T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO: 2022/41
KARAR NO: 2023/670
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/02/2014
KARAR TARİHİ: 14/11/2023
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yazılı ve görsel medyada reklamcılık işleriyle iştigal ettiğini, her türlü reklamcılık ve tanıtım hizmetleri verdiğini ve ayrıca reklam yapmak isteyen şirketlerle medya kuruluşları arasında aracılık faaliyetlerini ve bu şirketlerin medya satın alımlarını yaptığını, davalının 2015 yılında hayata geçmesi planlanan tatil köyüne ilişkin reklamlarının yazılı/görsel medyada yayınlanması açısından çeşitli medya kuruluşları ile şirketler arasında aracı olunması ve reklam ajansı olarak medya satın alımlarının yapılması için tarafların anlaştıklarını, anlaşılan hususlarda müvekkilinin üzerine düşen görevleri eksiksiz ifa ettiğini, medya kuruluşlarından alınan hizmet faturalarına karşılık müvekkilinin de davalıya yaptığı iş karşılığında 31.12.2013 tarihli 57048 nolu faturayı düzenlediğini, bu faturanın davalı şirkete iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, ancak faturanın davalı tarafça kabul edilmeyip iade edildiğini, davalının borcu bulunmadığına ilişkin iddiaların yersiz olduğunu, bu durumun cari hesap ekstresinden ve ticari defterlerden de anlaşılacağını, davalının faize ilişkin itirazlarının yerinde olmayıp, tarafların tacir olmasından ve aralarında ticari ilişki bulunmasından dolayı borca icra takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek, ... 4. İcra Müdürlüğünün 2014/1698 E. sayılı dosyasıyla iş bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, termal köyü yapmak amacıyla 2012 yılında kurulmuş olan bir şirket olduğunu, davacı şirket yetkili/yöneticilerinin 2013 yılı mayıs ayı içerisinde müvekkili şirkete gelerek, müvekkili şirket için reklam filmi çekebileceklerini, katalog tasarım ve baskısı yapabileceklerini, internet, radyo, billboard reklamları yapabileceklerini ve bu hizmetler bedelinin KDV dahil 419.661,10 TL olacağı hususunda icapta bulunduklarını, fakat müvekkil şirketin o aşamada henüz çalışmalarının tamam olmaması sebebiyle bu icabı önce kabul etmediklerini, daha sonra kabul edip bu bedel üzerinde anlaştıklarını, KDV dahil 419.661,10 bedelin, açık hava kira bedelleri ile "asım" ve "ajans" hizmetine ilişkin 130.207,10 TL'lik kısmının CE Medya Planlama Reklam Org. Tic. Ltd. Şti.'ye, kalan kısmının ise Yeni ve Eski Reklam Ajans Hiz. Ltd. Şti. ye ödeneceğini kabul ettiklerini, davacının düzenlediği 29.11.2013 tarihli 57036 nolu ve130.207,10 TL bedelli fatura bedelinin davacıya ödendiğini, Yeni ve Eski Reklam Ajans Hiz. Ltd. Şti'de oluşan kabulleşme doğrultusunda bu firmanın düzenlediği 17.09.2013 tarihli 61793 nolu ve 224.200-TL bedelli , yine 29.11.2013 tarihli 61829 nolu ve 65.254,00TL bedelli faturalarında ödendiğini, bu şekilde davacı , müvekkili ve dava dışı Yeni ve Eski Reklam Ajans Hiz. Ltd. Şti arasında borç ilişkisi kalmadığını, ancak davacının, 31.01.2013 tarihli 57048 nolu ve 1.213.551,83 TL bedelli, ulusal ve yerel radyo ve televizyonlarda, gazete, dergi ve internet yayın bedeli şeklinde faturayı kendiliğinden tanzim ederek, müvekkil şirkete gönderdiğini, bunun kabul edilmemesi üzerine de icra takibi başlatıldığını, sözleşmenin ifa edilmesinden sonra davacının fatura kestiği bu işlerin, kendilerinin yaptığı henüz açılışı bile tamamlanmamış bir tesis bedeline göre altına girilmesi istenmeyecek bir masraf anlamına geldiğini, bu yüksek maliyetli işi davacının bilgi vermeden ve onay almadan yaptığını ve kötüniyetli olduğunu, bu iş için arada yazılı veya sözlü bir sözleşme bulunmadığını, yeni açılan bir şirket olmaları bakımından bu işlerin kendilerine yarar veya kâr sağlamadığını, davacının sonradan faturasını kestiği işle ilgili herhangi bir icabı, yazısı, teyit mektubu bulunmamakta olduğunu, davaya konu alacak miktarının senetle ispat sınırını aşması nedeniyle davacının tanık dinletme taleplerine muvafakat etmediklerini, bir sözleşmeye dayanmayan faturanın muhatabına gönderilmesinin kesinleşmesi anlamına gelmeyeceğini, taraflar arsında bir cari hesap sözleşmesi de yapılmamış olduğunu, zaten cari hesaba ilişkin gönderilen kayıtların müvekkili davalı tarafından kabul edilmediğini savunarak, davanın reddine, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce, taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama neticesinde 04/03/2020 tarih ve 2014/704 Esas - 2020/148 Karar sayılı ilamayla;"...Davacının davaya konu faturanın dayandığı hizmeti içeren bir eser sözleşmesi yapıldığı iddiasına karşılık olarak, davalı, bu faturanın bedeli olduğu iddia edilen hizmete ilişkin taraflar arasında bir anlaşmanın olduğunu reddetmekte, ancak reklam filmi, katalog tasarım ve baskısı, internet, radyo ve billboard reklam hizmetleri karşılığında 419.661,10 TL bedelli hizmete ilişkin tarafların anlaşmış olduğunu kabul etmektedir. Bu kabul sebebiyle taraflar arasında bir eser sözleşmesinin var olduğu ihtilaf konusu olmamakta ancak tarafların anlaştıkları hususların ve bu sözleşmenin kapsamının belirlenmesi hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından "Reklam filmi" "Açıkhava kira bedeli, Asım Bedeli ve Ajans Hizmet Payı" karşılığı "Gazete ilan tasarım bedeli, billboard tasarım bedeli, megalight uyarlama bedeli, katalog tasarım bedeli, senaryo yazım bedeli, radyo spotu, fotoğraf telif bedeli, internet banner uyarlama bedeli, billboard, megalight ve katalog" karşılığı olarak düzenlenen faturalar kabul edilmişken; "TV reklam yayını(ulusal), TV reklam yayını(yerel), radyo reklam yayını(ulusal), radyo reklam yayını(yerel), gazete ilan yayını, dergi ilan yayını, açıkhava kiralama bedeli, internet yayın bedeli, ajan hizmet bedeli"ne ilişkin faturalar kabul edilmemiştir. Davacı taraf, tasarlanan ve hazırlanan reklamların medya araçları vasıtası ile yayımlanmasının bu işin bir parçası olduğunu, yayımlanmadığı müddetçe bu reklamların herhangi bir işe yaramayacağını bu sebeple sözleşme konusunun sadece tasarım ve hazırlıklardan ibaret olamayacağını savunmaktadır. Davalı taraf ise aralarındaki anlaşmanın medya araçlarında yayın yapılmasını içermediğini, sadece tasarım yaptırmak ve sonrasında yayını istediği zaman yaptırmak hakkının olduğunu, aralarında yayın konusunda bir anlaşma sağlanmadığını belirtmektedir. Yukarıda açıklanan email yazışmaları içeriğine göre, davacı ile davalı arasında davacının onay beklediği maillere karşılık iddia edildiği şekilde açık bir onaya rastlanmamış olduğundan, davacınını iddia ettiği kapsamda bir sözleşme yapıldığı iddiası kanıtlanamamıştır; ancak dosyaya sunulan delillerden davacının "BABAS" adına yazılı ve görsel basında çeşitli reklam yayınladığı anlaşılmaktadır. Nitekim yapılan yazışmalar ile gelen kayıtlarda "NTV Radyo tarafından Haziran 2013 tarihinde Babas Termal Otel ile ilgili toplamda 2772 saniye olarak 126 adet spot reklam yayınlandığı, Reklam Pİri Medya İletişim A.Ş. tarafından Maks Medya A.Ş. 'ye Babas Termal konulu toplamda 14.750,00-TL. tutarlı fatura kesildiği, Samanyolu A.Ş. tarafından Maks A.Ş."ye kesilen toplam 149.930,33-TL. bedelli fatura örneği gönderildiği, Genart Ltd. Şti. tarafından ensonhaber.com sitesinde yayınlanan reklam nedeniyle 76.500,00-TL. bedelli fatura kesildiği, Maks Medya.. .A.Ş. tarafından S İnternette yayınlanan reklamlar için 351.170,75-TL. (KDV dahil) tutarlı faturalar, S Radyoda yayınlanan reklamlar İçin 68.194,09-TL. (KDV dahil) tutarlı faturalar, S Gazete/Dergide yayınlanan reklamlar için 338.996,31-TL. (KDV dahil) tutarlı faturalar, S Televizyonda yayınlanan reklamlar için 481.742,26-TL. (KDV dahil) tutarlı faturalar olmak üzere toplam 1.240.103,41-TL. tutarlı fatura kesildiği, "The Nielsen Company Medya Yayıncılık ... A.Ş. tarafından sunulan raporlama örnekleri de dosyaya sunulmuş olup, "15 sayfalık ve 10 sayfalık 2 ayrı liste halinde davalı şirketin yazılı ve görsel medyada yayınlanan reklamların" yer aldığı anlaşılmıştır. Bu durum, davalı yararına bir menfaat oluşturuyorsa "vekaletsiz iş görme" kapsamında değerlendirme yapılması gerekmektedir. 6098 sayılı TBK.nun 526. (818 sayılı BK'nın 410.) maddesine göre; vekaleti olmaksızın başkası hesabına iş gören kimse, o işi, sahibi yararına ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür.Yine BK'nın m.529'a göre işsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu durumda vekaletsiz iş gören kişi ancak görülen işin zorunlu ve yararlı nitelikte olması kaydıyla faiziyle birlikte masrafları ve görülen iş nedeniyle üstlenilen borçlan isteyebilecektir. Dolayısıyla somut olayda davacının vekaletsiz iş görme kapsamında yaptığı işlerin davalı için zorunlu ve yararlı olup olmadığının incelenmesi gerekir. Davalı taraf, cevap dilekçesinde aradaki anlaşmaya bağlı olarak satın alınan kısmın tatil köyü satışına uygun pazarlama yöntemi olan yüz yüze pazarlama politikasına uygun olduğunu ancak bu tasarımların medya araçları vasıtası ile yayınlanmasının henüz yapımına başlanmamış ve tamamlanmamış bir proje açısından hiçbir faydası olmadığını, bilakis bu yüksek maliyetli giderlerin şirketlerinin zararlarına olduğunu, yeni açılan bir şirket olmaları bakımından bu işlerin kendilerine yarar veya kâr sağlamadığını ifade etmiştir. Yapılan reklamların davalı menfaatine olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ilk iki heyet raporunda da, dava konusu olayda TBK'nun 529. Ve 530. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz işgörme hükümleri bakımından, "davacının zorunlu ve faydalı masraflarını talep edebileceği ancak davacı tarafından yapılan masrafların davalı yararına olmadığı ve hatta henüz inşaat halinde olan tesislerin reklamının erken yapılması dolayısıyla davalının zarar gördüğü sonucuna varılarak, davacının talep edilebilir bir alacağı olmadığı" görüşünün benimsendiği anlaşılmışsa da; davalı şirketçe sözleşmenin 419.661,10-TL lık kısmı kabul edilmiş olup, bahse konu tesislerin henüz inşaat halinde iken reklamının yapılması konusunda sözleşme akdedilerek, bir anlamda bunun yaratacağı sonuçların davalı tarafından öngörülerek kabul edildiği, reklamlardan haberdar olduğu, reklamları durdurmaya yönelik hiçbir adım atmadığı, aksine mutabakat metni bulunmamakla birlikte email yazışmalarından süreçten haberdar olduğu anlaşılmıştır . Bu durumda yapılan reklamların, davalı reklam yaptırmayı kabulü karşısında, yararına olduğu, davacının, davalı şirketin reklamasyonu için oldukça yoğun bir çaba sarf ettiği, pek çok yayın organıyla bağlantıya geçtiği, fiyat aldığı, yaym onaylarını alarak bedellerini ödediği; dolayısıyla gereken özeni gösterdiği itibar olunan 28/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ışığında yapılan masrafların bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, ancak davacının komisyon bedeli talep edemeyeceği" gerekçesi ile, önceden yapılan kısmi ödemeninde talep edilebilecek rakamdan mahsubu ile bakiye 1.109.986,31 TL'ye yönelik itirazın iptaline, icra inkar tazminatına ilişkin talebin ve fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Kararın istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 31.HD nin 09.12.2021 tarih ve 2020/1133 E 2021/1177 K sayılı ilamıyla;"....Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 31/01/2013 tarihli ve 1.213.551,83 TL bedelli faturanın TBK 526 vd. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz işgörme hükümleri çerçevesinde incelenmelidir. Mahkemece alınan 3 bilirkişi heyeti raporunda da söz konusu faturanın vekaletsiz işgörme hükümlerine göre değerlendirilerek, ilk iki raporda bu fatura bedelinin istenemeyeceği sonucuna varılırken 3. raporda komisyon bedelinin dışındaki kısmın istenebileceği sonucuna varılmıştır. TBK'nın "İşin İş sahibinin menfaatine yapılması halinde" başlıklı 529. maddesinde;" îşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması halinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hakimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır." hükmüne yer verilmiş olup, "İşin işgörenin menfaatine yapılması halinde" başlıklı 530. maddesinde ise;" iş sahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür." Hükümleri yer almaktadır. Davacı tarafça düzenlenen reklam hizmetlerine ilişkin önceki faturalar davalı tarafından ödenmiştir. Davalı çekişme konusu faturayla ilgili reklam işlerinin yapılması yönünde bir talimatları olmamasına rağmen, davacının kendiliğinden reklamları yayınlatmaya devam ettiğini savunarak ödeme yapmamıştır. Davalı firmanın reklamlarının radyo, televizyon internet, gazete ve dergilerde yayınlanmaya devam edilmesine rağmen, davalının bu reklamlardan haberdar olmadığını düşünmek hayatın olağan akışına uygun değildir. Dosya arasındaki email yazışmaları da davalının söz konusu reklamların yapıldığından haberdar olduğunu göstermektedir. Bu itibarla kural olarak davacının söz konusu reklam hizmetlerinin bedelini vekaletsiz işgörme hükümleri çerçevesinde davalıdan talep etmesi mümkündür. Ne var ki mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece davalının ticari defterleri mali müşavir bilirkişiye incelettirilmek istenmiş, bu hususta 29/06/2016 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile, davalıya HMK 222 maddesi doğrultusunda, defter ibrazı yapılmadığı taktirde ticari defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ve davcı defterlerindeki davalı ile ilgili kayıtların davalı aleyhine delil kabul edileceği ihtarını içerir, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre davetiye çıkartılmasına karar verilmiş, ancak çıkartılan davetiye üzerine söz konusu ihtarat yazılmamış, duruşma tutanağı da eklenmemiştir. Bu nedenle mahkemece öncelikle uyuşmazlık konusu 31/01/2013 tarihli faturanın davalı tarafça "form BA" belgesi ile vergi dairesine bildirilip bildirilmediğinin tespiti amacıyla ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmalı, sonrasında davalı tarafa 2012 ve 2013 yılları ticari defter ve belgelerinin ibrazı hususunda HMK 222/3 maddesi uyarınca ihtaratlı davetiye çıkarılmalı davetiye üzerine söz konusu ihtarat da yazılmalı, davalının ticari defterlerini ibraz etmesi halinde, bahse konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususu mali müşavir bilirkişiye incelettirilmelidir. Yine davacı tarafın mahkemece kabul edilmeyen komisyon alacağı ile ilgili itirazları hususunda da, taraflar arasında önceden düzenlenmiş ve ihtilafsız olarak ödenen faturalarda komisyon alacağı kaleminin bulunup bulunmadığı, bu konuda taraf ticari defterlerinde ne gibi kayıtların olduğu, taraflar arasında bu konuda bir mutad uygulama olup olmadığı araştırılmalıdır. Davacının 28/02/2015 vade tarihli ve 130.207,10 TL bedelli senedin 29/11 2013 tarihli ve 130.207,10 TL bedelli faturaya ilişkin olduğu, senet bedelinin ödenmemesi üzerine, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8125 Esas sayılı takibinin başlatıldığı yönündeki iddiası nedeniyle, bu takip dosyası incelenerek TBK 101 ve 102 maddelere doğrultusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmalıdır. Mahkemece bu hususların aydınlatılabilmesi için talimat yoluyla davacı defterlerini inceleyen bilirkişiden ek rapor alınmalı ayrıca, gerektiğinde son bilirkişi heyetine bir mali müşavir bilirkişi de eklenmek suretiyle bilirkişi heyetinden ek rapor da alınmalı ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmelidir." gerekçesiyle kararımız kaldırılarak , dosya mahkememize geri çevrilmiştir.
Mahkememizce, BAM kararı doğrultusunda davalıya ait söz konsu döneme ait BA formları celp edilmiştir. Yine davalının 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ticari defterlerin sunulması için HMK nun 222. Maddesi kapsamında ihtarlı davetiye usulünce tebliğ edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerin yeri bildirilmiştir. Ayrıca davacı tarafın komisyon alacağı yönünden daha önce düzenlenmiş ve ihtilafsız olarak ödenen faturalarda bu alacak kaleminin yer alıp almadığı , taraflar arasında komisyon alacağı konusunda mutad bir uygulamanın yer alıp alamadığı hususlarında davacı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak ek rapor alınması için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. ... t Mahkemesince alınan 14.06.2023 tarihli raporda; Davacının usulüne uygun tutuğu defterlerinde; takip ve dava konusu fatura dışında olan, davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenen
29/11/2013 tarihli A-057036 seri sıra numaralı 130.207,10 TL bedelli faturanın muteviyatında "açık hava kira bedeli 79.775,00 TL, asim bedeli 8.000,00 TL ve AJANS HİZMET PAYI (Komisyon) adı altında 22.570,00 TL lik " alacak kalemlerin bulunduğu, iş bu faturaya
istinaden davalı şirketçe 10/01/2014 tarihinde 130.207,00 TL tutarlı çek ile komisyon payı da
dahil olmak üzere ihtilafsız olarak ödemesinin yapıldığının tespit edildiği belirtilerek, muavin defter
dökümü ve fatura örneği ekte sunulmuştur.
Dosyamızda daha önce rapor sunan heyete mali müşavir bilirkişi eklenerek, BAM kaldırma kararı içeriği vede davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor hazırlanması istemi üzerine sunulan 02/08/2022 tarihli raporda; davalı şirketin defterlerinin sunulmadığı yerinin bildirildiği irtibatlı kişi olarak bildirilen şirket yetkilisi ile yapılan görüşmeler sonunda şirketin mali müşaviri Fatih Akyüz'ün bilirkişiye e posta yolu ile mail ortamında elektronik yolla gönderilen defterlerin incelenmesinde; davacının, davalı adına düzenlediği KDV dahil 130.207,10 TL tutarındaki faturanın kayıtlı olduğu faturanın ödenmesine dair ödeme kaydının yer almadığı, ancak davalının BA formunda davacı tarafından düzenlenen KDV hariç 110.345,00 TL tutarındaki bir adet faturanın bildirildiğinin görüldüğü, yine davacı defter ve kayıtlarına göre çek ile tahsil edilen 130.237,10 TL 'nin dava konusu fatura borcundan düşümü neticesinden faturadan kaynaklı 1.109.986,36 TL alacağının tespit edildiği, yine davalı defter kayıtlarının aslının ibraz edilmediği yönünde, rapor sunulmuştur.
... 2. İcra Dairesinin 2015/8125 esas sayılı takip dosyası UYAP sisteminde celb edilip incelendiğinde; davacı CE Medya Planlama ... Ltd . Şti tarafından, davalı ... ... Ltd Şti aleyhinde 17/01/2014 tanzim tarihli ve 28/02/2015 vade tarihli 130.207,00 TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile toplam 132.735,49 TL 'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, kısmi tahsilatın bulunduğu ancak tümüyle tahsilat yapılamadığı, derdest olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin aslını sunması için yeniden ihtarlı davetiye çıkartılarak önceki heyetten alınan 14/10/2023 tarihli raporda ise; davacı defterleri üzerinde hazırlanan rapor kapsamı ile davalı defterlerinin incelenmek üzere yine aslının ibraz edilmediği, ancak e- posta ile gönderilen defter bilgileri ve tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında, 29/11/2013 tarihli 130.207,10 TL bedelli fatura içerisinde komisyon alacağı kaleminin bulunduğu, bu faturanın her iki defter kayıtlarında yer aldığı ,bedelinin davalı tarafından çekle ödendiği nazara alındığında, dava konusu davacı tarafından yapıldığı tespit edilen 1.240,103,41 TL tutarındaki faydalı masrafın davalıdan talep edilebileceği ve yapılan ödeme mahsup edildiğinden takip tarihi itibariyle alacağın 1.109.986,31 TL olarak hesaplandığı , davacının talep edeceği %2 komisyonun ise 24.802,06 TL olduğu bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı , dava , cevap , BAM kaldırma kararı içeriği ile dosyada alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasında reklam hizmet sözleşmesinin kabul icap şeklinde kurulduğu, bu kapsımda davacı tarafından düzenlenen 29/11/2013 tarihli 130.207,10 TL bedelli faturanın (içerisinde komisyon alacağı kalemi bulunan) davalı tarafından kabul edilerek defterine kayıt edildiği, vergi dairesine bildirildiği ve ödenmesi için senet verildiği , senedin ödenmemesi üzerine ... 2. İcra Dairesinin 2015/8125 esas sayılı dosyasında takibe geçildiği, ayrıca davacı tarafın bu hizmetin eki ve devamı niteliği olup vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirilen, davalı yararına yazılı ve görsel basında çeşitli reklamları yayınlattığı , bu reklamlarda davalının haberdar olduğu, buna itiraz etmediği, yani bu reklamlarda faydalandığı , yapılan reklam hizmetinin davalı yararına olduğu, bu nedenle dava konusu edilen bu hizmet için yapıldığı tespit edilen 1.240,103,41 TL tutarındaki faydalı masrafın vekaletsiz iş görme kapsamında davalıdan talep edebileceği kabul edilmiştir.
Öte yanda davacı vekili tarafından %2 oranında komisyon alacağınında bulunduğu beyan edilmiş ise de, davacı vekilini dosyaya sunduğu 08/06/2016 tarihli dilekçesinde komisyon alacaklarını 1.213.551,43 TL bedelli fatura üzerinde %2 oranında hesap edilerek, 22.570,00 TL miktarındaki bu komisyon alacağının 29/11/2013 tarihli davalı tarafça kabul edilerek bedeli senetle ödenen 130.207,10 TL bedelli fatura içinde gösterdiklerinin , davalının bunu faturayı kabul ederek kayıt altına aldığı halde komisyon bedelinin ödediği hizmet için yapılan masrafları kabul etmemesini kabul edilemeyeceğini belirttiği nazara alındığından, ayrıca komisyon alacağı isteyemeyeceği ve bu alacağının daha önce davalıya düzenlene fatura üzerinde kabul edilerek karşılığında senet düzenlendiği ve davalı aleyhinde senede dayalı takip başlatıldığı anlaşılmakla , dava ve takip konusu 1.213.551,43 TL bedelli davalıya vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında verilen reklam hizmeti için yapılan faydalı masrafların davalıdan talep edilebileceği, bu faturaya karşı herhangi bir ödemenin bulunmadığı görülmekle, davalının ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1698 E. sayılı dosyasıyla başlattığı takibe itirazının haksız olduğu kabul edilerek, itirazın iptaline , takibin devamına ve alacak miktarının likit olmadığı da dikkate alınarak icra inkar tazminatı isteminin ise reddine dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının Kabulü ile; ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1698 esas sayılı dosyasında, davalının 1.213.551,83TL asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takibin devamına, İcra inkar tazminatı isteminin reddine,
2-Alınması gerekli 82.897,73-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 14.656,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 68.240,98-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 163.490,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak , davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 25,20-TL başvurma harcı, 14.656,75-TL peşin harç, 15,30-TL vekalet harcı, 1.890,71-TL posta ve tebligat gideri, 13.550,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.137,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
6-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okundu, usulünce anlatıldı.14/11/2023
Başkan ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Katip ...
✍e-imzalıdır