T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/682 Esas
KARAR NO : 2023/298
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ : 07/09/2022
KARAR TARİHİ : 26/04/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.12.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca,sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araç süri asli ve tam kusurlu olduğu,araç davalı sigorta şirketine ... poliçe numarasıyla ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olduğu ve kaza neticesi davacı müvekkili aracında 20.000,00 TL civarında değer kaybı meydana geldiği,araçtaki bu değer kaybında davalı sigorta şirketi ve diğer davalı sürücünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,değer kaybı tazmini için sigorta şirketine 06.01.2022 tarihinde başvuru yapıldığı ancak dönüş olmadığı,arabuluculuk müesesesinden de sonuç alınamadığı, bu nedenlerle fazlaya ilişkn haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç ... poliçe numarasıyla ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olduğu, davanın zaman aşımına uğradığı,müvekkile gerekli belgelerin sunulmadığı, hasar ve mahrumiyet bedeli bilirkişi tarafından hesap edilmesi gerektiği,sigortalı sürücünün kusuru olmadığı, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Diğer davalı ...'a dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Kaza tutanağı, onarım faturası,
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 22/09/2022 tarihli yazısı ve eki,
-Türkiye Noterler Birliğinin 28/09/2022 tarihli yazısı ve eki,
-... Sigorta A.Ş'nin 29/11/2022 tarihli yazısı ve eki hasar dosyası, poliçe,
-Bilirkişi ...'in 02/01/2023 tarihli raporu,
-... ... Sigorta A.Ş'nin 26/01/2023 tarihli yazısı ve hasar dosyası,
-Bilirkişi ...'ın 29/03/2023 tarihli bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Öncelikle, değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında gözönüne alınmalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin(Kapatılan) kökleşmiş ilke ve uygulamalarına göre trafik kazalarına dayalı araç değer kaybı tazminatı, hasarlı aracın, hasara uğramadan önceki ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki ikinci el piyasa değerinin saptanması ve karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Aradaki fark meydana gelen değer kaybıdır. Ancak aracın tamiri ekonomik değilse yani araç pert total ise değer kaybı talep edilemez(Bu yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/12/2017 tarih ve 2015/6486 Esas, 2017/12264 Karar; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2018 tarih ve 2015/16180 Esas, 2018/8981 Karar sayılı ilamları.).
6100 Sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 01/12/2021 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... palakalı araçların çarpışması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının işbu dava ile ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak değer kaybı talebinde bulunduğu ve zararın ... plakalı aracın zmss sigortacısı olan davalı sigorta ile aracın sürücüsü olan diğer davalıdan tazminini talep ettiği, davalı sigortanın sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı, yetkili mahkemenin İstanbul ... Mahkemeleri olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, mahkemece kusur ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi ile hesaplamanın zmms genel şartlarına göre yapılması gerektiğini savunduğu, diğer davalının ise davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında mahkememizin yetkili olup olmadığı, davaya konu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davaya konu kazada davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, hasar nedeniyle değer kaybına uğrayıp uğramadığı, değer kaybı var ise miktarının ne olduğu, taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu ve davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmamasına ve sorumluluk sigortaları TTK'da düzenlendiğine göre, davacı ve davalı sigorta arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, diğer davalı yönünden ise ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın aynı maddi vakıadan kaynaklandığı, tüm davalılar yönünden yargılamanın birlikte yürütülmesinin usul ekonomisi açısından gerekli olduğu değerlendirilmekle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuş ve zamanaşımı defini ileri sürmüş ise de davalı sigortaya dava dilekçesinin 20/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının aynı tarihte cevap süresinin uzatılması talebinde bulunduğu, mahkememizce talebin aynı tarihli ara kararla kabul edildiği ve davalıya 2 haftalık ek süre verildiği, buna göre davalının davaya cevap süresinin son tarihinin 18/10/2022 tarihi olduğu, ancak davalının bu tarihten sonra 01/12/2022 tarihinde davaya cevap verdiği, cevap dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşılmakla mahkememizce davalının yetki itirazı ve zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği, davacının dava konusu olay nedeniyle zararının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu ve taraf sürücülerin kusur ve sorumluluğuna ilişkin mahkememizce dosyanın trafik bilirkişine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 02/01/2023 tarihli kusur raporunda, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Anafartalar Caddesini takriben Basmane istikametinden Dokuz Eylül Meydanı dönel kavşağına orta şeritte giriş yapıp Mürselpaşa Bulvarı ayrımına geldiğinde sağa doğrultu manevrası ile dönüş yapmak isterken aracının sağ yan kısımları ile sağında ve ada etrafında ... istikametine seyir halinde olan davacı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının sol ön yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal trafiği yoğun üç şeritli dönel kavşağa gereken dikkat ve özeni göstermediği, ada etrafı orta şeritte çıkış yoluna geldiğinde sağa yön değiştirdiği, değiştirirken de şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemediği/kontrol etmediği, bu tedbirsiz ve kontrolsüz davranışı nedeni ile oluşturduğu ortamda trafik akışı için tehlike ve engel teşkil ettiği, sonrasında da sağ tarafından gelen davacı aracına fazla yaklaşıp çarparak güzargahına girmesi sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası olayında, zararlı sonucu önleyecek beklenilen dikkat ve özeni göstermediği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46(b-c) maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal trafiği yoğun görüşün açık dönel kavşak ada etrafına gereken dikkat ve özeni gösterdiği, sağ şeritte seyrini sürdürüp kaza mahalli çıkış kavşağını geçmek isterken, sol taraftan orta şeritte gelen davalı sürücünün sağını kontrol etmeden tehlikeli biçimde şerit değiştirip aracının yol bölüme girmesi ve aracının hasarlanması olayında kural ihlali olmadığı, meydana gelen kazada kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Otomotiv bilirkişi tarafından düzenlenen 29/03/2023 tarihli raporda ise, 01.12.2021 tarihinde meydana gelen kazada davacıya ait ... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarından aldığı darbe sonucunda aracın sol ön çamurluk ve sol ön kapının doğrultma yapılarak boyanması ile tamamlanan onarımda kaporta ve boya işlerine maruz kalması nedeniyle aracın tamir sonucu orijinalliğini kaybedeceği, aracın 2020 model, ... marka, Cıvıc 4D Executive 1.6 125 OV tipinde, benzinli-lpg'li, 979km.de olduğu, araçta meydana gelen değer kaybının, aracın özel ve tüzel kullanım şekli, bakım-onarım durumu, vaki kaza öncesindeki hasarlı-hasarsız hali, yaşı, kilometre durumu ve değerini etkileyen tüm faktörler dikkate alınarak, Yargıtay kararları doğrultusunda aracın hasar meydana gelmeden öncesi kaim değeri ile meydana gelen hasar sonrası 2.el piyasa kaim değeri arasındaki farka göre belirlendiği, aracın dava konusu kaza öncesinde hasar kaydının bulunmadığı, kaza tarihi itibariyle kasko değerinin 455.884,00 TL olduğu, yapılan serbest piyasa araştırmasında aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki rayicinin 400.000,00 TL, aracın onarılmış haldeki rayicinin ise 390.000,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının 10.000,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacıya ait ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki iken davalı sücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yandan çarpması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, mahkememizce alınan kusur raporuna göre davalı sürücünün şerit değiştirme ve dönüş kurallarına riayet etmediği, dönel kavşağa gereken dikkat ve özeni göstermediği, kavşakta sağında geçmekte olan davacı aracına dikkat etmeksizin çarptığı ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise kazanın önlenmesinde alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı, kusursuz olduğu, davalı sigorta ve davalı sürücü tarafından söz konusu rapora itiraz edilmiş ise de, mahkememizce dava konusu olayda davalı sürücünün hatalı şerit değiştirdiği ve dönüş kurallarına uygun hareket etmediği, bu durumun taraf sürücülerinin kaza tutanağındaki beyanı ve kaza yeri krokisi ile kaza ve hasara ilişkin fotoğraflarla da sabit olduğu, bu nedenle mahkememizce trafik bilirkişinin kusur değerlendirmesinin hakkaniyete ve somut dosya kapsamına uygun görüldüğü, davalıların kusur raporuna ilişkin itirazlarının ve yeniden kusur incelemesi yapılmasına ilişkin taleplerinin yargılamaya katkı sağlamayacağı değerlendirilmekle reddedildiği, davalı sürücü ile onun eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın sol yan kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar davalı sigorta tarafından davacının değer kaybına ilişkin talebinin zmms genel şartlarına göre değerlendirilmesi talep edilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve ... karar sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada Türk Borçlar Kanunun haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, bu nedenle değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından tespit edilen değer kaybı zararının kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın niteliği, özellikleri, kullanım şekli, geçmiş hasar kayıtları ve ülkemizin ekonomik koşulları ile meydana gelen hasarın boyutuna göre makul olduğu, davalı sigorta tarafından söz konusu rapora itiraz edilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklama ve ilkeler uyarınca davalının itirazlarının yerinde olmadığı, bu nedenle davacının davalı sürücünün %100 kusuruna karşılık 10.000,00 TL değer kaybı talep edebileceği, davalı... Sigorta A.Ş'nin kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 30/12/2020-30/12/2021 tarihleri arasındaki dönemde ve kaza tarihi itibariyle zmms sigortacısı, davalı ...'ın haksız fiil faili sürücüsü olarak davacının değer kaybına ilişkin zararından birlikte sorumlu olduğu, davalı ...'ın haksız fiil tarihi olan kaza tarihi itibariyle temürrüde düştüğü, diğer davalı sigorta yönünden ise davacının davalı sigortaya 06/01/2022 tarihinde başvuruda bulunduğu, davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonunda 19/01/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının sıfatına ve dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, davacının 29/03/2023 tarihinde ıslah dilekçesini sunduğu, davalı tarafından ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği, zamanaşımının dava ile kesildiği, dava tarihi itibariyle TBK'nun 72 ve KTK'nun 109 maddelerinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği, somut uyuşmazlıkta mahkememizce alınan kusur ve zarar gören davacıya ait aracın değer kaybı bedeline ilişkin hesaplama yapan otomotiv bilirkişi raporlarının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının değer kaybı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile 10.000,00 TL'nin davalı ...'dan trafik kaza tarihi olan 01/12/2021, davalı ... Sigorta A.Ş den ise 19/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 683,10 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 170,77 TL ıslah harcı toplamı 251,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 431,63 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 170,77 TL ıslah harcı, 1.750,00 TL bilirkişi ücreti, 546,25 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 2.628,42 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/04/2023
Katip ... Hakim...
E-İMZA E-İMZA