T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/863
KARAR NO: 2023/281
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 21/06/2018
KARAR TARİHİ: 13/04/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından zorunlu trafik sigortası yapıldığı maliki ... olan kaza tarihinde sürücüsü ... idaresindeki ...plakalı aracın İzmir Buca ... semti... sokakta seyir halinde iken maliki ... ve kaza anındaki sürücüsü... olan... plakalı aracın 914/1 ara sokaktan kontrolsüz çıktığı ve davacıya ait araca ön kısımlarından çarptığı, araçta yüksek maddi hasar meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında olayın oluş şeklinin belirlendiği, kazada kusurlu aracın kaza tarihi itibari ile ... Sigorta A.Ş. Tarafından...nolu zmms poliçesi bulunduğunu, eksper raporu ile sigortaya başvurulduğunda hasarın tazmini yoluna gidilmediği, araç sürücüsü olan davacının Yargıtay Yerleşik İçtihatları gereğince zararın tazminini isteyebileceği, sigorta şirketinin oluşan zarar nedeni ile gerçek zararını tazmini ile yükümlü olduğunu belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL hasar 50,00 TL değer kaybının davalıdan dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline, iş bu dava nedeni ile yapılan yargılama gideri ve vekalet ücreti ile faturası sunulan eksper raporu giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerini kabul etmediklerini, 02/03/2018 tarihinde meydana gelen kazada kusurun tespiti gerektiğini, sigorta şirketinin kusur oranında gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, kaza tespit tutanağında kusur oranlarının belirlenmediğini, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca hasarın boyutları ve niteliğine göre maddi gerçek zararın hesabı gerektiğini,... plakalı aracın 02/03/2018 tarihinde yaptığı kazada kilometre resmine ulaşılamadığını, 02/02/2016 tarihli kazada kilometresinin 217.931 olduğunu, bu sebeple değer kaybının oluşmayacağını, zmms sigorta genel şartları A6 maddesinde teminat dışı kalan hallerin belirlendiğini, bu itibarla değer kaybının kapsam dışı olduğunu, bilirkişiden rapor alınmasını istediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
1)24/06/2019 Tarihli Bilirkişi Raporu,
2)Türkiye Noterler Birliği'nin 07/03/2023 Tarihli yazısı ve ekleri,
3)Belkahve Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 07/12/2022 ve 12/12/2022 Tarihli yazısı ve ekleri,
4)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ...Karar sayılı kararı,
5)Tüm dosya münderacatı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasında neticesinde davacı aracında oluşan hasar ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Makine Mühendisi...'ın 24.06.2019 Tarihli Bilirkişi Raporunda; meydana gelen kazada kusurun %100 davalı sigortalı ...plakalı araç sürücüsünde olduğunu, davacı araç sürücüsünün suçsuz olduğunu, davacı aracında meydana gelen hasarın 21.750,00 TL olabileceğini ve değer kaybı meydana gelmeyeceğini bildirmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararında; 'Hükmedilen tazminat tutarı bakımından yapılan değerlendirmede; mahkemece hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda, aracın kaza öncesi ve sonrası(pert) değerinin, onarım bedeli ile karşılaştırılarak, tamiri ekonomik olmayacağından pert total sayılması gerektiği yönünde görüş belirtildiği, görüşün piyasa araştırmalarına dayandırılıp dayanak belgelerin de eklendiği anlaşılmakla, kaza tutanağı, dosyadaki fotoğraflar, ekpertiz raporu ve tüm dosya kapsamına uygun nitelikteki rapora göre hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, kaldı ki usule uygun tebliğe rağmen davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz da edilmediği görülmekle HMK 357/1.madde hükmü gözetilerek bu yöndeki itirazın da reddi gerekmiştir. Bununla birlikte, dava konusu araç ile ilgili olarak ilçe emniyet müdürlüğünden gelen yazıdan, araç üzerinde rehin olduğu (24.01.2017 tarihli) anlaşılmaktadır. TTK 1456/1-2.madde ve TMK 879.madde hükümleri de dikkate alınarak, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadığı ve rehin hakkı sahibinin davaya açık muvafakatinin alınmadığının anlaşılmış olmasına göre, kararın re'sen eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/11232 E.-2022/5348 K). '' şeklinde karar verilmiştir.
"Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu:
Madde 91 – (Değişik: 17/10/1996 – 4149/33 md.)
İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
Yukarıdaki yasa maddeleri gereği yapılan inceleme neticesinde Davalı Türk... Sigorta Anonim Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Tazminat ve giderlerin ödenmesi:
Madde 99 – Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları, 2918 sayılı yasanın faiz başlangıcına ilişkin hükümleri ve dosyadaki belgeler ışığında davalı sigorta şirketinin 24/09/2021 tarihinden itibaren faiz ödemekle yükümlü olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, üç durumda nedensellik bağı kesilebilir.
-Zorlayıcı neden
-Zarar görenin ağır kusuru
-Üçüncü kişinin ağır kusuru
Yukarıdaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi... Karar sayılı kararı ile dosyada alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hükme elverişli olduğunun tespit edildiği, ayrıca davalı tarafça da bilirkişi raporuna da itiraz edilmediği, ancak davaya konu edilen araçtaki rehin hakkı sahibinin davaya muvafakatinin alınmadığından bahisle mahkeme kararı kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği, 07.03.2023 tarihli müzekkere Türkiye noterler Birliği tarafından gönderilen müzekkere cevabında araç üzerinde rehin kaydının bulunmadığı, başkaca hak mahrumiyetinin de bulunmadığının tespit edildiği, bu haliyle zaten rehin hakkı sahibinin davaya muvafakat edip etmemesinin dava açısından bir önemi olmadığı, dava konusu araç açısından talep edilen hasar ve değer kaybı tazminatı için davacının dava açması ile ilgili olarak gerekli koşulların sağlanmış olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın hasar tazminatı yönünden kabulü, değer kaybı yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1)Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
2)21.750,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3)Değer kaybı yönünden istemin REDDİNE,
4)Alınması gerekli 1.485,74 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç, 369,75 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 405,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.080,09 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, (Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında Harç Tahsil Müzekkeresi ile davalıdan tahsil edilen 1.449,10 TL bakiye karar harcından 1.080,09 TL mahsubu ile bakiye 369,01 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya İADESİ için gerekli işlemlerin yapılmasına)
5)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı, 369,75 TL, 400,00 TL bilirkişi ücreti, 580,00 TL ekspertiz ücreti ve 173,25 TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplamda 1.594,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (kabul edilen miktar üzerinden)
7)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, (reddedilen miktar üzerinden)
8)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/04/2023
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır