T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/384
KARAR NO : 2025/57
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 01/06/2021
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 01/06/2021 tarihli dava dilekçesinde; davacıların İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ' nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı...Plastik Sanayi ve Ticaret AŞ.'nin ortaklarından olduğunu, şirketin daha önce limited şirket iken davacıların muhalefetine rağmen oy çokluğu ile alınan 22/04/2021 tarihli genel kurul kararı ile tür değişikliğine gidilerek anonim şirkete dönüştürüldüğünü, şirketin aile şirketi olduğu, davacı ... 'in diğer davacı ... 'nin oğlu olduğunu, davacıların şirket sermayesinin %18,92 sini teşkil ettiğini, davacı ... 'in babası ... ... ve ağabeyi... 'in şirketin diğer ortakları olduğunu, şirketin sermaye arttırımına dair 20/07/2020 tarihli 17 sayılı genel kurul kararını ihtiva eden 14/08/2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanına göre şirketin sermayesinin beheri 25,00 TL değerinde 612.000 paya ayrılmış, toplam 15.300.000,00 TL olduğunu, davacı ... 'in ortaklık payının 95.350 paya karşılık 2.383.750,00 TL davacı ... 'in ortaklık payının ise 20.440 paya karşılık 511.000,00 TL olduğu, şirketin hakim ortaklarından... 'in şirketin ve davacıların menfaatlerine zarar veren güven sarsıcı, hukuka aykırı eylemlerde bulunduğu ve bulunmaya devam ettiğini,... 'in babası ... 'in şirket adına verdiği vekaleti ile şirkette imza yetkilisi konumunda olduğunu ancak bu yetkiyi kötüye kullandığı ve şirketin iyi yönetilmediğini, naylon fatura düzenlendiği, faturasız mal satıldığını, vergi yasalarının ihlal edildiği afaki ve astronomik harcamalar yapıldığını, ortakların şahsi hesaplarına usulsuz olarak para aktarıldığını,... ve ... 'in şirkete olan borçlarının usulsüzce kapatıldığını, davacı ... 'in şirketten sürekli borç alıyormuş gibi gösterildiğini, usulsüz kayıtlarla davacı adına borç yaratıldığını,... 'in eşi... 'in şirkette çalışmadığı halde sigortalı gösterildiği, daha sonra ise... 'in üzerine aynı sektörde rakip şirket kurulduğunun öğrenildiğini, davacıları dışlayıcı hareketleri de olan... 'in bu tarz eylemleri nedeniyle şirketin işleyişinde ciddi sorunlar baş gösterdiğini, davacıların... 'e ve şirket yönetimine olan itimadının sarsıldığı, davacıların açıkça dışlandığını, etkisiz hale getirilmeye çalışıldığını, ... 'i de kendi yanına alan... 'in şirket sadece kendilerine aitmiş gibi keyfi hareket ettiğini, davacıların itirazlarına rağmen limited şirketin anonim şirkete dönüştürüldüğünü, tür değişikliğini sağlamak amacıyla şirketle hiç bir ilgileri olmayan üçüncü kişilerin şirkete ortak yapıldığını, bu şartlar altında şirketin devamının olanaksız olduğunu, ortaklığın davacılar açısından çekilmez hale geldiğini,... 'in önderliğinde gerçekleştirilen haksız eylemlerin şirketin devamı için en gerekli unsur olan ortaklar arasındaki güven ilişkisini ortadan kaldırdığını, 6102 sayılı TTK ya göre şirket ortaklarının şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamayacaklarını, özellikle kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemleri yapamayacaklarını, davacıların aktardığı bilgilere göre ortak... 'in şirketin mal varlığını kendi şahsi çıkarları için kullandığını, şirketi zarara uğrattığını, hatta naylon fatura almak ve faturasız mal satmak gibi eylemleri de vergi yasalarını da ihlal ederek şirketi tehlikeye attığını, ... 'i de bu eylemlerin içine soktuğu, şirketin iyi yönetilmediğini, bu şartlar altında şirketin devamının olanaksız olduğunu, ortaklığın davacılar açısından çekilmez hale geldiğini, TTK'nun 180. Maddesi doğrultusunda yeni türe dönüştürülen şirketin eski şirketin devamı niteliğinde olup eski şirket ortaklarının ve idarecilerinin iş ve eylemlerinden doğan tüm sorumluluklarının aynen devam ettiğini, TTK 531. Maddesinde bahsi geçen haklı sebeplerle fesih için gereken tüm koşulların oluştuğunu belirtmiş, davalı şirketin ortak ve yöneticilerinin dilekçede belirtilen hukuka aykırı iş ve işlemlerinin tespiti için dava dilekçesindeki iddialar ve sunulan belgeler ışığında davalı şirketin ticari defterleri ve muhasebe kayıtları üzerinde 6100 sayılı HMK'nun 403/1 maddesi uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın mahkemece tayin edilecek mali müşavir bilirkişi marifetiyle acele delil tespiti yaptırılmasına, davacıların hak kaybına uğramamasını teminen 6100 sayılı HMK'nun 389 vd. Maddeleri uyarınca mahkemece ihtiyati tedbir yolu ile gerekli tedbirlerin resen alınmasına ve dava sonuçlanıncaya kadar şirketin idaresi için şirkete kayyım tayinine toplanacak delillere göre İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez -... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 6102 sayılı TTK'nun 531/1 maddesi uyarınca haklı sebepler ile feshine ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 14/07/2021 tarihli cevap dilekçesinde; davacıların delil tespiti talep etmesinde herhangi bir hukuki yararın bulunmadığını ayrıca davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davacılar tarafından İzmir ... ATM'nin...sayılı dosyası ile davalı şirketin limited şirketten anonim şirkete dönüştürülmesine ilişkin işlemlerin iptali talebi ile ilgili dava açıldığını, eldeki davanın usulden reddedilmemesi durumunda iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, şirketin feshi için haklı sebeplerin gerçekleşmediğine ilişkin itirazlar saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin TTK'nun 531. Maddesi uyarınca davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmasına talep hakkının kullanıldığını, davacıların iddiaların ve beyanlarının çelişkili olduğunu, davacıların bir yandan eldeki davayı açarak şirkette ortak olarak kalma niyetlerinin bulunmadığı ancak diğer taraftan şirketin tür değişikliği işlemlerinin iptal edilerek şirketin tür değişikliğinden önce olduğu gibi limited şirket şeklinde devamını sağlayacak bir dava açtıklarını, davacıların biri şirketin devamı diğeri şirketin sonlanmasına yönelik iki ayrı davasının mevcut olup her koşulda eldeki davayı ikame etmelerinde hukuki yararlarının bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan ve Medeni Kanunun 2 ye aykırılık sebepleri ile reddinin gerektiğini, davacıların usulsüz olduğunu ileri sürdükleri tür değişikliği işlemlerinde ve 22/04/2021 tarihli genel kurul kararında hiçbir hukuka aykırılık ve usulsüzlük bulunmadığını, tür değişikliğinin esasen sadece şirketin biçimsel olarak tür değiştirmesi olup şirketin sahip olduğu öz varlığın sahip olduğu aktif ve pasiflerin davacılar da dahil ortakların hisse oranlarında hiçbir değişiklik olmadığını, herhangi bir zararın söz konusu olmadığı, olmasının da mümkün olmadığını, limited şirketteki ortaksal yapının aynen korunarak sadece tür değişikliği yapıldığını, davacıların iddialarının doğru olmadığını, keza eldeki davayı ikame etmekte hukuki menfaatlerinin bulunmaması bir yana herhangi bir zarar ve değişiklikte bahis olmadığından haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, davalı şirketin iyi yönetilmediği zarar ettiği şeklindeki iddiaların da tümüyle gerçek dışı olduğunu, şirketin 31/12/2020 tarihli bilançosunda da belirtildiği üzere ödenmemiş sermayesinin bulunmadığını, 31 Aralık 2020 dönemi gelir tablosuna göre şirketin dönem net karının 10.006.869,62 TL olduğunu, şirketin bilançoya göre sermayesinin 15.300.000,00 TL, öz kaynağının ise 28.206.185,34 TL olduğunu, davalı şirketin dönen varlıklarının 2018 yılında 19.168.976,89 TL, 2019 yılında 29.523.028,04 TL, 2020 yılında ise 34.036.769,86 TL olduğu, davalı şirketin sürekli kar elde eden bir şirket olduğunu, davacıların usulsüz olduğunu ileri sürdükleri 2017 - 2018 -2019 yıllarına ilişkin finansal tablolarla ilgili olarak genel kurulların yapıldığını, bu genel kurullara davacıların da katıldığını, genel kurullarda kararların oy birliğiyle alındığını, davacıların da olumlu oy kullandığını, tüm tabloların onaylandığını, müdürlerin ibra edildiğini, davacıların finansalların onaylanmasına ve müdürlerin ibrasına ilişkin genel kurul kararlarının iptali için başvuruda bulunmadığını, bu kararlar ve tabloların kesinleştiğini, dolayısıyla davacıların davasındaki iddiaların hiçbir geçerliliği ve gerçekliği bulunmadığını, hisse devirlerinin muvazaalı olduğu iddiasının gerçek dışı olduğu gibi davacıların hisse devirlerinin onayına ilişkin genel kurul kararına karşı herhangi bir dava açmadıkları, bir itirazda bulunmadıklarını, söz konusu kararlar ve hisse devirlerinin kesinleştiğini, davacıların fire ve zayiata, sahte faturalara ilişkin iddialarının da tümüyle gerçek dışı olduğunu, davacıların araç satışlarından şirketin zarar gördüğüne ilişkin iddialarının da gerçek dışı olduğunu, davacı hatta eşi tarafından davalı şirkete ait olan 3 aracın kullanıldığı sırada davacının usulsüz olarak davalı şirketin belgelerini elde ettiği ve şirket dışına çıkardığının tespiti üzerine söz konusu araçların emniyet aracılığıyla iade alınabildiğini, şirket ortaklarının şirketten borç almalarının usulsüz olduğu, keza davacının usulsüz borçlandığı iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu, davacıların tamamen etkisiz hale getirildiği iddiasının yerinde olmadığını,... 'in eşinin şirket kurması iddiası ile ilgili olarak kurulan şirketin ürettiği ürünler ile davalının ürettiği ürünler arasında rekabet ilişkisinin bulunmadığını, davacılardan ... 'in yalnızca ortak sıfatına haiz olup şirkette çalışan yada müdür olmadığından şirkete şirketin yönetim ve temsil organının izni olmaksızın girmesinin mümkün olmadığı gibi şirketin ticari sır teşkil eden evrakını izinsiz olarak elde ettiği ve şirket dışına çıkardığını, davacıların davasının kötü niyetli olduğunu, davacı ... hakkında suç duyurusunda bulunulacağını, davacı şirketin her yıl kar elde eden ticari faaliyetine diğer ortakları ile sorunsuz olarak devam eden milyonlarca Euroluk yatırım yapmış yeni fabrika binası açarak üretimini arttırmış bir şirket olup haklı sebeplerle davacı şirketin feshi için gerekli koşulların bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebinin yasal koşullarının oluşmadığını belirtmiş , delil tespiti talebinin reddi ile bilirkişi raporunun tanziminden vazgeçilmesine, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği de dikkate alınarak tedbir talebinin bu bağlamda değerlendirilmesine, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, İzmir ... ATM'nin ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davalı şirketin diğer ortakları arasında hiçbir sorun bulunmaması sebebiyle TTK 531 uyarınca davacıların çıkarılmalarına ve paylarının gerçek değerlerinin ödenmesine karar verilmesini talep emiştir.
Davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sicil dosyasının incelemesinde; dava tarihi itibariyle şirket ortaklarının 31212 pay ... ..., 15961 pay..., 9535 pay ..., 612 pay..., 612 pay ...mih ..., 612 pay ... ve 2044 pay ..., şirketin merkez adresinin Kemalpaşa OSB Mah. ...Sanayi Sitesi, Küme Evleri No... Kemalpaşa İzmir olduğu, şirketin ... Plastik Sanayi Ticaret Limited Şirketi ünvanının 22/04/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulu ile ... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine dönüştürüldüğü, şirketin güncel ortaklarının... pay..., ... pay ...,... pay ..., ...ay ......,...pay ..., 612 pay ... ve ...pay ... olup, şirketin en son temsilcilerinin ... ve Bora Mocan olduğu, şirketin halen faal olduğu belirlenmiştir.
... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ' nin sicil dosyasının incelemesinde; şirketin 19/01/2021 tarihinde tescil edildiği, şirketin kurucu ortağının... olduğu, adresinin Kemalpaşa ...Mah. ...Sok. No:... Kemalpaşa İzmir olup şirketin halen faal olduğu belirlenmiştir.
İzmir ... ATM nin... karar sayılı dosyasının incelemesinde; davacıların ... ve ..., davalının ... Plastik Sanayi ve Ticaret AŞ, davanın davalı ... Plastik Sanayi ve Ticaret AŞ, nin limited şirketten anonim şirkete dönüştürülmesine dair 22/04/2021 tarihli ve 26 sayılı Genel Kurul kararının ve bu karara bağlı tür değiştirme işleminin iptali davası olduğu mahkemece 20/10/2022 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği belirlenmiştir.
İzmir...ATM nin ... sayılı dosyasının incelemede; ana dosyada davacıların ... ve ..., davalının ... Plastik Sanayi ve Ticaret AŞ, davanın şirketin tek temsilcisi ... ... ' in vefatı nedeniyle şirket organsız kaldığından dava sonuçlanıncaya kadar şirketin idaresi için şirkete kayyım atanması, 30/10/2021 tarihli 1 karar no lu olağanüstü genel kurul kararının ve bu karara dayalı olarak...'in imzasıyla usulsuz olarak alınan 10/01/2022 tarihli 10 karar nolu yönetim kurulu kararının TTK 445/1 ve devamı hükümleri uyarınca ayrı ayrı iptaline karar verilmesi davası olduğu dosya ile birleşen İzmir... ATM nin ... Esas sayılı dosyanda davacıların ... ve ..., davalının ... Plastik Sanayi Ticaret A.Ş., dava konusunun davalı şirketin 07/03/2022 ve 19/04/2022 tarihlerinde yapılan 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali davası olduğu, birleşen dosya ile de İzmir... ATM ... E sayılı dosyasının birleştirildiği, birleşen ... ATM dosyasında dava konusunun ise davalı şirketin 21/02/2022 tarihli... sayılı yönetim kurulu kararının iptali olduğu, doyanın halen derdest olduğu belirlenmiştir.
Davacı tarafın delil tespiti talebinin kabulü ile, "Kemalpaşa OSB Mah.... Sanayi Sitesi Küme Evleri No:...Kemalpaşa / İZMİR" adresinde bulunan, davalı "... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi" nin ticari defter, belge ve muhasebe kayıtları üzerinde, talep doğrultusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 05/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda; ... A.Ş. ile ilgili olarak; davacı tarafın muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge iddiası kavramını, V.U.K. 359/a-2; gerçek bir muamele veya duruma dayanmakta ancak mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge şeklinde açıklamakta ancak davalı şirket ile... A.Ş. arasındaki ticari işlemler incelendiğinde, mahiyet ve miktar itibariyle gerçeği yansıtmadığına dair herhangi bir kanıt ve delile rastlanılmadığından davacının iddiasını ispat edecek tevsik edici belgelerle desteklemesi gerektiği, ... Plastik Ltd. Şti. ile ilgili olarak; davacı tarafın faturasız mal satılması iddiası kavramını V.U.K.’nu 353. madde tespit zorunluluğu şartına bağladığından, dava dosyası içerisinde bu yönde herhangi bir evrak bulunmadığı ve davacı tarafından da dava dosyası içerisine bu yönde bir evrak sunulduğu görülmediğinden,... Plastik Ltd. Şti. firmasının davalı firma adına düzenlediği... Fason İşçiliği faturalarına istinaden geri dönüştürülmüş hammaddenin (... Plastik) faturasız olarak satıldığı yönünde somut bir delile ulaşılmadığı, Taşıt Alımları ve Satımlarıyla ilgili olarak; davalı şirketin satın aldığı ve elden çıkardığı taşıtları 254 TAŞITLAR ana hesabı altında “254.01 Merkez Taşıtlar” hesabında takip ettiği, taşıt alım ve satımına istinaden düzenlenen faturalarının 2020 yılı ticari defterlerine (E-Defter) yasal süresi içinde kayıt altına alındığı, 2019 ve 2020 yıllarında satılan araçların yevmiye kayıtları incelendiğinde, araç satışlarına istinaden düzenlenen faturaların tamamında satılan taşıtların net defter değerinin üstünde satıldığı ve aradaki kar tutarının 679 Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar Hesabı altında 679.02 Sabit Kıymet Satış Karı hesabında muhasebeleştirildiği ve kayıt altına alındığının görüldüğü, dava dosyası ve eklerinde yapılan incelemeler neticesinde, davacının taşıtlarla ilgili tahmine dayalı iddialarını kanıtlayacak bir delile ulaşılamadığından, davacının iddiasının ispatı için iddiası ile ilgili tevsik edici belge sunulması gerekmekte olduğu, davacı ...’in davalı şirketteki Ortaklar Cari Hesabı ile ilgili olarak; 2019 ve 2020 yılı içerisinde ortaklardan alacaklar cari hesabına yapılan ödemelerin banka kanalı üzerinden tevsik edici belgelere dayanılarak gerçekleştiği, söz konusu faturalara istinaden ilgili yıllara ait adatlandırma tablosu ve bu tabloya istinaden hesaplanan faiz tutarlarına ait faturalın davacı adına düzenlendiği ve davalı şirketin ticari defterlerine kaydedildiği görülmüş olup, davacının “aylık maaşım 41.000,00 TL’dir. Buna rağmen aylık kazancım Sosyal Güvenlik Kurumu’na (Bağ-Kur) düşük bildirildiği, aylık bildirgelerde gösterilen miktar ile gerçek kazancım arasındaki farkın borcuma yazıldığı tespit edilmiştir. Nitekim davalı şirket tarafından ... adına 31/12/2020 tarihli, ... no’lu, 67.652,23 tutarlı “faiz geliri” faturası düzenlenmesi, bu iddiamızın ispatıdır” iddiasını ispat edecek somut belgelerle ispat etmesi gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu şirket ortaklarının borçlanmasını; “MADDE 358- (Değişik: 26/6/2012-6335/15 md.) (1) Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz.” şeklinde tanımlamış ve davalı şirketin mali verilerinde yapılan incelemede şirket ortaklarının davalı şirkete sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borcu bulunmadığı, şirket sermayesinin tamamının ödendiği ve davalı şirketin geçmiş yıl zararı olmadığının görüldüğü, davacı ...’in davalı şirketteki SGK kayıtları ile ilgili olarak; T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 09/08/2021 tarih... Esas yazılı müzekkere yazısına istinaden düzenlediği 01/09/2021 tarih... yazısı, davacı ... açısından incelendiğinde (Özetle); davalı şirkete ait ... ve ... sgk işyeri numarası ile kayıtlı işyerlerinde 2003-ve 2006 yılları arasında sigortalı olarak bildirildiği, 30/11/2006 tarihinde 04 (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) kodu ile işten çıkışının yapıldığı, 4-a (SSK) gün toplamının 762 gün olduğunun görüldüğü, davalı şirkette, şirket ortağı statüsü ile (4-b= Bağ-Kur)) sicil no ile 1479 Sayılı Bağ-Kur (Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu) Kanununa tabi olarak 18/12/2006 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Mükellefiyetine istinaden tescilinin yapıldığı, 31/08/2020 sorgu tarihi itibariyle 4-b (Bağ-Kur) gün toplamının 5.263 (14 YIL 7 AY 13) gün olduğu, 2018-2019-2020-2021 yıllarında 4-b (Bağ-Kur) olarak SGK’na Bildirilen Prime Esas Kazanç tutarlarının ilgili yıllar için kanunla belirlenen Asgari Ücret tutarı (Taban Ücret) ile aynı olduğu, davacı ... şirket ortağı olması sıfatı ile 4-a değil 4-b sigortalısı olduğu, kendisine 41.000 TL maaş verildiğine dair davalı şirket tarafından alınan herhangi bir Genel Kurul Kararı veya Ücret Bordrosuna rastlanılmadığından, davacının 41.000 TL maaş iddiasının hangi gerekçe ile ve neye göre olduğunun tevsik edici belgelerle ispatı gerektiği, davalı şirket çalışanı...’e Ait SGK İncelemeleri ile ilgili olarak; T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 09/08/2021 tarih ... Esas yazılı müzekkere yazısına istinaden düzenlediği 01/09/2021 tarih ... yazısı, ilgili evrak... açısından incelendiğinde (Özetle);...’in davalı şirkette bir dönem sigortalı olarak beyan edildiği,... ile davalı şirket arasında 19/08/2011 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi imzalandığı, 19/08/2011 tarihli işe giriş bildirgesinin ... işyeri sicil numarası ile kayıtlı ... Plastik Ltd. Şti. unvanı altında 18/08/2011 tarihinde (5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için işe başlamadan en az 1 gün önce sigortalı işe giriş bildirgesinin e-sigorta kanalıyla verilmesi gerekmektedir.), 16/11/2020 tarihi olan işten çıkış bildirgesinin ise 03 (istifa) kodu ile 20/11/2020 tarihinde (5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ' nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için sigortalı işten ayrılış bildirgesinin hizmet akdinin sona erdiği tarihi takip eden 10 gün içerisinde e-sigorta kanalıyla verilmesi gerekmektedir.) yasal süreler içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 2019 ve 2020 yıllarına ait ücret bordroları incelendiğince bordroların imzalı olduğu, ücretlerin tevsik edici belgelerle işçinin banka hesabına ödendiği, davalı şirkete “19/08/2011 tarihi itibariyle başlamış olduğum görevimden 16/11/2020 tarihi itibariyle şahsi nedenlerden ötürü ayrılıyorum. İstifamın kabulünü ve gereğinin yapılmasını arz ederim.” şeklinde imzalı istifa dilekçesi sunduğu görüldüğü, 335 Personele Borçlar Hesabı: İşletmenin personeline olan çeşitli borçların izlendiği hesap olduğu , ortaya çıkan personele borçların bu hesabın alacağına kaydedildiği , ödenmesi halinde borcuna kaydedildiği,...’in davalı şirketteki 2019 ve 2020 yıllarına ait ücret bordroları incelendiğinde, maaş hesabının 335 Personele Borçlar Hesabı altında “335.01.024...” adı ile takip edildiği, söz konusu yıllara ait ücret bordrolarında hesaplanan maaş alacaklarının düzenli olarak ve banka kanalı ile ödendiği, son dönem maaşı olan KASIM/2020 dönemindeki 16 günlük işçi alacağının 1.229,14 TL olarak hesaplandığı ve 05/12/2020 tarihinde banka hesabına ödendiği, söz konusu işçiye ait hesap muavini incelendiğinde son dönem itibariyle 0,01 TL Borç Bakiyesi verdiği (Hesap Sahibinin Borçlu olması), davalı şirkette bir dönem sigortalı beyan edilen...’in işçi statüsü ile çalıştığı süreler içinde kendisi ile ilgili yapılan işlemlerin 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu mevzuatına uygun olarak yerine getirildiği, dava dosyası içerisindeki evraklara istinaden aksi yönde delil oluşturacak bir evraka rastlanılmadığı, söz konusu çalışan ile ilgili olarak şirkette fiilen çalışmadığına dair S.G.K. Kurumu tarafından bir tespit veya tutanak görülmediğinden ötürü davacının iddiasını somut belgelerle ispat etmesi gerektiği, davalı şirket ve dava dışı ... Ambalaj A.Ş. arasındaki iddialar ile ilgili olarak; ... Ambalaj A.Ş.’nin kuruluş işleminin İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 19/01/2021 tarihinde tescil edildiği, Kemalpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen 25/01/2021 tarih ve ... sıra nolu,... benzersiz kodlu E-Yoklama İmza Formuna istinaden ... vergi kimlik numarası ile Tüzel Kişilik Açılış Yoklamasının kayıt altına alındığı, davalının faaliyet gösterdiği adreste faaliyetine başladığı, ... Ambalaj A.Ş. ile davalı şirket arasında 18/01/2021 tarihli Kira Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu kira bedeli karşılığında davalı şirket tarafından ... Amb. A.Ş. firmasına kira faturası düzenlendiği, Kemalpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen 09/03/2021 tarih ve R seri ... sıra nolu,... benzersiz kodlu E-Yoklama İmza Formu ile ... Ambalaj San ve Tic. A.Ş. unvanlı şirketin ...mahallesi ... sokak no:... Kemalpaşa İZMİR adresine ait Adres Değişikliği Yoklamasının kayıt altına alındığı, davacının iddia ettiği muhasebe programının aynı program olup olmadığı bilinmemekle birlikte ... Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından ... Amb. A.Ş. adına düzenlenen 16/03/2021 tarih ... nolu fatura ile Mikro Yazılım Jump Lisansı açıklaması fatura düzenlendiği, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Kuruluş İşlemi tescil ve ilan edilen, açılış ve nakil işlemleri Kemalpaşa Vergi Dairesi tarafından yoklama ile tespit edilen, kendi adına Lisanslı Muhasebe Programı satın alan ... Amb. A.Ş. firması ile davalı arasında yapılan işlemlerin muvazaalı olduğuna dair dosyada yeterli delil ve kanıt bulunmadığından söz konusu işlemler ile ilgili olarak kanunlara aykırı bir duruma rastlanılmadığı, davalının diğer iddiaları olan, ... Amb. A. Ş.’nin rakip şirket olarak kurulduğu ve ... teknisyenlerinin ve işçilerinin inşaat, proje ve tadilat işlerinde çalıştırıldığı iddialarının ise somut belgelerle ispat edilmesi gerektiği, davalı şirketteki 30/11/2020 Tarihli Hisse Devrinin Muvazaalı Olduğuna ve Tür Değişikliğinin Hukuka Aykırı ve Usulsüz Olduğu İddiaları ile İlgili Olarak Hisse Devri Kararının; Toplantı çağrısının T.T.K. 617. maddesinde belirtilen “(2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.” hükmüne uygun olarak, Müdürler Kurulunun 03/11/2020 tarihinde toplanarak 30/11/2020 tarihinde yapılacak Hisse devrinin görüşülerek karar verilmesi hususu yönündeki toplantı için karar aldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Hisse Devrini düzenleyen madde hükümleri olan; Devir 595. Madde (1) bendi gereği, Kemalpaşa... Noterliğinde 26/11/2020 tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Sözleşmesine istinaden yazılı olarak yapıldığı, (2) bendi gereği, Genel Kurul tarafından onaylandığı ve toplantı karar nisaplarının aşağıdaki gibi olduğu, Madde 598 (1) bendi gereği, Hisse Devri Kararının, 6102 sayılı Türk Ticaret 4. Tescil Madde 598 (1) Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulur hükmü gereği hisse devri kararının 09/12/2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin 239 sayfasında ilan edildiği görüldüğü, Hisse Devri Kararının 30/11/2020 tarihli ve 21 sıra no’lu Genel Kurul Kararı ile alındığı, hisse devri öncesinde ve sonrasında Sermayenin Dağılımının aşağıdaki gibi olduğu, yapılan hisse devri ile ilgili inceleme neticesinde, şirketin Ödenmiş sermayesinin 15.300.000 TL tutarında olduğu, Öz Sermayesinin ise 2020 yılı sonu itibariyle 28.206.185,34 TL olduğu, bunun karşılığı olarak hisse devri gerçekleştirilen %4 hissenin reel değerinin 1.128.247,41 TL tutarına denk geldiği ve bu tutarda yüksek bir hisse devri işleminin muvazaalı bir hisse devri olduğunu iddia etmek için davacının somut delillerle iddiasını ispat etmesi gerektiği, Tür Değişikliği Kararının; Toplantı çağrısının T.T.K. 617. maddesinde belirtilen “(2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.” hükmüne uygun olarak, Müdürler Kurulunun 24/03/2021 tarihinde toplanarak 22/04/2021 tarihinde yapılacak Tür Değiştirme Planının Kabulünün, Tür Değiştirme Raporunun, şirketin Limited şirket türünden Anonim Şirket türüne dönüştürülmesi hususlarının kabulünün oya sunulması yönündeki toplantı için karar aldığı ve söz konusu kararın 31/03/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin 335. sayfasında ilan edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Tür Değişikliğini düzenleyen 180-181-183-184-185-186-188-189 ve 191. Madde hükümlerine uygun olarak; Bir sermaye şirketi olarak (... Plastik San. ve Tic. Ltd.Şti.) başka türde bir sermaye şirketine (... Plastik San. ve Tic. A.Ş.) dönüştüğü, Tür Değişikliği Kararının 22/04/2021 tarihli ve 26 sıra no’lu Genel Kurul Kararı ile alındığı, Tür Değişikliği öncesinde ve sonrasında Sermayenin Dağılımının aşağıdaki gibi olduğu, Tür değişikliği öncesinde ve sonrasında şirket sermayesinin korunduğu ve ortaklık paylarında bir değişiklik olmadığı, Tür Değiştirme Planı’nın, Yönetim Organı tarafından T.T.K. 185. madde gereğince yazılı şekle tabi olarak düzenlendiği, Tür değiştirme Raporu’nun, Yönetim Organı tarafından T.T.K 186. madde gereğince düzenlendiği, davalı şirket tarafından T.T.K. 188. madde gereği olarak Tür Değiştirme Planı, Tür Değiştirme Raporu ve Son Üç Yılın Finansal Tablolarının incelemeye açılması bilgilendirme yazısının davacı ...’e ... A.Ş. 12/03/2021 tarih... barkod no ile, davacı ...’e 12/03/2021 tarih... barkod no ile Taahhütlü olarak Yurtiçi Alma Haberi kartı ile gönderildiği, 22/04/2021 tarih ve 26 sıra nolu Genel Kurul Kararı gereği yapılan Tür Değişikliği toplantısı Hazirun Cetvelinin aşağıdaki gibi olduğu ve T.T.K 189. maddede belirtilen Tür Değiştirme Kararı Limited şirketler için sermayenin en az dörtte üçüne sahip bulunmaları şartıyla, ortakların dörtte üçünün kararıyla alınır nisabına uygun olduğu, söz konusu kararın Kemalpaşa ... Noterliği ' nde 28/04/2021 tarih ve... yevmiye no ile tasdik ettirildiği ve Tür Değişikliği kararının T.T.K. 189. madde gereği İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 18/05/2021 tarihinde tescil edildiği ve 18/05/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin 290. sayfasında ilan edildiği görüldüğü, davalı şirkete Ait 2018-2019-2020 Yılları Mali Verileri ile ilgili olarak İlgili yıllara ait olarak Bilanço Kalemlerine ait hesaplamalar neticesinde davalı şirketin; Duran Varlıklar Tutarının 17.150.428,19 TL (+) 2018 Dönem Net Karı Tutarının 7.727.752,26 TL (+) 2018 Öz Kaynaklar Tutarının 16.365.614,25 TL (+) olduğu hesaplandığı, davalı şirketin; Duran Varlıklarını artırması uzun vadeli yatırımlara ağırlık vererek işletmenin devamlılığını esas aldığını, Dönem Net Karındaki sürekli artış şirketin kar eden bir işletme olduğunu, Öz Kaynak yapısının sürekli artması, sağlam bir mali yapıya sahip olduğunu, işletme karlarının şirketten alınmayarak firmanın uzun vadede ayakta kalmasının amaçlandığını gösterdiği, davacının iddiasını somut delil ve belgelerle ispat etmesi gerektiği, 15.300.000,00 TL tutarındaki kayıtlı sermayesinin tamamının ödendiği, şirketin idaresinin 22/04/2021 tarih ve 26 sıra no’lu Genel Kurul Kararı münferiden temsile yetkili olarak ...’e verildiği, şirkette organ boşluğu olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı, T.T.K b) Haklı sebeplerle fesih MADDE 531- (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir hükmünün mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davalı şirketin haklı sebepler ile feshi ve tasfiyesine karar verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı veya fesih yerine davacı pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına karar verilmesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak şirket kayıt ve belgeleri ile yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 13/10/2022 tarihli bilirkişi heyet ön raporunda; Kemalpaşa OSB Mahallesi,... Sanayi Sitesi,Küme Evleri No:... Kemalpaşa-İzmir adresindeki davalı şirkete ait demirbaş bedellerinin 1.775.893,88 TL olabileceği kanaatine, davalı şirkete ait makina bedellerinin 12.372.200,00 TL ve diğer listedeki makine bedellerinin 7.360.000,00 Euro(€) olabileceği kanaatine, davalı şirkete ait araç bedellerinin 9.845,000,00 TL olabileceği kanaatine, ... Plast Plastik San. Ve Tic. A.Ş. Eylül 2022 ayı dönem sonu sayımına göre, Hammadde Yardımcı maddeler;
6- AYPE-YYPE Genel Stok bedeli : 6.371.523,27 TL,
7- OPP-BOPP-CPP Genel Toplam bedeli : 7.832.645.81 TL,
8- Solvent Grubu Genel Toplam bedeli : 1.086.722,76 TL,
9- Matbaa mürekkepleri genel toplam bedeli : 1.252.295,51 TL,
10- Ambalaj malzemeleri genel toplam bedeli : 697.435,56 TL,
Genel Toplam Tutarı : 17.240.622,91 TL dir.
İadeli ürünler toplam bedeli : 386.837,00 TL
Yarı mamul ve mamul mal dökümü Genel Toplam Bedeli :6.322.450,78 TL olabileceği kanaatine varıldığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
07/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; YMM Bilirkişi tarafından iddia edilen şirketlerle ilgili ticari ilişkide muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge tespiti veya faturasız mal satma tespiti yapılmadığı, YMM Bilirkişi tarafından hakim ortakların şirketten çektiği paralar dolayısıyla ortaklardan alacaklar hesabı konusunda, ortakların şirkete bu borçlarının, ortakların şirketten alacakları ile mahsup edildiği, 2021 sonunda da ortaklardan alacaklar hesabının sıfırlandığı ancak ortaklardan alacaklar ve ortaklara borçlar hesaplarındaki işlemlerin banka EFT kanalı ile yapıldığı dayanaklarının banka işlemleri olduğu belirtildiği, yine davacılardan ... ' in de, kendisinin maaş olarak bildiği ancak asgari ücreti aşan kısmı için dayanak karar/belge bulunmayan şekilde şirkete borçlanmış olup, olan borcu aynı şekilde sıfırlanmış olup, bu surette hakim ortaklara dair bu iddianın, bu davacının durumu ile çelişik olabileceği görüldüğü, hakim ortakların 3. Kişiler ile para hareketlerinin ise bankacı bilirkişi tarafından tespit edilmekle, somut olarak dayanaklar ve kişiler bilinememekle mahkemenin taktirinde bulunabileceği görüldüğü, aynı sektördeki ... Ambalaj A.Ş.'nin şirket işletme sınırları kiracı olarak bulunması da bu şirketin sahibinin, hakim ortaklardan...'in eşi olması dolayısıyla, dolaylı olarak ticari hayata ve rekabete uygun olmayabileceği ancak bu şirketin işlemlerinin ve faaliyetlerinin ise bilinmemesi dolayısıyla fiili olarak önemli bir menfaat çatışması yada rekabetin ihlalinin bilinemediği, şirkete alınmış olan lüks araçlar dolayısıyla şirketin kar etmiş gözüktüğü, şirket nevinin değiştirilmesinin yasal bir hak olduğu, şirket nevinin davacılar aleyhine yapıldığı işlemler için yapıldığı şeklinde ileriye ilişkin niyet tespit yapılmasının mümkün görünmediği, şirketin feshine yada ortağın çıkartılmasına dair karar veya uygun, kabul edilebilir diğer çözümler ancak haklı sebebin varlığına bağlı olup, sunulu olduğu üzere yukarıda YMM bilirkişi tarafından yapılan tespitler ışığında şu aşamada fesih için somutlaşmış ihlal, kötü yönetim, şirkete zarar verme gibi unsurların tespit edilemediği, dolayısıyla nihai olarak haklı sebebin var olup olmadığı mahkemenin taktirinde olmakla, haklı sebebin varlığı halinde bile feshin son çare olduğu taktirde olup, davalı şirketin faal, karlı ve öz varlığı güçlü bir şirket olduğu anlaşılıp, şirketin amacını gerçekleştirme gücü bulunmakla ve faaliyetlerine devamında sosyo ekonomik fayda gözüktüğü, haklı sebebin varlığının kabulü halinde de fesih veya davacıların şirketten çıkartılması veya duruma uygun ve kabul edilebilir bir başka çözüm hususu mahkemenin taktirlerinde bulunabileceği, çıkarma halinde davacıların paylarının güncel değerleri, teknik bilirkişiler tarafından yapılan güncel reel rayiç değerlemesi sonrası, YMM Bilirkişi tarafından en son resmi bilançoya göre yukarıda tespit edilmiş bulunulduğu hususundaki görüş, ortak tespit ve kanaatlerini içeren raporun, hukuki değerlendirmesinin ve nihai kararının mahkemeye ait olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Rapora itiraz edildiğinden bilirkişi heyetine marka uzmanı bilirkişi eklenerek davacı itirazları konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor istenmiş, alınan 03/01/2024 tarihli marka bilirkişisi raporunda; ... A.Ş firması tarafından sahip olduğu ve
markalarının 16 nice sınıfında birleşik olarak aynı sektör
dahilinde üretim ve ticari faaliyetinde kullanılarak öne çıkarıldığı, tanınır
hale getirildiği ve markaya ilişkin bir değerin yaratıldığı,
davalı şirketin incelenen 2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait
mizanlarında 260 muhasebe hesap kod’Iu “Haklar hesabı” altında, sahip
olduğu markalarının değerlerine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı,
yapılan hesaplamanın, satış tahminlerine dayanmakla birlikte, kabul görmüş
marka değerleme ilkeleri bağlamında gerçekleştirildiği, yapılan
hesaplamaya göre firmanın üçüncü şahıslar ile ilgili ticari faaliyetlerinde
şirket değeri ile orantılı markası için, gerçekleştirdiği satışlarının %8
oranında telif/lisans değeri takdir edebileceği, firmanın en az %38 oranında
büyüme katsayısı ile %10 risk ölçüsü koşullarında marka değerlemesine sas alınabileceği,
yukarıda yer alan marka değerinin tespitine ilişkin tabloda, bilirkişi heyeti
tespit tarihinden 5 yıllık geriye ve ileriye olan süreç değerlendirilerek genel
kabul görmüş marka değeri hesaplama ilkeleri bağlamında, davalı şirketin
her iki markasının toplam değerinin, bilirkişi heyeti tespit raporu tarihine
(30.09.2022) En Yakın Tarih Olarak 31.12.2022 tarihi itibariyle
4.305.121,32 TL Toplam sürüm değerinde olabileceği, tespit tarihinden 5
yıl ileriye her iki markasının 23.531.698,43 TL olarak değerde
gerçekleşebileceği,
değer tespiti yapılan markaların, 2022 yılı sonrasında markasal değerinde ve
dolayısıyla şirket değerinde değişim gerçekleşmesi halinde, telif ücretlerine
ilişkin değerleri iskonto katsayısı yoluyla tekrar değerlendirilebileceği ayrıca,
markanın değerini etkileyebilecek mali ve işletme politikaları ile iktisadi
değerlerde meydana gelebilecek artış veya azalışlar çerçevesinde, değer
hesaplamasının tekrar yapılabileceği, fikri sınai hakların aktifleştirilmesine ilişkin konu vergi mevzuatı açısından
değerlendirildiğinde; bir bedel ödenerek satın alınan gayri maddi varlıkların,
diğer bir değişle 260 hesap grubu altında bulunan markaların, aktifleştirilebilir
ve maliyet bedeli ile aktife alınmasının söz konusu olduğu,
hususlarında, davalı şirketin marka değerinin tespitine yönelik değerlendirme
yapılmış olup, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
07/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; ek rapor düzenlenmesi sırasında Makine Mühendisi, Kimya Mühendisi ve Bankacı Bilirkişilerin ek görüş bildirmedikleri, heyette bulunan Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Bilirkişi... tarafından 27.09.2023 tarihi itibariyle şirket aktifinde bulunan gayrimenkul değerlerini (arsa+ bina) toplam 81.000.000,00 TL olarak hesap ve tespit edildiği, bilirkişi heyetine sonradan eklenen Marka Uzmanı Bilirkişi ...' ın yazmış olduğu raporda “Yukarıda yer alan marka değerinin tespitine ilişkin tabloda, bilirkişi heyeti tespit tarihinden 5 yıllık geriye ve ileriye olan süreç değerlendirilerek genel kabul görmüş marka değeri hesaplama ilkeleri bağlamında, davalı şirketin her iki markasının toplam değerinin, bilirkişi heyeti tespit raporu tarihine (30.09.2022) En Yakın Tarih Olarak 31.12.2022 tarihi itibariyle 4.305.121,32 TL toplam sürüm değerinde olabileceği, tespit tarihinden 5 yıl ileriye her iki markasının 23.531.698,43 TL olarak değerde gerçekleşebileceği,” şeklinde görüş bildirdiği, Mali Bilirkişi Yeminli Mali Müşavir ... tarafından yapılan inceleme ve tespitlerin; davacı vekilinin talebi üzerine... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nden mahkemeye sunulan ve tarafına iletilen... DENETÇİ RAPORU ' nun okunup incelendiği ve rapor içeriğinden tespitlerin aşağıdaki yapıldığı; Yeminli Mali Müşavir... tarafından düzenlenen 15.06.2023 tarihli ÖZEL DENETİM RAPORU davalı ... Plast Plastik San. ve Tic. A.Ş.’nin 2021 yılı işlemlerine ilişkin sınırlı inceleme sonucunda düzenlendiği, rapor içeriği incelendiğinde Bilanço kalemlerinin 01.01.2021-31.12.2021 tarihleri arasındaki işlemleri (nev’i değiştirme de dahil) hesaplar bazında incelendiği ve değerlendirildiği, özellikle davacı vekilinin itiraz ettiği konularla ilgili olarak ÖZEL DENETİM RAPORU’nun incelenmesi sonucunda rapor içeriğinden aşağıdaki hususların tespit edildiği, Özel Denetim Raporunun 7-8. Sayfalarında 120 Alıcılar Hesabının incelenmesinde dönem başı ve dönem sonu bakiyeleri tespit edilmiş olup, tespit edilen hesap bakiyelerinin davalı şirketin 31.12.2021 tarihli bilançosuyla uyumlu olduğu, ... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş’nin davalı... PLAST Plastik San ve tic. A.Ş.’nin ticari defterlerinde 120.19.005 muhasebe koduyla işlem gördüğü, bu hesabın 2020 yılı sonu itibariyle her hangi bir borç-alacak bakiyesinin bulunmadığı, 2021 yılı içinde ise geneli mal satış faturalarından kaynaklı 1.967.445,46 TL borç kaydının bulunduğu, buna karşılık 1.053.530,19 TL ‘lik kısmı çek ile tahsilat 329.441,35 TL’si alış faturasından kaynaklı toplam 1.382.971,54 TL alacak kaydının bulunduğu, buna göre de 31.12.2021 tarihi itibariyle (1.967.445,46-1.382.971,54=)584.473,91 TL borcunun bulunduğu tespit edildiği , şirketin muavin dökümlerinin incelenmesinde ... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. ile açık cari hesap ilişkisi olduğu 584.473,91 TL borç bakiyesinin vadesinin 90 gün olduğu tespit edildiği, Özel Denetim Raporunun 18-19-20. Sayfalarında “Şirket Bilançosundaki Pasif Kalemlerin İncelenmesi bölümünde “ 300-Banka Kredileri hesabının incelemesi yapılmış ve akabinde “300-Kısa Vadeli Banka Kredileri ile ilgili şirket defter kayıtları incelendiğinde kısa vadeli banka kredilerinin muhtelif bankalardan ve tarihlerde genelde işletmenin hammadde alımında kullanıldığı tespit olunmakla birlikte, 2021 yılı içinde ...Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.,... ve... adına kullanılmış veya bunların kullanımı için alınan banka kredisi kaydına rastlanılmamıştır.” Tespiti yer aldığı, “400-Uzun Vadeli Banka Kredileri ile ilgili şirket defter kayıtları incelendiğinde uzun vadeli banka kredilerinin muhtelif bankalardan ve tarihlerde genelde işletmenin sabit kıymet alımında kullanıldığı tespit olunmakla birlikte, 2021 yılı içinde ...Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.,... ve... adına kullanılmış veya bunların kullanımı için alınan banka kredisi kaydına rastlanılmamıştır.” Tespiti yer aldığı, şirketin ortaklarından 31.12.2020 tarihi itibariyle 6.795.469,02 TL alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, söz konusu alacağın 5.225.807,83 TL’lik kısmının ...’den 905.946,28 TL’lik kısmının...’den ve 663.714,91 TL’lik kısmının ...’den olduğu tespit edildiği, şirketin, 9/6/2021 tarihli ve 31506 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 6. Maddesinin üçüncü fıkrası hükmü ile bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerine, 31/12/2020 tarihi itibariyle düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzeri durumlarla ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini 31 Ağustos 2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verildiğinden, şirketin kanunun bu maddesinden faydalanmak suretiyle 31.12.2020 tarihli kayıtlarında yer aldığı halde şirkette mevcut olmayan 6.795.469,02 TL’lik ortaklardan alacakları 20.08.2021 tarihinde bağlı bulunduğu Kemalpaşa Vergi Dairesine beyan ettiği, iş bu kayıt düzeltmesi ile ilgili şirket defterlerinin incelenmesinde defter kayıtlarının “Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan Tebliğ’e uygun olduğunun tespit edildiği ve eleştiri konusu yapılmadığı” tespit edildiği, Özel Denetim Raporunun 38 ve 39. Sayfalarında; Şirketin ortaklarının şirketten alacaklı olup olmadığı, 2020 yılı bilançosunda görünen ortak alacaklarının daha sonra hangi tarihlerde nasıl ödendiği ile ilgili yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki tespitlerde bulunulduğu, şirketin mali tablo ve defter kayıtlarında 31.12.2020 ve 31.12.2021 tarihi itibariyle 331 Ortaklardan Alacak hesap bakiyelerinin bulunmadığı, bunun yanı sıra 2020 ve 2021 yılları sonunda şirketin ortaklarından alacağının olduğu tespit edildiği, şirketin ortaklarından 31.12.2020 tarihi itibariyle 6.795.469,02 TL alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, söz konusu alacağın 5.225.807,83 TL’lik kısmının ...’den 905.946,28 TL’lik kısmının...’den ve 663.714,91 TL’lik kısmının ...’den olduğu tespit edildiği, şirketin, 9/6/2021 tarihli ve 31506 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 6. Maddesinin üçüncü fıkrası hükmünden faydalanarak ticari defterlerinde düzeltme kayıtları yaptığı, yapılan düzeltme kayıtlarının “Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan Tebliğ’e uygun olduğunun tespit edildiği ve eleştiri konusu yapılmadığı” tespit edildiği, Özel Denetçi görevlendirmesi sadece 2021 yılı ile sınırlı olduğundan “dayanağı ne olduğu tarafımca tespit edilemeyen şirketin defterlerinde 2020 yılı sonu bakiyesi olarak görünen 6.795.469,02 TL Ortaklardan alacaklar hesabının 7326 sayılı Kanunun 6. Maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne istinaden %3 vergi ödenerek ve Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar hesabına virman edilmek suretiyle kapatıldığı, dolayısıyla şirketin defterlerinde 2020 yılı bakiyesi olarak görülen 6.795.469,02 TL’lik Ortaklardan Alacaklar Hesabına herhangi bir ödemenin bulunmadığı tespit edildiği, bununla birlikte şirketin ticari defter kayıtlarında ve mali tablolarında 31.12.2021 tarihi itibariyle şirketin ortaklardan herhangi bir alacak bakiyesinin bulunmadığının tespit edildiği, Özel Denetim Raporunun 11 ve 12. Sayfalarında 150-İlk Madde ve Malzeme, 153- Ticari Mallar ve 157- Diğer Stoklar Hesaplarıyla ilgili yapılan tespitlerde; 2021 yılı dönem başı, nev’i değişim tarihi ve dönem sonu bakiyelerinin davalı şirketin bilanço kalemleriyle uyumlu olduğu, yukarıda detayı açıklanan yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 6. Maddesinin ( c ) ve (d) bentleri uyarıca şirketin 9.573.750,00 TL tutarında stok beyanında bulunduğu tespiti yapıldıktan sonra düzenlenen defter kayıtlarının “Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan Tebliğ’e uygun olduğunun tespit edildiği ve eleştiri konusu yapılmadığı” tespit edildiği, Özel Denetçi Raporunda tespit edilen hususlarla ilgili olarak yukarıda yapılan tespitler sonucunda; raporda davalı şirketin 2021 yılı işlemlerinin ticari defter ve belgeler üzerinden sınırlı olarak incelendiği, incelenen bilanço kalemleri üzerinden yapılan tespitlerin davalı şirketin 31.12.2021 tarihli bilançosuyla uyumlu olduğu, hesap hareketleri bazında yapılan tespitlerde ticari defter kayıtlarının yasalara uygun olduğu, özellikle tespiti istenen “... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. ile yapılan ticari ilişkide muvazaa olmadığı,... ve... adına kullanılmış veya bunların kullanımı için alınan banka kredisi kaydına rastlanılmadığı” tespitlerinin yapıldığı dikkate alındığında, Bilirkişi Kök Heyet Raporunun içeriğinde kendi alanımızla ilgili değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı şirketten istenen belgeler ve 2023 ticari defterleri üzerinden yapılan tespitler sonucunda; davalı şirketin 7440 sayılı Kanunun 6/1-c maddesi hükmünden faydalanarak stok affından yararlandığı tespit edildiği, yayımlanan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 6. Maddesinin (c) bentleri uyarıca şirketin 26.783.500,00 TL tutarında stok beyanında bulunduğu tespit edilmiş olup, ticari defter kayıtlarının incelenmesinde, defter kayıtlarının “Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan Tebliğ’e uygun olduğu” tespit edildiği, davalı şirketten istenen belgeler ve 2023 ticari defterleri üzerinden yapılan tespitler sonucunda; davalı şirketin 7440 sayılı Kanunun 5/1- (a), (c) maddesi hükmünden faydalanarak 2021 ve 2022 yılları için matrah arttırımından yararlandığı tespit edildiği, davalı şirketin 26.06.2023 tarihli Beyanına göre; 2021 yılı için (8 aylık) 2.754.000,00 TL, 2022 yılı için (12 aylık) 10.551.000,00 TL tutarında matrah arttırımından faydalandığı tespit edilmiş ve ticari defter kayıtlarının incelenmesinde, defter kayıtlarının “Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan Tebliğ’e uygun olduğu” tespit edildiği, raporun ilgili bölümünde davalı şirketin 30.09.2023 tarihli bilançosuna göre bilanço aktif ve pasifinde yer alan hesapların kaydi değerleri ve reel değerleri üzerinden bilanço düzenlendiği, yapılan hesaplamalar sonucunda davalı şirketin 30/09/2023 tarihi itibariyle Kaydi ve Rayiç Değerlere göre Özvarlığı; Kaydi Değerlere Göre(+) 99.245.352,72 TL, Rayiç Değerlere Göre(+) 335.565.835,02 TL olarak hesaplandığı, davalı şirketin yasal defter kayıtları 30.09.2023 tarihli 2023-3. Dönem kurum geçici vergi beyannamesi dönemi itibariyle kesinleştiğinden kaydi değerlere göre yapılan hesaplamalar bu tarihli Bilançoya göre yapıldığı, 30.09.2023 tarihli 2023-3. Dönem geçici vergi beyannamesi verileri baz alınarak, yapılan yeniden değerleme sonucuna göre davalı ... Plastik San ve Tic. A.Ş.’nin değerleme sonrası özvarlığı (+) 335.565.835,02 TL olarak hesaplandığı, buna göre davalı şirketin hisse başı pay değeri 335.565.835,02 /61200=5.483,101879 TL olarak hesaplandığı, ... Plastik San ve Tic. A.Ş.’nin ortaklarından ... 01.02.2022 tarihinde 3.901.500,00 TL sermaye karşılığı 15606 adet payını hukuki ve mali yükümlülüklerini...’e, 3.901.500,00 TL sermaye karşılığı 15606 adet payını hukuki ve mali yükümlülüklerini ...’e devrettiği ve devir işleminin 01.02.2022 tarih ve 10507 sayılı Türk Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, davalı şirket ortaklarının 30.09.2023 tarihli bilançoya göre hisselerine isabet eden cari değerleri hesaplandığı, takdirinin mahkemeye ait olduğu, kök Raporda ve yukarıda davacıların iddialarına ve itirazlarına dair değerlendirmeler yapılmış olup, nihayetinde; şirketin feshine ya da ortağın çıkartılmasına dair karar veya uygun, kabul edilebilir diğer çözümler ancak haklı sebebin varlığına bağlı olabileceği taktirlerde olduğu, sunulu olduğu üzere yukarıda Özel Denetim Raporunu da irdeleyen YMM bilirkişi tarafından yapılan tespitler ışığında şu aşamada fesih için somutlaşmış ihlal, kötü yönetim, şirkete zarar verme gibi unsurların tespit edilemediği, davacı tarafın ek beyanlarının da incelendiği, taraf iddia, savunmaları ve dosyaya sunulan evraklara göre değerlendirmeler yapılmış olup, iddialara dair kötü yönetime bağlı zarar tespit edilmediği halde de, bazı olayların, ortaklar arasında husumet oluşturmuş olabilecek ve güven ilişkisini zedeleyebilecek nitelikte olabileceğinin taktirde olduğu, raporda bunlara dair tespitler de yapılmış olup,ortaklar arasında şirketin işleyişini etkileyebilecek şekilde, köklü ve geri dönülmez şekilde husumet oluşup oluşmadığı, güven ilişkisinin ortadan kalkıp kalkmadığı ve bu vakıaların haklı sebep olup olmadığının yine taktirlerde olduğu, davalı şirketin faal, karlı ve özvarlığı güçlü bir şirket olduğu anlaşılıp, şirketin amacını gerçekleştirme gücü bulunmakla ve faaliyetlerine devamında sosyo ekonomik fayda gözüktüğü, haklı sebebin varlığının kabulü halinde de fesih veya davacıların şirketten çıkartılması veya duruma uygun ve kabul edilebilir bir başka çözüm hususunun mahkemenin taktirlerinde bulunabileceği, çıkarma halinde davacıların paylarının rayiçler değerlemesi yapılmış güncel değerleri YMM Bilirkişi tarafından yukarıda tespit edilmiş bulunduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Ek rapora da itiraz edildiğinden davacı şirket adına kayıtlı taşınmazların güncel tapu kayıtları celb edilerek taraf itirazları, sunulan son uzman görüşü ve celp edilen tapu kayıtları değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş , alınan 18/08/2024 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda;
YMM Bilirkişi tarafından da taraf itirazları ile dosyaya sunulu özel uzman
raporları değerlendirildiği ve değerlendirme sonuçlarının yukarıda bilirkişilerin kendi
bölümlerinde belirtildiği, bilirkişilerin kendi bölümlerine dair yaptıkları
değerlendirmelere göre YMM Bilirkişi tarafından da hesaplamalar ve değerlendirmeler
yapılmış olup, YMM Bilirkişi tarafından;
davalı şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı... tarafından 525
Emtia Karşılık Hesabından çekilen tutarların yasalara aykırılık oluşturmadığı,
525 Emtia Karşılık Hesabından çekilen tutarların diğer ortaklar ve şirketi zarara
uğratmasının mümkün olmadığı,
kayıt dışı emtianın kayda alınması nedeniyle yasal karlılık artacağından raporda
hesaplanacak hisse başına pay değerinin etkileneceği ve ortakların bu durumdan olumlu
yönde etkileneceği,
davalı şirket ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı...’in zimmet suçu
veya hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçu işleyip işlemediği konusu Bilirkişilik
uzmanlık alanım konusu içerisinde olmadığından bu konuda görüş bildirilemeyeceği,
kanaatine varıldığı, kötü yönetime bağlı zarar tespit edilmediği halde de, önceki raporlarda da
belirtilmiş bazı olayların, ortaklar arasında husumet oluşturmuş olabilecek ve güven ilişkisini zedeleyebilecek nitelikte olabileceğinin taktirde olduğu, önceki raporda bunlara dair
tespitler de yapılmış olup, ortaklar arasında şirketin işleyişini etkileyebilecek şekilde,
köklü ve geri dönülmez şekilde husumet oluşup oluşmadığı, güven ilişkisinin ortadan
kalkıp kalkmadığı ve bu vakıaların haklı sebep olup olmadığının yine taktirlerde
olabileceği ancak stok affı ve buna bağlı kayıt dışılık bakımından ise, davacı tarafın aldığı
uzman raporunda şirketin hakim ortaklarının zimmet niteliğinde eylemleri olabileceği
belirtilmişken, davalı tarafın aldığı uzman raporunda ise, “kayıtlarda yer almayan
emtianın, işletme bünyesine girmesi için kayıtlarda da yer almadığına göre, bu emtiaya
ilişkin ödemelerin hakim ortaklar ve şirket yöneticileri tarafından yapıldığı aşikar olup,
yasaya göre özel fon hesabına alınan tutarlar yine bu ödemeleri yapan ortaklar
tarafından çekilmesinin yasaya bir aykırılığı bulunmamaktadır” ifadesi
kullanıldığı, buna yukarıda incelenen kayıt içerikleri değerlendirildiğinde, hakim ortaklar
başta olmak üzere ortakların şirkete borcu olduğu açık olup, şirkete alınan emtia,
hakim ortakların ödemeleri ile alınmış olsa bile, bu ortaklar özellikle olmak üzere, şirket
kaynaklarını kullandıkları ve buna karşın kayıtlarda şirkete borçlandıkları açık olduğu, bu
halde, en sade şekilde, hakim ortakların, dolaylı olarak, şirket kaynaklarından kayıtdışı
mal alarak, kayıtdışı işlem tesis ettikleri, bu sebeple de, kayıtdışı işlemler stok affı ile
sınırlı olarak kalmış olsa bile güvensizlik yarattığı, afla beraber matrah artırımında bulunulduğunun açık olduğu, bu bakımdan stok affına uğrasa bile kayıtdışılık şirket
işletmelerinin genel ilkelerine, özen, açıklık ve hesap verilebilirliğe aykırı gözükmekte
olup, en azından ortaklar arasında güven esasını zedeleyici olduğu, davalı şirketin faal, karlı ve özvarlığı güçlü bir şirket olduğu anlaşılıp, şirketin
amacını gerçekleştirme gücü bulunmakla ve faaliyetlerine devamında sosyo ekonomik
fayda gözüktüğü, haklı sebebin varlığının kabulü halinde de fesih veya davacıların şirketten
çıkartılması veya duruma uygun ve kabul edilebilir bir başka çözüm hususunun mahkemenin taktirinde olacağı , çıkarma halinde davacıların paylarının
rayiçler değerlemesi yapılması gerekmekte olup, dava niteliği dolayısıyla, mahkeme
yerine karar vermeleri kabul edilemeyecek olan bilirkişilerin, red veya kabul taktirini mahkemeye bırakıp, doğrudan her raporda güncel rayiçleri arzetmesi gerektiği, bu bakımdan bazı bilirkişiler tarafından ara kararda belirtilmediği gerekçesi ile
reel değerleme yapılmadığı anlaşılmakla, teknik bilirkişilere reel değerleme görevi
verilmesi hususunun mahkemenin taktirlerinde olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Alınan son ek bilirkişi raporunda da TTK 531.maddesinde belirtilen pay sahiplerinin paylarının gerçek değerlerinin karar tarihine yakın değerlerle hesaplanmadığı anlaşıldığından bu hususta bilirkişi kurulundan yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 04/12/2024 havale tarihli bilirkişi heyet 3. ek raporunda; mahkemenin ara kararında, “Alınan son ek bilirkişi raporunda da TTK
531.maddesinrde belirtilen pay sahiplerinin paylarının gerçek değerlerinin karar
tarihine yakın değerlerle hesaplanmadığı anlaşıldığından bu hususta bilirkişi
kurulundan yeniden ek rapor alınmasına” şeklinde görevlendirme yapıldığı
anlaşılmakla, teknik bilirkişiler tarafından güncel rayiç değerlemeler konusu
Değerlendirildiği ve buna göre YMM bilirkişi tarafından da 30.09.2024 tarihli güncel
özvarlık üzerinden güncellemesi üzerinden pay değerleri tespit edilmiş olmakla aşağıdaki tabloda sunulu bulunduğu belirtilmiştir.
30.09.2024 Tarihli Rayiç Değerlere Göre Ortak Başına Cari Pay Değerlerinin Hesaplaması¸
¸ ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Tarafından Düzenlenen Rapor
Dikkate Alındığında Hesaplanan Özvarlık Tutarı
Davacı vekillerinin talebi doğrultusunda TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş.’ne yaptırılan
Gayrimenkul Değerleme Raporunda; “gayrimenkullerin toplam rayiç değerinin KDV
hariç 225.235.000,00 TL olduğu” tespit edilmiştir. Sayın Mahkeme takdirinde olmak üzere
davacı tarafından düzenlettirilen bu raporun dikkate alınması durumunda hesaplanan özvarlık
tutarı aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. •
Toplanan üm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça, davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ' nin 6102 sayılı TTK'nun 531/1 maddesi uyarınca haklı sebepler ile feshine ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı,
Davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ' nin Kemalpaşa OSB Mah.... Sanayi Sitesi, Küme Evleri No:... Kemalpaşa İzmir adresinde kayıtlı bulunduğu, davacılardan ... in...pay , ... ' in de 2044 pay ile davalı şirketin ortaklarından olduğu,
Davacı tarafça şirketin hakim ortaklarından... 'in şirketin ve davacıların menfaatlerine zarar veren güven sarsıcı, hukuka aykırı eylemlerde bulunduğu ,... 'in temsil yetkisini kötüye kullandığı , şirketin iyi yönetilmediği, naylon fatura düzenlendiği, faturasız mal satıldığı, vergi yasalarının ihlal edildiği , afaki ve astronomik harcamalar yapıldığı, ortakların şahsi hesaplarına usulsuz olarak para aktarıldığı, şirket ortakları... ve ... 'in şirkete olan borçlarının usulsüzce kapatıldığı, davacı ... 'in şirketten sürekli borç alıyormuş gibi gösterildiği, usulsüz kayıtlarla davacı adına borç yaratıldığı,... 'in eşi... 'in şirkette çalışmadığı halde sigortalı gösterildiği, daha sonra ise... 'in üzerine aynı sektörde rakip şirket kurulduğu, davacıları dışlayıcı hareketleri de olan... 'in bu tarz eylemleri nedeniyle şirketin işleyişinde ciddi sorunlar baş gösterdiği, davacıların... 'e ve şirket yönetimine olan itimadının sarsıldığı, davacıların açıkça dışlandığı, etkisiz hale getirilmeye çalışıldığı ,... 'in şirket sadece kendilerine aitmiş gibi keyfi hareket ettiği, davacıların itirazlarına rağmen limited şirketin anonim şirkete dönüştürüldüğü, tür değişikliğini sağlamak amacıyla şirketle hiç bir ilgileri olmayan üçüncü kişilerin şirkete ortak yapıldığı, bu şartlar altında şirketin devamının olanaksız olduğu, ortaklığın davacılar açısından çekilmez hale geldiği,... 'in önderliğinde gerçekleştirilen haksız eylemlerin şirketin devamı için en gerekli unsur olan ortaklar arasındaki güven ilişkisini ortadan kaldırdığı, ... 'in şirketin mal varlığını kendi şahsi çıkarları için kullandığı, şirketi zarara uğrattığından bahisle davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 6102 sayılı TTK'nun 531/1 maddesi uyarınca haklı sebepler ile feshine ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinin talep edildiği ,
TTK' nun 531. Maddesinde " Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." düzenlemesinin bulunduğu, davacıların hisse miktarı göz önüne alındığında dava açmaya yeterli hisseye sahip oldukları , haklı nedenler kanunla tanımlanmadığı için somut olayın özelliğine göre Mahkememizce takdir edileceği , Anonim şirketlerde fesih davası hakkının kullanılması açısından genel kurulun olağan toplantısının sürekli şekilde yapılamaması, azınlık pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarının kullanımının devamlı şekilde ihlal edilmesi, çoğunluğun gücünü sistematik olarak ve azınlığın haklı menfaatlerini ihlal edecek şekilde kullanması, azınlık pay sahiplerine finansal açıdan ağır zararlar verilmesi, şirket kar etmesine rağmen hiç kar payı dağıtılmaması veya yıllara veya yıllara göre azalan oranda kar payı dağıtılarak, azınlık pay sahiplerinin mali haklarının ağır ve sürekli biçimde ihlal edilmesi gibi durumlar ile şirketin ortak amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı hallerin haklı sebeblere örnek olarak gösterilebileceği ,Anonim ortaklık bir sermaye ortaklığı olduğundan kural olarak pay sahiplerinin kişisel özelliklerinin ortaklığın işleyişinde rol oynamayacağının kabul edildiği , bu sebeble çok sayıda pay sahibinin bulunduğu büyük çaplı anonim ortaklıklarda kişisel sebeplerin tek başına haklı sebep teşkil etmeyeceği ancak aile şirketlerinde ve küçük ortaklıklarda kişi ortaklıklarıyla önemli benzerlik söz konusu olduğu , bu bakımdan somut olayın ve şirket tipinin özelliklerine göre, bir sermaye ortaklığı olan anonim ortaklıkta dahi kişisel sebeplerin de haklı sebep sayılarak ortaklığın feshine, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verileceği , Anonim şirketlerde fesih davasında temel amacın , azınlık pay sahiplerinin özellikle çoğunluğun kötüye kullanım teşkil eden davranışlarına karşı etkin şekilde korunması olduğu , bu dava hakkının anonim şirketlerde çoğunluğun gücünü sürekli olarak kötüye kullanması ve azınlık pay sahiplerinin haklarını ihlal etmesi durumunda; azınlığın yasal veya sözleşmeye dayalı başkaca hukuki yol bulamamaları veya başvurulan yolların sonuç üretmemesi halinde, azınlığın menfaatleri yönünden hukuki güvenliği sağlama işlevine sahip olduğu , davanın bir diğer amacının pay sahiplerinin ortaklıkta meydana gelen ve çoğunluğun kötüye kullanımı kaynaklı olmayan başka menfaatlerinin ihlallerine karşı da korunmaları olduğu , fesih hakkının diğer azınlık haklarından farklı olarak azınlığa doğrudan doğruya mahkemeye başvurma imkanı tanıyan koruyucu nitelikte bir yenilik doğuran dava hakkı olduğu , anonim şirketlerde haklı sebeple fesih kurumunun azınlık pay sahiplerine tanınmış bir dava hakkı olduğu, başka ifade ile ortaksal bir hak olmadığı, fesih davasının son çare niteliğinde ikincil bir dava olduğu ve bu dava hakkının öngörülmesinin temel amacının, anonim şirketlerde çoğunluğun gücünü sürekli olarak kötüye kullanması ve azınlık pay sahiplerinin haklarını ihlal etmesi durumunda azınlığın yasal veya sözleşmeye dayalı başkaca hukuki yol bulamaması veya başvurulan yolların sonuç üretmemesi halinde azınlığın menfaatleri yönünden hukuki güvenliği sağlamak olduğu, haklı sebebin azınlık için ortaklığı bu şekilde devam ettirmeyi çekilmez kılmasının gerektiği, azınlığın menfaatinin, ortaklığın devamına ilişkin menfaatlerin üzerinde olması gerektiği ,
Somut olayda Mahkememizce yaptırılan incelemeler sonucu alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında da ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere ; fesih için somutlaşmış ihlal, kötü yönetim, şirkete zarar verme gibi unsurların tespit edilemediği , davalı şirketin faal, karlı ve özvarlığı güçlü bir şirket olduğu , şirketin amacını gerçekleştirme gücü bulunduğu ve faaliyetlerinin devamında sosyo ekonomik fayda gözüktüğü ancak davacı taraf iddialarında yer alan stok hesaplarının veya ortaklar cari hesaplarının fiktif olduğu iddiası yönünden fiktif kayıtlar dolayısıyla şirketin şeffaflık ve denetlenebilirlik imkanlarının ortadan kalkması dolayısıyla ortaklar arasında güven ilişkisinin ortadan kalkacağı ve ortaklar arasında husumet oluşabileceği , dava dışı şirket ortağı ... 'in eşi... 'üzerine aynı sektörde rakip şirket kurduğu iddiası yönünden davalı şirketin 07.03.2022 günü yapılan 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda gündemin 8. maddesine istinaden "yönetim kurulu üyelerine TTK.'nın 395. ve 396. maddelerinde belirtilen 'şirketle mukavele yapma yasağı' ve 'rekabet yasağı' konularında izin verilmesi" yönünde oy çokluğu ile karar alındığı ,bu durumda karar öncesi döneme dair TTK-395 ve 396 maddelerinin ihlal edildiğinin söylenebileceği ve karar öncesinde TTK-395 ve 396 maddelerine dair yönetim kurulunun, ana sözleşmenin yasanın verdiği ödevlere uygun hareket etme yükümlülüklerine uygun davranmış olmayabilecekleri ve dolayısıyla yine bu durumun ortaklar arasında güven ilişkisini zedeleyebilecek, husumet yaratabilecek bir husus olarak değerlendirilmesi gerektiği, lüks araç alımı ve kullanımı ile ilgili iddialar yönünden , söz konusu araçların sadece bir kısım ortağın şahsi fayda ve kullanımına sunulması veya bu araçların ne şekilde kullanıldığının belli olmayıp, makam aracı şeklinde de kullanılamayacak spor araba olması hususları değerlendirildiğinde bu iddia yönünden ortaklar arasında güven ilişkisi zarar görebileceği ,bütün bunların yanında taraflar arasında birçok dava ve ortaklar arasında cezai şikayet bulunduğu , şirket ortakları arasında husumet oluştuğu yine bu hususunda da ortaklar arasındaki güven ilişkisini ortadan kaldırdığı , tüm bu hususlar kişisel sebeb olarak nitelendirilse de davalı şirketin aile şirketi niteliğinde oluşu göz önüne alındığında ve bir sermaye ortaklığı olan anonim ortaklıkta dahi kişisel sebeplerin de haklı sebep sayılarak ortaklığın feshine, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verileceği değerlendirilerek kişisel sebeplerin de haklı sebep sayılarak ortaklığın feshine, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verileceği olgusu göz önüne alındığında ortaklar arasında güven ilişkisi zedelenen ve davacı ortaklar yönünden çekilmez hale geldiği belirlenen davalı şirket ortaklığının haklı sebeple feshine ilişkin yasal koşullarının oluştuğunun belirlendiği ancak davalı şirketin faal, karlı ve özvarlığı güçlü bir şirket olduğu , şirketin amacını gerçekleştirme gücü bulunduğu ve faaliyetlerinin devamında sosyo ekonomik fayda gözüktüğü tespitlerini içeren bilirkişi kurulu raporu göz önüne alınarak TTK'nun 531 maddesi uyarınca şirketin feshi yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına karar verilmesinin daha uygun bir çözüm niteliğinde olduğu, Mahkememizce atanan bilirkişi heyeti üyelerince belirlenen rakamlar üzerinden hesaplanan davacı ortak ... ' in payının gerçek değerinin 230.809.457,40 TL , davacı ortak ... ' in payının gerçek değerinin 18.765.145,81 TL tutarında olduğu incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ' nin fesih ve tasfiyesine ilişkin talep ile ilgili TTK.nun 531 maddesi gereğince davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ' nin fesih ve tasfiyesi yerine davacı ortaklar ... ve ... ' in şirket ortaklığından çıkarılmasına,
TTK.nun 531. Maddesi gereğince hesaplanan; davacı ortak ... ' in payının gerçek değeri olan 230.809.457,40 TL ile davacı ortak ... ' in payının gerçek değeri olan 18.765.145,81 TL 'nin karar tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ' nin fesih ve tasfiyesine ilişkin talep ile ilgili TTK.nun 531 maddesi gereğince davalı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ' nin fesih ve tasfiyesi yerine davacı ortaklar ... ve ... ' in şirket ortaklığından ÇIKARILMASINA,
TTK.nun 531. Maddesi gereğince hesaplanan; davacı ortak ...' in payının gerçek değeri olan 230.809.457,40 TLile davacı ortak ... ' in payının gerçek değeri olan 18.765.145,81 TL 'nin karar tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacılara ÖDENMESİNE,
2-Alınması gereken 17.048.441,15 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.048.381,85 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan 3.103.746,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 13.100,00 TL bilirkişi ücreti, 1.000,00 TL keşif araç ücreti, 419,90 TL keşif harcı, 1.799,70 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 16.319,60 TL yargılama gideri ile davacı tarafça yapılan 224,80 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı asil ... ile davacılar vekili Av. ...ve davalı vekili Av. ...'in yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı. 23/01/2025
Başkan...
E-imzalıdır
Üye...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır