T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1034 Esas
KARAR NO : 2024/617
DAVA : Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 07/02/2022
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan elatmanın önlenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ekte sunulan tahsis sözleşmesi ilearselin 2003 yılında müvekkili şirkete tahsis edildiğini, sözleşme gereğince bedelin ödenip, yapı ruhsatı alındığını, kullanma izni aşamasına gelindiğini, taşınmazda fabrika binasının bulunduğunu, bu haliyle müvekkilince 4562 sayılı Kanunun 18 ve sözleşmenin 5/2. Fıkrasında belirtilen bedel ödeme, inşaatın çatı seviyesine gelmiş olma şartlarının yerine getirildiğini, bir taahhütname vermek suretiyle tapuyu alabilecek durumda olduklarını, ancak bu aşamada davalı idarenin yönetim kurulu tarafından 17/01/2019 tarih, 665 sayılı kararıyla 16/04/2003 tarihinde tahsis edilen yerde yapı ruhsatının süresinin 02/05/2016 tarihinde dolduğunu, ruhsat süre uzatım talebinde süresinde tamamlanmayan inşaata yönelik Noterden geri alım taahhüdü verildiğinden geri alım işlemlerinin başlatılmasının uygunluğuna karar verildiğini, bu kararın henüz muhataba ulaşmadan OSB Uygulama Yönetmeliği'nin bir bütün olarak değiştirildiğini, 02/02/2019 tarih, 30674 sayılı RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmeliği'n geçici 6. Maddesinde sürelerin uzatıldığını, bu nedenle en geç 1 ay içinde durumun tüm katılımcılara bilgilendirmesi gerekirken yapılmayıp mülga olan yönetmeliğin 108 ve 110. Maddesine dayanarak arsa tahsisinin iptaline, katılımcılık sıfatının sonlandırılmasına karar verildiğinin, bu kararın Karşıyaka... oterliği'nin 15/02/2019 ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkiline 11/03/2019 tarihinde bildirim yapıldığını, karar ile bildirimdeki içeriklerin birbirinden farklı olduğunu, bildirimden önce müvekkilinin 22/02/2019 tarihinde davalıya başvurduğunu, yeni Yönetmeliğin 6. Maddesi yönünden sürenin yeniden başlandığını belirterek talepte bulunduklarını, davalı idarenin 22/02/2019 tarih,... sayılı ve 05/03/2019 tarih ... sayılı yazılarında değişiklik hükmünden arsa tahsisleri iptal edilmemiş katılımcıların yararlanabileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin Karşıyaka .... Noterliği'nin 26/04/2019 tarih... yevmiye nolu sürenin uzatılmasına ilişkin ihtarnamesini gönderdiğini, ayrıca, iptal talebiyle sınırlı olarak İzmir 3. İdare Mahkemesi'nde dava açıldığını, ancak davanın reddine karar verilerek kesinleştiğini, bu kararın yalnızca iptal ile ilgili olduğundan sonraki süreci belirleme ve kesin hüküm içermediğini, eldeki davanın tahsis sözleşmesinin yürürlükte olduğunun tespiti ile feshe yönelik çekişmenin giderilmesi niteliğinde olduğunu, davalı idarenin müvekkiline çektiği Bornova.... Noterliği'nin 29/09/2021 tarih... yevmiye nolu ihtarnamesinde 3. kişilere satış yapılacağının ihtar edildiğini, son olarak Karşıyaka.... Noterliği'nin 08/11/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle binanın anahtarının teslimi için 1 aylık süre tanındığını, satış işlemlerinin yapılacağının bildirildiğini ileri sürerek tahsis sözleşmesinin yürürlükte ve halen geçerli olduğundan davalı idare ile yapılan çekişmenin giderilmesine,taşınmazın ve fabrika binasının satışı ve 3. Kişilere tahsisine yönelik olarak teminat mukabilinde tedbir kararı verilmesini ve ..., .... ... Parselde bulunan müvekkile tahsisli taşınmazla ilgili tahsis sözleşmesinin, 02.02.2019 tarihli OSB Uygulama Yönetmeliğinin Geçici 6'ncı maddesi gereğince süresinde başvuru yapan davacı yönünden aynı Yönetmeliğin 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürelerin yeniden başlaması nedeniyle, halen yürürlükte ve geçerli olduğundan bu konuda davalı ... tarafından yaratılan muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 04/07/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafından arsa tahsisinin iptaline karar verilen 17/01/2019 tarih 665 sayılı Yönetim Kurulu kararına yönelik İzmir... İdare Mahkemesi'nde dava açtığını,... K. Sayılı dosyasında açılan davanın müvekkili lehine sonuçlanıp, İzmir BİM... İdare Dava Dairesi'nin... K. Sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kesin biçimde reddine karar verilerek kesinleştiğini, davacının kanun yararına bozmaya ilişkin başvurusunun Danıştay Başsavcılığının ... E. Sayılı dosyasından incelenmeksizin reddedildiğini, dava konularının aynı olmadığını iddia etse de yıllar sonra açılan bu davanın dayanaksız olduğunu, OSB Uygulama Yönetmeliği'nin 02/02/2019 tarihinde yenilenmeden 5 gün öncesinde Yönetim Kurulu kararı alındığını, ayrıca yeni Yönetmeliğin Geçici 6. Maddesindeki "arsa tahsisleri iptal edilmeyen" ibaresiyle davacıya yapılan tahsisinin yeni Yönetmeliğin yürürlüğünden önce iptal edildiğini, dolayısıyla davacının talebinin haksız olduğunu, yeni Yönetmeliğin 60/2. Fıkrasında görüleceği üzere makul sebeplerin varlığı halinde süre verilmesinin mümkün olabileceğini, davacıya tahsis edilen ... parselin tahsisine ilişkin 16/04/2003 tarih 6 sayılı kararının üzerinden 16 yıl süre geçmesine rağmen inşaat ve diğer ruhsatların tamamlanmadığından makul sebebin de oluşmadığını, yönetim Kurulu kararlarının katılımcıya tebliğ zorunluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin unvanının "... İthalat ve Plastik Ambalaj Mal. San. Tic. Paz. Ltd. Şti. "iken "... ve Tarımsal Plastik Ürünleri San. Tic. Paz. Ltd. Şti. " olduğunu, daha sonra yine aynı şirketin unvanının "AŞ" olarak değiştiğini, dolayısıyla karşı tarafla kurum arasında herhangi bir tahsis sözleşmesinin mevcut olmadığını, davacının Torbalı... Noterliği'nin 29/01/2016 tarih ... yevmiye nolu taahhütnamesini yerine getirmediğini,katılımcılara eşit davranma ilkesine uygun davranıldığını, müvekkili aleyhine ikame edilen uyuşmazlıklarda müvekkili lehine karar verildiğini (Menderes... AHM ..., İzmir ... ATM ..., İzmir İdare Mahkemesi'nin ...E., İzmir... ATM..., İzmir BAM... HD..." bu nedenlerle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekilinin Uyap'tan sunmuş olduğu 28.06.2024 tarihli dilekçeyle açılan davadan feragat edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davalı vekili Uyap'tan sunmuş olduğu 01.07.2024 tarihli dilekçeyle feragat nedeniyle karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği görülmüştür.
Davadan feragat HMK'nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.nun 310.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de HMK.nun 310 .maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verme gereği doğmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.433,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.006,31 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Taraflarca talep edilmediğinden her iki taraf yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/06/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza