T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/266
KARAR NO : 2025/745
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/04/2021
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 08/04/2021 tarihli dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasındaki akdedilen 22/11/2019 başlangıç 22/11/2024 bitiş Tarihli Tüplü Bayilik sözleşmesine (EK-İ Sözleşme) istinaden müvekkili şirketin Tüplü bayii olarak çalıştığını, davalı ile müvekkili şirket arasındaki akdedilen 22/11/2019 başlangıç 22/11/2024 bitiş Tarihli Tüplü Bayilik sözleşmesinin (EK-2 de sunulu) Tüplü Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolünün 3.maddesi gereğince davalının aylık asgari 20 ton LPG satma taahhüdü bulunduğunu ancak davalının sözleşme süresi boyunca genel olarak bu taahhüdüne uymadığını , sözü edilen taahhüde uyulmaması dolayısıyla müvekkili şirketin mahrum kaldığı kar miktarı zararı doğduğunu yine davalı ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin — 19/08/2020 tarihinde müvekkili tarafından haklı nedenle fesih edilmesine rağmen davalı mülkiyeti müvekkil şirkete ait 968 adet 2 kg lık , 2152 adet 12 kg lık ,41 adet 24 kg lık ve 36 adet 45 kg lık tüpleri iade etmediği gibi bedellerini de nakden ödemediğini, davalı ile müvekkili şirket arasındaki akdedilen 22/11/2019 başlangıç 22/11/2024 bitiş Tarihli Tüplü Bayilik sözleşmesinin aynı tarihli (EK-2 de sunulu) Tüplü Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolünün 3.maddesi gereğince aylık asgari 20 ton LPG satma taahhüdüne uygun davranması yönünde Kartal...Noterliği ' nin 30/03/2020 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi (EK-3 sunulu) çekildiğini ve ihtar edilmesine rağmen taahhütlerine uymadığını, bunun üzerine davalı ile müvekkili şirket arasındaki akdedilen 22/11/2019 başlangıç 22/11/2024 bitiş Tarihli Tüplü Bayilik sözleşmesinin aynı tarihli (EK-2 de sunulu) Tüplü Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolünün 3.maddesi gereğince aylık asgari 20 ton LPG satma taahhüdüne uymaması nedeniyle müvekkili şirketin mahrum kaldığı kar miktarı zararının ödenmesi ve yine mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan davalının uhdesinde bulunan iade etmediği tüplerin bedelinin iadesi ve haklı nedenle sözleşmenin feshi hususunda davalılara Kartal...Noterliği ' nin 19/08/2020 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesinin (EK-4 sunulu) çekildiğini ve ihtar edilmesine rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bütün bu sebeplerle; davalının Tüplü Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolünün 3.maddesi gereğince aylık asgari 20 ton LPG satma taahhüdüne uymamasından kaynaklı, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili şirketin kar mahrumiyeti tazminatı alacağı 5.000,00 TL'nin ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan davalının uhdesinde bulunan iade etmediği tüplerin bedeli olan fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tüp bedellerinin işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili amacıyla bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirtmiş , davalının Tüplü Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolünün 3.maddesi gereğince aylık asgari 20 ton LPG satma taahhüdüne uymamasından kaynaklı, fazlaya ilişkin dava ve talep haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili şirketin kar mahrumiyeti tazminatı alacağı 5.000,00 TL'nin ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan davalının uhdesinde bulunan iade etmediği tüplerin bedeli olan fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tüp bedellerinin işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği 21/09/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafça mahkeme huzurdaki dosyası ile müvekkiller aleyhine; 5.000 TL. kar mahrumiyeti tazminatı, 5.000 TL. iade edilmeyen tüp bedeli olmak üzere toplam 10.000 TL. talepli dava ikame edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile aralarında 22.11.2019 tarihli 5 yıl süreli Tüplü Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini; sözleşmenin sona erme tarihinin 22.11.2024 tarihi olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkilinin aylık 20 ton LPG satma taahhüdü olduğunu; sözleşmenin müvekkilinin bu taahhüdüne uymadığı gerekçesi ile davacı tarafça feshedildiği iddialarına dayandığını, davacı tarafın iddia ve taleplerinin haksız ve hukuki mesnedden yoksun olduğunu, dava dilekçesinin müvekkillerine usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediğini, HMK m. 121 uyarınca dava dilekçesi eklerinin dava dilekçesine eklenmesi; HMK m. 122 uyarınca da dava dilekçesinin ekleri ile birlikte davalı tarafa tebliği zorunlu olduğunu, müvekkillerine dava dilekçesinin eklerinin tebliğ edilmediğini, UYAP sisteminden dosya incelendiğinde davacının temel dayanağı olan sözleşme ve fesih ihtarının dava dilekçesine eklenmediğinin anlaşıldığını, bu biçimde müvekkillerine yalnızca dava dilekçesinin gönderilmesinin açıkça usule aykırı olup; öncelikle dava dilekçesinin ekleri ile birlikte dosyaya sunularak tebliği için ara karar oluşturulmasını talep ettiklerini, davacının her iki müvekkiline birden husumet yöneltmiş ise de; hangi müvekkiline sözleşme tarafı hangi müvekkiline kefalet sorumluluğu nedeni ile husumet yönelttiğini belirtmediğini, kefaletin geçerli olabilmesi için öncelikle kefilin isim ve soy isminin sözleşmede açıklıkla yazılı olması gerektiğini, iddia konusu sözleşmelerde usulüne uygun biçimde alınmış bir kefalet sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle; davacı tarafa hangi müvekkili yönünden kefalet sorumluluğu yönünden dava yöneltildiğinin açıklattırılması; akabinde kefalet sorumluluğu yöneltilen müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tek taraflı hazırlanıp müvekkiline imza ettirildiğini, haksız genel işlem şartı mahiyetinde olduğunu, TBK m. 20 : Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz. Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez. Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz. Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.” hükmüne yer verdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde davacı tarafından tüm bayiler için hazırlanmış olan ve bayiilerin müdahale imkanı olmayan TBK’nın 20. Maddesinde tanımlandığı hali ile Genel İşlem Şartı mahiyetinde bir sözleşme olduğu tartışmasız olduğunu, sözleşme hükümleri incelendiğinde dikkat edileceği üzere bayiye en ufak bir biçimde hak bahşedilmemekte olup; tamamı ile yanlı biçimde küçük olan bayinin haklarını haleldar eden güçlü olan davacıyı tek başına koruyan bir sözleşme olduğunun tartışmasız olduğunu, dikkat edilir ise söz konusu sözleşmede davacının fesih hakkının düzenlendiğini ve fakat bayiinin fesih hakkının düzenlenmediğini, fesih halinde davacının hakları düzenlendiği fakat yine fesih halinde bayinin hakları düzenlenmediğini, müvekkilinin küçük bir esnaf işletmesi olduğunu, müvekkilinin Türkiye’nin güçlü sermaye şirketlerinden davacıya karşı söz konusu sözleşmeye imza anında müdahale imkanına sahip olduğunu, başta cezai şart maddeleri olmak üzere sözleşme maddelerinin müzakere edilerek kabul edildiğini iddia etmek etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının aynı sözleşmeyi tüm küçük bayilerine birebir imzalattığını, TBK m. 21 :”Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.” TBK m. 22 “Sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez.” müvekkilinin karmaşık sözleşme hükümler ile ilgili bilgilendirilmediği gerçeği de ele alındığında TBK m. 21-22 uyarınca sözleşmede yer verilen tazminat ve cezai şart maddelerinin yazılmamış sayılması gerektiğini, TBK m. 25 : “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.” anılan hüküm uyarınca da genel işlem koşulu mahiyetindeki sözleşmelerin sözleşme serbestisi sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini; dolayısı ile bu sözleşmelerdeki haksız, muğlak ve TMK m 2’ye aykırı hükümlerinin sözleşmeyi düzenleyenin lehine; karşı tarafın aleyhine yorumlanamayacağının açıkça düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davacı tarafından genel işlem şartı mahiyetinde olduğunun açık oluşu karşısında; davacı tarafın işbu davaya mesned aldığı dürüstlük kuralına aykırı sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunmasının TBK m. 25 uyarınca hukuken kabul edilemez olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın TBK m 20 vd. uyarınca yazılmamış sayılması gerekli - geçersiz sözleşme maddelerine dayanması nedeni ile reddini arz ve talep ettiklerini, davacının müvekkiline 30.03.2020 tarihinde noter ihtarı keşide ederek aylık asgari 20 ton alım taahhüdünü yerine getirmesini iddia ettiğini; 19.08.2020 tarihinde bu taahhüd yerine getirilmediği için sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini iddia ettiğini, tüm dünyanın bilgisi dahilinde olduğu üzere 2019 yılı sonu itibari ile küresel pandemi covid 19 salgını başladığını , çok geçmeden 2020 yılı Şubat ayı itibari ile salgının ülkemizde baş gösterdiğini ,2020 Mart ayında ise zirve noktalara çıkmaya başladığını, davacın ilk ihtarını çektiği tarih tam olarak COVİD 19 salgınının zirveye çıkmaya başladığı; kamu makamları tarafından “EVDE KAL TÜRKİYE” kampanyalarının yapıldığı; aylar süren fiili ve yasal karantina süreçlerinin başladığı dönemlere denk geldiğini , sözleşmenin feshedildiği 2020 Ağustos ayının ise hergün binlerce vaka, yüzlerce ölümün vukubulduğu dönemler olduğunu, dünyada bir çok büyük sanayi kuruluşunun dahi üretimleri durdurduğu döneme denk gelen bu dönemlerde, genel işlem şartı mahiyetinde sözleşme imzalatılmış olan, küçük esnaf müvekkilinin sözleşmesinin sözleşmedeki alım taahhüdünü yerine getirmediği için feshedilmesinin haksız ve kötüniyetli feshin tipik örneğini teşkil ettiğini, tam olarak mücbir sebep sayılan bir dönemdeki alım taahhüdünün yerine getirilmemesinin davacı tarafa fesih hakı tanımayacağının izahtan vareste olup; davacının haksız ve kötüniyetli feshi nedeni ile asıl zarara uğrayan tarafın müvekkili olduğunu, bu nedenle davacının feshe dayalı dava konusu taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın fesih sonrası müvekkili nezdinde bir kısım tüpler kaldığını; bunların teslim edilmediğini; iddia ettiğini, bu iddianın gerçek dışı olduğu gibi; hukuki mesnedden de yoksun olduğunu, öncelikle müvekkili nezdinde tüp kalmadığını, Hukuk Muhakemesinin temel kaidesi olan “müddei iddiasını ispatla mükelleftir” kuralı çerçevesinde davacı tarafın müvekkili nezdine tüplerinin kaldığı iddiasını ispatlaması; üstelik bu durumu yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, bu çerçevede davacının bu durumu karşılıklı imzalı teslim tutanakları ile ispatlamasının zorunlu olduğunu , eğer davacı kendi mülkiyetinde bulunan bir kısım tüpleri müvekkiline zilyed sıfatı ile teslim etti ise; bu teslimatın bir teslim tutanağı olmadan yapılmasının hayatın olağan akşına aykırı olduğunu, bu teslim tutanağında müvekkilinin de imzası olması gerektiğini, davacının bu konuda müvekkilinin imzasına havi bir teslim tutanağından bahsetmediği gibi; delil olarak da bu yönde bir tutanağa dayanmadığını – dayanamadığını, tüm tüm LPG piyasasında uygulana gelen kural gereği; tüplerin, bayiden depozito alınmadan, bayiye teslim edilmediğini, eğer müvekkili nezdinde tüp kaldı ise ilgili tüpün depozitosunun da davacı nezdinde bulunması işin işleyişinin gereği olduğunu, bu durumda da davacının nezdindeki depozitoyu iadesi veya en azından mahsubu zorunlu olduğunu, bu durumda da davacının müvekkili nezdinde tüp bedelinden kaynaklı alacağı olması olanaklı olmadığını, dolayısı ile davacı müvekkili nezdinde mülkiyeti davacıya ait tüp bulunduğu iddiasını kanıtlayamamış olup; bu konudaki talebinin red edilmesi gerektiğini, davacı tarafın sözleşmeyi haklı nedenle fesih iddiası ile kar mahrumiyeti talebinde bulunduğunu, öncelikle yukarıda arz edildiği üzere sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini, üstelik her halukarda müvekkilinin feshi nedeni ile davacı tarafın kar mahrumiyeti de doğmadığını, davacının söz konusu fesih sonrası aynı il ve bölgede bulunan diğer bayiler ile satışlarını zaten sürdürdüğünü, bir an için davacının feshinin haklı olduğu varsayılsa dahi; kar mahrumiyeti talep edilir iken davacı tarafın geçek zararı hesaplanması gerektiğini, bu hesaplamada davacının salt müvekkili ile geçmişte yaptığı ticaretin cirosu esas alınarak hesaplanamayacağını, davacının müvekkilinin sözleşmesinin feshi öncesi ve sonrası toplam satışları esas alınmalı; bu satışlarda düşüş var ise ve bu düşüsün müvekkili feshinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılması gerektiğini, bu araştırma yapıldığında davacının fesih nedeni ile kar mahrumiyetine uğramadığı, sürdürdüğünün açıklıkla görüleceğini, tüm bu nedenlerle davacının kar mahrumiyetine dayalı davasının da reddi gerektiğini belirtmiş , öncelikle dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun biçimde taraflarına tebliğine; öncelikle davanın usulden reddine; bu istemin kabul edilmemesi halinde toplanacak deliller çerçevesinde haksız, hukuki mesnedden yoksun ve kötüniyetli davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kartal.... Noterliği ' nin 30/03/2020 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelemesinde ; keşidecinin ... San. Ve Tic. AŞ, muhatapların ... , ihtarname konusunun taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerinde yer alan yükümlülüklere uygun davranılmasının ihtarı olduğu belirlenmiştir.
Kartal ...Noterliği ' nin 19/08/2020 tarih,... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelemesinde; keşidecinin ... San. Ve Tic. AŞ, muhatapların... ve..., ihtarname konusunun taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerinin haklı sebeple feshedildiğinin ihtarı olduğu, ihtarname içeriğinde sözleşme ve eklerine aykırılıkların düzeltilmesi için Kartal .... Noterliği ' nin 30/03/2020 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği ancak herhangi bir düzelme olmadığından 22/11/2019 tarihli Tüplü Bayilik Sözleşmesi ve Eklerinin haklı sebeple feshedildiğinin bildirildiği, ihtarnamede ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde mülkiyeti davacı şirkete ait olan 968 adet 2 kg lık, 2152 adat 12 kg lık, 41 adet 24 kg lık ve 36 adet 45 kg lık tüpün iadesinin, 541.666,67 TL cezai şart, 1.387.256,85 TL mahrum kalınan kar ve toplam 51.998,64 TL borcun ihtarname tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin muhataplarına 10/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde talimat mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 19/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; mahkeme görevlendirmesi, dosya içeriği ve dosyada mevcut delillerin yukarıda detaylı olarak ele alınıp incelenerek değerlendirilmesi neticesinde, her türlü hukuki
mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile delillerle doğrudan temas eden mahkemeye
ait olmak üzere ; davacı ... San. ve Tic. A.Ş. ticari defter ve kayıtlarının HMK 222.
Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan ALACAĞI olmadığı sonuç ve görüşlerine, ulaşıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ve eklerine göre davalının davacıdan tüp ve LPG alıp almadığı, aldı ise miktarları, davalının aldığı tüp ve LPG leri iade edip etmediği, davalının alınan LPG ve tüplere ilişkin davacıya ödeme yapıp yapmadığı, sözleşmenin başlangıcı olan 22.11.2019 tarihinden itibaren davalının aylık 20 ton LPG satıp satmadığı, davacıdan satına alınan tüplerin ve LPG lerin davalının envanterinde ve diğer kayıtlarında olup olmadığının tespiti yönünde talimat mahkemesince bilirkişiden ek rapor istenilmiş, alınan 15/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı tarafından davalıya keşide edilen fatura, irsaliye ve aralarındaki sözleşme
şartlarına göre, davacının davalından kar mahrumiyeti olarak 1.387.256,85 TL , cezai
şart tutarı olarak : 541.666,67 TL talep edebileceği, davacı tarafından davalıya keşide edilen faturalara göre 2 kg Tüp adedinin: 1.151 , 12 kg Tüp adedinin: 2393, 24 Kg Tüp Adedinin: 44, 45 kg tüp adedinin: 37 olabileceği, boş tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı davacının davalıya gönderdiği
ihtarnamedeki tüp miktar ve birim fiyatları dikkate alındığında davacının davalıdan
tüp bedeli olarak 53.641 USD alacağı olabileceği , dosyada davalı tarafından ihtarnameye cevap yazısına rastlanılmadığı, davalının
davacıya boş tüpleri iade edip etmediğinin tespit edilemediği,
davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin şartlarına göre davacının, davalıdan olan
alacaklarına karşı aylık %10 ‘a kadar gecikme faizi talep edebileceği, ( Madde 14)
sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme ve eklerine göre davalı tarafın davacı taraftan sözleşmenin akdedildiği 22/11/2019 tarihinden davalı tarafın bağlı bulunduğu Menemen Vergi Dairesinden işyerini kapattığı 30/01/2020 tarihine kadar 33.739 Kg. Muhtelif ebatlarda tüp LPG satın aldığı, davalı tarafın kayıtlarında bulunmayan 1 adedi normal fatura, 5 adedi e-Arşiv Fatura olmak üzere, toplam 6 adet 24.648,29 TL. tutarındaki faturalar ve 3.616,59 TL. tutarındaki protestolu senetlerin protesto masrafları ödemelerine ait belgelerin davacı tarafından davalı tarafa tebliğ ve faturalardaki malların teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi halinde, davacı tarafın davalı taraftan faturalardan, protestolu senetlerin protesto masraflarından ve ipotek tapu harcından dolayı (238.239,39+24.648,29+3.616,59+2.276,00)= 268.780,27 TL. tutarında alacaklı olduğu, davalı tarafın davacı satın almış olduğu tüp LPG lere ilişkin olarak davacı tarafa dava tarihi olan 08/04/2021 tarihi itibarıyla toplam 90.324,00 TL. tutarındaki davacı tarafın pos cihazından kredi kartı ile yapılan çekimler ile bankalardan toplam 115.390,50 TL. tutarındaki havaleler olmak üzere (90.324,00+115.390,50)=205.714,50 TL. tutarındaki ödemelerin yapılmış olduğu, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş olan toplam 4 adet 9.410,18 TL. tutarındaki (mutfak depozito iade, ipotek katılım, 11-12 bayi destek ve reklam katılım bedeli) faturalarının tanzim edilmiş olduğu, davalı tarafın davacı tarafa dava tarihi olan 08.04.2021 tarihi itibarıyla; (268.780,27-205.714,50-9.410,18)= 53.655,59 TL. tutarında borçlu olduğu, dava tarihi olan 08.04.2021 tarihinden sonra 22.12.2021 tarihinde davalı tarafından davacı tarafa 53.655,59 TL. tutarında banka havalesi ile ödeme yapılmış olduğu ve davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı tarafın satın aldığı 33.739 Kg. tüp LPG lerin bedelinin tamamının da davacı tarafa ödenmiş olduğu, taraflar arasında akdedilmiş bulunan sözleşmenin başlangıç tarihi olan 22.11.2019 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı tarafa aylık 20 ton LPG satmadığı, davalı tarafın da davacı taraftan 22/11/2019-30/01/2020 tarihleri arasındaki 70 günlük sürede 33.739 Kg. Tüp LPG'lerin satın alındığı tespit edilmiş olmakla; günlük ortalama (33.739/70 gün)= 482 Kg, aylık ortalama (482 Kg. X 30 gün)= 14.460 Kg. Tüp LPG'lerin satın alınmış olduğu, davacı taraftan satın alınmış olan tüplerin ve LPG lerin davalı tarafın İŞLETME HESABI DEFTERİNİN kayıtlarında olduğu, tarafından ve davacı tarafın ticari defterlerini inceleyen bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre; davacı tarafından davalı tarafa 3.625 adet TÜPLÜ LPG satışlarının yapılmış olduğu ve taraflar arasında alış ve satış miktarı konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafından da davalı tarafa 105 adet 30,00 TL.den 3.150,00 TL. tutarında depozito iadesi faturasının tanzim edilmiş olması nedeniyle; davacı tarafından davalı tarafa toplam 3.625 adet mutfak tüp Lpg satışı yapılmış olduğu halde ancak, bunlardan 633 adedi olan 2 Kg.Dar-geniş çember piknik tüp Lpg için depozito faturalarının, 936 adedi olan 12 Kg. Mutfak siboblu-vanalı tüp Lpg için depozito faturalarının, 21 adedi olan 24 Kg. Sanayi Lpg için depozito faturalarının, 10 adedi olan 45 Kg. Propan Lpg için olmak üzere toplam 1.600 adedi için 44.210,00 TL. tutarında depozito faturalarının tanzim edilmiş olduğu, bunlardan 518 adedi olan 2 Kg.Dar-geniş çember piknik tüp Lpg için depozito faturasının, 1.457 adedi olan 12 Kg. Mutfak siboblu-vanalı tüp Lpg için depozito faturasının, 23 adedi olan 24 Kg. Sanayi Lpg için depozito faturasının, 27 adedi olan 45 Kg. Propan Lpg için olmak üzere toplam 2.025 adet 59.515,00 TL. tutarındaki depozito faturasının tanzim edilmemiş olduğu, ancak, davalı tarafından davacı tarafa 12 Kg. Mutfak siboblu-vanalı tüp Lpg için düzenlenmiş olan 105 adet 3.150,00 TL. tutarındaki depozito iade faturasının düşülmesiyle davacı tarafın davalı tarafa bakiye 1.920 adet 56.365,00 TL. tutarında daha iade depozito faturasının tanzim edilmesi gerekmekte olup, böylece de davacı tarafın davalı taraftan söz konusu iade depozito faturasının düzenlenmesi halinde 56.365,00 TL. tutarında depozitodan dolayı alacaklı olacağı, şayet davalı tarafından davacı tarafa söz konusu boş tüplerin teslim edilmiş olduğunun ispat edilmesi halinde ise, davalı tarafın bağlı bulunduğu Menemen Vergi Dairesinden mükellefiyet kaydının terkin edilmesi nedeniyle depozito iade faturası tanzim edilemeyeceğinden dolayı da davacı tarafından davalı tarafa depozito faturasının tanzim edilmesi gerektiği ve bu faturadan dolayı da herhangi bir alacağının olmayacağı, aksi taktirde; davalı tarafından davacı tarafa söz konusu boş tüplerin teslim edilmiş olduğunun ispat edilememesi halinde ise, davacı tarafından davalı tarafa depozito faturasının tanzim edilmesi gerekmekte olup, bu faturadan dolayı da 56.365,00 TL. tutarında depozitodan dolayı alacaklı olacağı konusundaki hukuki yönden değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
LPG konusunda uzman bir sektör bilirkişisinden rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 30/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda,
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin talebi doğrultusunda, dosya içeriğinde bulunan belge,
doküman, formlar ve raporlar, teknik yönden detaylı olarak incelenip değerlendirildiğinde; 22.11.2019 davalı ile şirket arasında bayilik sözleşmesinin başlangıç tarihi
22.11.2024 davalı ile şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin son tarihi
davalı, taahhüt etmiş olduğu aylık 20 ton LPG’yi, satamadığı için, şirketin Kartal .... Noterliği ' nin
30.03.2020 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesini çektiği, şirket zararının karşılanması için ( asgari 20 ton ve iade edilmeyen tüpler) Kartal.... Noterliği ' nden
19.08.2020 tarihlil... yevmiye numaralı ihtarnamesini çektiği, 19.08.2020, sözleşmenin fesih edilme tarihi
26.01.2021, Arabuluculuk sürecinin başlama tarihi
03.03.2021 Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih, davalı;
2019 yılı Aralık ayında davacı şirketten 12.049 kg. LPG
2020 yılı Ocak ayında davacı şirketten 13.730 kg. LPG aldığı,
Şubat ayı ve sonrasında gaz alımı yapılmadığı, aylık asgari 20 ton LPG satma taahhüdü mevcut
sözleşme süresi 5 yıl, bilirkişi ...nın ek raporuna katılındığı, davacının davalından Kar Mahrumiyeti olarak 1.387.256,85 TL, Cezai Şart Tutarı olarak 541.666,67 TL talep edebileceği,
davacı tarafından, davalıya keşide edilen faturalara göre 2 kg. lık Tüp 1151 adet, 12 kg .lık Tüp:
2393 adet, 24 Kg.lık Tüp 44 adet, 45 kg. lık tüp 37 adet olabileceği,
boş tüplerin iade edilmemesinden kaynaklı davacının davalıya gönderdiği ihtarnamedeki tüp
miktar ve birim fiyatları dikkate alındığında,
davacının davalıdan tüp bedeli olarak 53.641 USD alacağı olabileceği,
dosyada davalı tarafından ihtarnameye cevap yazısına rastlanılmadığı,
davalının davacıya boş tüpleri iade edip etmediğinin tespit edilemediği,
davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin şartlarına göre davacının, davalıdan olan
alacaklarına karşı aylık %10 ‘a kadar gecikme faizi talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davacı vekili 24/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde arz edilen biçimde dava değerinin toplam 1.890.000 TL artırılmasını ve belirlenen toplam : 1.900.000 TL tutarların gecikme faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dosya heyete tevdi edilmiş, yargılamaya heyetçe devam olunmuştur.
Mahkememizin 23/01/2025 tarihli celsesinde ; davacı tarafa davacı tarafça sözleşme kapsamında başlangıçta ve devam eden süreçte davalı tarafa öncelikle tüplerin dolu olarak teslim edilip edilmediği, dolu olarak teslimi yapılmış ise daha sonraki aşamada boş tüplerin iade alınıp yerine dolu tüplerin verilip verilmediği, boş tüplerin gaz doldurulmak suretiyle tekrar davalıya teslim edilip edilmediği, sözleşmenin sona erme tarihi itibariyle davalı tarafından teslim edilmeyen boş tüp sayısının ne kadar olduğu, taraflar arasında gerçekleşen ilişkinin gaz satışı mı yoksa tüp satışı olarak mı gerçekleştiği hususunda talebini açıklamak, somutlaştırmak varsa buna ilişkin bilgi ve belgeleri sunmak üzere , davalı tarafa da sözleşme ilişkisinin sonlandırıldığında davacı tarafa teslim edilen boş veya dolu tüp sayısı ile ilgili beyanda bulunmak ve ayrıca yapılan teslim işlemi ile ilgili bilgi ve belgeleri sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş , davacı vekili Mahkememize verdiği 04/02/2025 tarihli dilekçesinde; davalılar ile yapılan Tüplü Bayilik Sözleşmesinin 10.maddesinin a bendinde belirtildiği üzere tüplerin mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkilinin gaz satışının yapılması hususunda kendi firma ismi olan tüpü imal edip gaz olarak doldurup sattığını, asıl olanın gaz satışı olduğunu, bunun yapılabilmesi için de tüpün içinde satılması söz konusu olması hasebiyle tüp imal edip doldurup sattığını, davalıların müvekkili şirketin bayisi olarak müvekkili şirketin firma isminin olduğu tüpü müvekkili adına kendi müşterilerine sattığını, davalıların müşterilerine dolu tüp sattıktan sonra tüpün bittiği zaman müşterisinden boş tüpü alıp dolu tüpü verdiğini, bayinin müşterisinden aldığı boş tüpü müvekkili şirkete getirip dolu tüp alırken gaz satışı olarak bu işlemin yapıldığını, sözleşme sona erdiğinde davalıların uhdesinde dolu olarak teslim alıp müvekkili şirkete boş olarak iade etmedikleri ellerinde kalan tüplerin söz konusu olduğunu, buna ilişkin olarak da sözleşme sona erdiğinde tüplerin iadesine yönelik olarak ihtarname çekildiğini, ihtarnameye rağmen tüplerin iade edilmediği gibi imalat bedellerinin de ödenmediğini beyan etmiş, davalılar vekili de Mahkememize verdiği 06/02/2025 tarihli dilekçesinde; müvekkili nezdinde tüp kalmadığını, tüp LPG piyasasında uygulana gelen kurul geriği tüplerin bayiden depozito alınmadan bayiye teslim edilmediğini, davacının müvekkili nezdinde mülkiyeti davacıya ait tüp bulunduğu iddiasını kanıtlayamadığını beyan etmiştir.
Sözleşmede bahsi geçen ve dava konusu edilen tüplerin rayiç imalat bedelinin fesih tarihi olan 19/08/2020 ve dava tarihi olan 08/04/2021 tarihi itibariyle bildirilmesi için...a yazılar yazılmış, gelen yazı cevaplarında belirtilen rakamların ortalaması alınarak ve alternatif olarak davacı ihtarnamesinde belirtilen 2 kg tüp 968 adet, 12 kg tüp 2152 adet, 24 kg tüp 41 adet, 30 kg tüp 36 adet ve 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 2 kg tüp 518 adet, 12 kg tüp 1352 adet, 24 kg tüp 23 adet, 30 kg tüp 27 adet tüpün fesih tarihi olan 19/05/2020 ve dava tarihi olan 08/04/2021 tarihleri itibariyle rayiç imalat bedeli konusunda bilirkişi ... ' dan ek rapor istenilmiş, alınan 19/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı ... ANONİM ŞİRKETİ tarafından, davalılardan 1-) ... ve 2-) ...'dan sözleşmenin fesih tarihi olan 19/05/2020 tarihi itibarıyla; rayiç imalat bedelleri üzerinden davacı ihtarnamesine göre; 2 Kilogramlık Piknik Tüpü 968 adet, 12 Kilogramlık Mutfak Tüpü 2.152 adet, 24 Kilogramlık Sanayi Tüpü 41 adet, 45 Kilogramlık Propan Tüpü 36 adetin ortalama rayiç imalat bedelinin toplam 471.084,15 TL. olarak, dava tarihi olan 08/04/2021 tarihi itibarıyla; rayiç imalat bedelleri üzerinden davacı ihtarnamesine göre; 2 Kilogramlık Piknik Tüpü 968 adet, 12 Kilogramlık Mutfak Tüpü 2.152 adet, 24 Kilogramlık Sanayi Tüpü 41 adet, 45 Kilogramlık Propan Tüpü 36 adetin ortalama rayiç imalat bedelinin toplam 571.146,57 TL. Olarak, sözleşmenin fesih tarihi olan 19/05/2020 tarihi itibarıyla; rayiç imalat bedelleri üzerinden 02/10/2023 tarihli bilirkişi Raporuna göre: 2 Kilogramlık Piknik Tüpü 518 adet, 12 Kilogramlık Mutfak Tüpü 1.352 adet, 24 Kilogramlık Sanayi Tüpü 23 adet, 45 Kilogramlık Propan Tüpü 27 adetin ortalama rayiç imalat bedelinin toplam 290.639,83 TL. olarak, dava tarihi olan 08/04/2021 tarihi itibarıyla; rayiç imalat bedelleri üzerinden 02/10/2023 tarihli bilirkişi Raporuna göre: 2 Kilogramlık Piknik Tüpü 518 adet, 12 Kilogramlık Mutfak Tüpü 1.352 adet, 24 Kilogramlık Sanayi Tüpü 23 adet, 45 Kilogramlık Propan Tüpü 27 adetin ortalama rayiç imalat bedelinin toplam 365.500,55 TL. olarak hesaplanmış olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça taraflar arasında imza alınan sözleşmenin haklı sebeble feshedildiğinden bahisle oluşan kar mahrumiyeti alacağı ile davalı tarafça iade edilmeyen tüp bedeli alacağının tahsiline yönelik olarak davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı ,
Davacı ile davalılardan ... arasında 22/11/2019 tarihli " Sıvılaştırılmış Petrol Gazları ( LPG ) Tüplü Bayilik Sözleşmesi " ile 22/11/2019 tarihli " Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolü " nün imza altına alındığı , davalı ... ' ın da her iki sözleşmeyi " Müteselsil Kefil " sıfatıyla imzaladığı , Tüplü Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolü ' nün 3.maddesinde " Bayi iş bu protokolün imzalanmasından itibaren sözleşme süresince ... ' dan cari yıl ortalaması olarak , aylık asgari 20 (Yirmi) ton LPG alımı yapacağını kabul ,beyan ve taahhüt eder. Aksi takdirde eksik alım yaptığı beher ton için 200 Ş ( İki yüz Amerikan Doları ) cezai şart ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." düzenlemesinin , Tüplü Bayilik Sözleşmesi ' nin 22. Maddesinde " Bu anlaşma ve ayrılmaz ekleriyle Bayie yüklenen borç ve mükellefiyetlerden birinin ihlali halinde ... münasip süreyi havi bir ikaz ihtarını müteakip bayilik anlaşmasını fesih edebilir ve Bayi temerrüdünün gerektirdiği müeyyidelerinin uygulanmasını ister. ... ' ın bu anlaşmada yazılı itirazsız fesih haklarıyla anlaşmayı fesih etmeksizin, diğer müeyyideleri uygulama hakları saklıdır." düzenlemesinin , 25. Maddesinin a bendinde "...Bayi anlaşmanın feshi halinde teminatının iadesinin gecikme sebebiyle veya herhangi başka bir sebeble işin devrinden ve tüplerin iade edilmesinden kaçınamaz aksi takdirde ... ' ın ve abonelerin bu yüzden maruz kalacağı maddi ve manevi zarar ile iadesini geciktirdiği her tüp başına anlaşmanın feshi tarihindeki Rayiç İmalat Bedelini nakden ve defaten ödemekle yükümlüdür." düzenlemesinin bulunduğu , bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalıların aylık asgari 20 (Yirmi) ton LPG alım taahhüdüne uymadıkları , davacı tarafça bu hususta Kartal...Noterliği ' nin 30/03/2020 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği , buna rağmen taahhüde uyulmadığı ,bunun üzerine davacı tarafça sözleşmenin feshi hususunda davalılara Kartal ..Noterliği ' nin 19/08/2020 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği , ihtarnamenin davalılara 10/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği , taraflar arasındaki Tüplü Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolü ' nün 3.maddesi ile Tüplü Bayilik Sözleşmesi ' nin 22. Maddesi hükümleri göz önüne alındığında davacı tarafça yapılan fesin işleminin haklı fesih niteliğinde bulunduğu , davacı tarafça sözleşmeden dönme hakkı kullanıldığından ve borçlunun kusurlu olması sebebiyle menfi- olumsuz yani sözleşme yapılmamış olsa idi uğranılmayacak zararın talep edilebileceği ancak ifa edilmemeden doğan müspet zararların istenemeyeceği, davacının kar kaybı talebinin müspet zarar kapsamında kaldığı ve davacı tarafça sözleşmeden dönülmüş olması sebebiyle kar kaybının talep edilemeyeceği, davacının kar kaybı talebinin reddinin gerektiği,
Davacı tarafça mülkiyeti davacı şirkete ait olup davalı uhdesinde kalan 968 adet 2 kg lık, 2152 adat 12 kg lık, 41 adet 24 kg lık ve 36 adet 45 kg lık tüp bedeli talebi yönünden ; bilirkişi ... ' ın 02/10/2023 tarihli raporunda da belirtildiği üzere 1920 adet tüpün iadesine yönelik depozito faturası düzenlenmediği ve 1920 adet tüpün davalı uhdesinde bulunduğu , söz konusu 1920 adet tüpün 518 adedinin 2 kg lık, 1352 adedinin 12 kg lık, 23 adedinin 24 kg lık ve 27 adedinin 45 kg lık tüp olduğunun yine aynı rapor içeriğinden Mahkememizce belirlendiği , söz konusu tüplerin davacı tarafa teslim edildiğinin davalı tarafça usulüne uygun deliller ile ispatlanamadığı , Tüplü Bayilik Sözleşmesi ' nin 25/a maddesi gereğince söz konusu tüplerin fesih tarihi olan 19/08/2020 tarihi itibariyle Rayiç İmalat Bedelinin 290.639,83 TL tutarında olduğu , bu miktar üzerinden davacı talebinin kısmen kabulünün gerektiği , davalıların ihtarname tebliğ tarihi ve ihtarnamede verilen 7 günlük süre göz önüne alındığında 18/09/2020 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış ,davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 290.639,83 TL nin temerrüt tarihi olan 18/09/2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine ,
Davacının fazlaya ilişkin isteğinin REDDİNE ,
2-Alınması gerekli 19.853,60 -TL harçtan peşin alınan 170,78 TL ile ıslah sırasında alınan 32.277,00 TL ' nin mahsubu ile bakiye 12.594,18 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 46.502,37-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 237.029,62-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta ücreti 1.756,50 TL, bilirkişi inceleme ücretleri 7.600,00 TL olmak üzere toplam 9.356,50 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 1.431,24 TL lik bölümünün davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça yapılan 19.921,41 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.152,00 TL lik bölümünün davalılardan 208,00 TL lik bölümünün davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ...'nin yüzüne karşı, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır