T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/1056
KARAR NO: 2023/278
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 29/12/2022
KARAR TARİHİ: 13/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 29/12/2022 tarihli dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin % 3,75 pay oranına sahip ortağı olduğunu, payın davacıya 26/12/2016 tarihinde vefat eden eşinden miras yoluyla intikal ettiğini, davalı şirketin 5 ortaklı kapalı tip aile şirketi olup şirketin diğer ortaklarının davacının kızı küçük... ve davacının vefat eden kocasının kardeşleri ... ve ... ile...' nın eşi ... olduğunu, davacı şirketin müdürler kurulunun 28/12/2022 tarihinde olağan üstü genel kurul toplantısı yapmayı kararlaştırdığını, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi' nin 13/12/2022 tarihli sayısında yayınlandığını, toplantı gündeminin şirketin geçmiş yıl karlarının dağıtılması ile iç kaynaklardan sermaye artırımı konularının görüşülüp karara bağlanması oluşturduğunu, toplantının belirlenen tarihte ..., ... ve ...' un asaleten, küçük...' yi temsilen TMK' nun 426. Maddesi gereğince atanan kayyım...' ın ve davacıyı temsilen avukat ... ve...' nın katılımıyla yapıldığını, genel kurul toplantısının 4/A maddesinde alınan kararın kanuna esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına uygun olduğundan TKK' nın 445 ve devamı maddeleri gereğince iptal edilmesi ve TKK' nun 449. Maddesi gereğince söz konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılması talebiyle dava açma zorunluluğu doğduğunu, gündemin 4/A maddesinde davacı ile kızı küçük ... için farklı şirketin diğer ortakları için farklı kararlar alınıp uygulanmak istendiğini, davacı ile kızı için kar dağıtımı yapılması ancak sermaye artırımında rüçhan hakkı kullandırılmaması şirketin diğer ortaklarına ise kar dağıtımı yapılmaması ancak sermaye artırımında rüçhan hakkı kullandırılması husususun görüşülüp tek seferde oylanarak karara bağlandırılmasının önerildiğini, gündem maddesinin '' Şirket sermaye yapısını güçlendirmek amacıyla oto finansman yolu ile geçmiş yıl karlarından 2019 yılına kadar birikmiş olan 2.937,868,92 TL' den ...' ye ait 6.000 paya isabet eden %3,75 oranındaki brüt kar payı 110.170,08 TL ve...' ye ait 18.000 paya isabet eden %11,25 oranında brüt kar payı 330.510,25 TL' nin bu kişilere kar payı olarak dağıtılmasına, adı geçen hissedarların dağıtımdan sonra geriye kalan diğer hissedarlara geçmiş yıl karlarının şirketin diğer ortakları bulunan ..., ... ve ...' nin sermaye paylarına ilave edilmesi hususlarının görüşülüp karara bağlanması'' şeklinde olduğunu, söz konusu maddenin bu şekliyle görüşülmesi ve farklı konular için ayrı ayrı oylama yapılması gerekirken her iki konunun bir oylama yapılarak karara bağlanmasının TTK' ya ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, limited şirketlerde karın dağıtımına ilişkin hükmün TTK' nın 608. Maddesinde düzenlendiğini, bu hüküm gereğince şirket karının dağıtılması ya da dağıtılmaması kararının tüm ortaklar için alınacağını ancak gündemin 4/A maddesinde bu hususa uyulmadığını, davalı şirket ana sözleşmesinin karın dağıtımı başlıklı 12. Maddesinin '' Şirketin safi karı yapılmış her çeşit masrafların çıkartılmasından sonra kalan miktardır, safi kardan evvela her sene %5 ihtiyat akçesi ayrılır, kalanı hissedarlara ödenmiş sermaye üzerinden hisseleri oranında dağıtılır, kara iştirak eden hissedarlara dağıtılması kararlaştırılan miktardan Türk Ticaret Kanunu' nun 466. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince %10 ayrılarak umumi yedek akçeye eklenir, kardan bir kısmının hissedarlara dağıtılması veya şirket adına işletilmesi veya memurlara hizmetlilere ikramiye olarak verilmesi gibi kararları şirket sermayesinin %51' ini temsil eden hissedarların kararına bağlıdır'' şeklinde olduğunu, maddeden anlaşılacağı üzere kar dağıtımının tüm ortakları kapsayacak şekilde alınacağını ancak alınan kararın buna uygun olmadığını, limited şirketlerde esas sermayenin artırılması ile rüçhan hakkının TTK' nun 590 ve 591. Maddelerinde düzenlendiğini, TTK' nun 591/1. Maddesinin '' Şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi ön görülmemiş ise her ortak esas sermaye payı oranında esas sermayenin artırılmasına katılmaya haizdir'' şeklinde olduğunu, maddenin 2. Fıkrasında örnek olarak sayılanlar gibi sebeplerin bulunması durumunda yeni pay almaya ilişkin rüçhan hakkının sınırlanabileceği ya da kaldırılabileceğinin belirtildiğini ancak gündemin 4/A maddesinde yeni pay almaya ilişkin rüçhan hakkının davacı ve kızı için haklı sebep gösterilmeden kaldırıldığını, davalı şirketçe sermaye artırımı yapılması gerektiğine ilişkin toplantı öncesinde veya toplantı sırasında bilgi verilmediğini ayrıca sermayenin artırılmasını gerektiren haklı bir sebep bulunmadığını, şirketin ödenmiş sermayesinin 4.000,000,00 TL olup hiç bir yatırım yapılmamasına rağmen 2021 yılı karının 85.283,59 TL, son 5 yılın kar toplamının ise sadece 1.191,296,64 TL olduğunu, davalı şirketin son 5 yılın tamamında ödenmiş sermayesinin ancak %29,78 oranında kar elde ettiğini, bunun enflasyon ve devalasyon ile kıyaslandığında düşük kaldığı sermayenin erdiğini ve davacının zarara uğratıldığını gösterdiğini, şirketin diğer ortaklarının şirketin tüm imkanlarını sınırsızca kullandığı ve bu suretle şirketi zarara uğrattıkları ve şirket karının azalmasına sebep olduklarını ayrıca şirkette kayıt dışı ticaret yapıldığına ve bu yolla elde edilen gelirin şirket müdürlerinin özellikle ...' un hesabına aktarıldığına ilişkin İzmir ... ATM' nin ... Esas, İzmir ... AHM' nin... esas sayılı dosyalarında bulunan bilirkişi raporları, İzmir ... ATM' nin ... Esas sayılı dosyasında bulunan uzman mütalaası ile ...' un ... Bank hesabı nezdinde ki şahsi banka hesap ekstreleri bulunduğunu, bu sebeple davacının davalı şirketteki kayıt dışı ticaret konusunda özel denetim yapılması için açtığı davanın İzmir... ATM' nin ...asında ve müdürler aleyhine açtığı sorumluluk davasının İzmir... ATM' nin... sayılı dosyasında incelendiğini, davalı şirkette sermaye artırımına gerek olmadığını, sermaye artırımının davacının sahip olduğu %3,75 oranındaki esas sermaye payını azaltıp onu zarara uğratmak için yapıldığını, gündemin 4/A maddesinde ... ... ve ...' ın olumlu oylarıyla ve oy çokluğu ile alınan kararda davacının olumsuz oy kullanıp muhalefet şerhini tutanağa işlettiğini ayrıca yazılı olarak da muhalefet şerhini toplantı başkanlığına sunduğunu, gündemin 4/A maddesinde oy çokluğu ile alınan kararın TTK' nun 449. Maddesi gereğince yürütülmesinin durdurulmasının gerektiğini, kararın tescil ve ilan edilmesinin hem davacı için hem de tescile güven ilkesi gereği bu tescile güvenip davalı şirket ile işlem yapacak olan 3. Kişiler için telafisi imkansız zararlara neden olacağını, TTK' nun 617/2 maddesinin ''Genel kurul toplantı gününden en az 15 gün önce toplantıya çağrılır, şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya 10 güne kadar kısaltabilir'' şeklinde olduğunu, çağrının en geç 12/12/2022 tarihinde yapılması gerekirken 13/12/2022 tarihinde yapılarak emredici hükme aykırı davranıldığını ayrıca davacı şirketin ana sözleşmesinin ilanlar başlıklı 7. Maddesine şirkete ait ilanların TTSG' de ve şirketin merkezinin bulunduğu yerde çıkan en az 1 gazete ile asgari 15 gün önce yapılacağının belirtildiğini, yerel gazetede böyle bir ilanında hiç yapılmadığını, davalı şirket ana sözleşmedeki sermaye maddesinin değiştirilmesi görüşülüp karara bağlayacak olmasına rağmen sermaye maddesinin eski şekli ile yeni şeklinin çağrı ilanında yayınlanmadığını, bu durumun mevzuata aykırı olduğunu, genel kurul toplantısında kendisini vekil ile temsil ettirecek ortaklar için vekaletname örneğinin çağrı ilanında yayınlanması gerekirken bu hususunda yerine getirilmediğini, bu sebeplerle genel kurulun toplantısına çağrının yasaya mevzuata ve ana sözleşmeye aykırı yapıldığından toplantının iptali gerektiğini belirtmiş , davalı şirketin 28/12/2022 tarihinde gerçekleştirilen olağan üstü genel kurul toplantısının 4/A maddesinde alınan kararın TTK' ya, esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğundan öncelikle TTK' nun 449. Maddesi gereğince yürütülmesinin durdurulmasına, TTK' nun 445 ve devam maddeleri gereğince söz konusu genel kurul toplantısının 4/a maddesinde alınan kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 20/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacının genel kurul toplantısına davet tutanağının TTK' ya veya ana sözleşmeye uygun olmadığını belirttiğini ancak 28/12/2022 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak ve süresinde yapıldığını, davacının kendisini vekil ile temsil ettirecek ortakların vekaletname örneğinin çağrı ilanında yayınlanması gerektiğini haksız ve mesnetsiz olarak ileri sürdüğünü, bunun kabul edilemeyeceğini, davacının 28/12/2022 tarihli olağan üstü genel kurul tutanağının 4/A maddesinde yer alan '' “Şirket sermaye yapısını güçlendirmek amacıyla oto finansman yolu ile geçmiş yıl karlarından 2019 yılına kadar birikmiş olan 2.937.868,92 TL’den ...’ye ait 6.000 paya isabet eden %3,75 oranındaki brüt kar payı 110.170,08 TL ve...’ye ait 18.000 paya isabet eden %11.25 oranında brüt kar payı 330.510,25 TL’nin bu kişilere kar payı olarak dağıtılmasına, adı geçen hissedarların dağıtımdan sonra geriye kalan diğer hissedarlara geçmiş yıl karlarının şirketin diğer ortakları bulunan ..., ... ve ...’nin sermaye paylarına ilave edilmesi hususlarının görüşülmeye başlanıldığı sırada ... vekili Av.... söz alarak, 4-A maddesinde sermaye artırımının ve kar payı dağılımının birlikte oylanması usule aykırıdır ve bu konunun ayrı ayrı oylanmasını teklif ediyoruz, bu şekilde oylama yapılması suretiyle oy hakkımızın kullanılması engellenmektedir bu şekilde tescili mümkün değildir. Gerekçesi ile gündem değişikliği teklifinde bulunuldu, Oylamaya geçildi, Oylama neticesinde 92.000 pay ..., 28.000 pay ... ve 16.000 pay ...’a ait 136.000(Yüzotuzaltıbin) olumsuz, 6.000 pay ... vekili Av. ... ve 18.000 pay... Kayyım’ı... toplam 24.000(Yirmidörtbin) olumlu payla gündem değişikliği teklifi oy çokluğu ile reddedildi, Gündemin 4-a maddesi ile ilgili görüşme neticesinde 2019 yılına kadar birikmiş olan geçmiş yıl karlarının, şirket ortağı ... ve... payına düşen karların sermayeye eklenmemesi, kar dağıtımı olarak istemeleri üzerine ...’ye ait 6.000 paya isabet eden %3.75 oranındaki brüt kar payı 110.170,08 TL ve...’ye ait 18.000 paya isabet eden %11.25 oranında brüt kar payı 330.510,25 TL’nin bu kişilere kar payı olarak dağıtılmasına, ...’a ait 92.000 paya isabet eden %57,5 oranında 1.689.219,79 TL, ...’ye ait 28.000 paya isabet eden %17,5 oranında 514.121,23 TL ve ...’a ait 16.000 paya isabet eden %10 oranında 293.787,13 TL’nin şirket sermayesine ilave edilmesi oylamaya sunuldu. Oylama neticesinde 92.000 pay ..., 28.000 pay ... ve 16.000 pay ...’a ait 136.000(yüzotuzaltıbin) olumlu, 6.000 pay ... vekili Av. ... ve 18.000 pay... kayyımı... toplam 24.000(yirmidörtbin) olumsuz payla oy çokluğu ile kabulüne karar verildi.... kayyımı... 1 kıta dilekçe verilmiştir. ... vekili Av.... söz alarak bundan önceki genel kurul toplantılarında karın dağıtımı konusunda olumlu oy kullanmıştık bu toplantıda da karın dağıtılması yönünde olumlu oy kullanma istek ve irademiz olmasına rağmen gündem maddesindeki her iki konu için tek oylama yapıldığından maddenin tümü için olumsuz oy kullanarak oy çokluğu ile alınan karara muhalif kaldık yazılı muhalefet şerhinin tutanağa eklenmesini talep ederiz.” şeklindeki kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun olmasına rağmen aykırı olduğunu ileri sürerek davayı açtığını, davanın reddinin gerektiğini, davacının geçmiş yıl karlarının dağıtılmaması kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle iptal talebiyle dava açtığını, şimdide eldeki davayı açtığını ve talebin çelişkili olduğunu, davacının meramının kendisine daha fazla para verilmesini sağlamaktan ibaret olduğunu, her bir talebinde tek amacının kar payı dağıtılmasına ilişkin olduğunu, davacının şirket karının dağıtılması veya dağıtılmaması kararının tüm ortaklar için alınacağını ileri sürdüğünü ancak 25.11.2022’de yapılan genel kurulda karın dağıtılmayarak sermayeye eklenmesine karar verildiği halde, bu karara karşı da İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. sayılı dosyasından tedbir kararı aldığını, anılan tedbir kararının istinaf edildiğini ,Kasım ayındaki genel kurulda, biriken geçmiş yıl karlarını tüm ortaklar olarak sermayeye ilave edip, sermayeyi arttırma ve şirketin kredibilitesini ve güvenilirliğini pekiştirme ve iş kapasitesini arttırarak ortakların da daha karlı hale gelmesini sağlama amacı ile hareket edildiğini ancak davacının şirketin ilerlemesine sürekli ket vurma gayreti ile şirketi iş yapamaz duruma getirmeye çalıştığını, 28.12.2022 tarihli Genel Kurulda ise davacı kar payının dağıtılmasını, diğer ortakların ise şirketin sermayesinin yükseltilmesi gerektiğini düşündüğünden, sermayeye ilave edilmesini istediklerini, bu defa davacı tarafın bu teklifi de kabul etmediğini, geçmiş yıl kar paylarının ya sermayeye ilave edilmesi ya da dağıtılması gerektiğini, isteyen ortağın kar payını alacağı isteyen ortağın da sermayeye ilave edilmesini talep edebileceğini, şirket anasözleşmesinde “Karın dağıtımı” başlıklı 12. Maddede, kardan bir kısmının hissedarlara dağıtılması veya şirket adına işletilmesi veya memurlara, hizmetlilere ikramiye olarak verilmesi gibi kararların şirket sermayesinin %51’ini temsil eden hissedarların kararına bağlı olduğunun belirtildiğini, davacının, sermaye artırımı yapılmasına ilişkin bilgi verilmediğine yönelik iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, şirket sermayesinin arttırılmasına gerek olmadığını söyleyerek, şirket aleyhine iş ve işlem yaptığını da ortaya koyduğunu nitekim... şirketinin 2021 yılında yaklaşık 1,5 milyon TL yatırım yaparak Konya Şubesini yaklaşık 2.000 m2 kapalı alanı olan yeni bir mağazaya taşıdığını,... Konya Şubesinin Türkiye’nin en iyi ve en büyük lastik servis malzemeleri ve ekipmanları showroom’u olduğunu, bu haliyle 2022 satışlarını arttırdığını ,davacının, kendince bir karlılık hesabı yaparak zarara uğratıldığını ileri sürdüğünü bunun kabul edilemeyeceğini ,Türkiye’de son 5 yılda yaşanan ekonomik krizler, 2020 yılında başlayan Covid 19 pandemisi şartları altında bile... ' ın ayakta kaldığını hatta zarar etmediğini, davacının firma ortaklarının lüks içinde ve şirket imkanlarını kullanarak yaşadıklarını ileri sürdüğünü, bunun kabul edilmediğini, toplamda %85 hisseye sahip şirket ortakları ..., ... ve ...' nin tüm gayrimenkullerini şirket lehine bankalara ipotek verdiği ve her birinin şirketin kullandığı kredilere şahsi kefil olarak imza attıklarını durum böyleyken şirketi zarara uğratmalarının düşünülemeyeceğini oysa davacının şirket lehine hiç bir kefaleti ve ipoteği olmadığı gibi imza atmaktan imtina ederek... lehine çok avantajlı ve uygun kredilerin kullanılamadığını, %85 hisseye sahip şirket ortaklarının isteseler şirketten yüksek rakamlarda maaş ve huzur hakkı alabilecekken buna yetkileri ve hakları varken bile sırf şirket çıkarlarını düşündüklerinden bundan vazgeçtiklerini, davacı tarafça ...' un şahsi hesaplarıyla ilgili beyanlarda bulunulduğunu, söz konusu hesapların davayla ilgisinin olmadığı gibi şirkette kayıt dışı ticaret yapıldığı iddiasının tamamen yalan ve uydurma olduğunu, davacının davalı şirkette sermaye artımınına gerek olmadığını ileri sürdüğüni, bunun kabul edilemeyeceğini,... şirketinin 2022 yılı satışlarının 100.000,000 TL' ye yaklaşmış olup sermayesinin hala 4.000,00,00 gibi küçük bir rakamda kalmasının anormal bir durum olup acilen sermayenin artırılması gerektiğini,... şirketinin bankalardan kredi kullandığını ve kredi kullandığı tüm bankaların sermayenin artırılması konusunda telkinde bulunduğunu, sermayeyi önce şirket iç kaynaklarını kullanarak artırmanın yasa gereği olduğunu, dolayısıyla biriken kar payları ortada dururken sermayenin davacıdan kaynaklanan nedenlerle artırılamamasının şirketin menfaatlerini zedelediğini ayrıca önceki bilirkişi raporlarında şirketin kar payı dağıtamayacağı konusunda tespitler bulunduğunu, davacının yürütmenin durdurulması taleplerinin haksız ve dayanaksız olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm taleplerinin altındaki ana sebebin şirketin işlevsiz bıraktırılması olup, şirket menfaatlerinin davacının menfaatleri üzerinde olduğunu belirtmiş , davanın ve davacının tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketin sicil dosyası ile dava konusu edilen genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri celp edilmiş, davalı şirketin ortaklarının 92.000 hisse ..., 6.000 hisse ..., 18.000 hisse..., 28.000 Hisse ... ve 16.000 hisse ... olduğu, genel kurul toplantısına ..., ... ve ...' nin asaleten,... adına kayyım...' ın ve davacı adına da vekaleten avukatının katıldığı, dava konusu edilen 4/A maddesinde alınan kararın 136.000 olumlu oya karşılık 24.000 olumsuz oyla, oy çokluğu ile kabul edildiği, davacı adına genel kurula katılan avukat...' in karara muhalif kaldığını belirttiği ve yazılı muhalefet şerhinin tutanağa eklenmesini talep ettiği belirlenmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça, davalı... Dış Ticaret Otomotiv Ve Lastik Sanayi Pazarlama Limited Şirketi 'nin 28.12.2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 4/A numaralı kararın iptaline, karar verilmesine yönelik davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı , dava dilekçesinde TTK' nun 449 maddesi gereğince kararın yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesinin talep edildiği , Mahkememizce 03/02/2023 tarihli davalı şirketin 28/12/2022 tarihli Olağan Üstü Genel Kurul toplantısının 4/A maddesinde alınan kararın yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı tarafça ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği ,
Davacı ... ' nin 6.000 hisse hisse adedi ile davalı... Dış Ticaret Otomotiv Ve Lastik Sanayi Pazarlama Limited Şirketi 'nin ortağı olduğu , davalı şirketin 28.12.2022 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısına katıldığı , davacı tarafça iptali talep edilen 4/A nolu karara karşı red oyu kullanıldığı, söz konusu karara karşı muhalefet şerhinin toplantı tutanağına geçirildiği ve TTK' nın 622. Maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 446/1-a maddesi gereğince davacının genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma ile ilgili şekil şartını yerine getirdiği , davanın 29/12/2022 tarihinde açıldığı ve TTK' nın 445. maddesi gereğince davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu,
Davalı şirketin 28.12.2022 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 4/A numaralı gündem maddesinde alınan kararın "Şirket sermaye yapısını güçlendirmek amacıyla oto finansman yolu ile geçmiş yıl karlarından 2019 yılına kadar birikmiş olan 2.937.868,92 TL’den ...’ye ait 6.000 paya isabet eden %3,75 oranındaki brüt kar payı 110.170,08 TL ve...’ye ait 18.000 paya isabet eden %11.25 oranında brüt kar payı 330.510,25 TL’nin bu kişilere kar payı olarak dağıtılmasına, adı geçen hissedarların dağıtımdan sonra geriye kalan diğer hissedarlara geçmiş yıl karlarının şirketin diğer ortakları bulunan ..., ... ve ...’nin sermaye paylarına ilave edilmesi hususlarının görüşülmeye başlanıldığı sırada ... vekili Av.... söz alarak, 4-A maddesinde sermaye artırımının ve kar payı dağılımının birlikte oylanması usule aykırıdır ve bu konunun ayrı ayrı oylanmasını teklif ediyoruz, bu şekilde oylama yapılması suretiyle oy hakkımızın kullanılması engellenmektedir bu şekilde tescili mümkün değildir. Gerekçesi ile gündem değişikliği teklifinde bulunuldu, Oylamaya geçildi, Oylama neticesinde 92.000 pay ..., 28.000 pay ... ve 16.000 pay ...’a ait 136.000(Yüzotuzaltıbin) olumsuz, 6.000 pay ... vekili Av. ... ve 18.000 pay... Kayyım’ı... toplam 24.000(Yirmidörtbin) olumlu payla gündem değişikliği teklifi oy çokluğu ile reddedildi, Gündemin 4-a maddesi ile ilgili görüşme neticesinde 2019 yılına kadar birikmiş olan geçmiş yıl karlarının, şirket ortağı ... ve... payına düşen karların sermayeye eklenmemesi, kar dağıtımı olarak istemeleri üzerine ...’ye ait 6.000 paya isabet eden %3.75 oranındaki brüt kar payı 110.170,08 TL ve...’ye ait 18.000 paya isabet eden %11.25 oranında brüt kar payı 330.510,25 TL’nin bu kişilere kar payı olarak dağıtılmasına, ...’a ait 92.000 paya isabet eden %57,5 oranında 1.689.219,79 TL, ...’ye ait 28.000 paya isabet eden %17,5 oranında 514.121,23 TL ve ...’a ait 16.000 paya isabet eden %10 oranında 293.787,13 TL’nin şirket sermayesine ilave edilmesi oylamaya sunuldu. Oylama neticesinde 92.000 pay ..., 28.000 pay ... ve 16.000 pay ...’a ait 136.000(yüzotuzaltıbin) olumlu, 6.000 pay ... vekili Av. ... ve 18.000 pay... kayyımı... toplam 24.000(yirmidörtbin) olumsuz payla oy çokluğu ile kabulüne karar verildi.... kayyımı... 1 kıta dilekçe verilmiştir. ... vekili Av.... söz alarak bundan önceki genel kurul toplantılarında karın dağıtımı konusunda olumlu oy kullanmıştık bu toplantıda da karın dağıtılması yönünde olumlu oy kullanma istek ve irademiz olmasına rağmen gündem maddesindeki her iki konu için tek oylama yapıldığından maddenin tümü için olumsuz oy kullanarak oy çokluğu ile alınan karara muhalif kaldık yazılı muhalefet şerhinin tutanağa eklenmesini talep ederiz.” şeklinde olduğu,
Limited şirketlerde karın dağıtımına ilişkin TTK' nın 608. Maddesinde " (1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir.
(2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir.
(3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece;
a) Zararların karşılanması için gerekliyse,
b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir" düzenlemesinin bulunduğu , davalı şirket ana sözleşmesinin karın dağıtımı başlıklı 12. Maddesinde de '' Şirketin safi karı yapılmış her çeşit masrafların çıkartılmasından sonra kalan miktardır, safi kardan evvela her sene %5 ihtiyat akçesi ayrılır, kalanı hissedarlara ödenmiş sermaye üzerinden hisseleri oranında dağıtılır, kara iştirak eden hissedarlara dağıtılması kararlaştırılan miktardan Türk Ticaret Kanunu' nun 466. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince %10 ayrılarak umumi yedek akçeye eklenir, kardan bir kısmının hissedarlara dağıtılması veya şirket adına işletilmesi veya memurlara hizmetlilere ikramiye olarak verilmesi gibi kararları şirket sermayesinin %51' ini temsil eden hissedarların kararına bağlıdır'' düzenlemesinin bulunduğu ,söz konusu hükümler göz önüne alındığında dağıtımına karar verilen kar payının ortaklardan bir kısmı dışarıda bırakılarak diğer bir kısım ortaklara dağıtılmasının imkan dahilinde olmadığı , şirket karının dağıtılması ya da dağıtılmaması kararının tüm ortaklar için alınmasının gerektiği ve alınan kararın kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olduğu, bunun yanında limited şirketlerde rüçhan hakkına ilişkin TTK nun 591. Maddesinde " (1) Şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi öngörülmemişse, her ortak, esas sermaye payı oranında, esas sermayenin artırılmasına katılmak hakkını haizdir.
(2) Genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararıyla, ortakların yeni payları almaya ilişkin rüçhan hakkı, ancak haklı sebeplerin varlığında ve 621 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen nisapla sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınmaları ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep olarak kabul edilebilir. Rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması suretiyle hiç kimse haklı görülemeyecek şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz.
(3) Rüçhan hakkının kullanılabilmesi için en az onbeş gün süre verilir. " düzenlemesi göz önüne alındığında da kararın davacının ısrarlı kar payı isteğinin karşılanması amacıyla alındığına ilişkin davalı savunmasının haklı sebeb olarak değerlendirilemeyeceği ve davacı için kar dağıtımı yapılması ancak sermaye artırımında rüçhan hakkı kullandırılmaması şirketin diğer ortaklarına ise kar dağıtımı yapılmaması ancak sermaye artırımında rüçhan hakkı kullandırılmasına yönelik söz konusu kararın bu açıdan da kanuna aykırı olduğu ve kararın iptalinin gerektiği , bu hususlar göz önüne alındığında da Mahkememizin 03/02/2023 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararının usul ve yasaya uygun olup alınan kararın kaldırılmasını veya değiştirilmesini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , davanın kabulü ile alınan kararın iptaline , davalının Mahkememizin 03/02/2023 tarihli davalı şirketin 28/12/2022 tarihli Olağan Üstü Genel Kurul toplantısının 4/A maddesinde alınan kararın yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı... Dış Ticaret Otomotiv Ve Lastik Sanayi Pazarlama Limited Şirketi 'nin 28/12/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 4-A nolu kararın İPTALİNE,
Davalının ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın REDDİNE,
2-Eksik kalan 99,20 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına ,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 9.200,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 13 tebligat gideri 224,50-TL yargılama gideri ile davacı tarafça yatırılan 172,90-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar Davacı vekili Av.... ile davalı vekilleri Av. ...'in yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2023
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır