T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1084
KARAR NO : 2024/669
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2016
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 06/09/2016 havale tarihli dava dilekçesinde; davalılardan ...' ın 11/11/2009 tarihinde... Tıbbi Malzeme Endüstri ve Tic. A.Ş' nin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 28/07/2016 tarihine kadar şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalının aynı zamanda... Malzeme Lojistik San. Ve Tic. A.Ş' nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi sıfatına haiz olduğunu, davalının halen ...Tıbbı Malzeme Lojistik San. Ve Tic. A.Ş' deki yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiğini, davalının İ... Tıbbi Malzeme Endüstri ve Tic. A.Ş' de sorumlu yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde kurucusu ve ortağı olduğu diğer davalı ...Tıbbı Malzeme Lojistik San. Ve Tic. A.Ş' nin davacı şirket İ... Tıbbi Malzeme Endüstri ve Tic. A.Ş' den mal alımı yaptığını, alınan ticari mallar için vadeli faturalar düzenlendiği ve faturaların vadesinde ödenmediğini, iş yapılan diğer şirketlere gösterilmeyen ticari hayatla bağdaşmayacak müsamahanın bu şirkete gösterildiğini, iş yapılan diğer firmalara uygulanan standart vade olan 120 günün .... A.Ş' ye uygulandığını ancak faturaları vadesinde ödemeyen diğer şirketlere vade farkı faturası kesilirken hiç bir faturasını vadesinde ödemeyen ...A.Ş' ye vade farkı faturası kesilmediğini, faiz talep edilmediği veya her hangi bir yasal takip yoluna başvurulmadığını, davalının davacı şirketteki temsil ve imza yetkisini kendi ortağı olduğu şirket lehine kötüye kullandığının fark edilmesi üzerine davacı şirketin bu konularda rapor düzenlenmesi için yeminli mali müşavire yetki verdiğini, yeminli mali müşavir tarafından gerekli incelemenin yapıldığını, 10/10/2014 tarihli 2013 yılı olağan genel kurul toplantısındaki 4 numaralı karar ile " Şirketimizin yönetim kurulu üyelerinin ortak ve/veya yönetim kurulu üyeleri oldukları şirketlerle şirketimizin ticari ilişkilerinin incelenmesinden sonra ibra hususunda karar verilmesine ... " karar alındığını, davacı şirketin 30/05/2016 tarihli ... sayılı yönetim kurulu toplantısında 2014 ve 2015 yılı olağan genel kurul toplantısı yapma kararı alındığı ve genel kurul gündemi oluşturulurken yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası açılması hususunun gündeme alındığını, davacı şirketin 28/06/2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılı olağan genel kurul toplantısına davacı şirketin 72 bin adet hisse sahibi olan ...' yi temsilen ...' ın katıldığı ve toplantıda şirkete ait bilanço ve finansal tablo ve analizlerin yeterince incelenemediğinden erteleme talep ettiğini, talebin kabul edilerek genel kurulun 28/07/2016 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, 28/07/2016 tarihinde yapılan genel kurulda davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ... tarafından davalı ... ...n ve ilişkili olduğu .... AŞ hakkında hukuki ve cezai yönden sorumluluk davası açılmasına karar verilmesine yönelik öneride bulunulduğunu, yapılan önerinin 72 bin adet hisse sahibi ... vekili ...' in karşı oyuna karşılık 808 bin hisse sahibinin dava açılması yönündeki oyu ile dava açılmasına ve cezai yönünden gerekli mercilere şikayetlerin yapılmasına oy çokluğu ile karar verildiğini ayrıca davalı ...' ın yönetim kurulu üyesi olarak ibra edilmediğini, davalıların bilerek ve isteyerek ortak hareket etmek suretiyle davacı şirketi zarara uğrattığı, davacı şirketin kaynaklarını diğer davalı şirkete aktardıkları, bu şekilde haksız kazanç elde ettiklerinin Yeminli Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen raporlar ile subut bulduğunu, raporlarda davacı şirketin yönetim kurulu üyelerinin ortak ve/veya yönetim kurulu üyesi oldukları ilişkili şirketlere ilişkin toplam 8 adet şirkette olan hesaplarının incelendiği ve rapor kapsamında sonuç olarak davacı şirketin davalılar yüzünden uğramış olduğu zararın 31/12/2015 tarihi itibariyle 1.142.319,08-TL tutarında olduğunu, davacı şirketin ilişkili olduğu diğer yönetim kurulu üyeleri ve ortaklarının şirketlerinin rapor doğrultusunda hazırlanan vade farkı faturalarını ödediği ancak davalının ilişkili olduğu .... A.Ş' nin 24/12/2014 tarihli vade farkı faturasını ödemeyerek iade ettiğini, 24/12/2014 tarihli ... numaralı 1.067.189,82-TL bedelli vade farkı faturasının tanzim sebebinin davacı şirketin uğradığı ve yeminli mali müşavir raporu ile subut bulan zararı menfaat temin edilen şirketten tahsil etmek olduğunu, bu zararın sorumlusunun davalılar olduğunu, davalı ...' ın davacı şirketteki yetkisini diğer davalı şirkete kar sağlamak amacı ile kötüye kullandığını, yetkisini aşarak davalı şirkete mali kaynak yarattığını, davacı şirketin kaynaklarını davalı şirkete aktarmaya aracılık ettiğini, davalının kurucu ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin hiç bir borcunu zamanında ödemediği gibi iş yapılan hiç bir ilişkili şirkete tanınmayan ayrıcalığın ticari hayatın işleyişine aykırı bir şekilde bu şirkete tanındığını, davacı şirketin zararını tazmin amacıyla tanzim edilen faturayı iade ederek bu zararı karşılamaktan kaçındığını, bunun da davalının kötü niyetli hareket ettiğini ortaya koyduğunu, davalı ...' ın 6102 sayılı TTK' nın 553. Maddesi uyarınca sorumlu olduğunun açık ve ortada olduğunu, diğer davalı ...A.Ş' nin de davalı ... ...n ile ortak hareket ederek davacı şirketi zarara uğrattığını, davalıların eylemleri sebebiyle davacının vergi mevzuatı kapsamında da zararlara uğrayacağını belirtmiş, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparken kendi ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu diğer davalı şirkete yetkisini aşarak ayrıcalık tanımak suretiyle davacı şirketi zarara uğratan ...' ın sorumluluğunun tespiti ile diğer davalı ...Tıbba Malz. Loj. San. ve Tic. A.Ş' nin oluşan zarardan sebepsiz zenginleşme suretiyle haksız kazanç sağlaması sebebiyle davacı şirketin uğramış olduğu 1.142,319,08-TL zararın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği 04/11/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacı şirketin tıbbi malzeme sektöründe faaliyet gösteren kişiler ile yine bu kişilerin ortak olduğu .... A.Ş' nin de paydaşı olduğu bir anonim şirket olduğunu, davacının Tıbbi cihaz ve ürünlerin satışı işe ile iştigal ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin aynı sektörde çalışan sahibi/temsilcisi oldukları ayrı ayrı firmaları bulunduğunu, davacı şirketin 28/07/2016 tarihinde yapılan 2014 - 2015 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrasının ayrı ayrı oylanmasına yalnızca davalı ...' ın 2014 ve 2015 yılı faaliyetleri nedeniyle ibra edilmemesine, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ve ayrıca gündemde bulunmamasına rağmen ve % 10 oranından daha az paya sahip olan bir hissedarın süresinde olmayan gündeme madde ilave edilmesi talebi üzerine her iki davalı aleyhine dava açılmasına karar verildiğini, bu kararın iptali istemi ile İzmir ... Atm' nin... E. sayılı dosyasında kayıtlı dava açıldığını, davada; davacı şirketin, davalı .... AŞ' ye kestiği faturaların 2007 yılından bu yana vadelerinden sonra ödendiği, davacı şirketin bu nedenle zarara uğradığı, zarardan yönetim kurulu üyelerinden sadece ...' ın sorumlu olduğu ileri sürülerek uğranılan zararın davalılardan tahsilinin talep edildiğini, dava tarihine kadar zaman aşımını kesen her hangi bir hukuki işlemin bulunmadığını, davacı taleplerinin haksız fiile dayandırıldığını, haksız fiil sorumluluğunun 2 yıllık zaman aşımı süresi ile sınırlı olduğunu, davalı .... A.Ş yönünden dava tarihinden geriye doğru 2 yılı aşan döneme ilişkin bölümün zaman aşımına uğradığının kabulünün gerektiğini, TTK' nın 560. Maddesinde anonim ortaklıklarda yönetim kurulunun sorumluluğunun 2 yıl süre ile sınırlı olduğunun düzenlendiğini, davalı ...' ın sorumluluğunun dava tarihinden geriye doğru 2 yıl ile sınırlı olduğunu, davalının 2012 yılı sonuna kadar genel kurul kararlarında ibra edildiğini, önceki yıllara ilişkin ibra kararların TTK' nın 558. Maddesi uyarınca genel kurul kararı ile dahi kaldırılamayacağını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tüm yönetim kurulu üyelerinin bilgi ve onayının bulunduğunu, bu sebeple ticari ilişki hakkında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu doğacak ise tüm yönetim kurulu üyelerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasının gerektiğini ayrıca davacı ile davalı .... A.Ş arasındaki ticari ilişkinin koşullarının davalı ...' ın yönetim kuruluna seçilmesinden önce belirlendiği için bu ilişkiden yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu gündeme gelecek ise bu sorumluluğunun diğer yönetim kurulu üyelerinin tamamına ait olmasının gerektiğini, yönetim kurulu üyeleri arasında bir görev paylaşımı yapılmadığını, bu sebeple davaya diğer yönetim kurulu üyelerinin de dahilinin ve her bir yönetim kurulu üyesinin sorumluluk miktarının ayrı ayrı belirlenmesinin gerektiğini, bu talebin yerinde görülmemesi halinde diğer yönetim kurulu üyelerine ihbar işleminin yapılması gerektiğini, ticari ilişkinin kurulmasında rolü olmayan davalı ...' in diğer davalı .... AŞ' ye karşı her hangi bir ayrıcalık tanımadığını, talep edilen vade farkı alacaklarının 2007 tarihinden başladığını, davalı ...' ın 2009 yılı sonunda yönetim kurulu üyesi seçildiğini, .... AŞ ile ticari ilişki kurulması ve yüksek hacimli bu ilişkinin seyrinin davalı ...' ın belirlediği veya karar verdiği bir husus olmadığını, vade farkı faturasına yapılan itiraz üzerine davalı tarafından her hangi hukuki bir işlem yapılmadığını, vade farkı faturasının iade edildiğini, davacı tarafça bu faturaya ilişkin icra takibi başlatılmadığı veya alacak davası açılmadığını, faturanın iptal edilerek 2014 yılı kayıtlarına yansıtılmadığını, vergi dairesine 2014 yılına ilişkin olarak 24/12/2014 tarihli vade faturasına dayanak özel amaçlı ymm raporunda yapılan tespitlere hiç değinilmeyen bir rapor sunulduğunu, davacı şirketin davalı...' dan yaptığı tahsilatlarda saklayıcı beyanlarda bulunmadığı ve 31/12/2014 tarihi itibariyle cari hesap mutabakatı yapıldığını, davalı ...A.Ş' den yapılan ödemelere ilişkin olarak davacı şirketin hiç bir aşamada ihtirazı kayıt dermeyan etmediği için vade farkı talep haklarını yitirdiğini ayrıca taraflar arasında hiç bir zaman ödeme vadelerini belirleyen bir anlaşma yapılmadığı, her hangi bir tarihte temerrüte esas teşkil edecek ihtar gönderilmediğini, ödemelerin zamanında yapılıp yapılmadığının denetiminin muhasebe müdürünün görev alanına girdiğini, tüm ortakların aynı sektörde ayrı ayrı da faaliyet gösterdiğini, davacı şirkette her genel kurulda yönetim kurulu üyelerine TTK' nın 395 ve 396. Maddeleri gereğince izin verildiğini, bu sebeple dava dilekçesinde yer alan davalı ...' ın şirketle rekabet yasağına aykırı davrandığına dair iddiaların hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalıların daha önce temerrüte düşürülmediğini bu sebeple 31/12/2015 tarihinden itibaren faiz talebinin dayanaksız olduğunu belirtmiş , genel kurul kararının iptali talebi ile açılan İzmir ... Atm' nin ... E. Sayılı dosyasında kayıtlı davanın sonucunun beklenilmesine, diğer yönetim kurulu üyeleri ..., ...ve ...' in davaya dahil edilmesine, davaya dahil edilme talebi kabul görmediği takdirde adı geçen yönetim kurulu üyelerine davanın ihbarına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... ' nin sicil dosyasının incelemesinde; şirketin dava tarihi itibariyle ortaklarının ..., ..., ...Ecza Deposu A.Ş., ... Sağlık Ecza Deposu, ...Medikal Tekn. Merk. San. Tic. A.Ş., ... ve ..., şirketin yönetim kurulu üyelerinin ..., ... ve ... olduğu, davalı ...'ın davacı şirketin 23/11/2009 tarihinde yapılan 2008 yılı olağan genel kurul toplantısı sırasında yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği,
Davacı şirketin 03/11/2011 yılında yapılan 2010 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 5 nolu bendinde yönetim kurulu üyelerinin kendileri için yapılan ibra oylamasına katılmadıkları , yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine oy birliği ile karar verildiği ve aynı genel kurulda görev süresi dolan yönetim kurulu üyeliğine üç yıl süre ile ..., ..., ... ve ...'ın seçilmesine karar verildiği,
Davacı şirketin 02/12/2012 tarihinde yapılan 2011 yılı olağan genel kurul toplantısının 5 nolu bendinde yönetim kurulu üyelerinin kendileri için yapılan ibra oylamasına katılmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine oy birliği ile karar verildiği
Davacı şirketin 04/10/2013 tarihinde yapılan 2012 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 5 nolu bendinde yönetim kurulu üyelerinin kendileri için yapılan ibra oylamasına katılmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine oy birliği ile karar verildiği,
Davacı şirketin 10/10/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısının 4.maddesinde şirket yönetim kurulu üyelerinin ortak ve/veya yönetim kurulu üyesi oldukları şirketlerle şirketin ticari ilişkilerinin incelenmesinden sonra ibra hususunda karar verilmesine ve bu nedenle ibra maddesinin görüşülmesinin ertelenmesine karar verildiği, aynı genel kurulun 8 nolu maddesinde yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ..., ..., ... ve ...'ın seçilmesine karar verildiği,
Davacı şirketin 28/07/2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılına ait ertelenmiş olağan genel kurul toplantısının 4.maddesinde yönetim kurulu üyelerinin her biri için ayrı ayrı ibra oylaması yapılmasına karar verildiği ve 2014 yılı çalışmalarından dolayı yönetim kurulu başkanı ... ile yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'in ibra edilmesine, yönetim kurulu üyesi ...'ın ise ibra edilmemesine karar verildiği, toplantının 5.maddesinde de 2015 yılı çalışmalarından dolayı yönetim kurulu başkanı ... ile yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'in ibra edilmesine, yönetim kurulu üyesi ...'ın ise ibra edilmemesine karar verildiği, toplantının 6.maddesinde "... Şirket ortaklarından ...'in önerisi doğrultusunda Yeminli Mali Müşavir...'e hazırlattırılan 31/12/2014 tarihli ve ...1 sayılı rapor (01/01/2007-31/10/2014 dönemi) ve 25/05/2016 tarihli ...sayılı raporda belirtilen miktarlara ilişki şirketimizin yönetim kurulu üyesi ... ve ilişkili olduğu şirket ...Tıbbi Malzeme Lojistik San. Ve Tic. AŞ. hakkında gerekli hukuki davaların açılması ve cezai yönden gerekli mercilere şikayet yapılmasına, 72.000 hisseye sahip ... vekili ...'in aykırı oyu, 72.000 hisse sahibi ..., 216 adet hisse sahibi ..., 1012 adet hisse sahibi ..., 592.000 adet hisse sahibi ...Tekn. Mer. San. Ve Tic. AŞ. Temsilcisi, 71.784 adet hisse sahibi ...Ecza Deposu ilaç San. Ve Tic. AŞ temsilcisi, 71.988 adet hisseye sahip ... Sağlık Araç ve Gereçleri Ecza Deposu Tic. Paz. Ltd. Şti temsilcilerinin olumlu oyu ile toplam olarak 72.000 adet hisse sahibinin dava açılmaması yönünde 808.000 adet hisse sahiplerinin ise dava açılmasına ve cezai yönden gerekli mercilere şikayetlerin yapılmasına oy çokluğu ile karar verildi" şeklinde karar alındığı , toplantının 7.maddesinde yönetim kurulu üyeliklerine ..., ... ve ...'in 3 yıl müddetle görev yapmak üzere seçilmesine karar verildiği belirlenmiştir.
İzmir ... ATM'nin... Karar (Bozma Öncesi... E.) sayılı dosyasının incelemesinde; davacıların ... ile ..., davalının ..., davanın Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) olduğu, mahkemece 17/04/2024 tarihinde davanın Kısmen Kabulü ile davalı şirketin 28/07/2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılına ait ertelenmiş genel kurul toplantısında alınan gündemin 4 ve 5 nolu kararlarının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın 30/05/2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Davalı ...'ın davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde diğer davalı... Malzeme ... AŞ'ye ayrıcalık tanımak suretiyle davalı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, uğratmış ise bunun miktarı ile davalı ...'ın aracılığı ile diğer davalı ...AŞ.'nin sebepsiz zenginleşmesi sonucu haksız kazanç sağlayıp sağlamadığının ve sağlanmış ise bunun miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ile davacı şirket ile davalı ...AŞ. defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış , alınan 11/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı firmaya, 2001 yılında pazarlama müdürü olarak işe girip daha sonrasında Genel Müdür Sıfatı ile görevine devam ederken 2009 dan beri de aynı zamanda yönetim kurulu üyeliği yapan davalının; İz tıpsan firması ile benzer faaliyeti yapmak üzere kendi ortaklığının da olduğu ...A.Ş. yi kurduğu, davalı, davacı firmada ,yönetim kurulu üyesi olduktan sonra şirketin yönetiminden sorumlu tedbirli bir yönetici sıfatı ile davranmadığı; elindeki yetkiyi, bilgileri kullanabilme, değerlendirebilme yetenek ve bilgisine sahip olan yöneticinin kendi menfaatlerini ön planda tuttuğu bu sebeple oluşan finansal kayıplar ve yoksun kalınan kar nedeni ile sorumlu olduğu sonucuna varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Rapora taraflarca itiraz edildiğinden, kök rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda mevcut dosya kapsamına göre bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 06/03/2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; hesaplanan vade farklarından tahsilat sürelerinin oldukça çok uzadığı, bu durumda kestiği faturalar nedeni ile KDV, Geçici vergi ödemek zorunda kalan firmanın tahsilat yapamadığı için ödeme güçlüğüne düştüğü ve kredi çekmek zorunda kaldığı krediler (300-kısa vadeli krediler 400-Uzun vadeli krediler) hesaplarındaki artışın bir göstergesi olarak kabul edilebildiği, davacının davalı ile olan cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borçlarının geç ödenmesi sonucunda oluşan vade farkı hesaplanırken; ilgili yıllardaki tüm faturalar ile bu faturalar karşılığı yapılan tüm ödemeler (Nakit, banka havalesi ve çek ödemeleri) vadeleri dikkate alınarak, gün bazında ve faiz oranlarının değişim tarihleri dikkate alınarak hesaplamalar yapıldığı, 2007 -2015 yılları arasındaki yukarıda anlatılan detaylar dikkate alınarak, iki farklı faiz oranına göre ve 31.12.2015 tarihine kadar yapılan hesaplamanın takdirinin mahkemeye bırakıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporunun alınmasından sonra davacı tarafça 14/03/2019 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuş , ıslah dilekçesinde talep miktarı 1.222.301,96 TL yükseltilmiştir
Alınan ek raporda davalı itirazları ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin tüm itirazları ile ilgili yeniden ayrıntılı olarak inceleme yapılarak ayrıca taraflar arasında vade farkı uygulaması ile ilgili yazılı sözleşme ya da fiili uygulamanın varlığı konusunda da değerlendirme yapılarak ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, 03/12/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; takdiri mahkemeye ait olmak üzere; yapmış oldukları hesaplamaların teknik detaylarına herhangi bir itiraz olmadığı ve karşı sav konulmadığı da dikkate alındığında kök raporun tekrar edildiği, davalı ...’ ın davacı firmaya, 2001 yılında pazarlama müdürü olarak işe girip daha sonrasında genel müdür sıfatı ile görevine devam ederken 2009 dan beri de aynı zamanda yönetim kurulu üyeliği yapan davalının, İ... firması ile benzer faaliyet de bulunan ...A.Ş. ne ortak olduğu, davalının, davacı firmada, yönetim kurulu üyesi olduktan sonra şirketin yönetiminden sorumlu tedbirli bir yönetici sıfatı ile davranmadığı, elindeki yetkiyi, bilgileri kullanabilme, değerlendirebilme yetenek ve bilgisine sahip olan yöneticinin şirket menfaatlerini ön planda tutmayarak bu sebeple oluşan finansal kayıplar ve hesaplanan vade farkları nedeni ile sorumlu olduğu sonucuna varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, davacı şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı ... ' ın görevi sırasında kendi ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu diğer davalı şirkete yetkisini aşarak ayrıcalık tanımak suretiyle davacı şirketi zarara uğrattığı, diğer davalı ...A.Ş' nin de davalı ... ...n ile ortak hareket ederek davacı şirketi zarara uğrattığından bahisle oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak, davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı,
Davanın davalı ... yönünden sorumluluk davası diğer davalı şirket yönünden alacak davası niteliğinde olduğu,
Davalı ... ... ile ilgili sorumluluk davası yönünden; sorumluluk davasının açılabilmesi için 6102 sayılı TTK' 408/1 ve 479/3-a maddelerindeki düzenleme gereğince genel kurulca yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi ayrıca 6102 sayılı TTK' nin 558. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri hakkında ibra kararı alınmamış olması gerektiği,
Davacı şirketin 28/07/2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılına ait ertelenmiş olağan genel kurul toplantısının 6.maddesinde davalı ... hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin karar alındığı, söz konusu genel kurul kararına karşı davalı tarafça iptal davası açıldığı ancak İzmir ... ATM'nin ...Karar sayılı dosyasında mahkemece 6 nolu kararın iptali talebinin reddedildiği, red kararının kesinleştiği ,
6102 sayılı TTK' nin 558. maddesinde " İbra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz. 445 inci madde hükmü saklıdır. Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer." düzenlemesinin bulunduğu , söz konusu düzenleme doğrultusunda ibranın geçerli olabilmesi için; davaya konu işlemler ile ilgili bilgilerin genel kurula sunulan şirket bilançolarında yer alması gerektiği, ibranın sadece genel kurulun bilgisine sunulan işlemleri içereceği, açıklanmamış, belgeye dayandırılmamış ve vasat yetenekli bir ortağın anlayamayacağı konulardaki ibranın yok sayılmasının gerektiği, bütün bu hususların genel kurulda ortaya konulup görüşüldükten sonra yöneticilerin sorumluluk halleri ve ortaklığa verdikleri zarar açıkça saptanıldığı halde genel kurulca sorumluluk davası açılmasına yer olmadığına ve ibraya karar verildiği takdirde böyle bir ibraya geçerlilik tanınabileceği, dava konusu edilen dönemlere ilişkin bu anlamda bir ibranın olmadığı, yalnızca davacı şirketin 10/10/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısı sırasında dava konusu edilen işlemlerden bahsedildiği ve söz konusu genel kurulda da yönetim kurulu üyelerinin ortak ve/veya yönetim kurulu üyesi oldukları şirketlerle şirketin ticari ilişkilerinin incelenmesinden sonra ibra hususunda karar verilmesine ve bu nedenle ibra maddesinin görüşülmesinin ertelenmesine karar verildiği, davacı şirketin 28/07/2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılına ait ertelenmiş olağan genel kurul toplantısının 4.maddesinde 2014 yılı çalışmalarından dolayı yönetim kurulu üyesi ...'ın ise ibra edilmemesine, toplantının 5.maddesinde de 2015 yılı çalışmalarından dolayı yönetim kurulu üyesi ...'ın ise ibra edilmemesine karar verildiği, davalı tarafça genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesine yönelik açılan İzmir ... ATM'nin ... Karar sayılı dosyasında mahkemece 4 ve 5 nolu kararların iptaline karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği ancak genel kurul kararlarının iptali kararının davalının ibra edildiği anlamına gelmeyeceği, davalının ibrasının gerçekleşmediği ve sorumluluk davasının diğer koşulu olan ibra edilmemiş olmak koşulunun gerçekleşmiş olduğu,
6102 sayılı TTK' nin 560. Maddesinde " Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. " düzenlemesinin bulunduğu, dava konusu edilen işlemler ile ilgili davacı şirketin alınan yeminli mali müşavir raporları ile zararı ve sorumluyu 28/07/2016 tarihli genel kurul toplantı tarihi itibariyle öğrendiği ve davanın 06/09/2016 tarihinde açıldığı,öğrenme tarihi ile ilgili 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, dava konusu edilen işlemler ile ilgili davacı şirketin iddia ettiği zararın başlangıç tarihinin davalının yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği 23/11/2009 tarihi olduğu, davanın ise 06/09/2016 tarihinde açıldığı bu durumda 5 yıllık zaman aşımı süresinin dava tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek belirlenmesi gerektiği ve söz konusu hesaplama sonucu 06/09/2011 tarihinden önceki alacakların zaman aşımına uğradığı, 06/09/2011 ila dava tarihi arasındaki süreye denk gelen bölüm yönünden varsa alacağın davalı yönetim kurulu üyesinden tahsilinin gerektiği,
6102 sayılı TTK nun 553/1.maddesinde " Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. " düzenlemesinin bulunduğu, davalı ... ' ın 23/11/2009 - 28/07/2016 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde davacı şirketin ilişkili olduğu firmalar yönünden yapılan geç ödemeler ile ilgili vade farkı hesaplamalarının yapıldığı, yapılan hesaplamalar ile ilgili vade farkı faturalarının düzenlendiği , düzenlenen faturaların gönderildiği ve vade farkı faturalarının da tahsil edildiği ancak söz konusu uygulamanın davalının ortağı ve temsilcisi olduğu davalı... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi için yapılmadığı, davalı ... ' ın diğer davalı şirkete yöneticilik yetkisini aşarak ayrıcalık tanımak suretiyle davacı şirketi zarara uğrattığı,
zararın davalının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal etmesinden kaynaklandığı ve TTK 553 maddesi kapsamında oluşan zarardan davalı yönetim kurulu üyesinin sorumlu olduğu , bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere toplam zarar miktarının 1.222.301,96 TL tutarında olduğu ancak 06/09/2011 tarihinden önceki zarara ilişkin talep zaman aşımına uğramış olduğundan davacı tarafça talep edilebilecek zarar miktarının 08/09/2011 tarihinden sonrası için 2011 yılı için 72.822,97 TL, 2012 yılı için 362.148,65 TL, 2013 yılı için 227.379,10 TL, 2014 yılı için 64.187,18 TL ve 2015 yılı için -13,39 TL olmak üzere toplam 726.524,51 TL tutarında olduğunun Mahkememizce yapılan hesaplama ile belirlendiği, davalı ... yönünden davanın bu miktar üzerinden kabulünün gerektiği,
Davalı... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden açılan alacak davası kapsamında; davacı ile davalı... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça ticari ilişki kapsamında geç ödenen faturalar ile ilgili vade farkı alacağının bulunduğu ve söz konusu alacağın ödenmediğinden bahisle dava açıldığı, vade farkına yönelik fatura düzenlenebilmesi ve vade farkı alacağı talep edilebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme yada teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcudiyetinin kanıtlanmasının gerektiği, taraflar arasında bu hususta bir yazılı sözleşme bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat edilemediği, vade farkı uygulanabilmesi için bu durumda teamülün mevcut olduğunun ispatının gerektiği, teamülün kabulü içinde en az iki veya daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız ödenmiş olmasının gerektiği, bu koşulun gerçekleştiğinin de davacı tarafça iddia ve ispat edilemediği, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacının davalı... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine yönelik alacak iddiasının ispat edilemediği ,
incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış ,davanın davalı... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın davalı... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden REDDİNE,
2-Davanın davalı ... yönünden KISMEN KABÜLÜ ile 726.524,51 TL nin 31.12.2015 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
Bu davalı yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alınması gereken 49.628,89 -TL harçtan peşin alınan 19.507,96 -TL harcın mahsubu ile bakiye 30.120,93,-TL harcın davalı ... tarafından tamamlanmasına ,
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT' ye göre hesap edilen 107.713,00 -TL vekalet ücretinin davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT' ye göre hesap edilen 155.655,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ' ne verilmesine,
6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT' ye göre hesap edilen 64.211,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ' a verilmesine,
7-Davacı tarafça davalı ... yönünden yapılan 18 davetiye bedeli 202,50 -TL, bilirkişi inceleme ücreti 1.000,00 TL , posta masrafı 30,60 TL olmak üzere toplam 1.233,10 TL yargılama giderinin red ve kabule 784,00 TL lik bölümünün davalı ... ' dan alınarak davacıya verilmesine , kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına ,
Davacı tarafça davalı ... Malzeme Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına ,
Davacı tarafça yapılan 19.541,46 -TL harç giderinin davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere davalı ... verilen karar yönünden hakim ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ve diğer yönlerden oy birliğiyle verilen karar Davacı vekili Av. ... ile davalı vekilleri Av. ... ve ...'in yüzüne karşı, açıkça okunup anlatıldı. 11/07/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
Karşı Oy
KARŞI OY: Şirket yönetiminin zarara yol açan işlem ve eylemleri genel kurulda tüm açıklık ve ayrıntılarıyla açıklanıp irdelenmişse yapılan ibranın gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliği taşıyacağı, bu şekilde bir ibranın varlığı halinde zarara neden olsalar dahi sorumlular aleyhinde dava açılamayacağı, davalı ... yönünden ibra etmeme şeklinde alınan genel kurul kararının İzmir ... ATM'nin ... Karar sayılı dosyasında iptal edilmiş olması nedeniyle adı geçen davalı yönünden bu ibra kararının borçtan kurtarma ve aklama niteliği taşıdığı, bu sebeple adı geçen davalı yönünden sorumluluktan bahsedilemeyeceği, aksi kabul ve anlayışın aynı konumda olup hakkında ibra kararı alınan diğer yöneticiler ile adı geçen davalı arasında farklılığa sebebiyet vereceği ve anılan mahkeme kararının sonuçlarını ortadan kaldıracak mahiyette olduğu görüşümde olduğundan sayın çoğunluğun bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum.
Üye ...
E-imzalıdır