AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 3664/10
Zeynel YÜKSEL / Türkiye
Başkan,
Ledi Bianku,
Hâkimler,
Nebojša Vučinić,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 19 Haziran 2018 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
26 Aralık 2009 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu göz önüne alarak,
Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere cevaben başvuran tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Zeynel Yüksel, 1951 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Ankara’da ikamet etmektedir.
2. Türk Hükümeti, (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Davanın konusu, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Tarsus Cumhuriyet Başsavcısı, 9 Mayıs 2005 tarihinde, Tarsus Ağır Ceza Mahkemesine, başvuranı iftirayla suçlayan bir iddianame sunmuştur.
5. Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mart 2006 tarihinde, başvuranı üzerine atılı suçtan suçlu bularak yedi ay hapis cezasına mahkûm etmiş ve cezayı para cezasına dönüştürmüştür.
6. Yargıtay, başvuran lehine olan Cumhuriyet Başsavcısının yazılı mütalaasını aldıktan sonra, 7 Nisan 2008 tarihinde, 9 Mart 2006 tarihli kararı bozmuştur.
7. Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi, 7 Ekim 2008 tarihinde, Yargıtay’ın kararına uyarak başvuranı bir kez daha mahkûm etmiştir.
8. Yargıtay, 1 Temmuz 2009 tarihinde, 7 Ekim 2008 tarihli kararı onamıştır. Temyiz yargılamaları esnasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın esası hakkında yazılı mütalaasını sunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın esası ile ilgili önemli yeni bir konu gündeme getirmeden, mahkemeyi, ilk derece mahkemesinin kararını onamaya davet etmiştir. Söz konusu mütalaa başvurana bildirilmemiştir.
B. İlgili İç Hukuk
9. İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar, Kılıç ve Diğerleri/Türkiye ((k.k), (no. 33162/10, §§ 10-13, 3 Aralık 2013) kararında bulunabilir.
ŞİKÂYETLER
10. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında, Yargıtay nezdindeki temyiz yargılamalarında Cumhuriyet Başsavcısı’nın yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesinin çekişmeli ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinden şikâyetçi olmuştur. Aynı başlık altında, başvuran, ceza yargılamalarının adil olmadığı ve davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından incelenmediği konusunda şikâyette bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Cumhuriyet Başsavcısının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi
11. Başvuran, Yargıtay nezdindeki temyiz yargılamaları sırasında Cumhuriyet Başsavcısı’nın yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi nedeniyle adil ve çekişmeli yargılanma hakkının ihlal edildiği konusunda şikâyette bulunmuştur. Başvuran bu bağlamda, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmıştır.
12. Hükümet bu iddiayı reddetmiştir.
13. Mahkeme, aynı sorunu Kılıç ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.) no. 33162/10, §§ 19‑32, 3 Aralık 2013) davasında hâlihazırda incelemiş olduğunu ve başvuranların önemli bir zarara uğramadığına kanaat getirdiğini kaydeder. Buna göre, Mahkeme, Sözleşme’nin 35 § 3 (b) maddesi uyarınca söz konusu şikâyetin kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir.
14. Mahkeme, Yargıtay nezdindeki yargılamalarda Cumhuriyet Başsavcısı tarafından sunulan yazılı mütalaanın içeriğini dikkate alarak somut davada, yukarıda anılan kararında yer alan tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir durum görmemektedir.
15. Yukarıda belirtilen hususlar ışığında, bu şikâyet kabul edilemez bulunmuştur ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (b) ve 4. maddesi uyarınca reddedilmelidir.
B. Diğer Şikâyetler
16. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında, ceza yargılamalarının adil olmadığı ve davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından incelenmediği konusunda şikâyet etmiştir.
17. Mahkeme, elindeki tüm belgeler ışığında, başvuran tarafından öne sürülen iddialarda, Sözleşme veya Protokollerinde belirtilen hakların ve özgürlüklerin ihlal edildiğini gösteren bir durum görmemektedir. Dolayısıyla, bu şikâyetin, Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğunun beyan edilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 12 Temmuz 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy