-
D.5/86 YİM 78/85
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
Anayasanın 15-2. maddesi hakkında.
Müstedi: Frank Poppleton, Uganda.
- ile -
Müstedaaleyh: KKTC Ekonomi ve Maliye Bakanlığı Devlet Emlak ve Malzeme
Dairesi vas. KKTC Başsavcılığı, Lefkoşa.
- A r a s ı n d a.
Müstedi namına: Talat Kürşat
Müstedaaleyh namına: Yaşar Boran.
Yasa Maddesi: 7/80 sayılı Yabancıdan Satın Alınan Taşınmaz Malların Kaydı Yasası ile 38/82 sayılı Para ve Kambiyo İşleri Yasası ve 16.-5.1983 tarihli Kıbrıs Lirası ile ifade edilen meblağların Türk Lirasına dönüştürülmesi kararnamesi.
İstemin Özeti: Müstedinin 7/80 sayılı Yasa altında elde etmiş olduğu hak neticesi sözü edilen fona ödemek zorunda olduğu miktarı Kıbrıs Lirası olarak ödem-esi ve ödemenin ödeme tarihindeki resmi kurdan Türk Lirası olarak yapılması ile ilgili Müstedaaleyh kararının hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmayacağına karar verilmesi istemi.
OLAY: 1974'den önce Rumdan mal alan Müstedi Barış Hare-katı nedeni ile kaydının adına yapılmadığı gerekçesi ile 7/80 sayılı Yasa tahtında gerekenin yapılması için Mahkemeye müracaat etti. Alt Mahkeme Müstedinin müracaatını reddettı. İstinaf eden müstedi Yargıtayın kararı ile haklı bulundu ve satış bedelinden -geriye kalan 2500 Kıbrıs Lirasını 7/80 sayılı Yasanın öngördüğü fona yaırılması kaydı ile taşınmaz malın müstedi adına kaydına karar verdi.
Müstedi, Müstedaleyhe müracaatla ödenmesi gereken miktarın kendisine bildirilmesini talep etti. Müstedaaleyh, -Müstediye verdiği cevapta borcunun ödenme günündeki kur üzerinden yapılması gerektiğini bildirdi. Başvuru bu karardan yapıldı.
SONUÇ: Tefsire muhtaç bir sözcüğe ilkin doğal ve sözlük anlamı verilir. Bunun yapılmasıyla ortaya gülünç veya yasaya veya kurala- aykırı bir mana çık- mazsa o sözcüğün doğal ve sözlük anlamı kullanılır. Kararnamede "doğan" sözcüğüne doğal anlamı verildiğinde "o tarihte var olan" manası çıkacaktır ki, Müstedinin 1974 de Rum şirketine kalan borcu ödenmediğinden, kararname yürürlüğe gi-rdiğinde borç vardı. Davanın 1984 de sonuçlanması bu durumu değiştirmez. Yasa bu borçların döviz olarak ödenmesini istemiş olsaydı bunu 38/82 sayılı Yasada olduğu gibi açıkça söyleyebilirdi.
Sonuç olarak Müstedaaleyhin Müstediye gönderdiği ve Kıbrıs- Lirasının resmi kurdan Türk Lirası olarak ödenmesi gerektiğini bildiren kararın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğurmaya- cağına karar verilir.
____________________
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu başvuru ile müstedi müstedaaleyh -tarafından avukatına göderilen 18.4.1985 tarihli yazıda müstedinin 7/80 sayılı Yasa altında elde etmi olduğu hak neticesi sözü edilen yasanın öngördüğü fona ödemek zorunda olduğu miktarı Kıbrıs Lirası olarak ödemesi ve ödemenin ödeme tarihinde Kıbrıs Liras-ının resmi kurdan Türk Lirası olarak yapılması gerektiği doğrultusunda ifadesini bulan kararın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına karar verilmesi isteminde bulundu.
Olgular hususunda taraflar arasında herhangi bir görüş a-yrılığı yoktur. Olgular şu şekilde özetlenebilir. Müstedi 1974 Barış Harekatından önce zamanında bir Rumdan satın almış olduğu ve Girne'de kain bir dairenin Barış Harekatı sonucu adına kaydını yaptıramadığı gerekçesi ile 7/80 sayılı Yabancıdan Satın Alınan- Taşınmaz Malların Kaydı Yasası altında gerekenin yapılması için Mahkemeye müracaat ett. Davayı dinleyen İlk Mahkeme 17.4.1984 tarihinde verdiği hükümle müstedinin müracaatını reddetti. Bunun üzerine müstedi istinaf etti. Yargıtayın 6.12.1984 tarihinde ver-miş olduğu bir hükümle müstedi haklı bulundu ve dava konusu dairenin ismine kaydedilmesini ancak müstedinin esas satıcıya olan ödenmemiş satış bedelinin kalan KL.2500.- ve faizlerinin Yasanın öngördüğü fona yatırılmasını emretti. Müstedi bunun üzerine satı-ş bedelinden kalan miktarın ödenmesi için Devlet Emlak ve Malzeme Dairesine yazmış olduğu 11.1.1985 tarihli bir yazı ile Yargıtayda verilen hükmün tasdikli bir suretini yazıya iliştirdi ve KL.2500.- sının faizleri ile birlikte 36 rakamı ile çarpılmak sure-tiyle elde edilecek Türk Lirası miktarını ödemeye hazır olduğunu bu nedenle tüm yekün miktarın Türk Lirası olarak ne miktara baliğ olduğunun kendisine bildirilmesini rica etti. Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi Müdürlüğünün müstedinin avukatına göndermiş old-uğu 1.4.1985 tarihli bir yazı ile ödemesi gereken miktarın ödemenin yapılacağı günde Kıbrıs Lirasının resmi kurdan Türk Lirası olarak ödenmesi gerektiğini bildirdi Başvuru işbu karardan yapılmış bulunmaktadır. Başvurunun duruşması esnasında müstedi esas it-ibarı ile iki nokta üzerinde durmuştur. Bunlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
1. 16 Mayıs 1983 tarihli 36 sayılı Resmi Gazetenin Ek III'ünde Amme enstrümanı 201 altında yayımlanan 1983 Kıbrıs Lirasının yürürlükten kaldırıl- ması ve Kıbrıs Lirası ile if-ade edilen meblağların Türk Lirasına dönüştürülmesi kararnamesine göre Devlete olan borcu 16 Mayıs 1983'e kadar doğduğu cihetle bu meblağın sözü edilen kararnameye göre 36 ile çarpılmak suretiyle ödeme hakkını haizdir.
2. Savcılığın müdafaa olarak üzerin-de durduğu 38/82 sayılı Para ve Kambyo İşleri Yasasının 69. maddesinin meselemize teşmil edilmesine olanak yoktur.
Öte yandan Başsavcılığın bu iki nokta üzerinde görüşü ise şöyledir:
1. Müstedinin Devlete olan borcu sözü edilen kararnamenin 4. madde- s-ine uygun olarak 16 Mayıs 1983 tarihinde "doğmamıştı".
2. Her halukarda 38/82 sayılı Para ve Kambiyo İşleri Yasasının 69. mad- desi Kıbrıs dışında mukim bir yabancının taşınmaz mal satın almasında taşınmaz mal bedelini döviz olarak ödemesi zorunluluğunu -getirmektedir.
Gerek Kararnamenin gerekse 38/82 sayılı Yasanın ilgili maddelerini aktarmakta yarar görürüz. Kararnamenin 4. maddesi şöyledir:
"4. Bu Kararnamenin yayınlandığı tarihe kadar Kıbrıs Lirası olarak do- ğan her türlü borç, alacak ve taahh-ütler 1 Kıbrıs Lirası eşittir 36 Türk Li- rası kuru ile Türk Lirasına dönüştürülür ve borç, alacak veya taahhüt Türk Lirası ile ifade edilir."
38/82 sayılı Para ve Kambiyo işleri Yasasının 69. maddesi ise aynen şöyledir.
"69.(1) Bölgede taş-ınmaz mal satın almak isteyen ve yürürlükteki mevzuat altında herhangi bir engelin bulunmaması kaydıyle, hariçte mukim kişilerin İçişleri ile ilgili Bakanlıktan izin almaları ve taşınmaz mal bedelini döviz olarak getirmeleri v-e bu hu- susların Tapu ve Kadastro Dairesince tescilden önce aranması zorunludur.
(2) Hariçte mukim olup olmadığı, satın alacak olan kişinin Tapu ve Kadastro Dairesi veya Tapu Kadastro Dairesi Müdürü huzurunda imzalayacağı beyanı ü-zerine belirlenir.
Bu fıkra gereğince yanlış beyan veren kişi bir suç ilemiş olur.
(3) Bu madde kapsamına girip de taşınmaz mal satın alacak olan kişilerin malın satış bedeli ile ilgili beyanlarına bakılmazksızın Tapu ve Kada-stro Dairesi Müdürlüğü, o malın rayiç bedelini tes- pit etmekle mükelleftir. Satış bedelinin, tespit edilen rayiç üzerin- den yetkili bankalardan bozdurulduğunun tevsiki zorunludur. Ra- yiç kıymet Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü tarafından, sa-tış takririnin kabulünden itibaren en geç bir aya kadar takdir edilir. Alıcı, Taşınmaz Mal (Tasarruf, Kıymet ve Kıymet Takdiri) Ya- sasının 80. maddesine göre itiraz etme hakkına sahipttir.
(4) Bu madde altındaki devir işlemleri için- tapu harçlarının yetkili bankalardan bozdurulduğunun tesviki zorunludur.
(5) Bu maddede sözü edilen dövizin türü Bakanlıkça saptanır."
İlkin yukarıda alıntısı yapılan Kararnamenin önümüzdeki meseleye uygu- lanıp uygulanamayacağının incelenmes-i gerekir.
Müstedinin ödenmemiş satış bedelini 7/80 sayılı Yasanın öngördüğü fona yatırması yasal bıir zorunluluk olduğuna göre bunun Devlet bakımından bir alacak, müstedi bakımından ise bir borç olarak görülmesi kaçınılmazdır. Bütün mesele Kararnamede "-doğan" sözcüğüne verilecek anlamdır. Birçok kararlarımızda defalarca söylediğimiz gibi tefsire muhtaç bir sözcüğe ilkin doğal ve sözlük anlamı verilir. Bunun yapılmasıyle ortaya abes, gülünç veya yasa veya kuralın manasını saptıracak bir durum çıkmadığı ta-kdirde o gibi sözcüğe doğal ve sözlük anlamı verilir. Bu kuralı önümüzdeki meseleye uyguladığımızda "bu Kararnamenın yayımlandığı tarihe kadar Kıbrıs Lirası olarak doğan her türlü borç ...." söz dizisinde yer alan "doğan" sözcüğü anlamında alınmalıdır. Diğ-er bir anlatımla, Kararnamenin yayımlandığı 16.5.1983 tarihinde kadar Müstedinin Devlete borcu var olup olmadığının saptanması gerekir. Müstedi 29.8.1973 tarihli bir satış sözleşmesi ile bir Rum Şirketi olan Palidama (Development) Ltd. den KL8290.-ya Girne-'de bir daire satın aldığı, satıcıya bir takım ödemelerde bulunduktan sonra 1974 tarihinden bu yana satış bedelinden KL2500.- ödenmediği, bu miktarın ve faizlerin 7/80 sayılı Yasadan sonra Devlete ödenmesinin yasal bir zorunluluk olduğu tartışma kaldırmaya-n gerçeklerdir. 7/80 sayılı Yasanın yürürlüğe giriş tarihi 28.3.1980'dir. Bu durumda 28.3.1980 tarihinden sonra müstedinin devlete ödenmiş satış bedeli olarak 2500 Kıbrıs Lirası ve faizleri miktarında bir borcu bulunmakta idi. Müstedi tarafından 7/80 sayıl-ı Yasa altında başlatılan yargısal işlemlerin kararnamenin yayımlandığı tarih olan 16.5.19832ten sonra sona ermesi veya yasal durumun Yargıtayda kesin olarak 6.2.1984 tarihinde sonuçlandırılması, borcun 28.3.1980 tarihinde yayım- lanan 7/80 sayılı yasa alt-ında bir borç olduğu gerçeğini değiştirmez.
38/82 sayılı Para ve Kambiyo İşleri Yasasının 69. maddesinin müstediye uygulanmasına olanak yoktur. Herşeyden önce bu madde ülkemizde taşınmaz mal satın almak isteyen ve hariçte mukim yabancıların durumlarını d-üzenlemek- tedir. Müstedi 38/82 sayılı Yasadan önce bir taşınmaz mal satın almıştı. Keza onun bu durumu bu konuda genel sayılabilecek 38/82 sayılı Yasa ile değil de 7/80 sayılı özel bir yasa ile düzenlenmektedir. Nitekim 38/82 sayılı yasa taşınmaz mal satı-n alacak kişinin İçişleri ile ilgili Bakanlıktan ilkin izin alınmasını şart koşar halbuki 7/80 sayılı yasada böyle bir şart yoktur. 7/80 sayılı yasa ise ödenmemiş satış bedelinin döviz ile ödeneceğine dair herhangi bir kural içermemektedir. Şayet yasa koyu-cunun niyeti bu gibi ödenmemiş satış bedelinin döviz olarak ödenmesini istemek olsaydı bunu 38/82 sayılı yasada olduğu gibi gayet rahatlık ve açıklıkla söyleyebilirdi.
Yukarıda söylenenlerden de anlaşılacağı gibi müstedi başvuruda başarılı olmuştur.
So-n olarak bir hususa değinmek istiyoruz. 32/82 sayılı para ve Kambiyo İşleri Yasasında iktibas edilen maddelerden görülebileceği gibi ülkemizde taşınmaz mal bedelini döviz olarak getirmeleri gerekir. 7/80 sayılı yasa ise bu konuda sukuttur. 7/80 sayılı yasa-dan faydalanmak isteyen yabancıların da ödenmemiş satış bedellerini döviz ile ödemelerini öngörecek gerekli yasal deği- şikliğin bu yasada yapılmasında yarar gördüğümüzü söylemeyi uygun bulduk.
Sonuç olarak başvuru kabul edilir ve müstedaaleyhin müstedin-in avukatına yazmış olduğu 18.4.1985 tarihli yazıda ödenmemiş satış bedelinin ödenmesinin yapılacağı günkü Kıbrıs Lirasının resmi kurundan Türk Lirası olarak ödenmesi gerektiği biçiminde ifadesini bulan kararın hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir -sonuç doğuramayacağına karar verilir.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
17 Şubat 1986
Full & Egal Universal Law Academy