T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/524
KARAR NO: 2023/639DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 30/06/2022
KARAR TARİHİ: 12/09/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle;
Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalı tarafa ait aracın park 05.12.2020 tarihinde park halinde duran dava dışı ...' a ait olan araca çarparak bir kazanın meydana geldiğini, kaza sonrasında davalı tarafa ait aracın sürücüsünün kaza sebebiyle kaçıp olay yerini terk ettiğini,
Dava dışı ...' ın zararın tazmini için davacı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, başvuru neticesinde... sayılı dosyası ile dosyamız davacısı sigorta şirketi aleyhine tazminata hükmedildiğini, bu tazminatın Manisa ... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyası ile sigorta şirketinin 26.07.2021 tarihinde 10.673,09 TL' lik ödemesi ile tahsil edildiğini,
Davalı şirkete ait aracın sürücüsünün olay yerini terk etmesi neticesinde, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına aykırı davrandığını ve davacı sigorta şirketinin rücu hakkının doğduğunu,
Davacı sigorta şirketinin ödemek zorunda kaldığı tazminat için davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu,
İddia etmek suretiyle davanın kabulünü, itirazın iptalini ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi vermediğinden, 6100 sayılı yasanın 128. Maddesi gereğince, davalı tarafın dava dilekçesinde yazılı olan tüm iddiaları inkar ettiği tespit edilmiştir.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Noktaları Davacı sigorta şirketinin, davalı şirkete ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup olmadığı, 05/12/2020 tarihinde bir kazanın meydana gelip gelmediği, Kaza meydana geldiyse davalı şirkete ait aracın sürücüsünün meydana geldiği iddia edilen kazada kusurlu olup olmadığı, Davacı sigorta şirketinin, meydana geldiği iddia edilen kazadan dolayı davalı şirkete rücu hakkının bulunup bulunmadığı, Davalı şirketin icra takibine itirazında haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarıdır.
Deliller ve Değerlendirilmesi
Sigortalısının dosyamız davalısı olduğu, zorunlu mali mesuliyet sigortacısının dosyamız davacısı olduğu, taraflar arasında... plaka sayılı araca dair 07/10/2020 - 07/10/2021 tarihleri arasını kapsar şekilde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi dosyamız arasına alınmıştır. Davacı sigorta şirketinin, meydana geldiği iddia edilen kaza tarihinde davalıya ait olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu dosya arasına alının zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile tespit edilmiştir.
05.12.2020 tarihinde... sicil numaralı polis memuru tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutunağına göre tutanak tarihinde saat 12:30 sıralarında Manisa ili Yunusemre ilçesinde davalı şirkete ait araç ile dava dışı ...' a ait ... plaka sayılı araç arasında trafik kazası niteliğinde bir haksız fiilin meydana geldiği tespit edilmiştir. Ayrıca ilgili kaza tespit tutanağının aksini ispat eder nitelikte herhangi bir somut delil dosyaya sunulmadığından, ayrıca dosya arasına alınan Sigorta Tahkim Komisyonu ... sayılı dosyasında da kazanın oluşuna dair hiçbir itirazının bulunmayışı bir arada değerlendirildiğinde, kazanın davalı şirkete ait aracın sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile park halindeki dava dışı üçüncü kişiye ait araca çarpması neticesinde meydana geldiği tespit edilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu... sayılı dosyası ve Manisa... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İnceleme neticesinde sigorta şirketi aleyhine verilen tahkim kararının icra takibine konu edildiği ve tahkim sonucu verilen tazminat hükmünün icra dosyasına sigorta şirketince ödeme yapılmak suretiyle infaz edildiği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı içerisinde yer alan 05.12.2020 tarihinde ... sicil numaralı polis memuru tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutunağına göre davalı şirketin sürücüsünün kazan mahallini terk ettiği tespit edilmiştir.
Gerekçe
2918 sayılı yasanın 91. Maddesine göre; "işletenlerin, bu kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." Bu doğrultuda davacı sigorta şirketinin, davalı şirketin işleteni olduğu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu dosya arasındaki sigorta poliçesi ile tespit edilmiştir.
2918 sayılı yasanın 85. Maddesine göre; "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Anılı yasa maddelerine göre ... Türk Sigorta Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.Zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarının B.4/ f hükmüne göre, "Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibizorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" şeklindedir. Bu doğrultuda davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsünün bu hükme aykırı davrandığının deliller kısmında yazılı nedenlerle tespit edildiği anlaşılmakla davacı sigorta şirketinin davalı sigortalısına rücu hakkının bulunduğu tespit edilmiştir.
09.11.2022 tarihli adli trafik bilirkişisi raporu ile davalı şirkete ait olan aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda 2918 sayılı yasanın 52/1-b maddesini ihlal etmek suretiyle tek başına etken olduğu, dava dışı üçüncü kişiye ait olan aracın park halinde olması sebebiyle kazanın oluşumunda etken olmadığı tespit edilmiştir. 24/03/2023 tarihli otomotiv bilirkişisi raporu ile dava dışı üçüncü kişiye ait aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark tespit edilmek suretiyle araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının tespit edildiği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporlarına göre Sigorta Tahkim Komisyonu... sayılı dosyasında hükmedilen tazminat miktarının uygun olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir. Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir. Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir. Zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru hallerinde illiyet bağı kesilir.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" şeklindedir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır.
Bu açıklamalar ışığında davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 52/1-b maddesini ihlal etmek suretiyle dava dışı üçüncü kişiye ait olan park halindeki araca çarptığı ve üçüncü kişinin aracında zarar meydana geldiği zarar ile davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsünün ihlal içeren eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, dava dışı üçüncü kişinin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında değer kaybına ilişkin sigorta tahkim komisyonuna ve sonrasında aldığı ilam niteliğini haiz belge ile icra takibine başvurduğu, takipte dosyamız davacısı sigorta şirketi tarafından ödemenin yapıldığı, davacının bu ödemeden kaynaklı olarak sigortalısı davalı şirkete rücu ettiği, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları B.4/ f hükmüne göre davacının rücu hakkını haiz olduğu, davalının icra takibine itirazı sonrasında yapılan yargılamada yukarıda anlatılan hususlar gereği, davalının itirazında haksız olduğu, alacak ilam niteliğini haiz belgeye dayandığı, davacının kendisine yöneltilen takipte ödediği miktar likit olduğundan bahisle, davacının davalıya yönelttiği alacak miktarının da likit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, 6100 sayılı yasanın 326/1 maddesi gereği yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davanın KABULÜNE,
İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 10.904,68 TL üzerinden DEVAMINA,
Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 10.904,68 TL 'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Alınması gerekli 744,90 TL karar ve ilam harcından icra dosyasında peşin alınan ve dava açılırken mahsup edilen 54,52 TL, dava açılırken yatırılan 131,71 TL peşin harç olmak üzere alınan toplam 186,23 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 558,67 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, tahsil edilen harcın HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Davacının icra dosyasında ve bu dosyada peşin olarak yatırdığı toplam 186,23 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESNİE,
800 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır