T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1032
KARAR NO : 2025/217
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 23/12/2019
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı ..., kaza sebebiyle yaşadığı mağduriyeti bir nebze olsun gidermek amacıyla gerçek orandan çok daha düşük olan bir oran üzerinden hesaplama yapılmasına davalının talebi üzerine onay verdiği, Muvafakatnamede ''tazminat yönünden yapılacak hesaplamanın % 20 maluliyet oranına göre '' yapılmasına muvafakat edildiği, yoksa müvekkilinin maluliyetinin %20 olduğu kabul edilmediği, Davalı sigorta şirketi %20 maluliyet oranına göre 20.12.2017 tarihinde 146.128,31-TL ödeme tarafımıza yaptığı, ödeme % 20 orana göre dahi azsa da, bu hususun ötesinde müvekkilin ilerleyen rahatsızlığı ve eldeki adli tıp raporu mucibince müvekkilin maluliyet oranının bu rakamların çok üstünde olduğu mahkemenizce yeniden belirlenecek raporla tevsik edileceği, davalının taleplerini kabul etmediği için 15.04.2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmuştur ( ... esas ) Talebimiz Komisyonda reddolunmakla iş bu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçe...raç, davalı şirkete, 05.06.2016-05.06.2017 tarihleri arasında... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalısı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 310.000,00-TL. ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmemiz davayı kabul anlamında olmadığını, davalı sigorta şirketin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu zira, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. Maddesine göre trafik sigortaları, aynı kanunun 85. Maddesine göre işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, dolayısıyla, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, Dava öncesinde, dava konusu kaza sebebi ile müvekkil şirkete başvurulmuş, müvekkil şirket tarafından... numaralı hasar dosyası açılmıştır. Gerekli evrakların davalı müvekkil şirkete ibraz edilmesini takiben; ... numaralı hasar dosyasından 20.12.2017 tarihinde 146.128,31- TL ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava dilekçesi incelendiğinde manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı görüldüğünü, ancak manevi tazminat istemi, belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak açılamayacağını, ayrıca dava dilekçesinin ilk sayfasında harca esas değer kısmında 20.000-TL manevi tazminat gösterilmiş ise de; dilekçe içeriğinden de anlaşıldığı üzere dava peşin harcı 20.000-TL üzerinden değil 3.000 TL üzerinden ödendiği görüldüğü, gerek dava dilekçesi gerekse yatırılan harç bakımından usule uygun dava açılmadığından davanın reddi gerektiği, davalı kazadan sonra; davacı ...'ın ve müvekkile hakaretler ederek üzerine yürümesine rağmen, hastanede davacı ile ilgilenmiş, sabaha kadar başında kalarak, doktorları ile görüşmüş, doktorunun hastanın herhangi bir hayati tehlikesinin bulunmadığı, durumunun iyi olduğu ve yaralanmanın "korse giyilmesi" ve dinlenmesi suretiyle tedavisinin mümkün olduğu, herhangi bir tıbbı müdahale gerektirmeyecek basit bir yaralanma olduğunu beyan etmesi üzerine hastaneden ayrılmış olup, daha sonra da sürekli ilgilenmiş, kazadan ötürü üzgün olduğunu ve her türlü yardıma hazır olduğunu defalarca dile getirmiştir. Davacı yürüyerek hastaneye gitmiş, yürüyerek ayrılmasına rağmen dava dilekçe içeriğinde "kalıcı sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar" gibi muğlak bir ifade ile manevi tazminattan bahis edildiği, davacı kaza esnasında emniyet kemerini takmadığını, bu nedenle zararın oluşumunda yani yaralanmasında başlıca kusur kendisine ait olduğuun, Eğer emniyet kemerini takmış olsaydı herhangi bir yara almayacaktı şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu'nun 06/03/2024 tarihli ve... sayılı raporunda; Davacının tüm vücut engellilik oranının %20 (yüzdeyirmi) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu...İhtisas Kurulu'nun 22/08/2024 tarihli ve ...sayılı raporunda;... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; ... oğlu,...doğumlu ...’ın 04.06.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının; ...603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Omurgaya ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 1.7’ye göre %5, %5, %5, %5, %2 olduğu, Balthazard yöntemi ile toplandığında; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %20 (yüzdeyirmi) olduğu, B- 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Omurgaya ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 1.7’ye göre %5, %5, %5, %5, %2 olduğu, Balthazard yöntemi ile toplandığında; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %20 (yüzdeyirmi) olduğu, C- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Aktüerya ...ın 28/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 04.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %20 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının davalı ...Sigorta AŞ tarafından 20.12.2017 tarihinde karşılandığı tespit edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27/10/2022 tarih... Karar sayılı İlamında, " Somut olayda; kaza nedeniyle Çeşme ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2019...Karar sayılı kesin kararı ile davalı araç maliki ve sürücüsü ...'nın bilinçli taksirle aralarında davacının da bulunduğu birden çok kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan TCK 89/4 maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçu ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 89. maddesinin 4. fıkrası kapsamındadır ve ceza zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK’nun 66/e maddesi uyarınca 8 yıldır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının trafik kazası sonucu yaralandığı, dava konusu eylemin aynı zamanda suç oluşturduğu ve TCK’nun 89/4 maddesine göre ceza yargılaması yapıldığı anlaşılmaktadır. Yaralama olayı 04/06/2017 tarihinde tarihinde gerçekleşmiş, dava 23/12/2019 tarihinde açılmıştır. Şu durumda davanın açıldığı tarih itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde düzenleme altına alınan 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş ise de, olay tarihinden itibaren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/4 ve 66/1-e maddeleri uyarınca 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi geçmemiştir. Davalılar vekilleri tarafından süresi içinde cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de, davacının isteminin zaman aşımına uğramadığı, ilk derece mahkemesince zaman aşımı definin reddine karar verilmesi gerektiği halde davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmakla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının kabulü gerekmiştir. (Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ...Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) 2-Kabule göre de; davacı vekili, dava dilekçesinde 20.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği halde, kalıcı sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile davacının yaşı ve davalının kusur durumu da gözetilerek, yargılamanın son aşamasında sorumluluğun derecesi ve zararın kapsamı kesin belli olduktan sonra miktarı açıklanacak manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte sürücüden tahsiline karar verilmesi dileğinde bulunduklarını ve bunun için "simgesel" değer olarak 3.000,00 TL. üzerinden peşin harç ödediklerini belirterek, ileride arttırılmak üzere manevi tazminat yönünden 3.000,00 TL üzerinden harç ödenmiş ise de; talep edilen tazminatın niteliği gereği manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması, ıslah ya da ek dava ile istek miktarının arttırılması da olanaklı olmadığı gibi kısmi manevi tazminat davası da açılamayacağından, 492 sayılı yasanın 32.maddesi; "Yargı işlemlerinde alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz..." hükmü gereğince öncelikle talep edilen 20.000,00 TL üzerinden, Harçlar Kanunu'nun 29,30 ve 32. maddesi gereği harç ikmali yaptırılması, eksik harcı tamamlamak üzere davacıya 1 hafta kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. "şeklindeki gerekçesiyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarihli, ...Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından trafik kazasından kaynaklı olarak cismani zarar tazminatı talep edilen davada, Çeşme ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında davalı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde tek başına etken olduğu, davacının yolcu konumumunda bulunduğu aracın sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda etken bir davranışının bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca Adli Tıp Kurumu...İhtisas Kurulu tarafından davacının %20 maluliyet oranın bulunduğu ve iyileşme süresinin altı ay olduğu tespit edilmiştir. Bu veriler doğrultusunda, davacı tarafın cismani zarar tazminatları hesaplanması için dosya aktüerya hesap bilirkişisine verilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından önceden yapılan ödemelerin mahsubu ve ödeme tarihindeki zararı tamamen karşılayıp karşılamadığı hususunda bilirkişi raporu alınmıştır. 04.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davalı sigorta şirketi tarafından 20.12.2017 tarihinde yapılan ödeme neticesinde davalı sigorta şirketinin ödeme tarihi itibariyle davacının tüm tazminat istemlerini karşıladığı anlaşılmakla, davanın maddi tazminat istemi yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 358,63 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 256,77 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-)Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 21.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır