T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/237 Esas
KARAR NO: 2023/732
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2017
KARAR TARİHİ: 03/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin, yurt içi ve yurt dışı kargo hizmeti veren bir taşıma şirketi olduğunu, müvekkil şirket ile borçlu şirket arasında, müvekkilinin ticari iştigal konusuna dayalı bir hizmet sağlama ilişkisi mevcut olduğunu ve davacı müvekkil şirketin davalı/borçlu şirketin taşıma işlerini yaptığını, 13 Mayıs 2015 tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 364. sayfasında ilan edildiği üzere, davalı-borçlu şirketin ticaret unvanının... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. olarak değiştiğini, davalı borçlu şirket ile mevcut ilişkinin ticari nitelikte ve süreklilik arz ettiğini, . söz konusu "süreklilik" unsuruna binaen taraflar arasında 01.04.2014 tarihli YURT İÇİ TAŞIMA ve CARİ HESAP SÖZLEŞMESİ imzalandığını, sözleşme uyarınca İzmir Mahkemelerinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, davacı alacaklı müvekkil şirket ile davalı-borçlu şirket arasında imzalanan 01.04.2014 tarihli taşımacılık ve kargo sözleşmesinin ( EK-4) 13. Maddesinde bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar için İZMİR Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, para borçlarında ifa yerinin aksine bir anlaşma yok ise alacaklının ödeme yeri olması nedeniyle de takipte İZMİR icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşme ile cari hesap ilişkisi içinde olduğu davalı şirkete karşı tüm hizmetleri yerine getirdiğini, taşımaları yaptığını, her bir hizmet karşılığı kendisine faturaların kesildiğini, davalının, 14.03.2017 tarihli Hesap Ekstresine göre takibe konu bakiyenin 7.025,87 TL borcu kaldığı görüldüğünü ve bakiye cari hesap bedeli ödenmediğinden bahisle, davalının İzmir...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazları sebebiyle davalı-borçlu aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket merkezi ve adresinin Denizli olması nedeniyle HMK 6. Maddesindeki genel yetki kuralına göre müvekkili olan tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olan Denizli mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde söz ettiği 01.04.2014 tarihli sözleşmede uyuşmazlıklarda İzmir mahkemeleri yetkili olduğu belirtilmiş ise de; söz konusu davaya dayanak gösterilmesini kabul etmediklerinden İzmir mahkemelerinin yetkisini kabul etmediklerini, davacı şirketin müvekkili şirketten alacakları oluğu gerekçesi ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Sayılı dosyası ile icra takibi ilişkin olarak taraflarıncayasal süresi içinde "borca, takibe, yetkiye ve faize" itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, müvekkil şirketin Denizli'de tekstil imalatıyla uğraştığını, ürünlerin Türkiye'deki illere gönderildiği gibi Dünya'nın çeşitli ülkelerine de ihraç edildiğini, müvekkil şirket ve Alman firması olan Rheınwalt arasında 02.02.2016 tarihinde,390 adet t-shirt tanesi 7,25 euro ve toplamda 2.827,50 euro olacak şekilde Almanya'ya İhraç için anlaştıklarını, Gümrük beyannamesi ise FCA (FREE CARR1ER) olarak düzenlendiğini, dış ticaret mevzuatında FCA şeklindeki fatura düzenlemelerinde; satıcı malların gümrük işlemi için belirlenen tarih ve yerde ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği anda teslim işlemlerinin tamamlandığı ve bu andan itibaren tüm risk ve masrafların alıcı tarafına geçtiğini, burada ihracatcının sorumluluğunun malları teslim ettiği son bulduğu, gümrük beyannamesinde yer ve tarih kısmında İSTANBUL 03.02.2016 yazdığı, bu aşamadan sonra müvekkilinin taşımaya ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını, yapılan sözleşme gereği; toplamda 7 koli olan malların taşıma işleminin Alman ...irmasının talebi üzerine davacı şirketin üstlendiğini, taşıyıcı firmayı seçmek ve ücretini ödemek külfetinin alıcıya ait olduğunu, malların 02.02.2016 tarihinde müvekkili tarafından imzalanan konişmento ile ihracatın yapılacağı firmaya gönderildiği, konişmentonun, ücret, harç ve vergiler kısmında alıcının işaretlendiğini, göndericinin UPS hesap numarasının boş bırakıldığını, bunun taşıma masraflarına kimin katlanacağını ortaya çıkardığını, alıcının taşıma ücretinin fazla gelmesi nedeniyle ödeme yapmaktan imtina ettiğini,alacağını, malı alan firmadan tahsil edemeyen davacının faturayı bu kez müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkilinin borcu kabul etmemesi nedeniyle faturayı iade ettiğini, daha sonra davacının 17.840,00 TL alacak talebinde bulunduğunu, müvekkilinin 8.532,05 TL vadesi dolmayan cari hesap borcunu kabul ettiklerini, bunun üzerine davacı tarafın dava konusu icra takibini başlattıklarını ve taraflar arasındaki 01.04.2014 tarihli sözleşmenin yurtdışı taşımalar için geçerli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, davacının icra takibinde kötü niyetli olması sebebi ile müvekil şirket lehine %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, davalı hakkında 17.03.2017 tarihinde 7.025,87 TL asıl alacak ve 190,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.216,29 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalının yetkiye ve borca itirazı nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimat ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir... tarafından düzenlenen 07.10.2021 tarihli raporda; Davalının defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ile davalı arasında davalı tarafın resmi defterlerine göre ticari ilişkinin bulunduğu, davalı tarafın incelenen defterlerine yansıyan ticari işlem kayıtlarına göre, davalı ile davacı taraf arasında 20.03.2017 icra takip tarihi itibariyle cari borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, taraflar arasından cari borç/alacak bakiyesi farkının, davacı tarafça düzenlenmiş “ALICI ÖDEMELİ GİDİP, ALICISI TARAFINDAN ÖDEMESİ KABUL EDİLMEYEN GÖNDERİ İLE İLGİLİ ULUSLARASI TAŞIMA ÜCRETİ” açıklamalı 28.04.2016 tarihli ...nolu 7.025,82 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş 05.05.2016 tarihli Honaz Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamesinde “04.05.2016 tarihinde... numaralı 28.04.2016 tarihli faturayı teslim aldık. Firmanın böyle bir hizmet alımı mevcut olmadığını belirtiriz. Fatura bedelini ve faturayı kabul etmediğimizi ve fatura aslını tarafınıza iade ettiğimizi ihtaren bildiririz” bilgisini ve ihtarını davacı taraf bildirdiği, anılan faturanın davalı taraf resmi defterlerinde kayıtlı olmadığı, dosya muhteviyatına sunulu taraflar arasında 01.04.2014 tarihinde akdedilmiş sözleşmenin 8.maddesinin "SÖZLEŞME KONUSU" başlığı açıklamasında “İş bu sözleşmenin konusu göndericinin göndereceği ve kendisine gelecek v.s. kargonun iş bu sözleşme, bu sözleşmenin ayrılmaz bir bütünü olan UPS Yurtiçi Taşıma koşulları, revize formları ve UPS'nin sahip olduğu taşıma belgeleri çerçevesinde UPS'nin taşıma hizmeti ve tarafların bunlarla bağlı oldukları yükümlülüklerdir.” hükmünün bulunduğu, davacı ve davalı arasında dosya muhteviyatına sunulu YURTDIŞI taşıma sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle taraflar arasında cari borç/alacak bakiyesi uyumsuzluğunu oluşturan davacı tarafça davalı adına düzenlenmiş “ALICI ÖDEMELİ GİDİP, ALICISI TARAFINDAN ÖDEMESİ KABUL EDİLMEYEN GÖNDERİ İLE İLGİLİ ULUSLARASI TAŞIMA ÜCRETİ” açıklamalı 28.04.2016 tarihli... nolu 7.025,82 TL. tutarlı faturanın davacı tarafça davalı tarafa rücu edilip edilemeyeceği ile ilgili tespit yapılamadığı, davacının davalı tarafı usulüne uygun temerrüde düşürdüğü tarihin 20.03.2017 icra takip tarihi olduğu, bu nedenle icra takibinde talep ettiği 190,47 TL. işlemiş faizin yerinde olmadığı bildirilmiştir.
3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İstanbul Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmak suretiyle davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya kapsamı belgeler incelenmek ve davalı şirket kayıtları üzerine talimatla alınan rapordaki kayıtlar karşılaştırılmak suretiyle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takibe konu tutar kadar taşımadan kaynaklı bir alacağının bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi Naciye Gülnergiz ile taşıma uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.02.2022 tarihli raporda; davacının incelemeye ibraz edilen 2016, 2017 resmi kayıtlarının TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak tutulduğu, 2016 yılına devreden cari hesap bakiyesinin 06.02.2017 tarihi itibariyle 7.025,87 TL düzeyine indiği, davacının cari hesap kayıtlarına göre davalıdan 7.025,87 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, bu tutarın takip bakiyesi ile uyumlu olduğu, taraflar arasında ihtilaf konusu olan davaya konu 7.025,82 TL tutarlı faturanın takip hesaplarına intikal ettirilen tutarın kaynağı olduğunun tespit edildiği, başka bir deyişle söz konusu fatura dışında davacının davalıdan başkaca bir alacağının bulunmadığı davacının gördüğü taşıma işi karşılığı gönderilenden tahsil edemediği taşıma bedeli konulu alacağı davalıdan talep ve dava edebileceği bildirilmiştir.
4-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında en son rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 12.09.2022 tarihli ek raporda; kök raporda varılan kanaatlerin ticari defter kayıt ve belgeleri ile taraflar arasında çerçeve mahiyette taşıma ve cari hesap sözleşmesi yürürlükte olduğu kabul edildiğinde aynen korunduğu, uygulamada, sadece “uluslararası” ya da “yurtiçi” çerçeve sözleşmelerle ulusal hem uluslararası taşımalarda taşıyıcı ve gönderen sıfatlarının tespite elverişli ticari teamüllere göre, yurt içi sözleşmenin somut olayda uluslararası taşımaya da teşmil edilmesi halinde, kök rapor kanaatlerinin devam edeceği, buna karşın, çerçeve sözleşmenin sadece yurtiçi taşımalar için akdedildiği kabul edilecek olursa, davalının haklı olacağı, zira FCA satış teslim şekline göre satış ve taşıma sürecinde gönderen sıfatının alıcı-Alman şirkete ait olacağı, bunun aksini yani davalının gönderen sıfatını davacının ayrıca ispat etmesi gerekeceği, bu çerçevede, taraflar arasında sözleşme ve cari hesap ilişkisine göre, davacının uluslararası taşımada da aynı şartlarda taşıma yaptığı kabul edilecek olursa, kök raporun yerinde olduğu; aksi kanaat halinde ise davalının iddia edilen borçtan sorumlu tutulamayacağı; bu kapsamda her türlü niteleme, takdir ve değerlendirme ile kanaatin yüce mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir.
5-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında en son rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden 2.kez ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 07.06.2023 tarihli ek raporda; 2.ek görevlendirmesi gözetilerek yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, birinci ek rapor sonuç ve kanaati değiştirecek yeni bir sonuç ve kanaat hasıl olmadığı, taraflar arasında çerçeve sözleşme uluslararası taşımalar için uygulanabileceği kanaatine varılacak olursa, davacının asıl alacak ve faiz taleplerinin yerinde görülebileceği, somut olayda davacının, davalı tarafından FCA ihracat teslim şekli ile ihraç edilen emtia taşımasında taşıma bedeli ve süreç masraflarını dava dışı alıcıdan alacağını bilerek taşıma sürecini üstlendiği gözetilerek, davalının dava konusu fatura bedeli ve ferilerinden sorumlu tutulamayacağı değerlendirildiği bildirilmiştir.
Mahkememizin 08/05/2018 tarih, ... karar sayılı kararı ile, "davanın yurtdışı taşımadan kaynaklandığı, davacı taraf, taraflar arasında yetki sözleşmesi olduğunu ileri sürmüş ise de, taraflar arasında 01.04.2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin Yurt İçi Taşıma Ve Cari Hesap Sözleşmesi olduğu, dolayısıyla yurtdışı taşımaları kapsamadığının anlaşıldığı, davalı borçlunun, süresi içerisinde icra dairesine yetkisine itirazda bulunduğu, davanın, taşımaya dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup taşıma alacağı para borcu olması nedeniyle 6098 sayılı TBK'nun 89.maddesi gereğince alacaklının ifa zamanında mukim bulunduğu yerde, HMK 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yerinde ve davalının bulunduğu yerde de dava ve takip yapılabileceği, somut olayda, davacının mukim bulunduğu yerin Zeytinburnu /İstanbul, davalının Honaz -Denizli'de bulunduğu ve sözleşmenin ifa yerininde Denizli olduğu, dolayısıyla icra takibinin anılan yerlerde yapılması gerekirken İzmir'de yapıldığı, bu haliyle İzmir İcra Daire'sinin yetkili olmadığı sonucuna ulaşıldığı, itirazın iptali davasının görülebilmesinin, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, ortada geçerli bir takip yoksa, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen imkan bulunmadığı, icra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemeyeceği, o halde mahkemenin, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinde, eldeki davada, öncelikle bu itirazı inceleyerek sonuçlandırmasının gerektiği, somut olayda, İzmir İcra Dairesinin yetkili olmaması ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İZMİR BAM...HUKUK DAİRESİ'NİN ... KARAR SAYILI KARARI ile : "Davacı ile davalı arasında akdedilen yurt içi taşıma ve cari hesap sözleşmesinin çerçeve sözleşmesi mahiyetinde olduğu, davacı tarafından ihracatı yapılan ürünlerin UPS İstanbul 'daki adresine taşınan ürünlerin davalı tarafından imzalanan belgeye göre "sözleşmenin konusu göndericinin göndereceği ve kendisine gelecek vs kargonunu iş bu sözleşme işbu sözleşmenin ayrılmaz bir bütünü olan UPS yurt içi taşıma koşulları revize formları ve UPS'nin sahip olduğu taşıma belgeleri çerçevesinde UPS' nin taşıma hizmeti ve tarafların bunlarla bağlı olduğu yükümlülüklerdir. " düzenlemesinin bulunduğu ayrıca İzmir mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığının görüldüğü, HMK 17.maddesi gereğince tacirler aralarında doğmuş ve doğabilecek uyuşmazlıklardan bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabileceklerinden çerçeve sözleşme kapsamına göre İzmir Ticaret Mahkemelerinin ve icra dairesinin yetkili olduğu anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkememizin ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılamada, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde;
Davanın, İİK 67. madde gereği cari hesaba dayalı alacağın tahsili için yapılan takipte itirazın i iptali istemine ilişkin olduğu, davalı-borçlu şirketin ticaret unvanının... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. olarak değişmiş ve ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği,
Taraflar arasında 01/04/2014 tarihli "Yurt İçi Taşıma Ve Cari Hesap Sözleşmesi" nin bulunduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterleri ile cari hesap ekstrelerinin karşılaştırılması sonucu, taraflar arasındaki cari borç/alacak bakiyesi farkının, davacı tarafından düzenlenen "ALICI ÖDEMELİ GİDİP, ALICISI TARAFINDAN ÖDEMESİ KABUL EDİLMEYEN GÖNDERİ İLE İLGİLİ ULUSLARARASI TAŞIMA ÜCRETİ" açıklamalı 28.04.2016 tarih, A175109 nolu ve 7.025,82 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, bu faturayı, davalının, hizmet alımı olmadığı gerekçesiyle noter kanalıyla davacıya iade ettiği,
İzmir ...İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyasının incelenmesinde ; alacaklı-davacı tarafından borçlu -davalı şirket aleyhine 7.025,82 TL asıl alacak ve 190,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.216,29 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı-borçlu’ya 22.03.2017 tarihinde tebliğ edildiği,davalı-borçlunun 24/03/2017 tarihindeki ödeme emrine ikametgahının Denizli olduğu , takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı ve borcu bulunmadığı beyanıyla itirazı üzerine takibin durduğu , davanın 08/06/2017 tarihinde yasal bir yıl içinde açıldığı,
Taraflar arasında YURTDIŞI taşıma sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasında bulunan 01/04/2014 tarihli "Yurt İçi Taşıma Ve Cari Hesap Sözleşmesi" nin, yurtdışında uygulanacağına dair bir sözleşmenin bulunmadığı, bu konuda ispat yükü kendisine düşen davacının delil ibraz etmediği, davalı şirket ve Alman firması olan... arasında yapılan satış şeklinin FCA olduğu, bu satış teslim şeklinin davacının bilgisi dahilinde olduğu, somut uyuşmazlıkta , davacının taşıma işini alırken navlun ve sair alacaklarını Rheınwalt firmasından alacağını bilerek taşıma işini üstlendiği, bu nedenle davalının taşıma ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine ve davacının takipte kötüniyetle hareket ettiği ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 119,99 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 149,86 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesaplanan 7.025,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri itibariyle kesin olarak karar verildi. 03/10/2023
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza