T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1015
KARAR NO : 2025/748
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 21/12/2023 tarihli dava dilekçesinde; davalının ticaret unvanı ... Yapı Elemanları Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. iken, 16 Mart 2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinden görüldüğü üzere ...Yapı Elemanları A.Ş. olarak değiştiğini, davalı ile davacı arasında, 2013 yılı Nisan ayında, eser sözleşmesi niteliğinde olan ‘’... ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş.-İZMİR-ALİAĞA-... 1X350 MWe İTHAL KÖMÜRE DAYALI SÜPER KRİTİK PULVERİZE KAZANLI KÖMÜR SANTRALİ PROJESİ - Cephe ve Çatı Panel, Trapez Kaplama Malzemeleri Alım Sözleşmesi’’ imzalandığını, sözleşme kapsamında karşı tarafça davacıya ait İzmir Aliağa'daki termik santralde imal edilen ve 2014 yılı Mart ayında montajı biten tüm malzemeler ve donanımlar, işletmeye alınma tarihinden itibaren 25 yıl; PVDF olarak yapılan boyalar ise 40 yıl süre ile her türlü imalat ve malzeme hatalarına karşı sözleşmenin 8. maddesi ile garanti kapsamına alındığını, sözleşmenin anılan hükmüne göre, tüm malzemeler ve donanımların garanti süresinin 2039 yılında, PVDF olarak yapılan boyaların garanti süresinin ise 2054 yılında sona ereceğini, davalı tarafından yapılan bina ve yapıların çatı panelleri ile duvar etek, pencere, kapı ve panjur saç ve tarpezlerde ve PVDF olarak yapılan boyalarda garanti süresi bitiminden çok önce paslanma ve korozyon şeklinde imalat ve malzeme hatasından kaynaklı sorunlar meydana geldiğini, sözleşmenin 8. maddesi gereği garanti kapsamında olan bu ayıpların, davalıya sözlü, yazılı ve İzmir... Noterliği, 22.02.2019 T., ... yev. No.lu ihtarnamesi ile bildirildiğini, sözleşme gereği garanti süresi sonuna kadar sorun yaratmayacak şekilde, hatanın özelliğine uygun olarak düzeltilmesi/onarılması veya yenisi ile değiştirilmesi suretiyle giderilmesinin talep edildiğini ancak davalı tarafça, sözleşmeden doğan sorumluluk yerine getirilmemiş olduğundan ve kış dönemlerinde işletmede üretim faaliyetinin yürütülebilmesi için davacı tarafça ayıplı malzeme ve imalatta zorunlu ve geçici tamirat yapılması gerektiğinden, delillerin kaybolmaması bakımından Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'ni... D.İş sayılı doyasından tespit talep edildiğini, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasından 04.07.2019 tarihinde bilirkişiler Kimya Mühendisi Prof. Dr. ... Metalurji Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi...an oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı ve sözleşme konusu ayıplı imalattan laboratuvar incelemesi yapılmak üzere numuneler alındığını, keşif sırasında alınan numunelerin Tübitak Marmara Araştırma Merkezi'ne analiz yapılmak üzere gönderildiği ve gelen rapor sonuçları doğrultusunda bilirkişi heyetince hazırlanan 20.11.2019 havale tarihli raporun ''Sonuç'' kısmında ''Dava konusu alanda gerçekleştirilen çalışmalar, fotoğraflanarak tespit edilen görüntüler,...Laboratuvarlarında gerçekleştirilen analizler ve tarafımızca yapılan çeşitli ölçüm ve değerlendirmelerden; a) Çatı ve cephe panel kaplamalarda önemli ölçüde paslanma-korozyon oluştuğu, bu durumun kullanılan malzemenin ince olması ve özellikle galvaniz kaplama kalınlığının EK-3'de sunulan uluslararası galvaniz standartlarına göre düşük olmasından kaynaklandığı, b) Malzeme seçiminde teknik şartnamenin İşletmenin bulunduğu bölgenin atmosfer koşullarının, özellikle asit yağmuru bakımından yüksek riskin gözetilmediği, c) Çatı ve cephe panel kaplamalarda paslanma-korozyona bağlı %30 hasar ve %40 ömür kaybı olduğu, sözleşme imzalanan fiyatın üzerinden %40 oranında nesafet kesintisi yapılarak tadilatın gerçekleşebileceği''nin belirtildiğini, bilirkişi raporundan, davalı tarafından eser sözleşmesi ile tüm malzeme ve donanımlar için 25 yıl, PVDF olarak yapılan boyalar için 40 yıl gibi çok uzun garanti süreleri verilmişken, garanti süresinin başlarında meydana gelen paslanma-korozyonun kullanılan malzemenin ince olması ve özellikle galvaniz kaplama kalınlığının uluslararası galvaniz standartlarına göre düşük olmasından kaynaklandığını, malzeme seçiminde teknik şartnamenin işletmenin bulunduğu bölgenin atmosfer koşullarının, özellikle asit yağmuru bakımından yüksek riskin gözetilmediği, başka bir ifade ile imalatta en temel standartların dikkate alınmadığının tespit edilmesi karşısında, davalının ayıpların oluşmasında ağır kusurunun bulunduğunu, davacıya ait işletmenin bir termik santral işletmesi olup, davalının meydana getirdiği eserin uzun ömürlü olmasının üretimin sürekliliği açısından büyük önem taşıdığını, her tamirat ve tadilatın, üretimi aksattığı, davalının, sözleşme ile 25 yıllık, 40 yıllık uzun garanti süreleri vermesine rağmen, garanti sürelerinin daha başlarında, imalatta en temel standartları dahi dikkate almadığından ayıpların meydana geldiğinin tespit dosyasından alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, malzemenin ayıplı imal edilmiş olması sebebiyle her seferinde başka bir kısımda meydana gelecek paslanma, delinme, yağmurlu havalarda su sızması nedenleriyle, yine her seferinde ayrı bir tadilatın yapılmasının üretimin her seferinde aksamasına sebep olacağından, davacının eseri bu haliyle kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle TBK 475/1. maddesi gereği, davalının ayıplı imalatının, davacının kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı nitelikte olduğundan, sözlemeden dönme ve sözleşme bedelinin davacıya iadesinin talep edildiğini, kısmi davaya esas olmak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeden dönme talebi kabul edildiği takdirde, sözleşme bedelinin iadesi karşılığı şimdilik 25.000-USD'nın davalıdan tahsilinin talep edildiğini, sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebi uygun bulunmadığı takdirde, terditli talebin kabulü ile TBK 475/2. madde gereğince, ayıp oranının mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle tespiti ve ayıp oranında sözleşme bedelinin indirilmesi, bedelin tamamı davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğundan, indirilmesi gereken bedelin davalıdan tahsilinin talep edildiğini, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasında, bedel tespiti yönünden İnşaat Mühendisi tarafından 18.02.2021 tarihli ek raporda sözleşme kapsamındaki bir çok kalem dikkate alınmadan hesap yapılarak rapor düzenlendiğinden, 12.07.2021 tarihli dilekçe ile ek rapor istendiği, mahkemenin 22.02.2022 tarihli tutanağı ile bilirkişi...n bilirkişilikten men edildiği bildirildiğinden yeni bir inşaat mühendisi bilirkişiden hesap yönünden ek rapor talep edildiğini, bu taleplerinde yerine getirilmediği, tespit dosyasında kusur ve ayıplar yönünden kesin bir tespit yapılsa da, indirilmesi gereken bedel yönünden kesin bir tespit yapılamadığını, bu nedenle mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ayıp oranının ve bedelinin kesin olarak tespitinden sonra ileride arttırılmak kaydıyla HMK 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davasına esas olmak üzere, TBK 475/2. madde gereğince bedel indirimi için şimdilik 20.000-USD talep edildiğini, davacı tarafından, ayıplı imalat sebebiyle her seferinde başka bir kısımda meydana gelen paslanma, delinme, yağmurlu havalarda su sızması üretimin aksaması ve davalının garanti kapsamındaki sorumluluğunu yerine getirmemesi nedenleriyle, bugüne kadar yine garanti kapsamındaki zorunlu tamiratlar yapılmak/yaptırılmak zorunda kalındığını, sözleşme konusu eserde garanti kapsamında kalan ayıp sebebiyle davacının zorunlu olarak yapmak zorunda kaldığı geçici tamirat bedelinin dava tarihi itibariyle tutarının mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile kesin olarak tespit edilebileceğinden, HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davasına esas olmak ve bilirkişi raporu ile miktarın tespitinden sonra arttırılmak kaydıyla şimdilik 5.000-USD'nin dava dava tarihinden itibaren döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsilinin talep edildiğini, dava konusu ile ilgili olarak Zorunlu Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de, Aliağa Arabuluculuk Bürosu'nun... Büro dosya numarası ile arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlanmış olup, son tutanağın ekte sunulduğunu belirtmiş , terditli olarak açılan davada, öncelikle sözleşmeden dönme sebebiyle kısmi davaya esas olmak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sözleşme bedeli karşılığı şimdilik 25.000 USD'nin dava tarihinden itibaren döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu talep kabul edilmediği takdirde, sözleşme konusu eserdeki gizli ayıp nedeniyle sözleşme bedelinde ayıp oranında indirim talep edildiğinden ve bu bedelinde mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile kesin olarak tespit edilebileceğinden, HMK 107. Maddesi gereği belirsiz alacak davasına esas olmak ve bilirkişi raporu ile miktarın tespitinden sonra arttırılmak kaydıyla, 20.000 USD'nin dava tarihinden itibaren döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, sözleşme konusu eserde garanti kapsamında kalan ayıp sebebiyle davacının zorunlu olarak yapmak zorunda kaldığı geçici tamirat bedelinin dava tarihi itibariyle tutarı mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile kesin olarak tespit edilebileceğinden, HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davasına esas olmak ve bilirkişi raporu ile miktarın tespitinden sonra arttırılmak kaydıyla şimdilik 5.000-USD'nin dava tarihinden itibaren döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin....İş sayılı tespit dosyasında yapılan masrafların davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 31/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafın taraflar arasında imzalanmış olan 12 Nisan 2013 tarihli "Cephe ve Çatı Panel Trapez Kaplama Malzemeleri Alım Sözleşmesine konu çatı panellerinde ve duvar, etek, pencere, kapı, panjur sac ve trapezlerinde ve PVDF olarak yapılan boyalarda garanti süresi bitiminden evvel korozyon oluştuğunu, ürünlerin ayıplı olduğunu" iddia ettiğini, davacı tarafın, bu iddiaya dayalı olarak terditli şekilde; öncelikle sözleşmeden dönme sebebiyle sözleşme bedelinin iadesi talep ettiğini, olmadığı taktirde ayıp oranında bedel indirimi talep ettiğini, ayıp iddiasını, ayıbın imalattan kaynaklandığı iddiasını, garanti kapsamı yönünden ileri sürülen iddiaları kabul etmemekle birlikte aşağıdaki itirazlarda bulunduklarını, dava dilekçesi içeriğinden davacı talebinin TBK 475. Maddesindeki seçimlik haklara dayandığının anlaşıldığını, TBK 475 hükmü, iş sahibine sözleşmeden dönme, ayıbın giderilmesini ya da bedelden indirim isteme hakkını seçimlik haklar olarak tanıdığını, iş sahibinin bu üç haktan sadece birini kullanabildiğini, seçilen hakkın kesin hâle geleceği ve diğer seçimlik hakların artık sona ereceğini çünkü seçim hakkının hukuki niteliği itibariyle yenilik doğuran haklardan olduğu ve bir kez kullanmakla tükendiğini, dolayısı ile seçimlik hakların birbirine terdit edilemeyeceğini, bu tür davalarda mahkemenin, dönme şartları oluşmamış ise bedel indirimi şartları oluşup oluşmadığını zaten resen araştırdığını, TBK’nin 475/1 hükmü uyarınca, eser iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı ise ya da dürüstlük kuralı uyarınca kendisinden eserin kabul edilmesi beklenemeyecek durumda ise, iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanabildiğini, dava dilekçesinden, davacının sözleşme konusu panelleri 2014 yılından beri kullandığının anlaşıldığını, hatta davacının beyanına göre, 2017 yılında ayıp ortaya çıkmış olmasına karşın, panellerin 2024 yılı itibari ile halen kullanıldığını, bu halde iddia edilen ayıbın, sahibinin kullanamayacağı derecede olmadığı, iş sahibinin ayıplı olduğunu bilerek eseri kullanmışsa, artık sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının, kural olarak, kendi fiili davranışıyla çelişkili ve bu sebeple dürüstlük kuralına aykırı olacağından bu hakkını kullanamayacağı kabul edildiğini, (Burcuoğlu, a.g.m., s. 292; Tandoğan, Borçlar Özel, s. 186; Aydoğdu, Kahveci, a.g.e., s. 776; Zevkliler, Gökyayla, a.g.e., s. 529.) eserdeki kullanılamazlığın işsahibine sözleşmeden dönme hakkı sağlayabilmesi için gerçekleşmesi gereken diğer şartın ise; bu kullanılamazlığın kesin olması yani eserdeki ayıbın hiçbir şekilde giderilememesi olduğu, (Erman, a.g.e., s. 143; Kaplan, a.g.e., s. 139; Kurşat, a.g.e., s. 341; Şencoak, a.g.e., s. 52; Tandoğan, Borçlar Özel, s. 182.) dava dilekçesindeki anlatımdan panellerin tamirat görüp halen kullanıldığının anlaşıldığını, öte yandan TBK 475/3'e göre eserin sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibinin, sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağını, dava dilekçesinde sadece kısıtlı bir alanda korozyon oluştuğunun ifade edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme konusu ürünlerin yaklaşık 57.000 m2 olup, toplam alana göre çok kısıtlı bir alana isabet eden korozyon sebebiyle tüm emtianın sökülmesinin aşırı zarar doğurduğunu, dolayısı ile dönme şartlarının oluşmadığının davacı tarafın dava dilekçesi içeriğindeki beyanları ile kabul edildiği, bu talebin sırf bu nedenle dahi reddedilmesinin gerektiğini, davacı tarafın, terditli olarak ileri sürdüğü seçimlik haklara ilaveten, geçici tamirat bedeli adı altında tazminat talep ettiğini ancak davacının bu talebinin mükerrer talep teşkil ettiğini, iş sahibinin uğramış olduğu her türlü zararın bu tazminatın kapsamına girmeyeceğini, özelikle eserin ayıplı olmasına ilişkin zararın (ayıp zararı) bu tazminat kapsamında olmadığını, eserin ayıplı olması hâlinde iş sahibinin, yukarıda sayılan seçimlik haklardan birini kullandığı ve ayıp bu suretle giderildiğini, ayıbın giderilmesine yönelik olan tamir gideri de dönme veya bedel indirimi hakkı kullanıldığında tazmin edilmiş olduğunu, davacının ilave olarak talep ettiği geçici tamirat masrafının, dönme hakkı veya bedel indirim hakkı içinde tazmin edilmiş olacağından tamir bedeli adı altında ileri sürülen talep mükerrer talep olduğunu, tamir masrafı, ayıbın giderilmesine yönelik olan yani TBK 475. Maddesindeki son seçimlik hak olan onarım isteme hakkının kapsamında kaldığını, davacının seçimlik hakkını dönme veya bedel tenzilinden yana kullandığına göre, bunların yanında ikinci bir seçimlik hak olarak tamire ilişkin giderleri talep edemeyeceğini, TBK 475/3. Fıkrasına göre, seçimlik haklara ilaveten yalnız ve sadece ayıbı takip eden zarar niteliğinde olan bir zarar varsa tazminat istenebildiğini, ayıbı takip eden zarar ise; ayıbın neden olduğu ancak dönme, indirim ve onarıma rağmen karşılanamayan zarar olduğunu, örneğin, sözleşmenin kurulması için yapılan masraflar, dönmeden dolayı faydasız hale gelen muayene masrafları, işsahibinin dönülen eser sözleşmesine güvenerek kendisi için elverişli olan başka bir sözleşmeyi yapamadığı için malvarlığında ortaya çıkan kayıplar (kaçırılan fırsatlar) ile işsahibinin üçüncü kişi ile yaptığı sözleşmeden doğan borcunu eser sözleşmesinden dönme dolayısıyla ifa edemediği için üçüncü kişiye ödemek durumunda kaldığı tazminatlar ve cezai şartlar hukuken dönme zararı ve dolayısıyla ayıbı takip eden zarar olarak nitelendirildiğini, halbuki tamir masrafı adı altında yapılan giderin bu nitelikte olmadığını, örneğin; işsahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanmışsa TBK m. 125/3 hükmü paralelinde ve bu hakkın niteliği sonucu yalnızca olumsuz zararının tazminini talep edebileceğini, sözleşmeden dönerek ifayı reddeden işsahibi, ifa menfaatinin (müspet zararının) tazmini isteyemeyeceğini, oysa tamir giderlerinin ifaya yönelik giderler olduğunu, geçici tamir masrafı yapıldığından bahis ile seçimlik haklara ek bir tazminat talep edilemeyeceğini, davacının ileri sürdüğü bu masrafın TBK 475/3. Fıkrasında yazılı tazminat kapsamına girmediğini, reddi gerektiğini, TBK 52/1. fıkrasına göre “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." somut olayda davacının iddia ettiği zararın artmasına neden olduğunun dava dilekçesindeki beyanlardan anlaşıldığını, davacı tarafın korozyon olgusunu
2017 Şubat ve Mart aylarında davalı şirkete mail ile bildirdiğini, davalı şirketin de, mahalde birlikte inceleme ve tespit yapılmasını, eğer imalattan kaynaklı bir sorun var ise ücretsiz giderileceğini mail ettiğini, davacı tarafın daha sonra hiçbir iş ve işlem yapmaksızın ve hiçbir tedbir almaksızın, yaklaşık 2 yıl boyunca suskun kaldığını, 2 yıl sonra İzmir ... Noterliği ' nin 22 Şubat 2019 Tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava konusu iddialarını bildirdiğini, buna karşılık davalı şirketin de 5 Mart 2019 Tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "problem kaynağını uzman vasıtası ile tespit edelim, garanti kapsamında bir kusur var ise giderelim" içeriğinde cevap verdiğini, bundan sonra yaklaşık 3,5 yıl daha suskun kalan davacı tarafın 29.12.2022 tarihinde arabulucu başvurusu yaptığını, arabulucu başvurusundan yaklaşık 1 yıl sonra da 21.12.2023 tarihinde dava açıldığını, Şubat-2017'de korozyon şikayetini dile getiren davacının buna yönelik davasını 2023 yılı Aralık ayı sonunda açtığını, yani yaklaşık 6 yıl 10 ay sonra dava açıldığını, Şubat 2017 yılında huzurdaki korozyon sorunundan şikayet eden davacının 6 yıl 10 ay boyunca hareketsiz kalması, tedbir almamasının TBK 52 anlamında müterafik kusuru olduğunu gösterdiği ve Şubat 2017 tarihinden sonra gerçekleşen veya artan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağını, iş sahibinin zararı azaltma külfeti olduğunu, nitekim Yargıtay15. Hukuk Dairesi ' nin 13.11.2017 Tarih ve 2016/1797 E, 2017/3905 K sayılı somut olaya emsal kararında ; "6098 Sayılı TBK'nın 52. maddesi gereğince zararın artmasına zarar görenin etkili olması halinde artan zarardan yüklenici sorumlu olmayacaktır. Başka bir anlatım ile eksik veya ayıpların giderim bedelinin gecikmeli olarak istenmesine bağlı fiyat artışlarına gecikerek dava açmak suretiyle iş sahibi etkili olduğunda, artan zarardan yüklenici sorumlu tutulamayacaktır. Davacı iş sahibinin bu davaya konu zararları ve sorumlusunun davalı şirket olduğunu öğrendiği tarihden itibaren bunların giderim bedeliyle ilgili dava açması için gerekli süre 3-4 ay olup, davayı 2003 yılı başlarında açması gerekirken gecikerek 14.09.2006 tarihinde açmıştır. Bu durumda mahkemece davacı iş sahibi, ayıpları öğrenmesinden itibaren dava açması için gereken makul süre sonu olan 2003 yılı başlarında eldeki davayı açıp giderim bedelini talep etmesi gerekirken gecikerek dava açması sonucu fiyat artışı sebebiyle zararın artmasına neden olduğundan hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla 2003 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre davaya konu ayıpların giderim bedeli hesaplattırılıp davalı şirketin bu miktarla sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekir" dendiğini, emsal içtihattan da anlaşıldığı üzere, davanın açılmasında gecikme olması bile işsahibinin müterafik kusuruna neden olduğunu, davacının sözde ayıbı öğrendiği tarihten sonra makul süre içinde dava açmadığı 6 yıl 10 ay beklediğini, bu halde 2017 Şubat ayı ilk şikayet tarihi olduğuna göre dava açmak için makul sürenin 2018 yılı başı sayılabildiğini, bu durumda da 2018 yılı rayiçlerine göre dava konusu taleplerin değerlendirilmesinin icap ettiğini, ilaveten 2017 Şubat ayından sonra doğan veya o tarihten sonra artış gösteren zararlardan davalının sorumlu olmayacağını, davacı tarafın, dava konusu korozyon-paslanma sebebi olarak a-kullanılan malzemenin ince olması yani galvaniz kalınlığının düşük olması b-malzeme seçiminde atmosfer şartlarının ve bölgesel asit yağmurlarının dikkate alınmaması hususlarını ileri sürdüğünü, teslim edilen sözleşme konusu ürünlerin, davacının ilettiği talimatlara, niteliklere, ölçülere uygun olarak imal edildiğini, nitekim taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1. Nolu maddesinde "müvekkilin proforma faturasında malzeme detay açıklamasının olduğu" yazılı olduğunu, yine sözleşmenin 5.5 nolu maddesinde de davacı tarafından verilecek olan üretim onayını takiben imalata başlanacağının yazılı olduğunu, dava dilekçesi ekindeki belgelerde de malzeme-galvaniz kalınlığının yazılı olduğunu, malzeme-galvaniz kalınlığını davacının kendisi, kendi şartnamesi ve siparişi ile belirlediğini, kalınlık ölçülerinin davacı tarafından ayrı şekilde onaylandığı, bu hususun yazılı delil ile sabit olduğunu, bu halde davacının siparişi ile talep edip, akabinde onay verdiği malzeme kalınlığı düşük denerek ayıp iddiasında bulunulamayacağını, bu sebepten kaynaklanan bir sorun oluşmuş ise buradaki kusurun münhasıran davacıya ait olduğunu, atmosfer koşullarının ne olduğu veya bölgesel asit yağmuru olduğu davacı tarafından davalı şirkete bildirilmediğini, ürün montajının dava dışı 3. Kişi firma tarafından yapılmış olup, davalının sahadaki atmosfer koşullarını bilmesinin mümkün olmadığını, atmosfer koşullarını ve özellikle de varsa asit yağmuru olduğunu bildirmenin davacının yükümlülüğü olduğunu, davacı tarafın, siparişinde ve şartnamesinde normal atmosfer koşullarına göre kalınlık, ölçü, nitelikte ürün talep ettiği, bu talep ve talimata uygun şekilde de ürün tedarik edildiği ve sözleşme bedelinin de bu normal koşullara göre belirlendiğini, eğer atmosferik koşullardaki farklılık bildirilse idi, davacı tarafa verilecek ürün birim fiyatının çok daha pahalı olacağını, davacı tarafın sorumluluk alanında kalan iş ve işlemlerden doğan sorunlardan davalının sorumlu tutulamayacağını, zira illiyet bağının kopmuş olduğunu, davalı şirketin davacının talebine uygun olarak panel tedarik ettiği ve yalnızca sattığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5 nolu maddesinde montaj işlerinin sözleşme kapsamı dışında olduğunun açıkça yazılı olduğunu, davacının ileri sürdüğü korozyon probleminin de montaj hatalarından kaynaklandığını, taraflar arasındaki mail yazışmalarında montaj hatalarının ayrıntılı olarak yazıldığını, korozyonun panelin ek yerlerinde oluştuğu anlaşıldığını, montaj sırasında, panellerin birbiri ile birleştirilmek istenir iken, bini yerleri üzerindeki boyanın montajı yapan personel tarafından kazınmış olması halinde galvanizin açıkta kaldığı ve su ile temas ettiğinde korozyon meydana geldiğini, panellerin birbiri ile kaynaştırılması sırasında kullanılan vida, pul gibi bağlantı elemanlarının, PVDF boyalı olarak kullanılması gerekirken, montajı yapanlar tarafından hatalı şekilde boyasız olanlarının kullanılması halinde de bu kısımlarda korozyon görüldüğü, malzeme kesiminin canavar taşı tabir edilen alet ile yapılmaması gerekirken bu aletin kullanılması malzeme dayanımını etkilediği ve korozyona neden olduğunu, montaj sırasında çatının eğimi de dikkati alınmaz ise panel bini yerlerinde su birikmesi söz konusu olacağını, bunun da korozyon oluşturan başka bir sebep olduğunu, korozyonun sadece panel ek yerlerinde ortaya çıkmasının sebebinin tamamı ile montaj hatası olduğunu, panel montajının ise dava dışı ... İnşaat San ve Tic. A.Ş. (... Sokak... Apartmanı, No:... Gayrettepe Beşiktaş) tarafından yapıldığı, dolayısı ile davanın bu şirkete ihbar edilmesinin talep edildiğini, davacı tarafın, ürün niteliklerini, ölçü ve kalınlıklarını kendisi belirlediği, atmosfer şartlarını bildirmediğini, oysa sözleşmeye konu uzun süreli garantilerin yalnız ve sadece normal atmosferik koşullar için geçerli olduğunu, anormal atmosfer koşulları için farklı garanti süreleri verildiğini, C-5 üstü sınıf inşaat alanları için bu garanti süresinin uygulanmadığını ancak davacının ilettiği sipariş-şartname ve talimatlara uygun kalınlıkta ham maddenin davalı tarafça kullanıldığını, davacıya teslim edilen ürünlerin içeriğinde kullanılan hammaddenin alınmasına dair proformalar, taraflar arasındaki sözleşmede gösterilen malzeme özelliklerine uygun olduğunu, sözleşmede belirtilen garantinin yalnız ve sadece malzemenin imalat hatasına karşı verilmiş olan bir garanti olduğunu, her tür paslanmaya karşı verilmiş bir garanti olmadığını, daha açık deyiş ile davacı tarafın talep ettiği ürün kalınlığından kaynaklanan veya davacının bildirmemiş olduğu atmosfer şartlarından kaynaklanan veya montaj hatalarından kaynaklanan veya davacının gerekli önlemleri almamasından kaynaklanan sorunların garanti kapsamına girmediğini, garanti kapsamı ve ayıbın sebepleri ile ilgili olarak ikinci cevap dilekçesinde ayrıntılı açıklama yapılacağını ancak garanti kapsamında olmayan ayıp iddiaları yönünden teslimden itibaren 5 yıl geçmiş olmakla zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı itirazında da bulunmak gerektiğini, her ne kadar davacı taraf delil tespit dosyasından verilen raporu delil olarak gösterilmiş olsa da davalının gıyabında alınmış olan bu rapora itiraz edildiğinden artık bir geçerliliğinin olmadığını , dava kapsamında yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının ilk talebi dönme sebebi ile sözleşme bedelinin iadesi olup, sözleşme bedeli belli olduğundan, davacının bu talebi yönünden tüm sözleşme bedeli üzerinden harç yatırması gerektiğini belirtmiş, savunmaya ilişkin diğer beyan hakları saklı kalmak kaydı ile; dava dışı ... İnşaat San ve Tic. A.Ş.'ye (...k Sokak...Apartmanı, No:... Gayrettepe Beşiktaş) davanın ihbar edilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 02/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında taraf vekillerine dava konusu edilen sözleşmenin eser yada satış sözleşmesi olup olmadığı konusunda beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verilmiş, davacı vekili Mahkememize verdiği 16/05/2024 tarihli dilekçesinde davanın eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu belirtmiş, davalı vekili de Mahkememize verdiği 27/06/2024 tarihli dilekçesinde sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu belirtmiş, Mahkememizce de sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu değerlendirildiğinden davacı vekiline kullanılacak seçimlik hak ile ilgili yazılı beyanda bulunmak üzere Mahkememizin 27/06/2024 tarihli duruşmasında 4 haftalık süre verilmiş, davacı vekili Mahkememize verdiği 25/07/2024 tarihli dilekçesinde sözleşme konusu eserdeki ayıp nedeniyle TBK'nun 475/2 maddesi gereği sözleşme bedelinde ayıp oranında indirim yapılmasına ve bu bedelin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile kesin olarak tespit edilebileceğinden HMK 107.maddesi gereği belirsiz alacak davasına esas olmak ve bilirkişi raporu ile miktarların tespitinden sonra arttırılmak kaydıyla 20.000 USD nin dava tarihinden itibaren döviz cinsinden uygulanacak mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline , seçimlik hak yanında müvekkilinin ek zararını oluşturan sözleşme konusu eserdeki ayıp nedeniyle üretimi sürdürebilmek için zorunlu olarak yapılmak zorunda kalınan geçici yama/tamirat bedelinin dava tarihi itibariyle tutarının yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile kesin olarak tespit edilebileceğinden HMK 107.maddesi gereği belirsiz alacak davasına esas olmak ve bilirkişi raporu ile miktarın tespitinden sonra arttırılmak kaydıyla şimdilik 5.000 USD nin dava tarihinden itibaren döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasının incelemesinde ; tespit isteyenin ... Enerji Elektrik Üretim AŞ., aleyhine tespit istenenin...Yapı Elemanları AŞ., tespit konusunun taraflar arasında imza altına alınan sözleşme kapsamında imal edilen malzeme ve donanımlarda meydana gelen sorunların neler olduğu, sözleşme gereği garanti kapsamında ve karşı tarafın sorumluluğunda olup olmadığı, bu sorunların ne şekilde, ne maliyetle ve ne kadar süreyle giderilebileceğinin tespiti talebi olduğu, mahkemece inşaat mühendisi, kimya mühendisi ve meteoroloji mühendisinden oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan 20/11/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda çatı ve cephe panel kaplamalarda önemli ölçüde paslanma-korozyon oluştuğu, bu durumun kullanılan malzemenin ince olması ve özellikle galvaniz kaplama kalınlığının uluslararası galvaniz standartlarına göre düşük olmasından kaynaklandığı, malzeme seçiminde teknik şartnamenin işletmenin bulunduğu bölgenin atmosfer koşullarının özellikle asit yağmuru bakımından yüksek riskin gözetilmediği, çatı ve cephe panel kaplamalarda paslanma- korozyona bağlı %30 hasar ve %40 ömür kaybı olduğu, sözleşmenin imzalanan fiyatı üzerinden % 40 oranında nefaset kesintisi yapılarak tadilat işlerinin gerçekleşeceğinin belirtildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği belirlenmiştir.
Taraflar arasında imza altına alınan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.-İ... 1x350 MWe İthal Kömüre Dayalı Süper Kritik Pulverize Kazanlı Kömür Santrali Projesi - Cephe ve Çatı Panel, Trapez Kaplama Malzemeleri Alım Sözleşmesi ' ne konu malzemenin ayıplı olup olmadığı ayıplı ise ayıbın niteliği, ayıbın imalat veya malzeme hatalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, garanti kapsamında kalıp kalmadığı, davacının ayıp sebebiyle sözleşme bedelinde ayıp oranında indirim talep edip edemeyeceği davacının diğer alacak isteklerinin haklı olup olmadığı ile haklı ise talep edilebilecek alacak miktarının belirlenmesine yönelik yerinde ve öncelikle davacı kayıtları üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 24/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda;
taraflar arasında yapılan “Cephe ve Çatı Panel, Trapez Kaplama Malzemeleri Alım Sözleşmesi’
başlıklı Eser Sözleşme 6098 sayılı TBK. M.470 hükmüne göre, her iki tarafa borç yükleyen herhangi
bir şekil şartının bulunmadığı, taraflardan yüklenici nin eseri meydana getirmesi TBK. M.471
hükmünde, iş sahibinin menfaatini dikkate alarak işi sadakat ve özenle ifa etmesi, iş sahibinin de bu
ifa bedelinin ödeme borcunun gerektiği, Eser Sözleşme kapsamında yapılan eserin 6098 sayılı TBK. M.474 hükmüne göre, iş sahibi eserin
tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu
yükleniciye bildirmesi gerektiği, buna göre sözleşmeden kaynaklanan gizli ve açık ayıplar tespit
edilerek, giderilmesi gerektiği,
davacı ve davalı firmanın 2013-2014-2015 yılları ticari defterler kayıtları incelendiğinde, davaya
konu olan ile “Cephe ve Çatı Panel, Trapez Kaplama Malzemeleri Alım Sözleşmesi’’
kapsamında düzenlenen faturaların ve ödemelerin ticari defterlerine kaydettiğinin görüldüğü, ticari
ilişkiden kaynaklı cari hesap hareketinin 30.09.2015 itibari ile firmaların bakiye 0,00.-TL. olduğu,
davacı firmanın 6098 sayılı TBK. M.471 hükmüne göre ifa bedelini ödediğinin tespit edildiği,
taraflar arasında yapılan” Cephe ve Çatı Panel, Trapez Kaplama Malzemeleri Alım
Sözleşmesi’’ kapsamında karşı tarafça müvekkile ait İzmir Aliağa'daki termik santralde imal edilen
ve 2014/03 tarihinde montajı biten tüm malzemeler ve donanımlar, paslanma ve korozyon şeklinde
imalat ve malzeme hatasından kaynaklı sorunlar sonucunda firmalarla yapılan malzeme ve imalat
ile bu ayıpların düzeltilmeye çalışıldığı ve ilgili firmalara ait alış faturalarının davacı firmanın ticari
defterlere kaydettiğinin görüldüğü,
sözleşme konusu malzemelerde meydana gelen paslanma ve delinmelerin sac kalınlığının ince
olması ile gizli ayıp olarak kabul edebilecek sac üzerindeki galvaniz kaplama kalınlığının
standartların çok altında olmasından kaynaklandığı ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde
bu ayıplardan davalı firmanın sorumlu olduğu ve malzemelerdeki ayıbın niteliği gereği sözleşmenin
8.maddesine göre garanti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
keşif sırasında malzemelerdeki mevcut hasar durumuna ilişkin edinilen tespitler doğrultusunda,
tespit bilirkişi raporuna iştirakle sözleşme tutarından (1.434.098,84-USD) % 40 oranında nefaset
kesintisi (ayıp indirimi) yapılması gerektiğinin değerlendirildiği, mahkemenizin de aynı kanaatte
olması halinde davacının davalıdan talep edebileceği toplam tazminat tutarının: 1.434.098,84-USD
x %40 = 573.639,54-USD olacağı kanaatine varıldığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Bilirkişi kurulu raporuna taraflarca itiraz edildiğinden taraf itirazları doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş, alınan 12/05/2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; davacı tarafından Ambar Binası, Bakım Atölyesi, Amonyak Üretim Binası, Tehlikeli Atık Binası
ve Yardımcı Kazan Binasının Sandeviç panel çatı kaplamasında meydana gelen paslanmalar nedeniyle oluşan akıntıların giderilmesi için, çatı panel yüzeyinde kumlama işlemi ve üzerine boya ve polyester
kaplama yapılarak onarım yapıldığı, davacı vekilince de beyan edildiği üzere çatı panellerinde yapılan bu onarımlarla ayıbın tamamen
giderilmiş olmadığı, kök raporda da ifade edildiği gibi sözleşme konusu malzemelerde
meydana gelen paslanma ve delinmelerin sac kalınlığının ince olması ile gizli ayıp olarak kabul edebilecek sac üzerindeki galvaniz kaplama kalınlığının standartların çok altında olmasından
kaynaklanmış olup daha önce paslanan ve onarım yapılan panellerde henüz paslanmamış ve delinmemiş
kısımlarında zaman içerisinde aynı akıbete uğrayacağı aşikar olduğundan bu kısımların yenilenmesi
gerekeceği, bu yenilemenin yukarıda açıklandığı üzere toplam işin %40’ını geçmeyeceğinin
değerlendirildiği, mahkemece, kök raporda hesaplanmış olan % 40 nefaset kesintisi karşılığı
olan 573.639,54-USD dışında, davacının üretiminin aksamaması için geçici olarak yaptığı onarım
bedellerinin de ödenebileceğine hükmedilmesi halinde kök raporun 24. ve 25. sayfasında tablo
olarak sunulan davacı masraflarına ait fatura içerikleri incelendiğinde tamamının yapılan onarıma
ilişkin masraflar olduğu ve piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu değerlendirilmiş olup davacının davalıdan talep edebileceği bu tutarın KDV dahil 474.927,79-TL X 1,18 KDV = 560.414,79-TL olacağı, bunun dışında tarafların kök rapora karşın sundukları diğer itiraz ve beyanların değerlendirilmesi
neticesinde kök rapordaki görüş ve kanaatlerde değişikliği gerektirecek bir hususa rastlanılmadığı kanaatine varıldığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Bilirkişi kurulu ek raporunun alınmasından sonra davacı tarafça 25/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş , ıslah dilekçesinde ; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; bilirkişi raporu ve ıslah çerçevesinde, dava dilekçesindeki sözleşme bedelinde ayıp oranında indirim nedeniyle HMK 107. md çerçevesinde 20.000-USD olan talebin, 553.639,54-USD arttırıldığı ve toplam 573.639,54-USD'nın, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan 29.11.2019 tarihli bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğ edildiği 02.12.2019 tarihinden itibaren, bu talep kabul edilmediği takdirde Arabuluculuk anlaşmama tutanağının imzalandığı 24.01.2023 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB Döviz Satış Kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bilirkişi raporu ve ıslah çerçevesinde, davacının ek zarar sebebiyle 145.711,00-TL olan tazminat talebinin, 414.703,79-TL arttırılarak toplam 560.414,79-TL'nın Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan 29.11.2019 tarihli bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğ edildiği 02.12.2019 tarihinden itibaren, bu talep kabul edilmediği takdirde Arabuluculuk anlaşmama tutanağının imzalandığı 24.01.2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin... D.İş sayılı tespit dosyasında yapılan masrafların davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça taraflar arasında imza altına sözleşme doğrultusunda davalı tarafça yapılan imalatın ayıplı olduğundan bahisle öncelikle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi , bu talep kabul edilmediği takdirde, sözleşme konusu eserdeki gizli ayıp nedeniyle sözleşme bedelinde ayıp oranında indirim ve sözleşme konusu eserde garanti kapsamında kalan ayıp sebebiyle davacının zorunlu olarak yapmak zorunda kaldığı geçici tamirat bedelinin davalıdan tahsiline yönelik olarak Mahkememize dava açıldığı ,
Davacı... Enerji Elektrik Üretim AŞ ile davalı ... Yapı Elemanları AŞ. ( önceki ünvan...Yapı Elemanları Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ) arasında 12/04/2023 tarihinde "... Enerji Elektrik Üretim AŞ ... 1x350MWe İthal Kömüre Dayalı Süper Kritik Pulverize Kazanlı Kömür Santrali Projesi Cephe Ve Çatı Panel Trapez Kaplama Malzemeleri Alım Sözleşmesi " nin imza altına alındığı, sözleşmede her ne kadar sözleşmenin alım sözleşmesi olduğu yazılı ise de sözleşmenin tarafların da kabulünde olduğu üzere eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ,
Sözleşmenin 8.1 maddesinde "Kapsam dahilinde yer alan tüm malzemelerin ve bunlara ait yardımcı donanımlar işletmeye alındığı tarihten itibaren 25 yıl her türlü imalat ve malzeme hatalarına karşı... ' nin garantisi altında olacaktır. PVDF olarak yapılan boyaların garantisi 40 yıl olacaktır. Garanti süresi içerisinde... den kaynaklı nedenlerden dolayı doğabilecek kusurlarda ekipmanın onarılmasının ... Enerji içerisinde yapılamaması hallerinde hasarlı ekipmanın demontajı İzopoli tesislerine nakli ve tamiri yapıldıktan sonra... Enerji tesislerine nakli ve montajı...tarafından ücretsiz yapılacaktır. Kusurlu ürün en kısa süre içerisinde yenisi ile değiştirilecektir. Değiştirilen kusurlu parçalar... ' nin malı olacaktır" düzenlenmesinin bulunduğu,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ' nun 475. Maddesinde " Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. " düzenlemesinin bulunduğu ,
Söz konusu düzenleme kapsamında davacı tarafça Mahkememize kullanılacak seçimlik hak ile ilgili verilen 25/07/2024 tarihli dilekçede seçimlik hak olarak sözleşme konusu eserdeki ayıp nedeniyle TBK'nun 475/2 maddesi gereği sözleşme bedelinde ayıp oranında indirim yapılmasına karar verilmesinin seçildiği ,
Alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporları ile Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi ' nde alınan bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere ;
sözleşme konusu malzemelerde meydana gelen paslanma ve delinmelerin sac kalınlığının ince
olması ile gizli ayıp olarak kabul edebilecek sac üzerindeki galvaniz kaplama kalınlığının
standartların çok altında olmasından kaynaklandığı , söz konusu ayıplardan davalı firmanın sorumlu olduğu , malzemelerdeki ayıbın niteliği gereği sözleşmenin
8.maddesine göre garanti kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği ve ayıp sebebiyle % 40 oranında nefaset
kesintisi yapılması gerektiği ,
Davalı tarafça zaman aşımı definin ileri sürüldüğü , taraflar arasında imza altına sözleşmedeki " Kapsam dahilinde yer alan tüm malzemelerin ve bunlara ait yardımcı donanımlar işletmeye alındığı tarihten itibaren 25 yıl her türlü imalat ve malzeme hatalarına karşı İzopoli ' nin garantisi altında olacaktır." düzenlemesi doğrultusunda garanti kapsamında kalan alacak yönünden zaman aşımının gerçekleşmediği ve davalının zaman aşımı definin reddinin gerektiği ,
Davacı tarafça dava dilekçesinde ; öncelikle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talep edildiği ancak daha sonra 25/07/2024 tarihli dilekçe ile seçimlik hak olarak sözleşme konusu eserdeki ayıp nedeniyle TBK'nun 475/2 maddesi gereği sözleşme bedelinde ayıp oranında indirim yapılmasına karar verilmesinin talep edildiği , söz konusu talep yönünden davacının davalıdan talep edebileceği toplam tazminat tutarının sözleşme bedeli olan 1.434.098,84-USD nin %40 ı olan 573.639,54-USD olacağı ve söz konusu kalem yönünden davacının davasının kabulünün gerektiği ,
Davacı tarafça ayrıca sözleşme konusu eserde garanti kapsamında kalan ayıp sebebiyle davacının zorunlu olarak yapmak zorunda kaldığı geçici tamirat bedelinin davalıdan tahsiline yönelik olarak ta talepte bulunulduğu yine bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda belirtildiği üzere davacı tarafından Ambar Binası, Bakım Atölyesi, Amonyak Üretim Binası, Tehlikeli Atık Binası
ve Yardımcı Kazan Binasının Sandeviç panel çatı kaplamasında meydana gelen paslanmalar nedeniyle oluşan akıntıların giderilmesi için, çatı panel yüzeyinde kumlama işlemi ve üzerine boya ve polyester
kaplama yapılarak onarım yapıldığı, çatı panellerinde yapılan bu onarımlarla ayıbın tamamen
giderilmiş olmadığı, sözleşme konusu malzemelerde
meydana gelen paslanma ve delinmelerin sac kalınlığının ince olması ile gizli ayıp olarak kabul edebilecek sac üzerindeki galvaniz kaplama kalınlığının standartların çok altında olmasından
kaynaklanmış olup daha önce paslanan ve onarım yapılan panellerde henüz paslanmamış ve delinmemiş
kısımlarında zaman içerisinde aynı akıbete uğrayacağı aşikar olduğundan bu kısımların yenilenmesinin gerekeceği ancak bu yenilemenin toplam işin %40’ını geçmeyeceği, bu husus göz önüne alındığında talep edilen tamirat bedelinin Mahkememizce hüküm altına alınan eksik ve ayıplı iş bedeli kapsamında kaldığı ve davacının mükerrer olan talebinin reddinin gerektiği , bunun yanında davacı tarafça TBK 475. Maddesi kapsamında sözleşme bedelinde ayıp oranında indirim yapılmasına karar verilmesinin talep edildiği , davacının seçimlik hakkını TBK 475. Maddesinde belirtilen " aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme " yönünde kullanmadığı tamir masrafının, ayıbın giderilmesine yönelik olan onarım isteme hakkının kapsamında kaldığı, davacının seçimlik hakkını bedel indiriminden yana kullandığından diğer seçimlik hak olan tamire ilişkin giderleri talep edemeyeceği ,
Davacı tarafça Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi ' nin...D.İş sayılı tespit dosyasında yapılan masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği , tespit dosyası masrafının yargılama gideri kapsamında kaldığı ve Mahkememizce yargılama gideri içerisinde değerlendirilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış ,davacının sözleşmeden dönmeye ilişkin talebinin reddine , terditli talep olan bedel indirim talebinin kısmen kabulüne , yapmış olduğu geçici tamirat bedeli talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının sözleşmeden dönmeye ilişkin talebinin REDDİNE , terditli talep olan bedel indirim talebinin KISMEN KABULÜ ile 573.639,54 - USD ' nin dava tarihi olan 21/12/2023 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihinde TC Merkez Bankasının Efektif Satış Kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının faizin başlangıç tarihi ile ilgili fazlaya ilişkin talebi ile yapmış olduğu geçici tamirat bedeli talebinin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 1.141.946,34 -TL harçtan peşin alınan 24.883,80 TL ile ıslah harcı olarak alınan 365.938,72 TL toplamı olan 390.822,52-TL' nin mahsubu ile bakiye 751.123,82 -TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 775.171,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 88.062,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan posta ve davetiye bedeli 1.883,50-TL, bilirkişi inceleme ücreti 32.500,000 TL, keşif araç ücreti, 5.000,00 TL, keşif harcı 3.030,30 TL, Aliağa SHM... D.İş sayılı dosyasında yapılan yargılama gideri 6.623,75 TL olmak üzere toplam 48.337,55 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 24.450,61 TL lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 260,00 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 128,48 TL lik bölümünün davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan bölümün davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça yapılan 391.130,77 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.541,80 TL lik bölümünün davalıdan 1.578,20 TL lik bölümünün davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar Davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı, açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/10/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye...
E-imzalıdır
Üye...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır