T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/494 Esas
KARAR NO : 2023/1003
DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/07/2021
KARAR TARİHİ : 13/12/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/10/2020 tarihinde davacının sevk ve idaresinde olan motorsiklet ile seyir halinde olduğu sırada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen beyaz renkli bir aracın sıkıştırması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği, orta refüje çarparak yaralandığı, geçici ve sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, davalı kurumun meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek 2.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi başvurunun usulüne uygun yerine getirilmediği, geçici iş göremezlikten kaynaklanan sorumluluklarının bulunmadığı, kazaya karışan aracın tespiti ile sigortaya tabi olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, ispat külfetinin davacıda olduğu, müterafik kusur indirimi taleplerinin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, trafik kazası sebebiyle cismani zarar iddiasına dayanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
DELİLLER:
- Davacıya ait tedavi kayıtları,
-İzmir SGK nun 19/08/2021, 20/08/2021, 26/08/2021 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir CBS nin... soruşturma dosyası sureti,
-İzmir ili emniyet müdürlüğünün 11/10/2021 tarihli yazısı ve eki,
-Davalı kurum hasar dosyası,
-Mahkememizce 03/12/2021 tarihinde gerçekleştirilen keşif,
-Trafik kusur bilirkişi ... in 03/01/2022 tarihli raporu,
-ATK Trafik İhtisas Dairesinin 21/03/2022 tarihli kusur raporu,
-Bilirkişiler ...'nin 27/07/2022 tarihli kusur raporu,
- İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunun 31/10/2022 tarihli raporu,
-Aktüer bilirkişi ...'ın 17/05/2023 tarihli raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 24/10/2020 tarihinde sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile seyir halinde olduğu sırada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kendisini sıkıştırdığı ve orta refüje çarpmasına sebebiyet verdiği, olay yerini terk ettiği, bu olayda bedensel olarak zarara uğradığı iddiası ile iş bu davada geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebinde bulunduğu, davalının ise davacının dava öncesi başvuru şartını usulüne uygun yerine getirmediği, sorumluluklarının ...sigortalı olması gereken bir aracın kazaya sebebiyet vermesi ve plakasının tespit edilememesi halinde söz konusu olduğu, geçici iş göremezlik tazminat talebinden sorumluluklarının bulunmadığı, davacının uğradığı zarar ile dava dışı sürücünün kusurunu ispat etmesi gerektiği, tazminattan müterafik kusur sebebi ile indirim yapılması gerektiğini savunduğu, taraflar arasında davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirip getirmediği, söz konusu kaza nedeniyle bedensel zarara uğrayıp uğramadığı, zararının bulunup bulunmadığı, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edilebilecek miktarın ne olduğu, davalının söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı ve hesaplanacak tazminattan müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacının 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca sorumlu kuruluş olarak davalıya husumet yönelttiği, davaya konu kazanın davalı kurum yönünden Sigortacılık Kanunundan kaynaklandığı, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı kurum tarafından davacının dava öncesinde başvuru şartını yerine getirmediği savunulmuş ise de davacı tarafından dava dosyasına sunulan belgelere göre davacının dava öncesinde davalı kuruma müracaat ettiği, davalı kurum tarafından hasar dosyası oluşturulduğu, mahkemeye erişim hakkının gereği olarak başvuru şeklinin belli bir usule bağlanmadığı somut uyuşmazlık bakımından davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiş ve davalının bu yöndeki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava konusu kaza nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğü, yapılan araştırmalarda kazaya sebebiyet veren araç ve sürücüsünün tespit edilemediği, faili meçhul şüpheli hakkında daimi arama kararı verildiği ve soruşturmanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu kazada davacı, dava dışı sürücü ve üçüncü kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için mahkememizce mahallinde keşif yapılmasına karar verildiği, davacı tanığının keşif mahallinde dinlenildiği, dosyanın trafik kusur bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 03/01/2022 tarihli raporda, davacı sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile Anadolu Caddesini takriben orta şeritte Karşıyaka istikametine seyir halinde kayıkhane rampa çıkışına geldiğinde beyanına göre sağında gelen beyaz renkli aracın sıkıştırması ve çarpması sonucu savrulup orta refüje çarpıp yaralanması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davacı sürücü ... plaka sayılı motosikleti ile üç şeritli tek yön konumlu trafiğin hızlı ve seri işlediği görüşün açık gece vakti orta şeritte seyir halinde iken sağ şeritte gelen beyaz renkli aracın şeridine girerek motosikletine yandan çarpıp orta refüje savurtturarak kazanın meydan geldiği şeklinde iddiaları olsa da yapılan keşifte olay yeri incelenmesi, tanık beyanı, kaza raporu, fotoğraflar ve dava dosyasının incelenmesinde kazanın tek taraflı mı yoksa belirtildiği gibi plakası tespit edilemeyen beyaz renkli aracın sıkıştırarak çarpıp olay yerinde ayrılması ile mi meydana geldiğinin tespit edilemediği, bu konuda taktir hakkının mahkemeye ait olduğu, bu sebeple alternatifli kural ihlali cihetine gidildiği, plakası tespit edilemeyen beyaz renkli aracın kazaya karışması durumunda sürücüsü plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün gece vakti meskun mahal üç şeritli tek yön konumlu trafiğin hızlı ve seri işlediği yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hızını yolun icap ve şartlarına göre uyarlamayıp istikametini etkin kontrollü altında bulundurmadığı, şerit değiştirmeden evvel yoldaki trafik akışını dikkat etmediği, tedbirsiz ve tehlikeli biçimde sola yöneldiğinde orta şeritte seyir halindeki motosikleti görmeyip yan kısmından çarptığı, bu tavrı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda çarpmış olduğu motosikletin seyir dengesini bozup orta refüjü sıkıştırarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermesi olayında, tedbirsiz dikkatsiz araç kullanıp tehlikeli şerit değiştirmesi ve iyi niyet göstermeyip olay yerinde ayrılması nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46. maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu, davacı sürücünün kazanın oluşumunda herhangi bir hatası ve kural ihlali olmadığı, kazanın tek taraflı olarak meydana geldiğinin kabulü halinde ise davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile gece vakti meskun mahal üç şeritli tek yön konumlu trafiğin hızlı ve seri işlediği yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, motosikletinin hızını yolun icap ve şartlarına göre uyarlamayıp istikametini etkin kontrollü altında bulundurmadığı, tamamen sevk ve idare hatası neticesinde motosikletinin hakimiyetini kaybedip kendi yol bölümünde tutma becerisi göstermeyerek sola doğru savrulup orta refüje çarparak yaralanması ile sonuçlanan olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesini ihlal ettiği, tamamen hatası ile etken olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Taraflarca 03/01/2022 tarihli kusur raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkememizce dosyanın Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK tarafından düzenlenen 21/03/2022 tarihli raporda, 24.10.2020 günü Saat:00.45 sıralarında sürücü ...yönetimindeki... plaka sayılı motosiklet ile Anadolu Caddesi üzerinde Çiğli yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, kendi beyanına göre, plakasını tespit edemediği beyaz renkli, Volkswagen Polo veya beyaz renkli Seat marka aracın kendisini sıkıştırması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpması sonucu, dava konusu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, mevcut verilere göre plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücü yönetimindeki araçla gece vakti, yerleşim yeri içinde, üç şeritli bölünmüş bir yol olan Anadolu Caddesi üzerinde Çiğli yönüne sağ şeritten seyri sırasında olay yerine geldiğinde yola gereken dikkatini vermemesi ve şerit değiştirme kurallarına aykırı bir şekilde sola manevra yaparak orta şeride girmesi sonucu, orta şeritten aynı yönde seyretmekte olan “...” plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...’ın seyir durumunu bozup, direksiyon hakimiyetini kaybetmesine ve orta refüje çarpmasına sebebiyet verdiği dava konusu kazadaki dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklet ile gece vakti, yerleşim yeri içinde, azami hız limiti "50 km/s" olan üç şeritli bölünmüş bir yolda, Anadolu Caddesi üzerinde Çiğli yönüne orta şeritten seyri sırasında olay yerine geldiğinde; “…80 km hızda seyir halinde Konak’tan Karşıyaka istikametine doğru, Anadolu Caddesi’ndeki Shell Benzinliği’ne gelmeden, yaklaşık 200 m öncesinde orta şeritte ilerlerken...” şeklindeki kendi beyanından anlaşılmakla, hızını mevcut şartlara göre ayarlamaması ve yola gereken dikkatini vermemesi nedeniyle, sağ şeritten aynı yönde seyretmekteyken sola manevra yaparak orta şeride giren, plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün bu manevrası karşısında aracını kendi seyir şeridinde güvenli bir şekilde sevk ve idare edebilme becerisi gösteremeyerek direksiyon hakimiyetini kaybedip,orta refüje çarpması sonucu meydana gelen dava konusu kazadaki;dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin ATK kusur raporuna itiraz etmesi ve mahkememizce alınan 03/01/2022 ve 21/03/2022 tarihli raporlar arasında çelişki bulunması üzerine dosyanın Karayolları Trafik Fen Heyetinden emekli bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 27/07/2022 tarihli raporuna göre, 24.10.2020 günü, saat 00:45 sıralarında, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile Anadolu Caddesi üzerinde Çiğli yönüne sol şeritte seyri sırasında Kayıkhane mevkiinde olay mahalli kesime geldiği sırada plakası tespit edilemeyen aracın kendisini sıkıştırması ile direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpması sonucu yaralanma ve maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana geldiği, plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün idaresindeki aracı ile yolun orta şeridinde seyir etmekte iken, sol ön ilerisinde seyir halinde olan araçların hal ve hareketlerini yeterince dikkatli bir şekilde izlememekle, aracının hızını, aracın yük ve teknik özellikleri ile görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, sol önünde seyreden motosiklete tehlikeli şekilde ve hızla yaklaşmak suretiyle sola doğru ani ve kontrolsüz bir şekilde manevra yaparak sol şeridi takiben seyreden motosikletin sürüş güvenliğini bozarak aracına çarpması ve akabinde sola savrulmasına neden olmakla, trafiği tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmekle, sebebiyet verdiği olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46. Maddesi (b) ve (c) Bendi, 52. Maddesi (b) ve (c) Bendi ile 56. Maddesi (c) Bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları nedeniyle aynı Kanun’un 84. Maddesi (g) Bendinde belirtilen “Şeride tecavüz etme” gerekçesi ile asli derecede %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...ın ise yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile gece far ışıkları altında, sol şeridi takiben geldiği olay yerinde, orta şeridi takiben seyir halinde iken, ani ve kontrolsüz şekilde sola manevra yaparak seyir şeridine giren aracın sürüş dengesini bozması ile sol arka kapısına çarparak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen olayın oluşumunda kusursuz olmakla birlikte, mahal şartları üzerinde bir hızla seyretmesine bağlı olarak hızının olayın sonucu artırıcı etken olduğu düşünüldüğünden % 25 oranında tali derecede kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla dosyanın İstanbul ATK' ya gönderildiği, İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunun 31/10/2022 tarihli raporunda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %30, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tazminat hesabı yapılmak üzere dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 17/05/2023 tarihli raporunda, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre davacının bakiye ömrünün belirlendiği, hesaplamada progresif rant yönteminin uygulandığı, olay tarihi itibariyle davacının gelirinin asgari ücret olduğu ancak rapor tarihi itibariyle gelirinin asgari ücretin 5.73 katı olduğunun tespit edildiği, buna göre seçenekli hesaplama yapıldığı, ATK maluliyet raporu doğrultusunda %30 sürekli maluliyet ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresi ile dava dışı sürücünün %75 kusurlu olmasına göre hesaplama yapıldığı, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada davacının hak etmiş olduğu 9 ay süreli geçici iş göremezlik tazminatının kalmadığı, talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 790.427,09 TL olduğu, davacının gelirinin asgari ücretin 5.73 katı olarak kabulü halinde yapılan hesaplamada, hak etmiş olduğu 9 ay süreli geçici iş göremezlik tazminatının 85.304,33 TL, talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 2.913.665,32 TL olduğu, davaya konu kazada, davalının sorumluluğunun poliçe teminat limitleriyle sınırlı olduğu davaya konu kaza tarihi itibariyle sakatlanma/ölüm halinde uğranılan zararlar için verilen poliçe teminat üst limitinin 410.000,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davaya konu kazanın meydana geldiği 2020 yılı Ekim ayı itibariyle brüt asgari ücretin 2.943,00 TL olduğu, davacının hizmet döküm cetvelinde aynı dönemde aylık gelirinin 4.336,06 TL olduğu, kök raporda bu husus dikkate alınmaksızın davacının asgari ücretin 5.73 katı geliri olduğu değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlendiği anlaşıldığından bu husustaki çelişkiyi giderir ve davalının 02/06/2023 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesinin aktüer bilirkişiden istenildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 01/08/2023 tarihli ek raporda, yapılan hesaplamada kullanılan veriler tekrar incelendiğinde brüt asgari ücret olarak sehven 2020 yılı yerine 2010 yılı verilerinin kullanıldığının tespit edildiği, bu hatanın giderildiği, buna göre davacının SGK belgelerinden 2020/10. Dönem 30 günlük brüt kazancının 4.336,06 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın olay tarihinde brüt asgari ücret olan 2.943,00 TL nin 1,47 katına denk geldiği, davacının bu gelir üzerinden hak etmiş olduğu 9 ay süreli geçici iş göremezlik tazminatının 5.894,39 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının ise 1.328.195,86 TL olduğunun hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacının, 24/10/2020 tarihinde sürücüsü olduğu ...plakalı araç ile seyir halinde olduğu sırada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kendisini sıkıştırdığı ve orta refüje çarpmasına sebebiyet verdiği, olay yerini terk ettiği iddiası ile iş bu davada sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat isteğinde bulunduğu, mahkememizce alınan 27/07/2022 tarihli kusur raporuna göre, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün hatalı şerit değiştirdiği, hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, kazanın meydana gelmesinde asli %75 kusurlu olduğu, davacının ise hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, kazanın meydana gelmesinde tali %25 kusurlu olduğu, davalı tarafından bu kusur raporuna itiraz edilmiş ise de söz konusu kusur raporunun meydana gelen kazanın oluş biçimi, kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturması kapsamındaki beyanlar ile mahkememizce keşif mahallinde beyanı alınan tanık ...'un beyanları ile uyumlu olduğu, bu nedenle mahkememizce alınan kusur raporunun somut olaya uygun görüldüğü, maluliyet yönünden ise İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunun 31/10/2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacının tüm vücut engellilik (sürekli iş göremezlik) oranının %30, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olduğu, davalı tarafından bu rapora itiraz edilmiş ise de Yargıtay ... Hukuk Dairelerinin 2021 yılı ve sonrasındaki yerleşik içtihatlarına göre maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihine göre 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, buna göre kaza tarihi olan 24/10/2020 tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiği, maluliyet değerlendirilmesinin rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, davacının mahkememizce yargılama aşamasında hastaneye sevk edildiği ve ortopedi, nöroloji, fizik tedavi poliklinikleri aracılığı ile son sağlık durumunun tespit edildiği, kaza sebebiyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm kayıtların dosyaya kazandırıldığı, ayrıca davalının ATK maluliyet raporuna ilişkin beyan ve itirazlarının soyut beyanlara dayandığı, açıklanan nedenlerle mahkememizce İstanbul ATK'nın maluliyet raporunun denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğunun kabul edildiği, buna göre somut olayda davacının maluliyetinin % 30 sürekli iş göremezlik ve 9 ay geçici iş göremezlik şeklinde dikkate alınmasının gerçek zarar ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı Güvence Hesabı 24/10/2020 tarihli trafik kazası nedeniyle sorumlu olmadığını savunmuş ise de mahkememizce keşif mahallinde dinlenilen tanığın beyanına göre dava konusu kazaya üçüncü kişinin sebebiyet verdiği, mahkememizce yapılan araştırmada tanığın kaza mahallinden geçiş yaptığının pts kayıtları ile tespit edildiği, ayrıca dava konusu kazaya ilişkin yürütülen soruşturmada da kazaya sebebiyet veren aracın plakası ve sürücüsünün tespit edilemediği, faili meçhul şüpheli hakkında daimi arama kararı verildiği, bu nedenle kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği husunun davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerektiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14/2-a maddesi uyarınca bu halde davalı kurumun meydana gelen zarardan tespit edilemeyen sigortalının kusuru oranında ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan zmms poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu, mahkememizce alınan 27/07/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu, mahkememizce alınan 01/08/2023 tarihli aktüer ek raporunda, davacının geçici iş göremezlik zararının 5.894,39 TL ve sürekli iş göremezlik zararının 1.328.195,86 TL olarak hesaplandığı, 01/08/2023 tarihli aktüerya ek raporunda davacının geçici iş göremezlik zararının hesabında geçici iş göremezlik süresinin karşılığı olarak oluşan zararın 36.536,03 TL, bu zararın %75 kusura denk gelen kısmının 27.402,02 TL olduğu, bu zarardan SGK tarafından yapılan 28.676,84 TL ödemenin %75'lik kusura denk gelen kısmı olan 21.507,63 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye 5.894,39 TL geçici iş göremezlik zararı oluştuğu sonucuna varılmış ise de, SGK'dan dosyamıza gönderilen 20/08/2021, 26/08/2021 ve 12/07/2023 tarihli yazılar arasında davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemelerine ilişkin çelişki bulunması üzerine mahkememizce SGK dan bu hususta yeniden bilgi istenildiği, SGK Menemen Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından mahkememize gönderilen 22/11/2023 tarihli cevabı yazıya göre dava konusu trafik kazası sebebiyle 24/10/2020- 12/06/2023 tarihleri arasında davacıya 66.871,10 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, bu ödemenin %75'lik kısmı olan 50.153,32 TL'nin rücuya tabi olduğu, buna göre rücuya tabi miktarın davacının talep edebileceği 27.402,02 TL geçici iş göremezlik zararını karşıladığı, davacının bakiye geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, davacının %75 kusura karşılık olarak sürekli iş göremezlik zararının 01/08/2023 tarihli aktüer ek raporunda belirtildiği üzere 1.328.195,86 TL olduğu, davalı kurum tarafından teknik faize göre hesaplama yapılması talep edilmiş ise de yerleşik Yargıtay uygulamasına göre hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun Progresif Rant Yöntemine göre dikkate alınması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 esas 2020/40 karar sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği dikkate alındığında kaza tarihi itibariyle zmms genel şartlarında yer alan hesaplama yöntemi yerine teknik faizsiz hesaplama yönteminin uygulanması gerektiği, davalı kurumun bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı, yine davalı kurum tarafından cevap dilekçesinde müterafik kusur savunmasında bulunulmuş ve davacının kaskının takılı olmadığı, davacının koruyucu kıyafet giymediği ve bu nedenle zararın artmasına sebebiyet verdiği ileri sürülmüş ise de davacıda meydana gelen yaralanmanın bacak ve kollarda olduğu, davacının kaskının takılı olup olmasının meydana gelen yaralanma üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücü ve yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken, dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir zorunluluk öngörülmediği, koruyucu ekipman olarak dizlik, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde düzenlenmediğinden davacının mevcut yaralanmasına göre somut olayda tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasına lüzum bulunmadığı (Yargıtay ... HD'nin 20.09.2022 tarih ve ...K. Sayılı ilamı), kaza tarihi itibariyle bedeni zararlarda ... poliçe teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, davalı kurumun sorumluluğunun bu tutarla sınırlı olduğu, davacı tarafından davalıdan talep edilebilecek sürekli iş göremezlik zararının 410.000,00 TL olduğu, davacının 22/05/2023 tarihli dilekçesi ile 17/05/2023 tarihli aktüer kök raporuna göre ıslah ile dava değerini arttırdığı, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 85.304,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiği, her ne kadar davacı vekili mahkememizce alınan 01/08/2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporundan sonra 16/09/2023 tarihli dilekçesi ile 22/05/2023 tarihli ıslah dilekçesindeki geçici iş göremezlik talebinin maddi hataya dayandığını, aktüer ek raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik talebini 5.894,39 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiş ise de, kısmi ıslah müessesesi ile talep azaltılımının olanaklı olmadığı, bu şekilde yapılan talebin kısmi feragat sonucunu doğurduğu, ayrıca davacının iddiasının aksine 22/05/2023 tarihli dilekçede maddi hatanın söz konusu olmadığı, davacının davaya konu taleplerinin 22/05/2023 tarihli ıslah dilekçesine göre değerlendirilmesi gerektiği, yukarıda açıklandığı üzere davacının bakiye geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı bu sebeple davacının geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiği, davacının davalı kuruma 08/03/2021 tarihinde müracaat ettiği, davalı kurumun 8 iş günlük yasal sürenin sonu olan 19/03/2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle temerrüt faizi talep edebileceği, ayrıca meydana gelen zararın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu, ancak mahkememizce hüküm kurulurken sehven temerrüt faiz başlangıç tarihinin 19/04/2021 olarak gösterildiği, bu hususun tashih ile değiştirilmesinin de olanaklı olmadığı, mahkememizce alınan kusur raporu, maluliyet raporu ve aktüer ek bilirkişi raporlarının yapılan açıklamalar kapsamında oluşa ve dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 410.000,00 TL'nin 19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 28.007,10 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 1.632,40 TL ıslah harcı toplamı 1.691,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.315,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 1.632,40 TL ıslah harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.546,80 TL ATK rapor ücreti, 200,00 TL araç ücreti, 419,90 TL keşif harcı, 313,20 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 9.230,90 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (410.000,00/495.304,33=0,82) 7.641,09 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (0,18) 18,00 TL'nin davacıdan tahsili davalıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 60.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ...sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Katip ... Hakim ....
E-İMZA E-İMZA