T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/70 Esas
KARAR NO: 2023/311
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 03/02/2022
KARAR TARİHİ: 02/05/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; 13.07.2021 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ...'ya ait olan ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, iş bu kazanın oluşumunda davalı ...'nın asli ve tam kusurlu olduğu, davalı ...'ya ait aracın diğer davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... yönünden olay tarihi olan 13.07.2021 tarihinden itibaren avans faizi, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA DEĞERİNİN ARTTIRILMASI: Davacı vekili sunmuş olduğu 18.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 18.378,38 TL'nin davalı şahıs yönünden olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; öncelikle yetkili mahkemelerin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığı, öncelikle kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiği, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde sınırlı olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında diğer davalı ...'ya usulüne uygun olarak tebligat çıkartılmış olmasına rağmen diğer davalı tarafından esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
1-Davalı sigorta şirketinden dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak hasar dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına eklenmiştir.
2-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davaya konu aracın tramer kayıtları getirtilerek dosyamız arasına eklenmiştir.
3-Davacıya ait aracın kaza tarihini kapsar şekilde trafik kaydı getirtilerek dosya arasına delil olarak eklenmiştir.
4-Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından mahkememizce yapılan yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, teknik bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14.11.2022 tarihli raporda ; Kaza ile hasarım uyumlu olduğu, aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde onarım sonrası rayicinin kaza tarihi itibariyle 167.000,00 TL ile 171.000,00 TL arasında olduğu, ortalama değerinin 169.000,00 TL olduğu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin gerçek zarar ile ilgili kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 21.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 2.621,62 TL kısmi ödeme miktarı düşüldüğünde bakiye değer kaybı bedelinin 18.378,38 TL olduğu bildirilmiştir.
5-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında daha önce rapor düzenleyen bilirkişi yanına trafik uzmanı bilirkişide eklenmek kaydıyla dava konusu trafik kazası nedeniyle kusur oranlarının belirlenmesi ve ayrıca davalı vekili tarafından rapora karşı sunulan itirazların değerlendirilmesi açısından rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, düzenlenen 04.04.2023 tarihli raporda; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ...'ya ait ... plakalı aracın KTK 52/1-b ve 56/c maddelerini ihlalden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, davacıya ait ... plaaklı aracın ise hiçbir şekilde etken olmadığı, kaza ile hasarım uyumlu olduğu, aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde onarım sonrası rayicinin kaza tarihi itibariyle 167.000,00 TL ile 171.000,00 TL arasında olduğu, ortalama değerinin 169.000,00 TL olduğu, Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin gerçek zarar ile ilgili kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 21.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 2.621,62 TL kısmi ödeme miktarı düşüldüğünde bakiye değer kaybı bedelinin 18.378,38 TL olduğu bildirilmiştir.
DELİLLER- DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL:
Dava; trafik kazası nedeniyle davaya konu araçta oluştuğu iddia olunan değer kaybına ilişkin maddi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ...'nın maliki ve sürücüsü olduğu, diğer davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı araç arasında 13.07.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davaya konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 08.04.2021-08.04.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kaza tarihi itibariyle araç başına maddi 43.000,00 TL sigorta limiti ile ZMMS sigorta poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde sigorta kapsamına alındığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 26.10.2021 tarihinde 2.621,62 TL dava konusu araçtaki değer kaybına ilişkin olarak ödeme yapılmış olduğu dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davaya konu araçta dava konusu trafik kazası nedeniyle oluşan hasardan dolayı değer kaybı meydana gelip gelmediği, bu kapsamda davacının değer kaybından kaynaklı bakiye maddi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, davalının sigorta poliçesi kapsamında talep edilen tazminattan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle davalı şirket merkezi itibariyle yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş ise de, kaza yeri mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğundan HMK 16.maddesi gereğince davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dava konusu trafik kazası nedeniyle kusur oranlarının belirlenmesi ve ayrıca davacı tarafın tazminat isteminin yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04.04.2023 tarihli raporda; 13.07.2021 günü saat 8:00 sıralarında sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Seferihisar Ürkmez yolunu takiben bahse konu kaza yeri olarak belirtilen mevkiye geldiğinde aracın ön kısımları ile bu sırada önünde ve yine aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde bahse konu kazanın meydana geldiği, bu kapsamda tüm dosya kapsamı belgelerin incelenmesi neticesinde kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kaza anında sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halindeyken dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı, aracının hızını yolun şartlarına uydurmadığı, dikkatini yeterince seyir istikametine vermediği, önündeki aracı güvenli mesafeden takip etmeyerek önünde ve aynı istikamette seyir halinde olan davacı tarafa ait aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde etken olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kaza anında sevk ve idaresindeki aracıyla kurallara uygun şekilde ve kendi şeridinde seyir halindeyken ve bu sırada arkasından ve aynı istikamette seyreden davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki aracıyla takip mesafesini korumayarak aracının ön kısımlarıyla davacı aracına arkadan çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacı araç sürücüsünün hiçbir şekilde kazanın oluşumuna etkisinin olmadığı, sonuç olarak kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nın 2918 Sayılı KTK'nın 52/1-b ile 56/c maddelerini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kaza anında herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığından aracının hasarlanmasıyla sonuçlanan kazanın oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olmakla, kusura ilişkin olarak bilirkişi raporundaki bu görüş dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun bulunmakla aynen benimsenmiş olup, mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bu kapsamda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu, davacı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu kabul edilmiştir.
Yine alınan bilirkişi raporunda, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, davacıya araçta oluşan hasar dikkate alındığında kaza sonrası onarıldıktan sonraki rayiç değerinin kaza tarihi itibariyle 169.000,00 TL olduğu, hasarsız rayiç değerinin ise 190.000,00 TL olduğu, bu kapsamda davacının talep edebileceği değer kaybına ilişkin maddi tazminatının (190.000,00 TL - 169.000,00 TL=) 21.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araçtaki değer kaybı nedeniyle davadan evvel 26.10.2021 tarihinde yapılan 2.621,62 TL'lik ödeme mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği bakiye değer kaybından kaynaklı maddi tazminatın (21.000,00 TL - 2.621,62 TL=) 18.378,38 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olmakla iş bu rapor dosya kapsamına uygun bulunmakla mahkememizce aynen benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aynen benimsenip hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince davacı aracında meydana gelen değer kaybı nedeniyle davacı tarafça talep edilebilecek 18.378,38 TL'nin ZMMS sigorta poliçesi kapsam ve limiti dahilinde kaldığı, diğer davalının ise kaza sırasında sigortalı kusurlu aracın maliki ve sürücüsü olduğu, bu nedenle her iki davalının da bilirkişi tarafından tespit edilen bakiye değer kaybından kaynaklı maddi tazminattan davacıya karşı sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olmakla davanın kabulüne, 18.378,38 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.07.2021 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 26.10.2021 tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davanın KABULÜNE, 18.378,38 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.07.2021 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 26.10.2021 tarihinden itibaren poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.255,42 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta ve sonradan tamamlanan toplam 395,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 859,72 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Davacı taraftan alınması gerekli olan 487,90 TL harç, 258,15 TL tebligat ve posta gideri, bilirkişi ücreti 1.400,00 TL olmak üzere toplam 2.146,05 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye irat kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/05/2023
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza