AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME VE KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 52113/11
Şükrü Doğan YURDAKUL/Türkiye
19 Mart 2020 tarihinde,
Başkan
Ivana Jelić,
Hâkimler
Arnfinn Bårdsen,
Darian Pavli,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Liv Tigerstedt’in katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), Daire olarak toplanarak, 20 Temmuz 2011 tarihinde yapılan yukarıda belirtilen başvuruyu ve Mahkemeyi başvuruyu kayıttan düşürmeye davet eden davalı Hükümetin deklarasyonunu dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir :
OLAY VE USUL
Başvuran hakkında ayrıntılı bilgiler ekte bulunan tabloda yer almaktadır.
Başvuran, Mahkeme önünde, İstanbul Barosuna bağlı olan Avukat H. Ersöz tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranın Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına ilişkin itiraz etmek için iddia ettiği etkin başvuru yolunun bulunmadığı ve tutukluluk süresi hakkında şikâyetleri, Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
Hükümet, sonuçsuz kalan dostane çözüm amacıyla görüşmelerin sonucunda, Mahkemeyi bu şikâyetlerle ileri sürelen konuları çözüme kavuşturmak amacıyla, tek taraflı deklarasyon sunma önerisi konusunda bilgilendirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Hükümet, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası açısından, ileri sürülen tutukluluk haline etkin bir şekilde itiraz etmek için başvuru yolunun bulunmadığına ilişkin şikâyetin ihlal edildiğini kabul etmektedir. Hükümet, başvurana ekte bulunan tabloda yansıtılan meblağı ödemeyi önermekte ve Maykemeyi Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmektedir. Bu meblağ, Mahkeme kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet, sürenin sona erdiği tarihten söz konusu meblağı fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağını taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
Tek taraflı deklarasyondaki ifadeler, 27 Kasım 2019 tarihinde, başvurana iletilmiştir. Mahkeme, 7 Ocak 2020 tarihinde, başvuranın deklarasyondaki ifadeleri kabul etmediğini belirten bir yanıt almıştır.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinin, davanın aşağıda belirtilen durum halinde, kayıttan düşürülmesine imkân sağladığını hatırlatmaktadır.
“(...) Mahkeme’nin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse. “
Böylelikle, Mahkeme bu hüküm gereğince, başvuranların davalarının incelenmesinin sürdürülmesini isteseler dahi, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanarak, başvuruların kayıttan düşürebilmektedir (bk. özellikle Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli konu) [BD], No. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI).
Tutukluluk haline itiraz etmek için etkin başvuru yolunun bulunmadığı konusunda Mahkemenin içtihadı açık ve çok fazladır (bk. örneğin, Cahit Demirel/Türkiye, No. 18623/03, §§ 29-34, 7 Temmuz 2009 ve Altınok/Türkiye, No. 31610/08, §§ 34-61, 29 Kasım 2011).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda bulunan imtiyazları ve önerilen tazminat tutarını (benzer davalarda verilenlere uygun olan meblağ) dikkate alarak, başvurunun bundan böyle incelenmesinin sürdürülmesinin gerekli olmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi)).
Mahkeme ayrıca, yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının da başvurunun incelenmesinin sürdürülmesinin gerektirmediği kanaatine varmaktadır (article 37 § 1 in fine).
Mahkeme sonuç olarak, Hükümetin tek tarafları deklarasyondaki ifadelere riayet etmediği durumda, başvurunun Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası gereğince, yeniden kayda alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 18369/07, 4 Mart 2008).
yukarıda belirtilenler dikkate alınarak, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin şikâyetlerle ilgili olarak, bu başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
Hükümet ayrıca, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasına ilişkin başvuran tarafından maruz kalınan tutukluluk süresi hakkındaki şikâyetle ilgili olarak, ilgilinin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (“CMK”)141. maddesinde öngörülen bir tazminat başvurusunda bulunma hakkına sahip olduğunu belirtmektedir. Hükümet, başvuranın yukarıda belirtilen hükme dayanarak, bir tazminat davası açabileceği veya açması gerektiği kanaatine varmaktadır. Mahkeme bu bağlamda, başvuranın tutukluluk halinin serbest bırakılmasıyla sona erdiğini kaydetmektedir. Mahkeme somut olayda, yerel hukuk sisteminin, tutukluluk süresiyle ilgili olarak, başvurana CMK’nın 141. maddesi açısından, Devlete karşı bir tazminat davası açmaya imkân sağladığını gözlemlemektedir (Demir/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 51770/07, §§ 17-35, 16 Ekim 2012). Mahkeme halbuki, ilgilinin bu tür bir davayı neden açmadığı konusunda ikna edici bir şekilde hiçbir açıklama getirmeksizin, bu imkân yararlanmadığını kaydetmektedir. Mahkeme dolayısıyla, başvuranın bu hükme dayanarak bir talepte bulunmak için yerel mahkemelere başvurmakla yükümlü olduğu kanaatine varmaktadır. Başvuran ancak bu başvuru yolunu kullanmamıştır.
Mahkeme dolayısıyla, Hükümetin itirazını kabul etmekte ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasına ilişkin başvuranın şikâyetini reddetmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, Oy Birliğiyle,
Yapılan taahhütlere riayet edilmesinin sağlanması için öngörülen korullara ve Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin şikâyetlerle ilgili olarak, davalı Hükümetin deklarasyonundaki ifadeleri dikkate almaya;
Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi gereğince, başvurunun kayıttan düşürülmesine ;
Geriye kalan için başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 9 Nisan 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Liv TigerstedtIvana Jelić
Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Söleşme’nin 5. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına ilişkin şikâyetler hakkındaki başvuru
(tutukluluk süresi ve itiraz etmek için etkin başvuru yolunun bulunmaması)
Başvuru No ve tarihi
Başvuranın adı ve doğum tarihi
Temsilcilnin adı ve yeri
Hükümetin deklarasyonu alma tarihi
Başvuranın yazısını alma tarihi
Her bir başvuran için maddi ve manevi tazminat ve masraf giderler için verilen meblağ
(avro olarak)[i]
52113/11
20/07/2011
Şükrü Doğan YURDAKUL
10/06/1946
Ersöz Hüseyin
Istanbul
28/10/2019
07/01/2020
450
[i]. Başvuran tarafından ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere.
Full & Egal Universal Law Academy