T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/339 Esas
KARAR NO : 2023/345
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/03/2018
KARAR TARİHİ : 10/05/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18.12.2016 tarihinde sürücü ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin trafik kazasına karıştıkları, meydana gealen kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığı, dkazaya karışan ve kusurlu olan ... plakalı aracın zmss poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta A.Ş.'nin müvekkilinin sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğunu belirterek 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğu, kusur durumunun netleştirilmesi için öncelikle İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılması gerektiği, davacının tedavi ve geçiçi iş göremezlik gibi taleplerin 6111 Sayılı Yasa uyarınca reddi gerektiği, yasa gereği davacının talep hakkı bulunmadığı, İstanbul ATK dan maluliyet raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi (geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı) tazminat isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosya sureti,
-Torbalı CBS'nin ... sayılı dosya sureti,
-Tedavi belgeleri,
- Dokuz Eylül Hastanesi Adli Tıp Kurumunun 18/01/2018 tarihli raporu
-... Sigorta A.Ş nin 18/06/2018 tarihli yazısı ve eki hasar dosyası, poliçe
-İzmir SGK'nın 13/07/2018, 19/03/2020 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...18 tarihli raporu,
-İstanbul ATK nın 29/04/2019 tarihli ön raporu,
-Ege Üniversitesi ATK nun 14/03/2019 tarihli raporu,
-Ege Üniversitesi Hastanesi ortopedi anabilim davalının adli raporu,
-İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunun 30/12/2019 tarihli raporu,
-İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 20/01/2020 tarihli kusur raporu,
-Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/08/2021 tarihli kusur raporu,
-İstanbul ATK ... Üst Kurulunun 06/10/2022 tarihli maluliyet raporu,
-Bilirkişi ...'ın 27/02/2023 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 18.12.2016 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile dava dışı sürücü ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde çift taraflı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararlarının bulunduğu ve ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile ... aracın zmms sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden iş bu dava ile maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalının sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, davacının maluliyeti, uğradığı zarar ve kusur durumunu ispat etmesi ve mahkemece bu hususlara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması ile davacıya üçüncü kişilerce yapılan ödeme olup olmadığı hususunun da araştırılması gerektiğini savunduğu, taraflar arasında davacının söz konusu kaza nedeniyle bedensel zarara uğrayıp uğramadığı, zararının bulunup bulunmadığı, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edilebilecek miktarın ne olduğu, davalı sigorta sürücüsünün kusurlu olup olmadığı ve davalının söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacının sorumluluk sigortacısı olarak davalıya husumet yönelttiği, davaya konu kazanın davalı sigorta yönünden sorumluluk sigortasından kaynaklandığı, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının... nolu soruşturma dosyasının incelenmesinde, davacı ... ve dava dışı...'in yaralanması nedeniyle taksirle yaralanma suçundan soruşturma yürütüldüğü ve soruşturmanın iş bu dava tarihi itibariyle derdest olduğu anlaşılmıştır.
Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalısının ..., dava konusunun 18/12/2016 tarihli trafik kazası nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkin olduğu, dosyanın iş bu dava tarihi itibariyle tahkikat aşamasında bulunduğu ve derdest olduğu görülmüştür.
Dava konusu kazada davacı, davalı sigorta sürücüsü ve dava dışı üçüncü kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için dosyanın mahkememizce kusur bilirkişisine tevdi edildiği, kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 26/11/2018 tarihli raporda, ...ılı araç sürücüsü ...'ın kaza anında sevk ve idaresindeki aracı ile seyirle bahse konu kavşaktan sola dönüş yapmak isterken dikkatsiz ve tedbirsizce davrandığı, seyir istikametine göre yolun karşı istikametinden, dönüş istikametine göre ise yolun sağ tarafından ve düz istikamete seyreden araç trafiğinin kavşaktan geçişini tamamlamasını beklemeden dönüşe geçerek bahse konu trafik kazasına sebebiyet verdiğinden %75 asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'nın ise kaza anında sevk ve idaresindeki motosikleti ile alacakaranlık vakti ve görüş mesafesinin açık olduğu yol üzerinden seyirle bahse konu kavşağa yakalaşırken motosikletinin mevcut hızını azaltmadığı ve dikkatini yeterince seyir istikametine vermediğinden kazanın oluşunda %25 tali kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, davalının söz konusu rapora itirazda bulunduğu, mahkememizce itirazın yerinde görülerek dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/08/2021 tarihli raporunda, sürücü ...'nın 18.12.2016 günü saat 17:40 sıralarında sevk ve idaresindeki... plakalı motosiklet ile İzmir istikametinden Aydın istikametine seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta, karşı yönden gelip sola dönüşle önüne geçen sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ ön kısmına çarpmasıyla yaralanmalı kazanın meydana geldiği, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yolu takiben seyredip geldiği olay mahalli kavşakta, karşı istikametten gelen ve ilk geçiş hakkına haiz sürücü ...'nın kullandığı motosiklete dikkat etmeden, kontrolsüzce sola dönüş yaptığı esnada aracının sağ ön kesimine bu motosikletin çarpmasıyla meydana gelen kazada asli %70 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın ise sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahaldeki yolu takiben seyir halindeyken, yola gereken dikkatini vermeden ve hız azaltmadan yaklaştığı olay mahalli kavşakta, karşı istikametten gelip sola dönüşle önüne geçen sürücü ...'ın kullandığı otomobile karşı etkin tedbir almadan çarpmasıyla meydana gelen kazada %30 tali kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce öncelikle davacının zararının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla maluliyetinin belirlenmesi yoluna gidildiği, bu kapsamda İstanbul ATK'dan maluliyet raporu düzenlenmesinin istenildiği, İstanbul ATK... İhtisas Kurulunun 30/12/2019 tarihli raporunda,Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre davacının sürekli sakatlık oranının % 0, geçici iş göremezlik süresinin ise 4 ay olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, davacı vekilinin söz konusu rapora kendileri tarafından dosyaya sunulan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Biriminin 14/03/2019 tarih ve ... sayılı rapor ve Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 18/01/2018 tarih ve 2017 sayılı raporları ile mahkememizce İstanbul ATK'dan alınan rapor arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile itiraz ettiği, mahkememizce davacının itirazlarının karşılanması ve raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere dosyanın İstanbul ATK'ya gönderildiği, İstanbul ATK ... Üst Kurulu tarafından düzenlenen 06/10/2022 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %0, geçici iş göremezlik süresinin ise 4 ay olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın mahkememizce aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 27/02/2023 tarihli raporunda; İstanbul ATK ... Üst Kurulunun 06/10/2022 tarihli raporuna göre davacının maluliyetinin %0 sürekli iş göremezlik ve 4 ay geçici iş göremezlik olarak dikkate alındığı, dava dışı SGK İzmir İl Müdürlüğü tarafından davacıya 4.714,86 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, davacının geçici iş göremezlik zararının 5.575,02 TL olarak hesaplandığı, davacının % 25 kusurlu kabul edilmesi halinde talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından yapılan ve rücuya tabi olan ödeme mahsup edildikten sonra 645,13 TL, davacının % 30 kusurlu kabul edilmesi halinde talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından yapılan ve rücuya tabi olan ödeme mahsup edildikten sonra 366,38 TL olduğu yönünde görüş ve kanat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motorsiklet ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların 18/12/2016 tarihinde çift taraflı, yaralamalı trafik kazasına karıştığı, söz konusu olaya ilişkin olarak adli soruşturma yürütüldüğü, mağdurların şikayetçi olması nedeniyle soruşturmanın devam ettiği, mahkememizce alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/08/2021 tarihli kusur raporuna göre, dava dışı sürücü ...'ın kavşakta geçiş önceliğine uymadığı, karşı istikametten gelen davacıya dikkat etmeden kontrolsüzce sola dönüş yaptığı kazada %70 asli kusurlu olduğu, davacının ise yola gereken dikkate ve özeni göstermediği, kavşağa yaklaşırken hızını yavaşlatmadığı, kazanın meydana gelmesinde %30 tali kusurlu olduğu, davalı tarafından söz konusu rapora itiraz edilmiş ve bu rapor ile mahkememizce daha önce alınan 26/11/2018 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüş ise de, her iki raporda da dava dışı sürücü ...'ın asli kusurlu, davacının ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği, 26/11/2018 tarihli raporun sonuç kısmında dava dışı sürücü ...'a %75, davacıya %25 kusur atfedilmiş iken 19/08/2021 tarihli ATK kusur raporunda dava dışı sürücü ...'a %70, davacıya ise %30 kusur atfedildiği, anılan raporlar arasında kusur dağılımı açısından çelişki arz edecek ciddi bir farklılık bulunmadığı, ayrıca kusur oranına ilişkin takdirin bilirkişinin tercihine bağlı olduğu, bu nedenle sonuç itibariyle asli ve tali kusur dağılımı aynı olmakla birlikte yüzdelik kusur dağılımı bakımından alınan raporlarda farklı oranlar çıkabildiği, nitekim yerleşik Yargıtay uygulamaları ve Türk Borçlar Kanununa göre kusur oranını belirlemenin hakime ait olduğu, bu kapsamda kazanın oluş biçimi, kaza tespit tutanağı ve soruşturma kapsamındaki beyanlar ile tüm dosya kapsamına göre somut olayda dava dışı sürücü ...'ın asli %75 kusurlu, davacının ise tali %25 kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyetine uygun olduğu, bu nedenle yeniden kusur raporu alınmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, açıklanan nedenlerle davalının ATK kusur raporuna ilişkin itirazının yerinde görülmediği, maluliyet yönünden ise İstanbul ATK ... Üst Kurulunun 06/10/2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacının tüm vücut engellilik (sürekli iş göremezlik) oranının % 0, iyileşme (geçici işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, davacı tarafından dosyadaki raporlar arasında çelişki bulunduğu ve ATK genel kurulundan rapor alınması gerektiğinden bahisle bu rapora itiraz edilmiş ise de, Yargıtay 4 ve 17(Kapatılan). Hukuk Dairelerinin 2021 yılı ve sonrasındaki yerleşik içtihatlarına göre maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihine göre 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, buna göre kaza tarihi olan 18/12/2016 tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiği, maluliyet raporunun düzenlenmesinde rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olduğundan her iki raporun farklı olabileceği, ayrıca bazı arızaların farklı maddelerde değerlendirilebildiği ve bunun hangi maddede değerlendirileceğine ait kesin yönergeler bulunmadığı, takdirinin hekimin tercihine bırakılmış olduğu, bu nedenle farklı oranlar çıkabildiği, bu durumların yönetmelikten kaynaklandığı, bu nedenle davacı tarafından dosyaya sunulan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Biriminin 14/03/2019 tarih ve ... sayılı rapor ve Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 18/01/2018 tarih ve 2017 sayılı raporları ile İstanbul ATK... İhtisas Kurulu tarafından daha önce düzenlenmiş engellilik/özürlülük oranı raporlarının objektif olarak değerlendirilemeyebileceği ve çelişkilerden bahsedilemeyeceği, davacının İstanbul ATK ön raporu doğrultusunda mahkememizce yargılama aşamasında hastaneye sevk edildiği, son sağlık durumunun tespit edildiği, ayrıca tedavisine ilişkin tüm belgelerin dosyaya kazandırıldığı, ATK ... Üst Kurul raporunda belirtildiği üzere dosyaya kazandırılan davacının son sağlık durumuna ilişkin belgelere göre davacıda meydana gelen kırığın kaynamış olduğu yani iyileşmiş olduğu, Adli Tıp Kurumu Kanunu'nda yapılan son yasal düzenlemelere göre mahkemelerce alınan veya dosyalarda mevcut olan birden fazla raporun çelişmesi halinde bu çelişkiyi giderme görev ve yetkisinin Adli Tıp Kurumu ... Üst Kuruluna ait olduğu, güncel durumda Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun raporlardaki çelişkiyi giderme görev ve yetkisinin bulunmadığı, açıklanan nedenlerle ATK Üst Kurul maluliyet raporunun mahkememizce daha önce alınan ve davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporları arasındaki çelişkileri giderdiği ve denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, buna göre somut olayda davacının maluliyetinin % 0 sürekli iş göremezlik, 4 ay geçici iş göremezlik olarak dikkate alınmasının gerçek zarar ve hakkaniyete uygun olduğu, mahkememizce alınan 27/02/2023 tarihli aktüer raporuna göre, dava dışı sürücü ...'ın %75 kusurlu olması halinde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 645,13 TL olduğu, davacı tarafından söz konusu rapora itiraz edilmiş ise de geçici iş göremezlik zararının bilinen döneme ait olduğu ve ait olduğu dönem verilerine göre hesaplanması gerektiği, 2016 yılında gerçekleşen kazada davacının kaza tarihinden itibaren 4 ay çalışamayacağı ve o dönem gerçekleşen zararınını talep edebileceği dikkate alındığında davacı vekilinin 2023 yılı verilerine göre hesaplama yapılması talebinin yerinde olmadığı, mahkememizce alınan ATK kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olan aracın 23/10/2016-23/10/2017 tarihleri arasındaki dönemde kaza tarihi itibari ile zmms sigortacısı olan davalı sigortanın poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu, davalı tarafından geçici iş göremezlik tazminat talebinin zmms poliçesi teminatı kapsamında olmadığı savunulmuş ise de, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre geçici iş göremezlik zararlarının zmms teminatı kapsamında olduğu, davacının dava öncesinde 09/03/2017 tarihinde davalı sigortaya müracaat ettiği davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonu olan 22/03/2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, ayrıca meydana gelen zararın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu, mahkememizce alınan 19/08/2021 tarihli ATK kusur raporu, İstanbul ATK... Üst Kurulundan alınan 06/10/2022 tarihli maluliyet raporu ve 27/02/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davacının geçici iş göremezlik tazminatının kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin KABULÜ ile 500,00 TL tazminatın 22/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 179,90 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 144,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.345,00 TL ATK rapor ücreti, 439,10 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 5.855,90 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (500,00/1.000,00=0,50) 2.927,95 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/05/2023
Katip ... Hakim ...
-İMZA E-İMZA