T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/501
KARAR NO: 2024/223
MAHKEMEMİZİN... ESAS SAYILI ANA DOSYASI YÖNÜNDEN
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/06/2022
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/06/2022
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 23/06/2022 havale tarihli dava dilekçesinde; davacı, ...Holding A.Ş.nin İzmir Ticaret Sicilinde ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, davalıların murisi. ...' ın, pay sahibi olduğu davacı şirkette, 2015 yılından vefat ettiği 02/09/2021 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığını, davalıların murisi ...' ın, Yönetim Kurulu Başkanı olarak almakta olduğu maaşı dışında, şahsi harcamaları ve giderleri için muhtelif tarihlerde ve tutarlarda davacı şirketten para çektiğini, ...'ın 02/09/2021 tarihinde vefatı sonrasında davacı şirket tarafından ...ın mirasçılarına İzmir ... Noterliği'nin 26/10/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ...'ın şahsi giderleri için davacı şirketten tediye makbuzları ile almış olduğu bedellerin iadesinin talep edildiğini, davalılar tarafından keşide edilen Karşıyaka ... Noterliği'nin 01/11/2021 tarih ve ...yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde ise ...'ın şahsi giderleri için davacı şirketten tediye makbuzları ile almış olduğu borç mahiyetteki bedellerin iadesinin kabul edilmediğinin beyan edildiğini, davacı şirketten özel amaçlı harcamalar için tediye makbuzları karşılığı alınan bedellerin davalı mirasçılar tarafından iadesinin gerçekleşmemesi üzerine davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı/borçluların icra takibi başlatıldıktan sonra yasal süresi içinde haksız ve mesnetsiz olarak borca ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, dava konusu alacak miktarının dayanağının, ...'ın şahsi harcamaları için tediye makbuzları karşılığında şirketten çektiği paraların maaşlarından mahsubu neticesinde cari hesabında oluşan borç bakiyesinden kaynaklandığını, davalılar murislerinin cevabi ihtarnamelerinde, davalı şirket tarafından ...'a tediye makbuzları ile yapılan ödemelerin iş avansı, masraf yansıtması, misafir yemek bedeli, iş seyahat harcaması gibi şirket için yapılan masraflar olduğunu iddia ettikleri ancak bu iddilarının gerçekleri yansıtmadığının şirket kayıtlarının incelenmesinden anlaşılacağını, şirket kayıtları üzerinde yapılacak incelemede dava konusu alacağın şirket için yapılan işlemler için kullanılan avanslar karşılığı olmadığını, tediye makbuzu karşılığı yapılan ödemelerin muris ...'ın imzası mukabilinde yapıldığının tespit edileceğini, şirket kayıtlarının incelenmesi ile dilekçe ekinde sunulan tediye makbuzlarının düzenlenmesine dayanak oluşturan market , okul gideri vb. şahsi harcamaları gösteren dekont ve makbuzların mevcut olduğunun tespit edileceğini, ...'ın sağlığında, tediye makbuzu karşılığı özel harcamaları için şirketten çektiği paraların bir kısmının aylık maaşlarından mahsup edilmesi işlemine itiraz etmeyerek yıllarca uygulanmasına muvafakat etmesinin, dava konusu alacağın özel amaçlı harcamalar karşılığı olduğunun en açık göstergesi olduğunu, pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olan ... ...'ın , şirkete borçlandığı tutarların iadesinin gerektiğini, ortakların şirketten borç para almalarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğini, TTK'nda 6335 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonrası şirket ortaklarının şirketten borç para almalarının belli şartlara tabi tutulmak kaydıyla olanaklı hale geldiğini, şirket ortaklarının şirketten aldıkları ödünç parayı, aldıkları tarihten itibaren faiziyle beraber şirkete vermek zorunda olduklarının yasal düzenlemelerde yer aldığını, davalıların murisi ...'ın şahsi giderleri için şirket kasasından çektiği paraların şirkete borçlanma olarak kabul edildiğini, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17.maddesinin 3 numaralı bendi kapsamında, şirket ortaklarına karşılığında faiz tahakkuk ettirilmeksizin ödünç para verilmesinin örtülü kazanç dağıtımı olarak kabul edileceğinden, T.C. Merkez Bankasının uyguladığı reeskont faiz oranı esas alınmak suretiyle matrah farkı hesaplanması gerektiğini, vergi mevzuatı gereğince ortağına ödünç para veren bir ticaret şirketinin, ödünç verdiği miktar için ortağından T.C.Merkez Bankasınca uygulanan ticari faiz oranlarını dikkate almak sureti ile ortağın cari hesabına faiz hesaplaması yapmak sureti ile borç kaydedilmesi yasal düzenleme ve uygulamalara uygun olduğunu, TTK m. 3.madde ve 19/1 madde hükümleri çerçevesinde tüzel kişi tacir olan anonim şirketlerin ticari alan sahası dışında iş sahasının bulunmadığı ve her türlü iş ve işlemlerinin ticari sayıldığı ve ayrıca BK m. 387 hükmü uyarınca ticari iş sayılan ödünç sözleşmelerinde şart edilmemiş olsa dahi faiz talep edileceğinin belirtilmiş olduğu hususları dikkate alındığında, davacı şirketin her türlü iş ve işleminin TTK m. 3 ve 19/1 hükümleri uyarınca ticari nitelikte olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, bu durumda davacı şirketin, ortağı olan ...'a kullandırdığı paralar dolayısıyla tesis edilen ödünç ilişkisinin de ticari nitelikte olduğu ve buna bağlı olarak da şart edilmemiş olsa dahi kullandırılan paralar için BK m. 387 hükmü ve TTK 20/1 hükmü uyarınca davalı murislerden faiz talep edebilmesinin yasal düzenlemeler gereği olduğunu, "Uzman Görüşü" nün açılmış bir dava veya hukuki uyuşmazlıkta, özel ve teknik bilgiye ihtiyaç duyulan hallerde alanında uzman kişilere hazırlatılarak dava dosyasına sunulan bilimsel bir rapor olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa göre "Uzman Görüşü" adli makamlarca delil olarak kabul edildiğini, 6100 sayılı HMKnın 293. maddesinde; "Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler." hükmünün yer almakta olup tarafların, alanında uzman bilirkişilerden uzman görüşü, bilimsel mütalaa alabileceği ve tarafı olduğu davaya bu raporu sunabileceğini, mahkemenin görevlendirmiş olduğu bilirkişi raporu ile tarafların kendi seçecekleri bir uzmandan alacakları uzman mütalaası arasında hiçbir fark bulunmadığını, nitekim dava öncesi ... YMM ve... A.Ş.'nden talep edilen yeminli mali müşavirlik özel amaçlı tespit raporu kapsamında Yeminli Mali Müşavir ... tarafından yapılan davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde ...'ın vefat tarihi öncesinde yapmış olduğu özel harcamalarına ilişkin almış olduğu borçları karşılığında davacı şirkete 2.586.218,75 -TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, alacağın tahsilini temin için ilgili yasal mevzuat uyarınca... Arabuluculuk Numarası ile Arabuluculuk Başvurusunda bulunulduğu ancak arabuluculuk müessesesinden olumlu bir sonuç alınamayarak Anlaşmama şeklinde tutanak düzenlendiğini, davalıların icra takibine yapmış olduğu itirazın iptal edilerek icra takibinin devamına karar verilmesi için dava açma zorunluluğu doğduğunu, kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik itiraz nedeniyle davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin talep edildiğini belirtmiş , davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borca ve ferilerine yönelik yapmış olduğu itirazın iptal edilerek takibin 2.379.714,38.-TL üzerinden devamına, davalı borçluların itirazının haksız ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik, kötü niyetli olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 18/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu edilen alacak ile ilgili İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin...ereke sayılı dosyasında dava açıldığını, bu sebeple derdestlik itirazında bulunulduğunu, davanın HMK 114/1-ı bendi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin talep edildiğini, davacı şirketin 2018 yılından beri davalıların murisinden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, süresinde dava konusu edilmeyen taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, müteveffa ...'ın davalı ...'ın eşi olup yaşı küçük ... ve yaşı küçük ... ile reşit ...'ın ise müşterek çocukları olduğunu, miras bırakanın vefatı akabinde 6102 sayılı TTK'nın amir hükümleri gereğince ...Holding Grup Şirketlerinde davalılara miras payları oranında intikal eden hisse hak sahipliğinin tespiti ve geçişinin sağlanması, hak sahipliğinin şirket pay defterine işlenmesi, paydan kaynaklanan hakların temini talebi ile davalı şirket de dahil olmak üzere ...Holding Grup şirketlerine müracaat edildiğini, veraset intikal işlemlerinin tamamlanması ile davalıların davalı şirket pay defterine kaydının sağlandığı ve genel kurula katılımları konusunda taraflar arasında ihtilaf kalmadığını, TTK'da yönetim kurulu üyelerinin şirkete verdikleri dolaylı zararlar nedeni ile zaman aşımı ve ibra hallerinin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu ortadan kaldıran sebepler olarak gösterildiğini, mahkemece davanın esasına girilmesi halinde yönetim kurul üyesi olan murisin her bir genel kurulda ibra edildiği gözetilerek herhangi bir alacağın doğmayacağı sonucuna varmak gerekeceğini, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müteveffa ...'ın sağlığında davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olmakla beraber 2018-2019-2020 ve 2021 yıllarında doğduğu iddia edilen alacak kalemlerinden dolayı her yıl yapılan olağan genel kurul toplantılarında ibra edildiğini, murisin yönetim kurulu üyesi olduğu şirkete karşı hiçbir borcunun kalmadığını, genel kurulun ibra kararının organ olarak yönetim kurulunun değil kişisel olarak yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesi sonucunu doğurduğunu, hesap dönemine ait bilançonun genel kurulda onaylanması ile yönetim kurulu üyelerinin dolaylı olarak ibra edilmiş olacağını, ibranın üyelere karşı herhangi bir sorumluluk davasının açılmayacağı ile üyelere karşı duyulan güven beyanı olduğunu, ibra ile birlikte şirketin zararı söz konusu olsa bile pay sahiplerinin bu duruma icazet gösterdikleri kabul edilerek yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluklarının ortadan kalktığını ayrıca TTK 358. Ve 395. Md'sinin 2. fıkrasına göre anonim şirket ortaklarının şirkete karşı borçlanma yasağı mevcut olup bu yasak nedeni ile davalıların murisinin 2018 yılından bu yana şahsi harcamaları için şirketten borç aldığı ve ödemediğinin düşünülemeyeceğini, murisin hayatta iken şirketteki görevi nedeni ile kendisine yapılan ödeme dışında şahsi hiçbir ödeme almadığı ve harcama yapmadığını, murisin diğer yönetim kurulu üyeleri gibi şirketin menfaati ve şirket harcamaları için zaman zaman avans aldığı ve hesabın kapatıldığını, murisin sağlığında ileri sürülmeyen şahsi harcama iddiasının murisin vefatından sonra ve tüm şirket kayıtları diğer ortaklar tarafından ele geçirildikten sonra ileri sürülmesinin gerçekle bağdaşmadığı gibi iddia ve taleplerin tamamen kayıt üzerinde borç oluşturulmasından ibaret olduğunu, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılırken şirketin diğer ortaklar için bilançoda oluşturulan kayıtların incelenmesi, muris ...için oluşturulan kayıtlar ile mukayese edilmesi ve muris için kayıtların nasıl oluşturulduğunun ve bunun gerçekliğinin yine ortaklar arasında eşitlik ilişkisine uygun hareket edilip edilmediği diğer ortakların hesaplar için yasal işlem yapılıp yapılmadığı hususlarının göz önünde bulundurulması ve rapora derc edilmesinin talep edildiğini, davacı şirket tarafından davalılar aleyhine miras bırakan ... ...mirasçıları olarak İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine girişildiğini, takibe süresi içerisinde 16.11.2021 tarihinde itiraz edildiğini, miras bırakanın davacı şirkete borcu bulunmadığını, icra takibi öncesinde davacı şirket tarafından davalılara gönderilen İzmir... Noterliği'nin 26.10.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalılardan 2.379.714,38 TL alacak talebinde bulunulduğunu, davalıların söz konusu alacağa Karşıyaka ... Noterliği ' nin 01.11.2021 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayrıntılı olarak itiraz ettiğini, davacı tarafından aynı iddia ve beyanlar ile müteveffa ...'ın terekesinin ve borç iddiasının tespiti talebi ile İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin ... tereke sayılı dosyasından davalılar aleyhine tespit talebinde bulunulduğunu, tereke dosyasına sunulan belgelerden miras bırakan aleyhine bildirilen ve davaya konu edilen alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan işlem açıklamaları listesi, dekont ve para çıkışlarına yönelik virmanların gerçekte miras bırakana yapılmış bir borçlandırıcı işlemi yansıtmadığı, zira muris adına borç kaydı yapılan işlemlerin bir kısmının ...Holding Grup Şirketlerine ait işlemler olduğu, bir kısım işlem detaylarında murisin imzasının bulunmadığı, yapılan tahsilatlarda "..." isimli şahsın imzasının bulunduğu, ödemelerin maaş alacağı muris hesabına mahsuben gerçekleştirildiği, bir kısım ödemelerin şirket iş avansı, masraf yansıtma faturası, misafir yemek bedeli, iş seyahatlerine ilişkin masraflara ilişkin olduğu, miras bırakanın vefat ettiği gün kendisine kesilen 315.885,07 TL vade farkı faturasının ise hukuken kabul edilebilirliğinin bulunmadığı, murisin ölüm tarihinden sonra oğluna ödenen 47.423,84 TL ve 48.000,00 TL'nin davacı şirkete iade edildiği, muris öldükten sonra dahi borçlandırma işlemlerinin kaydi olarak yapıldığı, bir çok kaydın murisin ölümü ile beraber geçmişse yönelik olarak sonradan oluşturulduğu gibi sebepler göz önüne alındığında davacının alacak talebinin gerçeği yansıtmadığının açıkça görüldüğünü, davacı şirket tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ancak rapora dayanak yapılan dekont makbuz fatura vs. ayrıntının ibraz edilmediği "Yeminli Mali Müşavirlik Özel Amaçlı Tespit Raporu" detaylı incelendiği takdirde dayanak belgeler sunulmadığı için raporda yer alan açıklamaların belgesiz ve ispata muhtaç kaldığını, dekont olarak listede belirtilen belgelerde dahi davacı ve müteveffa dışında ismi geçen başkaca şirketlerin bilgilerinin yer aldığını, hiçbir belgede müteveffanın imzasının olmadığının anlaşıldığını, dekont açıklaması ile yapılan borçlandırmalarda maaş alacağı gibi açıklamaların olduğunu, hediye makbuzlarında kesinlikle murisin imzasının bulunmadığını, en önemlisinin de 02.09.2021 tarihinde Covid-19 salgın hastalığı nedeni ile Dubai'de vefat eden murisin Dubai'de olduğu dönemlerde ve vefat ettiği tarihten sonra da borçlandırmalar yapılmış olmasının talep edilen alacağın tek taraflı oluşturulmaya çalışılan dayanaksız belgelerden ibret olduğunu ortaya koyduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve likit nitelikte olmadığını, davalıların itirazlarında haksız ve kötü niyetli olmadığını, bu sebeple davalılar aleyhine talep edilen icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini belirtmiş , öncelikle davacı tarafından İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin...tereke sayılı dosyasından davalılar aleyhine açılan tespit dosyasında eldeki itirazın iptali davasına konu edilen alacak ile ilgili aynı taleplerde bulunulmuş olup eldeki dava daha sonra açıldığından davanın HMK 114/1-ı bendi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile reddine, TTK'da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına ilişkin açılacak davalarda zararın ve sorumluluğun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık zaman aşımı ön görüldüğünden ve dava konusu edilen alacaklar zaman aşımına uğradığından davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, davalıların davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacı yan aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin... Karar sayılı dosyasının Mahkememiz ana dosyası ile arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeni ile birleştirilmesine karar verilmiş, yargılamaya Mahkememiz ana dava dosyası üzerinden devam olunmuştur.
Birleşen dosya yönünden davacı vekili Mahkememize verdiği 23/06/2022 tarihli dava dilekçesinde; davalılar murisi ...' ın, pay sahibi olduğu davacı şirkette, 2015 yılından vefat ettiği 02/09/2021 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığını, davalılar murisi ...'ın Yönetim Kurulu Başkanı olarak almakta olduğu maaşı dışında, şahsi harcamaları ve giderleri için muhtelif tarihlerde ve tutarlarda davacı şirketten para çektiğini, davalılar tarafından keşide edilen Karşıyaka ... Noterliği'nin 01/11/2021 tarih ve... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde ise ...'ın şahsi giderleri için davacı şirketten tediye makbuzları ile almış olduğu borç mahiyetteki bedellerin iadesinin kabul edilmediği beyan edildiğini, davacı şirketten özel amaçlı harcamalar için tediye makbuzları karşılığı alınan borçların davalı mirasçılar tarafından iadesinin gerçekleşmemesi üzerine davacı şirket alacağının tahsili amacıyla öncelikle İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçluların icra takibi başlatıldıktan sonra yasal süresi içinde haksız ve mesnetsiz olarak borca ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu belirtmiş , davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya yönünden davalılar vekili Mahkememize verdiği 19/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu edilen alacak talebiyle İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Ve İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı icra dosyası ve itirazın iptali dava dosyası ile İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasından müvekkilleri aleyhine açılan tespit dosyasında da davacıların aynı alacakla ilgili talepte bulunduklarını, bu bağlamda taleplerin mükerrerlik taşıdığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı şirketin 2018 yılından beri müvekkillerinin murisinden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla süresinde dava konusu edilmeyen bu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin halihazırda davacı şirketin hissedarı sıfatına haiz olduklarını, müvekkillerinin hissedar sıfatının devam ettiğini, açılan işbu davanın iyi niyetli olmadığını, müvekkillerinin murisinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, yönetim kurulu üyesi olan murisin her genel kurul toplantısında ibra edildiğini belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün ... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ...Holding A.Ş., borçluların ... ...mirasçıları ..., ..., ..., ..., borç miktarının 2.379.714,38 TL, takip dayanağının İzmir ... Noterliği ' nin 26/10/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu borç olduğu, borçlulara ödeme emrinin 16/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 16/11/2021 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettikleri ve takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ...Holding A.Ş., borçluların ... ...mirasçıları ..., ..., ..., ..., borç miktarının 206.504,38 TL olduğu, borçlulara ödeme emrinin 03/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 03/03/2022 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettikleri ve takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin ... tereke dosyasının incelemesinde; davacının ...Holding AŞ., davalıların müteveffa ... ...Varisleri ..., ..., ... ve ..., davanın alacağın işlemiş ve işleyecek faizleri ile birlikte terekeye borç olarak kaydedilebilmesi ve terekenin korunması ile hak sahiplerine doğru şekilde geçmesinin temin edilebilmesi için mal rejimi sözleşmesinin tespiti, terekenin defterinin tutulması ve gerekli tüm tedbir önlemlerinin alınması davası olduğu, dosyanın halen derdest olduğu belirlenmiştir.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ..., kısıtlı adayının ... olduğu, ...'ın kısıtlanmasına ve kendisine annesi ...'ın velayeti altına alınmasına karar verildiği ve kararın 11/08/2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Asıl ve birleşen dosya yönünden dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2019,2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3. Maddesine göre noterden açılış onaylarının ve açılış onayı yerine geçen beratlarının süresi içinde alınmış, kapanış onayı yerine geçen beratlarının yasal süresi içersinde alınmış olduğu tespit edilerek, takdiri Mahkeme'mize ait olmak üzere; davalı şirketin ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, ...’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu tarihlerde şirket kayıtlarına göre şirkete borçlu göründüğü tespit edilmiş olup, iş bu kayıtlar hatalı ise Yönetim Kurulu Başkanı olarak bu kayıtların tutulmasına itiraz etmesi ve bunların iş avansı veya şirket için yapılan harcamalar olduğunu belirterek ve tevsik edici belgeleri sunarak kaydın bu şekilde tutulmasını sağlaması gerektiği,Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış, ayrıca şirket ortağı olan ...’a ait işlemlerin 195-Personelden Alacaklar Hesabında kayıt altına alındığı tespit edilmiş olup, cari hesap incelendiğinde, iş bu hesabın mahiyeti dışında kullanıldığı, gerçekleşen işlemlere ve yapılan kayıtlara göre 131-Ortaklardan Alacaklar Hesabı gibi kullanıldığı, bu nedenle davacı şirket tarafından düzenlenen vade farkı faturasının kabul edilebilir olduğu, incelenen şirket ticari defter ve kayıtlarına göre, aksi ispat edilmedikçe, takip tarihi itibari ile davacı şirketin ...’dan 2.379.714,38.-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Rapora itiraz edildiğinden itirazlar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor istenilmiş , alınan 08/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Muhasebenin kaydetme fonksiyonu, mali işlemleri belgelere dayanarak muhasebe sistemine göre muhasebe defterlerine kayıt yapılması aşamasıdır. Muhasebenin en önemli ve ilk fonksiyonudur. Muhasebe de kayıtlar doğru ve düzgün tutulmadan diğer fonksiyonların da bir anlamı kalmaz. Yapılan her işlem muhasebe sistemi içinde ilk olarak kayıt yapılmak zorundadır. Bu kayıtlarda belgelere dayandırılarak yapılır." mahkeme tarafından yapılan görevlendirmeye istinaden , iş bu fonksiyona göre ticari defterlere yapılan kayıtlar incelenerek tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu ve raporun hazırlandığı , yapılan incelemede, ticari defterlerin 6102 sayılı TTK 64/3. Maddesine göre noter onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılıp yaptırılmadığı hususunda, yapılan kayıtların dayanağı olan tevsik edici belgelerin olup olmadığı hususunda davacı şirket ticari defterlerine sınıflandırılarak kayıt edilen işlemler içerisinden , mahkeme tarafından yapılan görevlendirmede talep edilen bilgiler tespit edilerek, değerlendirmelerde bulunulduğu, "İç Kontol Sistemi, İşletme faaliyetlerinin şirket politikaları ile uyum içinde düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesi, varlıkların korunması, hata ve hilelerin tespit edilip engellenmesi, muhasebe kayıtlarının tam ve doğru olması, güvenilir mali bilgilerin zamanında hazırlanması hedeflerine mümkün olduğunca ulaşmak amacıyla yönetimin kullandığı tüm yöntem ve usullere iç kontrol sistemi denir." davalı yan tarafından kayıtların içeriğine yönelik yapılan itirazların tespitinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesinin mümkün olmayacağı, mahkeme tarafından uygun görüldüğü takdirde yukarıda belirtilen iç kontrol sistemini kullanılarak (şirket kayıtlarının fazla olması nedeniyle) en az 3 SMMM bilirkişisinden oluşturulacak " İç Tetkik Kurulu " aracılığı ile yapılacak denetimden sonra şirket kayıtlarının içeriğinin tam, doğru ve güvenilir olup/olmadığı hususunda tespitte bulunulabileceği kanaatine varıldığı, İzmir ... İcra Dairesi... Esas sayılı icra dosyasında 02/09/2021 tarihinde vefatı sonrası mirasçılarına karşı keşide edilen İzmir...Noterliği 26/10/2021 tarihli...e numaralı ihtarnamesine konu Muris ...'ın ...Holding A.Ş. kayıtlarındaki borcuna dayalı alacak nedeni ile 2.379.714,38 TL asıl alacak için davacı şirket tarafından takip başlatılmış olup, davalılar tarafından yapılan itiraz ile takibin durduğu ve İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi... esas sayılı dosya ile İtirazın İptali davasının açıldığı ve 24/01/2023 tarihli ... sayılı karar ile "Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının yine Mahkememiz... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE," şeklinde karar verildiğinin tespit edildiği, ...'ın davacı şirketten özel amaçlı harcamalar için tediye makbuzları karşılığı alınan bedellerin iadesine ilişkin İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün...esas sayılı dosyası üzerinden talep edilen alacak tutarı haricinde şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde bakiye alacak tutarı olduğunun tespiti üzerine bu defa bakiye alacak tutarı olan 206.504,37-TL'nin davalı mirasçılardan iade alınması için İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğu ancak söz konusu icra takibi de davalı/borçlular tarafından yasal süresi içinde haksız ve mesnetsiz olarak borca ve tüm ferilerine itirazda bulunmuş olması nedeniyle durmuş olduğu tespit edildiği, dava konusu alacak miktarının dayanağı, ...'ın şahsi harcamaları için tediye makbuzları karşılığında şirketten çektiği paraların maaşlarından mahsubu neticesinde cari hesabında oluşan borç bakiyesinden kaynaklanmakta olduğunun iddia edildiği, kök raporda belirtildiği üzere ; T.C. İzmir...İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip ve mahkemenin... Esas sayılı dava tarihi itibari ile davacı şirketin 2.379.714,38.-TL...’dan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre; 30.12.2021 tarihli ...yevmiye madde numaralı muhasebe fişine "Masraf Yansıtma" açıklaması ile 81.895,77.-TL borç kaydı, 31.12.2021 tarihli...yevmiye madde numaralı muhasebe fişine "Masraf Yansıtma" açıklaması ile 29.161,15.-TL borç kaydı, 31.12.2021 tarihli... yevmiye madde numaralı muhasebe fişine "Masraf Yansıtma" açıklaması ile 62.525,54.-TL borç kaydı, 31.12.2021 tarihli 16331 yevmiye madde numaralı muhasebe fişine "Masraf Yansıtma" açıklaması ile 32.921,91-TL borç kaydı yapıldığı, böylece incelenen ticari defter kayıtlarına göre, 30 - 31.12.2021 tarihlerinde ...'a ait kayıtların tutulduğu cari hesaba toplam (81.895,77 + 29.161,15 + 62.525,54 + 32.931,91)= 206.504,37.-TL borç kaydı yapıldığı, aksi ispat edilmekdikçe, 31.12.2021 tarihi itibari ile cari hesap bakiyesinin (2.379.714,38+206.504,37)=2.586.218,75.-TL olduğu ve davacı şirketin iş bu tutar kadar ...’dan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Mahkememizin 14/12/2023 tarihli celsesinde davanın sorumluluk davası niteliğinde olduğundan bahisle genel kurul kararını ibraz etmek üzere davacı vekiline süre verilmesine karar verilmiş , davacı vekili Mahkememizin 07/03/2024 tarihli duruşmasında ; davanın sorumluluk davası olduğu kanaatinde olmadıklarını, bu sebeple bu konuda genel kurul kararı ibraz etmeyeceklerini, miras bırakanın cari hesap kayıtlarında borçlu olduğunun belirlendiğini, borcun şahsi olduğunu, TTK hükümleri kapsamında davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini beyan etmiş , bu beyanını imzasıyla tasdik etmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davalıların miras bırakanı ...'dan alacaklı olunduğundan bahisle, alacağın tahsiline yönelik olarak borçlunun mirasçıları hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı , borçluların takibe itiraz ettiği , itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği , davacı tarafça itirazın iptaline ilişkin ana davanın açıldığı , davacı tarafça davalıların miras bırakanı hakkında miras bırakan ...'dan alacaklı olunduğundan bahisle , alacağın tahsiline yönelik olarak borçlunun mirasçıları hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ...sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, borçluların takibe itiraz ettiği , itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği , davacı tarafça itirazın iptaline ilişkin olarak Mahkememizin... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı , açılan davanın Mahkememizin ana dava dosyası birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya ana dava dosyası üzerinden devam olunduğu , davacı tarafça davalıların miras bırakanı ...' ın 2015 yılından 02/09/2021 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığı, davalıların murisi ...' ın, Yönetim Kurulu Başkanı olarak almakta olduğu maaşı dışında, şahsi harcamaları ve giderleri için muhtelif tarihlerde ve tutarlarda davacı şirketten para çektiğinden bahisle oluşan alacağın tahsilinin talep edildiği , iddianın ileri sürülüş biçimine göre davanın yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan dava niteliğinde olduğu , 6102 sayılı TTK'nın 408/1 ve 479/3-a maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gerektiği , böyle bir kararın varlığının dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği , bu husus göz önüne alınarak Mahkememizce, genel kurul kararını ibraz etmek üzere davacı vekiline süre verildiği ancak davacı vekilinin Mahkememizin 07/03/2024 tarihli duruşmasında ; davanın sorumluluk davası olduğu kanaatinde olmadıkları bu sebeple bu konuda genel kurul kararı ibraz etmeyeceklerini beyan ettiği söz konusu beyan göz önüne alındığında dava ve birleşen dava yönünden dava şartlarının tamamlanmadığı , HMK' nun 114/2 maddesinde diğer kanunlarda yer dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğunun belirtildiği , dava şartlarının varlığının HMK' nın 115/1 maddesi gereğince davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmasının ve dava şartı noksanlığı halinde HMK' nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, dava ve birleşen davanın HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Asıl dosya için peşin alınan harç fazla olduğundan 28.313,41 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
Birleşen dosya için peşin alınan harç fazla olduğundan 2.066,46 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalılar taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan asıl dosya için karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalılar taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan birleşen dosya için karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından asıl dosya için yapılan 36,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar Davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'nin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır