T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/282
KARAR NO : 2025/438
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 10/07/2017
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ve davacının sevk ve idaresinde... plakalı araç ile ... plakalı araçların 01/06/2017 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü...'ın aynı istikamette, aynı şeritte önünde seyir eden araca arkadan çarpma kusurunu işlediğini ve asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kusurlu ... plakalı araca ait ... nolu poliçe ile kzmm sigortası bulunduğunu, poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, araçta 41.331,00 TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, sigortaya 16/06/2017 tarihinde elektronik posta adresine başvuru yapıldığını, olumlu olumsuz yanıt alınamadığını, 2918 sayılı yasanın 97. maddesi ve 6102 sayılı T.T.K. 1478 maddeleri gereğince hasar bedeline mahsuben 10.000,00 TL, değer kaybı alacağına mahsuben 10,00 TL olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere toplam 10.010,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, D.iş dosyası, yargılama gideri ve vekalet ücreti toplamı 1.054,60 TL'nin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanca müracaat şartının yerine getirilmediğini, Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi gereğince tüm evraklar ile sigortaya müracaat edilmediğini, bu şekilde dava açılmasının kanuna aykırı olup reddi gerektiğini,... plakalı araç maliki ve işleteni olan ...'a davanın ihbar edilmesini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nce belirlenmesini, hasar bedelinin davacı yanca ispatı gerektiğini ve talebin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile tespite itiraz ettiklerini, hasar miktarını kabul etmediklerini, talep edilen tespit masraflarının dolaylı zarar olup teminat dışı bulunduğunu, temerrüde düşmediklerinden faiz talebinin uygun olmadığını ve ancak yasal faiz talep edileceğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
1)Taraf dilekçeleri,
2)İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyeleri Dr. Öğr. Üyesi..., Doç Dr. ... ve Prof Dr. ...li bilirkişi heyet raporu
3)İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.iş sayılı dosyası
4)Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası ve trafik poliçesi,
5)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ..Hukuk Dairesi'nin 31/03/2022 tarih, ... Karar sayılı İlamı,
6)Tüm dosya münderecatı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, zorunlu trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
İncelenen diş sayılı dosyasında davacının sigorta aleyhine tespit yaptırdığı, bilirkişi raporu ile...ı araçta yedek parça ve işçilik kdv dahil 22.856,81 TL olarak tespit edilmiş ve rapor karşı yana 19/06/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, itiraz dilekçesi sunulmamıştır.
İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyeleri Dr. Öğr. Üyesi ..., Doç Dr. ... ve Prof Dr. ...'ın 22.12.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Dava konusu araçta meydana gelen hasarın kaza tarihi itibarı ile 19.370,18 TL olduğu, dava konusu araçta meydana gelen hasarın, kaza ile uyumlu olmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği bir maddi zararın mevcut olmadığı tespit edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin 31/03/2022 tarih, ... Karar sayılı İlamında; "Dava tarihinden önce, davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmiş, ancak davalı sigorta şirketince davalıya ödeme yapılmamıştır. İlk derece mahkemesince, yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 01/06/2018 tarihli raporda, iddia edilen kaza ile hasarın uyumsuz olduğuna ilişkin tespitlerin yapıldığı, davaya konu kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsü ile dava dışı... plakalı araç sürücüsü ...'nun kusursuz olduğu, davacıya ait araçtaki hasar miktarının 19.370,18 TL olduğu, değer kaybı oluşmadığı belirtilmiştir. Trafik kazalarında hasarın kaza ile uyumlu olup olmadığı, araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı miktarının tespiti, uzmanlığı gerektiren konulardandır. Eldeki dava dosyasında yalnızca makine mühendisinin raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş ise de anılan raporda kaza ile hasarın uyumsuz olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, İTÜ'den seçilecek uzman bilirkişi kurulundan dosya içerisinde bulunan, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, davalı sigortalısı bulunan araç sürücüsünün kusur durumu ve davacıya ait araçtaki gerçek hasar bedeli ve değer kaybı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir." şeklindeki gerekçesiyle Mahkememiz...Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Motorlu araç işletenin, bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı yasa ve genel hükümlere göre oluşan zorunlu mali mesuliyet sigortası hadleri dışında kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan sigorta sözleşmesi ihtiyari mali mesuliyet sigortası olarak adlandırılır. Tanım gereği ihtiyari mali mesuliyet sigortası sigortacısının sorumluluğu ikincil bir sorumluluktur. Zorunlu mali mesuliyet sigortasındaki limitleri aşan kısımlar için ancak ihtiyari mali mesuliyet sigortasına başvurulabilir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Somut olayda, 01/06/2017 tarihinde ... plaka sayılı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, işbu trafik kazası neticesinde davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar onarım bedeli ve değer kaybı tazminatı istemiyle huzurdaki davanın ikame edildiği, mahkememizce 14/05/2019 tarih,...Karar sayılı karar ile hasar tazminatı yönünden kabul, değer kaybı tazminatı yönünden red kararı verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin 31/03/2022 tarih,...Karar sayılı İlamı ile mahkememiz kararı kaldırıldığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda dosya İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan üçlü bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 22.12.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda, kaza ile araçta meydana gelen hasarın uyumlu olmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği bir maddi zararın mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında, Bilirkişi heyeti tarafından bilimsel olarak bir hususun iddia edilen şekilde gerçekleşmediği tespit ediliyorsa artık bunun aksinin yine bilimsel bir veriye dayanarak iddia edilmesi ve hatta ispatlanması gerekir. Kişilerin trafik kazası sonucu birlikte düzenledikleri tutanağın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ancak bilimsel veriler eşliğinden yapılacak bir inceleme ile mümkündür. Sigorta şirketlerinin her kaza olduğunda tutanak düzenlenirken sigortalısının yanında bulunması hususu gerçekten pek uzaktır. Bu durumda mahkemece yapılan muhakeme zaten sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın sürücüsünün eylemi ile oluşan zarar arasında uygun illiyet bağının olup olmadığının bilimsel veriler eşliğinde tespit etmekten ibarettir. Yani 6098 sayılı yasanın 49 maddesi şartlarının oluşup oluşmadığının tespitinden ibarettir. Kaza ile hasar uyumlu değilse failin meydana gelen zarardan uygun illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle sorumlu tutulmaması gerekir. Sigorta şirketinin bu hususu somut delillerle ispat etme yükümü altında olduğunun kabulü 6098 sayılı yasanın 49. Maddesine, 6100 sayılı yasanın 266 vd maddelerine aykırılık teşkil eder. Zira mahkemece alınan ve bilimsel veriler eşliğinde hazırlanan bilirkişi heyet raporu zaten somut bir delil olduğu gibi, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığının başkaca bir ispatı da mümkün değildir. Hal böyle iken davacı tarafı kaza ile hasarın uyumlu olduğuna dair soyut beyanları dışında aksini ispata yarar bilimsel bir veriye dayanan delil sunmadığı anlaşılmakla, yani kazanın hasar ile uyumlu olduğuna dair ispat yükünü yerine getirmediği anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 170,95 TL peşin harç ve 161,00 TL ıslah harcının mahsubu ile 283,45 TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 19.380,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır