T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/185 Esas
KARAR NO : 2023/1045
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ : 15/08/2018
KARAR TARİHİ : 20/12/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile önünde aynı istikamete seyir halinde olan davacıya ait dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarparak maddi hasarlı kazaya neden olduğunu, davalı sürücü ...'un trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmeden kaza mahallinden ayrıldığını, müvekkilinin Almanya'da ikamet ettiğini ve Almanya da yetkili bir servise aracını tamir ettiğini, 2.427,60 Euro masraf yaptığını, davalı sürücünün kazanın oluşunda tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğunu ancak bugüne kadar cevap alınamadığını, açıklanan nedenle eldeki dava konusu maddi hasarlı trafik kazası sonucu müvekkilin aracında meydana gelen toplam 2.427,60 Euro tutarındaki hasarın ödeme günündeki TL karşılığının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davalı sigorta şirketi bakımından hasar başvurusunun kendisine ulaştığı tarihe 8 işgünü ilave edilmesiyle ulaşılacak 24/04/2018 tarihinden itibaren, davalı sürücü bakımından ise, kaza tarihi olan 20/08/2017 tarihinden itibaren, 3095 S.K madde 4/a uyarınca işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebi üzerine müvekkili sigota şirketi nezdinde 218 T 31184/1 nolu hasar dosyasının açıldığını, hasar dosyasında kazada meydana gelen değer kaybının tespitinin yapılması için gerekli evrakların müvekkili sigorta şirketine sunulmadığını, değer kaybı tespiti yapılabilmesi için aracın kilometresi, yaşı, hasarlanan parçalar, hasarın boyutu ve niteliği, arcın piyasa değeri, önceki hasar kayıtları, aracın onarımına ilişkin bilgi ve belgelerin temini gerektiğini, bu bilgi ve belgeler sunulmadan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilmeyeceğini, uyuşmazlık konusu olayda kazaya ait kaza tespit tutanağı ve polis tutanağı sunulmadığını, bu nedenle hasar dosyasında kazanın oluş biçimi ve kusur durumu değerlendirilmesi yapılamadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde meydana geldiğini, tamirinin yurtdışında yaptırılarak o ülkenin para birimine göre tazminat talebinde bulunulmasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını, trafik sigorta poliçe bedelinin 33.000TL ile sınırlı olduğunu açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle yetkiye itiraz ettiklerini, kaza yerinin Gaziantep olduğunu, davalının Gaziantepte ikamet ettiğini, davacının da yurt dışında ikamet ettiğini, sigorta poliçesinin yapıldığı yerin Gaziantep olduğunu, yapılan poliçede yetki sözleşmesi gereği yetkili yerin İstanbul olduğunu, dava açılan yerin davacının yada davalının ikametgahı ve kaza yeri olmadığını, davalının savunma hakkının kısıtlandığını, gidiş geliş masrafının oldukça yüksek olduğunu, davacının davayı İzmir'de açmasında hiçbir hukuki menfaati bulunmadığını, tam aksine olası bir keşif kararı durumunda usul ekonomisi ve davanın zaman kaybı açasından Gaziantep'te açılması daha uygun düşeceğini, bu nedenle müvekkil açısından yetksizlik kararı verilmesini gerektiğini, kazadaki kusurlu oldukları iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilin olay yerinden kaçmadığını, söz konusu aracın Türkiye'de servisi olduğunu, burada yaptırmasının mümkün olduğunu, kazadan 5 ay sonra alınan teklifin gereçeği yansıtmadığını, davaya konu iddia edilen kazadan sonra başka bir kaza yapılıp yapılmadığı aracın hasar görmediğini bilmediklerini, masraf hesaplamasında römork yenileme masrafı denilmiş ise de dosyaya sunulan araç resmi incelendiğinde arabada römork bağlantısı olmadığının görüleceğini, aracın 2007 model olduğu görüldüğünde aracın değerinin yarısına yakın bir masraf çıktığını, bu bedelin ödenip ödenmediği, tamiratın yapılıp yapılmadığının da belli olmadığını, yine aracın kaskosundan yaptırılmış olması da söz konusu olmadığını, araçta hehangi bir hasarın bulunmadığını, oluşacak hasar ve zararın bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, açılan dava hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle hasar bedeli isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Tanıklar ...'un beyanları,
-Bilirkişi ...'ın 14/06/2019 tarihli kök ve 06/12/2019 tarihli ek raporu,
-Bilirkişi...in 19/09/2023 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 20/08/2017 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın kendisine ait dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle aracında hasar oluştuğu, Almanya'da alınan ekspertiz raporuna göre aracın onarımının Almanya ülkesi rayiçlerine göre 2.427,60 Euro olarak belirlendiği, zararının kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı olan davalı sigorta şirketi ile aracın işleteni olan davalı ... tarafından tazmin edilmesi gerektiği iddiasıyla işbu davayı ikame ettiği, davalı sigorta şirketinin davacının Türkiye rayicine göre talepte bulunabileceği, Almanya ülke rayicine göre talep edilen alacağın fahiş olduğu, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğu savunduğu, diğer davalı ...'in ise mahkememizin yetkisine itiraz ettiği, meydana gelen kazada sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacı aracında hasar oluşmadığı, davacının Türkiye rayicine göre talepte bulunabileceği, Almanya ülke rayicine göre talep edilen alacağın fahiş olduğu, mahkemece kusur incelemesi yapılması gerektiğini savunduğu, taraflar arasında mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacıya ait aracın meydana gelen kazada hasarlanıp hasarlanmadığı, hasarlanmış ise davacının zararının bulunup bulunmadığı, zararı var ise miktarının ne kadar olduğu ve davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, davalı Sigorta şirketinin İzmir ilinde bölge müdürlüğü bulunduğu, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, olası hüküm uyuşmazlıklarının bertaraf edilmesi için uyuşmazlığın birlikte görülmesinin gerektiği, 6100 sayılı HMK'nun 7 ve 2918 Sayılı KTK'nun 110.maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı ...'un yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce dava konusu kaza nedeniyle taraf sürücüleri ile 3.kişilerin kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın trafik uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 14/06/2019 tarihli raporunda, davalı sürücü ... idaresindeki... plakalı ... marka otomobil ile 20.08.2017 günü Gaziantep Oğuzeli ilçesi sınırları içerisinde seyir halinde iken yol çalışması yapılan trafiğin hareketli olduğu yol kesimine geldiğinde aracının ön kısmı ile önünde aynı istikamete seyir halinde olan davacı tarafa ait ... plakalı otomobilin arka kısmına çarpmak suretiyle maddi hasarlı kazaya neden olduğu, davalı sürücü ...'un tam(%100) kusurlu, davacı sürücüsüne kusur izafesinin mümkün olmadığı ve davacıya ait ...mobilde kayıtlı olduğu Almanya piyasa değerlerine göre 1.340 € hasar meydana geldiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, davacının itirazı üzerine mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 06/12/2019 tarihli ek raporu ile kök rapordaki hasar bedeline ilişkin kdv hesabı yaptığı ve davacının 1.594,60 Euro talep edebileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce 07/02/2020 tarih ve ...esas, ... karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulü ile 1.594,60 Euronun davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verildiği, davacı ve davalı ...'in söz konusu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurduğu, istinaf incelemesi neticesinde İzmir BAM ... Hukuk Dairesinin 29/12/2022 tarih, ... esas,... karar sayılı ilamı ile "...Davacı ve davalı ... vekilinin yasal süresi içinde kök ve ek rapora ilişkin somut itirazlarda bulunduğu, ancak mahkemece itiraz edilen hususlarda itirazı karşılar şekilde bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, alınan bilirkişi raporları ile istinafa gelen tarafların itirazlarının karşılanmadığı, alınan raporların yargı ve taraf denetimine elverişli olmadığı, soyut değerlendirmeler içerdiği ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Davacı ile davalının rapora itiraz nedenleri ve dosya kapsamına göre değerlendirmenin yapıldığı, uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm verilmesi gerektiği halde, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmiş olması isabetli bulunmadığından, davacı ve davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir..." gerekçesi ile mahkememizin anılan ilamının kaldırılmasına karar verildiği ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya içerisinde bulunan kaza ve hasara ilişkin fotoğrafların denetlemeye elverişli olmadığı dikkate alınarak davacıdan buna ilişkin renkli görsellerin sunulmasının istenildiği, davacı vekilinin 17/05/2023 tarihli dilekçesi ile buna ilişkin görselleri sunduğu, mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda dosyanın otomotiv bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 19/09/2023 tarihli raporda;... plakalı aracın sol ön far kısımları ile, önünde aynı istikamette seyreden ... plakalı yabancı plakalı araca, arka tampon orta kısımlarına (bagaj kapağı tutamağının olduğu bölgeye) çarptığının anlaşıldığı, davacı aracının bagaj kapağı açma kolu alt kısmına bakan arka tampon bölgesinde (fotoğraflarda) far camı kırıkları olduğu, kazanın bu şekilde oluştuğu durumda ... plakalı davacı aracına çarpan aracın tampon ve far camı kırıkları etkisiyle, arka tampon kaplamasının, yüzeyinin, arka tampon üzerindeki park sensörlerinin, arka bagaj kapağı yüzeyinin zarar görmesinin olağan olduğu, dolayısıyla arka tamponun sökülüp hafif hasarına karşın onarım yapılması ve sonrasında komple boyanmasının son derece makul olduğu, aynı şekilde arka bagaj kapağının da sökülüp açma kolu etrafındaki hasarın giderilmesi ve sonrasında boyanmasının da son derece makul olduğu, park sensörünün de değişimi ve boyanmasının makul olduğu, fotograflara bakıldığında, arka römork bağlantısının görülmediği, römork bağlantısının muhtemel arka tampon (alt/arka bölgesinde kalan gizli tip olduğu), römork bağlantısını ve hasarlı olduğunu gösteren bir fotoğrafın da sunulu olmadığı, kazanın oluş şekli, araçların çarpışma noktaları, çarpışma açıları, çarpışma konumları, zarar gören parçalar, zarar gören parçaların zarar durumu ve şiddeti, parçaların konumları vs. gibi hususlar değerlendirildiğinde, aracın arka tampon alt bölümünde altta kalan römork bağlantısının değişimini gerektirecek bir hasar almadığı (arka plastik tamponu kıracak veya bagaj kapağı sacını şekil değiştirecek şekilde olmaması, tampon arkasında tampon demiri ve darbe emicisi olduğu, bu parçaların hasarı olmadığı, aynı şekilde aracın arka paneli ve arka havuz sacında da hasar yaratacak bir çarpma olmadığı, anlatılan gerekçelerle aracın arka tampon alt bölümünde altta kalan römork bağlantısının değişimini gerektirecek bir hasar almadığı, aksini gösterecek bir fatura yada römork bağlantısının hasarlandığını gösteren hasar fotoğraflarının dosyada sunulu olmadığı), 14/06/2019 tarihli raporda her ne kadar cilalama ile onarımın tamamlanabileceği yönünde görüş bildirilmiş ise de Alman Ekspertiz raporlarında geçen cilalama teriminin gerçek anlamının boyama olduğu, meydana gelen hasara göre davacı aracının arka tampon ve bagaj kapağında onarım ve boya işlemlerinin yapılması gerektiği bunun için de bu parçaların sökülüp yeniden takılması gerektiği, bu kapsamda yapılan hesaplamada davacı tarafından bagaj kapağı ve arka tampon sökme takma, onarım boya ve sol arka park sensörü için onarım bedeli olarak kdv dahil 1.535,10 Euro talep edilebileceği, teknik görüşün bu yönde olduğu, römork bağlantısının hasarlı olduğuna ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğinden buna ilişkin onarım bedeli talebinin yerinde olmadığı, hasar tarihi itibariyle aracın onarımının ekonomik olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ; Davacıya ait Almanya plakalı ... araca davalıya ait ... plakalı aracın çarpması neticesinde davacı aracının hasarlandığı, davacının iş bu dava ile hasar bedeli talebinde bulunduğu, zararın ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş ve işleteni ... tarafından tazminini talep ettiği, mahkememizce alınan 14/06/2019 tarihli kusur raporuna göre davalı sürücüsünün hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, takip mesafesine uymadığı, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise arkadan çarpma şeklinde gerçekleşen olayda kazanın önlenmesinde alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı, kusursuz olduğu, kazanın meydana geliş şekli ve dosyada bulunan kazaya ilişkin görseller dikkate alındığında bilirkişi tarafından yapılan kusur değerlendirilmesinin somut dosya kapsamında uygun olduğu, buna göre davalı sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu kabul edilmesi gerektiği, davacının aracının yabancı plakalı olduğu, aracın Türkiye'de tamir ettirilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, davacının bu konuda seçimlik hakka sahip olduğu, 6098 sayılı TBK’nun 99. maddesi ve HGK'nun 10.12.2003 gün ve ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı uyarınca, zarar, zarar gören açısından hangi para birimine göre doğmuşsa, o para biriminin tazminat olarak talep edilmesinin amaca uygunluk yönünden kabulü gerektiği, seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanan davacının aracın Almanya'da tamir edilmesi halindeki tamir bedelini yabancı paranın fiili ödeme günündeki TL karşılığı olarak talep edilebileceği, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın haksız fiil faili ile onun eyleminden sorumlu olan diğer kişilerin hasar bedelini KDV dahil ödemek zorunda olduğu, bu kapsamda yapılan incelemede mahkememizce alınan 19/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı aracının tamirinin ekonomik olduğu, meydana gelen hasar ile kazanın uyumlu ve ilintili olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin(yedek parça, işçilik ve KDV dahil olmak üzere) 1.535,10 Euro olduğu, her ne kadar taraflarca söz konusu rapora itiraz edilmişse de, yukarıda anılan yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda davacının Almanya ülkesi rayiçlerine göre talepte bulunabileceği, ayrıca mahkememizce alınan otomotiv bilirkişi raporunda davacı tarafından Almanya ülkesinde alınan ekspertiz raporu ve dosya içerisindeki bilgi belgeler ile görsellerin ayrı ayrı irdelendiği ve gerekçeleri ile hasar ve onarım bedelinin tespit edildiği, bu sebeple tarafların soyut beyan şeklindeki itirazlarının yerine olmadığı, meydana gelen hasarın boyutu ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı,... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 26/08/2016-26/08/2017 tarihleri arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta kapsamına alındığı, poliçede maddi hasarlarda araç başına 33.000,00 TL sigorta limitinin belirlenmiş olduğu, davalı sigortanın kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitleri kapsamında kalan davacının belirlenen bu zararından sorumlu olduğu, davalı ...'in ise söz konusu aracın işleteni olarak diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının davalı sigortaya 11/04/2018 tarihinde müracaat ettiği, temerrüdün davalı sigorta şirketi yönünden davacının başvurusundan itibaren 8 iş gününün sonu olan 24/04/2018 tarihinde, diğer davalı yönünden ise haksız fiil tarihi olan 20/08/2017 tarihinde gerçekleştiği, dava konusu para alacağının cinsine ve davacının sıfatına göre davacının 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre faiz talep edebileceği, mahkememizce alınan 14/06/2019 tarihli bilirkişi raporunun kusur, 19/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun ise hasar bedeli yönünden dosya kapsamı ile yerleşik Yargıtay uygulamasına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, iddianın ileri sürülüş biçimi, savunmanın kapsamı ve mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.535,10 Euro maddi tazminatın davalı ... yönünden 20/08/2017 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise 24/04/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki T.C Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ... Sigorta A.Ş kaza tarihi olan 2017 yılı poliçe teminat limiti olan 33.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 785,42 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 310,52 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 474,90 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 310,52 TL peşin harç, 2.350,00 TL bilirkişi ücreti, 642,10 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 3.338,52 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (11.497,89/18.182,72=0,63) 2.111,12 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 11.497,89 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davalılar kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 ve 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 6.684,83 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023
Katip... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA