T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/641
KARAR NO : 2024/720DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 21/05/2018
KARAR TARİHİ : 10/09/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;
25 Aralık 2013 tarihinde davalı ... ... sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı motosikletin karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yaya ...’ e çarptığını, davacının bu kaza sebebiyle cismani zarara uğradığını, ayrıca kaza sebebiyle davacının sakat kaldığını ve ruh sağlığının da bozulduğunu, davacının ev kadını olduğunu, kaza sebebiyle bir çok defa ameliyat olduğunu ve bu süreçte ev işlerini yapamadığını davacının uzun süre yatarak tedavi gördüğünü, ücretli olarak bakıcı tutmak zorunda kaldığını tedavi için ve bakıcı için çok masraf yaptığını, davalı sürücünün hem 6098 sayı oysa hem 2918 sayılı yasa hem de 4721 sayılı yasak gereği sorumluluğunun bulunduğunu iddia etmek suretiyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı ... şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davacının dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını,...plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduklarını, davacı tarafın müvekkil sigorta şirketine başvurusu üzerine ... numaralı hasar dosyasının açıldığını ve davacıya 22 Mart 2018 tarihinde 59.626,06 TL tutarında ödeme yaptıklarını, bu yapılan ödeme neticesinde sigorta şirketinin bir sorumluluğunun kalmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılan ödemenin güncelleştirilmesinin gerektiğini, kaza tarihi itibarıyla yürülıkta bulunan yönetmeliğe uygun surette sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiğini, asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ilk savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
...TC kimlik numaralı ...tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davalı olarak gösterilen ...plaka sayılı motosikletin sürücüsü konumundaki ...’ nun dava tarihi itibarıyla tam ehliyetli ve reşit olduğunu, dava ehliyetine sahip olduğunu, dava ehliyetine dair yapılan değerlendirmenin olay tarihi değil dava tarihi esas alınarak tayin edilmesi gerektiğini, kazaya karışan kişilerin kusur tayinlerinin yapılması gerektiğini, sürücünün kusurunu ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu, davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulmasını, faizin kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren işletilmesini talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
... TC kimlik numaralı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Kazaya karışan kişilerin kusur tayinlerinin yapılması gerektiğini, sürücünün kusurunu ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu, davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulmasını, faizin kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren işletilmesini talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davalı olarak gösterilen ... plaka sayılı motosikletin sürücüsü konumundaki ...’ nun dava tarihi itibarıyla tam ehliyetli ve reşit olduğunu, dava ehliyetine sahip olduğunu, dava ehliyetine dair yapılan değerlendirmenin olay tarihi değil dava tarihi esas alınarak tayin edilmesi gerektiğini, kazaya karışan kişilerin kusur tayinlerinin yapılması gerektiğini, sürücünün kusurunu ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu, davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulmasını, faizin kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren işletilmesini talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK NOKTALARI VE TARAFLARIN KABULÜNDE OLAN HUSUSLAR
Davaya konu edilen trafik kazası tarafların kabulündedir. Meydana gelen trafik kazasında kusur durumları, davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı, tazminatın miktarı ve faiz sorumluluğu ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına dair tutanaklar: Davacı ve davalı gerçek kişilere dair sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına dair tutanaklar dosyamız arasına alınmıştır....plaka sayılı motosiklet sürücüsünün ... TC kimlik numaralı...doğum tarihli...n sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağının incelenmesinde engelli olduğu, sürekli ameliyat olma durumunun mevcut olduğu, evli olduğu, Türk Silahlı kuvvetlerinden 2000,00 TL yardım parası aldığı, babasına ait evde kira vermeden oturduğu, sol el baş parmağının ampüte edildiği tespit edilmiştir. Davacının sosyal ve ekonomik durumu araştırma tutanağın incelenmesinde, vefat eden eşinden dolayı maaş aldığı, sosyal güvencesinin bulunduğu, başkaca belgelerinin bulunmadigi, aile evinde oturduğu ve kira vermediği, fiziksel herhangi bir engellinin bulunmadigi, panik atak tansiyon hastalıklarının bulunduğu, dul olduğu tespit edilmiştir.
Kaza tespit tutanağı: 25 Aralık 2013 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısı tarafından düzenlenen hasar dosyası ve ... plaka sayılı araca ait poliçe sureti dosyaya sunulmuştur.
Adli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporu ve mahkemece yapılan tespitler: " Adli trafik bilirkişisi tarafından, 20 Haziran 2022 tarihinde düzenlenen raporda, davacının gündüz vakti bulunduğu noktada, iki belediye otobüsünün arasından geçip yolun karşısına geçmek isterken, geçmesi gereken yolda bulunan iki şerit üzerinde seyreden araçların kendi can güvenliğini tehlikeye düşürebileceğini öngörüp gelen araçları izlemesi ve bu izleme esnasında gelen motosikleti gördüğünde bu motosikletin hız ve mesafesini dikkate alıp herhangi bir olumsuz durum yaşamamak için olduğu yerde beklemesi veya hal ve hareketleri ile motosikleti izleyip temkinli bir şekilde yolun karşısına geçmesi daha güvenli ve isabetli olacakken 2918 sayılı yasanın 68/1-C maddesine aykırı hareket etmek suretiyle kendi beyanından da anlaşılacağı üzere trafiği izlemeden dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde yolun karşısına geçmek isterken motosikletin davacı yayaya çarptığını isabetli bir şekilde tespit etmiştir....plaka sayılı aracın sürücüsü konumundaki ...’ nun görüş mesafesinin açık olduğu seyir caddesi üzerinde yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, güzergahında ilerleyip olay mahaline yaklaşırken çevrede bulunan trafiğinin varlığını dikkate alıp olumsuz bir durum yaşamamak için hızını asgari seviyeye düşürüp teyakkuz halinde seyrini devam ettirmesi, olay noktasına yaklaştığında yolun karşısına geçmek isteyen yayayı ilk gördüğü zaman korna çalmak suretiyle yayaya karşı ikazda bulunması ve düşürmüş olduğu hızı ile derhal etkin fren tedbirine başvurarak kazayı önlemeye çalışması daha isabetli ve güvenli olacakken, 2918 sayılı yasanın 52/1 maddesine aykırı hareket etmek suretiyle davacı yayaya çarptığı isabetli bir şekilde tespit edilmiştir. Hukuki sorunların en yetkin kişisi hakimdir. Hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olaya uygulamak hakimin asli işidir. Hakim, hukuki sorunun çözümüne ilişkin incelemeyi bizzat kendisi yapmak zorunda olan ve bunu yapabilecek yegane kişi konumundadır. Hakimin hukuki bilgisiyle aydınlatamadağı bilimsel ve teknik meseleleri açıklığa kavuşturmak, bu tür meselelerden mahkemeyi bilgilendirmek amacıyla alanında uzman olması cihetiyle bilgisine başvurulan bilirkişi görüşünün takdiri bir delilden ibaret olduğu ve mahkemeyi bağlamayacağı kuşkusuzdur. Hakim, bilirkişi raporunun yeterliliğini, raporda açıklanan görüşün itibar edilebilirliğini ve dayandığı olguları göz önünde bulundurarak hükme esas alınıp alınmayacağının serbestçe değerlendirir ve takdir eder. Türk Dil Kurumuna göre kusur bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hukuki olarak kusuru eylemde bulunanın eylemini bilerek ya da kanunda düzenlenmiş olmak şartıyla bilmeyerek hukuka ve kanunda açıkça düzenlenmek kaydıyla ahlaka aykırı olarak dış dünyaya yansıtması olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda kusurun bir hukuk ya da ahlak kuralına ihlal niteliğinde ortaya çıktığını kabul etmek ve bu konudaki yapılacak değerlendirmeyi hakime bırakmak gerekecektir. Zira kusurun değerlendirilmesi bu anlatılanlar ışığında teknik değil, hukuki bir konudur. Normatif bir değerlendirme gerektiren kusurluluk, ancak olay hakimi tarafından yapılabilir. Bundan ötürü kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamaz. Kusurun belirlenmesinde ve derecelendirilmesinde hayat deneyimleri ve genel tecrübelerle elde edilen ve hukuk dogmatiğinde kabul edilen ölçütler ağır ve hafif kusur tanımlarıdır. Hakimin kusurlu davranışı belirledikten sonra ağır ve hafif kusur için kabil edilmiş ölçülere göre kusuru değerlendirmesi gerekir. Mahkemenin önüne gelen somut olayda bi değerlendirmeyi yaptıktan sonra ortada zarar görenin kusuru ve varsa ağır ve hafif kusur ölçülerinden hareketle ve hakkaniyet ölçülerinde kusurlu davranışta bulunan tarafın sorumlu tutulacağı oranı belirleyip sonucuna göre karar vermesi gerekir. Hakimin, kusur durumunu belirlemek için uzmanından ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri aldıktan sonra, gerekçesinde tartışarak kusurun ağırlığını vicdani kanısına göre kendisinin belirlemesi gerekir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. 6098 sayılı yasanın 74. Maddesinde haksız eylemin kusur öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölümdür. Birincisi kusurun bulunup bulunmadığına, ikincisi kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye ilişkindir. Kusurun varlığını araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsız kılınmıştır.(Yargıtay 17HD 09.07.2020 Tarih 2018/6414 Esas, 2020/4551 Karar) 6100 sayılı yasanın 266. Maddesine göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır. Yukarıdaki açıklamalar ve 28 Haziran 2024 tarihli duruşmadaki bir nolu ara kararda gösterilmek suretiyle davacının kazanın oluşumunda %50 oranında etken olduğunun tespitine,...plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %50 oranında etken olduğunun tespitine karar verilmiştir."
23 Temmuz 2018 tarihli konak Sosyal güvenlik merkezi yazı cevabında, davacı ... ile ilgili hastalık Sigortası yönünden geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği ve rücuya tabi herhangi bir ödemenin yapılmadığına dair müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
13 Aralık 2018 tarihli davacı vekili tarafından sunulan delil listesinde tanık isim ve adreslerinin bildirildiği görülmüştür. ancak uyuşmazlık niteliği gereği tanık dinlemek mümkün olmadığı gibi tanık dinlenmesini gerektiren herhangi bir durumda dosya kapsamında mevcut değildir.
Davacı vekili tarafından 23 Mayıs 2019 tarihinde sunulan dilekçe ile dava dilekçesinin talep sonucu kısmında bildirilen 1000 TL’lik maddi tazminatın hangi alacak kalemlerinden ve ne miktarda oluştuğuna dair açıklama yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacıya ait epikriz raporu: Dava konusu edilen trafik kazasının sonrasında İzmir Bozyaka eğitim ve araştırma hastanesi tarafından davacı için düzenlenen epikriz raporu dosyamız arasına alınmıştır.
İzmir bozyaka eğitim ve araştırma hastanesi tarafından davacı adına düzenlenen sağlık kurulu raporu: 28 Aralık 2017 tarihinde düzenlenen sağlık kurulu raporunun incelenmesinde, sol total diz protezi ve sağ lateral malleol kırığı tanılarının konulduğu, özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerince davacının maluliyet oranının %24 ve maluliyetinin kalıcı olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
7 Ağustos 2019 tarihli Ege Üniversitesi tıp fakültesi hastanesi adli sağlık kurulu raporu: Kurul tarafından hazırlanan raporda maliyet tespiti işlemleri Yönetmeliği dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davacının meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %19 olarak tespit edildiği, tıbbi iyileşme süresini üç ay olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak altı ay boyunca düzenli olarak psikiyatrik izlem yapılması durumunda sakatlık oranının gerçek anlamda değerlendirilebileceğinin bildirildiği tespit edilmiştir. ilgili eksikliğin giderilmesi amacıyla bu kez adli tıp kurumunun ilgili ihtisas dairesinden maluliyet raporu düzenlenmesi istenmiştir.
19 Mart 2020 tarihli adli tıp kurumu ... ihtisas kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporu: Kurul tarafından hazırlanan rapor kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan yönetmelik hükümleri gereğince hazırlanmıştır. Bu sebeple ilgili rapor değerlendirmeye esas alınmamıştır. Kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerince maluliyet raporu düzenlenmesi için bu kez dosya adli tıp kurumu ... üst kuruluna gönderilmiştir.
8 Mart 2021 tarihli adli tıp kurumu... Üst kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporu: Kurul tarafından hazırlanan rapor kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan yönetmelik hükümleri gereğince hazırlanmıştır. Bu sebeple ilgili rapor değerlendirmeye esas alınmamıştır. Kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hüküm verince rapor düzenlenmesi için dosya yeniden adli tıp kurumu ... üst kuruluna gönderilmiştir.
30 Kasım 2021 tarihli adli tıp kurumu 2. Üst kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporu: Kurum tarafından düzenlenen raporda maliyet tespiti işlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm cetvel ve listeler için çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve psikiyatrik muayenesi de yapılarak Ege Üniversitesi tıp fakültesi hastanesi adli sağlık kurumu raporundaki eksikliğin giderildiği anlaşılmak suretiyle davacının %7 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresini kaza tarihinden itibaren altı ay olacağı tespit edilmiştir. Raporun incelenmesinde davacının maluliyet durumunun dosya kapsamında yer alan tüm evraklar ve tüm iddialar ve savunmalar incelenmek suretiyle tespit edildiği, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerince hazırlanan raporlar ile kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerince hazırlanan raporlar arasında farklı yönetmelik hükümleri dikkate alındığından bu rapor ile daha önceden alınan raporlar arasında bu sebeple bir çelişkinin bulunmadigi anlaşılmakla rapora itibar edilmiş ve davacının maliyetinin karşılığı olan tazminat miktarının belirlenmesi için dosyanın aktüerya hesap bilirkişisine verilmesine karar verilmiştir.
2 Ocak 2023 tarihli aktüerya hesap bilirkişisi raporu: Alınan bilirkişi raporunda, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminat limiti, davacının ev hanımı olduğundan bahisle gelir durumuna ilişkin dosya içerisindeki bilgiler, Adli tıp ... üst kurulu tarafından 16 Kasım 2021 tarih ve... sayılı raporundaki maluliyet tespitleri, anayasa Mahkemesi tarafından 2918 sayılı yasanın 90. maddesine ilişkin iptal hükmü TRH 2010 yaşam tablosu, davacının kaza tarihinde 65 yaşında oluşu bir arada değerlendirilerek rapor hazırlanmıştır. Ancak raporun tedavi ve ulaşım giderleri ile ilgili hesaplamalara yer vermemesi, ayrıca sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmemesi bir arada değerlendirildiğinde hükme esas alınmamıştır. İlgili eksiklerin giderilmesi amacıyla adli tıp bilirkişisi de dahil edilmek suretiyle heyet halinde rapor hazırlanması amacıyla dosya yeniden bilirkişi incelemesini gönderilmiştir.
11 Nisan 2023 tarihli bilirkişi heyet raporu: Alınan bu raporda bir önceki rapordaki eksiklikler giderildiği gibi davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmediğinden ek rapor alınması için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
19 Temmuz 2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporu: Alınan bu raporda TR 2010 tablosu ve progresif rant sistemi kullanılarak ayrıca davalı tarafından yapılan ödemeler güncellenip mahsup edilerek ve tedavi ve ulaşım giderlerine ilişkin hesaplamalar da yapılarak davacının toplam geçici ve sürekli iş göremezliğe dair 15.227,46 TL bakiye maddi zararının bulunduğu, belgelememeyen tedavi giderlerinin 250,00 TL olduğu, ulaşım giderinin 75,00 TL olduğu bakıcı giderinin 634,50 TL olduğu tespit edilmiştir. 31 Ekim 2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda hesaplanan tazminat miktarında tarafların kusurları ile ilgili herhangi bir indirim yapılmadığı belirtilmiştir.
13 Mayıs 2024 tarihli davacı vekili tarafından Sorulan ıslah dilekçesi: Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemi olarak 14.227,46 TL, tedavi gideri olarak 250,00 TL, ulaşım gideri olarak 75,00 TL, bakıcı gideri olarak 634,50 TL olmak üzere toplamda 15.186,96 TL üzerinden dava değeri ıslah edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacının kazanın oluşumunda %50 oranında etken olduğu,...plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %50 oranında etken olduğu, kaza sonucunda davacının cismani olarak zarara uğradığı, davacının cismani zararı ile kazanın meydana gelmesine etki eden şahısların davranışları arasında uygun illiyet bağın bulunduğu, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri gereği davacının geçici ve sürekli maluliyet durumunun tespitinin yapıldığı, hesaplama ilkelerine uygun surette maliyetin karşılığı olan tazminat miktarlarının hesaplandığı ve mahkemece tazminat miktarı belirlenirken kusur oranlarına göre bir değerleme yapılmak suretiyle davacının tazminat alacağının belirlendiği tespit edilmiştir. Davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereği tazminatın ödenmesinden sorumluluğunun bulunduğu, sürücü ve araç malikinin 6098 sayılı yasanın 49. maddesi ve 2918 sayılı yasanın 85. maddesi gereği sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tarafların kusur durumu, davacının maluliyet durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları 6098 sayılı yasanın manevi tazminata ilişkin hükümleri ve 2918 sayılı yasanın 92. Maddesi hükümleri bir arada değerlendirildiğinde manevi tazminat istemine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... ...’ nun ise dosyamız arasına alınan nüfus kayıt örneğinden de anlaşıldığı üzere davanın açıldığı tarih itibarıyla 4721 sayılı yasanın ev başkanının sorumluluğuna ilişkin hükümleri gereği herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı zira zira davalı araç sürücüsü olan şahsın dava tarihi itibarıyla 4721 sayılı yasanın ergin olma hükümleri ve 6100 sayılı yasanın dava ve taraf ehliyetine ilişkin hükümleri gereğince 18 yaşını bitirmiş ve dava ehliyetini haiz olduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2)Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 7.113,73 TL, tedavi gideri olarak 125 TL ulaşım gideri olarak 37,5 TL, bakıcı gideri olarak 317,25 TL toplamda 7.593,48 TL nin davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... T.C. Kimlik numaralı ... ve... T.C. Kimlik numaralı ... yönünden kaza tarihi olan 25.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3)5.000 TL manevi tazminatın davalı ... T.C. Kimlik numaralı ... ve... T.C. Kimlik numaralı ... yönünden kaza tarihi olan 25.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4)Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
5)Alınması gerekli 860,26 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 870,96 TL peşin harç ve 300,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 1.170,96 TL harcın mahsubu ile artan 310,70 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6)Davacı tarafça yatırılan 870,96 TL peşin harç, 300,00 TL ıslah harcı, 35,90 TL başvurma harcı, 2870,20 TL Adli Tıp Kurumu Rapor ücreti, 2750,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 2472,80 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplamda 9.299,86 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 1.766,97 TL nin davalılar ... T.C. Kimlik numaralı ...,... T.C. Kimlik numaralı ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı ... Anonim Şirketi 1.060,18 TL den sorumludur) bakiye kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
7)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 7.593,48 TL vekalet ücretinin davalılar ... T.C. Kimlik numaralı ...,... T.C. Kimlik numaralı ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (kabul edilen maddi tazminat yönünden)
8)Davalı ... Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 7.593,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketi'ne VERİLMESİNE, (reddedilen maddi tazminat yönünden)
9)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... T.C. Kimlik numaralı ... ve... T.C. Kimlik numaralı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (kabul edilen manevi tazminat yönünden)
10)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır