T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/236 Esas
KARAR NO : 2023/792
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/10/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.07.2016 tarihinde davacı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosikleti ile Ceyal Bayar Bulvarından Adliye istikametine seyir halinde iken Çıraklar kavşağına yaklaştığı esnada yolun sağında park halinde bulunan ...'ın sevk ve idaresindeki 35 UJK 52 plaka sayılı aracın direksiyonunu yolun solunda bulunan Çıraklar Caddesi kavşağından dönüş yapmak için kırması ve bu şekilde arkadan gelen müvekkil ...'ın motosikletine, aracının sol ön tampon ve çamurluk kısmı ile çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle müvekkilin vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanma gerçekleştiği, kazaya ilişkin olarak Tire Cumhuriyet Başsavcılığınca ... Sor. Sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığı, akabinde Tire...Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında yapılan yargılamada sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu tespit edilmek suretiyle sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kazaya sebep olan ... plakalı aracın ... poliçesinin davalı... Sigorta şirketi tarafından yapıldığı, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda hasar dosyası oluşturulduğu bir miktar ödeme yapılmışsa da söz konusu ödeme davacının uğradığı zararı karşılamaya yeter miktarda olmadığını belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı Anadolu sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulen reddi gerektiği, maluliyet ve kusur oranının tespitinin ATK dan rapor alınması gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında kaldığı, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat(geçici iş göremezlik tazminatı, kalıcı iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Kaza tutanağı,
-Türkiye Noterler Birliğinin 18/04/2022 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir SGK nun 25/04/2022, 28/04/2022, 06/062022, 30/01/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Davacıya ait tedavi evrakları,
-Tire ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası sureti,
-Bilirkişi ...'in 25/07/2022 tarihli raporu,
-İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu'nun 30/09/2022 tarihli ön raporu,
-Bilirkişi ...'in 30/03/2023 tarihli aktüerya raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların 31/07/2016 tarihinde çift taraflı, yaralamalı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde kendisinin yaralandığı, bedeni zarara uğradığı iddiası ile ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalı sigorta şirketi ile aracın sürücüsü olan davalı ...'tan iş bu dava ile maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalı sigortanın davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığı, davanın zamanaşımına uğradığı, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, geçici iş göremezlik zararlarının zmss teminatı kapsamında olmadığı, mahkemece kusur, zarar ve maluliyete ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması ile müferafik kusur sebebiyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunduğu, diğer davalı ...n davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirip getirmediği, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının söz konusu kaza nedeniyle bedensel zarara uğrayıp uğramadığı, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edilebilecek miktarın ne olduğu, taraf sürücülerinin kusurlu olup olmadığı ve davalıların söz konusu zararlardan sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu kazanın davalı sigorta yönünden sorumluluk sigortasından kaynaklandığı, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, diğer davalı yönünden ise haksız fiilden kaynaklandığı ve davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, aynı maddi vakıadan kaynaklanan uyuşmazlıkta olası hüküm uyuşmazlıklarının bertaraf edilmesi ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca tüm davalılar yönünden davanın birlikte yürütülmesi gerektiği ve mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı sigorta tarafından davacının dava öncesinde başvuru şartını yerine getirmediği savunulmuş ise de davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirdiği, davalı sigorta tarafından davacıya dava öncesinde ödeme yapıldığı anlaşılmış olup davalının bu yöndeki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı sigorta tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüşse de dava konusu olayda davacının yaralandığı, bu durumun taksirle yaralama suçuna vücut verdiği, TCK'nun 66 ve 89, KTK 109 ve TBK'nun 72. maddesinde öngörülen 8 yıllık ceza dava zamanaşımı süresinin işbu dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği anlaşıldığından davalının zamanaşımı defi reddedilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki maddi tazminat taleplerini kümülatif olarak bildirdiği, 6100 sayılı HMK nun 31 ve 194 maddeleri uyarınca mahkememizce davacı vekiline taleplerini açıklamak, ayrıştırmak ve somutlaştırmak üzere 10/06/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında kesin süre verildiği, davacı vekilinin 24/06/2022 tarihli dilekçesi ile 25,00 TL tedavi masrafı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 25,00 TL iş gücü kaybı olarak beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu kazada davacı, davalı sürücü ve dava dışı üçüncü kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için dosyanın mahkememizce trafik bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişinin 25/07/2022 tarihli raporunda, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracı ile Celal Bayar Bulvarı üzeri park halinden seyre geçerek Çıraklar Sokak kavşağına geldiğinde sola doğrultu manevrası ile karşı şeride dönüş yapmak isterken aracının sol ön ve yan kısımlarını, adliye istikametine düz seyir halinde olan davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletinin sağ ön ve yan kısımlarına çarpıp karşı şeride savurması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile meskun mahal gündüz vakti bölünmüş yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, park halinden seyre geçmeden evvel yolu gerektiği gibi kontrol etmediği, sonrasında da seyre geçip sola doğrultu manevrasına yönelerek karşı şeride dönüş yapmak istediği, bu sırada arkada gelen trafik akışına dikkatini vermediği, bu davranışı nedeni ile oluşan tehlikeli ortamda davacı motosiklet sürücüsünün önünü kesip geçiş hakkı vermeyerek çarpmasına sebebiyet vermesi olayında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53(b)maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda hatası ile etken olduğu, davacı sürücü ...'ın ise sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosikleti ile gündüz vakti görüşün açık, trafiğin normal, tek yön konumlu işlediği bölünmüş yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, motosikletinin hızını teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, yolun sağında yol bölümüne yönelen aracı zamanında fark edip mevcudiyetini belirtir ikaz ile birlikte tedbirini almadığı, mevcut süratini koruyarak tehlikeli biçimde seyrine devam edip çarparak karşı şeride (18 metre) savrulması olayında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a-b maddelerini ihlal ettiği, meydana gelen kazada davalı diğer araç sürücüsüne göre az da olsa hatası ile etken olduğu yönünde görüş ve kanat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla maluliyetinin belirlenmesi yoluna gidildiği, bu kapsamda öncelikle davacının dava konusu kaza sonrası tedavi gördüğü hastane kayıtlarının dosyaya kazandırıldığı, son sağlık durumunun tespitine yönelik olarak davacının hastaneye sevk edilmesine ilişkin ara karar kurulduğu, sonrasında dosyanın mahkememizce İstanbul ATK ya gönderildiği ve davacının maluliyet durumunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmesinin istenildiği, ATK ... İhtisas Kurulunun 30/09/2022 tarihli raporunda, son durum muayenesini yaptırmayan davacının mevcut belgelere göre kalıcı engel oranı konusunda görüş bildirilemediği, yeni yaptırılacak alt ekstremitelere yönelik ayrıntılı ortopedi muayene raporunun gönderilmesi halinde görüş bildirilebileceği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, aktüer bilirkişinin 30/03/2023 tarihli raporunda, 31.07.2016 tarihinde yaralanan ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.315,79 TL olduğu, dosya içerisinde yer alan SGK ödemesinin hastalık vaka kolunda düzenlenmiş olması sebebiyle ilgili bedelin hesaplanan geçici iş göremezlik zararından mahsup işlemi yapılmadığı, kalıcı maluliyet oranı saptanmadığından sürekli maluliyetten kaynaklı zararının hesaplanmadığı, SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 250,00 TL olduğu, 21.04.2022 havale tarihli ... Sigorta Şirketi cevabı müzekkeresine göre davacı vekili ...'a adı geçen sigorta şirketi tarafından 03.01.2022 tarihinde 8.881,95 TL ödeme yapıldığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacının sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki .. plakalı araçların 31/07/2016 tarihinde çift taraflı, yaralamalı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde davacının yaralandığı, mahkememizce alınan 25/07/2022 tarihli kusur raporuna göre davalı sürücü ...'ın kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu, davacının ise davalı ...'a göre az da olsa hatası ile etken olduğu, taraflarca bu rapora itiraz edilmiş ise de, kusur oranlarının mahkemece takdir edilmesinin olanaklı olduğu, meydana gelen kazanın oluş biçimi, kaza tespit tutanağı içeriği ve olaya ilişkin yürütülen adli soruşturma ve kovuşturma kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Celal Bayar Bulvarı üzeri park halinden seyre geçerek Çıraklar Sokak kavşağına geldiğinde sola doğrultu manevrası ile karşı şeride dönüş yapmak isterken aracının sol ön ve yan kısımlarını, adliye istikametine düz seyir halinde olan davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletinin sağ ön ve yan kısımlarına çarpıp karşı şeride savurması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, gerisinden gelen davacıya geçiş önceliği tanımadığı, buna göre kazanın meydana gelmesinde asli %75 kusurlu olduğu, davacının ise yol ayrımına yaklaşırken hızını yavaşlatması, yol ve trafik durumunu dikkate alması gerekirken buna riayet etmediği, kazanın meydana gelmesinde tali %25 kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, bu değerlendirmenin ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğu, taraf vekillerinin itirazlarının açıklanan sebeplerle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Mahkememizce İstanbul ATK dan alınan 30/09/2022 tarihli maluliyet raporunda mevcut veri ve belgelere göre davacının kalıcı engel oranı hakkında görüş bildirilemeyeceği, son durumuna ilişkin olarak ortopedik muayenesinin yapılması ve buna dair belgelerin yeniden gönderilmesi halinde görüş bildirilebileceği, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, davacı vekili tarafından söz konusu rapora itiraz edilmiş, ATK raporunda davacının kalıcı maluliyetinin saptanabilmesi için istenilen belgelerinin temin edilerek ATK dan yeniden rapor alınması talep edilmiş ve yine davacının hastaneye ikinci kez sevki talep edilmiş ise de, mahkememizce davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen tedavi kayıtlarının Tire Devlet Hastanesinden istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı, bununla yetinilmeyerek dava konusu trafik kaza tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde davacının tedavi gördüğü kurumların tespiti amacıyla davacının hastane medula kayıtlarının istenildiği, bu kayıtlara göre davacının Tire Devlet Hastanesinde bulunan diğer kayıtlarının da ilgili hastaneden istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı, Adli Tıp Kurumu'nun rapor düzenlemede ihtisas kurul ve dairelerince istenen bilgi ve materyallere ilişkin uygulaması ... doğrultusunda davacının maluliyetinin sağlıklı şekilde tespiti (kazanın meydana geldiği tarih ile dava tarihi arasında geçen süre nazara alındığında kırık olarak gerçekleşen yaralanmanın iyileşip iyileşmediği) ve yargılamanın makul sürede tamamlanması (ATK tarafından bir veya birden fazla ön raporla dosyanın iade edilmesinin önlenmesi) amacıyla ayağında kırık ve kalıcı sakatlık şikayet ve iddiası bulunan davacının 10/06/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında alınan ara kararlar doğrultusunda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ortopedi ve travmatoloji ile nöroloji birimlerine sevk edilerek mevcut şikayetleri de gözetilerek son sağlık durumunun tespitine ilişkin olarak rapor alınmasına karar verildiği, bu kapsamda davacı vekiline ve işlemi bizzat gerçekleştirmek durumunda olan davacı asile kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının hazır bulunan davacı vekiline tefhim, davacı asile ise 24/06/2022 tarihinde yapılan tebligatla tebliğ ve ihtar edildiği, davacı vekilinin mahkememizce düzenlenen hastaneye sevk müzekkerelerini 23/06/2022 tarihinde mahkememiz kaleminden elden teslim aldığı, mahkememizce söz konusu müzekkerelerin akibetine ilişkin olarak Ege Üniversitesi Hastanesine yazılan müzekkerelere verilen 16/09/2022 tarihli cevabı yazılara göre davacı asilin ara karar gereklerini yerine getirmediği, ilgili hastaneye müracaat etmediği, bunun üzerine mahkememizce mevcut dosya kapsamına göre davacı asilin maluliyetinin belirlenmesinin ATK dan istenildiği, ATK'nın anılan raporunun bu şekilde düzenlendiği, davacı vekilinin 30/11/2022 tarihli beyan dilekçesinde davacının söz konusu müzekkereler ile hastaneye başvurduğu, randevu aldığı, randevu gün ve saatinde uzun süre beklemesine rağmen işlem yapılmamasından bahisle muayene işlemini yerine getiremediğini bildirdiği, ancak bu beyanın dosya içerisinde bulunan Ege Üniversitesi Hastanesi cevabı yazısı ile örtüşmediği, davacının mahkememize başvuruda bulunmakla birlikte bu işleme müteakip diğer işlemleri (hastaneye müracaat etmek, randevu almak, randevu için belirlenen gün ve saatte hastaneye gitmek, muayene olmak, istenildiğinde grafi çektirmek, tahlil yaptırmak v.s) yerine getirmediği, davacıya verilen sürenin kesin olduğu, sonuçlarının ihtar edildiği, kesin olan sürenin yeterli, emredilen işlerin, gerekli ve yapılabilir nitelik taşıdığı, ayrıca süreye uyulmamasının sonuçlarının açıkca anlatıldığı-ihtar edildiği, kesin süre içerisinde ara karar gereğinin davacı tarafından yerine getirilmemiş olmasının davalı yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmadığı, mahkememizin dava hakkının yasal bir takım şartlara tabi tutulduğu somut uyuşmazlıkta olduğu gibi yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek kadar aşırı gevşeklikten kaçınması ve yasa doğrultusunda işlem yapması gerektiği, buna göre KTK 97 ve zmms genel şartlarına göre dava öncesinde maluliyetine ilişkin rapor almayan, bu rapor olmaksızın davalı sigorta şirketine müracaat eden, dava sırasında da mahkememizce rapor tanzimine dayanak olarak istenilen tıbbi belgelerin temini için keyfi olarak herhangi bir işlem yapmayan ve bu durumu haklı ve geçerli bir nedene dayanmayan davacının maluliyetinin mevcut dosya kapsamına göre değerlendirilmesi gerektiği ve yapılan işlemlerde usule aykırılık bulunmadığı, davacının yeniden hastaneye sevk talebinin yerinde olmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde delil olarak bildirilmeyen ve yargılama sırasında yasal süresinden sonra dava dışı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 01/03/2023 tarihli maluliyet raporunun da delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, mevcut dosya kapsamına göre davacının maluliyetinin değerlendirilmesi gerektiği, davacının sürekli sakatlık durumunu ispat edemediği, geçici iş göremezlik süresinin ise ATK'nın 30/09/2022 tarihli raporunda belirtildiği üzere 3 ay olarak dikkate alınması mahkememizce uygun görülmüştür.
Davacının dava konusu uyuşmazlıkta geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri taleplerinin bulunduğu, yukarıda açıklandığı üzere davacının sürekli iş göremezlik zararını ispat edemediği, geçici iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden yapılan değerlendirmede ise 30/03/2023 tarihli aktüer raporunda davacının bu zararları toplam 5.565,79 TL olarak hesaplanmış ise de davacının dava öncesinde davalı sigortaya yapmış olduğu müracaat neticesinde davalı sigortadan 8.881,95 TL ödeme aldığı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının bu zararlarını karşıladığı, aksi kabul ve anlayışın davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceği, davacının iddiasının ileri sürülüş biçimi ile mahkememizce yapılan incelemenin kapsam ve mahiyetine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı, mahkememizce alınan kusur, maluliyet ve aktüer raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 189,15 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı sigorta dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4 maddesi uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş'ye ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/6288 sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2023
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA