtmekle berab-er bu meselede müstediye bir duyuruda bulunularak uygun bir gerekçesi olup olmadığının sorulmadığını da kabul etmiştir. Bu nedenlerle müstedinin kendisine tahsisli konutu ilgili Bakanlıktan izin almaksızın ya da uygun gerekçe göstermeksizin kullanmadığı di-ye bir durum olamaz. Başka bir deyişle konu konut yarım inşaat olduğuna göre müstedinin iptal tarihine dek kendisine tahsisli konutu kullanmaması için uygun gerekçesi vardı.
Müstedaaleyhe iptal yetkisi veren madde 29 ile ilgili Tüzüğün 14. maddesinde- sözü edilen: "kendisine tahsisli konutu kullanmayan" söz dizisi sadece kullanılabilecek konutları içerir. Tahsis tarihinde müstedaaaleyh konu konutu müstedinin belli bir sürede tamir edip kullanmasını istiyorsaydı bunu ilgili kararında açıklıkla belirtmel-i idi. Halbuki müstedi ile ilgili olarak alınan kararda böyle bir açıklık yoktur.
Bu husus bir yana 41/77 sayılı Yasanın 38(2) maddesi uyarınca Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan, sair şeyler yanında, konut tahsislerinin bu Yasa kurallar-ına göre yeniden gözden geçirilerek bu Yasa kurallarına uygun olarak yapılan tahsislerin geçerli sayılıp hak sahiplerine tahsis belgesi verilmesine ilişkin amir hüküm bulunmaktadır.
Yasanın 28. maddesi uyarınca da tahsis edilecek konutun göçmene tesl-im edileceği anda Devletçe onarılmış ve içinde oturulabilir durumda bulunması gerekir. Yasanın 28. maddesi uyarınca Devletin tamir yükümlülüğü bulunmasına karşın müstedaaleyhin müstediye tahsisli konutu Devletin tamir etmesinin maddi yönden olanaksız olduğ-u gerekçesi ile müstedi adındaki tahsisi iptal yönüne gitmesi ve Yasanın ruhuna ve amir hükümlerine aykırıdır.
Bu nedenlerle müstedi adındaki tahsisin iptali ile ilgili olarak müstedaaleyh tarafından alınan başvuru konusu kararın hükümsüz ve etkisiz -olduğu görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sonuç olarak başvuru oyçokluğu ile kabul edilir ve Girne'de Adıyaman Sokak BW 15 numaralı konut ile ilgili tahsisinin müstedinin adından iptal edildiği doğrultusunda İçişleri ve İskân Bakanı tarafından alınan 2.2.19-81 tarih ve (4) 82/77-1-1777 sayılı kararın tamamen hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilir.
(Salih S. Dayıoğlu)(N. Ergin Salâhi)(Niyazi F. Korkut)
Yargıç Yargıç Yargıç
23 Aralık 1-981
- 428 -
Full & Egal Universal Law Academy