T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/47
KARAR NO: 2023/925
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ: 14/05/2014
KARAR TARİHİ: 21/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, Mahkememize verdiği 14/05/2014 tarihli dilekçesinde ; davacının , davalı bankanın İzmir Şubesi nezdinde bulunan ... iban numaralı hesabın sahibi olduğunu, 03/04/2014 tarihinde davacıya ait hesaptan 71.407,00-TL internet bankacılığı yoluyla hırsızlık yapan kişilerce çalındığını ve başka hesaplara havale yolu ile aktarıldığını, davacının 07/04/2014 tarihinde yazılı olarak müracaat ettiğini, bu dilekçeye yanıt alamaması üzerine 22/04/2014 tarihinde tekrar yazılı müracaatta bulunduğunu, davalı bankanın davacının yazılı müracaatına 30/04/2014 tarih ...numaralı yazısı ile cevap verdiğini, cevapta konusu geçen işlemlere ilişkin incelemelerin yapıldığı, bankanın bankacılık hizmetlerine ilişkin internet bankacılığı uygulaması çerçevesinde veri güvenliği ve güvenli bankacılığına ilişkin her hangi bir sistem açığı bulunmadığı, bu doğrultuda yapılmış olan işlemlere ilişkin her hangi bir olumsuzluk tespit edilmediği ve bu nedenlerden dolayı da ilgili tutarların iade edilmeyeceğini bildirdiğini, davacının dava konusu edilen olay ile ilgili İzmir CBS' na şikayette bulunduğunu, soruşturmanın ... numaralı evrak üzerinden devam ettiğini, davacının hesabından 4 EFT ve 2 havale işlemi yapılmak suretiyle toplam 6 adet hesap hareketi gerçekleştirildiğini, 3 adedinin 700,00-TL' lik EFT, 115,00-TL' lik EFT ve 15,00-TL' lik havale şeklinde gerçekleştiğini, bu 3 işlemin karşı tarafında bulunanların davacının iş ilişkisi içerisinde olduğu şahıslar olduğunu ancak 3 işleminde davacı tarafından yapılmadığını, bu işlemler karşılığı davacının her hangi bir borcunun da bulunmadığını, şahısların davacı ile yaptıkları görüşmelerde her hangi bir alacaklarının olmadığını, bu paraların niye geldiklerini anlayamadıklarını ve paraları iadeye hazır olduklarını beyan ettiklerini, bu sebeple bu 3 işlem ile ilgili parayı dava konusu etmediklerini, dolandırıcılığa konu ...Bankası A.Ş ... numaralı hesabına 24.890,00-TL EFT, ...A.Ş ... numaralı hesabına 24.117,00-TL EFT, ... hesabına 22.400,00-TL havale şeklindeki işlemler ile toplam 71.407,00-TL' nin davacının hesabından internet bankacılığı yoluyla çalındığını, kısa sürede bu kadar yüksek bir miktarın havale ve EFT yolu ile internet bankacılığı kullanarak çalınmasına karşın ek güvenlik sistemi almayan davalı bankanın davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, davalı bankanın davacıdan ödünç olarak almış olduğu mevduatı iade etmek yükümlülüğünü taşıdığını, bankanın bu yükümlülüğüne uygun davranmadığını, internet ve telefon bankacılığı faaliyetlerinin güvenliğini sağlama görevinin bankalara ait olduğunu, davacının internet şifresini her hangi bir şekilde başkasına vermediğini, bu işlemin tamamı ile internet bankacılığı yolu ile hırsızlık yapan şahısların bankaların güvenlik ağını kırmaları, delmeleri sonucu gerçekleştiğini, bir güven kurumu olarak faaaliyet gösteren bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmesinden kaynaklanan hafif kusurlarından sorumlu olduğu gibi bankaların kusursuz sorumluluklarının mevcut olduğunun Yargıtay' ın muhtelif kararlarında belirtildiğini, davalı bankanın üzerine düşen objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranarak davacının zararına sebebiyet verdiğini, davacının hesabından bu işlemler yapılırken normalde olması gerektiği gibi davacının banka sistemine kayıtlı telefonuna 2. güvenlik tedbiri olarak gelmesi gereken şifre mesajlarının gelmediğini, hatta tüm bu işlemler gerçekleştikten sonraki hesap hareketleri ile ilgili bilgilendirme mesajlarının da gelmediğini, davalı bankanın bu sebeple de sorumlu olduğunu, Yargıtay kararları doğrultusunda davacının bankaya başvurup parayı istediği tarih olan 22/04/2014 tarihine kadar hesap türüne uygulanan faiz ve bu tarihten sonrada ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğini belirtmiş, 71.407,00-TL' nin 03/04/2014 tarihinden 22/04/2014 tarihine kadar paranın bulunduğu hesap türüne davalı bankaca uygulanan mevduat faizi oranında, bu tarihten sonra da 3095 sayılı Yasa uyarınca ticari temerrüt faizi uygulanarak davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Mahkememize verdiği 23/06/2014 tarihli cevap dilekçesinde ; davacının talebinin TBK' nın 49. Maddesine dayandığını, davacının öncelikle haksız fiili ika eden 3. Şahıslardan talepte bulunması gerektiğini, bu kişiye ulaşılamaması halinde paraların gönderildiği sebepsiz zenginleşen ..., ... ve ...' a karşı dava ikame edilmesi gerektiğini, bu sebeple davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın bu sebeple usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın davalı bankaya başvuru formu doldurduğunu, başvuru formunda ... - ... , ... , ... numaralı hesapları vasıtası ile internet bankacılığından yararlanma talebinde bulunduğunu, davacının telefon numaralarının ... olarak bildirildiğini, davacının ev adresinin... olduğunu, davacı ile bu bilgiler ışığında 30/12/2008 tarihinde Elektronik Bankacılık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanması aşamasında davacıya sistemden yararlanabilmesi için ... numaralı Paro Zarfı verildiğini, bu zarfta müşteriye ait internet bankacılığına ilk giriş şifresinin mevcut olup, müşterinin bu şifreyi ilk internet bankacılığı girişinde kendi istediği bir şifre ile değiştirmek zorunda olduğunu, davacının sözleşmeyi imzalamasından sonra yaklaşık 6 yıl davalı bankanın sağladığı internet bankacılığı işlemlerinden faydalandığını, davacının sistemin nasıl çalıştığını gayet iyi bildiğini, davalının müşterilerin güvenliğini sağlamak amacıyla en iyi güvenlik sertifikalarını kullandığını, davalının milyonlarca müşterisinin bulunduğunu, bir sürü kişinin internet bankacılığı sistemini kullandığını, bu tarihe kadar davalı şirketin böyle bir olay ile karşılaşmadığını, davacının kendi şahsi bilgilerini iyi saklayamaması, 3. Kişiler ile paylaşması sebepleri ile davalının sorumlu tutulmaya çalışılmasının hak ve nesafete aykırı olduğunu, davacının sözleşmeyi akdederken bildirmiş olduğu telefon numarasına gönderilen SMS' nin kendi şahsına olacağına bildiğini, davacının kartını çaldırmış olması yada kullanmış olduğu bilgisayar, tablet vs ... gibi araç ve gereçlerin yeterli yazılım ve güvenlik sistemlerinin yüklenmemiş olması, kullanmış olduğu cep numaralarının çalınmış olması, 3. Şahıslar tarafından sim kartının kopyalanarak işlemler yapılması sebebiyle davalının her hangi bir sorumluluğu bulunmadığını ayrıca davacının 03/04/2014 tarihinde hesabından 71.407,00-TL paranın internet bankacılığı yolu ile çalındığını belirtmekle beraber sorumlular hakkında neden 5 gün beklenerek 08/04/2014 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunun anlaşılamadığını, davacı tarafça uğranılan zarardan davalının kusursuz olarak sorumlu olduğu ve objektif özen sorumluluğu olduğundan bahsedildiğini ancak bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, TBK' nın 49. Maddesi uyarınca kusurun varlığının şart olduğunu, davalının kusuru bulunmadığı için sorumlu olmadığını, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını belirtmiş, davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde ise esasdan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ...Karar sayılı 28/03/2017 tarihli kararı ile"...Davanın Kısmen Kabulü ile, 71.407,00-TL' nin 22/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Faizin başlangıç tarihi ile uygulanacak faizin cinsine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." dair verilen kararın İstinaf edilmesi üzerine İzmir BAM ... H.D.'nin ... Esas ... Karar sayılı 28/01/2009 tarihli kesin kararı ile "...HMK'nın 61. maddesi uyarınca taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, müvekkilinin hesabından 3 adet işlemle toplam 71. 407,000 TL çekildiğini, davalı bankanın yapılan işlemlerden sorumlu olduğunu ileri sürerek alacak isteminde bulunmuş, davalı vekili de öncelikle havale alıcısı olan üçüncü kişilere davanın ihbarını talep etmiştir. Mahkemece davalının savunmaları da dikkate alınarak HMK'nın 61. maddesi kapsamındaki ihbar talebi uyarınca havale alıcılarına davanın ihbarı yoluna gidilmesi, davanın ihbarı sonrası deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken ihbar talebi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Dava konusu olayla ilgili soruşturma dosyasının celbi istenmiş ise de, soruşturma dosyası sureti dosya içine alınmamış, sadece soruşturmanın derdest olduğuna dair incelemeyle yetinilmiştir. Davalı vekili davacının sözleşmede bildirilen cep telefonu numarasına SMS gönderildiğini, gönderilen şifre girilerek işlemin gerçekleştirildiğini belirterek ilgili GSM şirketinden olay tarihi itibariyle davacının cep telefonuna davalı bankaca gönderilen SMS kayıtlarının dökümünün getirtilmesini istemiş ise de bu yöndeki talebi dikkate alınmaksızın sadece bildirilen ücretlendirilmiş mesaj kayıtları gözetilerek davalı bankaca davacının cep telefonuna mesaj gönderilmediği kanaatine varılmıştır. ... Şti'nin 21.01.2016 tarihli yazısı ekindeki dökümden dava konusu işlemlerin yapıldığı saatlerde davacıya ait telefondan yoğun bir şekilde mesaj gönderildiği, aramalar gerçekleştiği görülmekte olup somut olayın özellikleri ve diğer delillerle birlikte bu kayıtlar incelenip değerlendirilmemiştir. Her ne kadar bilirkişi raporu alınmış ise de GSM şirketi tarafından davacının cep telefonuna SMS gönderilip gönderilmediği, davacının sim kartının kopyalanıp kopyalanmadığı, kopyalanmış ise aynı anda iki sim kartı ile işlem yapılıp yapılamayacağı hususları araştırılarak soruşturma dosyası da incelenerek gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle somut olayın ne şekilde gerçekleştiği net bir şekilde ortaya konularak aynı IP numarasıyla kısa aralıklarla gerçekleştirilen işlemler içinden küçük meblağlı işlemlere itiraz etmezken büyük meblağlı dava konusu işlemlere karşı itirazda bulunması da dikkate alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın esasına etkili açıklanan deliller toplanmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince davalı vekilinin ihbar talebi kabul edilmeksizin ve davalı vekilinin davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri deliller toplanıp değerlendirilmeksizin karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir..." gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya yeniden esasa alınarak yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.
İstinaf ilamı öncesi İnternet bankacılığı yolu ile hesaptan para çekilmesi olayında tarafların kusurlu olup olmadığı varsa kusur oranının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi kurulu raporunda; dosyaya sunulan kısıtlı belge ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda; bankanın, müşterilerinin kullanımına sunduğu internet güvenlik önlemlerinin yeterli ve uluslar arası kabul görmüş nitelikte olduğunun tespit edildiği, dava konusu işlemler ile ilgili olarak da davacının cep telefonu numarasına SMS mesajlarının gönderildiği ve doğru onay kodları gönderilerek işlemlerin gerçekleştirildiğinin görüldüğü, davacının bilgisayarları incelenemediğinden, bilgisayarın anti virüs programı ile korunup korunmadığı, güvenlik duvarı kullanıp kullanmadığı, sistem ve program güncellemelerinin yapılıp yapılmadığının belirlenemediği, bu bilgiler ışığında davalı bankanın gerekli önlemleri aldığı, davalı tarafa dosya konusu işlemler nedeniyle kusur yüklenemeyeceği sonucuna varıldığı, diğer taraftan bir güven kurumu olması gereken bankaların hafif kusurlu da olsa müşterileri tarafından kendilerine teslim edilen emaneti koruma yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemesi, müşterisinin genel hesap hareketlerine uygun olmayan tutarlardaki hareketlerinden dolayı kendisini arayarak onay almamasından bahisle mahkemece davalı bankanın kusurun bir kısmından sorumlu olması gerektiği düşünüldüğünde davacının % 90 davalı bankanın % 10 oranında kusurlu olması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
İstinaf ilamı öncesi raporda davacı bilgisayarının incelenemediği belirtildiğinden ve taraflarca rapora itiraz edildiğinden davacının kullandığı bilgisayar incelenerek taraf itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, alınan ek bilirkişi kurulu raporunda; daha önceki raporda da belirtildiği üzere davalı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu internet güvenlik önlemlerinin yeterli ve uluslararası kabul görmüş nitelikte olduğunun tespit edildiği, dava konusu işlemler ile ilgili olarak davacının cep telefonu numarasına SMS mesajlarının gönderildiği ve doğru onay kodları girilerek işlemlerin gerçekleştirildiğinin banka tarafından dosyaya sunulan belgelerde görüldüğü, bu konudaki doğrulamanın ... ve ilgili mobil operatör tarafından yapılamadığından banka tarafından sunulan belgelerin doğru kabul edildiği, bu belirlemeler ışığında davalı bankanın gerekli önlemleri aldığı, davalı tarafın üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi konusunda yeterli özeni göstermediği sonucuna varıldığı, diğer taraftan davalının müşterisinin genel hesap hareketlerine uygun olmayan tutarlardaki hareketlerinden dolayı sadece mesaj göndererek onay almak yerine kendisini arayarak onay alabileceği ancak bu şekilde bir onayın alınmamış olmasından bahisle kısmi bir sorumluluk taşıdığının düşünülebileceği sonuç olarak davacı tarafın % 90 oranında, davalı tarafında % 10 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
İzmir CBS nin ... sayılı evrakın incelemesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ... suçun Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık, suç tarihi ve yerinin 03/04/2014 , İzmir olduğu, şüpheliler ..., ... ve ...hakkında 13/07/2018 tarihinde C.Başsavcılığının yer itibariyle yetkisizliğine, evrakın gereğinin takdir ve ifası için İstanbul C.Başsavcılığına gönderilmesine, şüpheliler ... hakkında 13/07/2018 tarihinde şüpheliler ... 'in müştekinin ticari ilişki içerisinde olduğu kişiler olduğu, dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren kişinin bu kişilerin hesabına soruşturmaya çıkmaza sokmak için çok küçük meblağlarda para transferi müştekinin hesabından yaptığı, ancak bu şüphelilerin hesaplarında belgeye dayalı olmayan ilişkileri tespitleri sonrası parayı müştekiye iade ettikleri suç işleme kasıtlarının bulunmadığı, bunun gibi şüphelilerden ...'nın adına olan internet aboneliği kullanılarak aktarma yapılmış ise de şüpheli ... 'ün doktor olduğu ve ofisinde gelen hastalar ve yakınları için kullandığı internet aboneliğini şifresiz olarak kullandırttığı, bunun evrak kapsamından anlaşıldığı, yine diğer şüpheli ...'nında savunmasının aksi müsnet suça katıldığına ilişkin delil elde edilemediğinden bu aşamadan sonra belirtilen gerekçeler ile şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yetkisizlik kararı verilen evrakın İstanbul C.Başsavcılığı ' nın ...sayılı evrakına kaydedildiği , İstanbul C.Başsavcılığı ' nca 27/09/2018 tarihinde şüphelilerin suça konu eylemlerinin TCK 142/2-e maddesinde düzenlenen bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu, şüpheli beyanlarından şüphelilerin suçu birlikte işlediklerinin anlaşıldığından bahisle şüpheliler hakkında kamu davası açılmasına karar verildiği, açılan davanın İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi ' nin ... E sayılı dosyasına kaydedildiği belirlenmiştir.
İstanbul ... ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; müştekinin ..., sanıkların ... suçun Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık, suç tarihinin 03/04/2014 olduğu, dosyanın halen derdest olduğu belirlenmiştir.
İstinaf ilamı doğrultusunda ..., ..., ..., ... Ltd Şti, ... ve ...'e dava ihbar edilmiş, ihbar olunanlar tarafından Mahkememiz dosyasına herhangi bir beyan sunulmamıştır.
GSM şirketine yazı yazılarak ... nolu telefona 02/04/2014-04/04/2014 tarihleri arasında ücretli veya ücretsiz SMS gönderilip gönderilmediği, telefonun sim kartının kopyalanıp kopyalanmadığı, kopyalanmış ise aynı anda iki sim kart ile işlem yapılıp yapılamayacağı hususu sorulmuş, alınan yazı cevabında; ... numaralı hatta 02/04/2014-04/04/2014 tarihleri arasında herhangi bir sim kart değişikliği olmadığı, aynı numara için iki farklı sim kart üzerinden kullanımın mümkün olmadığı, ilgili hattı arayan numaralar ve hatta mesaj gönderen numaraların bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu kararları gereği tespit edilemediği belirtilmiştir.
... nolu telefonun kimin adına kayıtlı olduğu sorulmuş; alınan yazı cevaplarında telefonun ... adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
... yazı yazılarak... nolu telefona 02/04/2014-04/04/2014 tarihleri arasında ücretli veya ücretsiz SMS gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise gönderen telefon numaraları ile bu numaraların kime ait olduğunun bildirilmesine ilişkin yazı yazılmış, alınan yazı cevabında; görev ve yetkiyi aşan taleplerin karşılanmasının hukuki sorumluluk doğuracağı, mahkemede görülen yargılamanın sonuçlanmasına katkıda bulunulması düşüncesi ile dava kapsamındaki abone sahiplerinin telefon numaraları için talep edilen döneme ait ücretlendirmeye esas olan ve faturalarda yer alan telefon kullanım ücreti detaylarının doğrudan ilgili işletmeciden talep edilebileceği, kurumun 08/04/2008 tarih ve ... sayılı yazısı ile ilgili işletmecilere yukarıda belirtilen hususların bizzat kendileri tarafından yerine getirilmesi hususunda gerekli talimatların verildiği belirtilmiştir.
...Kurumunun yazı cevabı eklenerek ...'a yeniden... nolu telefona 02/04/2014-04/04/2014 tarihleri arasında ücretli veya ücretsiz SMS gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise gönderen telefon numaraları ile bu numaraların kime ait olduğu hususunda yeniden yazı yazılmış, alınan yazı cevabında; yapılan incelemede 2014 yılına ilişkin kayıtlara ulaşılamadığı için yazıda tespiti istenilen tarihe ilişkin tespit yapılamadığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
İstinaf ilamı doğrultusunda değerlendirme yapılmak üzere bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş ,alınan 14/07/2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; ... sayı ve 25.06.2019 tarihli yazısına cevaben ...tarafından 11.07.2019 tarihli yazısında; ilgili hattı arayan ve hatta mesaj gönderen numaraların ... kararları gereği şirketleri tarafından tespit edilemediğinin belirtildiği, ...16.10.2019 tarihinde gönderilen müzekkere ile; ... nolu telefona 02.04.2014-04.04.2014 tarihleri arasında ücretli veya ücretsiz SMS gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise gönderen telefon numaraları ile bu telefon numaralarının kime ait olduğunun tespiti istendiği, Kurumdan gelen 24.01.2020 tarihli cevap yazısında özetle; İlgili kanun maddeleri gereği Başkanlığın görevinin CMK'nın 135. Maddesi ile sınırlandırılmış olduğu, görev ve yetkilerini aşan taleplerin karşılanmasının hukuken sorumluluk doğuracağı ancak yargılama sürecine katkıda bulunmak düşüncesi ile dava kapsamındaki abone sahiplerinin telefon numaraları için, talep edilen döneme ait ücretlendirmeye esas olan ve faturalarda yer alan “Telefon kullanım ücreti detayları” doğrudan ilgili İşletmeciden talep edilebileceği, bu işletmecilere de yukarıda belirtilen hususların bizzat kendileri tarafından yerine getirilmesi hususunda Kurumun 08.04.2008 tarih ve ... sayılı yazısı İle gerekli talimatların verildiği belirtildiği, bu cevaba istinaden, 29.02.2020 tarihinde .. A.Ş. Genel Müdürlüğü'nden; ... nolu telefona 02.04.2014-04.04.2014 tarihleri arasında ücretli veya ücretsiz SMS gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise gönderen telefon numaraları ile bu telefon numaralarının kime ait olduğu hususunun ... ilgili cevabı da dikkate alınarak bildirilmesinin talep edildiği, cevaben gelen 17.11.2020 tarihli yazıda; yapılan inceleme neticesinde 2014 yılına ilişkin kayıtlara ulaşılamadığı için tespitin yapılamadığının bildirildiği, davacının sim kartının kopyalanıp kopyalanmadığının ve aynı anda iki sim kar ile işlem yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi hususu ile ilgili olarak; ... sayı ve 25.06.2019 tarihli yazısına cevaben ... tarafından 11.07.2019 tarihli yazısında; ... numaralı hatta 02.04.2014-04.04.2014 tarihleri arasında herhangi bir sim kart değişikliği olmadığı ve aynı numara için iki farklı sim kart üzerinden kullanımın mümkün olmadığının belirtildiği, ... şirketinin 21/01/2016 tarihli yazısı ekindeki dökümlerle ilgili olarak; 03.04.2014 tarihindeki SMS'lerin ... numaralı aboneye gönderildiği görülmüş, dava ile ilgili olup olmadığının belirlenmesinin taraflarınca mümkün olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, aynı IP numarasıyla kısa aralıklarla gerçekleştirilen işlemler içinden küçük meblağlı işlemlere itiraz etmezken büyük meblağlı dava konusu işlemlere karşı itirazda bulunulması hususu ile ilgili olarak; bu hususun taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davalı bankanın internet bankacılığı sistemi ile bu sistemin yazılım programı üzerinde inceleme yapılarak dava konusu işlemlerin tek kullanımlık şifre kullanılarak yapılıp yapılmadığı ve tek kullanımlık şifrenin davacıya ait cep telefonuna gönderilip gönderilmediğinin belirlenmesine yönelik olarak bilgisayar mühendisi bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 19/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Telekom firmalarından mesajların ulaşıp ulaşmadığına dair bir onay alınması mümkün olmadığından (...10.06.2016 tarih ve ... ref nolu yanıt), Banka tarafından sağlanan ekran görüntülerine, taraflar arasında imzalanmış olan Elektronik Bankacılık Sözleşmesine ve ayrıca dava konusu işlemlerin de diğer işlemler gibi doğrulama kodu girilerek yapılmış olmasına dayanılarak bankanın davalıya sms gönderimini gerçekleştirdiği sonucuna varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Mahkememizin ara kararında davalı bankanın İnternet bankacılığı sistemi ile bu sistemin yazılım programı üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istendiği ancak bilirkişi tarafından söz konusu ara kararın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşıldığından, söz konusu incelemenin yapılarak istenen hususta yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 21/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; bankanın hem donanım hem yazılım olarak müşterilerine farklı güvenlik alternatifleri sunduğunu, bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ve güvenlik ödemelerinin yeterli ve uluslararası kabul görmüş nitelikte olduğunun tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça, davacının banka hesabından internet bankacılığı yoluyla başka hesaplara EFT ve havale sureti ile para çıkışı gerçekleştiğinden bahisle oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı, davacı ile davalı banka arasında 30/12/2008 tarihinde Elektronik Bankacılık Sözleşmesinin imza altına alındığı, sözleşme doğrultusunda; davacının, davalı bankanın internet bankacılığı hizmetinden yararlandığı, davacının, davalı banka nezdindeki hesabında 03/04/2014 tarihinde saat 12.34' de 40.943,94-TL' lik ... numaralı vadeli hesabının kapatılması işlemi , aynı tarihte saat 12.37' de 24.890,00-TL' lik ... numaralı ... hesabına gönderilen EFT işlemi, aynı tarih saat 13.09' da 11.403,29-TL' lik vadeli hesap kapama işlemi, aynı gün saat 13.37' de 24.117,00-TL' lik ... numaralı ... hesabına EFT işlemi, aynı gün saat 14.05' de 7.708,63-TL' lik vadeli hesap kapama işlemi, aynı gün saat 14.06' da 7.154,57-TL' lik vadeli hesap kapama, aynı gün saat 14.07' de 4.263,31-TL' lik vadeli hesap kapama işlemi ve aynı gün saat 14.20' de de 22.400,00-TL' lik ... Şubesi' nin ... numaralı ... hesabına havale işlemi yapıldığı, söz konusu işlemler sonucu davacının hesabından toplam 71.407,00-TL' lik bölümün dava dışı 3. şahısların hesabına aktarımlar yapıldığı, bu hususlarda taraflar arasında her hangi bir ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın oluşan davacı zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, internet bankacılığı üzerinden işlem yapabilmek için; ilgili bankaya ait web sitesine, kimlik doğrulama sonrasında giriş yapıldığı, giriş işlemi sonrasında interaktif bankacılık işlemlerinin yapıldığı alana ulaşıldığı, bu alanda yapılan işlemlerde belge düzenlenmesinin ve imzanın söz konusu olmadığı, elektronik işlemlerde irade beyanının geçerli ve bağlayıcı olabilmesi için beyan sahibi tarafından elektronik olarak imzalanması, şifre ( Pın Kodu ) ve kişilerin ses, göz retinası, parmak izi gibi biyometrik özellliklere dayalı olarak oluşturulan kişisel yöntemlerin uygulanmasının gerektiği, davalı banka tarafından davacı için uygulanan sistemin şifre ( Pın Kodu ) ve cep telefonuna gönderilen SMS olduğu, ülkemizdeki genel uygulama itibariyle hesap hareketlerine ( para çekim, havale, EFT ) gibi işlemler yapıldığında hesap sahibine gerekli bilgilendirme işleminin telefon, mail, sms vasıtası ile anında bildirim yapıldığı, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; davalı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu internet güvenlik önlemlerinin yeterli ve uluslararası kabul görmüş nitelikte olduğu ve dava konusu işlemler ile ilgili olarak davacının cep telefon numarasına SMS mesajları gönderildiği ve doğru onay kodları girilerek işlemlerin gerçekleştirildiğinin belirtildiği , davacının kullandığı ...numaralı hatta 02/04/2014-04/04/2014 tarihleri arasında herhangi bir sim kart değişikliği olmadığı, aynı numara için iki farklı sim kart üzerinden kullanımın mümkün olmadığının alınan GSM şirketi yazı cevabı ile belirlendiği , bu husus göz önüne alındığında davalı bankanın savunması doğrultusunda dava konusu işlemler ile ilgili olarak da davacının cep telefonu numarasına SMS mesajlarının gönderildiği ve doğru onay kodları gönderilerek işlemlerin gerçekleştirildiğinin kabulünün gerektiği , yine bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalı bankanın, müşterilerinin kullanımına sunduğu internet güvenlik önlemlerinin yeterli ve uluslar arası kabul görmüş nitelikte olduğu , dava konusu işlemler ile ilgili olarak da davacının cep telefonu numarasına SMS mesajlarının gönderildiği ve doğru onay kodları gönderilerek işlemlerin gerçekleştirildiği, davalı bankanın gerekli önlemleri aldığı ancak bir güven kurumu olması gereken bankaların hafif kusurlu da olsa müşterileri tarafından kendilerine teslim edilen emaneti koruma yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemesi, müşterisinin genel hesap hareketlerine uygun olmayan tutarlardaki hareketlerinden dolayı kendisini arayarak onay almamasının davalı bankanın kusuru olarak kabul edilebileceği ve söz konusu eksik işlem sebebiyle davalı bankanın % 10 olarak kusurlu olduğu , davalının kusur oranı göz önüne alındığında , oluşan davacı zararının % 10 u olan 7.141,00-TL den davalı bankanın sorumlu tutulmasının gerektiği , davalı bankanın davacının müracaat tarihi olan 22/04/2014 tarihi itibarıyla temerrüte düştüğü incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 7.141,00-TL' nin 22/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 487,80-TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 462,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, (Bozma öncesi mahkememizin ...Esas sayılı dosyasından 29/05/2017 tarihinde yazılın ... harç numaralı harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilip edilmediğinin sorulmasına, tahsil edilmiş ise 4.852,61 TL nin davalıya iadesinin, tahsil edilmemiş ise harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenilmesine)
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 7.141,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 31 davetiye gideri 451,10-TL, bilirkişi ücreti 1.500,00-TL, posta masrafı 29,00 TL olmak üzere toplam 3.109,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 198,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 12 davetiye gideri 151,70-TL, posta masrafı 78,30 TL olmak üzere toplam 230,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 207,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan bölümünün davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça yatırılan 54,20-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.
21/11/2023
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır